e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

Bülten Aboneliği

placeholder
Yan 1-6
Yan 1-5
Yan 1-4
Yan 1-3
Yan 1-2
Yan 1-1

Anket

Kabala İlmine nasıl ulaştınız?

Sonuçları Gör

Facebook

placeholder
Yan 2-1
Yan 2-2
Yan 2-3

Kadın ve Maneviyat

Dünyamızda, kadınların erkeklerden daha çok acı çektiğini görüyoruz. Bu bir sır değildir. Bir kraliçe de olsa, Afrika’da bir kabileye de mensup olsa, kadın hayatından memnun değil. Mutlaka bir çeşit zorlukla boğuşuyor; bir bağımlılık duygusu içinde ve hiçbir şeyle tatmin olamıyor. Sevginin sıcaklığını arıyor, sempati ve destek bekliyor. Bu, kadının manevi doğasının bir parçasıdır. Dünyanın düzeninin bir sonucu değil bu… Maneviyatla ilgili bir durum ve ancak da manevi yoldan düzeltilebilir. Kadındaki eksiklik hissi, manevi edinim haricinde hiçbir yolla asla giderilemez.

Manevi edinimin eksikliğini, kadınların, erkeklere oranla çok daha yoğun hissettikleri hayli bariz bir şekilde görülebiliyor dünyamızda… Rabaş bile bir erkeğin, sadece bir kadına bakmakla zevk alabildiğini söylerdi. Hangi kadın, bir erkeğe bakmaktan zevk alır ki? Erkek için bir sürü zevk kaynağı var: Futbol, kadınlar, bira, TV ve her çeşit macera… Kadının bu tip zevkleri yok. O, kendisini bağımlı hissediyor. Ve müthiş bir eksiklik duyuyor.

Peki, dünyamız neden bu şekilde yapılandırıldı? Kabala’nın açıklaması şöyle: Manevi dünyada, kadındaki eksiklik duygusu her şeyden önce gelir. Kadın eksikliklerini doğru şekilde erkeğe iletmelidir. Bu şekilde erkeği doğru amaca yönlendiren kadındır.

Bunu, annemizde ve eşimizde görebiliriz. Kadın kocasını Işık’a yönelmeye, Yukarıdan Işık’ı çekmeye ve ona getirmeye mecbur kılmalıdır. Böyle bir kadın için, kocasının başının tacı derler. Kadına başka şekilde bakmamalıyız.

Kısacası, anlasak da anlamasak da (ki ne erkeklerin ne de kadınların bunu anladığını söyleyemem), bizim işimiz Kabalistlerin tavsiyelerine odaklanmaktır. Bu şekilde, gözlerimiz bir miktar açılacak ve belli bir anlayış edineceğiz. İşte o zaman, Yaradan’ın kadına verdiği büyük eksikliğin, tatminsizliğin, güven, destek, sevgi ve yakınlığa duydukları ihtiyacın, bize verilmiş en güzel nimet olduğunu görmeye başlayacağız. Ve tüm bu eksikliklerin, doğru hedefe ulaşmak amacıyla bir araya getirilip kullanılması gerektiğini anlayacağız. Bu yaklaşımla çekeceğimiz Işık’ın, kadının duyduğu tüm eksikliği doldurduğunu göreceğiz.

Asıl en ilginç kısmı ne biliyor musunuz? Anlattıklarımın ne kadarı anlaşıldı bilmiyorum ama yine de söyleyeceğim; kadın erkeği hedefe yöneltmek ve Kabala’nın tüm dünyaya dağıtımında yer almak suretiyle, erkeklere bağlı kalmadan ilerleme kaydediyor.

Baal HaSulam bu durumu Or HaBahir isimli kitabında açıklıyor. Kitapta sözü geçen bir kavram var; “Zeir Anpin’de ilk kadının yok olup gitmesi” diye… Bu çok ilginç bir kavram ve sonuçlarını her aşamada görmek mümkün… Yani eğer kadın üzerine düşeni yaparsa, manevi ediniminde erkeğe bağımlı değil. Kadın eksikliğini ortaya koyarak erkeği kökü olan seviyeye yükselmeye mecbur eder; onunla birlikte manen yükselir fakat erkek bu seviyeden düştüğünde, kadın düşmez. Kadın, erkeğine ve çalışmasına bağlı olarak kazandığı edinimi korur ve edindiği seviyeden düşmeden yoluna devam eder. Erkekler bir yükselir bir düşer ve bu böyle devam eder. Kadında böyle gelgitler kolay kolay görülmez.

Yine de, kadın ve erkek iç içe olduğundan, bu durumdan sapmalar olabilir arada… Hem erkek hem de kadın diğer cinse ait kısımlar barındırırlar. Ancak erkekte, kadında görülen istikrar görülmez. Erkeğin çok keskin iniş çıkışları, çok büyük zayıflıkları vardır ve kolayca çaresizliğe kapılır. Kadınlar da aynı duyguları yaşarlar, ama edindikleri dereceyi kaybetmezler. Bu, çok ama çok önemli bir şey!

Dolayısıyla, hem bu dünyada hem de manevi âlemde, kadın çok daha fazla acı çeker, ama bir o kadar da dengeli, durağan ve kararlıdır. Bu halinin çocuk doğurması ve büyütmesiyle bir ilgisi yok. Tamamen her edinimini koruyor olması ile ilgilidir. Erkek için ise yarın olacaklar bugünden çok daha kötü olabilir.

Dünyamızda da kadınların erkeklerden çok daha olgun olduğunu görüyoruz. Erkekler ise, çocuk gibiler. Son günlerine kadar kendilerini oyalayacak çeşitli oyun ve oyuncaklar bulabilirler. Kadınlar hayatın ciddi tarafıyla ilgilenirler. Maneviyatta da daha ciddidirler, çünkü bütün edinimlerini içlerinde korur ve bir arada barındırırlar.

Micheal Laitman – (Bir TV programından alıntıdır, 17 Aralık 2007)

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
16 - 0,294