e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Dr. Laitman ile Yeni Hayat > Yeni Hayat 1099 – Suçluluk Duygusu

Yeni Hayat 1099 – Suçluluk Duygusu

Oren Levi: Merhaba. Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat söyleşi serisinde bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. Merhaba Dr. Laitman.

Dr. Laitman: Herkese merhaba.

Konuk: Merhaba.

Oren Levi: Bugün suçluluk duygusundan bahsetmek istiyoruz. Bazı insanlar, bazen olanlar için suçluluk duygusu hissedip kendilerini hırpalarlar. Daha iyi bir hayat için bundan nasıl kurtulabileceğimizi anlamak istiyoruz.

Konuk: Nietzsche, “İnsanoğlunda saldırganlık sınırlandırılmıştır. İnsanlar, saldırganlıklarını dışa vurmak yerine içlerinde tutarlarsa o, kişiyi canlı canlı yiyen bir vicdan hâline gelir” demiştir. İnsanlar çoğu kez yapmış oldukları çeşitli hatalardan dolayı kendilerini suçlu hissediyorlar. Yaptıkları veya yapamadıkları şeylerden ötürü kendilerini hırpalıyorlar. Özellikle şimdilerde çoğu zaman anne ve ebeveynler bunu, tüm bu yük ve baskıyı hissederler. Anneler genelde çocuklarının yanında olamadıkları veya onların ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadıkları için suçluluk duygusuyla yaşarlar. Sorun şu ki bu his bizim gelişmemize yardımcı olmuyor. Hatta belki de işleri daha da kötüleştiriyor. Suçluluk duygusu hakkında konuşmak istiyoruz. Bu duygu nereden gelir ve onunla ilgili ne yapabiliriz? Sizin bakış açınıza göre suçluluk duygusunun ne olduğunu az da olsa anlamak isteriz.

Dr. Laitman: Bir psikolog olarak sizin ifadelerinizden anladığım kadarıyla kişi, olan her şey veya meydana gelen belirli bir olayın sebebi olarak kendini gördüğünde suçluluk duygusu hisseder. Bu olay kendine karşı değil de başkalarına karşı ise o zaman asıl suçluluk duygusu hissedilir. Kişi bununla ilgili ne yapabilir? Her şeyden önce bu his, gelişmiş insanlarca hissedilir. Şu an bir çiftçiden mi, oyuncudan mı, kimden bahsediyoruz bilmiyorum. Sade bir insan nasıl tanımlanır onu da bilemiyorum. Bu kişi neyden pişmanlık duyar, neye dikkat eder? Belki birini rehin alıp ona nahoş bir şey yaptı ya da bir zarar verdi. Ancak gelişmekte olan ve belli bir yaşa gelmiş kişiler, çocuklar hakkında konuşursak onlar, ne zaman ki ebeveyn olurlar, o zaman kendi ebeveynlerine ve yakınlarına bir zamanlar ne kadar kötü ve acımasızca davrandıklarını anlamaya başlarlar. Çocukken ne kadar egoist olduklarını görürler. Suçluluk duygusu, en nihayetinde kişideki insani tarafı yükseltir. Bu nedenle onun kötü bir şey olduğunu söyleyebilirsiniz. Öncelikle bu olguya yer vardır çünkü onun nasıl olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda bir insanın suçluluk duygusu olmaksızın büyüyemeyeceğini düşünüyorum.

Konuk: Bunun vicdanla bir ilgisi var mı?

Dr. Laitman: Kişinin vicdanıyla, birine olan gönül borcuyla ilgisi vardır. Kişi bu borcu, ebeveynleri artık hayatta olmadığı için ödeyemez. Artık onlara karşı davranışlarından dolayı pişmanlık hisseder. Onlara yaptığı tüm kötülüklerin karşılığını veremeyecektir. Bana bu tür olaylar anlatan ve gerçekten yaptıklarını ödeme konusundaki isteklerini keşfeden insanlar tanıdım. Bu kişinin gelişmesine, yaşına bağlıdır. Bunu genç yaştaki insanlarda göremeyiz. Ancak 40-50-60 yaşlarına yaklaşan ve hatta bu yaşları geçen insanlarda görebiliriz. Bugün yaşam tarzımızın da etkisiyle 50 hatta belki 60 yaşına erişmemiş insanların, suçluluk duygusu hissedemediğini düşünüyorum. Bu kişiler, bir şeyleri başarma konusunda hâlâ ilham alan ve heyecanlı bir durumdadır. Geriye bakmazlar, geçmişte diğer insanlara yaptıkları ile aynı doğrultuda olan herhangi bir şey keşfetmezler.

Konuk: Suçluluk duygusunu hissetmek için ne tür bir hassasiyetleri vardır?

Dr. Laitman: Siz söyleyin, siz psikologsunuz.

Konuk: Evet ancak daha genç yaştaki birinin, bu duyguyu hissetmediğini söylüyorsunuz. Neden?

Dr. Laitman: Genç bir insan, hayatını ilerletmekle meşguldür. Kendisine ya da başkalarına karşı yaptıklarını dikkate almaz, onun için temel şey bir hedefe ulaşmaktır. Kişi daha dengeli olduğu ve geldiği noktayı, nedenleri, bir şeyi neden yapması ya da yapmaması gerektiğini hesaplayabildiği bir koşula vardığında, suçluluk duygusu hissedebilir. Bir şeyi, bir şekilde yapıp yapmamayla alâkalı olan soru, kişiyi kendisini eleştirmeye yönlendiren sorudur. Geçmişte ne yaptım, ebeveynlerime, yakınlarıma, genel olarak herkese nasıl davrandım? İnsanlar bana ne kadar da iyi davrandılar! Ancak şimdi kişi, insanların ona nasıl iyi davrandığını ve kendisinin ne kadar nankör olduğunu görür.

Konuk: Yani olgunlaşır ve dışardan kendine bakabilir.

Dr. Laitman: Buna, kişinin içindeki temsilci denir ve insan seviyesi buradan doğar. Yani suçluluk duygusu, bir kişinin olgunluğuna ve çocukluğunu bırakışına işaret eder. Bu ancak 14-15 yaşlarında olabilir ama yine de kişi bunu ısrarla istemezse ilişkilerini umursamayacaktır. Hayat boyunca diğer insanlara duygusal anlamda nasıl davrandığını dikkate almaz. Bu durumda o henüz bir adam değildir, hâlâ bir delikanlıdır.

Konuk: Peki. Suçluluk duygusu, çevremizden sorumlu hissetme yeteneğimizin çok olumlu bir yönüne sahipmiş gibi görünüyor.

Dr. Laitman: Doğru fakat bu yolun sadece ufak bir kısmıdır. Çünkü bu kişiler çok acı çeker, yaptıklarının üstesinden gelemezler, intihar etme noktasına kadar kendilerini hırpalarlar. Artık buna katlanamazlar. Bu kişiler, insanların kendilerine davrandıkları gibi, onlara karşı iyi olmadıkları için kendilerinin ne kadar kötü olduklarını görürler. Burada sadece bizim neyimiz olduğunu görmeliyiz. Neden suçluluk hissediyoruz ve bu konuda ne yapmalıyız?

Konuk: Bu duyguları, çocuklarda ve gençlerde 40 yaşından önce geliştirmenin iyi olduğunu düşünüyor musunuz?

Dr. Laitman: Bunu kendi başınıza yani yapay bir şekilde gerçekleştirmenin mümkün olduğunu sanmıyorum. İnsanları tanıdığım kadarıyla buna inanmıyorum. Bu etkilerin hiçbirine inanmıyorum. Belki toplumun kişi üzerindeki etkisi, onun içinde bir suçluluk duygusu gelişimini biraz olsun hızlandırabilir fakat yine de bu gerçek olmayacaktır. Ancak suçluluk hissi, bir insanın içinde uyandığında o kişinin yardıma ihtiyacı olur. Psikologların bu duruma nasıl yaklaştıklarını bilmiyorum fakat Kabalistler her şeyden önce, kişiye hayatta yaptığı her şeyi aslında yapmamış olduğunu açıklamamız gerektiğini söyler çünkü kişi Üst Güç tarafından yönlendirilmektedir. Bu nedenle kişi hiçbir şekilde bunun suçlusu değildir. Yani bu böyle olmak zorundadır. Her an suçluluk duygusu hissetmenin benim için yasak olduğunu, suçlu olsam bile “O’ndan başkası yok” gerçeğinden yola çıkarak, yapılan her şeyi Yaradan’ın yaptığını söylemem gerekmektedir. Bunu biliyorum veya bilmiyordum, hiç fark etmez. Tüm bunlar geçmişte kaldı ve belki suçlu olmam konusunda hissettiğim şey doğrudur, belki de değildir. Birçok ruh hali var, kişinin kendini tasvir etme şeklini kim bilebilir? Bu, gece dışarıda bir ayı hayal etmeye benzer. Yine de hepsini Yaradan’a atfediyoruz.

Oren Levi: Yaradan nedir?

Dr. Laitman: Üst güçtür, kaderdir, alın yazısıdır, tüm bu koşulları yaşadığımız doğadır. Şimdi bu neden bu şekilde yapıldı? Başkalarına iyi davranma gerekliliğimizin geçmişte olanlardan duyduğumuz pişmanlıktan ileri gelmediğini bilmeliyiz. Yani geçmişi düzeltemeyiz, bu noktadan sonra dünyadaki herkese ve her şeye karşı iyi olabiliriz. Tıpkı geçmişte bazı insanların, bizim için yaptıklarından etkilendiğimiz ve bunu nasıl göz ardı ettiğimizi hissetmediğimiz gibi. Gerçekten de bize karşı olan iyi davranışlarının karşılığını veremedik. Onlara sırtımızı döndük ve öylece devam ettik. Çok fazla bu tarz görüntüyle karşılaşıyoruz. Şimdi bunları yapacağımız iyi şeylere dönüştürmek, herkese karşı iyi olmaya çalışmak zorundayız. Onların bize davrandığı şekilde değil, dünyada hiçbir kötülük olmadığını öğretmek için. Ancak üst güç, doğa, Yaradan -nasıl isimlendirdiğinizin bir önemi yok- bize diğerleriyle nasıl iyi anlaşacağımızı öğretmektedir. Öyle ki hiç kimse geçmişe dair hiçbir suçluluk hissetmeyecek ancak herkes şimdi ve gelecekte daima iyi hissedecek.

Konuk: Kişi hatalarından nasıl ders çıkarmalı? Anladığım kadarıyla bu noktada manidar bir şey öğrenmesi gerekiyor.

Dr. Laitman: Hayır, eğer bunu bizi kontrol eden, her şeyi düzenleyen doğanın gücüne atfedersek, o zaman zaten geçmişimizdeki ve geleceğimizdeki suçluluk duyguları ile uygun bir biçimde ilişki kurabiliriz. Doğanın gücü tarafından kontrol edildiğimin ve yarın başıma neler geleceğini bilmediğimin farkındaysam, geçmişte yanlış yaptığım bir şey için pişmansam, onun ben olmadığımı, sadece bana öyle yapıldığını ya da yaptırıldığını bilirim. Bu yüzden yapmam gereken, her an kendimi bu iyi güce bağlı tutmaktır. Eğer daha yüksek, üstün bir gücün kontrolünde olduğumu anlarsam, kesinlikle kimseye zarar vermem.

Konuk: Bu sadece zarar vermekle ilgili değil, aynı zamanda iyi şeyler yapmakla da ilgili. Eğer çocuğuma yeterince iyi davranmadığımı, büyük anne ve büyük babama yeterince yatırım yapmadığımı anlarsam, o zaman benim de yapmam gereken bir şey olduğunu fark ederim. Çünkü bunu basitçe üst güce bağlamak, benim pasif kalmam demektir.

Dr. Laitman: Hayır, pasif kalmazsınız. Başkalarına, herkese karşı iyi olmaya çalışıyorsunuz. Temel şey, beni ve tüm insanlığı kontrol eden bu üst güçle iyi bir ilişki içinde olmaktır.

Konuk: Bu, ifşa ettiğim kötülüğü nasıl ıslah eder?

Dr. Laitman: Öncelikle, sonuç olarak, kimseye hiçbir zarar vermediğimi anlıyorum. Ancak geçmişte doğru davranıp davranmadığıma dair bilincimin olmadığı bazı koşullardan geçtim. Sanki küçük bir kuklaymışım gibi kontrol edildim. O şekilde davranmamın sebebi buydu. Bu noktadan itibaren doğanın gücünün kontrolü altında olduğumu biliyorum. Doğayla beraber olmayı, ondan ayrılmamayı istiyorum. Ancak böyle iyi bir şekilde, herkese karşı iyi davranarak yaşamaya devam etmek istiyorum.

Konuk: Herkese karşı iyi ve güzel bir tutum sergilemek ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: Bunun için başkalarının yerinde olduğumu farz etmeliyim. Eğer öyle olsaydı, onlara karşı iyi davranmak ne anlama gelirdi?

Konuk: Yani çevremdekiler gibi hissetme yeteneği, iyi olmaya çalışmak anlamına mı gelir?

Dr. Laitman: Evet, diğerleri sizden ne istiyor?

Oren Levi: Bir sorum var. Geçmiş için kendimizi hırpalamak yerine…

Dr. Laitman: Bu yasaktır. Onu yapanın siz olduğunu düşünüyorsunuz fakat bu yanlıştır. Bugün bile yaptıklarımızı kendimiz yapmıyoruz. Yapan, doğanın gücüdür. Bunu birçok söyleşimizde de konuştuk. Bizi yönlendiren, doğanın güçleridir.

Oren Levi: Bu nedenle herhangi bir şeyle nasıl ilişki kuracağımı anlamak istiyorum. Diyelim ki bir sene önce, dün ya da 20 sene önce Tael’e kötü bir şey yaptım ve bugün bunun için kendimi suçlu hissediyorum. Sizin anlattıklarınıza göre eğer bu durum geçmişte kaldıysa, suçlu hissetmenin ve kendimi hırpalamamın bir anlamı yok. Bu, bizlerin, doğanın güçleri tarafından kontrol edilme şeklimizdir ve diğerlerine karşı iyi davranmaya odaklanmak gerekmektedir. Bununla ilgili birkaç sorum var. Geçmişte ona olumsuz davranmama neden olan kuvvetin iyi kuvvet, doğanın kuvveti olarak adlandırıldığını ifade ediyorsunuz. Bu iyi gücün ne olduğunu bilmiyorum. Farz edelim ki hepimizi, sanki birer ipli kuklaymışız gibi harekete geçiren, yöneten ve bize hatalar yaptıran bir çeşit güçtür. Tael buna iyi kuvvet diyor ve bunu fark eder etmez her şeye ve herkese karşı iyi davranmaya başlamamız gerekiyor. Eğer bu güç bana 20 sene önce kötülük yaptırdıysa, bu kötü güç olmaz mı?

Dr. Laitman: İyi ve kötünün ne olduğunu anlamıyoruz. Herkesin yaşamda hastalıklar, çeşit çeşit sorun ve sıkıntılar yaşadığı aşikârdır. Siz bunların nereden ve niçin geldiğini anlamıyorsunuz. Doğanın tüm güçlerini anlamadığımız için görmediklerimizi görmüyoruz. Ancak birine zarar verdiğimi gördüğüm yerde kendimi gerçekten suçlarım. O hâlde mesele basittir. Kendimi ben inşa etmedim, kendimi oluşturan ben değilim, doğamı ben yaratmadım. O kadar duyarsızım ki, başkalarının dediklerini ya da ima ettiklerini duymayan bir sağır oldum. Onlara tüm kalbimle iyi bir yanıt veremiyorum. Ben işte buyum! Benden ne istiyorsunuz? Geçmişte nasılsam o durumumdan ötürü pişmanlık duymam gerektiğinden, artık daha hassas hâle geldim. O zaman bugün olduğumdan tamamen farklı biriydim. Bugün hassasım, bugün anlıyorum. Ne yapmalıyım? Belki de on yıl sonra bugünümden pişmanlık duyacağım. Bugün ben kimim ve geçmişte kimdim? Benim gelişimimi sağlayan doğadır. Doğanın bizleri geliştirmesinden kaçamayız. Bizi bir araya getirir, olan her şeyi o yapar, tüm bu farklı koşulları getirir ve sonunda ondan, tüm bu süreçten, gelecekte nasıl davranacağımızı öğreniriz. Gelecekteki davranışımızı belirlemenin tek yolu vardır. Tek bir seçenek. Bizi bu şekilde kontrol eden ve ilişkilerimizi öyle veya böyle şekillendiren doğanın üst gücüyle özdeşleşeceğiz. Bu koşulları kendimize atfetmemeliyiz çünkü o, biz değiliz. Sanki bu koşulları biz yaratıyor, aramızdaki tüm bu rastlantıları biz şekillendiriyor gibiyiz. Kendimize has karakterimizi bize veren sanki biziz. Ne için suçluluk duyuyorum? Eğer kendimi oluşturan ben değilsem, beni kim yarattı? Kendimi suçlu hissettiğim tüm bu olaylara sebep olan ben değildim.

Oren Levi: Kendimizi herhangi bir sorumluluktan kurtarıyor muyuz?

Dr. Laitman: Öyle.

Oren Levi: Bu biraz çocukça.

Dr. Laitman: Hayır, değil. Tam tersi bu sadece yolun yarısıdır. Diğer yarısı doğanın gücüne bağlı kalma ve her şeyin onun ellerinde olduğunu söyleme zorunluluğumuzdur. Bizleri içimizde kontrol eden o kuvvete her zaman bağlı kalmak istiyoruz. Belki de bu suçluluk duygularına bağlı olan arzular yardımıyla hissetmeye başlayacağım bir koşula geleceğim. Hissetmeye başladığım doğa gerçekten eşsiz, bilge, akıllı, bizi bu şekilde geliştiren, hedef odaklı bir kuvvettir. Bu genel gücü hissetmeye başlayacağız. Bu sayede, İbranice’de Âdem olarak geçen, burada gerçekliği kontrol eden üst gücün kim olduğunu ifade edebilen insan olacağız. O bizi yaratmıştır, tüm koşulları yaratmıştır. Birinden bir sonrakine geçilen bu koşullar vasıtasıyla bugün, iyi ya da kötü görünen kesin bir sonuca varmayı sağlayacak şekilde oluşturmuştur. Geçmişe bakıp olanları analiz etmeye başladığımda görürüm ki bugünkü ben ile 10 yıl önceki ben aynı kişi değiliz. Ne yaparsınız? Doğru bir şekilde karşılık vermek istiyorsak, bugün kendimizi doğanın ellerine bırakmaktan başka yapacak bir şeyimiz kalmamıştır.

Oren Levi: Geçmişe baktığımızda, orada olan ben değildim. O şekilde yönetildim ve o durumları geçmişte bırakmam gerekiyor. Tam olarak anlamadığım şey şu: şimdi, şu anda ne yapmam gerekiyor?

Dr. Laitman: Şimdi yapabileceğim en fazla iyiliği yapmalıyım. Elimden gelenin en iyisini yapmalıyım ve doğanın gücüne sıkıca bağlanmalıyım.

Oren Levi: Az önce söylediğinizi açıklayabilir misiniz?

Dr. Laitman: Yani, şimdi beni kontrol eden doğa ile bağlantılı olduğumu hem hissetmeliyim hem de anlamak zorundayım.

Oren Levi: Doğa nedir?

Dr. Laitman: Doğa: içinde var olduğumuz her şeydir. Düşünce ve arzularınız, nitelikleriniz, dürtüleriniz hepsi doğanın sesleridir. Bütün arzularımın, bütün bu şeylerin herkesin yararına çalışmasını istiyorum. Gerçeklikte olumlu bir güç olmak istiyorum. Bundan sonra kesinlikle suçluluk hissetmeyeceğim.

Konuk: Bu, suçluluk duygusu için bir tedavidir.

Dr. Laitman: İşte şimdi geldiğimiz nokta budur. Başlangıçta, suçluluk duygusu ile ilgili ne yapacağımızı konuşmuştuk. Bunun cevabı: gerçekliğe yönelik olumlu bir güç olmaktır

Konuk: Peki, bir sorum olacak. Olan her şey için fazlasıyla sorumluluk hisseden insanlar tanıyorum. O kadar fazla suçluluk duygusuna sahipler ki, eğer birinin canı yanarsa ‘bu kesin benim yüzümden oldu’ diyorlar. Her şeyi kendileri ile ilişkilendiriyorlar. Olan her şey için suçluluk hissetme eğiliminin, Yahudiler için yaygın bir özellik olduğunu söyleyen biri vardı. Sorumluluğumun bittiği yer aslında neresidir? Bir insan bu çizgiyi çekebiliyor olmalıdır. Şu konuda sorumluluk alabilirim ama bu konuda almam, vs. Aksi takdirde bu çok zor olur.

Dr. Laitman: Bu, ayrıca konuşmamız gereken bir konu. Ancak tek bir şey söyleyebilirim: tüm dünyadan sorumlu olduğumu hissetmeliyim.

Konuk: Tamam. Bu kulağa oldukça ağır geliyor.

Dr. Laitman: Evet ama aynı zamanda suçluluk duygusu o kadar güçlü ki hayatta iyi hiçbir şey görmediğim noktaya kadar kendimi hırpalıyorum.

Konuk: Her şeyin kendi suçu olduğunu düşünen insanlara ne önerirsiniz?

Dr. Laitman: Söylediğimiz gibi hayatı, her şeyin üst güçten geldiğini görebilmemizi sağlayacak yöntemi onlara iletmemiz gerekmektedir.

Konuk: Her şey için suçlanacak birileri olduğu konusunda haklılar mı?

Dr. Laitman: Hayır, böyle hissederler. Dünyayı kontrol edenlerin kendileri olmadıkları hissini değiştirmek durumundalar. Bu nedenle suçlanacaklar onlar değildir. Fakat her şeyi kontrol eden üst güçtür. Eğer üst güce bağlanırlarsa suçluluk hissetmezler.

Konuk: Neden?

Dr. Laitman: Çünkü kontrol eden onlar değildir. Kontrol ediliyorlar. Yapacakları ne kaldı? Her şeyi kontrol eden üst güce bağlı olmak. Böylelikle, üst güce bağlı oldukları derecede, her şeyin bir bütün ve ne kadar mükemmel olduğunu hissedeceklerdir. Hiçbir suçluluk hissetmeyecekler.

Konuk: Tüm dünyadan sorumlu olduklarını söyleyerek söze başladınız. Bu onların hissettiği şey midir?

Dr. Laitman: Tüm dünyadan ve tüm dünyayı yalnızca bir üst gücün yönettiği bilgisini geri getirmekten sorumludurlar. Bu dünyadaki hiç kimse, bu bilgiyi iletmekten başka hiçbir şeyden sorumlu değildir. Bu bilgi herkesi sakinleştirecektir.

Oren Levi: İnsanoğlu olarak farklı durumlara dair deneyimlediğimiz tüm arzularımız sizin doğa kuvveti dediğiniz bir güç tarafından kontrol ediliyor. Bu yapı, ilişkilerimizi nereye götürecek?

Dr. Laitman: Buna erkek ve kadın arasındaki kutsallık denir. Yani doğa için iyi olan, her ikinizi de yaratmış olan, ikiniz arasında var olmayı sürdürmek için ikinizi biçimlendirmiş olan ve onu ifşa etmek istediğiniz ve görüp hissettiğiniz her şeyle birlikte var olan bir koşula erişeceksiniz. Yani sizi meydana getirmiş olan doğa üçüncü bir partner olmak zorundadır.

Oren Levi: Onu gerçekten de ilişkilerimizde mi ifşa etmek istiyoruz?

Dr. Laitman: Tabii ki. Aynı zamanda her şeyde.

Oren Levi: Tam olarak neyi ifşa etmekten söz ediyorsunuz?

Dr. Laitman: Bizi nasıl kontrol ediyor? Siz, ben ve herkesi. İyi üst güç tarafından kontrol edilen dünyayı tam ve bir bütün olarak gördüğümüz için artık suçluluk hissetmediğimiz bir koşulda olduğumuzu keşfettiğimizde bu olacaktır.

Konuk: Ama yine de elimizden geldiği kadarıyla iyi şeyler yapma konusunda birbirimize karşı sorumluyuz.

Dr. Laitman: Karşılıklı iyi davranış, herkesin ne kadar iyi gücün kontrolü altında olduğunu ifşa etmesine yardımcı olmak demektir.

Oren Levi: Dr. Laitman, söyleşimiz gerçekten inanılmazdı. Çok teşekkürler. Bizimle birlikte olduğunuz için teşekkür ederiz. Bir dahaki söyleşide görüşmek üzere, en iyi dileklerimle!

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,293