e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Baruh Halevi Aşlag (Rabaş) > Kabala Kütüphanesi > Makaleler > İnsanın Yüceliği Çalışmasına Göredir

İnsanın Yüceliği Çalışmasına Göredir

Not 32

Rabbi Yosi, “Onu onurlandıran adamın yeri değil; aksine yerini onurlandıran adamdır çünkü Sina Dağı’nda, Şehina [Kutsallık] onun üzerinde olduğu sürece, Tora’nın, ‘o dağın önünde ne sürüler ne de sığır otlayacaktır’ dediğini buluruz. Şehina ondan ayrıldığında, Tora ‘Koçun boynuzu uzun bir patlama sesi çıkardığında, onlar dağa çıkacaklar’ dedi. Aynı zamanda durduğu sürece çölde Buluşma Çadırı hakkında da bulmalıyız, Tora, ‘Her cüzamlıyı kamptan uzaklaştırın’ dedi. Perde açıldığında, orada sızıntı ve cüzamlılara izin verildi” (Taanit 21b).

Bunu anlamak için, Yaradan anlamına gelen “yer” in anlamını yorumlamalıyız, “Kutsanmış Yerdir”, yazıldığı gibi. Tzon [sürü], Yetzia [çıkış] kelimesinden gelir. Bakar [sığır], Mevaker’den [Eleştirme] gelir, “çıkacaklar” derecede yükselmek demektir.

Açıklama şudur; ödülün sadece kedere göre olduğu bilinir yani bir kişi, eylemlerini Yaradan uğruna olacak şekilde ayarlamadan önce, Yaradan’ın hediyelerini alamaz.

Yaradan’ın ışığının ifşası üzerine, Yaradan bir kişiye parladığında ve ona Tora ve çalışmada uyanış verdiğinde, seçim için yer olmadığı bilinmektedir çünkü haz, bir kişiyi haz veren şeyle meşgul olmaya zorlar. Bu nedenle o zaman seçim için yer yoktur.

Böyle bir safhada, kişi Yaradan’a o kadar da inanmak zorunda değildir ki; inanç olmadan bunu yapmayacağını söylesin, zira konuyu onaylayan şey başka bir sebeptir, haz. Buna Lo Lişma [Onun uğruna değil] denir çünkü bu eyleme neden olan inanç değildir, ancak haz kendisi için bunu belirler ve kişiyi çalışması ve iyi işlerini arttırması için motive eder.

Bu nedenle Yaradan, ona Tora ve çalışma için büyük bir uyanış verse de “hakikati edinmiş” olduğundan, bununla hakikatin derecelerinde yükselemez yani hakikatin derecesinin kazanılması gerekir. Yalnızca gönüllü olarak cennetin krallığının yükünü kabul etmekte, kişi hakikatin derecelerini tırmanmakla ödüllendirilir, her seferinde daha yüksek bir seviyeye. Bu “Her şey eyleme göredir”in anlamdır.

Aksine yerini onurlandıran adamdır.” Özellikle bununla kişi, seçim sırasında çaba sarf ettiğinde ve Yaradan anlamına gelen O’nu onurlandırmak istediğinde, ancak o zaman onurlandırılır. Yani çalışmasıyla bir kişi taht için bir araç haline gelir. Ancak bu, Yaradan’ın kişiyi onurlandırması anlamına gelen, yukarıdan gelen bir uyanış sırasında değildir.

Sina Dağı’ndan açıklar, Şehina üzerinde olduğu sürece “o dağın önünde ne sürüler ne de sığır otlayacaktır”. Çıkışlar, bir kişi çalışmadan çıktığında bu, onun İlahi Takdir’i eleştirisi yüzündendir. O zaman kişi, bu safhalarda bir seçim yapmalıdır. Uyanış sırasında yükseliş yoktur çünkü kişi, kendi başına çaba göstermez zira şimdi yukarıdan bir uyanış içerisindedir ve seçim yapması gereken safhalara yükselmek için hiçbir çaba sarf etmemektedir.

Bu nedenle “Koçun boynuzu uzun bir patlama sesi çıkardığında” yazılıdır yani Şehina’nın ayrılışından sonra “onlar dağa çıkacaklar”. Tam olarak bundan sonra “Ne” için bir yer vardır yani kişinin teste dayanamadığı ve Keduşa’ya [kutsallık] giremediği yerler. Şimdi onların üstesinden gelebileceği bir yeri var çünkü seçim yapabilir.

Bu, Toplantı Çadırı’nın kanıtlarını açıklığa kavuşturur, “Perde açıldığında, orada sızıntı ve cüzamlılara izin verildi”, RASHI, “perde açıldığında” ifadesini, onlar yolculuk ederken sessizce yol alıyorlardı şeklinde yorumladı. Bir “cüzamlı” iftira ile ilgilidir. Etikte “iftira” İlahi Takdir’e iftira etme ile ilgilidir.

Ayrıca etikte “sızıntı” dedikleri gibidir, “bir damla kaybetmeyen çimento bir sarnıç”. Bu, kişi, çaba sarf etmek zorunda olduğu emek ölçüsünü tamamlamadığı sürece, Tora’nın yükünü üstlenebildiği kadar, derhal unutur ve yeniden yoldan çıkar anlamına gelir.

Bunun sonucu olarak, kendisine üstlendiği cennet korkusunun herhangi bir damlası ondan sızar. Fakat kişi bir kez kalıcı inançla ödüllendirildiğinde, ona, “bir damla kaybetmeyen çimento bir sarnıç” denir.

İnsanın kalbine “sarnıç” denir. Sud [kireç], “zira Kral böyle kurdu” ifadesinde olduğu gibi, Yasad [kurulu] kelimesinden gelir. (RASHI bunu Yesod [temel] olarak yorumlar, bu yüzden kurdu ve emretti.) İnsanın kalbi, inancın temeli ile ıslah edildiğinde, istediği tek istediği şey “zira Kral böyle kurduğu” için olduğundan, o zaman kalbe cennet korkusundan “bir damla kaybetmeyen çimento bir sarnıç” denir.

Bu bir “damla” olarak adlandırılır çünkü insan, bu damladan yaratılmıştır çünkü “Siz ‘adam’ olarak adlandırılırsınız”, cennet korkusu olan birisine aittir, “Tanrıdan korkun ve O’nun emirlerini yerine getirin” (Berachot 6b) yazıldığı gibi.

Tam olarak perde açıldığında, orada işeyenlere ve cüzamlılara izin verildi. Bu, o zaman onlara bir fırsat verildiği anlamına gelir çünkü tam olarak gizlenme sırasında, çalışma için yer vardır ve kişi bir seçim yapabilir ve cennetin krallığının yükünü kalıcı olarak “bir damla kaybetmeyen çimento bir sarnıç” niteliği ile ödüllendirilmek için üzerine alabilir.

Yukarıdakilerin hepsinden, bir seçim yapmak için sadece kişinin kendisinin çalışması gerektiği sonucuna varılır. Daha sonra, Yaradan ona, Yarattıklarına iyilik yapmak olan yaratılışta amaçlanan her şeyi verir.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,293