e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Dr. Laitman ile Yeni Hayat > Yeni Hayat 1077 – Bilinci Değiştiren Uyuşturucular

Yeni Hayat 1077 – Bilinci Değiştiren Uyuşturucular

Oren Levi: Merhaba. Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat Söyleşisi serisinde bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. Merhaba Dr. Laitman.

Dr. Laitman: Herkese merhaba.

Oren Levi: Bugün Dr. Laitman ile bilinci değiştiren uyuşturucular hakkında konuşmak istiyoruz. Bu mekanizmanın nasıl çalıştığını öğrenmeyi istiyoruz. Bundan ne edinebiliriz? Sözü, konuğumuza veriyorum.

Konuk: Birçok farklı türde ve yapıda uyuşturucu mevcuttur. Ancak bugün özellikle halüsinojenik uyuşturucular üzerinde durmak istiyoruz. Bu tür psikoaktif maddeler kullanan bir kişinin bilinci, algısı, algıladığı gerçeklik değişmektedir. Bu değişimin sebebi, beyindeki belirli alanların gerçekten değişmesidir. Bu uyuşturucular gerçeklik algımızla ilgili alanları değiştirir. Aniden kişi tamamen farklı bir gerçeklik görmeye başlar. Bu alanda yapılmış olan araştırmalar, genellikle bu uyuşturucuları kullanmayan insanlar üzerinde yapılmıştır. Bu uyuşturucuları bir ya da iki kez kullandıktan sonra aniden kendi gerçeklikleriymiş gibi deneyimledikleri, farklı şeyleri tarif etmeye başlamışlardır. Her şeyin renkli olduğu ve her şeyin çok keskin bir hâle geldiği değişik durumlar tanımlamışlardır. Ardından bu kişiler, benlik duygusunu kaybettiklerini ve her şeyle, herkesle birleştiklerini ifade etmişlerdir. Kısacası, kişinin bilincini genişleten, onu tamamen değiştiren ve aniden farklı bir gerçekliği kavrayıp, algılamaya başlamasına neden olan belli türden uyuşturucular olduğundan emin olmamızı sağlayan, çeşitli belgeler mevcuttur.

Dr. Laitman: Burada bahsedilen, kişinin fiziksel gerçeklik algısı değil duygusal gerçeklik algısıdır.

Konuk: Çok doğru! Bu kesinlikle ilginç bir ayırt edicidir. Burada özellikle bir kişinin duygusal gerçeklik algısından bahsetmekteyiz.

Dr. Laitman: Yani dünyayı cansız, bitkisel, hayvansal seviyeler cinsinden görüyorken birdenbire bu yapı farklı bir şeye dönüşmüyor. Söylemek istediğim, hayal gücüm daha geniş, daha kapsamlı bir hâl alıyor.

Konuk: Doğru. Bunlara halüsinojenik uyuşturucular denmesinin sebebi, kişinin halüsinasyon görmesini sağlamalarıdır.

Dr. Laitman: Bu, insanlığın başlangıcından beri insanların çok iyi bildiği bir şey olduğu için bir sorun teşkil etmemektedir.

Konuk: Yani insanlar bu tür uyuşturucuları her zaman kullanmışlar mıdır?

Dr. Laitman: Elbette kullanmışlardır. Biraz sersemlemek için, tüm farklı zehirleri kullanmışlardır. Bunu, farklı sembolleri ve antik bilgileri bir araya getirdiğimizde görmekteyiz. Bu türden maddeleri yutarak kullanıyorlardı.

Konuk: Doğru. Şamanların dönemlerinde rastladığımız “kabile tinselliği” buna bir örnektir. Yerliler, birçok farklı zihin genişletici madde kullanmışlardır.

Dr. Laitman: Yani henüz bu konuyla ilgili yeni bir şeyden bahsetmedik.

Konuk: Haklısınız. Bilincimizin genişlemesinin bir şekilde maneviyatla alakalı olduğuna dair bir algı söz konusudur. Çünkü insanlar bunun manevi bir deneyim olduğunu söylemektedir. Kabala Bilgeliği bu konuda nasıl bir açıklama yapmaktadır? Uyuşturucu kullanımının sebep olduğu, bilincimizde gerçekleşen bu tür bir değişim ve Kabala Bilgeliği’nde bahsedilen maneviyat çalışmalarıyla gerçeklik algımızın genişlemesi ve değişmesi arasındaki farklılıklar nelerdir?

Dr. Laitman: Bu ikisi birbirinden tamamıyla farklıdır. Çünkü uyuşturucu kullanımı, Kabala Bilgeliği’nde kesinlikle kabul edilemez bir koşuldur. Uyuşturucu kullanımı, aynı zamanda bir kişinin kendi doğasından çıkmasına engeldir. Bu, yalnızca uyuşturucuların zihnimiz üzerindeki etkisinin bir sonucu olarak kişinin yansıttığı resimlerin farklı renklerdeki türleridir. Bu nedenle bir kişinin uyuşturucu kullanırken herhangi bir alanda gelişim gösterebildiğine şahit olmadım.

Konuk: Peki, maneviyatın geçmişte ya da günümüzde uyuşturucularla bağlantılı olması algısı yanlış mıdır?

Dr. Laitman: Ayrıca, çok içki içen ve sarhoş olan insanların, çok olumsuz bir ışık içerisinde gösterildiğini Tanah’ta da görmekteyiz. Bu tür durumlarda olumluluklar değil olumsuzluklar söz konusudur. Bu durumlarla ilgili olumlu bir şey görmemiz ve duymamız asla mümkün değildir.

Oren Levi: Sadece bir kişi alkol ya da bir çeşit uyuşturucu kullandığı zaman neler olduğunu anlamak istiyorum.

Dr. Laitman: Zihin değiştiren uyuşturucular kişiyi sakinleştirir.

Oren Levi: Tamam, fakat kimyasalın kendisinden ziyade, mekanizmanın nasıl çalıştığı ile ilgileniyorum. Bir kişi herhangi bir uyuşturucuyu kullanır ve derin bir duygusal, algısal değişiklik deneyimler. Kullanılan kimyasal madde ile deneyimlenen yeni gerçeklik arasındaki bağlantı nedir? Bu nasıl olur?

Dr. Laitman: Bir bardak viski için ve nasıl olduğunu görelim.

Oren Levi: Ne olduğunu anlıyorum. Aslında nasıl olduğunu sormak istiyorum. Kimyasal bir madde, gerçeklik algımı duygusal anlamda nasıl değiştirmektedir?

Dr. Laitman: Bu madde sinir uçlarını, sinapsları, beyindeki farklı bağlantıları etkilemektedir. Farklı karmaşık biçimler ve nesnelerin önem durumlarıyla ilgili karışıklıklar ortaya çıkmaktadır. Böylelikle yanlış bir gerçeklik algısıyla yaşarsınız.

Oren Levi: Yani böylelikle sahte bir gerçeklik deneyimlemekteyim.

Dr. Laitman: Bazen bu, halüsinasyon olarak ortaya çıkmaktadır. Çok içen insanlar bazen şeytanlar, ruhlar, vb. şeyler hissetmektedir. Üniversitede okurken bu tür bir olayla karşılaşmıştım. Bazı zamanlar bizleri, Rusya’da gerçek alkoliklerin bulunduğu yerlere götürürlerdi. Bana, “Bak, omzunda bir şeytan var!” diyen biri olmuştu. O adam, omzumda oturup kendisine çeşitli işaretler veren bir şeytan görmüştü. Adam, onu öldürmek istemişti. Onun varlığından o kadar emindi. O şeytanı öldüreceğini söyledi.

Oren Levi: Peki. Şimdi farklı bir deneyim hakkında soru sormak istiyorum. İnsanlar zihin değiştiren uyuşturucuların etkisi altındayken yaşadıkları deneyimlerden bahsediyorlar. Birdenbire etraflarındaki her şey bir oluyor. Kişi doğayla, yaratımla, tüm insanlarla arasında bir bağlantı, herkesi birbirine bağlayan bir akış hissediyor.

Dr. Laitman: Bu doğru olabilir mi?

Oren Levi: Hayır, bunu gerçekten hissediyorlar ve bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Hissettiklerini tanımlıyorlar.

Dr. Laitman: Hayır, hissettikleri şeyin doğru olup olmadığını kastettim. Hissettikleri şey değil ama gerçekte olan şey kesinlikle budur. Bu şekilde gerçekliği görmelerinin tek sebebi, egolarını bastırmış olmalarıdır.

Konuk: Egoyu bastırmak derken neyi kastediyorsunuz? Ne oluyor?

Dr. Laitman: Diyelim ki sizinle kavga ediyoruz. Birbirimize lanet ediyoruz. Ertesi gün boşanacağız. Size bakamıyorum bile. Bir bardak viski içiyorum. Ardından size bakıyorum, siz artık siz değilsiniz. Aslında birlikte olabileceğimizi düşünüyorum. Sizinle değil viskiyle olduğumda iyi hissettiğimi anlıyorum. Ama bu iyi hissedişin sizinle de ilgisi vardır çünkü siz de resimdesinizdir.

Konuk: Peki gerçekte olan şey nedir? Burada çok ilginç bir şey söz konusu ve ben onu anlamak istiyorum. Uyuşturucu alanların, gerçekliği görebildiğini söylemiştiniz.

Dr. Laitman: Gerçeklikten kastımız tüm dünyanın bir bağ içinde olmasıdır. Bunu ancak viski içerek ya da herhangi bir uyuşturucu alma yoluyla egolarını bastırdıklarında görebilirler.

Konuk: Bunun gerçekte nasıl olduğunu gösteren resmi görürler.

Dr. Laitman: Yani viski, bu insanların daha iyi bir gelecek, daha aydınlanmış bir dünya, vs. görmelerini sağlamaz. Fakat o, insanların egolarını bastırmaktadır.

Konuk: Anladığım kadarıyla ego, insandaki zevk ve ödül mekanizmasıyla bağlantılıdır. İnsandaki bu mekanizmanın bastırılması ne anlama gelmektedir? Bir kişi aniden her şeyin bir ve bağlantılı olduğunu gördüğünde bu mekanizmada neler olur?

Dr. Laitman: Çünkü viski, kişiye egosunu boyun eğdirecek şekilde etki etmektedir. Viski içen kişi böylelikle iyi hissetmektedir. Beyninde gerçekleşen bazı kimyasal reaksiyonlar sayesinde kişi iyi hissetmektedir. Bu durumda ego herhangi bir şey talep etmez. Bu kişi düşmanına sarılmak ister, bunu umursamaz bile. Birdenbire herkesin bir olduğunu görmek, bu kişiye keyif verir. İnsanlar içki içmeyi neden sevmektedir? Neden birlikteyken içki içmek isterler? Kendilerini biraz açmak için bunu isterler.

Konuk: Burada açılan nedir?

Dr. Laitman: Ne olduğunu söyleyeyim: Bu insanlar, egolarını küçültüyorlar. Böylelikle diğerleriyle olan bağlantılarını görürler.

Konuk: Bu söyledikleriniz gerçekten de ilginçmiş. Bugün insanların uyuşturucu kullanmalarının temel sebepleri sosyal nedenlere dayanmaktadır. Bu insanların topluma açılmaları oldukça zordur. Birçok farklı sosyal kaygıları vardır. Uyuşturucu kullanmaları çok büyük bir halüsinasyona neden olmaz fakat birlikte daha keyifli hissetmelerini sağlamaktadır. O halde yıkılan duvar hangisidir?

Dr. Laitman: Egodur çünkü kimyasal bir yolla olsa bile kişi tekrardan zevk almıştır. Kişiyi sakinleştiren bir zevk alma durumu söz konusudur. Kişi buna isteklidir ve bunu yapınca kendini iyi hissetmektedir.

Oren Levi: Bu noktada birkaç seviye var. İnsanların uyuşturucu kullanıp aniden her şeyin bir, birbirine bağlı ve bir akış hâlinde olduğunu hissettiğini söylediniz. Bu şekilde gerçekliğe ulaşmaları mümkündür. Bu kişiler, bu maddeleri kullanmadan önce bu yapıyı hissetmiyorlardı. Kimyasalı kullandılar ve bu madde onların egolarını bastırdı. Böylelikle gerçekliği az da olsa hissettiler. Kastettiğiniz bu mudur?

Dr. Laitman: Evet, göründüğü şekliyle değil gerçekten nasılsa, o şekilde gerçekliği algılayabilmektedirler. Fakat daha önce de söylediğim gibi bunlar, gri kısımlara ait şeylerdir.

Oren Levi: Bu “gri kısımlar” konusunu biraz daha açıklamanızı rica ediyorum. Sebep ve sonuç hakkında birkaç soru soracağım. Bir kişi, egosunu baskılamak için bir kimyasal madde kullandı diyelim. Ego nedir ve onu ne baskılar?

Dr. Laitman: Ego, başkalarını asla umursamayan zevk alma arzusudur.

Konuk: Bu, tam olarak başkalarını umursamayan zevk alma arzusunu baskılayan şeydir.

Oren Levi: Tamam, başkalarını umursamayan zevk alma arzumu baskıladım diyelim. Peki ya sonra ne olur?

Dr. Laitman: Artık diğer insanları kullanmak istemem.

Oren Levi: Sonra ne olur?

Dr. Laitman: Bu durumda, karşımdaki herhangi bir kişiye sarılabilirim. Bu kişiyle oturup biraz daha içebilir, onunla beraber şarkı söyleyebilirim.

Oren Levi: Peki neden her şeyin bir olduğunu hissediyorum?

Dr. Laitman: Çünkü hayatı, kabınızın içinden algılıyorsunuz. Dünyada her şeyin iyi ve olması gerektiği gibi olduğu, size bu durumda görünmektedir. Anlaşılır ki olanlar o kadar da kötü değil, bizler öyleymiş gibi görüyoruz. Böylelikle kişi, dünyadaki her şeyi normal karşılar

Oren Levi: Bir sonraki soruma geçiyorum. Gerçekte her şeyin birbirine bağlı olduğunu, her şeyin bir olduğunu söylediniz. Ancak bir kişi, kimyasalı kullanmadan önce bunu hissetmez.

Dr. Laitman: Bu söylediğinizi şimdi de hissetmiyoruz.

Oren Levi: Peki, kimyasalı kullandıktan sonra ne olur?

Dr. Laitman: Bu şekilde, işe yarar bir sonuç elde edilemez. Bu yolla kişi üst dünyayı kendisi için açamaz.

Oren Levi: “Üst dünya” derken kastettiğiniz nedir?

Dr. Laitman: Gerçekte her şey birdir. Manevi dünyayı, bir bardak viski ile ifşa edebileceğiniz bir hile bulduğunuzu sandığınız için üzgünüm. Bu iş, o şekilde olmaz.

Oren Levi: Tamam, o halde bizlere yolu adım adım gösteriniz. Başkalarını umursamayan zevk alma arzum olan egomu, bazı kimyasallar vasıtasıyla bastırabilirim. Bu tür zihin değiştiren maddeleri kullanan kişiler, egolarını baskıladıkları için her şeyin bir olduğunu duygusal olarak deneyimlemektedirler. Bu durumda deneyimledikleri şey gerçek midir, değil midir?

Dr. Laitman: Gerçekte her şey birdir fakat bu sarhoş insanların düşündüğü gibi değildir. Çünkü bu kişiler, eleştiri güçlerini azaltmaktadırlar. Çünkü içtikleri viski yardımıyla beyinlerindeki sinir uçlarının uyarıldığı bir duruma geliyorlar. Böylelikle dünyayı artık düşmanca bir yer olarak görmüyorlar. Diğer insanları kendilerine karşı gibi görmüyorlar. Bu nedenle onlar, sarhoş bir insan olarak dünyadaki faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bu yalnızca sanal bir gerçekliktir. Bu, bir Kabalistin egosunun üzerine çıkarak elde etmiş olduğu, asıl gerçeklik olamaz. Örneğin; bu kişi, bu noktada egosunu alkol ile felç etmektedir. Kabalistlerin ifşa ettikleri gerçeklik ile sarhoş bir kişinin yaşadıkları arasında hiçbir bağlantı yoktur.

Oren Levi: “Kabalist” ifadesi ile kastettiğiniz nedir?

Dr. Laitman: Kabalist, özel bir ıslah çalışması ile dünyanın gerçek içsel mekanizmasını görmeye başlayan kişidir. İnsanlar dünyayı bu şekilde görmemektedirler. Şüphesiz sarhoş insanlar da dünyayı bu şekilde göremezler.

Oren Levi: “Kabalist” olarak adlandırdığınız bu insanın, belli bir ıslah çalışması yaptığını ifade ettiniz.

Dr. Laitman: O, kendi algısını ıslah etmektedir.

Oren Levi: Bu bahsettiğiniz ne tür bir ıslahtır?

Dr. Laitman: Bu, üst güç tarafından, ihsan eden kuvvet tarafından yapılan bir ıslahtır. O, kendi gerçeklik algısını egoist bakış açısından özgecil bakış açısına çeviren, “ışık, aydınlatma” olarak adlandırılan, doğanın içsel gücünü nasıl kullanacağını bilmektedir. Sonra Kabalist, gerçeğe olan tutumunu değiştirir ve gerçeği buna paralel olarak farklı bir şekilde görür.

Oren Levi: Gerçeği nasıl bir şekilde görür?

Dr. Laitman: Gerçeği dostça bir şekilde görür.

Oren Levi: Dostça derken neyi kastediyorsunuz?

Dr. Laitman: O, herkesi sevmektedir. Özünde, herkesin onu ve diğerlerini sevdiğini anlamaktadır.

Oren Levi: O, neden herkesi sevmektedir?

Dr. Laitman: Bu, kişinin aldığı ışık sayesinde gerçekleşen, daha önce bahsettiğim ıslahtır.

Oren Levi: “Kabalist” olarak isimlendirdiğiniz bu kişi, gerçeğe dair algısını egoist olandan özgecil olana çeviren bir ışık almış ve bu değişimin bir sonucu olarak, herkesin birbirine bağlı olduğunu ve birbirini sevdiğini görmüştür. Şimdiye kadar zihin genişletici uyuşturucular kullanan insan ve Kabalist olmak üzere hakkında konuştuğumuz bu iki çeşit insanı karşılaştırmak istiyorum. Zihin genişletici uyuşturucu kullanan insan, kimyasal bir madde kullanmakta ve her şeyin bir olduğunu hissetmektedir. Kabalist ise “ışık” olarak adlandırdığınız ve daha sonra ayrıntılı olarak açıklayacağınız bir şey almakta ve o da her şeyin bir ve herkesin bağlantılı olduğunu hissetmektedir.

Dr. Laitman: Evet, böyle ifade edilebilir.

Oren Levi: Sorum Kabalist hakkında olacak. Kabalist herhangi bir zihin genişletici uyuşturucu ve kimyasal madde kullanmamakta fakat aldığı bir şey var. Nedir bu? Tanrı, ışık mıdır?

Dr. Laitman: Bu aynı zamanda kişinin içselliği, zevk alma arzusu üzerindeki bir çeşit etkidir. Sarhoş bir kişinin algısının değişmesi gibidir.

Oren Levi: Fakat Kabalistin aldığı, edindiği ne tür bir maddedir?

Dr. Laitman: O bir madde değildir. Üst ışık denilen bir kuvvetin özel bir etkisidir.

Konuk: Daha önce, uyuşturucu kullanan bir kişinin, aslında zevk alma arzusuna ait mekanizmayı baskıladığını açıklamıştınız. Ardından bir Kabalistin ise bu mekanizmanın üzerine çıktığını ifade ettiniz. Baskılama ile gelişim, geçiş arasındaki fark nedir?

Dr. Laitman: Bunu nasıl açıklayacağımı bilemiyorum. Bunun için uygun kelimelerin var olduğunu sanmıyorum. Belli bir süre sarhoş olan kişiler, bir tür hayal âlemi içindedirler. Bu nedenle konuştuğumuz hâlleri yaşarlar. Egoist hâlin üzerine çıkan kişiler ise egolarını baskılamaksızın onun üzerine çıkarlar.

Konuk: Bu tam zıt bir istikamet. Onlar, egoyu ortadan kaldırmıyorlar.

Dr. Laitman: Hayır, kaldırmazlar.

Konuk: Peki, ne yaparlar?

Dr. Laitman: Egonun üzerine çıkarlar.

Konuk: Bu, egoyu göz ardı ettikleri anlamına mı gelir?

Dr. Laitman: Hayır, öyle değildir. Onun üstüne çıkarlar. Böylelikle dünyanın, egolarının içinde tasvir edildiği gibi olmadığını hissederler. Yol, sevgi ve ihsan etme kuvvetinden ve bağlantıdan edindikleri ışıktan geçmektedir. Tüm dünya bu şekilde işlemektedir. Önceden, egonun içinde hissettikleri tüm dünyadaki çatışmalar, ayrışmalar, vb. şeyler, hepsi birer yanılsamaydı. Bu nedenle bahsettiğimiz alkolik ya da uyuşturucu bağımlısı, sadece “ölüm iksiri” içmektedir. Kabalistler ise ışığı alır ve ötesine geçerler. Buna ise “nasiplendiği ışık” denilir.

Oren Levi: Neden biri ölüm olarak adlandırılırken diğeri hayat olarak adlandırılmaktadır?

Dr. Laitman: Çünkü bir Kabalist, nasiplendiği ışığı alarak kendini ispat eder ve bir ıslahtan ya da birkaç saatten sonra sonu olmayan gerçek dünyayı görür. Bu ona, maddi algımızın üstünde olan sonsuz yaşamı getirir. O zavallı sarhoş ise birkaç saat sonra bu hâlin ona hiç yardımcı olmadığını görür. Önceki durumundan daha da kötü hisseder.

Konuk: Bahsettiğiniz şu “ölüm iksiri” konusuna döneyim. Uyuşturucu kullanan kişinin illa ki fiziksel olarak ölmesi gerekir mi?

Dr. Laitman: Hayır, gerekmez ancak bir anlamda ölüm sayılabilecek bir şey olur. Gerçek hayatla tüm bağlantısı kesilir.

Konuk: Uyuşturucu, onu hayattan koparır ve bu yüzden ona ölü denilebilir. Bu kişinin içinde ölen şey zevk mekanizması mıdır? Ölüm iksiri neyi, hangi parçayı öldürür?

Dr. Laitman: Ölüm iksiri, kişiyi kendi ölümüne getirmektedir. Bu, kişiyi tekrar tekrar uyuşturucu kullanmaya zorlamaktadır. Nihayetinde anlık huzur dışında elde edilen hiçbir şey yoktur.

Konuk: Bu, içsel bir ölüme yol açmaktadır. Sonunda fiziksel ölüme de yol açabilmektedir.

Oren Levi: Bir Kabalistin kendini geliştirdiğinden söz etmiştiniz. Bu ne anlama gelmektedir?

Dr. Laitman: Çünkü o, her daim ek bir parça ışık edinmek için çalışmaktadır ve bu ışık ona ihsan etme niteliği kazandırmaktadır.

Oren Levi: İhsan etme niteliği nedir?

Dr. Laitman: Verme isteğidir. Kabalist, ihsan etmek istemektedir. Başkalarının iyiliğini istemektedir. Bu davranış, onun orijinal insan doğası ile zıttır.

Oren Levi: Orijinal insan doğası nedir?

Dr. Laitman: Yalnızca almak, kendimi memnun etmek ve hatta başkalarının zarar görmesi ile daha iyi hissetmektir.

Oren Levi: Peki kişi hayattan nasibini aldığında ne olur?

Dr. Laitman: O zaman başkalarının iyiliğini düşünür.

Oren Levi: Bu, özü itibariyle bir gelişim midir?

Dr. Laitman: Evet, öyledir. O, başkaları ışıktan keyif alsın diye ışığı taşıyan bir kanal hâline gelmiştir.

Oren Levi: Bir kanal hâline gelmek ne demektir?

Dr. Laitman: Yani o, bir bağlantı hâline gelmiştir.

Oren Levi: Bu bağlantı, kimden kime doğrudur?

Dr. Laitman: Kabalistten onun bağlandığı herkese doğru bir bağlantıdır. Onlara bir şeyler iletmektedir.

Oren Levi: Bağlantı, tamamlanma metodu, ışığı onlara nasıl iletmektedir?

Dr. Laitman: Çünkü bu kişi, ışığı kendisi almaktadır.

Oren Levi: Nasiplendiği ışıktan söz etmiştiniz. Bu nedir?

Dr. Laitman: Işıktan alınan nasip mi?

Oren Levi: Evet o nedir? Bir doz uyuşturucu söz konusu ve siz bir doz ışıktan bahsediyorsunuz. Bu nedir?

Dr. Laitman: O, aynı zamanda bir uyuşturucudur. “Hayat iksiri” olarak adlandırılır.

Konuk: Bu fiziksel bir şey midir?

Dr. Laitman: Bu özel bir tür enerjidir. Aynı zamanda gereklidir de. Sadece bir enerji değildir. O iyidir. Bir insanın herkesle bağ kurmasını sağlayacak şekilde çalışmaktadır.

Konuk: Peki. Bir kişinin nasiplendiği ışıktan, bunun belli bir miktarını aldığını anlıyorum.

Dr. Laitman: Evet. Ayrıca ışık dünyamıza parçacıklar ve dalgalar hâlinde gelmektedir.

Oren Levi: Işık hakkında yaptığınız bu tanımlamalarla neyi kastediyorsunuz?

Dr. Laitman: Yaptığım her iki tanım da üst ışıkta mevcuttur.

Oren Levi: Üst ışık nedir?

Dr. Laitman: Üst ışık, ihsan etme ve sevgi kuvveti demektir. O, bir kişi üzerinde işlediğinde onu etkilemektedir. O, insanı ihsan eden ve seven biri hâline getirir.

Oren Levi: Bu evrimsel bir sürece benziyor. Bir kişi hayatını yaşar, çeşitli zevkler alır, çeşitli sorunlar yaşar. Hayatını daha iyi bir hâle getirmek için çeşitli şeyler yapar. Uyuşturucu kullanmayı, alkol almayı tercih eden kişiler var. Kimyasal maddeler kullanmayıp, hayat deneyimlerini daha iyi hâle getirmek için çeşitli hobilerle ilgilenenler var. Siz ise burada ışıktan nasiplenen, gelişen bir Kabalistten bahsediyorsunuz.

Dr. Laitman: Biri bunu kimyasal maddelerden alırken diğeri manevi güçten alıyor.

Oren Levi: Bu güç nerededir?

Dr. Laitman: O güç burada, aramızdadır.

Oren Levi: Burası neresidir?

Dr. Laitman: Her yerdir.

Oren Levi: Her yer mi? Işıktan nasibimi nasıl alabilirim?

Dr. Laitman: Eğer isterseniz alabilirsiniz.

Oren Levi: Diyelim ki istiyorum. Sizden bunun için bir arzu ediniyorum.

Dr. Laitman: Hayır, eğer onu başkalarına ihsan etmek, onu iletmek için bir bağlantı olmak isterseniz alabilirsiniz.

Konuk: Koşul bu mudur?

Dr. Laitman: Evet, koşul budur.

Oren Levi: Niçin?

Dr. Laitman: Aksi takdirde ışıkla özdeşleşemeyiz. Onunla form eşitliğine gelemeyiz.

Oren Levi: Diyelim ki başkalarına aktarmak istiyorum.

Dr. Laitman: Öncelikle bunu istemeliyiz. Ardından onu başkalarına aktarmak istediğimiz ölçüde onu alabileceğimizi göreceğiz. Kendimizi başkalarına ihsan etmek için açtığımız ölçüde ışığı alırız ve başkalarına aktarırız.

Oren Levi: Yaşam tecrübem nasıl değişecek ve gelişecek?

Dr. Laitman: Bu iksiri almayı ve onu herkese aktarmayı her zaman isteriz.

Oren Levi: Ona neden “hayat iksiri” diyorsunuz?

Dr. Laitman: Çünkü o hayattır.

Oren Levi: Ne demek istiyorsunuz?

Dr. Laitman Bu iyi ışığı, herkese aktarmaktan bahsediyorum.

Oren Levi: Dr. Laitman, her zaman bizi daha büyük bir arzuyla bırakıyor. Bizimle birlikte olduğunuz için teşekkürler. Bir dahaki söyleşide görüşmek üzere, en iyi dileklerimle!

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,297