e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Kabala Kütüphanesi > Kongre Materyalleri > Dünya Sanal Kongresi – Ağustos 2020 – “Yeni Dünya”

Dünya Sanal Kongresi – Ağustos 2020 – “Yeni Dünya”

DERS 1: Son Nesil – Eski Dünyadan Yeni Dünyaya Doğru

1) Baal HaSulam, Zohar Kitabı’na Giriş, 63

Dolayısıyla bizim neslimizde ruhların özü en kötü olmasına rağmen -ki zaten bu yüzden şimdiye kadar Keduşa (Kutsallık) için seçilemediler- dünyanın Partzuf’unu ve Kelim’e göre ruhların Partzuf’unu tamamlayan onlardır ve çalışma sadece onlar aracılığıyla tamamlanır.. Dolayısıyla sadece bu aşağıdaki ruhların tamamlanmasından sonra en üst ışıklar ortaya çıkabilir, daha önce değil.

2) Baal HaSulam, Özgürlük

İnsanlık hedefine ulaştığında, bedenlerin başarısına göre, onları başkalarının tam sevgisine getirdiği ölçüde, dünyadaki tüm bedenler tek bir beden ve tek bir kalp olarak birleşecektir […]. Ancak o zaman insanlık için niyet edilen tüm mutluluk, tüm ihtişamıyla ortaya çıkacaktır.

3) Baal HaSulam, Zohar Kitabı’na Giriş, 19

Gerçekten de tüm insanlar kendileri için alma arzularını kökünden söküp atarak yok etmeye karar verseler ve dostlarına ihsan etmekten başka bir arzuları olmasa dünyadaki tüm endişelerin ve tehlikelerin varlığı sona erer. Hepimiz için bütün ve sağlıklı bir yaşam garanti olur; çünkü her birimiz bizi düşünen ve ihtiyaçlarımızı karşılamaya hazır tüm bir dünyaya sahip oluruz.

4) Baal HaSulam Panim Meirot uMasbirot Kitabina Giriş, 22

Kişi kendi için değil, tüm insanlık için yaşamalı, öyle ki insanlığın her bir parçası, her bir ruh için yaşamalı. Hayatın hayatının ışığını kendisi için değil ama yalnız tüm insanlık için bir kanal olmak için almalı.

5) Baal HaSulam, Dünyada Barış

Bizim neslimizde birey mutluluğu için dünyadaki tüm ülkeler tarafından desteklendiğinde, aynı ölçüde bireyin de tüm dünyaya esir olması bir gerekliliktir, tıpkı makinede işleyen bir çark gibi…

Dolayısıyla; bir bölgede iyi, mutlu ve barışçıl işler yapma imkânı dünyadaki tüm diğer ülkelerde böyle değilse hayal edilemez ve bu durumun tersi de söz konusudur. Bizim zamanımızda, ülkeler yaşamsal ihtiyaçların sağlanması için birbirlerine bağlıdırlar, daha erken dönemlerde bireylerin ailelere bağlı oldukları gibi… Bu yüzden, artık sadece bir ülke veya bir ulusun iyiliğini garanti edecek işlerden bahsedip, bunlarla ilgilenmek yeterli değildir; ancak tüm dünyanın iyiliği ile ilgilenebiliriz. Çünkü dünyadaki her bireyin menfaati veya zarar görmesi, dünyadaki tüm insanların menfaatine bağlıdır ve bununla ölçülür.

6) Baal HaSulam, Zohar Kitabı’na Giriş, 68

Bir kişinin hareketlerinin tüm dünyayı yükseltmesine veya alçaltmasına şaşırmayın; çünkü genel ve özelin (bütünün parçası), bezelye kabuğundaki iki bezelye tanesi gibi eşit oldukları değişmez bir kanundur ve genele atfedilen her şey özele de atfedilir. Dahası, parçalar bütünde bulunanı oluştururlar ve ancak parçaların miktarına ve kalitesine bağlı olarak, parçalar ortaya çıktıktan sonra genel olan da ortaya çıkabilir. Sonuç olarak, bir parçanın hareketinin değeri, bütünün tamamını yükseltir veya düşürür.

7) Baal HaSulam, 4. Mektup

Tanrı’nın kutsandığı yere gitmemen ve ruhundan düşen tüm o zayıf organları toplayıp tek bir beden haline getirmemen haricinde hiçbir eksikliğin yok.

Bu tamamlanmış bedene Yaradan İlahi Gücünü aralıksız olarak akıtır ve ışığın yüksek akımı hiç bitmeyen bir pınar gibi olur.

8) Maor Eynaim, Yitro

Tüm dünyanın tüm yaratılmış varlıklarının, canlılığını her zaman, Yaradan’dan almak zorunda olduğu bilinir. Bu nedenle, erdemli olan, Yaradan ile tüm dünya arasında bir geçiş ortamı olmalıdır, her şeyi O’na bağlamalı, bir yol yapmalı, bolluk ve canlılık için bir geçiş sağlamalıdır ve aşağıya doğru tüm yaratılanlara doğru akan bir geçiş hattı oluşturmalıdır. Semayı ve yeri birbirine bağlayan; tüm dünyayı Yaradan’a bağlayan kişi böylece O’ndan asla ayrılmayacaktır.

9) Likutey Halahot, Kokunun ve Duanın Kutsanması, 4. Kural

Kolektifin dünyaları ile Yaradan’ınki arasında bir aracı (geçit) vardır. Bu İsrail’in ruhudur, kökü çok yücedir ve gerçekte kutsallığın bir parçasıdır. Bu kolektifin dünyaları ile Yaradan’ınki bağlayan bir geçiş alanıdır. Onunla bolluk ve bereket tüm dünyalara yayılır. Bu nedenle her şey İsrail’e bağlıdır.

10) Baal HaSulam, Tanrı Sevgisi ve İnsan Sevgisi

İsrail ulusu bir “geçittir.” Bunun anlamı, Tora’ya uyarak İsrail kendisini arındırdığı ölçüde gücünü geri kalan uluslara geçirirler.

DERS 2: Onlu Olarak Bizim Dünyaya Karşı Sorumluluğumuz

1) Baal HaSulam, Arvut (Karşılıklı Sorumluluk, 28

Şöyle yazılmıştır, “Dolayısıyla şimdi, Sesime kulak verirseniz ve Sözümü tutarsanız,” yani, size burada söylediğime söz verin, tüm insanlar içinde Benim hazinem olacağınıza. Bu Benim hazinem olacaksınız ve bedenin arınma ve temizlenme kıvılcımları sizden tüm insanlara ve tüm dünya uluslarına geçecek zira dünya ulusları henüz buna hazır değiller. Her halükârda, şimdi bir ulusla başlamam gerekiyor ki tüm uluslara çare olsun. Ve bu yüzden şöyle bitiriyor, “zira tüm yeryüzü Benimdir,” yani, yeryüzünün tüm insanları bana aittir, sizin gibi ve bana tutunmak kaderlerinde vardır.

Ancak şimdi, onlar hâlâ bu görevi yerine getiremezken, erdemli insanlara ihtiyacım var. Ve eğer tüm uluslara çare olmaya karar verirseniz size “benim krallığımın bilgeleri olmanızı” emrediyorum.

2) Baal HaSulam, Arvut (Karşılıklı Sorumluluk, 24

İsrail ulusu arınma kıvılcımları ile tüm dünyadaki insanları aydınlatabilecek bir giriş kapısı olarak kuruldu. Ve bu kıvılcımlar her gün çoğalıyor, tıpkı kişinin yeterince dolana dek hazineye ekleme yapması gibi, bu başkalarını sevmenin özünde bulunan haz ve huzuru anlayacak seviyeye gelişene dek anlamına geliyor. Zira o zaman dengeyi nasıl sağa doğru kaydıracaklarını bilecekler ve kendilerini Yaradan’ın verdiği sorumluluk altına sokacaklar ve günah kefesi dünyadan yok olacak.

3) Maor VaŞemeş, Paraşat Ekev

Tam bir ünite olan her onlunun içinde Şehina’nin oturduğu bilinir. Ve tam bir ünite baş, kollar, bacaklar ve topuklardan yapılmıştır. Buna göre herkes kendisini kutsal toplum içindeki “bir hiç” olarak gördüğü zaman -diğerleri baş ve beden ve üst parçalar olurken- bu kişi topluluğun topuğu addedilir. Ve herkes kendisinin bu şekilde olduğunu düşünür ve onların eylemleri bolluk, bereketin ve dünyadaki tüm iyiliğin kapılarını açar. Tam olarak bu (bolluk ve iyilik) kendisini başka bir şey değil ama yalnız “bir hiç” olarak kabul edenden yayılır.

4) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, 68-69

Şöyle yazılmıştır: “Kişi şöyle demeli, ‘Dünya benim için yaratıldı’”, çünkü dünyadaki tüm insanlar kişi için gereklidir zira onlar manevi çalışmaya yaraşır hale gelebilmesi için her bireyi geliştirir ve onun özelliklerine ve eğilimlerine yeterlik kazandırırlar. Böylece, kişinin başkalarıyla ilişkilerindeki sevgi niteliklerinden Yaradan sevgisinin özünü anlamalıyız. Yaradan sevgisi ister istemez bu nitelikler aracılığıyla verilir, zira bunlar zaten başlangıçta Yaradan’ın adına insana yerleştirilmişlerdi.

5) Likutey Halahot, 4

Canlılık esas olarak birlik yoluyla, birliğin kaynağına dahil edilen tüm değişikliklerle olur. Bu nedenle, “dostunu kendin gibi sev”, Tora’nın en büyük kuralıdır, birlik ve barışa dahil olmak için. Tüm yaratılışın canlılığı, beslenmesi ve ıslahı, temel olarak, farklı görüşlere sahip insanların sevgi, birlik ve barış içinde birbirine dahil olmasıyla olur.

6) Rabaş, Makale 8, Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir

Dost Satın Al 2 (1985)

Bu insanların dost sevgisiyle uğraşan tek bir grup olarak birleşmeye hemfikir olmalarındaki neden, her birinin düşüncelerini birleştirebilecek bir arzuya sahip olduklarını hissetmeleridir ki böylece başkalarını sevme gücünü edinirler. Meşhur bir atasözü vardır: “Yüzleri farklı olduğu gibi, görüşleri de farklı.” Bu nedenle, bir grup olmak için aralarında hemfikir olan kişiler, başkalarını sevme çalışmanın gerekliliğiyle ilgili olarak aralarında büyük bir fark olmadığını anlamışlardır. Dolayısıyla, her biri diğerleri adına ödün verebilir ve bunun etrafında birleşebilirler.

7) Rabaş, Makale 1, Toplumun Amacı 2 (1984)

Kişinin kendini-sevmeyi iptal etmeden, Yaradan’la Dvekut’a (bütünleşme) yani form eşitliğine ulaşması mümkün değildir. Ve bu doğamıza zıt olduğundan, büyük bir güç oluşturacak bir gruba ihtiyacımız var, böylece insanın yaratılma amacının gerçekleşmesini engelleyen ‘kötü eğilim’ olarak adlandırılan alma arzusunu iptal edebiliriz. Bu nedenle, grup, bu amacı başarmaları gerektiğine oy birliğiyle hemfikir olan bireylerden oluşmalıdır. O zaman, herkes herkese entegre olduğundan, her biri kendine karşı mücadele edebilecek tek bir büyük güç haline gelir. Bu nedenle, her biri amaca ulaşmak için büyük bir arzu oluşturur. Birbirine entegre olmak için, herkes kendini, diğerlerinin önünde iptal etmelidir. Bu, her birinin dostlarının hatalarını değil, erdemlerini görmesiyle başarılabilir. Fakat dostlarından biraz daha yüksek olduğunu düşünen kişi, artık onlarla birleşemez.

8) Rabaş, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır (1988)

Herkes gruba yaşam ruhu ve umut verip, enerji aşılamalıdır. Bu nedenle, her bir dost kendine şunu söyleyebilmelidir, “Şimdi çalışmada temiz bir sayfa açıyorum.” Diğer bir deyişle gruba gelmeden önce Tanrı çalışmasının gelişiminde hayal kırıklığına uğramıştır fakat şimdi grup onu yaşam ve umutla doldurmaktadır.

Bu nedenle grup vasıtasıyla güven kazanır ve üstesinden gelme gücü edinir çünkü artık bütünlüğü elde edeceğini hisseder. Tüm düşüncelerinin -fethedilemeyecek yüksek bir dağla karşı karşıya ve bunun gerçekten de ürkütücü bir engel olduğu- şimdi önemli olmadığını görür. Tüm bunu grubun gücünden almıştır çünkü her biri guruba cesaret ve yeni bir atmosfer ruhu aşılamıştır.

9) Rabaş, Makale 1, Toplumun Amacı 1 (1984)

Ve bu nedenle burada bir araya geldik, her birimizin Yaradan’a ihsan etme ruhunu izlediği bir toplum kurmak için. Ve Yaradan’a ihsan etmeyi başarmak için, “başkalarını sevmek” denilen, insana ihsan etmek ile çalışmaya başlamalıyız.

Ve başkalarını sevmek, yalnızca kişinin kendisini iptal etmesiyle mümkün olur. Bu nedenle, her insan bir taraftan kendini düşük hissetmeli, diğer taraftan Yaradan’ın bize, tek bir hedefi olan, “aramızda kutsallık” denen, bir toplumda bulunma şansı verdiği için gurur duymalıyız.

10) Rabaş, 8. Mektup

Bunlar günün sonunda belli bir yerde, belli bir liderin yönetimi altında olmak için bir araya gelen bir grup insan. Bu küçük topluluk insanüstü bir cesaretle onlara karşı olanlara göğüs geriyor. Gerçekte bu grup güçlü bir ruha sahip cesur insanlar ve bir adım bile geri çekilmemeye kararlılar. Birinci sınıf savaşçılar, kanlarının son damlasına kadar eğilimleriyle savaş halindeler ve tek arzuları O’nun adının zaferi için savaşı kazanmak.

DERS 3: Sevgi Tüm Günahları Örter

1) Aharei Mot (Ölümden Sonra), #65, 66

Bak, kardeşlerin beraber birlik içinde oturmaları ne kadar güzel ve ne kadar hoş.” Bunlar dostlardır ki, ayrılmaksızın beraber otururlar. Başta, onlar, savaşta birbirlerini öldürmek isteyen insanlara benzerler. Sonra kardeşçe sevgi durumuna geri dönerler. Yaratan, onlar hakkında ne der? “Kardeşlerin beraber birlik içinde oturmaları ne iyi ve ne hoştur.” “Beraber” kelimesi Şehina’nın onlarla olduğunu işaret eder. Daha da ötesi, Yaratan onların sözlerini dinler ve onlardan hoşnuttur.

2) Baal HaSulam, Şamati 34- Bir Ülkenin kazancı

Bilindiği gibi, hiçbir şey kendini gerçek formunda ifşa etmez, ancak karşıtıyla ifşa eder, yazıldığı üzere, “Işığın karanlığı gölgede bıraktığı gibi“. Bu demektir ki her şey başka bir şeye işaret eder ve tam da bu karşıtların yardımıyla ona zıt olanın gerçek doğasını tanıyabiliriz.

Bu nedenle, eğer zıddı olmasaydı, hiçbir şeyi mutlak bir açıklıkla anlayamazdık. Örneğin kötülük olmasaydı, onun karşıtı olan iyiliğin değerini bilemezdik, acı ve tatlı gibi, nefret ve sevgi, açlık ve tokluk, ayrılık, bölünme ve yakınlık, bağlılık gibi. Bunlardan da belirginleştiği gibi ayrılıktan nefret etme durumuna ulaşmadan, bağlılığı sevemezdik.

3) Likutey Halahot, Kural 4

Bütün yaratılışın canlılığı, varlığını sürdürmesi ve ıslahı, farklı görüşlere sahip insanların sevgi, birlik ve barış içinde bir araya gelmeleri yoluyla olur.

4) Rabaş, Makale 19, Çalışmada Tora’nın “Orta Çizgi” Dediği Şey Nedir 2 (1990)

Söylediğimiz üzere kişi, “O’ndan başkası yoktur,” sözüne inanmalıdır, yani kişinin iyi işler yapmasını Yaradan zorunlu kılar, ancak henüz Yaradan’ın onu buna koyduğunu anlamaya layık olmadığından, Yaradan kendine etten kemikten bir elbise giyindirir ve bunlar yoluyla Yaradan bu eylemleri yapar. Böylece, Yaradan Ahoraim formunda hareket eder. Başka bir deyişle, kişi insanların yüzlerini görür, ancak bu yüzlerin arkasında Yaradan’ın durduğuna ve eylemler yaptığına inanmalıdır. Şöyle ki insanın arkasında Yaradan durur ve ona Yaradan’ın istediği işleri yaptırır. Buna göre her şeyi Yaradan yapar, fakat kişi inandığını değil gördüğünü dikkate alır.

5) Rabaş, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır? (1988)

Başkalarını sevmeye dayanan dost sevgisi ki bununla Yaradan sevgisi denilir, normalde dost sevgisi olarak bilinen şeyin zıttıdır. Diğer bir deyişle, dost sevgisi dostlarım beni sevecek demek değildir. Daha ziyade bu dostlarımı sevmek zorunda olan benim demektir. Bu sebeple dostun onu kötülemesi ve nefret etmesi fark etmez. Onun yerine başkalarını sevmeyi başarmak isteyen kişinin, bir diğerini sevmenin ıslahına ihtiyacı vardır. Dolayısıyla, kişi çaba sarf edip dostunu olumlu yargılarsa, kişinin gösterdiği çaba “aşağıdan uyandırılma” denilen Segula’dır (çare/güç/erdemlilik), bununla kişiye istisnasız tüm dostları sevebilmesi için yukarıdan güç verilir.

6) Baal HaSulam, Dünyada Barış

İyi veya kötü, realitedeki her şeyin ve dünyadaki en zararlı şeyin bile, var olmaya hakkı vardır ve dünyadan sökülüp atılmamalı, yok edilmemelidir. Bizler sadece iyileştirmeli ve yenilemeliyiz; çünkü yaratılışın işleyişini herhangi bir şekilde gözlemlediğimizde, bu bize onun işlemcisinin ve Yaradan’ın yüceliğini ve mükemmelliğini öğretmeye yeterlidir. Dolayısıyla, lüzumsuz ve yersiz diyerek yaratılışın herhangi bir unsurunda hata ararken çok dikkatli olmalıyız, çünkü bu o unsuru “Yöneteni” kötülemek olur.

7) Rabaş, Makale 17, Dostların Önemine Dair (1984)

Eğer kişi dost sevgisine sahipse, sevginin kuralı, dostunun hatalarını değil, erdemlerini görmeyi istemektir. Dolayısıyla, eğer kişi dostunda bazı hatalar görürse, bu dostunun hatalı olduğundan değildir. Ancak gören hatalıdır; yani onun dost sevgisi kusurlu olduğu için, dostunda hatalar görmektedir. Dolayısıyla, şimdi dostunun ıslahı ile ilgilenmemelidir. Aksine, kendisinin ıslaha ihtiyacı vardır. Yukarıda bahsedilenlerden çıkan sonuç şudur ki, kişi dostunda gördüğü hataların düzeltilmesiyle ilgilenmemeli, kendisinin dost sevgisinde yarattığı kusuru düzeltmelidir. Ve kendisini düzelttiği zaman, dostunun hatalarını değil, sadece erdemlerini görecektir.

8) Rabaş, Makale 17, Dostların Önemine Dair (1984)

Ama, kişi, kendi erdemlerinin ve niteliklerinin dostununkinden daha yüce ve daha iyi olduğunu gördüğünde, dostunu kendisinden daha yüce olduğunu nasıl düşünebilir? Bunu anlamanın iki yolu vardır:

1) Kişi mantık ötesi inançla gider: bir kez onu dost olarak seçtiğinde, onu mantık ötesi takdir eder.

2) Bu, mantık dâhilinde daha doğaldır. Eğer diğerini dostu olarak kabul etmeye karar verdiyse ve onu sevmeye çalışıyorsa, o zaman aradaki sevgi vasıtasıyla sadece iyi şeyleri görmek doğaldır. Dostunda kötü şeyler olsa bile, onları görmez, şöyle yazıldığı gibi, “sevgi, tüm günahları örter.”

9) Zohar, Tetzaveh, 86

Karanlıktan çıkıp gelen dışında ışık yoktur. Çünkü bu taraf teslim olduğu zaman, Yaradan yükselir ve zaferi büyür. Ayrıca, Yaradan’ın çalışması yalnız karanlıktan dolayıdır, kötünün içinde olandan başka iyi yoktur. Her şeyin mükemmelliğinde iyi ve kötü beraber olduğu için ve kötü iyiyi terk ettiği için. Ve kötülükten çıkan dışında iyilik yoktur. Ve bu iyilikte, Yaradan’ın zaferi artar ve bu işin tamamıdır.

10) Rabaş, Cilt 1, Makale 8, Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al 2 (1985)

Bu insanların dost sevgisiyle uğraşan tek bir grup olarak birleşmeye hemfikir olmalarındaki neden, her birinin düşüncelerini birleştirebilecek bir arzuya sahip olduklarını hissetmeleridir ki böylece başkalarını sevme gücünü edinirler. Meşhur bir atasözü vardır, “Yüzleri farklı olduğu gibi, görüşleri de farklı.” Bu nedenle, bir grup olmak için aralarında hemfikir olan kişiler, başkalarını sevme çalışmanın gerekliliğiyle ilgili olarak aralarında büyük bir fark olmadığını anlamışlardır. Dolayısıyla, her biri diğerleri adına ödün verebilir ve bunun etrafında birleşebilirler. Fakat diğer insanlar, başkalarını sevme çalışmasının gerekliliğine dair hiçbir anlayışa sahip değildir, bu yüzden, onlarla birleşemezler.

11) Breslov’lu Rabbi Nahman, “Barış” 10

Barışın özü, iki zıtlığı birbirine bağlamaktır. Dolayısıyla görüşü sizinkine tamamen zıt olan bir kişi görürseniz ve onunla asla barışamayacağınızı düşünürseniz paniğe kapılmayın. Ya da birbirine tamamen zıt iki kişi gördüğünüzde, aralarında barışın imkânsız olduğunu söylemeyin. Aksine, barışın özü, iki karşıt arasında barış sağlamaya çalışmaktır.

DERS 4: Son Nesil – Eski Dünyadan Yeni Dünyaya Doğru

1) Efrahim’in Kampının Sancağı, Paraşat BeŞalah

Yaradan’a gerçekten hizmet etmek isteyen kişi kendisini tüm yaradılışa dâhil etmeli ve tüm ruhlarla bir olmalıdır, onların içine dâhil olmalı ve onlar da kişinin içine dâhil olmalıdır. Yani kişinin içinde Şehina’ya bağlanmak için gerekli olandan başka hiçbir şey kalmamalıdır. Buna erişmek için, birbirimize yakınlaşmalı ve pek çok insanla bağ kurmalıyız, çünkü Yaradan’a hizmet eden kişi sayısına göre Şehina’dan daha çok ışık onlara ifşa olur. Bunun için kişi kendisini tüm yaradılışa dâhil etmeli ve her şeyi köküne yükseltmeli, Şehina’nın ıslahı gibi.

2) Baal HaSulam – Sürüyü Toplamanın Zamanı Değil

Kişi kendisini toplumdan ayırmamalı ve Yaradan’ı memnun etmek için bile olsa kendisi için talepte bulunmamalı, yalnız tüm toplum için talep etmeli. Toplumdan ayrılan ve özel olarak yalnız kendi ruhu için talepte bulunan, ruhunu inşa edemez. Tam tersine ruhuna zarar verir. Şu sözlerde olduğu gibi “gururlu olanla aynı yerde oturmam,” zira kişi gurura bürünmediği sürece toplumdan ayrılamaz. Yazıklar olsun ona ki ruhuna zarar verir. Bu nedenle, herkes, dua ve çalışma sırasında Yaradan’dan ricada bulunarak, İsrail’in gücüyle bir araya gelmelidir. Böylece herkes tüm gücünü tüm İsrail’de, çalışmada Yaradan’a yapılan tüm dualar için toplar ve kendisini tüm İsrail’in köküne dâhil eder.

3) Baal HaSulam, Pri Haham, Halk İçin Üzüntü Duyan Kişi

Bu nedenle eğer Yaradan’ın hizmetkârı halkla için üzülmüyor ama yalnız kendi yoksunluğunu hissediyorsa kendi için aldığı yer (kabı) da pek büyük olmaz. Dolayısıyla sırrı “halkın refahının” içinde olan Yaradan’ın kolektif ifşasını edinemez, zira kolektif anlayışın kabını (Kli) değil yalnız bireysel anlayışın kabını hazırlamıştır.

Aksine, halkın acısını hisseden ve onların bütün sıkıntılarını kendi kişisel sıkıntıları gibi hisseden kişi, yoksunluğu toplu yoksunluk olduğu için İsrail’in tamamının rahatı olan Şehina’nın doluluğuna kavuşur. Çünkü Şehina’nın yoksunluğu kolektiftir, Keduşa’nın da bolluğu kolektiftir.

4) Rabaş, Makale 217, “Koş Sevgilim”

Bu nedenle, Yaradan bizim için bütün bir dünyayı hazırladı, bilgelerimizin dediği gibi, Kişi, “Dünya benim için yaratıldı” demelidir.” (Sanhedrin 37a), yani kişi tüm dünya için dua etmelidir. Bu nedenle, dua etmeye geldiğinde ve Yaradan’la teması olduğunda kendisi şu anda hasta olmasa da çağdaşları için dua edebilir, yani merhametleri uzatması için ki, neslindeki hiç kimse bolluktan yoksun olmasın.

Kişinin kendisine yaratık” denmesi yüce bir kuraldır, yani sadece O tek başına. Onun dışındakiler zaten kutsal Şehina olarak kabul edilir. Buradan çağdaşları için dua ettiğinde, sürgünde olan ve tüm kurtuluşlara ihtiyaç duyan kutsal Şehina için dua ettiği düşünüldüğü sonucu çıkar. Sonsuzluğun anlamı budur ve tam da bu şekilde merhamet ışığı ifşa olabilir.

7) Rabi Menahem Mendel, Ahavat Şalom

“Dostu için dua eden kişi ilk olarak karşılığını alır.” Yorum: Dostu için dua eden biri, ihsan etmeye ilişkin bir geçiş hattı haline dönüşür, dostuna ihsan eder ve onun içerisinden bolluk akar ve bu sebepten dolayı o ilk olarak karşılığını alır. Bu şu söylemin anlamıdır, ”Kutsayan kişi kutsanır”, nitekim ”kutsayan” ihsan ederek geçiş hattı haline gelir ve dolayısıyla kutsanır.

6) Rabaş, Makale 5, “Çalışmada Erdemlinin İyi İşleri Nesillerdir”, Ne Demektir? (1991)

Yaradan yararına iyi işler yapabilmek için bize güç vermesini O’ndan rica ederiz. Ve eğer O bize yardım etmezse, tüm işlerimiz kendi menfaatimiz için olacaktır, çünkü alma arzumuzun üstesinden gelecek gücümüz yoktur. Bu nedenle bize yardım etsin ki O’nun için çalışabilelim. Bu nedenle bize yardım etmeli. Aksi halde kayboluruz; kendi menfaatimiz için alma arzu içinde kalırız.

7) Rabaş, Makale 15, Çoğunluğun Duası (1986)

Tavsiye, tüm kolektif için istemektir. Diğer bir deyişle, eksikliğini hissettiği ve yerine getirilmesini istediği her şey için, kişi kendisinin bir istisna olduğunu ya da kolektifin sahip olduğundan daha fazlasını hak ettiğini söylememelidir. Aksine, “Kendi halkım arasında yaşarım,” yani kolektifin tamamı için isterim, çünkü kendim için hiçbir şey istemediğim fakat sadece Yaradan’ın memnun olmasını istediğim bir koşula gelmeyi arzularım. Dolayısıyla, Yaradan’ın benden hoşnut olması ya da başkalarından hoşnut olması benim için hiç fark etmez. Diğer bir deyişle, kişi Yaradan’dan “tamamen Yaradan için” denen bir anlayış vermesini ister. Bu demektir ki kişi, kişi bu şekilde Yaradan’a ihsan etmek istediğinden, belki de gerçekten sadece kendini sevmeyi düşündüğünden, sevinç ve haz alacak diye kendisini aldatıp aldatmadığından emin olacaktır. Dolayısıyla, kişi kolektif için dua eder.

8) Rabaş, Makale 15, Çoğunluğun Duası (1986)

Eğer kolektif içinde, Yaradan ile Dvekut amacına ulaşabilen birkaç kişi varsa ve bu Yaradan’a, kendisinin Yaradan’a yakınlaşmakla ödüllendirilmesinden daha fazla memnuniyet verecekse, kişi kendisini hariç tutar. Bunun yerine, Yaradan’ın onlara yardım etmesini arzular çünkü bu, yukarıya kendi çalışmasından daha fazla memnuniyet verecektir. Bu nedenle, kişi kolektif için, Yaradan tüm kolektife yardım etsin, Yaradan’a ihsan edebildikleri ve O’na memnuniyet verebildikleri için, Yaradan onlara tatmin olma duygusunu versin diye dua eder. Ve her şey aşağıdan bir uyanışa gerek duyduğu için, kişi uyanışı aşağıdan verir ve diğerleri uyanışı yukarıdan alır; Yaradan’ın O’nun için daha fazla faydalı olacağını bildiği her kim ise, o kişi alacaktır.

9) Rabaş, Makale 7, Çoğunluğun Duasının Önemi (1986)

Baal HaSulam çoğun duası konusunu, çoğunluk için dua eden kişi olarak açıkladı; buna “çoğunluğun duası” denir. Bu nedenle çoğunluğun duasına, “iyi niyet zamanı” denir. Kişi, kendi için dua ettiği zaman kirlenir ve duasının kabul edilmeye gerçekten layık olup olmadığını sorgular. Fakat halk için dua ettiği zaman, kendisini sorgulaması ve duasının cevaplanmaya layık olup olmadığını görmesi yersizdir, çünkü kendisi için değil sadece halk için ister. Bu yüzden çoğunluğun duasına, “iyi niyet zamanı” denir ve kişinin duası cevaplanır.

10) Rabaş, Makale 217, “Koş Sevgilim”

Form eşitliği olmadan herhangi bir şey almanın imkânsız olduğu bir kuraldır. Aksine, her zaman eşitlik olmalıdır. Dolayısıyla kendisine merhamet uyandırdığında sonuç olarak kendisi için almakla meşgul olur. Ve ne kadar çok dua ederse, sadece eşitliğin Kli’sini [kap] hazırlamamakla kalmaz, daha ziyade içinde alma kıvılcımları biçimlendirir. Görünüşe göre kişi ters yönde gidiyordur: İhsan etme kaplarını hazırlarken, alma kaplarını hazırlıyordur. Onun sıfatlarına yapış” özellikle O Merhametli olduğu için sen merhametlisin,” dir. Bu nedenle kişi halk için dua ettiğinde, bu dua sayesinde ihsan etmeyle meşgul olur. Ve ne kadar çok dua ederse, o ölçüde sayesinde merhametli” denilen ihsan etme ışığının ifşa olabileceği ihsan etme kaplarını oluşturur.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,292