e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Dr. Laitman ile Yeni Hayat > Yeni Hayat 1132 – Eşler Arasında Sevgi

Yeni Hayat 1132 – Eşler Arasında Sevgi

Oren Levi: Merhaba. Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat Söyleşi Serisi’nde bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. Merhaba Dr. Laitman.

Dr. Laitman: Herkese merhaba.

Oren Levi: Bugün Dr. Laitman ile eşler arasındaki sevgi hakkında konuşmak istiyoruz. Farklı sevgi türlerine aşinayız ama en özel olanı eşler arasındaki sevgi. Bakalım bu hayatımızı nasıl daha iyi hale getirebilir. Konuğumuz, buyrun.

Konuk: Bizler bunu ezelden beri mümkün olan her türlü medya, edebiyat, tiyatro, TV’de kullandık. Eşler arasındaki sevgi, kültürümüz için gerçekten önemlidir. Bir insanın hayatında çok merkezi bir yere sahiptir, modern bir insanın hayatında daha da fazla. Geçmişte eğer bir ilişkinin sevgiyle ilgisi yoksa o birlikte yaşamak için, hayatta kalmak için bir tür ortaklıktı. Bugün, artık böyle değil! Konu sevgi! Eğer sevgi varsa, birlikte kalabiliriz, her birinin kendi yoluna gittiği sevgi yoktur. Fakat eşler arasındaki sevgi hakkında, bir insanın mutluluk için en temel arzusunda hayatımızda giderek daha önemli hale gelen bir şey vardır. Bugün, bu gerçekten bir kişinin mutluluğu için bir anahtardır. Herkes içimizde yaşaması için sevgiyi arıyor. Sormak isterim, Nasıl eşler arasındaki sevgi ve ilişkiler modern bir insanın hayatında nasıl bu kadar önemli ve bir kişinin mutluluğu için anahtar faktörlerden biri haline geldi?

Dr. Laitman: Mesele şu ki, egomuz, haz alma arzumuz, hayatı hissetme arzumuz sürekli gelişiyor. Ve kuşaktan kuşağa giderek daha fazla gelişiyor. Ve şayet geçmişte ya da hayvanlarda olduğu gibi olsa. Onlar sadece hayatta kalma ihtiyaçlarına göre veya neslin devamı için birbirlerine karşı belirli bir tutum hissederler. Bu yüzden, bir zaman dilimi için buluşurlar. Bunu farklı hayvan türlerinle görürüz ve onlar, onları birbirlerine yakınlaştıran, içgüdüsel bir bağlantıyı gerçekleştirmek için bir araya gelmeye zorlayan doğanın kanunlarını bu şekilde fark ettiler. Bu, doğa kanunları tarafından zorunlu kılınmıştır, binlerce kuşak boyunca insanlarla da böyleydi. Ancak, yavaş yavaş, nesilden nesile haz alma arzusu insanda büyür. Kendini basitçe hareketsiz, vejetatif ve hayvan gibi sürdürmeme arzusu. Sadece yemek, seks ve aile için değil, aynı zamanda para, kontrol, onur, bilgi, kültür için. Burada insan, hayvanların çok ötesinde gelişmeye başlar. Ve hayattan zevk alma arzusu onun içinde gelişmeye başlar. Hayvanlarda bu, hayatı sürdürme arzusudur. İnsanda hayattan zevk alma arzusu olur. Yaşamış insanlara baktığımız yerde, bilirsiniz topraklarında yaşamış basit insanları. Kendilerinin toprak parçaları vardır. Orada ihtiyaç duydukları şeye sahiplerdir. Evcil hayvanlar ve küçük bir ev vardır. Kişi kendi gibi biriyle evlendiğini bilir ve kendine bir ev inşa eder ve inşa etmede yardım alır ve hayatını bu şekilde yaşar. Nesilden nesile böyleydi ancak alma arzusu gittikçe büyümeye başladığında artık küçük bir ev değil, daha büyük bir ev istiyoruz. Ayrıca çalışmak için başka bir köye ya da uzak bir üniversiteye gitmemiz gereken farklı meslekler var, burada sadece küçük toprak parçamla ilgili olan şeyler değil, özel pozisyonlar. Böylece insanlık gelişmeye başladığı için bu aynı zamanda aile yaşamını da gerçekten etkiledi. Daha fazlasını talep etmeye başladım. Nasıl göründüğüm benim için daha önemli hale gelir; onun nasıl göründüğü ve herkesin gözleri. Egomuz nesilden nesile gittikçe büyüyor ve bu da tüm lokomotif. Bu, tüm değişikliklerin kaynağıdır, ancak yine de her zaman krallardan nasıl seçeceğine dair bir örnek görebilirsiniz. Yani, bir kral kendisi için bir eş seçmez. Dünyayı dolaşır, eşşiz olan, en’ler vs. Hayır! En iyi şeyin komşu kralın kızı olabileceğini bilir. Ve belki de O, o kadar da harika değildir, ama hiyerarşiye göre tabiri caizse aynı seviyedekileri böyle seçersiniz. Yani burada bizler hali hazırda özel durumdayız. Ve bunu söylemek mümkün ve çok ilginç. Ne düşündüğümüze, ne istediğimize göre ne zaman bir eş seçeriz? Birilerinin bunu hiç yaptığını sanmıyorum. Filmler izledim, romanlar okudum. Ben sokaktaki çağdaş bir insandan bahsediyorum. İnsanların buna nasıl baktığını duyuyorum ve görüyorum. Bu konuda ne düşünüyorlar. Onu istemiyorum, çünkü o kızıl saç. Ve o da tombul. Çok zayıf ve yeterince zeki değil, o ve bu. Yani kısacası, eşler arasında doğru ilişkiyi nasıl kuracağımız konusunda eğitimimiz yok. Büyürüm ve hayatın içinden geçerim ve her seferinde içimde bir görüntü oluşturduğumda, bunun yaşamak istediğim kişi olduğunu düşünürüm değil. Her şeyden önce, eğer bir kişinin içselliği, karakteri, dünya görüşü, eğilimleri, alışkanlıkları vesaire ile ilgili konuşuyorsak ki aynı zamanda nerede büyüdüğü ve ailesiyle de ilgili, ne istiyor, mesleği, her şey önemli, dünya görüşü, çocuk yetiştirmeyi nasıl gördüğü gibi. Bunları gerçekten incelemiyoruz. Dahası, onları incelemememiz bir tarafa çocuklarımızı, çocukluğundan itibaren doğru eşin nasıl seçileceği konusunda gittikçe daha fazla gelişecek bu tür bir bakış açısına sahip olmaya hazırlamıyoruz. Bu nedenle doğru ilişki, bir kişinin mutluluğuna bir anahtar olarak hakkında sorduğunuz şey. Ben hep birlikte anahtarımız olduğuna katılmıyorum. Yok. Bu nedenle insanlara “ilişkinizde mutlu musunuz?” diye sorarsak, toplumdan aldığınız, işten getirdiğiniz tüm farklı problemlerle vesaire bu ilişkinin kendisini etkiler, ancak asıl şey bu değildir. Bu yüzden, “evet” mutluyum, “evet” doğru eş ile birlikteyim diyecek pek çok insan olduğunu düşünmüyorum. Yani burada sahip olduğumuz şey hazırlığın eksikliği.

Konuk: Aslında ilişkilerden bahsediyorsunuz, bu gerçekten karışık olan bir şey, özellikle neslimizde çok basit olmayan bir şey. Fakat ilişkileri bir anlığına bir kenara bırakmak ve sadece sevgi ve ilişkiler hakkında sorular sormak istiyorum. Bir ilişkide sevgi için olan özlem var, daha sonra ister farkedeyim ister etmeyeyim. Sadece çok temel bir şey olarak sevginin kendisiyle ilgili, şöyle ki eğer bir kişinin bir ilişkisi var ise sonra bir başkası ile ve başkası, kişi evlenmek istemez ancak yine de bir ilişkide daima sevgi ister.

Dr. Laitman: Hala böyle bir şey olup olmadığını bilmiyorum. Sanırım artık insanlar bunun hakkında düşünmüyorlar. Tabiki var, ancak onu aradıkları için değil. Bak, bunun için de, insanlara öğretmeliyiz. Ne tür bir sevgi olabileceğini bilmeleri için onları eğitmeliyiz. Sevgi, öğretmenimin söylediklerini hatırladığım şekliyle onu birlikte yetiştirmeniz gereken bir evcil hayvan gibidir. Her zaman onunla ilgilen, yetiştir, yatırım yap. Yani onunla başlamak için mevcut değil, ancak ona sevginin olmadığı varsayımıyla dönmeliyiz. Ve bu ancak karşılıklı tavizler verdiğimiz ölçüde olabilir. Buna bağlı olarak sevgimizi inceleyebilir, eşim için kendimi iptal ettiğim, kendimden ayrılmak istediğim ölçüde ölçebiliriz. Eşim de bana aynı şeyi yapıyor, ama zorunlu değil ardından da bu tavizlerin ikisinden veya tavizin en azından bir tarafından sevgiyi inşa ederim. O zaman sadece tavizim karşılığında olacak bağa sevgi denecek. Saçlarını, ellerini ve ayaklarını sevdiğim türden bir sevgi değil Tanrı korusun. Nasıl yemek yapacağını bilmesi, bu bir sevgi değil ve aynı şeyleri sevdiğimiz belirli bir eğilime sahip olduğumuz yerdeki türden bir sevgi değil. Ama başlangıçta; sevgi yoktur, çünkü herkes kendini sever. Herkes kendi egosu ve öz sevgisi içindedir ve egomun % 100’ünden hangisi olduğum ölçüsünde, ki bu nasıl olduğumdur. Onun orada olması için ona egomun bir kısmından tavizde bulunmaya ve vermeye istekliyim, bu sevgiye yer açtığım anlamına gelir. Yani, kendimden ödün verdiğim ölçüde. Bu ölçüde kendimi iptal ederim, sevgi var olabilir. Ve öyleyse bunun için ne kadar eğitim, doğru eğitim ve hazırlığa ihtiyacımız olduğunu hayal edin. Böylece bir çift, onlar bu şekilde bağlanırlar ve genç bir çift olduğunu varsayalım ve aralarında bu şekilde çalışmaya nasıl başlayacaklarını bildikleri bir duruma ulaşırlar. Yani, bu gerçekten kişinin fiziksel düşüncelerinin ve hislerinin üzerinde manevi bir çalışmadır. Bu bir kişinin kendi karakterinin, alışkanlıklarının, alma arzusunun, haz arzusunun tersidir, ama gerçekten diğerinin yararına hareket etmektir. Bu arada, bu diğeridir ve eşiniz olarak kalbinizde onlar için yer açmış olduğunuz ölçüde hissetmektir. Yani büyük kapalı egoist kalbimde orada olması için yer açtığım ölçüde. Ve bu bölgede, kalpte sadece ona önem veriyorum, kendime değil. Yani kalbimin içinde orada benim değil, başkasının olduğu bu his. Bu hisse ‘sevgi’ denir. Bu nedenle ‘sevgi tüm günahları örter’. Çünkü her şeyden önce, orada suç denen öz-sevgi vardı ve şimdi orada kendimi düşünmek, kendimi hissetmek, kendime bakmak yerine, başkaları için mesela eşim için yer açtım ve ardından onu düşünmeye, işte buna sevgi denir. Bir çeşit duygu gibi ya da ağlamak vs değil. Bununla ilgili konuşmuyoruz, biz son derece ölçülebilir şeylerden konuşuyoruz.

Konuk: Kalbimde yer açmak ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: Kalbim bir öz-kaygı yeri olarak adlandırılır, kendimi önemsediğim. Bu herkes için doğal durumdur. Kalbimi başka bir kişinin gelmesi için orada yer açmak adına nasıl temizleyebilirim, dayanamadığım karakteri ve alışkanlıkları, hepsiyle başka bir kişiliğin. Önemli değil. Kalbimin, gerçekten benim ve onun için ikiye bölünmesine izin veriyorum. Ve hatta kalbimde, kendimle nerede olduğumu ve onun kendiyle ama kalbimde nerede olduğunu hissedebiliyorum.

Konuk: Gerçekten iki farklı alan olarak hissediyor musunuz?

Dr. Laitman: Evet. Kısacası gerçekten hissedilir.

Oren Levi: Tamam, eşim için temizlediğim alana odaklanmak istiyorum. Bu alan, onu temizlemeye başladığımda, temizlemeli ve boş alana bir şey koymalı mıyım?

Dr. Laitman: Evet, aksi halde neden temizliyorsun?

Oren Levi: Öyleyse neyi temizledim ve ne getiriyorum?

Dr. Laitman: Öz-kaygıyı temizledin.

Oren Levi: Peki ne getiriyorum?

Dr. Laitman: Onu getiriyorsun ve onun için kaygılanıyorsun, onu umursuyorsun.

Konuk: Eşleri arasındaki sevgide her zaman 3 partner olduğunu söyleyen bir söz var; ben, sen ve biz. Yani, bu ortak alan var. Bunu nasıl görüyorsunuz, çünkü ortak bir alandan bahsetmiyorsunuz?

Dr. Laitman: Açıklamak çok zor. Bence o kadar kolay değil. Bu nedenle bu arada buna razı olurdum.

Oren Levi: Tamam, sadece bir dakika söylediklerinize geri dönersek. ‘Eşinize özen göstermek, ben olmayan birini önemsemek sevgiyi oluşturur’ dediniz. Yani, sevgi kalbimde başkasına yer açmayı ve diğer kişiyi önemsemeye başlamanın bir sonucudur örneğin ve bunun sonucunda, başka birini önemsemenin sonucunda, oluşturulan şey sevgidir.

Dr. Laitman: Biz buna sevgi diyoruz, siz ‘önem’ diyebilirsiniz.

Oren Levi: Ama ben özellikle sevgi hakkında soru sormak istiyorum.

Dr. Laitman: Sevgi daha yüksek bir şeydir.

Oren Levi: Sevgi nedir?

Dr. Laitman: Bilirsiniz, bir koca karısına şunları söyler:

Kocası: Beni sevmediğini biliyorum.

Kadın: Ne demek istiyorsun, neden sevmeyeyim?

Kocası: Beni sevseydin benimle evlenmezdin.

Oren Levi: İroniyi anlamadım.

Dr. Laitman: Aslında, kötü karakterlerden büyük bir egoistsin. Ve beni sevseydin, o zaman bana merhamet ederdin ve benimle evlenmezdin.

Oren Levi: Neden?

Dr. Laitman: Az önce ne dediğimi anlamak zor mu?

Oren Levi: Evet, anlamadım.

Dr. Laitman: Onunla evlendi, ama çok zor bir karakteri var. Baskı yapıyor ve bir sürü şey.

Oren Levi: Bana merhamet etseydin ve benimle evlenmezdin. Tamam.

Konuk: Basit değil. Öyleyse söylediğiniz bu şeyde bu kadar önemli olan şey nedir? Mesaj ne?

Dr. Laitman: Mesaj şudur: Eğer zor bir kadınsan ve birisini seviyorsan ‘Benden acı çekmemesi için onun yanında olmak istemiyorum’diyorsun. Zira aksi halde, sen kendini seviyorsun. Onunla bu şekilde ilişki kuruyorsun ve “Onu seviyorum. Onu rahat bırakacağım. Onunla evlenmeyeceğim, böylece hayatta iyi durumda olacak, çünkü sahip olduğum karakterle acı çekecek.” diyorsun.

Oren Levi: Tamam, bu net. Şimdi sorduğum şeye geri dönmek istiyorum. Sadece kendimizi düşündüğümüz bu alanda yer açıyoruz ve eşimi düşünmeye başlıyorum. Sevginin bunun bir sonucu olduğunu ve daha yüksek bir şey olduğunu söylediniz. Yani sevgiyi anlamak istiyorum. Sevgi başka biriyle ilgili olarak, kendimde yaptığım çalışmanın bir sonucu. Yani bu, bu modele göre herhangi bir kişiye karşı sevgiyi geliştirebileceğim anlamına geliyor, herhangi bir eş olması gerekmiyor o ya da bu, kim olursa olsun.

Dr. Laitman: Aşk fizyolojik bağa bağlı değildir. Sevgi bir tutum, kendime en uygun şekilde davranmak yerine, kalbimden olan bir ilişkidir, çünkü ben böyleyim; bu şekilde inşa edildim. Sonra aynı şekilde ya da en azından bir dereceye kadar başka biriyle ilişki kurmaya çalışıyorum. Bu onları sevdiğim anlamına geliyor. Başka birini sevdiğim için öz sevgiyi değiştiriyorum. Bu bir köpek, bir kişi, müzik, herhangi bir şey için sevgi olabilir.

Oren Levi: Tamam ve yine de sormak istiyorum. Bir ilişkide sevgi, eş için sevgi hakkında özel olan nedir? Bir çocuğu, bir köpeği, bir ebeveyni sevebilirim. Bir arkadaşı sevebilirim. İş ortağımı sevebilirim, birçok insanı sevebilirim. Fakat bir kişinin sahip olduğu tüm bu farklı ilişki türlerinden, eşler arasındaki ilişkide özel bir şey var. Bu neden özel bir şey?

Dr. Laitman: Çünkü o kişiye kalbimde yer açacak şekilde bağlanmayı taahhüt ediyorum. Ve o kişiye, kendime önem verdiğim şekilde önem vermeyi taahhüt ediyorum. Ve kalbimde, her zaman o kişiyi önemsediğim bir yer var ki, o kişiye olan önemi gerçekleştirmediğim sürece kalbim, arzum öyle ki ben kendimi bütün olarak hissedemem. Kendimi iyi hissetmek için her zaman kendimi düşündüğüm gibi o kişinin iyi hissetmesi için her şeyi yaptım. Ve bunun seks ile ilgisi yok. Ve bir erkek ve bir kadın ile ilgisi yok bu genel olarak sevgi meselesi.

Konuk: Her türlü sevgide bunun olduğunu, bu bileşenler için kalbimde yer açmak zorunda olduğumu, ötekine kendime baktığım gibi bakmam gerektiğini söylüyorsunuz. Aramızdaki bağın bir sonucu olarak bu tür bir bütünlük hissi var.

Dr. Laitman: Bu ortak sevgidir. Bu başka bir şey. İki kişi arasındaki bağdan bahsetmedim.

Konuk: Tamam.

Dr. Laitman: İki kişi arasındaki bağ, o zaten daha yüksek bir derece.

Konuk: Tamam, ne söylediğinize dönersek, bu sadece eşler arasındaki bir ilişkiye mi özgün ya da genel olarak sevmekle ilgili mi?

Dr. Laitman: Söyledim, farketmez.

Konuk: Peki sevgi ve erkek ve kadın arasındaki ilişkiler hakkında özel olan nedir? Diğer sevgi türleri için değil de, bu neden bizim için ve hayat için bu kadar önemli? Bunda bu kadar büyütecek ne var?

Dr. Laitman: Burada gerçekten orta çizgi denilene ulaşmak zorundayız. Kalbimin yarısı ile kalbimin diğer yarısının eşim tarafından ele geçirildiği bir duruma ulaşmak zorundayız diyelim. Şimdi ikiye bağladım. Şimdi bu iki kalp.

Konuk: Ne anlamda?

Dr. Laitman: Yani üstün manevi hedef olmadan bağ kurarsak bu imkansız. ‘Erkek ve kadın aralarında kutsallık’ dediği gibi. Ve sadece bu şekilde gerçekten bir aile olması için karşılıklı tamamlamaya ulaşabiliriz, aksi takdirde ulaşamayız.

Konuk: Ve her türlü sevgi, aralarında kutsallık yok mu?

Dr. Laitman: Hayır. Köpeğimi seviyorum. Köpeğim vefat etti. Gerçekten yas tutuyorum. İnsanların evcil hayvanlarına nasıl bağlandığını biliyorsunuz.

Konuk: Tamam, hadi eşler arasında değil de başka bir ilişkiyi ele alalım. Komşum için sevgim, köpeğim, müzik ya da her neyse.

Dr. Laitman: Hayır, buna sevgi mi diyorsun? Öyle olsun! Bir köpeği, komşunuzu sevmek , müziği yaşamak ne olduğu önemli değil. Bu bir ilişki içinde olmak değil. Bu bir çift olmak değil. Çift olmak, ikimizin de bir olması anlamına gelir. Bu ancak bizim üstümüzde ortak bir manevi hedefimiz varsa olabilir. Ve ona ulaşmak istiyoruz. Ve sonra birinin kalbi ve diğerinin kalbi arasında, aramızda özel bir bağ kurmaya başlarız. O, kendi kalbinde benimle. Ve ben onunla kalbimdeyim. Bağlanmaya başlıyoruz. Ve kalpleri birbirine bağlayan nedir? Kalbimde, ne kalbimin ne de onun yapmadığı bir şey yapıyorum. Ancak kalpleri birbirine bağlayan şey, üçüncü üst kuvvettir.

Oren Levi: Bu kim, üst kuvvet?

Dr. Laitman: Üst kuvvet işte bu yüzden erkek ve kadın aralarında kutsallık denir. Sadece bu ikimizi birbirine bağlayabilir. Ve bu manevi bir eylemdir, aksi takdirde imkansızdır. Çünkü şimdiye kadar her birimiz köpeğinizle olduğu gibi kalbimde diğeri için bir yer açtığım bir egoist idik. Ama eğer gerçekten eşlerden bahsediyorsak, bu başka bir şeydir. Bu orta çizgi. Bu üçüncü şey. Üzerinde çalışmamız gereken bir şey. Bunun için manevi gücün yardımına ihtiyacımız var.

Oren Levi: Dr. Laitman, maalesef zamanımız doldu, daha birçok sorumuz var. O zaman, bir sonraki programa kadar çok teşekkür ederim. Bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz, bir dahaki sefere kadar hoşçakalın!

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,346