e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Dr. Laitman ile Yeni Hayat > Yeni Hayat 1091 – İyiyi ve Kötüyü Ayırt Etmek

Yeni Hayat 1091 – İyiyi ve Kötüyü Ayırt Etmek

Oren Levi: Merhaba. Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat Söyleşi Serisi’nde bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. Merhaba Dr. Laitman.

Michael Laitman: Herkese merhaba.

Oren Levi: Bugün iyi ve kötüyü ayırt etmek hakkında konuşmak istiyoruz. Hepimizin çocukları var ve onlara bu dünya ile ilgili neleri öğretip, neleri öğretmememiz gerektiği konusunda sorunlar yaşamaktayız. Onlara göstermemiz gerekenleri ve onlara gerçekten faydalı olmanın en iyi yollarını bulmakta zorlanmaktayız.

Konuk: Evet, bugünlerde ebeveynler birçok zor soruyla baş etmek zorunda kalıyor. En hafif deyimiyle “kusurlu” bir dünyada yaşamaktayız. Belli bir yaşa kadar; 2-3 yaşına kadar çocuklar sevgi dolu ve sıcacık bir fanusta büyürler. Sonra gerçek dünyayı algılamaya başlarlar.

Bugün çocuklar için Ninjalar, Legolar ve oyuncak kılıçlar var. Çocuklar için olan TV programları genelde savaş ve şiddet içeriklidir. Çocukları çeşitli felaketlerden nasıl koruruz? Bu tür şiddet içerikli programlar çocukların izlemeyi sevdiği programlardır. Onları bu tür şeyler gerçekten cezbediyor. Ebeveynler olarak çocuklarımızı bu tür programlara maruz kalmaktan korumamız çok zordur.

Böyle bir dünyada bir çocuğu en iyi şekilde nasıl yetiştirebiliriz? Bu tür şiddet içerikli programlar hakkında onlara nasıl bir açıklama yapmalıyız? Her şeyden önce bir ebeveyn olarak çocuğuma gerçeği nasıl açıklamalıyım? O, silahlar ve savaşlar görüyor. Tüm bunlar hakkında ne söylemeliyim?

Michael Laitman: Bunu onlara çeşitli yollarla açıklamaya çalışmalıyız. Çünkü bizler bu dünyada yaşamaktayız, dünyayı onlardan saklayamayız. Çocuğu yapay bir fanusa yerleştirmek çözüm değildir. Bu onlara bir fayda sağlamaz. Onları hayata bu şekilde hazırlayamayız.

Öte yandan onları bahsettiğiniz olumsuzluklara maruz bırakmak dışında başka seçeneğimiz de yoktur. Ama yine de çocukların bu olumsuzlukların en dibine kadar inmediklerinden emin olmalıyız. Çeşitli spor etkinlikleriyle ilgilenmeleri, fotoğraf çekmeleri, bilimle uğraşmaları, vb. gibi faydalı aktiviteler için onlara destek olmalıyız. Bu, dünyayla mümkün olduğu kadar az meşgul olması için bir şeyler vermektir. Bu şekilde davranırsak çocuğa zarar vermemiş oluruz; çünkü o büyüyünceye kadar dünya birçok değişime uğrayacaktır. Şiddet içerikli çocuk programları bugün nasıl normal karşılanıyorsa, bu da büyük bir mesele değildir.

Örneğin İtfaiyeci Sam (şiddet içerikli bir çocuk TV programı), bunu biliyor musunuz?

Oren Levi: Hayır, ben çocukken başka kahramanlar vardı. İtfaiyeci Sam’in kim olduğunu hatırlamıyorum.

Konuk: O gerçekten çok güzel bir program.

Michael Laitman: Doğru, başkahramanın insanları ve muhtemelen çocukları nasıl kurtardığını gösteriyorlar.

Konuk: Her gün korkunç olaylar oluyor ve başkahraman herkesi kurtarıyor. O bir çeşit Superman.

Michael Laitman: Evet, çocuklar gerçekten de Superman gibi süper kahramanlara hayran oluyorlar. Çünkü kendilerini güvende hissetmek istiyorlar.

Konuk: Nihayetinde o kahraman da bir zamanlar çocuktu. Nerede büyüdü, nasıl bu kadar güçlü oldu?

Michael Laitman: Peki, soru nedir?

Konuk: Bu tür programları izlemek istiyorlarsa onları örnek almaları iyi midir? Yoksa o programlar onlara kötü örnek mi oluyor? Bu durumda tutumumuz ne olmalıdır?

Michael Laitman: Tüm bunlardan kaçınabileceğimizi ve çocuğumuza bizim bir parçamız gibi davranarak, ona çeşitli kısıtlamalar getirebileceğimizi sanmıyorum. Nihayetinde onlar böyle korkunç bir dünyada olduklarına göre onları bu dünyaya hazır hale getirmemiz gerekiyor. Vurulmadan önce karşı tarafı vurmayı, kandırılmadan önce karşı tarafı kandırmayı bilmeliler. Gerçekten her şeyi bırakın ve yakın yıkın, hayatın keyfini çıkarın! Kısa zaman sonra öleceğiz, yiyip içelim!

Konuk: Evet, iyi birer egoist olalım.

Michael Laitman: Hayır, bu çok özel bir felsefedir. Bu, normal felsefedir. Herkesle nasıl başa çıkacağım? Nasıl boks yapılacağını ve başka şeylerin nasıl yapılacağını öğrenmem gerekir. Bu şekilde hayatta nasıl kalacağımı bileceğim ya da fen dersine, müzik dersine, vs. gideceğim. Bu fiziksel kahramanlar dünyasından ayrılacağım. Ruhsal kahramanların olduğu, semboller dünyasında olacağım. Bu bir sorudur elbette; ancak bunun ne şekilde yapılacağı çocuğun karakterine göre değişmektedir.

Konuk: Onları başkalarına karşı iyi, anlayışlı, hassas olacak şekilde nasıl yetiştirebiliriz? Kendimize göre doğru olan değerleri kastediyorum.

Michael Laitman: Bunun için çocuğun kendisi için az çok uygun bir ortamda olması, aynı zamanda karakter özelliği olarak doğal bir eğiliminin olması lazımdır. Onlar için böyle bir dünya inşa etmemiz gerekir. Onlara uygun olan film ve kitaplara yönlendirmek, yetişkinlerden doğru bir şekilde etkilenmesini sağlamak gerekmektedir. Yani çocuk bu tür bir çerçeve içinde olmalıdır. Aksi halde ne yaparsak yapalım işe yaramaz. Onu neyin cezbettiğine, ne tür arkadaşlar edindiğine, vs. dikkat etmeliyiz. Üzerinde durmamız gerekenler bunlardır.

Konuk: Onları neyin cezbettiğine dikkat etmemiz gerektiğini söylerken neyi kastediyorsunuz? Her çocuk farklı hareket eder.

Michael Laitman: Ben varlıklı bir ailede büyüdüm. Annem de babam da çok iyi birer doktordu ve iyi para kazanıyorlardı. Bir arka bahçemiz, o bahçede de bir pinpon masamız vardı. O zamanlar bunlardan bir tane almak hiç kolay değildi. Ayrıca bisikletim, birçok topum ve at gibi üzerine bindiğim büyük bir köpeğim vardır. Ama ben hâlâ küçüktüm. Fotoğraf ve astronomi gibi sınıf dersleri alıyordum ve tüm gün meşguldüm. Üstüne bir de beni müzik kursuna gönderdiler. Buna dayanamadım. Kaçmak için elimden geleni yaptım. Beni müzisyenler, besteciler hakkında bazı filmler izlemeye götürdüler. Benim gerçek bir müzisyen olmamı istiyorlardı. Daha sonra annem benim bir doktor olmamı istedi. Bu yüzden üniversitede tıp okumaya başlayıncaya kadar beni iki ayrı kursa ve etkinliğe gönderdi. Birkaç ay sonra kaçtım.

Karakter olarak sadece beni cezbeden bir şeyle ilgilenebiliyorum. Beni cezbeden şey ise hayatın anlamıydı. Ne için yaşıyoruz? Sonunda insan vücudunun sistemleri üzerinde çalışabileceğim bir üniversiteye gittim. Doğanın temel ve en nitelikli parçası olarak insanı, insan vücudunu tanımak ve öğrenmek için oraya gittim; fakat ebeveynlerim hâlâ kendi istediklerini yaptırmayı deniyorlardı.

O zamanlar televizyon bu kadar yaygın değildi, kanal olarak da bir ya da iki kanal vardı. Doktor oldukları için evde telefon vardı; fakat o da en fazla bir kez çalardı. Kısacası hayatımı iyi olduğunu düşündükleri şeylerle doldurmaya çalıştılar.

Konuk: Anlamaya çalıştığım tam olarak buydu. Daha önce çocukları bugünün dünyasına hazırlamamız gerektiğini söylemiştiniz.

Michael Laitman: Fakat bunu onların eğilimlerine göre yapmalıyız. Benim ailem zaman zaman bunu yapmadı ve ben de kabul etmedim.

Konuk: Doğru, ayrıca çocuğu olumlu bir çevreye yerleştirmek gibi ikinci bir seçeneğimiz olduğunu da söylediniz. Çocuğun eğer böyle bir şeye eğilimi varsa, onu zaten böyle bir şeye yönlendirirsiniz. İçsel eğilimi olan diğer çocukların bu durumu iyi midir?

Michael Laitman: Her çocuğun, herkesin bir şeye karşı içsel eğilimi mutlaka vardır. Belki bunun farkına bile varmıyoruz. Çocuk belli bir topluma girer, egosunun etkisiyle bu topluma saygı duyulduğunu, onun takdir edildiğini hissetmek ister. Aslında herkesin belli bir eğilimi vardır.

Konuk: Bu bahsettiğiniz iyi midir?

Michael Laitman: Evet; ama size bugünün trendine uygun bir şeyler yapmanızı söylerken bir psikoloğa gitmenizi kastetmiyorum. Çocuktaki farklı eğilimleri görmeye çalışmalıyız. Çocuğun cansız, bitkisel ya da hayvansal seviyelerden hangisine bir eğiliminin olduğu açıkça görülebilir. Küçük fareler gibi oynamak mı istiyor, bitkilerle mi oynuyor, büyük hayvanlara mı ilgi duyuyor; bu hemen anlaşılır. Bu, çocuğu onun yöntemleriyle yetiştirmektir. Onu neyin cezbettiğini çok küçük bir yaştayken görmelisiniz.

Oren Levi: Her çocuğun doğuştan gelen kişisel özellikleri ve eğilimleri vardır. Bizler ebeveynler, yetişkinler olarak bu özellik ve eğilimler üzerinde nazikçe çalışmalı ve onları tanımlamalıyız. Diyelim ki kızımın bir eğiliminin farkına vardığımda onu bu konuda desteklemeli, içsel potansiyelini geliştirmesine yardım etmeliyim. Bir başka çocuğa ise farklı bir yaklaşım bulup, onun potansiyelini belirleyip, bu potansiyeli geliştirmesi için ona yardımcı olmalıyız.

Michael Laitman: Evet.

Oren Levi: Peki, şimdi bir şey eklemek istiyorum. Dünyamızda iyi şeylerin yanı sıra kötü şeyler de var. Çocuğu bir fanusun içine kapatamayacağımızı söylediniz. Elbette çocuk kötülüklerle baş etmek zorunda kalacaktır. Fakat onu hayattan kopacağı ya da ona uyum sağlayacağı şekilde de yetiştiremeyiz.

Bir kızım bir de oğlum var. Her ikisinin de çok iyi olduğu alanlar birbirinden farklılar. Onları destekliyorum ve tek yapabildiğim onlara imkân sağlamak oluyor. Diyelim ki kızımı bilimle uğraşmak isterken, oğlum sporla ilgilenmek istiyor.

Fakat bununla bitmiyor. Bir de içinde yaşadığımız dünya var. Sizin de söylediğiniz gibi; onlar büyüdükleri zaman kötü şeylerle baş etmek zorunda kalacaklar. Onları diğer çocuklardan ya da büyüdüklerinde diğer yetişkinlerden görecekleri kötülüklerle baş etmeleri için mümkün olan en iyi şekilde hazırlamanın yolu nedir? Bunun için en doğru yol hangisidir?

Michael Laitman: En temel şey; çocuklarımızın oldukları gibi olmalarına izin vermektir. Cebinde yaşayan küçük, beyaz bir faresi olan bir arkadaşım vardı. O gerçekten hayvanları severdi. Fareyi dışarı çıkarır, ona yiyeceği bir şeyler verirdi. Fare kaçıp gitmedi. Yemeğini yerdi ve sahibi onu tekrar cebine koyardı. Buna ilk şahit olduğumda oldukça tuhaf gelmişti. Ne yaptığını hiç anlayamamıştım. Ancak zamanla buna alıştım.

Oren Levi: Arkadaşınız böyle biriymiş.

Michael Laitman: Evet, bu onun karakteriydi. Bu şekilde çok belirgin bir eğilimi olan bir çocuğunuz varsa gerçekten şanslısınızdır.

Oren Levi: Tamam, doğru anlamışım.

Konuk: Peki, saldırgan olan; diğer çocuklara karşı saldırgan davranışları olan çocuklar için ne yapılmalı? Bu eğilimi geliştirmelerini desteklemeli miyiz?

Michael Laitman: Evet; ama bunu toplumda alışılagelmiş şekilde yapmalısınız.

Oren Levi: Nasıl?

Michael Laitman: Boks ya da benzer bir dövüş ile ilgilenmelidir.

Oren Levi: Bir arkadaşım vardı. Agresif olmak ona göre tabiri caizse geleneksel bir üslûptu.

Konuk: Asıl soru; bu tür bir davranışa özendiren belli içerikleri izlemelerine ne derece izin vermemiz gerektiğidir. Çünkü çocuğun bu davranışa doğal bir eğilimi olup olmadığını bile bilmiyoruz ya da sizin de söylediğiniz gibi; herkesin kötü eğilimi vardır.

Michael Laitman: Hayır, iyi veya kötü eğilimin çocuğun doğal eğilimiyle bir ilgisi yoktur. Bir çocuğun onu nasıl ifade ettiği ile ilgisi vardır. Ancak eğilim, doğal bir eğilimdir. O iyi veya kötü değildir.

Konuk: Bu eğilimi olumlu bir şekilde kullanması için çocuğu nasıl yönlendiririz? Kendisini kötülükten uzaklaştırması için ona nasıl bir ortam vermeliyiz?

Michael Laitman: Torah’ da yazdığı gibi: ‘’Eğer öldürmek istiyorsa onun bir kasap olmasını sağla.’’ Yani her eğilim olumlu ya da olumsuz şekillerde kullanılabilmektedir. Toplumda geleneksel olarak uygulananlardan hangileri iyidir, hangileri iyi değildir? Bunlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Oren Levi: Şimdiye kadar her şey güzeldi. Herkesin doğal bir eğilimi vardır. Bir çocuğun bu eğilimi olumsuz değil de olumlu bir şekilde kullanmasını nasıl sağlayacağımız asıl sorudur. Çevresindeki dünyada ne kadar çok eğilimin kötüye kullanıldığını göreceğiz. Çünkü kötü bir dünyada yaşıyoruz.

Michael Laitman: Bu konu üzerinde onunla birlikte çalışın. Yani bugün ne görüyorsunuz, bunun hakkında ne düşünüyorsunuz, birbirinden farklı olan bu şeyleri nasıl ilişkilendirirsiniz, onlara katlanabiliyor musunuz, insanlara bu şeylere nasıl bakıyor, bu çocuklar büyüdüklerinde neler olacak, onlara nasıl bakıyorsunuz, onları nasıl değerlendiriyorsunuz, bu çocukların en iyi şekilde gelişmeleri için onlara nasıl yardımcı olabilirsiniz? Bu gibi sorular üzerinde çalışmalısınız.

Çocuklar artık yetişkin olduklarında bu tür şeyler yüzünden hapse girecekler. Şu anda bu tür şeyler yapmalarına izin verilir. Öyleyse birkaç yıl içinde cezaî sorumluluk yaşına geldiklerinde bu kötü şeyleri yapmamaları için ne yapılabilir? Bir çocukla konuşun, bunu ona açıklayın. Zamanla bu sistemleri anlamak, belirli bir şeyi yapması ya da yapmaması durumunda neler olacağını bilmek durumundadır. Bu açıklamalar onun kötü şeylerden kaçınması için ona yardımcı olacaktır.

Konuk: Bu kötülükleri ona nasıl açıklarız? Bunun hakkında ne söylenmelidir? Neden kötülükler var?

Michael Laitman: Doğamızdan dolayı kötülükler var. Bir insan bunun için suçlanmamalıdır, bu doğadır. Bunu herkese kolayca açıklayabiliriz. Bizler doğuştan kötüyüz. Her birimiz kendimizi en büyük, en üstün; diğerlerini ise aşağı olarak görmek isteriz. Tüm dünyayı böyle görmek isteriz.

Konuk: Bunu çocuklara açıkladığımızda anlayacaklar mı?

Michael Laitman: Elbette, böyle olduğunu görüyoruz. Büyük olan herkes daha küçük olanı bastırır. Güçlü zayıfı yer.

Konuk: Evet; ama neden böyle olması gerekiyor?

Michael Laitman: Çocuk bunları filmlerde ve çizgi filmlerde görüyor. Burada açıklanacak ne var ki? Sadece bunun hayatta nasıl olduğunu açıklarım. Ancak bununla birlikte bu şeylerle farklı biçimde ilişki kurabiliriz.

Oren Levi: Evet; ama neden bunu yapmalıyız?

Michael Laitman: Aksi takdirde birbirimizi yeriz. Bu nasıl bir toplum olur? Bu durumu güzellikle telafi edecek bir toplum inşa etmeliyiz. Bunu cansız, bitkisel, hayvan seviyesinde görüyoruz. Belki bunu bir çocuğa bu şekilde açıklayabilirim; ancak cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeler birbirlerini doğa ile tamamlarlar. Birbirlerini bizim birbirimizi yediğimiz gibi yemiyorlar. Sadece yarısına ihtiyacı olduğu halde, insan bin tane tavuğu öldürebilir. Bunu da isteyerek yapar.

Doğada ise böyle şeyler yoktur. Doğa sadece hayatta kalacağını ve kendinizden olanı devam ettireceğiniz kadarını size verir. Bir aslan ihtiyacı kadarını yer ve gider. Geride kalanı önemsemez. Fakat insan için olay tamamen farklıdır. İnsan yarını ve yarından sonrayı düşünür. Biriyle paylaşmak mı? Hayır, asıl önemli olan başkalarına vermemektir.

Oren Levi: Bu durum kötü müdür? Bu sadece insanın doğası mıdır?

Michael Laitman: Bu insanın doğasıdır. Ancak doğaya göre hareket edersek dünyada büyük bir yoksulluk ve açlık baş gösterecektir. Çünkü bir şeye artık ihtiyacım yoksa bile onu sana vermeyeceğim, sen de bana vermezsin. Yani doğayı tamamlamalıyız. Bu elimdeki fena değil, bu nedenle onu kendim için başkalarının yararına kullanacağım. Hayır!

Cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerde aynı şekilde; fakat insan seviyesinde nasıl yaşayacağız? İnsan seviyesinde kimseye bir şey vermek ya da bırakmak istemiyoruz. Nasıl yapabiliriz; bir düşünelim. Herkes en azından kimsenin kötülüğünü istememe eğilimine sahip olacak. Bir aslan diğerlerinin hasta olmasını istemez, o sadece karnını doyurmak ister. Hayvan seviyesinde kimse bir başkasının kötülüğünü istemez. Sadece insan zarar vermektedir. İnsanın kötü eğilimi tedavi edilmesi gereken bir şeydir.

Oren Levi: Bir çocuğa ilk açıklayacağım şey şu olmalı; insan doğası bir aslanınkinden farklıdır ve bu doğa başkalarına zarar vererek dünyayı kötü bir yer haline getirir.

Michael Laitman: Doğru.

Oren Levi: Bu açıklamamın bir sonucu olarak çocuk bir başka çocuğun yaramazlık yaptığını görünce onu suçlamayacak. Bu davranışını ona yaptıran kendi doğasıdır.

Michael Laitman: Evet.

Oren Levi: Tamam. Okula ya da anaokuluna giden küçük bir çocuk olsa bile, onu kötü şeyler yapmaya zorlayan insan doğası ile ilk tanışmasıdır.

Michael Laitman: Evet. O birilerini dövmek ister. Elinde iki şey olsa bile birini bir başkasına vermez.

Oren Levi: Çocuğun bu doğa vasıtasıyla nasıl yönetildiğini ona açıklamalıyım.

Michael Laitman: Doğru. İşte bu sebeple o bir insan, hayvan değil. Bu fazladan ego bir insanı hayvanlardan farklı kılar.

Oren Levi: Hayır, bunun nesi kötü? Diyelim ki çocuk insan ve aslanın farklı bir doğası olduğunu biliyor.

Michael Laitman: Bunun neresi kötü? Bu doğadır.

Oren Levi: Bir çocuk olduğumu düşündüm ve bu açıklamaların üzerine kendi kendime şu konuşmayı yaptım: “Babam çok zeki. Bana nasıl kontrol edildiğimi ve diğer her şeyi açıkladı. Her şey, bu içimdeki sayesinde çok açık. Hayattaki görevimin ne olduğunu anladım”. Bu ne demek biliyor musunuz? Ormandaki en güçlü aslan olmak demek ve herkes de öyle olacak. Herkesin bunu bilip bilmediğinden emin değilim.

Michael Laitman: Hayır, ormandaki bir aslan değil. Hiçbir hayvan bu şekilde davranmaz. Çocuğa açıklamanız gereken şey budur. Ona hayvanlardan örnekler vermeyiniz.

Oren Levi: Tamam; ama aynı zamanda insanın ve aslanın farklı olduğunu, insanın egosunun daha fazla olduğunu söylediniz.

Michael Laitman: Diyelim ki sokağa çıktım. Bir silah ve bir zırhla dışarı çıkmam gerekiyor. Görüyorum ki kimse bana ateş etmiyor.

Oren Levi: Bu doğru; ama daha da önemlisi önce ben onlara ateş ederim. Önce kendimi korurum; çünkü ben güçsüzüm. Bir numara olmak istiyorum. Açıklamalarınızı anladıktan sonra en güçlü ben olmak istiyorum.

Michael Laitman: Çocuğunuz için dilediğiniz hayat bu mu?

Oren Levi: Çocuk olsam ve babam bana herkesin doğasının böyle olduğunu açıklasa bu durumda ne düşüneceğimi bulmaya çalışıyorum. Sadece bir numara olmayı isterdim.

Michael Laitman: Dünya böyle işte! Dünya budur ve bu nedenle herkesin bir tabancası ve kurşungeçirmez yeleği olmalıdır.

Oren Levi: Bir yetişkin olarak söylediklerinizi anlıyorum. İnsan doğasının bu şekilde olduğunu, herkesi yemek istediğini anlattıktan sonra bana öğreteceğiniz diğer şey nedir?

Konuk: Bir çocuğu farklı davranması gerektiğine nasıl ikna edersiniz? Bunu defalarca çocuğuma açıkladım ve bana dedi ki: “Anne, bugün anaokulunda diğerlerine iyi örnek olmayacağım, iyi çocuk olmak istemiyorum”. Çünkü sorumluluk almak istemiyor. Oren’in dediği gibi; diğerleri gibi olmak istiyor. “Bu örnekleri anaokulunda görüyorum, bu yüzden gelip bana farklı olmam gerektiğini söyleme!” Bu durumda onlara bunun faydalı olduğunu, bunu yaparlarsa fayda göreceklerini nasıl anlatmalıyız?

Michael Laitman: Eğitim ile… Bunu yapmanın başka bir yolu yoktur. İyi bir eğitimle bile güvenliğini sağlayacağını ve bu tür bir zırhı olduğunda başka bir şeye de ihtiyacı olmayacağını bilmelisiniz. Bu şekilde çocuğunuza iyi bir hayat sözü verirsiniz. Ona iyi bir toplumda olacağını, iyi davranışlar sergileyeceğini, iyi ve sakin bir hayat için toplumdan en yüksek faydayı nasıl elde edeceğini bileceğini garanti edersiniz. Gücün her zaman işe yaramadığını görüyoruz.

Konuk: İlk soruya geri dönersek: Çocuğumun yaşamında çevreye kıyasla daha etkili bir faktör olmayı nasıl başarırım?

Michael Laitman: Ona kendisini dinlemelerini sağlamak ve iyi yönde rekabet etmeye ikna etmek için diğer çocuklara nasıl kurnazlık yapacağını öğretmelisiniz.

Oren Levi: İyi yönde rekabet etmek derken neyi kastediyorsunuz?

Michael Laitman: Bu ifadeyle çocukları ve genel olarak herkesi kastediyorum. Rekabet etmemiz gereken ve dolayısıyla ihtiyacımız olan şey hepimizin gerçekten zevk aldığı iyi şeyleri seçmektir. Bu vazifeyi, eğilimi, yani yapmak zorunda olduğumuz ve bizden çıkan bu kötülüğü, başka birine bir şey yaptırmak için kullanabileceğiz. Özellikle çocuklara ve hatta yetişkinlere de… Onlara bu konuda izin vermeliyiz ki araba, dövüş ya da futbol oynayabilsinler. Neden tüm bunlar özellikle bu zamanda gelişmiştir? Çünkü bu, insanın biraz buhar üflemesini sağlar. Sadece daha iyisini yapmamız gerekiyor, yapmak istediğimiz şey budur. Çocuğa rekabeti kullanarak toplumu daha iyiye nasıl götüreceği bilgisini vermeliyiz. Rekabetin iyi sonuçlar vermesi mümkündür.

Konuk: Peki, eğer çocuk kart veya bowling oynarsa ve iki taraftan birine katılması için davet edilirse buna izin vermeli miyiz?

Michael Laitman: Onları istediği şekilde kontrol edecek kadar akıllı olmalıdır. Eğer söylediğiniz gibi bir şeyden kaçınamıyorsa, onları istediği şekilde kontrol etmelidir.

Konuk: Burada kastettiğiniz tam olarak nedir?

Michael Laitman: Gruplar arasındaki rekabet ya da mücadele çocukta nefret duygusu uyandırmamalıdır.

Konuk: Böylelikle grubun içinde olumlu bir etken olacaktır.

Michael Laitman: Çünkü kimse bundan faydalanmıyor. Nasıl yapılacağını düşünmeliyiz. Fakat ona karşılık vermeyi öğretmemeliyiz. Çünkü o zaman çocuk karşısındakine vurur, o da ona vurur. Karşısındakine bir bakış atar, o da ona bir bakışla karşılık verir. Biri bir tabanca alır, diğeri de bir tabanca alır. Olacağı budur.

Konuk: Çocuğa kurnazlığı nasıl öğretiriz?

Michael Laitman: Onun için olumlu bir kurnazlık; farklı tartışmalardan kötü anlaşılmayacak bir şekilde nasıl kaçınacağını bilmesidir. Çünkü onun için esas olan kendi egosunun içinde kalmamaktır. Her durumdan zarar getirmeyecek bir şekilde nasıl çıkacağını bilmelidir.

Konuk: Çocuğun başkalarının doğasını anlamak için neye ihtiyacı vardır?

Michael Laitman: Politikaya ihtiyacı vardır. Orada olumlu bir kurnazlık olmalıdır. Öyle ya da böyle bütün bu mücadelelere katlanmayı değil, onlardan kurtulmayı istiyorum. Bugün bunlar bana karşı çıkacak, yarın şunlar karşı çıkacak, vs.

Konuk: Bu, her ebeveynin çocuklarına öğretmek istediği bir şey.

Michael Laitman: Bu işe ebeveynlerle başlamalıyız. Evet, geri dönüp nasıl yapacağımızı öğrenmeliyiz.

Oren Levi: Dr. Laitman, vaktimiz neredeyse doldu; fakat bir ebeveyn olarak hep aklımda tutmam gereken en önemli anlayışın ne olduğunu sormak istiyorum. Hangi anlayış bana doğru davranışı sergilememde yardımcı olur?

Michael Laitman: Öğretmek zorundayız. Ebeveynleri eğitmemiz gerekmektedir.

Oren Levi: Sormak istediğim: Aklımda tutmam gereken en önemli anlayış nedir?

Michael Laitman: Dünya kötüdür; çünkü insan doğası kötüdür. Yapabileceğimiz tek şey çocuklara değil, ebeveynlere yavaş yavaş öğretmek, onları eğitmektir. Çocuklar onları duyamazlar; çünkü içlerinde hareket halinde olan tek şey kötü eğilimdir. 12-13 yaşlarına kadar iyi bir eğilim olmadığı, sadece kötü eğilimin olduğu söylenir. Bu nedenle yetişkinlere öğretmeliyiz. Başkalarına karşı bu kadar kötü olmamak için ne yapmalıyız? Çocuklar toplumun içinde bulunduğu bu atmosfer, bu ruh yardımıyla bize ne olduğunu hissedecekler ve sakinleşeceklerdir.

Oren Levi: Dr. Laitman çok teşekkür ederim. Bizimle birlikte olduğunuz için teşekkürler. Bir dahaki söyleşide görüşmek üzere en iyi dileklerimle!

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,391