e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Kongre ve Ders Materyalleri > Dünya Kabala Kongresi 2019 – “İyi Bir Yaşama Bağlanmak”

Dünya Kabala Kongresi 2019 – “İyi Bir Yaşama Bağlanmak”

DERS 1: Tek Büyük Bir Alev

1) Şem Mişmuel, Paraşat Haazinu

Yaratılışın amacı Yaradan’ın arzusunu yerine getirmek için tek bir demet haline gelmektir. Bu, Adam HaRişon’un günahı yüzünden bozulmuştur, birkaç istisna dışında, bu nesillerin en iyileri bile Yaradan’ın arzusunu yerine getirmek için tek bir demet haline gelemediler. Ve ıslah, bu nesilde insan ırkında bölünmeye başlayan Plaga (ayrılık) neslinde başladı ve bir grup insan Yaradan’a hizmet etmek için bir araya geldiler, bu İbrahim ve onun soyu ile başladı. Böylece Yaradan’ın hizmetindeki insanlar toplandılar.

İbrahim, bir grup insan ona katılana kadar etrafta dolaştı ve Yaradan’ın adını haykırdı, bunlara “İbrahim’in evinin halkı” denildi ve İsrail Topluluğu oluşana kadar bu böyle sürdü. Ve gelecekte son ıslah olacak ve hepsi Yaradan’ın arzusunu yerine getirmek için tek bir demet olarak birleşecekler.

2) Rabaş, Makale 1, Toplumun Amacı 1 (1984)

Ve burada toplanma sebebimiz budur -her birimizin Yaradan’a ihsan etme ruhunu izlediği bir toplum kurmak. Ve Yaradan’a ihsan etmeyi başarmak için, “başkalarını sevmek” denilen insana ihsan etmek ile başlamalıyız.

Ve başkalarını sevmek, kişinin yalnızca kendisini iptal etmesiyle mümkün olur. Bu nedenle, bir taraftan, her insan kendini düşük hissetmeli, diğer taraftan Yaradan’ın bize, her birimizin tek bir hedefinin olduğu, Şehina’nın (Kutsallık) aramızda olmasını hedeflediğimiz bir toplumda bulunma şansı verdiği için gurur duymalıyız.

3) Rabaş, Makale 9, Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalı (1984)

Her birinin dost sevgisi kıvılcımı vardır, fakat bu kıvılcım her birinin içindeki sevginin ışığını tutuşturmaz. Bu nedenle kıvılcımların büyük bir ateş olması için birlik olmaya hemfikir olurlar.

4) Rabaş, Makale 6, Dost Sevgisi 2 (1984)

Bir koşul vardır: Bir araya geldikleri zaman, her biri, kendini sevmeyi iptal etmek amacı için bir araya geldiğini düşünmelidir. Bu demektir ki şimdi kendi alma arzusunu nasıl tatmin edeceğini düşünmeyecek, fakat mümkün olduğunca sadece diğerlerini sevmeyi düşünecektir. “İhsan etme arzusu” olarak adlandırılan bu yeni niteliği edinme arzusu ve ihtiyacını elde etmenin tek yolu, budur.

Ve kişi, dost sevgisinden Yaradan sevgisine ulaşabilir, yani Yaradan’a memnuniyet vermek isteyebilir. Bundan çıkan sonuç şudur ki, sadece bu şekilde kişi, ihsan etmenin önemli ve gerekli olduğuna dair bir anlayış kazanır ve bu ona, dost sevgisi aracılığıyla gelir. Bundan sonra, korkudan bahsedebiliriz, yani kişi, Yaradan’a memnuniyet ihsan edemeyeceğinden korkar.

5) Maor VaŞemeş, Paraşat Vayehi

Toplantının temel amacı herkesin tek ve bir olarak birleşmesidir ve böylece hepsinin talebi tek bir amaca yönelir – Yaradan’ı ifşa etmek: “Her onluda Şehina barınır.” Ve eğer on taneden fazla iseler, kesinlikle Şehina’nın daha büyük bir ifşaatı olacaktır. Her biri kendini dostuna dâhil eder ve ona kendini eyer ve dostu da ona; ta ki hepsi kendini eğip sıfırlayana kadar. Böylece, topluluğun amacı bu olduğu için bundan sonra doğal olarak, Yaradan onları kendi yakınına çeker ve onların arasında oturur, tüm kurtuluş ve kutsamalar onlara açılır. Ve büyük Hasadim (merhamet) ifşa olur ve İsrail topluluğuna çekilir.

6) Rabaş, Makale 8, Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al 2 (1985)

Yukarıda bahsedilene göre, o insanların dost sevgisiyle uğraşan tek bir grup olarak birleşmeye hemfikir olmalarındaki neden, her birinin düşüncelerini birleştirebilecek bir arzuya sahip olduklarını hissetmeleridir ki böylece başkalarını sevme gücünü edinirler. Meşhur bir atasözü vardır, “Yüzleri farklı olduğu gibi, görüşleri de farklı.” Bu nedenle, bir grup olmak için aralarında hemfikir olan kişiler, başkalarını sevme çalışmasının gerekliliğiyle ilgili olarak aralarında büyük bir fark olmadığını anlamışlardır. Dolayısıyla, her biri diğerleri adına ödün verebilir ve bunun etrafında birleşebilirler.

7) Rabaş, Makale 14, Dost Sevgisi İhtiyacı (1988)

Dostlarla birleşmede özel bir güç vardır. Aralarındaki birlik sebebiyle düşünceler ve fikirler birinden birine geçtiğinden, her biri bir diğerinin gücüyle kaynaşır ve bununla gruptaki herkes tüm grubun gücüne sahip olur. Bu sebeple, her insan bireysel olsa da tüm grubun gücüne sahiptir.

8) Rabaş, Makale 17, Toplantının Gündemi 2

“İnsanların çokluğundadır Kral’ın ihtişamı,” bu yazılana göre kolektifin sayısı fazla olunca, gücü daha etkilidir. Diğer bir deyişle, onlar Yaradan’ın önemine ve yüceliğine dair daha güçlü bir ortam oluştururlar. O anda, her kişinin bedeni hisseder ki kişi kutsallık için yapmayı dilediği her şeyi, yani Yaradan’a ihsan etmeyi, büyük bir kısmet olarak görmektedir, Kral’a hizmet etmekle ödüllendirilmiş insanlar arasında olmakla ona ayrıcalık tanınmıştır. O anda, kişinin yaptığı her küçük şey, onu neşe ve zevkle doldurur. Şimdi Kral’a hizmet edecek bir şeyleri vardır.

Toplantı sırasında topluluk, Yaradan’ın yüceliğini düşüncelerinde önemsediği ölçüde, herkes kendi seviyesine göre Yaradan’ın önemini kendi içinde oluşturur. Dolayısıyla, kişi gün boyunca memnuniyet ve neşe içinde dolaşabilir.

9) Likutey Halahot, Hoşen Mişpat Arev

Arzu bakımından; sevgi ve birleşmenin özünde, her biri dostundan hoşnut olduğu zaman aralarında hiçbir farklılık kalmaz ve onlar tek bir arzuda birleşirler ve böylece yukarısının arzusu ile bir olurlar ki bu birlik olmanın amacıdır.

10) Baal HaSulam, 47. Mektup

Dolayısıyla, her şeye rağmen dostları sevmenin geçerliliğini sana hatırlatmama izin ver, çünkü var olmamız ve yaklaşan başarımızın ölçüsü buna bağlıdır.

Bu nedenle, tüm hayali yükümlülüklerden vazgeç ve kalbini, sizi gerçek anlamda birbirinize bağlayacak ve bir yapacak taktikleri bulmaya ve düşünmeye doğru yönlendir, böylece “Dostunu kendin gibi sev,” tam anlamıyla içinde gerçekleşir ve tüm günahları örtecek olan sevgi düşüncesiyle arınırsın.

DERS 2: Ancak On Adamla

1) Rabaş, Makale 10, “Kişinin Yeniden Vücut Bulmamak İçin Erişmesi Gereken Derece Nedir? (1984)

Tüm ruhların Adam HaRişon’un ruhundan uzandığını bilmeliyiz, o bilgi ağacı günahını işledikten sonra ruhu 600.000 ruha bölündü. Bunun anlamı şudur; Adam HaRişon’da, bir zamanlar Cennet Bahçesinde iken var olan tek bir ışık – ki Kutsal Zohar buna Zihara İla (üst parlaklık) der, pek çok parçaya ayrıldı.

2) Baal HaSulam, TES, Bölüm 8, Ohr Pnimi, Madde 88

Dua etmede ve Mitzvot uygulamada tüm işimiz, geri dönmek, sorgulamak, Adam Harişon’dan Klipot’a düşen tüm ruhları yükseltmek ve Bilgi Ağacı günahından önce doğmuş oldukları asıl köklerine geri götürmektir.

3) Baal HaSulam, 4. Mektup

Tanrı’nın kutsandığı yere gitmemen ve ruhundan düşen tüm o zayıf organları toplayıp tek bir beden haline getirmemen haricinde hiçbir eksikliğin yok. Bu tamamlanmış bedene Yaradan İlahi Gücünü aralıksız olarak akıtır ve ışığın yüksek akımı hiç bitmeyen bir pınar gibi olur.

4) Rabaş, Makale 3, Dost Sevgisi (1984)

“Ve adam ona sordu: ‘Ne arıyorsun?’ yani, “Sana nasıl yardım edebilirim?” “Ve o şöyle dedi: ‘Kardeşlerimi arıyorum.’ Kardeşlerimle, yani dost sevgisinin olduğu bir grupla beraber Yaradan’ın evine giden yolu çıkabileceğim. Bu yola, “ihsan etme yolu” denir ve bu davranış tarzı bizim doğamıza aykırıdır. Bunu gerçekleştirebilmek için, dost sevgisinden başka bir yol yoktur. Dost sevgisi ile herkes dostuna yardım edebilir.

5) Tana de Bei Eliyahu Zuta, Bölüm 14

İsrail, ıstırapla ya da kölelikle ya da sarsarak ya da delilikle veya baskı ya da besinsiz bırakılarak günahlarından kurtulamaz, ama ancak on kişi birlikte oturarak, her biri okuyup öğrenerek ve dostları ile birlikte öğrenerek, onların sesinden duyarak kurtulur.

6) Maor VaŞemeş, Paraşat Ekev

Tam bir ünite olan her onlunun içinde Şehina’nın oturduğu bilinir. Ve tam bir ünite baş, kollar, bacaklar ve topuklardan yapılmıştır. Buna göre herkes kendisini kutsal toplum içindeki “bir hiç” olarak gördüğü zaman -diğerleri baş ve beden ve üst parçalar olurken- bu kişi topluluğun topuğu addedilir. Ve herkes kendisinin bu şekilde olduğunu düşünür ve onların eylemleri bolluk, bereketin ve dünyadaki tüm iyiliğin kapılarını açar. Tam olarak bu (bolluk ve iyilik) kendisini başka bir şey değil, ama yalnız topuk olarak kabul edenden yayılır.

7) Rabaş, Makale 2, Dost Sevgisine Dair (1984)

Unutmamalıyız ki, grup diğerlerini sevme temeli üzerine kurulmuştur, dolayısıyla her üye, başkalarını sevme ve kendinden nefret etme koşulunu gruptan alır. Ve dostun kendisini iptal etmek ve başkalarını sevmek için gayret ettiğini görmek, herkesin diğer dostların niyetlerine entegre olmasına neden olur.

Dolayısıyla, örneğin, eğer grup on üyeden oluşuyorsa, her biri kendini iptal etmeyi, kendinden nefret etmeyi ve başkalarını sevmeyi uygulamak için on güce sahip olur.

8) Baal HaSulam – Sürüyü Toplamanın Zamanı Değil

Kişi kendisini toplumdan ayırmamalı ve Yaradan’ı memnun etmek için bile olsa kendisi için talepte bulunmamalı, yalnız tüm toplum için talep etmeli. Toplumdan ayrılan ve özel olarak yalnız kendi ruhu için talepte bulunan, ruhunu inşa edemez. Tam tersine ruhuna zarar verir. Şu sözlerde olduğu gibi “gururlu olanla aynı yerde oturmam zira kişi gurura bürünmediği sürece toplumdan ayrılamaz. Yazıklar olsun ona ki ruhuna zarar verir. Çalışması sırasında bile kişi yalnız dua ederse, arzusu dışında toplumdan ayrı düşer ve ruhuna zarar verir ve İsrail topluluğunda kendisi için bireysel talepte bulunana uyanış gelmedi ve hiç kimse kendisini ayrı olarak hissetmedi ve bu onların Mısır’dan güçlü bir elle çıkmalarındaki güçleriydi. Böylece herkes tüm gücünü tüm İsrail’de, çalışmada Yaradan’a yapılan tüm dualar için toplar ve kendisini tüm İsrail’in köküne dâhil eder.

9) Likutey Halahot, Sinagogun Kuralları, 1

Ruhların ilerlemelerinin koşulu, tüm ruhların bir olarak birleşmesidir, zira Kutsallığa yükselmenin yolu budur, çünkü Kutsallık birdir. Bu nedenle ruhun koşulu olan dua tamamen ruhlar arasındaki birliğe dayanır. Bu nedenle duaların çoğu tek başına değil toplu olarak edilir, hiç kimse kendini ayrı koymasın diye, çünkü bu Kutsallığa karşıt olur. Kutsal bir topluluğun içinde bir olmak için birleşmeliyiz. Toplu duanın temeli budur ve özellikle ruhların birleştiği sinagogda yapıldığı zaman buna tam bir duadır denir.

10) Baal HaSulam, 13. Mektup

Bilmelisin ki, gruptaki herkesin içinde kutsallığın pek çok kıvılcımı var. Tüm kutsallık kıvılcımlarını kardeşler olarak sevgi ve dostlukla bir yere topladığınızda, bir süre için kesinlikle yaşamın ışığından kutsallığın çok yüksek bir seviyesini edinirsiniz.

DERS 3: Eğilimle Savaş

1) Rabaş, 40. Mektup

Umalım ki eğilimlerle ilgili savaşımızı da kazanalım, burada da başarılı olacak ve Yaradan’a memnuniyet verme hedefimizi gerçekleştireceğiz.

Güçlü ve tuttuğunu koparan insanlar gibi kutsal amacımıza yaklaşmaya başladık. Bilinir ki, amaca, Yaradan sevgisine giden asfaltlı yol, dost sevgisidir.

2) Likutey Moharan, Madde 48

Kişi Yaradan’ın hizmetinde azimli olmalıdır… başına ne gelirse gelsin. Bunu iyi hatırlayın zira, Yaradan’ın hizmetinin başlangıcında buna çok ihtiyacınız olacak. Çünkü kişinin yere serilse bile her seferinde çok azimli, çok güçlü ve çok cesur olması ve durduğu yeri koruması lazımdır… Allah korusun, kişi kendisini tamamen düşmekten korumalıdır, zira tüm bu düşüşler, inişler ve kafa karışıklıkları ve benzerleri, Keduşa’nın kapısından girmeden önce, tüm bunlardan geçmek gereklidir ve tüm gerçek erdemliler de bunlardan geçmişlerdir… Biliniz ki kişi çok dar bir köprüden geçmek zorundadır ve en önemli kural, asla bundan korkmamaktır.

3) Rabaş, Toplumun Amacı 2

İnsanın yaratılma amacının gerçekleşmesini engelleyen “kötü eğilim” dediğimiz alma arzusunu iptal etmek için beraberce çalışıp büyük bir güç oluşturacak bir topluluğa ihtiyaç duyarız. Bu nedenle, grup bu amacı başarmaları gerektiğine oy birliğiyle hemfikir olan bireylerden oluşmalıdır. Sonra, herkes herkese entegre olduğundan, her biri kendine karşı mücadele edebilecek tek büyük bir güç haline gelir.

4) Zohar, Tetzaveh, 86

Karanlıktan çıkıp gelen dışında ışık yoktur. Çünkü bu taraf teslim olduğu zaman, Yaradan yükselir ve zaferi büyür. Ayrıca, Yaradan’ın çalışması yalnız karanlıktan dolayıdır, kötünün içinde olandan başka iyi yoktur. Her şeyin mükemmelliğinde iyi ve kötü beraber olduğu için ve kötü iyiyi terk ettiği için. Ve kötülükten çıkan dışında iyilik yoktur. Ve bu iyilikte, Yaradan’ın zaferi artar ve bu işin tamamıdır.

5) Rabaş, Makale 22, Tüm Tora Tek Bir Kutsal İsimdir

Her zaman amacı göz önüne almalıyız, bu “O’nun yarattıklarına” iyilik yapmaktır. Eğer kötü eğilim gelir ve kişiye Firavunun sorularını sorarsa, kişi bunları aciz bahanelerle cevaplamamalıdır, demelidir ki, “İşte şimdi senin bu soruların sayesinde ihsan etme çalışmasına başlayabilirim.” Bunun anlamı şudur; bizi bulunduğumuz kademeden aşağıya indirmek için gelen kötü eğilimin soruları hakkında konuşmamalıyız. Tam tersine, şimdi bu bize çalışacak bir yer vermekte ve biz bu sayede tamamlanmış olma kademesine yükseleceğiz. Bu dünyadaki her üstesinden gelmeye “Yaradan’ın hizmetinde yürümek” denir, zira her kuruş büyük bir miktara eklenir. Her defasında üstesinden gelir ve bolluk ve bereketi edinen bir Kli haline gelmek için gereken miktara belli ölçüde ekleme yaparız.

6) Zohar, Zohar Kitabına Giriş, İki Nokta, Madde 121

Bu dünyada tattığımız, Onun eşsiz ve benzersizliği ile çelişen şeyler bizi Yaradan’dan ayırır. Gene de bize emredildiği gibi Yaradan’ımızı memnun etmek için sevgi ile Tora ve Mitzvot için tüm ruhumuz ve gücümüzle çaba gösterdiğimiz zaman, bu ayırıcı güçlerin hiçbiri bizi, ruhumuzdan ve gücümüzden Yaradan sevgisini azaltarak etkileyemez. Aksine bu durumda, üstesinden geldiğimiz her çelişki O’nun bilgeliğini edinmek için bir geçit haline gelir. Çünkü her çelişkide özel bir nitelik vardır, O’na erişmede özel bir dereceyi ifşa eden. Ve buna layık olanlar, karanlığı aydınlığa, acıyı tatlıya çevirmekle ödüllenirler. Ayrılığın tüm güçleri – aklın karanlığı ve bedenin acısı – yüce kademeleri edinmek için onlara geçit olur. Böylece karanlık, büyük bir ışık, acı ise tatlı olur. Böylece, daha önce O’nun rehberliği yönetimindeki tüm ayırıcı güçler şimdi birlik olmaya dönüşürler ve tüm dünyayı erdeme göre yargılarlar.

7) Baal HaSulam, Şamati 33- Haman İle Kefaret Günlerinin Kuraları

Gerçekten de bilmemiz gereklidir ki, kişiye, sanki “İyi ve İyilik yapan” bir rehberliğe karşıt gibi görünen her şey sadece insanı, bu çelişkileri aşmak için, Üst Işığı çekmeye zorlamak için vardır, yoksa kişi bunların üstesinden gelemez. Bu durum, kişinin Dinim (yargı) demek olan çelişkiler var olduğunda, ”Yaradan´ın Yüceliği“ koşulunu genişletmesidir. Bu demektir ki, bu çelişkiler, kişi onların üstesinden gelmek istediğinde, yalnızca Yaradan’ın Yüceliğini büyüterek, çözebilir.

8) Baal HaSulam, Şamati 19- “Manevi Çalışmada Yaradan Bedenlerden Nefret eder” Ne Demektir?

Kişi manevi çalışmasında alma arzusunun engellerinin kendisine yukarıdan geldiğine inanmalıdır. Kişiye alma arzusunu keşfetmesi için yukarıdan güç verilir. Çünkü tam olarak alma arzusu uyandığı zaman onun çalışması için yer vardır.

Böylece alma arzusunu ihsan etmeye çevirmesine yardım etmesi için kişinin Yaradan ile yakın teması olur. Ve kişi bunun, kişinin O’na duasından Yaradan’ın memnuniyeti ölçüsünde onu yanına, form eşitliğine, alma arzusunun ihsan etmek için almak üzere iptal edilmesi denen Dvekut’a (bağa), çektiğine inanmalıdır. Yaradan bunun hakkında der ki: “Oğullarım beni yendi.” Bu, ben size alma arzusunu verdim ve siz benden bunun yerine ihsan etme arzusunu talep ettiniz demektir.

9) Rabaş, Makale 16, İhsan Etmeye Dair (1984)

Bununla ilgili olarak denir ki (Kiduşin, 30), “İnsanın eğilimi onu her gün mağlup eder ve onu öldürmeye çalışır, şöyle yazdığı gibi: ‘Günahkâr, erdemliyi izler ve onu katletmeye çalışır.’ Ve eğer Yaradan ona yardım etmeseydi, kişi onun üstesinden gelemezdi, şöyle yazdığı gibi: ‘Efendi, kişiyi, onun eline bırakmayacak.’” Bu demektir ki, kişi, önce Yaradan’a memnuniyet ihsan etmek amacıyla hareket etme gücüne sahip olup olmadığını görmelidir. Sonra, bunu kendi başına başaramayacağını fark ettiğinde, Tora ve Mitzvot’u, “İçindeki ışık kişiyi ıslah eder” noktasına odaklar ve bu Tora ve Mitzvot’tan istediği tek ödüldür. Diğer bir deyişle, çalışması için ödül, Yaradan’ın ona “ihsan etme gücü” denilen o gücü vermesi olacaktır.

10) Rabaş, Makale 5, “Çalışmada Erdemlinin İyi Amelleri Sonuçlardır, Nedir?” (1991)

Şöyle deriz, “Babamız, Kralımız, bizi senin hatırın için koşuluna getir.” Yaradan yararına iyi işler yapabilmeyi O’ndan rica ederiz. Ve eğer O, bize yardım etmezse, tüm işlerimiz kendi menfaatimiz için olacaktır, çünkü alma arzumuzun üstesinden gelecek gücümüz yoktur. Bu nedenle bize yardım etsin ki O’nun için çalışabilelim. Bu nedenle bize yardım etmeli. Aksi halde kayboluruz; kendi menfaatimiz için alma arzu içinde kalırız.

DERS 4: Materyal yok, konuşma olacak

DERS 5: Güven Işığın Örtüsüdür

1) Baal HaSulam, Şamati 72, Güven Işığın Örtüsüdür

Güven “hayat” denen ışığın örtüsüdür. Şöyle bir kural vardır, Kli (kap) olmadan ışık olmaz. Buna göre, “ışığın hayatı,” denen ışık, onu giyeceği bir elbise olan Kli olmaksızın kıyafetlenemez. Işığın hayatının kıyafetleneceği bu Kli’ye, genelde “güven,” denir.  Bunun anlamı şudur, kişi her zor şeyi yapamaz. Böylece ışık hissedilir ve güven Kli’sinin içinde fark edilir. Bu nedenle, kişinin hayatı orada bulunan güvenin ölçüsü ile ölçülür. Kişi kendi içindeki canlılığı ve hayatı kendi özgüveniyle ölçebilir.

2) Rabaş, Makale 168, Güvenini Tanrıya Yerleştiren İnsan Kutsanır

Tüm kalbiyle, tüm güvenini Yaradan’a yerleştiren kişi kutsanır, bu güvenin niteliği Yaradan’ın ona bu güveni vermesini gerektirir. Şöyle ki, ışık ve Kli (kap) olmalıdır. Bundan dolayı Kişi çaba gösterdiği ve Yaradan’ın güvenini edinmek istediği zaman, bu yolla Yaradan bunu ona hediye olarak verir.

3) Rabaş, Cilt 1, Makale 13, Kurtuluşumun Kudretli Kayası

Bu nedenle, dost sevgisi konusunda, gruptaki herkes, kendi arzusuna sahip olmanın yanı sıra, dostlardan arzu edinir. Bu, sadece dost sevgisi aracılığıyla elde edilebilen değerli bir kazançtır. Ancak, kişi kendisini incelemek, çalışmanın temelini incelemek için – çalışma ihsan etmek için mi yoksa almak için mi hiçbir arzusu olmayan dostlar arasında olmamak için büyük bir çaba göstermelidir ve onların, gerçeğin yoluna, ihsan etme yoluna ulaşmak için bir şeyler yapıp yapmadığını görmelidir.

Sadece böyle bir grupta, dostlara ihsan etme arzusunu aşılamak mümkündür, yani kişi kendisinde eksik olan ihsan etme gücünü dostlardan alır ve nereye yürürse yürüsün, ona ihsan etme gücünü verebilecek insanların olduğu yeri arar.

Bu nedenle kişi herkesin ihsan etme gücüne susamış olduğu bir gruba geldiği zaman, herkes bu gücü diğer herkesten alır. Bu, kişinin içinde sahip olduğu küçük güce ilave olarak dışarıdan aldığı güç olarak düşünülür.

4) Rabaş, Dost Sevgisine Dair, Makale 2, 1984

Kişi kalbindeki sevgiyi dostlarına karşı açığa çıkardığında, onları uyandırır ve böylece onlar da dost sevgisini hisseder. Bundaki fayda şudur ki, herkesin sevgi gücü diğer herkese entegre olduğundan, dost sevgisini daha güçlü olarak uygulama fırsatını elde ederler.

5) Baal HaSulam, Şamati 99 – O Günahkâr Veya Hak’tan Yana Olan Demedi

Eğer kişinin maneviyat için hiçbir arzusu ve tutkusu yoksa, eğer maneviyat için arzusu olan insanların arasındaysa ve bu insanları seviyorsa, kendinde güçlükleri yenecek güç, istek ve arzular olmasa dahi, o da onlara hâkim olan gücü, onların arzularını ve heveslerini alır. Bu insanlara atfettiği yüceliğe ve önemliliğe göre yeni güçler alacaktır.

6) Maor VaŞemeş, Paraşat Yitro

Kişi dostunu kendinden daha çok Yaradan’a hizmet ediyor diye tasavvur etmeli ve “yazarlar, (ya da sayanlar) kıskançlığı arttırır.” Böylece, kişi giderek Yaradan çalışmasında güçlenir. “Herkes dostunun tentesinde yanar,” sözünün anlamı budur, kızgın sıcak sözünden gelir. Dostunun tentesinin kendisininkinden daha büyük olduğunu görünce, kişinin içinde bir ateş yanar ve ruhunu Yaradan çalışması için daha çok ateşler ve daha çok Tanrısallık edinir.

7) Rabaş, Cilt 1, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır?

Her biri gruba yaşam ruhu ve umut verip, enerji aşılamalıdır. Bu nedenle, her bir dost kendine şunu söyleyebilmelidir, “Şimdi çalışmada temiz bir sayfa açıyorum.” Diğer bir deyişle gruba gelmeden önce Tanrı çalışmasının gelişiminde hayal kırıklığına uğramıştır, fakat şimdi grup onu yaşam ve umutla doldurmaktadır.

Bu nedenle grup vasıtasıyla güven kazanır ve üstesinden gelme gücü edinir, çünkü artık bütünlüğü elde edeceğini hisseder. Tüm düşüncelerinin -fethedilemeyecek yüksek bir dağla karşı karşıya ve bunun gerçekten de ürkütücü bir engel olduğu- şimdi önemli olmadığını görür. Tüm bunu grubun gücünden almıştır, çünkü her biri guruba cesaret ve yeni bir atmosfer ruhu aşılamıştır.

8) Noam Elimeleh – Likutey Şoşana         

Kişi her zaman dostu için dua etmelidir, çünkü kendisi için bunu yapması (dua etmesi) çok etkili olmaz, nitekim ”kişi kendi başına hapisten kendisini kurtaramaz”, fakat dostu için bu yardım çabucak gelir. Ve böylece, her biri dostu için dua etmeli, bu şekilde biri diğerine yardım ettiği zaman, her ikisine de yardım edilir. İşte bu yüzden şöyle denir, ”İsrail Arevim (sorumlu) biri diğeri için. ”Arevim”, hoş (tatlı) kelimesinden gelir, ”sesiniz hoş”ta olduğu gibi, çünkü her biri diğeri için ettiği dualar sayesinde birbirlerini tatlandırırlar ve bu nedenle onlara yardım edilmiş olur.

9) Rabaş, 40. Mektup

Kişi dostunun sevgisini hissetmeye başladığında, yenilik hoşa gider kuralı gereği haz ve neşe içinde derhal uyanmaya başlar. Dostunun sevgisi onun için yeni bir şeydir, çünkü o zamana kadar kendi iyiliğini düşünen tek kişi kendisiydi. Fakat dostunun onunla ilgilendiğini keşfettiği an, bu onun içinde ölçülemez bir neşe uyandırır, insan sadece haz hissettiği yerde olmak istediğinden artık kendisiyle ilgilenmez. Ve dostuyla ilgilenerek, haz hissetmeye başladığından doğal olarak kendisini düşünmez.

10) Rabaş, 8. Mektup

Ve bir kez bu giysiyi talep ettiğimde sevginin kıvılcımları içimde ışıldamaya başlar. Kalbim dostlarla birleşmeye özlem duyar ve bana öyle gelir ki, gözlerim dostlarımı görüyor, kulaklarım onların sesini duyuyor, ağzım sevgi ve neşe içinde onlarla konuşuyor, eller kavuşuyor, ayaklar daireler çiziyor ve dünyasal sınırlarımın ötesine geçiyorum. Dostlarım ve benim aramdaki geniş uzaklığı unutuyorum ve aramızda birkaç mil toprak uzanmıyor artık.

Bu tıpkı dostlarımın kalbimin tam içinde durup, neler olduğunu görmeleri gibi ve ben dostlarıma karşı yaptığım küçük eylemlerden dolayı utanıyorum. Sonra dünyasal kaplardan çıkıyorum ve bana öyle geliyor ki dostlarım ve benim haricimde dünyada başka bir gerçeklik yok. Bundan sonra, “ben” iptal oluyor ve onlarla kaynaşıyorum ta ki dostlarımın haricinde dünyada hiçbir gerçekliğin olmadığını hissedene kadar.

DERS 6: Gerçeğin Yolu Çok Dar Bir Yoldur

1) Baal HaSulam, 17. Mektup

Gerçeğin yolu, kişinin Kralın sarayına varana kadar yürüdüğü çok dar bir yoldur.

2) Baal HaSulam, Şamati 4 – Manevi Çalışmada Kişinin Kendisini Yaradan’a Karşı İlga Ederken Hissettiği Ağırlığın Nedeni Nedir?

Dolayısıyla görüyoruz ki kişinin temel çalışması sadece Yaratan’ın varlığının hissine gelebilmek, yani Yaratan’ın varlığını hissedebilmektir: Ve “tüm dünyanın O’nun muhteşemliğiyle dolu olduğunu görmek.” Kişinin tüm çalışması budur, yani tüm kuvvetiyle yaptığı çalışma sadece bu koşula ulaşmak içindir, başka hiçbir şey için değildir. Kişi bir şeyin sahibi olacağı gibi bir yanılgı içerisine girmemelidir, zira kişinin sadece bir tek şeye ihtiyacı vardır, bu Yaratan’a inançtır. Başka hiçbir şey düşünmemelidir ve yaptığı tüm çalışmanın ödülü sadece Yaradan inancı edinmek olmalıdır.

3) Rabaş – 76. Mektup

Bilinir ki, “Tüm dünya O’nun ihtişamıyla doludur.” Bu her insanın inanması gereken şeydir, şöyle yazdığı gibi “Ben yeri ve göğü doldururum.” Ancak Yaradan, seçim şansımız olması ve O’nu görmememiz için gizliliği yarattı, böylece sonrasında inanç için —Yaradan’ın “tüm dünyaları doldurduğuna ve tüm dünyaları kapladığına” inanmak—bir yer olur. Kişi Tora ve Mitzvot’a bağlandığında Yaradan ona kendini ifşa eder ve kişi Yaradan’ın dünyanın yöneticisi olduğunu görür. Böylece insan ona hükmedecek kralı yaratır. Bu demektir ki, kişi Yaradan’ı dünyanın yöneticisi olarak hisseder ve bu insanın Yaradan’ı kendi üzerinde kral yapması olarak kabul edilir.

4) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, Madde 4

Bununla ilgili Şöyle yazılmıştır: “Kralım, benim mirasım ve kâsemin parçası senin koruman altında. ‘Bu senin için’ demek için elimi iyi kaderin üzerine koydun.’” Göründüğü kadarıyla bu sözler kafa karıştırıcı. Şöyle geçer, “öyleyse yaşamı seç.” …Gerçekten de Yaradan’ın, hoşnutluktan uzak acı ve ıstırapla dolu fiziksel yaşamın içinde keyifli ve mutlu bir yaşam vererek kişinin elini iyi kaderin üzerine koyması doğrudur. Bu çatlakların arasında sadece görünürde olmasına rağmen kişi huzurlu bir yer gördüğünde bunlardan uzaklaşır ve kaçar. Orada bu yaşamdan kaçar ki bu ölümden daha zordur. Aslında, Yaradan tarafından kişinin elinin koyulabileceği bundan daha yüce bir yer yoktur. Ve kişinin seçimi sadece bunu güçlendirmek anlamındadır.

5) Baal HaSulam, Şamati 225- Kendini Yükseltme

Kişi kendini çevresinin üzerine yükseltemez. Dolayısıyla, kişi çevresinden beslenmek zorundadır. Ve kişinin çok çaba göstermek ve Tora çalışmaktan başka çaresi yoktur. Bu nedenle kişi kendine iyi bir çevre seçerse, çevresine göre yönleneceği için, zamandan ve çabadan tasarruf eder.

6) Baal HaSulam, 17. Mektup

Öyle anlaşılıyor ki burada üç unsur söz konusudur: 1) İsrail, kendini köküne geri dönmeye zorlayan kişi; 2) Yaradan, kişinin özlem duyduğu kök; 3) Tora’nın 613 yolu, onun vasıtasıyla kişinin ruhunu ve bedenini arındırması. Bu şifadır, şöyle yazdığı gibi, “Kötü eğilimi ve şifası için Tora’yı, Ben yarattım.”

Ancak, bu üç unsur gerçekte bir ve aynıdır. Sonunda Yaradan’ın herhangi bir hizmetkârı onları tek ve birleşmiş olarak edinir. Üçe bölünmüş olarak görünmesinin sebebi, kişinin Yaradan çalışmasında bütünlük içinde olmamasındadır.

7) Baal HaSulam, 17. Mektup

“Tövbenin kapısını bana bir iğne deliği kadar aç, Ben sana at arabasının geçtiği kapıyı açayım” sözünün anlamı budur. Yorum: Bu açıklık giriş veya çıkış için değil, ipliği geçirmek ve çalışmak içindir. Benzer şekilde, sen sadece Yüce Olanın emirlerine, çalışmasına özlem duyarsan, sonrasında Ben sana hole açılan bir kapı açarım.

8) Rabaş, Makale 19, Firavun’a Doğru Gel 2

Bilmeliyiz ki dost sevgisi bize Kral’ın onurunu lekelemekten nasıl kurtulacağımızı öğrenmemiz için verildi. Diğer bir deyişle, eğer kişinin Kral’a memnuniyet vermek dışında başka hiçbir arzusu yoksa “Keduşa’yı (kutsallığı) dışarıda olanlara aktarmak” denilen Kral’ın onurunu mutlaka lekeleyecektir. Bu nedenle, dost sevgisi çalışmasının önemini küçümsememeliyiz, çünkü bu sayede kişi kendini sevme koşulundan nasıl çıkarak başkalarını sevme yoluna gireceğini öğrenecektir. Ve kişi dost sevgisi çalışmasını tamamladığı zaman, Yaradan sevgisiyle ödüllendirilebilecektir.

9) Baal HaSulam, Zohar’ın Tamamlanması İçin Bir Konuşma

Bilgelerimizin söylediği budur, “Tüm hareketleriniz Yaradan için olsun,” yani Yaradan’la birleşmek için. Birleşmenin amacını yüceltmeyen hiçbir şey yapmayın. Bunun anlamı, tüm hareketlerinizin ihsan etmek ve dostunuza faydalı olması demektir. O zaman, Yaradan’la form eşitliğini gerçekleştirirsiniz; zira O’nun tüm aksiyonları ihsan etmek ve başkalarına fayda sağlamak içindir, öyleyse sizin, tüm hareketleriniz sadece ihsan etmek ve başkalarına yarar sağlamak için olacaktır. Bu, tam bir Dvekut’tur (bütünleşme).

10) Efrahim Kampı Üzerindeki Sancak, Paraşat VaEthanan

“Yaradan Bir’dir, İsrail birdir” şöyle yazıldığı gibi, “Sana benzeyen İsrail, tek Ulus,” dolayısıyla onlar Yaradan’a bağlıdır, çünkü birinin bir diğerine bağlanması hoştur, peki bu ne zaman olacak? İsrail bir araya gelip mükemmel bir bağla birleştiğinde onlar bir olarak kabul edilir ve Bir olan Yaradan onların arasında olur. Fakat kalpleri bölündüğünde ve birbirlerinden ayrıldıklarında bir olarak bağlanamazlar ve Yaradan aralarında olmaz, daha ziyade yabancı bir tanrı onlara hükmeder… Bu “ve siz bağlısınız,” sözünün anlamıdır, yani birbirinize bağlandığınızda, birbirinize tutunduğunuzda ve bir olduğunuzda “siz hepiniz yaşayansınız,” olur. Bu nedenle birbirine tutunmak ne iyi ve hoştur ve Yaradan onların ortasında Bir olarak dolaşır.

DERS 7: Yaradan’a Memnuniyetle Hizmet Et

1) Zohar, VaYechi, Madde 116-117

Kutsallık ancak tamam olan yerde var olur, eksiklik olan yerde, kusuru olan yerde ya da hüzünlü olan yerde değil ama sevinç olan yerde. “Yaradan’a mutlulukla hizmet et; O’nun huzuruna şarkılarla çık.” Mutlulukla yapılmadıkça Yaradan’a verilmiş bir hizmet yoktur.

2) Baal HaSulam, Şamati 58, Sevinç İyi İşlerin bir Yansımasıdır

Sevinç iyi işlerin bir yansımasıdır. Eğer bunlar, Keduşa’nın işleri ise sevinç ortaya çıkar.

3) Rabaş, Makale 17, Çalışmada, “Onun kalbini sertleştirdiğim için,” Nedir? (1991)

Kişi en azından, geri kalan insanların böyle bir şeye hiçbir ilgisi yokken, maneviyata ihtiyaç duyuyor olduğu için memnun olmalıdır. Bunu takdir ettiği zaman, bu onun için önemli olmasa bile, kişi bunu takdir eder ve bunun için Yaradan’a şükreder. Bu onun maneviyatın önemini edinmesine sebep olur ve kişi bundan mutlu olur. Bununla, kişi Dvekut ile ödüllenebilir.

4) Baal HaSulam, Şamati 42- Bu Çalışmada ELUL Kısaltması Nedir?

Ancak ihsan etme yolunda yürümek isteyenler her zaman mutluluk içinde olacaklar. Bunun anlamı, her biçimde ona gelenle mutlu olur, çünkü kendisi için almaya niyeti yoktur. Bu nedenle der ki, eğer kişi gerçekten ihsan etmek için çalışıyorsa, her iki yolla da Yaradan’ına memnuniyet vermek nasip olduğu için kesinlikle mutlu olmalıdır. Ve eğer çalışmasının henüz ihsana etmek için olmadığını hissederse, kişi gene de memnun olmalıdır ve kendi için bir şey istemediğini söylemelidir. Alma arzusunun bu çalışmadan keyif alamamasından mutludur ve bu ona sevinç vermelidir.

5) Rabaş, Makale 42, Efendiye Mutlulukla Hizmet Et

Yaradan’a hizmet eden, yani niyeti ihsan etmek için olan kişi, mutluluk içinde olmalıdır, çünkü Yaradan’a hizmet etmektedir. Eğer kişi çalışma sırasında mutlu değilse, bu onun Yaradan’ın yüceliğini takdir etmediğine işaret eder. Bu nedenle kişi mutlu olmadığını hissederse, Yaradan’a dua etmeli; O’nun yüceliğini hissetmesi için kalbini ve gözünü açsın diye.

6) Rabaş, Makale 17, Toplantının Gündemi 2

“İnsanların çokluğundadır Kral’ın ihtişamı,” bu yazılana göre kolektifin sayısı fazla olunca, gücü daha etkilidir. Diğer bir deyişle, onlar Yaradan’ın önemine ve yüceliğine dair daha güçlü bir ortam oluştururlar. O anda, her kişinin bedeni hisseder ki kişi kutsallık için yapmayı dilediği her şeyi, yani Yaradan’a ihsan etmeyi, büyük bir kısmet olarak görmektedir, Kral’a hizmet etmekle ödüllendirilmiş insanlar arasında olmakla ona ayrıcalık tanınmıştır. O anda, kişinin yaptığı her küçük şey, onu neşe ve zevkle doldurur. Şimdi Kral’a hizmet edecek bir şeyleri vardır.

Toplantı sırasında topluluk, Yaradan’ın yüceliğini düşüncelerinde önemsediği ölçüde, herkes kendi seviyesine göre Yaradan’ın önemini kendi içinde oluşturur. Dolayısıyla, kişi gün boyunca memnuniyet ve neşe içinde dolaşabilir.

7) Baal HaSulam, Şamati 26- Kişinin Geleceği Geçmişe Duyduğu Minnete Dayanmakta ve Bağlı Bulunmakta

Kutsal göreve değer verdiği ölçüde, kişi bunu övmeli ve bunun için minnettar olmalıdır.

Çünkü, Yaradan’ın emirlerini, niyet olmadan bile, tutabilmenin önemini takdir edemediğimiz doğrudur. Bu koşulda kişi, kalbinde sevinç ve mutluluk hisseder.

Kişinin verdiği övgü ve şükran duygularını genişletir ve o kutsal çalışmanın her bir noktasında coşku duyar ve kimin işçisi olduğunu bilir ve böylece giderek daha yükseğe tırmanır. Bu yazılmış olan, geçmişte “Bana gösterdiğin bu lütuf için, Sana teşekkür ederim” sözlerinin anlamıdır ve bununla kişi güvenle söyleyebilir “ve Sen bana lütfedeceksin,” der.

8) Rabaş, Makale 805, Sevince Dair

Sevinç tanıklık eder. Eğer kişi inanç meselesinde güçlenirse, şu anda içinde bulunduğu durumda sevinecek, mutlu olacak hiçbir şey olmasa bile, Yaradan’ın iyi ve iyilik yapan olduğuna ve O’ndan başkası olmadığına inanırsa, gene de kendisini bununla, yani mutlu olmakta güçlendirir ve şöyle der, Yaradan iyi ve iyilik yapan koşulunda onu gözetmektedir. Eğer inancında samimi ise, bu onun mutlu ve keyifli olmasını gerektirir ve kişinin mutluluğunun derecesi inancının seviyesine tanıklık eder.

9) Baal HaSulam, Şamati 1- O’ndan Başkası Yok

Kişi kutsallığa biraz yakınlık hissettiğinde, Yaradan tarafından lütfedilen hazzı hissettiğinde de geçerlidir. O zaman da öncelikle kişi bu hazzın şimdi Kutsal Şehina’da, Yukarıda haz olmasından kaynaklandığını söylemelidir, Şehina ona ait organını kendine yaklaştırabildiği ve onu uzaklaştırmak zorunda kalmadığı için. Kişi Şehina’yı mutlu etmekle ödüllendirildiği için mutluluk olur. Bu yukarıdaki hesapla uyumludur, yani parçası için mutluluk varsa, bu bütünün mutluluğunun sadece bir parçasıdır.

10) Rabaş, Makale 386, Bu, Yaradan’ın Yaptığı Gündür

“Bu Yaradan’ın yaptığı gündür; bunun içinde keyif alacağız ve mutlu olacağız.” “Bu …gündür,” sözünün anlamı “buna,” “gün,” denir, başka bir şeye değil. Yaradan’ın “yaptığı,” nedir? Bu herkes “bunun içinde keyif alacak ve mutlu olacak” demektir. “Bunun içinde,” Yaradan’ın içinde, yani Yaradan ile Dvekut içinde demektir ki buna “form eşitliği,” denir. Anlamı şudur, herkes Yaradan’a memnuniyet ihsan etmekten daha büyük bir şey olmadığını anlayacaktır. Umut ettiğimiz şey budur. Genel halk bu dereceye ulaştığı zaman, buna “ıslahın sonu,” denecektir.

DERS 8: Yol Gösteren Kadın

Değişim İçin Kadın Liderler ve Gerçekliğin Değişimi

1) Bereşit Rabbah 17:7

Her şey kadındandır.

2) Zohar, Hukat, 20

Yaradan bu dünyayı yarattığı zaman, sarayını, bu dünyayı korusun, nezaret etsin diye kraliçeye verdi.

3) Zohar, Hukat, 119

Dinle kızım, bak gör ve kulak ver… Her şeye açılan kapı senin içindedir. Bu dünyaya yol gösteresin diye her şeyi senin ellerine verdim.

4) Lublin’li Rabbi Tzadok, Likutey Maamarim, 16

Şöyle yazılmıştır, “Kalbi bilge olan her kadın, elleriyle eğirmiştir.” Şöyle söylenir, kadınların bilgeliği temelde kalptedir ve ayette yazıldığı üzere, “Ve Tanrı kaburgayı inşa etti,” yani O kadına daha çok anlayış verdi, zira kadının anlayışı daha ziyade kalptedir.

5) Zohar, Bereşit Bet, 217-218 Uzlaşma ve İzin Alma

Ve adam dedi ki, “O ‘kadın’ diye adlandırılacaktır, çünkü onun gibi başka birisi yoktur, evin nurudur. …her şeyin bütünlüğüdür …çünkü ‘kadın’ Hey’in Eş’ine (ateşe) işaret eder.”

6) Yalkut Şimoni, Tehiilim

Rabbi Akiva şöyle öğretti: Erdemli kadınlara şükürler olsun ki onlar sayesinde İsrail sürgünden geri geldi.

7) Zohar, VaYera, 345

İbrahim hiçbir zaman kendine güvenmedi, çünkü her zaman Kutsallığın Sara’da oturduğunu ve oradan ayrılmadığını gördü. Ve Kutsallık orada olduğu için İbrahim ona güvendi.

9) Midraş Zuta, Ruth, 4:11

Nesiller, yalnız, o neslin erdemli kadınları liyakati sayesinde günahtan arındılar.

10)  Zohar, Emor, 129

Bana iğne deliği kadar bir delik, geçit aç ve ben sana yüksek kapıları açacağım. Aç bana kız kardeşim, çünkü benim giriş kapım senin içindedir. Benim oğlum ancak senin içine girebilir. Eğer kapıyı açmazsan ben kilitli kaldım; bulunamayacağım. Bu nedenle, “Benim için aç.”

11) Zohar, VaEthanan, 146

Her şey sevginin üstünde durur, yazıldığı üzere, “Aşk susuzluğu ne kadar su içersen iç geçmez.” Her şey sevginin üstünde durur.

12) Baal HaSulam, 2. Mektup

Bizim çalışmamızın tamamı şudur; her gün aramızdaki sevgiyi göstermek.

13) Rabeinu BeHayeh, Şemot 15:20

Bilgelerimiz şöyle demişlerdir, “Yedi edinim sahibi kadın vardır ve onlar: Sara, Miriam, Hanna, Debora, Hulda, Abigel, Ester… Bu kadınların bilgeliği yüceydi. Ve bilgelerimizin dediği üzere, “Bir hizmetçi kız, Ezekiel’in görmediğini denizde gördü.”

14) Zohar, VaYikra, 329

Bu dünyada iki kadın vardı ve onlar dünyadaki bütün erkeklerin yaptığından daha çok Yaradan’ı yücelttiler. Bunlar Deborah ve Hannah’dır. Hannah dedi ki, “Tanrı kadar kutsal hiçbir şey yok, Senden başkası yoktur.” Ve bütün yazılanlarda bu devam eder. O dünyaya inancın kapısını açtı.

15) Baal HaSulam, Ohr HaBahir

İma (anne) sözcüğü Omenet (emzirme) ve yetiştirme sözcüklerinden gelir, babadan bir damla gelir ve anne bu damlayı besler, büyütür ve bölümlere ve organlara, ete ve deriye dönüştürür. Tüm bu çalışma ve çoğalma yalnız annedendir, zira baba ona yalnız tek bir küçük damla verir. Ve ustalığı ile anne onu tam bir insanoğluna biçimlendirir. Bu ustalığı nedeniyle ona “anne,” denir.

16) Baal HaSulam, Gebelik ve Doğumun Anlamı

Bina kabalistler tarafından İma (anne) diye adlandırılır, zira o tüm dünyanın annesidir. Onun içindeki yüz kapıyı edinmekle ödüllenenler ifşanın tamamı ile ödüllenirler.

17) Midraş Rabbah, Şemot, 28:2

Neden önce kadınlara? Çünkü onlar Mitzvot’ta çabuk davranırlar. Başka bir açıklaması da böylece onlar oğullarını Tora’ya yönlendirsinler diyedir. …Yaradan şöyle demiştir: “Dünyayı yarattığım zaman Adam HaRişon’a yalnız ben hükmettim. Daha sonra, ona Havva hükmetti ve Havva günah işledi ve dünyayı yozlaştırdı. Şimdi eğer ilk olarak kadınları çağırmazsam, onlar Tora’yı iptal ederler.

18) Midraş, Ayet 7

Rabbi Şmuel Nahmani şöyle demiştir, “Bu dünyada erkeğin kadını çevrelediği gibi,” gelecekte kadın erkeği çevreleyecektir. Şöyle denildiği üzere, “Kadın erkeği çevreleyecek.”

19) Zohar, Yeni Zohar, Hukot 17-18

Bir adam bir kadınla evlendiği zaman, Şehina’ya (Kutsallığa) bağlanmış olur, zira bir kadınla evlenmeden önce, Şehina onun üzerinde değildir… Bu yüzden, bir kadınla birlikte olmayan iyilikle de birlikte değildir. Sevinçten, kutsamadan, yardım almaktan, bilgelikten, hayattan, iradeden, zenginlikten, onurdan yoksundur. Bir adam bir kadınla evlendiği zaman, onun başına kutsamalar eklemek için, on iki kapının hepsi açılır.

DERS 9: Tuz Antlaşması

1) Baal HaSulam, 2. Mektup

En önemli mesele “sevgi” denilen manevi bağ ile ilgili olarak bunu yapacağım, tıpkı şöyle yazıldığı gibi “Ve Sen bizi bir araya getireceksin, Kralımız, Sen’in yüce adına, Selah, gerçekte ve sevgide” ve ayrıca “O’nun halkını, İsrail’i, kim sevgiyle seçer.” Bu, senin de çok iyi bildiğin gibi Yaradan’ın önceden kalbinde gizlediği tüm sevgiyi, yarattığı varlıklarına ifşası, kurtuluşun başlangıcı ve ıslahın sonudur.

2) Baal HaSulam, Şamati 199- İsrail’in Her Adamı İçin

İsrail’in her adamı kalbinde, saf inanç olarak kabul edilen, içsel bir noktaya sahiptir. Bu, Sina Dağı’nda bulunmuş olan atalarımızdan bir mirastır. Ancak o, Lo Lişma’nın (O’nun rızası için değil) her türlü kıyafetini giyinmiş olan, pek çok Klipot (kabuklar) tarafından kaplanmıştır ve bu kabukların soyulması lazımdır. Ve sonra, onun esası hiçbir destek ve dış yardım olmaksızın, “saf inanç” diye adlandırılacaktır.

3) Likutey Halahot, Hoşen Mişpat, Halahot Arev

Tora ve Mitzvot’u yerine getirmek yalnız Arvut yoluyla mümkün olur, bunun dışında mümkün değildir. Arvut’da herkes dostundan sorumlu olur ki bu Tora’yı yerine getirmenin özüdür, arzulan şey birlik yoluyla olur. Bu nedenle Tora ve Mitzot’u üstlenmek isteyen kişi kendisini İsrail topluluğuna, büyük bir birlik içinde, dâhil etmelidir. Bu nedenle, Tora’nın edinilmesi sırasında onlar kesinlikle birbirlerinden sorumludurlar, zira kişi Tora’yı edinmek ister istemez, kendisini, arzusunu onlarla birleştirmek amacıyla diğerlerine tek ve bir olarak dâhil etmelidir. Ve kesinlikle her biri dostundan sorumludur, zira hepsi bir olduklarında önemlidirler. Ve tam da her biri dostundan sorumlu olduğu için ki birlik olurlar, bu yolla Tora’yı yerine getirebilirler, bu olmaksızın Tora’yı korumak mümkün değildir. Zira böylece sevgi ve birlik arzusu bakımından, her biri dostundan memnun kalır ve aralarında form eşitsizliği yoktur. Onunla yukarının arzusuyla birleşecekleri, tek bir arzuya dâhil olurlar, birliğin amacı budur.

4) Rabaş, Cilt 3, Makale 738, Tuz Antlaşması

“Tüm adaklarınızla tuz da sunmalısınız,” bu tuz antlaşması meselesidir. Ve bu antlaşma mantık ötesidir, zira kişi dostundan iyi şeyler aldığı zaman onlar bir antlaşma yapmalıdırlar.

Ve bu antlaşmayı yapma meselesi tam da her birinin diğerinden şikayetleri ve talepleri olduğu, öfke ve ayrılık olduğu zaman olmalıdır. Ve böylece yaptıkları bu antlaşma onlar arasında sevgi ve birliği korur. Ve kural şudur ki, ne zaman içlerinden biri diğerine zarar vermek isterse ona aralarında yapmış oldukları antlaşma hatırlatılır.

Bu onların sevgi ve barışı korumaya zorunlu kılar ve “tüm adaklarınızla tuz da sunmalısınız,” sözünün anlamı budur yani Yaradan’a doğru yaklaşma çalışması tuz antlaşması ile olmak zorundadır, bu her şeyin temelidir.

5) Baal HaSulam – 2. Mektup

Dolayısıyla, sana aramızdaki sevginin soğuma korkusunu içinde uyandırmanı tavsiye edeceğim. Akıl bunu anlamayı reddetse de düşün, eğer sevgiyi artıracak bir taktik varsa ve kişi onu arttırmıyorsa, bu da düşüş olarak kabul edilir.

Bu tıpkı dostuna büyük bir hediye veren kişinin durumu gibidir. Eylem sırasında kalbindeki sevgi, eylemden sonra kalbinde geride kalan sevgiden farklıdır. Daha ziyade, sevginin bereketi tamamıyla kaybolana kadar gittikçe küçülür. Bu nedenle, hediyeyi veren kendinde bunu her gün yenilemek için bir taktik bulmak zorundadır.

Tüm çalışmamız budur—her geçen gün aramızdaki sevgiyi göstermek, tıpkı almak gibi, yani akla pek çok ilave yaparak artırmak ve çoğaltmak, ta ki şimdinin bereketi gerçek bir hediye gibi duyularımıza dokunana kadar. Bu zamanı geldiğinde kullanılacak büyük taktikler gerektirir.

6) Rabaş, 2. Cilt, 24. Mektup

Bu, Yaradan’ın sevgisinin farkındalığını bu yolla korumak zorunda olduğunuzun, tüm gün ve gece, gün veya gece aşamasını hissettiğinizde, daima tetikte olmanız gerektiğinin size yukarıdan bildirilmesinin sebebidir.

Yaradan’a şöyle deriz, “Seninkiler hem gün hem gece.” Bu nedenle, gece de gecenin karanlığı da insanın iyiliği için Yaradan’dan gelir, şöyle yazdığı gibi: “Günden güne konuşmayı ifade eder ve geceden geceye bilgiyi tanımlar.”

Öyle anlaşılıyor ki, alevler kendi kendine yükselene kadar dostların kalplerini uyandırmalısınız, atalarımızın bununla ilgili şöyle söylediği gibi, “Mumları yaktığın zaman.” Bununla Yaradan’ın sevgisinin farkındalığı ile ödüllendirilmiş olursunuz.

7) Baal HaSulam, 18. Mektup

Sabah ilk iş uyanır uyanmaz O’nla Dvekut’un anını kutsamalı ve aklına boş bir düşünce gelmesin diye yirmi-dört saat boyunca kalbini Yaradan’a açmalı ve bunu doğa üzeri ya da imkansız görmemelidir.

Aslında demir ayırımı yapan doğanın imajıdır ve kişi hissettiği doğanın ayrımını iptal etmeli ve önce bu ayrımların O’ndan gelmediğine inanmalıdır. Sonra kendi doğal arzusunun üzerinde olsa da kalbinin derinliklerinden dua etmelidir.

Bilin ki daima, formlar Keduşa’dan olmadığı zaman bile size engel olur ve hatırladığınız anda da dururlar. Bütün gücünüzle kalbinizi açın, böylece Yardan O’nla Dvekut’u engelleyenlerden sizi korur. Aşamalı olarak kalbiniz Yaradan’a alışarak genişler ve O’na tutunmaya özlem duyar ve Tanrı’nın arzusu sizin tarafınızdan yerine getirilmiş olur.

8) Rabaş, Makale 34, Çalışmada, Barış Ne Demektir?

“Işığın yararı karanlığın içindedir,” başka bir deyişle, eğer eksiklik ve ışığa olan ihtiyaç yoksa ışığı edinmek imkânsızdır.

Bu nedenle kişi kendi içindeki dünya milletlerinin Yaradan’a itiraz ettiğini gördüğü zaman, içindeki bu İsrail düşmanlarına tahammül edemez, Tanrısı için kıskançlık duyar ve inişlerine aldırmaz, elinden geleni yapar ve içindeki günahkârları yenebilmekte ona yardım etmesi için Yaradan’a yakarır.

Böylece kişi üstesinden gelir ve mücadeleden kaçmaz. O zaman Yaradan ona antlaşmayı verir. Şöyle ki, Yaradan onunla anlaşma yapar, Yaradan’dan bir hediye olan, ihsan etme kaplarını alır ve onunla Yaradan arasında barış olur.

9) Baal HaSulam, Arvut (Karşılıklı Sorumluluk), Madde 28

Şöyle diyor, “Dolayısıyla şimdi, Sesime kulak verirseniz ve Sözümü tutarsanız,” yani, size burada söylediğime söz verin, tüm insanlar içinde benim hazinem olacağınıza. Siz, benim hazinem olacaksınız ve bedenin arınma ve temizlenme kıvılcımları sizden tüm insanlara ve tüm dünya uluslarına geçecek, zira dünya ulusları henüz buna hazır değiller. Her halükârda, şimdi bir ulusla başlamam gerekiyor ki tüm uluslara çare olsun. Ve bu yüzden şöyle bitiriyor, “zira tüm yeryüzü benimdir,” yani, yeryüzünün tüm insanları bana aittir, sizin gibi ve bana tutunmak kaderlerinde vardır.

10) Zohar – Aharei Mot, 66

Ve sizler, burada olan dostlar, sizler bağlılık ve sevgi içindesiniz, bundan böyle, Yaradan sizden hoşnut olana ve size barış ve huzur verene kadar birbirinizden ayrılmayacaksınız. Ve sizin erdeminizle dünyada barış olacak. Bu sözlerin anlamı şudur; “Kardeşlerimin ve dostlarımın hatırına ‘Barış sizin üzerinizde olsun’ derim.”

DERS 10: Sevgi Tüm Günahları Örter

1) Atasözü

Nefret tüm anlaşmazlıkları kışkırtır, sevgi tüm günahları örter.

2) Zohar, Tetsaveh, Madde 86

Şu karanlıktan çıkıp gelen dışında ışık yoktur. Çünkü bu taraf teslim olduğu zaman, Yaradan yükselir ve zaferi büyür. Ayrıca, Yaradan’ın çalışması yalnız karanlıktan dolayıdır, kötünün içinde olandan başka iyi yoktur. Her şeyin mükemmelliğinde iyi ve kötü, beraber olduğu için ve kötü iyiyi terk ettiği için. Ve kötülükten çıkan dışında iyilik yoktur. Ve bu iyilikte, Yaradan’ın zaferi artar ve bu işin tamamıdır.

3) Zohar, Aharei Mot (Ölümden Sonra), 65, 66

Ne kadar güzel ve ne kadar hoş. Bunlar dostlardır ki, ayrılmaksızın beraber otururlar. Başta, onlar, savaşta birbirlerini öldürmek isteyen insanlara benzerler. Sonra kardeşçe sevgi durumuna geri dönerler. Yaratan, onlar hakkında ne der? “Kardeşlerin beraber birlik içinde oturmaları ne iyi ve ne hoştur.” “Beraber” kelimesi Şehina’nın onlarla olduğunu işaret eder. Daha da ötesi, Yaratan onların sözlerini dinler ve onlardan hoşnuttur.

4) Breslov’lu Rabbi Nahman, “Barış”, 10

Barışın özü iki zıddı bağlamaktır ki böylece fikirleriniz sizi korkutmasın. Eğer görüşü sizinkine tamamen zıt birisini görürseniz ve onunla barış yapmanın imkânsız olduğunu düşünürseniz ya da birbirine tamamen zıt iki kişi görürseniz, ‘onlar arasında barış yapmak imkansızdır’ demeyin, tam tersine barışın özü budur, iki zıt arasında barış yapmaya çalışmaktır.

5) Rabaş, Cilt 1, Makale 8, Kendin İçin Bir Öğretmen Yap ve Kendine Bir Dost Satın Al 2

Yukarıda bahsedilene göre, o insanların dost sevgisiyle uğraşan tek bir grup olarak birleşmeye hemfikir olmalarındaki neden, her birinin düşüncelerini birleştirebilecek bir arzuya sahip olduklarını hissetmeleridir ki böylece başkalarını sevme gücünü edinirler. Meşhur bir atasözü vardır, “Yüzleri farklı olduğu gibi, görüşleri de farklı.” Bu nedenle, bir grup olmak için aralarında hemfikir olan kişiler, başkalarını sevme çalışmasının gerekliliğiyle ilgili olarak aralarında büyük bir fark olmadığını anlamışlardır. Dolayısıyla, her biri diğerleri adına ödün verebilir ve bunun etrafında birleşebilirler.

6) Rabaş, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır? (1988)

Başkalarını sevmeye dayanan dost sevgisi ki bununla Yaradan sevgisi edinilir, normalde dost sevgisi olarak bilinen şeyin zıttıdır. Diğer bir deyişle dost sevgisi dostlarım beni sevecek demek değildir. Daha ziyade bu dostlarımı sevmek zorunda olan benim demektir. Bu sebeple dostun onu kötülemesi ve nefret etmesi fark etmez. Onun yerine başkalarını sevmeyi başarmak isteyen kişinin, bir diğerini sevmenin ıslahına ihtiyacı vardır.

Dolayısıyla, kişi çaba sarf edip dostunu olumlu yargılarsa, kişinin gösterdiği çaba “aşağıdan uyandırılma” denen Segula’dır (çare/güç/erdemlilik), bununla kişiye istisnasız tüm dostları sevebilmesi için yukarıdan güç verilir.

7) Rabaş, 40. Mektup

Sevgi “Kendine bir dost satın al” vasıtasıyla gerçekleşir. Diğer bir deyişle, eylemler vasıtasıyla kişi dostunun kalbini satın alır. Dostunun kalbinin bir taş gibi olduğunu görse bile, bu bir bahane değildir. Eğer çalışmanın onunla dost olmak için uygun olduğunu hissederse, o zaman onu iyi eylemlerle satın almalıdır.

Dosta verilen hediye, taşa delik açan kurşun gibidir. İlk kurşun taşı sadece çizse bile, ikinci kurşun yerine ulaşıp çentik atar ve bir üçüncüsü delik açar.

Ve kurşunlar vasıtasıyla, tekrar tekrar vurur ve bu dostunun tüm hediyelerinin bir araya geldiği taştan kalbinde bir delik açar. Ve her bir hediye yani tüm sevgi kıvılcımları taştan kalbin deliğinde bir araya geldiğinde sevgi alev olur.

Kıvılcımla, alev arasındaki fark şudur ki sevginin olduğu yerde açık bir ifşa vardır, yani içinde sevgi ateşinin yandığı her bir dost için bu bir ifşadır. Ve sevginin ateşi kişinin yolda karşılaştığı her arzuyu yakar.

8) Rabaş, Makale 9, Kişi Her Zaman Evinin Kirişlerini Satmalı

Her birinin dost sevgisi kıvılcımı vardır, fakat bu kıvılcım her birinin içindeki sevginin ışığını tutuşturmaz. Bu nedenle kıvılcımların büyük bir ateş olması için birlik olmaya hemfikir olurlar. Bu nedenle, kişi onları gizlice gözetlediği zaman, bunun üstesinden gelmeli ve demelidir ki; “Grup, başkalarını sevme yolunda yürümeleri gerektiğine hemfikir olanlardır.” Ve herkes dostlarını haklı çıkardığı zaman, tüm kıvılcımlar bir kez daha tutuşacak ve tekrar tek büyük bir alev olacaktır.

9) Zohar, İki Nokta, Madde 121

Bu dünyada tattığımız, Onun eşsiz ve benzersizliği ile çelişen şeyler bizi Yaradan’dan ayırır. Gene de bize emredildiği gibi Yaradan’ımızı memnun etmek için sevgi ile Tora ve Mitzvot için tüm ruhumuz ve gücümüzle çaba gösterdiğimiz zaman, bu ayırıcı güçlerin hiçbiri bizi, ruhumuzdan ve gücümüzden Yaradan sevgisini azaltarak etkileyemez. Aksine bu durumda, üstesinden geldiğimiz her çelişki O’nun bilgeliğini edinmek için bir geçit haline gelir. Çünkü her çelişkide özel bir nitelik vardır, O’na erişmede özel bir dereceyi ifşa eden. Ve buna layık olanlar, karanlığı aydınlığa, acıyı tatlıya çevirmekle ödüllenirler. Ayrılığın tüm güçleri – aklın karanlığı ve bedenin acısı – yüce kademeleri edinmek için onlara geçit olur. Böylece karanlık, büyük bir ışık, acı ise tatlı olur.

Böylece, daha önce O’nun rehberliği yönetimindeki tüm ayırıcı güçler şimdi birlik olmaya dönüşürler ve tüm dünyayı erdeme göre yargılarlar.

10) Maor VaŞemeş – Devarim

Biliyoruz, temel olan şey bağ kurmak, sevgi ve dostlar arsındaki gerçek şefkattir, bu tam bir kurtuluşa ve Dinim’in hafiflemesine neden olur. Böylece sevgi, tatlılık ve dostlukla bir araya gelip toplanabilirsiniz. Böylece tüm Dinim af olur ve Rahamim ile hafifler ve bu bağ ile tam bir merhamet ve Hassadim ortaya çıkar.

DERS 11: İşte Bakın, Bir Hazine Bulduk

1) Baal HaSulam, Son Neslin Yazıları

Bin yıl önceki nesli anlatan tarihi bir kitap bulduğumuzu hayal edelim. Geçmiş nesillerden aldığımız dersler iyi yönde iyileştirme yapmamızı sağlamaya yeterli olacaktır. …Hiç şüphe yok ki bireysel davranış ve siyaset ilmiyle ilgili bu kitap bize daha önce verilmiş olsaydı, liderlerimiz yaşamı buna göre düzenlemek için her öneriyi dikkate alır, böylece “uzak yerlerde feryatlar olmazdı.” Yıkım ve ıstırap sona erer ve her şey huzur içinde yerli yerine otururdu. Değerli okurlar, bu kitap bir dolabın içinde sizi bekliyor. Kabala kitapları -el yazmasında metin buradan başlar, şöyle yazılıdır: “Onlar bozukluğun önündeki mükemmelliktir.”- zamanın sonunda var olacak olan siyasi, bireysel ve toplumsal yaşama ait tüm bilgeliği açıkça ifade ederler. Ve onların içinde ıslah olmuş dünyalardan, Yaradan’dan yayılan mükemmellikten ve bizim kendimizi ıslah ederek, “eylemin sonu ilk düşüncede,” olduğundan, Ayn Sof’tan (sonsuzluk) yayılan Üst Dünyalardaki mükemmelliğe ulaşmamızdan bahseder. Çünkü kusurlu olan kademe kademe kusursuzdan yayılır, maneviyatta eksiklik yoktur, her şey varoluştadır ve tam mükemmelliktedir. Bu kitapları açtığınızda bu muhteşem düzeni ve dünyevi meseleleri iyileştirecek doğru dersleri bulacaksınız, çünkü geçmişten öğrenerek geleceği ıslah ederiz.

2) Baal HaSulam, Kabala Öğretisi ve Özü

Kabala ilminin tümü, Yaradan’ın ifşasından bahsettiğinden, doğal olarak, bu görevi öğretecek daha başarılı bir şey de yoktur. Kabalistler, bunu hedeflediler – yani ilmi, çalışmaya uygun şekilde düzenlemeyi.

Ve böylece Kabalayı, gizlilik zamanına kadar çalıştılar (bunu belirli bir nedenden dolayı gizlemeye karar verdiler). Ancak bu, sonsuza kadar değil, sadece belirli bir süre içindi, Zohar’da yazıldığı gibi, “Bu ilmin, günlerin sonunda ifşa edilmesi planlanmıştır ve hatta çocuklara bile.”

3) Baal HaSulam, Kabala Öğretisi ve Özü

Gerçeğin ilminin ifşasına izin verilen böyle bir nesilde doğduğum için çok memnunum. Ve şöyle sormalısınız, “İzin verildiğini nereden bileyim?” Şu cevabı veririm, ifşa etmek için izin verildim. Şimdiye kadar, halka açık olarak iştigal etmenin ve her kelimeyi bütünüyle açıklamanın yolları hiçbir bilgeye ifşa olmamıştır… Yaradan’ın bana sonuna kadar verdiği şey budur. Bunun öğreticinin yüceliğine değil, neslin koşuluna bağlı olduğunu kabul ediyoruz.

4) Rav Kuk, Rav Kuk’un Hazineleri

Birçoğunun kalbinde unutulmuş olanı ortaya çıkarmanın ve canlandırmanın zamanıdır. Neslin durumu ve ruh hali Tora’nın ilmini, doğal olarak bulunanı öğrenmeyi gerektiriyor… Bu doğal bir lidere münasip düşer, doğru ahlakta ve davranışta ve Tanrının ve insanın gözünde iyi olan birine.

5) Baal Hasulam – Panim Meirot Umasbirot Kitabına Giriş

Şimdi Zohar’da yazılanları anlayabilirsiniz, “Bu mahiyette, Yaradan’a yönlenenler sürgünden kurtarılacak.” Ayrıca, pek çok yerde de gerçeğin ilminin yayılması ile kitlelerin tam kurtuluşu edineceği yazılmıştır.

Şunu da dediler, “İçindeki Işık kişiyi değiştirir.” Bu konuda bilerek çok titizdiler, bize Işığın ilmin içinde var olduğunu göstermek için, “gümüş içindeki altın elmalar gibi”, içindeki şifa kişiyi değiştirir. Hem kişi hem de ulus yaratılma nedenlerini manevi çalışmanın içselliğini ve onun sırlarını edinmeden tamamlamayacaklar.

6) Siakh Yitzhak, Bölüm 2, 1

Yaratılış, seçim ve dünyanın ıslahı ve bozulması İsrail’e bağlıdır.

7) Baal HaSulam, Barış

Bilgelerimiz şöyle dediler, “Tanrı barıştan başka İsrail’in kutsanmasını muhafaza edecek bir kap bulamadı.” Bu nedenle, diğer ulusların içinde kendini-sevmek ve egoizm var olduğu sürece İsrail de arılık içinde ihsan ederek Yaradan’a hizmet edemeyecekti. Bu sözlerin açıklanması için yazıldığı üzere, “Siz benim krallığımın rahipleri olacaksınız,”…

Bu nedenle, bu toprakları sonsuza kadar miras alabilecekleri için verilen söz henüz yerine gelmedi, çünkü dünya barışı, atalarımızın kutsamasını alabileceğimiz tek kaptır, İshak’ın öngörüsünde olduğu gibi.

8) Baal HaSulam, Arvut (Karşılıklı Sorumluluk), 24

Bundan dolayı, İsrail ulusu arınma kıvılcımlarının tüm dünyadaki insanları aydınlatabileceği bir giriş kapısı olarak kuruldu.

Ve bu kıvılcımlar her gün çoğalıyor, tıpkı kişinin yeterince dolana dek hazineye ekleme yapması gibi, bu başkalarını sevmenin özünde bulunan haz ve huzuru anlayacak seviyeye gelişene dek anlamına geliyor. Zira o zaman dengeyi nasıl sağa doğru kaydıracaklarını bilecekler ve kendilerini Yaradan’ın verdiği sorumluluk altına sokacaklar ve günah kefesi dünyadan yok olacak.

9) Baal HaSulam, Mesih’in Borazanı

Arınma için bir önkoşul olduğunu kabul ettik; yani dünyadaki tüm halklar yaratılışın kanunlarını bilecekler; tıpkı şöyle yazıldığı gibi: “…ve topraklar bilgi ile dolacak.” Firavun’un da gerçek Yaradan ve O’nun yasalarını tanıyacağı ve onların ayrılmasına izin vereceği bir ön koşulun olduğu Mısır’dan sürgün örneğindeki gibi…

Bu nedenle her halkın bir erdemliye tutunacağı ve onun kutsal topraklara götürüleceği yazılmıştır. Kendilerinin ayrılması yeterli değildi. Tüm insanların nereden böyle bir arzu ve fikir ile geldiğini anlamalısınız. Bunun gerçek ilmin dağıtımı vasıtasıyla olduğunu bilin; öyle ki onlar gerçeği ve gerçeklerini kesinlikle görecekler.

Dağıtımın kitlelere yapılmasına “Şofar” denir. Tıpkı sesi büyük mesafe kat eden Şofar gibi, ilmin yankısı tüm dünyaya yayılacak; öyle ki insanlar duyacak ve erdemli bir halkta, kutsi bir ilim olduğunu kabul edecekler.

10) Rav Kuk, İsrail’in Rolü ve Kaderi

Nihai barış ve gerçek sevgi yalnız İsrail’in Tora’ya uyması yoluyla gelecektir. Ve insan ve dostu arasındaki saf sevgi hissiyatı… Ve bizim içimizde bu gelişme, çoğunluğa örnek olmaya layık olacak şekilde tamamlandığında tüm milletler bunu tanıyıp kabul edecekler ve barışın kutsanması dünyada olacak.

11) Baal HaSulam, Özgürlük

Anlaşılan şudur ki, başkasını tam olarak sevme derecesine gelerek insanlık amacına ulaştığı zaman, bu dünyadaki tüm bedenler, tek bir bedende ve tek bir kalpte birleşecek, “Barış” makalesinde olduğu gibi. Ancak o zaman, insanlık için amaçlanmış olan mutluluk tüm ihtişamı ile ifşa olacaktır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,296