e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Dr. Laitman ile Yeni Hayat > Yeni Hayat 1105 – Hayat ve İletişim Ağı

Yeni Hayat 1105 – Hayat ve İletişim Ağı

Oren Levi: Merhaba. Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat söyleşi serisinde bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. Merhaba Dr. Laitman.

Dr. Laitman: Herkese merhaba.

Oren Levi: Bugün Dr. Laitman ile hayat ve iletişim ağı hakkında konuşmak istiyoruz. Hayatımızı düşündüğümüzün de ötesinde etkileyen çeşitli ağlar içerisinde yaşadığımız ortaya çıktı. Bu mekanizmanın nasıl işlediğini ve hayatımızı nasıl daha iyi bir hâle getirebileceğini anlamak istiyoruz.

Konuk: Hepimiz internete, Twitter, Facebook ve diğer ağlar gibi çeşitli sosyal medya bileşenlerine alışkınız. Ancak insanlar olarak, bizlerin iletişim ağları içerisinde yaşadığımız fikri 20. yüzyıldan beri bilimin üzerinde çalıştığı bir şeydir. Bir sosyal ağ, birçok insan ya da kurum, kuruluş arasındaki bağlantıdır. Ağ bilimi, bu ağları birbiri ile karşılaştırmak, yoğunluklarını ölçmek için çeşitli matematiksel araçlar kullanır. Bu sosyal ağlar üzerinde çalışmak için farklı parametreler kullanırız. İlginç olan şey şu ki bilim insanları, bu ağlar aracılığıyla birbirimize farklı düşünceleri, fikirleri, hisleri, tarzları aşıladığımızı tespit etmiştir. Tabii ki kilo alma, sigaraya başlama ve yaptığımız diğer farklı şeyleri bile birbirimize bulaştırdığımızı gösteren “Connected” adlı bir araştırma mevcuttur. Araştırmacıların söyleyemediği şey, bunun nasıl meydana geldiğidir. Neden bunları birbirimize bulaştırıyoruz? Bazen birbirlerine coğrafi olarak çok uzakta olan insanlar farklı düşünceler, hisler, vb. yakalarlar. Bu ağın nasıl işlediğini tam olarak açıklayamazlar. Bugün hakkında konuşmak istediğimiz şey işte budur. Kabala tüm bunlara nasıl bakmaktadır? İnsanı, bir ağ içinde yaşayan bir canlı olarak nasıl görmektedir?

Dr. Laitman: Mesele şu ki Google, Twitter, internet ve tüm web, var olmadan önce bizler yine de bir ağ içinde bağlantıdaydık. Bu sadece doğanın ağıydı. Öyle ya da böyle, hoşlansak da hoşlanmasak da doğa tarafından kontrol edilmekteyiz. Bunu görmek ya da hakkında konuşmak istemiyoruz. Ancak titizlikle kontrol ediliyoruz. Bizlerin özgür insanlar olmadığımız açıktır. Bizi kontrol eden ve yöneten doğadır. Bunun farkında değilizdir çünkü insan seviyesinde nasıl yönetildiğimizi hissetmeyiz. Yetişkinler tarafından nasıl yönetildiğini bilmeyen bir bebek gibi bizim için de aynısı söz konusudur. Herhangi bir özgür seçimimiz olmamasına ve kontrol ediliyor olmamıza rağmen yönetildiğimizi hissetmeyiz. Bu yüzden ilişkilerimizin tamamı da bizi kuşatan, çevreleyen doğa, doğanın ağı tarafından belirlenir. Her zaman bu ağın içindeyiz. Bundan kurtulamayız ve bu ağ ile ne kadar özdeşleşirsek, onun yasalarını da o derece anlarız. Bizim insani, sosyal gelişimimize kıyasla çok daha yüce yasalar mevcuttur. Birbirimize ihsan etmeye, bir başkasına katılmaya dair farklı bir bağlantı çeşidine yükselebildiğimiz yerde, aramızda işleyen bu ağı ve onun hareketlerinin insanlığı iyi bir koşula getirmeyi garantilediğini hissedebiliriz. Akışlar, sınırlamalar, sıkıntılar ve hatta savaşlar, vb. yoluyla oldukça sıkı bir şekilde bize öğretir, bizi yükseltir. Öyle ya da böyle bizim öğrenme şeklimiz budur. Tabiri caizse bu şekilde terbiye edildik. Bu ağa, aramızdaki farklı iletişim ve bağlantılara minnettar olmamız gerekmektedir. Tamamı, doğanın ya da bu ağın bizi kontrol ettiği adımları tam olarak anlamamamıza rağmen, nihayetinde bizi iyi bir koşula getirmesi için doğa tarafından verilmiştir. Anlayış eksikliği, yol boyunca bize birçok sıkıntı verir ancak bir şekilde iyi koşula varacağız. İyi koşul ağın, iyi bağlantıların ve herkesin arasındaki sevginin iyi bir ağı olarak ifşa olmasıdır. Cansız, bitkisel, hayvansal ve elbette ki insan seviyesi arasında. Çünkü aslında bu ağ insanlara bağlıdır.

Konuk: Araştırmacıların söylediklerinden birini okumak istiyorum. “Connected” adlı kitabın yazarı Dr. Nicholas Christakis şöyle diyor: “Özgür seçimimizin bir yanılsama olduğunu ve herhangi bir şey üzerinden nadiren kontrol sahibi olduğumuza inanmak zor. Ancak veriler o kadar açık ki bunu kabul etmemiz gerekmektedir. İnsanlar topluluk olarak hareket eden bir kuş ya da bir bufalo sürüsünden farklı değildir”. Hayatta farklı kararlar almak ve hiçbir şeyi seçememek konusunda çeşitli örnekler veriyor. Bunların hepsi birbirimize taşıdığımız, tabiri caizse bulaşıcı şeyler. Onları doğru anlarsak, toplumda birçok şeyi değiştirebileceğiz. Var olan bir şeyi ifşa etmeye başlıyoruz ancak bunun nasıl işlediğini ve nasıl doğru şekilde davranmamız gerektiğini açıklayamıyoruz. Bu neden bir ağdır? Niçin keşfettiğimiz şey bir ağ tarafından yönetildiğimizdir?

Dr. Laitman: Bu doğadır.

Konuk: Doğa bir ağ mıdır?

Dr. Laitman: Evet, özellikle her birimizi ve hepimizi birlikte kontrol eden bir ağdır. Fakat ilginç olan şey, görmediğimiz ve anlamadığımız başka bir şeydir. Her zaman doğada yeni şeyler keşfediyoruz. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi yardımıyla etrafımızı saran doğa kanunlarını açığa çıkarmak istediğimiz ölçüde, burada ek bir şey vardır. Sanki kendi ağımızı bilmek istemiyormuşuz gibi her şeyi bilmek istiyoruz.

Konuk: İnsan ağı.

Dr. Laitman: Doğru. Bunu bilmek istemiyoruz. Egomuz buna direniyor.

Konuk: Neden? Niçin buna direniyoruz?

Dr. Laitman: Çünkü bu ağ bize karşıdır. Bu ağa göre birbirimize bağlı olduğumuzu ortaya çıkardık. Herkesin başkalarını düşünmesi gereken noktada, iyi ve hoş ilişkiler kurmamız gerekiyor. Çünkü ağ sizi bu şekilde davranmaya zorlar. Bunlar doğanın kanunlarıdır ve bu nedenle bunları bilmek istemiyoruz. Bunun dışındaki doğa kanunlarını ifşa etmek istiyoruz.

Konuk: Araştırma buna değinmeye başlıyor fakat bu bilgiyle ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Dr. Laitman: Orada duruyoruz, daha derine inmiyoruz. Çünkü burada, her birimizin içinde durduğumuzu hissediyoruz. Zorlandığımı, mecbur edildiğimi bilmek istemiyorum. Annemin bana iyi davranmamı, şu veya bunun gibi olmamı, bir yere zamanında gitmemi ve kıyafetlerimi temiz tutmamı söylediği çocukluğumdaki gibi. Bunu duymak istemiyorum. Arkadaşlarımla oynamak için dışarı çıkıncaya kadar sürekli “evet” diyorum. Bugün yetişkin olduğumuzda da aynı şey geçerli. Yalnızca bağlantımızla ve doğa ananın bize söyledikleri ile ilgili değilse bilim ve farklı şeyler gibi çeşitli oyunlar oynuyoruz.

Konuk: Günümüzde bilim, özellikle herkes hakkında nasıl bilgi toplanacağı, nasıl satış yapılacağı yönünde kullanılmaktadır.

Dr. Laitman: Satış yapmak. Bu başka bir şey ancak nasıl değişileceği değil.

Konuk: Peki. Neden bunları daha derinlemesine araştırmalıyız?

Dr. Laitman: Çünkü doğa sonunda bizi zorlayacak, eğip bükecek ve bizi değiştirip doğanın tüm sistemi gibi bağlantıya getirecektir. Bu nedenle başka bir seçeneğimiz yoktur. Yalnızca darbeler, savaşlar ve büyük sorunlar aracılığıyla değişeceğiz ama olacak.

Konuk: Ağ aslında nedir? Onların düşüncelerini kontrol eden nedir?

Dr. Laitman: Ağ, doğanın tüm seviyeleri arasındaki ideal bağlantıdır. Sadece iyi, hoş ve doğrudan bir bağlantı. Cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeler arasında nasıl var olduğunu görüyoruz ve aynı zamanda bu üzerinde çalıştığımız bir şeydir. Bunlar bizim kanunlarımızdır. Eğer konu cansız seviye ise fizik kanunlarıdır. Bitkilerle ilgiliyse biyolojidir, zoolojidir. Örneğin tıp ve çeşitli şeyler genelde kimya alanına girer. Konuşan seviyeyle alâkalı kanunlar da mevcuttur. Konuşan seviye, hayvansal seviyede olan bedenimiz değildir, aramızdaki ilişkilerdir. İnsanın kendisiyle, diğerleriyle, evrenle ilişkileridir. Bu zaten insan seviyesiyle, bizim bilinç seviyemizle ilgilidir. Hayvanlar buna sahip değildir ve bizler bu seviyeye ulaşmak istemeyiz. Hayvansal seviyenin üzerine çıkmak istemeyiz. Gerçek şu ki binlerce yıldır bu dünyada, bu gezegende yaşamaktayız ve istediğimiz tek şey hayvanlar gibi olmak. İyi organize olmuş, bolluk içinde yaşayan, karınlarını ve tüm hislerini istedikleri kadar doyurabilen sevimli hayvanlar. Ancak küresel ve doğanın geri kalanı gibi bütünlük içinde olacak olan aramızdaki bağlantılar ağını açığa çıkardığımız seviyeye çıkmak hedefimiz değildir.

Konuk: Bu ağ nedir? İnternetten önce bile var olduğunu söylemiştiniz.

Dr. Laitman: Tabii ki. Bu, doğanın bizzat kendisidir. Doğayı internet meydana getirmemiştir. İnternet, bizi bağlamak ve bize bilgi sağlamak dışında hiçbir şey yapmaz. Eksik bir bilgidir ancak şimdilik yeterlidir. Birbirimize bağlı olduğumuzu görmemize yardım edebilir.

Konuk: Bizim üzerimizde nasıl işliyor?

Dr. Laitman: Bizler yaratılış itibariyle her şeyden önce arzumuzda ve düşüncelerimizde bağlıyız. İbranice’de şöyle söyleriz: “Moha ve Liba” – “akıl ve kalp”, hepimiz buralardan bağlıyızdır. Tüm akıllarımız tek bir büyük akıl içinde birbirine bağlıdır. Tüm kalplerimiz yani tüm duygularımız da tek bir kalpte, tek bir histe birbirine bağlıdır. Her birimiz kendisini tek başınaymış gibi hissetse de kimse tek başına değildir. Hepimiz akılda ve kalpte yönetiliyoruz. Yani zihinsel ve duygusal olarak, genel insan aklı ve zihni vasıtasıyla.

Konuk: Nedir bu genel akıl ve kalp?

Dr. Laitman: Bu sistemdir. Bugün size açıklayabildiğim şeylerden biri budur. Çünkü internetin nasıl çalıştığını anlıyorsunuz. Orada bir zihin var, orada bir kalp var.

Konuk: Evet.

Dr. Laitman: Herkes bir araya geldiğinde, nihai olarak olmasa da, aklı ve kalbi inşa eder. Çok büyük değildir ama bir şekilde bunu inşa ederiz.

Konuk: Bir yanda bilgi varken diğer yanda ağda dolaşan duygular mı vardır?

Dr. Laitman: Ağda mevcut olan hisler ve bilgi, bizim üzerimizde işlemektedir. Bundan besleniriz ve buna göre yaşarız.

Konuk: Bu doğal düşünceler, hisler, duygular nelerdir?

Dr. Laitman: İnternet ve doğal ağın farkı, doğal ağ hepimizi bir araya getirip bir bedende bağlayan küresel ve bütünsel bir ağ iken internet böyle değildir. O yalnızca bizim gibidir, insan doğasının bir izdüşümüdür. Öyleyse iki çeşit ağın varlığı söz konusudur: doğada var olan manevi ya da doğal olanı ve bizim inşa etmiş olduğumuz yapay olanı. Ayrıca yapay ağda zihnimiz ve duygularımız da vardır çünkü insan kendi izdüşümünü meydana getirmiştir. Tıpkı ruh olarak da adlandırılan, akıl ve hislerin bulunduğu manevi ağ gibi.

Konuk: İnternet vasıtasıyla dolaşan bilgi ve hislerin birçok farklı çeşidinin olduğunu biliyoruz. Bunların hepsi hareketli ve karmaşıktır. Asıl soru şu ki doğal ağda neler oluyor? Orada ne tür bilgi ve duygular dolaşıyor?

Dr. Laitman: İnternet ve genel olarak internet olmayan, birbirimize bağlı olduğumuz ağlar vasıtasıyla hareket ediyoruz. Bizi birbirimize bağlayan yalnızca internet değildir. O, genel kültür, eğitim ve değişik şeyler barındırır. İnternet oldukça sorunludur, yalanlarla dolu bir ağdır. Ancak aramızda insan seviyesinde bağ kurduğumuzda, çok fazla sayıda yalan, yanlış anlaşılma, anlaşmazlık ve sorun olmaktadır. Bu ağ, bu dünyadaki insan bağlantısının gerçek ağıdır. Bu nedenle bağlantımız, bu problemlerle olan doğal gerçek bağlantımız, birbirimize olan saygısızlığımız ve egomuz vasıtasıyla herkesin diğer herkesi boyun eğdirme arzusunda olduğunu anlıyoruz. Ancak bu ilişkiler ağı, aramızda bozuk bir etkileşim inşa ediyor olduğumuzun göstergesidir. Bu, ideal bir ağ olan doğanın ağını etkiler ve bu iki ağ arasındaki farklılık, aralarındaki Delta, kaderimizi etkiler ve belirler.

Konuk: Aralarındaki fark nedir? Doğal ağa aşinayız. Onun ideal bir ağ olması ne anlama geliyor? Nasıl ideal?

Dr. Laitman: Birbirimizi tamamıyla desteklediğimiz noktada, bizi birbirimize ideal bir biçimde bağlamasıdır. Bu ağı gördüğümüzde, herkesin kendi ruhunun köküne göre olabilecek en iyi yerde olduğunu fark ederiz. Bu doğal güçler vasıtasıyla kendini tamamlıyor olması ve herkesin kişiyle, bu kişinin herkesle bütünlük ve bağ içinde olması, bizim iyi bağların ve sevginin bir ateş topu olmamız açısından en iyisi. Bu, manevi ağdır. Bu böyledir. Ancak şu anda nasıl bağlantıda olduğumuzu hissetmemize kıyasla hissettiğimiz kadarı çok büyük değildir.

Konuk: Sormak istediğim şu: araştırmacılar neden birbirimize bulaştırdığımız çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin tamamını keşfetmiştir? Evlenmeye, çocuk sahibi olmaya karar verdiğinizde bunu diğerlerine düşünceler, arzular ve bir ağ vasıtasıyla bulaştırdığınızı keşfettiler.

Dr. Laitman: Evet çünkü birbirimize bağlıyız. Bu, birbirimize bulaştırmak ya da bulaştırmamakla alâkalı değil. Hepimiz tek bir büyük ağ içindeyiz, farklı noktalardan, kesitlerden birbirimize bağlıyız. Birinin kalpten ya da zihninden gelecek şekilde bir şey yapması, düşünmesi, hissetmesi… Zihin ya da kalp olarak bizler birbirimize bağlıyız. Fiziksel eylemlerimiz dikkate alınmaz çünkü kesinlikle hepimiz zihin veya kalp yoluyla birbirimize bağlıyız. Fiziksel eylemler sadece kalp ve zihni etkiler. Böylece birini aramak, birine e-posta göndermek, Tweet atmak ya da Facebook üzerinden herhangi bir şey yapmak için kendimi ağa vakfetmem gerekmiyor. Ağın içinde olmam ve her an başkalarıyla etkileşime girmem yeterlidir. Farklı düşünce ve hislere sahibim. Tüm bunlar ağı etkiliyor. Eğer arzularımı ve düşüncelerimi bu ağ doğrultusunda ıslah etmezsem düşündüğüm şey, olan şeydir. Onları gerçekten daha iyisi için ıslah edebilirim. Bu ağın sonucu olarak içimde uyanma şekilleri… İçimde uyandılar. Bu ağın bir sonucu olarak aklımda ve kalbimde düşünceler ve arzular uyandı. Bir şekilde onları ıslah eden bir cihazla onlara nüfuz edebilirim. Sisteme karşı iyi bir tutum ve onları sisteme geri getirmek. Tüm düşünce ve arzularımı ıslah ettiğim ve onları ağa geri getirdiğim o cihaz budur. Bu düşünce ve arzuları ağdan aldıktan sonra onları bu cihazda ıslah ederim ve onları ağa geri bırakırım. Bu cihaz “ruh” olarak adlandırılır, bu “ruh” yardımıyla ağa bağlanırım. Ağdan aklıma ve kalbime ne kadar çok veri alırsam, onları elimden geldiğince iyi bir şekilde işleyebilirim ve onları ağa geri bırakırım. Akıl yönünden gerçekleşen bu iyi katılımın bir sonucu olarak ağın nasıl işlediğini, nasıl birbirine bağlı olduğunu giderek daha iyi anlarım. Ruhum genişler öyle ki genel ruh ya da İbranice’de “Âdem” olarak adlandırılan genel ağın tamamı ile bağlı olduğu gerçekten kavranabilir.

Konuk: Bu gerçekten ilginç. Somut bir örnekle ilgili soru sormak istiyorum. Çoğu zaman sistemden bir baskı hissettiğimizi söylemiştiniz. İnsanlar bazen baskı, boşluk, dalgalanan ruh halleri içinde olurlar. Deneyimlenen, ağdan gelen tüm bu şeyleri, hisleri almak ve sizin ruh olarak isimlendirdiğiniz yapı vasıtasıyla işlemek ne anlama gelir?

Dr. Laitman: Bunun için doğadan, hepimizin birbirimize bağlı olduğu ağdan nasıl veri elde edeceğimizi bize öğreten bir yöntem olan Kabala İlmi’ne ihtiyacımız vardır. Ayrıca bize doğaya nasıl yaklaşacağımızı ya da daha doğrusu tüm insanlığa karşı nasıl bir tutum içinde olacağımızı da öğretir. Bu ağ insanlığın tamamıdır. Burada vurgulamak istediğimiz şey şudur: bu ağ canlı olanları, doğacak olanları kapsar. Her şey bu ağ içerisinde var olmaktadır.

Konuk: Örneğin, insanların daha çok dikkate aldıkları dönemlerden bahsettiklerini görüyorum.

Dr. Laitman: Psikoloji. Bu da onun bir parçasıdır.

Konuk: Bu da bize ağın bir etkisi olarak mı geliyor?

Dr. Laitman: Elbette. Her şey yalnızca bağlantılarımızın ağı vasıtasıyla gelmektedir. Çalışan ve işleyen tek şey odur. Cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeler bile ona dahildir.

Oren Levi: Anladığım kadarıyla internetin ve sosyal ağların icat edilmesinden önce yaratılışın tüm katmanları, bu bağlantılar ağı içinde birbirine bağlıydı.

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Bu ağın içinde karmaşık bir şekilde bağlı olan cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeler var ve onların herhangi bir biçimde bilinçli gelişim veya farkındalık içinde olmaları beklenmez. Ancak her şey sistem içerisinde kusursuz bir şekilde işlemekte.

Dr. Laitman: Evet. Onların arasında insan da var. Ayrıca insan yavaş yavaş gelişmeye başlar.

Oren Levi: Hayvansal dünyadan yavaş yavaş insan gelişmeye başlar ve o aynı zamanda hayvansal dünyanın da bir parçası mıdır?

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Şimdi insan ağı olarak adlandırdığınız bu ağ mı var?

Dr. Laitman: Hayır. Her seviye: cansız, bitkisel ve hayvansal seviyeler de onun içindedir. Onların arasında farklı ağlar mevcuttur. İnsan da onun içindedir, hayvansal seviyeden gelişmeye başlar. Ancak insan daha yüksek bir seviyeye doğru gelişmeye başladığında, sistemi özel bir yolla etkilemeye başlar. Onun sistemi etkileme şekli ego olarak adlandırılır. İnsan, hayvansal seviyenin ötesine geçtikten sonra, sistemi kullanmak, onu ekolojik olarak doğru bir biçimde çalışan, doğa kanunlarına göre işleyen küresel bütünleşik sisteme göre değil de kendi faydası doğrultusunda eğip bükmek ister. İnsan, kötü doğası gereği sistemi sanki kendi iyiliği içinmiş gibi kontrol etmek ister. Ancak aslında doğada var olan bu ortak bütünlüğü sadece mahvediyor olduğumuzu görüyoruz.

Oren Levi: Bu insanın ıslah etmesi gereken kötü eğilimi değil mi yani tüm doğayı kendi yararına kullanma eğilimi?

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Yaratılışın geri kalan kısmına yönelik istismarcı tutumunu ıslah etmeli, değil mi?

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Neden?

Dr. Laitman: Çünkü onun ne kadar kötü ve zararlı olduğunu öğrenerek, iyi olmak için kendini ıslah ederek aslında farkındalık ve bilinç seviyesinde doğanın üzerine çıkar.

Oren Levi: “İyi olmak” ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: Doğanın bütününü tam bir dengede tutmak demektir. Cansız, bitkisel ve hayvansal seviyelerde olduğu şekilde.

Oren Levi: Ne demek istediniz?

Dr. Laitman: İnsan seviyesinde olan, hayvansal seviyenin üzerinde olan insan, herkese zarar verme isteğinin temeli olan kötü bir güce sahiptir. Tüm bu doğru bağlantıları dengeden düşürmek ister. Kötü gücü dengelemek için doğadan iyi gücü, bağlantı gücünü alma yeteneğine sahiptir. İnsan, iyi ve kötü güçler arasında bir dengeye geldiğinde, doğanın tamamını kontrol etmeye başlar. Tüm doğayı işletir. Doğanın tüm bileşenleri, cansız, bitkisel, hayvansal ve ayrıca insan, konuşan kısmı da, hepsi tam bir uyum içindedir.

Oren Levi: Daha önce bu değişimin, sizin deyiminizle bu ıslahın gerçekleştiği bir cihazdan bahsetmiştiniz. İnsan bu ağın bir parçası olduğu için her an bu ağdan düşünce ve arzuları aldığını söylemiştiniz.

Diyelim ki ağın içindeki herhangi bir bireyi ya da bireyleri kullanmakla ilgili olan, içimde uyanan bir düşünce ya da arzuyu, süreci anlamak için belli bir anı dondurmak istiyorum. Daha önce söylediğiniz gibi kendi faydam için, egoistçe iyiliğim için onlara zarar verip kullanarak, onları istismar etmek istiyorum. İçimde uyanıyor, ağdan geliyor. Ruh olarak adlandırdığınız bu kutunun içinde bu ıslah işlemini gerçekleştirmem gerekir. Bu egoist eğilimlerin ıslah edilmesi sürecinin, doğadan dengeleyici iyi gücün çekilebilmesi ile gerçekleştirileceğini açıkladınız. O da aynı ağdan mı geliyor?

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Aslında şimdi bilinçli olarak çekebilirim. Bu, bir şeyi internetten indirmek gibi. Ağdan edindiğim bu istismarcı düşünce ve arzuları kendime çekebilirim. Onları dengeleyecek, iyi yapacak bir şeyi de kendime çekebilirim, öyle mi?

Dr. Laitman: Evet, kötü etkileri kendime çektiğim şekilde, iyi etkileri de çekebilirim.

Oren Levi: Zamanımız neredeyse doldu ama yine de sormak istiyorum. Bu olduğu zaman bir kişinin bilinci genişlemeye başlarsa, tabii ki iyi ve kötü güçler bir araya gelir ve ona tam bir algı verirler. Bu noktada bir kişi, şu an kavrayamadığı neyi kavrar?

Dr. Laitman: Bütün bir ağı. Ruh olarak adlandırılan, onu kontrol eden ağı. O, genel ruhu algılar.

Oren Levi: Bu onun hayatını nasıl etkiler?

Dr. Laitman: Dünyayı, başlangıcından sonuna kadar görür. Her şeyi bilir, kontrol eder. Her şeye ve herkese faydalı olur.

Oren Levi: Ona, aniden her şeyi görüp anlamasını sağlayan bu büyük aklı ne sağlamıştır?

Dr. Laitman: Bu kişi, Yaradan’ın seviyesine ulaşmıştır.

Oren Levi: Bu da nedir?

Dr. Laitman: Doğanın tamamını kontrol eden, zamanın, mekanın, hareketin ve her şeyin üstünde olan, doğanın üst gücüdür.

Oren Levi: Sonuç olarak bir kişi doğuştan gerçek bir bilim insanı değildir. Daha çok duygusal bir tiptedir. O herkese bağlanabilir mi? Bu sistem tarafından desteklenecek mi?

Dr. Laitman: Bunun için Einstein olmanız gerekmez, hem de hiç! Herkes böyle olacak.

Oren Levi: Dr. Laitman çok teşekkürler. Bizimle birlikte olduğunuz için teşekkür ederiz. Bir dahaki söyleşide görüşmek üzere, en iyi dileklerimle!

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,346