e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Kongre ve Ders Materyalleri > Sabah Dersi 2019 – Kabala İlmini Doğru Şekilde Çalışmak

Sabah Dersi 2019 – Kabala İlmini Doğru Şekilde Çalışmak

1) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Bu çalışmada, Tora ve çalışma nedir? Bunun cevabı şudur, kişi Tora’yı çalışabilmek için öğrenir, buna “Yaradan onu yapması için yarattı,” denir. Bu şudur, yaratılanlar, alma arzusunu ihsan etme arzusuna dönüştürmek için çalışmak zorundadırlar, bu yolla Dvekut’u edinebilirler, ki bu form eşitliğidir ve böylece yaratılışın amacı olan haz ve keyfi alabilirler.

2) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

“Tora ve çalışmanın” anlamı şudur; kişi Tora’yı, Tora’nın ışığını ona getirmesi için öğrenir. Bu yolla alma kaplarını ihsan etmeye dönüştürebilir ve bu kaplarla Yaradan ile Dvekut ile ödüllenecektir, buna “Tora Lişma’yı öğrenmek,” denir.

3) Rabaş, Makale 267, İnsan Tora’nın İçinde Yaratıldı

Yaratılışın amacının O’nun yarattıklarına iyilik yapmak olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, insanın içine, kendi keyfi için haz alma doğası damgalanmıştır (yerleştirilmiştir). Buna “kötü eğilim,” denir, yazıldığı üzere, “İnsan kalbinin eğilimi çocukluğundan (itibaren) kötüdür.” Buna “kötü eğilim,” denir, çünkü keyif almayı istemekle kişi gerçek keyiften mahrum kalır, çünkü form eşitliğine sahip olmaz. Ancak Tora yoluyla, kişi ıslah olacaktır ve Tora yoluyla, gerçek keyfi alabilmesi mümkün olabilecektir. Bilgelerimizin dediği gibi; “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa olarak yarattım.” Bu şifa bilgelerimizin dediği üzere; “Beni terk etmelerini ve içindeki ışık ıslah edeceğinden Tora’yı, tutmalarını dilerim.” Buna göre Tora’nın kişiyi, içindeki kötü eğilimi yani alma arzusunu ıslah etme gücü vardır, böylece ihsan etmek için çalışacaktır. Bu yolla, Dvekut’u edinecek ve gerçek hazları edinebilecektir ve alıcı olmaktan çıkacaktır. Bu nedenle, Tora yoluyla, kişinin bu dünyada varlığını sürdürmesi mümkün olacaktır, zira Tora onu ıslah edecektir. “Haydi insanı yaratalım,” sözlerin anlamı şöyle açıklanmıştır, “Sen ve Ben onu bu dünyada inşa edeceğiz” Bu şöyledir, alma arzusu Yaradan’dan gelir ve ihsan etme arzusu Tora’dan gelir ve bu ikisinden insan bu dünyada var olur. Bu şudur, insan, bu ikisi yoluyla, bolluğu alabilecek, ancak gene de Dvekut içinde kalabilecektir.

4) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, 11

Bununla beraber, Talmud’u yazan bilgelerimizin sözlerinde Manevi Çalışmanın yolunu bizim için Mişna’ın bilgelerinden daha kolaylaştırdıklarını görüyoruz. Bunun nedeni şu sözlerdir, “Kişi Kendi İçin bile olsa Maneviyat ve Islahları uygulamalıdır, Kendi İçin olmaktan O’nun İçin olmaya gelecektir, çünkü onun içindeki Işık kişiyi değiştirir.”

Böylece, yukarıda Mişna, Avot’ta (Atalar) bahsedilen “Maneviyattaki Işık” kefareti yerine bize yeni bir yol sağladılar. Bu kişiyi değiştirecek ve Maneviyat ve Islahları uygulayacak yeterli güce sahiptir.

Burada kefaretten bahsetmediler, sadece Maneviyat ve Islahlarla iştigal etmek, kişiye ıslah eden Işığı sağlar ki kişi kendi hazzı için değil, Yaratıcısına mutluluk getirmek için Maneviyat ve Islahlarla iştigal edebilir. Ve buna Lişma denir.

5) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, 14

Şimdi “Benden vazgeçin ve Benim yasama uyun” sözlerinin anlamını anlayabiliriz. Şöyle yorumladılar, “Beni bırakıp Benim verdiğim çalışmayı gerçekleştirsinler isterdim – onun içindeki Işık onları ıslah eder” (Yeruşalmi, Hagiga, sayfa 6b).

Bu kafa karıştırıcıdır. O’nun yüzünü bulmak için oruç tuttukları ve işkence çektiklerini kastediyorlar, şöyle yazıldığı gibi “Yaradan’a yaklaşmaktan haz alıyorlar” (Isaiah 58:2). Ancak, makale Yaradan adına “Beni bırakmanızı isterdim, zira tüm çabanız faydasız ve semeresiz. Ben manevi çalışmadaki Işıktan başka bir yerde değilim. Bu yüzden, maneviyatı çalışın ve Beni orada arayın ve onun içindeki Işık sizi ıslah edecek ve Beni bulacaksınız,” diyor, şöyle yazıldığı gibi “Beni arayanlar Beni bulacaklar.”

6) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Kötü eğilimi kontrol altına almak için, yani Yaradan ile Dvekut’a erişmek için Tora’ya bağlanırız ki böylece tüm eylemlerimiz yalnız ihsan etmek için olsun. Şöyledir, kendi başımıza asla doğaya karşı gelemeyiz, zira edinmek zorunda olduğumuz kalp ve akıl, yardım almamızı gerektirir ve bu yardım, Tora yoluyla gelir. Bilgelerimizin dediği üzere, “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa olarak yarattım. Tora’ya bağlanmaları yoluyla, onun içindeki ışık, onları ıslah eder.”

7) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Tora’nın içindeki canlılığı hissetmek, büyük bir hazırlığı, bedeni Tora’nın hayatını hissedebilmek için hazırlamayı gerektirir. Bu nedenle bilgelerimiz Lo Lişma’da başlamamız gerektiğini söylemişlerdir, henüz Lo Lişma’da iken edindiği Tora’nın ışığı, kişiyi Lişma’ya getirir, zira onun içindeki ışık, ıslah eder. Böylece kişi Lişma’yı yani Tora uğruna (hatırına) çalışıp öğrenebilir, buna “Tora’nın hayatı,” denir. Kişi halen Tora’nın içindeki hayatı edindiği için, Tora’nın ışığı ona öyle nitelikler verir ki kişi Tora’nın içindeki hayatı artık hissedebilir.

8) Baal HaSulam, Bir Bilgenin Ağzından Adlı Kitaba Giriş

Bu yüzden 613 Islaha Zohar’ın birkaç yerinde 613 tavsiye olarak değinilmektedir ve Zohar’ın birçok diğer yerinde de 613 Islah “613 teminat” olarak adlandırılmaktadır. Bunun nedeni bedenini arındırmak ve ruhunu geliştirmek için kişinin önce Maneviyatın gerekliliklerini ve Islahları yerine getirmesi gerekliliğidir. Bu noktada, 613 Islah kişi için 613 öneri, “ipuçları”dır ki bunlar vasıtasıyla zaman içinde arınır ve Kral’ın önüne çıkabilmekle ödüllendirilir ve O’nun yüzünün Işığını alır. Bunun nedeni şudur; Maneviyatın gerekliliklerini ve Islahları yerine getirmek, zaman içinde kişiyi arındırır, ta ki Kral’ın yüzünün Işığı ile ödüllendirilene dek.

Ayrıca, Gmara’da şöyle yazar: “Bir hayvanı boğazından mı yoksa ensesinden mi kestiğin Yaradan’ın umurunda değildir? Tersine, Manevi İlim ve Islah sadece insanı arındırmak için verilmiştir.”

Ancak, kişi yeterince arındıktan sonra Kral’ın yüzünün Işığı ile ödüllendirilir, kişinin gözleri ve ruhu açılır ve 613 Islah’ta bulunan 613 Kutsal Işığı edinmekle ödüllendirilir. Bunlar kişinin edinebileceği O’nun Kutsal İsimleridir.

Her bir Sevabı tutarak, kişi o Sevapta bulunan Işığı alır, çünkü Sevap Işığın kıyafetlendiği bir arzudur (Kap/ Kli), yani özellikle o Sevaba ait Kutsal bir İsimdir. “Sevap bir mumdur ve Maneviyat da – Işık” sözlerinin anlamı budur.

Aynı zamanda 613 Sevap “613 emir (teminat)” olarak adlandırılır.

9) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Dünyaların ve ruhların yaratılışı öncelikle niyet ile oldu; her şey ıslah edilir ki böylece ihsan etmek için çalışsın, buna Dvekut, form eşitliği denir. Yaradan Tora hakkında şöyle demiştir, “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa olarak yarattım.” Şöyledir, insan bir kere Tora’yı şifa olarak edindiğinde, kötü eğilim ihsan etmek için çalışmak üzere düzeltilecektir. Zohar’da yazıldığı üzere, “Ölüm meleği kutsal bir melek olmaya yazgılıdır.” Kişi bunu göremez, çünkü “İsrail’in tamamı,” denen çoğunluğun özelliklerini taşır. Söylendiği üzere, öğrenimin başında herkes Lo Lişma’nın içinde alır, yani kendi yararına olan Kelim’in içine (kaplar) ödül almak için Tora ve Mitzvot’a bağlanır. Maimonides’in sözlerine göre, kişinin Tora ve Mitzvot’u yerine getirmeye kabul edilmesinden sonra Lişma kişiye ifşa edilmesini yasaklar. Zira, bu kişinin aklıyla şunu anlamasına neden olur; Tora’yı yalnız kurallarını, Mitzvot’u nasıl yerine getireceğini bilmek için öğrenmesi gerekmektedir. Bilgelerimizin dediği gibi, “Eğitimsiz birisi Hassid değildir.” Onlar da her ne kadar Mitzvot’un uygulanmasını içermeyen Tora’yı öğrenirlerse de Tora’nın bu bölümünü öğrenmeleri bunun Tora’nın emri olması nedeniyledir. Yazıldığı üzere, “Bunun üzerine gece gündüz kafa yoracaksın, tıpkı geri kalan Mitzvot gibi.”

10) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Bilgelerimiz, Yaradan’ın İsrail’e şöyle dediğini söylemişlerdir; “Size Tora’mı sattım. Ben de onunla birlikte satılırım.” Bu, satılan bir malla birlikte verilen bir şey gibidir. Bu, Yaradan şunu istiyor demektir; kişi Tora’yı aldığı zaman Yaradan’ı da birlikte alıyor olsun. Ancak kişi buna ihtiyaç duymaz. Esas olarak kişi çoğunluğun özelliklerini taşır. Bu nedenle, Maimonides, kadınlara, çocuklara ve genel halka öğretmeye, Lo Lişma’dan başlamak gerekir, der. Ve normal olarak herkes başından başlar, yani Tora’yı edinmeye ihtiyaç duymasının nedeni, Lo Lişma’nın nedenleridir, yoksa “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa olarak yarattım,” nedeniyle değildir. Doğal olarak, dünyanın çoğunluğu “Yaradan ile Dvekut,” denen ödülün manasını anlayamaz bile.

11) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Tora’da çeşitli ayrımlar yapmalıyız: 1) Kuralları bilmek için, Tora’nın Mitzvot’unu yerine getirmek için Tora’yı öğrenenler. 2) Tora’yı öğrenme Mitzva’sını yerine getirmek için Tora’yı öğrenenler, yazıldığı üzere, “Bu Tora kitabı ağzından düşmeyecek ve gece gündüz kafa yoracaksın, düşüneceksin.” RAŞİ “kafa yoracaksın,” sözünü “onun içine bakacaksın,” diye yorumlar, Tora’nın her düşüncesi kalbindedir. Söylendiği gibi, “Kalbimdeki düşünceler Senin huzurundadır.” 3) Tora’nın ışığı ile ödüllenmek için Tora’yı öğrenenler. Yazıldığı üzere, “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa olarak yarattım, çünkü onun içindeki ışık ıslah eder.” Bununla kişi inanç ile ödüllenir, Yaradan ile bir olur ve böylece Yaradan’a tam bir inanç ile bağlandığı için “İsrail” haline gelir. 4) Kişi inanç ile ödüllendiğinde, “Yaradan’ın isimlerindeki gibi Tora,” ile ödüllenir. Zohar’da buna “Tora, İsrail ve Yaradan birdir,” denir. O zaman kişi yaratılışın amacı ile ödüllenir, bu O’nun yarattıklarına iyilik yapmaktır; bu yaratılanların Yaradan’ın vermek istediğini almalarıdır.

12) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Çalışma öncesinde, kişi Tora’yı öğrenme Mitzva’sını hangi amaçla yerine getirmek istediğini incelemelidir. Şöyle ki, Tora’nın kendisi yüzünden Mitzvot’u yerine getirmek için kurallarını bilmek için mi Tora’yla uğraşıyor, yoksa tüm niyetiyle Tora’nın kendisi için mi, Mitzvot’un kurallarını bilmek onun için tamamen farklı bir mesele mi? Yani Tora’yı iki farklı nedenle mi öğreniyor? Ancak, Tora’yı, Tora uğruna öğrenirken bile, kişi bunu hangi niyetle yaptığını ayırt etmelidir. Bu Yaradan’ın emirlerini yerine getirmek için midir, yazıldığı üzere, “Ve sen gündüz, gece bunu düşüneceksin,” diye mi yoksa Tora’nın ışığı kötü eğilimi iptal ettiği için Tora’nın ışığını edinmek için mi öğreniyor? Bilgelerimizin dediği gibi, “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa diye yarattım.” Anlaşılan odur ki kişi bu şifayı edinmek için öğrenmektedir, zira “onun içindeki ışık ıslah eder.”

13) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

RAŞİ “Gündüz ve gece bunu düşünecek, kafa yoracaksın,” ayetini yorumlar ve şöyle der “onun içine bak, Tora’nın her düşüncesi kalptedir.” Kalpteki düşünceden söz ederken onun ne demek istediğini anlamalıyız, zira Tora’yı öğrendiğimiz zaman, bu akıldadır, kalpte değildir, o zaman neden “Tora’nın her düşüncesi kalptedir,” diyor? Bu sözleri, bunun özellikle Mitzvot’un yerine getirilmesine dair kurallarla ilgili olan Tora’ya ilişkin olmadığı şeklinde yorumlamalıyız. Daha doğrusu, Tora’nın şimdi sözünü edeceğimiz son iki farkındalığı da içerdiğini söylemek istemektedir: 1) Tora’nın ışığını edinmek isteyen. 2) “Yaradan’ın isimleri, denen Tora ile ödüllenen. Bu ikisi özellikle kalbe aittir. Rabbi İbrahim İbn Ezra’nın dediği gibi, “Tora’da yazılı olan tüm Mitzvot’u bil ya da atalarımızın yaptığı kabul görmüş olanları, her ne kadar onların çoğu eylemler ve sözler olsa da hepsi de kabin ıslahı içindir.  Çünkü Efendi tüm kalpleri ister ve O, her düşüncenin eğilimini anlar. Yazıldığı üzere, “Şu kalpleri dosdoğru olanlar,” ve tersine “günah dolu düşüncelerle dolu bir kalp.” Şunu bilin ki Tora yalnız kalbin adamı olanlara verilmiştir.

14) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Tora ile meşgul olanların Mitzvot’un nasıl yerine getirileceğine dair olan adet ve kuralları bilmeleri gerekli değildir, ancak onların daha yüce bir rolleri vardır, onlar Tora’yı kalplerini düzeltmek için öğrenmektedirler; buna “akıllı-kalp,” denir, zira her şey eyleminin ardından isimlendirilir. Bu nedenle, bu niyetle öğrendikleri Tora’ya “akıllı-kalp” ve “akıllı-düşünce,” denir, zira onlar Tora’ya kalplerini ıslah etmek için ihtiyaç duyarlar.

15) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Hiçbir şeyi Yaradan hatırına yapmak için gücümüz ve kabiliyetimiz yoktur. Yalnız Tora’nın ışığı kalbi ıslah edecektir, zira kalbe “arzu,” denir ve doğası gereği o, alma arzusudur. Peki ama insan nasıl olur da doğasına karşı gelebilir? Bu nedenle Yaradan şöyle der, “Kötü eğilimi yarattım, Tora’yı da şifa olarak yarattım.” Buna göre kişi, Tora’yı aklı için, anlasın diye öğrenmiyordur, Tora’nın içinde kıyafetlenmiş olan Yaradan ile Dvekut’a erişsin diye anlayıp öğreniyordur ve bu kalple ilgilidir. Edindiği, onu ıslah eden ışık yoluyla, yani kendi için alma arzusu, yukarıdan güç alıp Yaradan uğruna çalışabilir hale gelir.

16) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Yaradan’a inancı olan birisi, Tora’yı verenin Tora içinde kıyafetlendiğine inanabilir. Aksine Yaradan’a inanmayan inançsız birisi, nasıl Tora öğrenebilir ki, bu kişi Tora’yı verene inanmamaktadır. Yalnız Tora’nın kıyafetinden öğrenebilir, bunu giyenden değil, zira inancı yoktur. Bu dış kıyafete “ilim,” denir, “Tora,” denmez, çünkü Tora, kişi özellikle onu verene bağlandığında Tora’dır. Böylece bilgelerimizin şu söylediği anlarız; “Birisi sana, ‘İnançsızlarda ilim vardır,’ dediği zaman buna inan.” Bu böyledir, çünkü onlar, birisinin giydiği kıyafetten öğrenirler ve buna, Tora’yı verenle hiçbir bağı olmadığından, yalnız “ilim,” denir. Ancak “Birisi sana ‘İnançsızlarda Tora vardır,’ derse buna inanma,” çünkü onların Tora’yı verenle hiçbir bağları yoktur. Çalışmamızın özü Yaradan ile Dvekut’a erişmek olduğu için yazıldığı üzere, “O’na tutun.” Buna göre, Tora, O’na bağlanmak anlamına gelir. Şöyledir, Tora’yı öğrenirken onu giyinmiş olana bağlanmakla ödüllenmeyi hedef almalıyız. Bu, kıyafet yoluyla, Yaradan’ın kıyafetlendiği Tora yoluyla yapılır.

17) Baal HaSulam, Şamati 68 – İnsanın Sefirot’la Bağlantısı

Kişi kendi düşüncelerini düzeltemez, ama ancak kalbini hedefe – doğrudan Yaratan’a doğru – yönlendirmelidir. Böylece tüm düşünceleri ve hareketleri doğal olarak Yaratan’ına memnuniyet ihsan etmek için olacaktır. Ve kalbini Keduşa’nın kalbi ve arzusu olacak şekilde ıslah ettiği zaman, bu kalp Üst Işık’ı almak için bir Kli (kap) olacaktır. Ve böylece Üst ışık bu kalpte parlayacak, kalp güçlenecek ve sürekli eklenecek ve tamamlanacaktır.

Şimdi bilgelerimizin şu sözlerini yorumlayabiliriz: “Eyleme yol açan öğrenim yücedir.” Bunun anlamı, eyleme yönelten Tora’nın ışığı yoluyla, çünkü onun içindeki ışık ıslah eder. Buna “eylem” denir. Bunun anlamı, Tora’nın ışığı kalpte yeni bir yapı inşa eder demektir.

18) Rabaş, Makale 721, Tora ve Mitzvot’un Segula’sı

Kişi kendini-sevmeye batmış iken nasıl ihsan etmek için Tora ve Mitzvot’la meşgul olabilir ki, zira kendi yararına olmayan hiçbir şey yapma arzusu ve yeteneği yoktur. O halde, ona ihsan etmek için Tora ve Mitvot’la uğraşması nasıl öğretilebilir ki? Şunu söylemeliyiz, insanın doğası yalnız kendini-sevmek olduğundan ve buna karşı olan bir şeyi yapmak onun için zor olduğundan, öyle ki tüm organları buna karşı gelir, ancak burada zorlama (zorla yapma) meselesi vardır, yani Tora ve Mitvot’u çalışırken, bunu arzusuna karşı öğrenir, bunun yalnız Yaradan uğruna olmasını ister. Ve böylece yalnız ihsan etme meselelerinden söz eden şeyleri öğrenir ve bunlar hakkında düşünür. Her ne kadar bedeni karşı gelse de kendisini zorlayarak gösterdiği çaba ile, niyeti ile, her ne kadar kalbi bu niyete rıza göstermese bile, bedenini bu çalışmaya zorlar ve onun (Tora’nın) içindeki ışık kişiyi ıslah eder.

19) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda, Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Eğer kişi ödül olmaksızın, yalnız Kral’a hizmet etmek için, Tora ve Mitvot’u yerine getirmek istiyorsa, o zaman Kral’ın yüceliğini bilmeye ihtiyacı vardır, çünkü hizmetinin ölçüsü Kral’ın yüceliğinin ölçüsüne bağlıdır, zira çalışmak için ona yakıtı yalnız Kral’ın önemi ve yüceliği vermektedir. Zohar’da şu ayetten söz edilir; “Onun kocası kapılarda tanınır.” Bunun anlamı, “herkes kalbinde üstlendiğine göre,” demektir. Bununla bize şu söylenmektedir; kişi kalbinde Yaradan’ın yüceliğini ve önemini üstlendiği ölçüde kendini Kral’ın hizmetine adar. Bu nedenle de yalnız ihsan etmek için çalışmak isteyen, bu tür insanlar için, onları Tora ve Mitzvot’a bağlanmaya zorlayan tek sebep, Yaradan’ın önemi ve yüceliğidir. Zohar’da yazıldığı üzere; “Bu korkunun özü, O’nun yüce ve yöneten olması nedeniyle çalışmaktır,” bu kişiler Yaradan’ın Tora ile kıyafetlendiğine inanırlar. Ve Yaradan’ın İsrail’e söylediği şu sözlere inanın, “Size Tora’mı sattım. Ben de onunla birlikte satılırım,” Tora’yı öğrendikleri zaman Tora’nın içindeki ıslah eden ışığı da elde ederler. Bu bilgelerimizin söylediği şu sözlerin anlamıdır, “Arınmaya gelene yardım edilir.”

20) Rabaş, 62. Mektup

Öyle anlaşılıyor ki, insanın öncelikli çalışması Yaradan’ın yüceliğini idrak etmesidir. Bu demektir ki, kişi Yaradan’ın yüceliğini anlamak için kitapları çalışmalı, atalarımızın söylediklerine dikkat etmeli ve Yaradan’ın yüceliğini hissetmelidir.

Kişi O’nun yüceliğini hissedebilmek için dua etmelidir, böylece kalbini yatıştırır ve Yaradan önünde iptal olur, böylece sadece hayvansal şehvetin doyurulmasına yarayan dünyanın düzenini izlememiş olur, sonrasında Yaradan onun gözlerini açar ve yaşamını Tora ve çalışmaya adar ve “Her şekilde O’nu bil,” gerçek olur. Bu demektir ki, maddesel şeylerle meşgul olsa da bu Kedusha (kutsallık) amacıyladır.

LoLişma’dan Lişma’ya geliriz. Bu demektir ki Lişma zaten yüksek bir derecedir ve kişi LoLişma’da başlamalıdır. Diğer bir deyişle kişi hazzın maddesellikte değil, Tora ve çalışmada olduğunun tam olarak farkında olmalıdır.

O an dünyasal şeylerde daha fazla haz hissetse de bu Tora ve çalışma, Yaradan’a inanç eksikliğinde olduğundandır. Bu sırada Tora ve inanç vasıtasıyla Tora’nın ışığını hisseder ve bu ışık onu ıslah eder.

21) Baal HaSulam, Yaradan’ın Yüzünün Gizliliği ve İfşası -1

Gizlilik döneminde, O’nun bu dünyadaki rehberliğine inancı güçlendikçe, bu kişiyi kitaplar ve Tora hakkında derin derin düşünmeye ve O’nun rehberliğine olan inancını nasıl güçlendireceğine dair bunlardan aydınlanma ve anlayış aramaya götürür. Tora yoluyla kişinin edindiği bu aydınlanma ve gözlemlere “Tora’nın şifası,” denir. Bunlar belli miktarda biriktiği zaman, Yaradan kişiye merhamet eder ve yukarının ruhunu, yüksek bolluğunu onun üzerine akıtır. Bir kere, bedenine soluyarak içine çektiği şifayı, Tora’nın ışığını tamamen ifşa ettiği zaman, Yaradan’a olan inancının güçlenmesi yoluyla, kişi O’nun yüzünün ifşası ile ödüllenmeye layık olur. Bunun anlamı şudur; Yaradan ona, O’nun adı, “İyidir ve iyilik yapar,” sözüne uygun şekilde davranır.

22) Baal HaSulam, Şamati 218- Tora Ve Yaradan Birdir

Ve Tora, O’nun içindeki “Işık” olarak adlandırılır. Bu, çalışma sırasında, Işığı hissettiğiniz ve bu Işık ile Yaradan’a vermek istediğiniz anlamına gelir, yazıldığı gibi, “Efendi’nin emirlerini bilen, O’na hizmet edecektir.” Dolayısıyla, kişi var olduğunu hissetsin ki Yaradan’a ihsan etmek istesin ve bu kişinin kendini hissetmesidir.

Bununla birlikte, kişi “Tora ve Yaradan birdir”in anlayışı ile ödüllendiğinde, hepsinin bir olduğunu bulur. O zaman kişi Yaradan’ı Tora’da hisseder. Kişi, Tora’nın içindeki Işığa her zaman özlem duymalıdır; bu öğrendiklerimize göre Işığı, alma meselelerinin içinde bulmak daha kolay olsa bile.

23) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş 22

  1. Gerçekten de eğer Kabalist Haim Vital’in sözlerini incelersek önümüzde ilahi yıldızlar gibi açıklığa kavuşacaktır. “Bu ilimde şansını denedikten sonra bırakması daha iyidir” sözleri akıl ve bilgelikteki şanstan bahsetmiyor. Tersine, yukarıda açıklamasını yaptığımız gibi “Kötü eğilimi yarattım; karşılığında maneviyatı ilaç olarak yarattım” da olduğu gibidir. Bunun anlamı kişi araştırmasına ve ifşa edilen yazılı vecibeleri yerine getirmeye çaba sarf etmesine rağmen kötü eğilim hâlâ güçlü ve hiçbir şekilde erimemiştir. Bunun nedeni Raşi’nin yukarıda “karşılığında maneviyatı ilaç olarak yarattım” sözleriyle açıkladığı gibi kişinin günah düşüncelerinden hâlâ kurtulamamış olmasıdır.

Dolayısıyla, kişinin geleneksel kuralların dışsallığı üzerine çalışmayı bırakmasını ve gerçeğin ilmiyle iştigal etmesini tavsiye ediyor, zira yazılı geleneksel kurallarla uğraşmaktansa gerçeğin ilmine çaba sarf ederek ve uygulayarak manevi ilmin Işığını çekmek daha kolay. Sebep çok basit: yazılı kurallar dışsallıkla, hırsızlık, haksızlık, soygunculuk vs. gibi fiziksel giysilerle örtülmüştür. Bu nedenle kişinin bu kuralları Işığı çekmek için çalışırken aklını ve kalbini Yaradan’a yönlendirmesi zor ve ağırdır.

Hatta geleneksel kuralların dışsallığı üzerinde çalışılması bu kişi için daha ağır ve meşakkatlidir. Çalışırken Yaradan’ı nasıl aklında tutabilir, zira çalışma fiziksel konularla ilgili ve kişiye Yaradan’ı niyet edinmekle aynı anda gelemez.

Dolayısıyla, Kabala ilmini çalışmayı tavsiye eder, çünkü bu ilim tamamen Yaradan’ın isimleriyle örtülüdür. O zaman kişi en yavaş öğrenci bile olsa ders esnasında kolaylıkla aklını ve kalbini Yaradan’a yönlendirebilir. Bunun nedeni bu ilmin konusunun ve Yaradan’ın aynı ve tek şeyler olmasıdır ve bu gayet basit.

24) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş 23

Dolayısıyla, Gimara’nın sözleriyle bunu kanıtlıyor: “Beş yıl içinde çalışmasında iyi bir şey görmeyen öğrenci daha da göremeyecektir.” Kişi neden çalışmasında iyi bir işaret görmez? Elbette ki, yeteneksizliğinden değil, sadece kalbindeki niyetin eksikliğindendir, zira manevi ilim yetenek gerektirmez.

Tersine yukarıda yazıldığı gibidir: “‘Dinleyin, tüm bilgelik ve manevi öğreti kolaydır: tüm bilgelik ve tüm maneviyat Benden korkan ve ilmin sözlerini yerine getiren kişinin kalbindedir.”

Elbette, kişi kendisini ahlaki değerlerin sevabına alıştırmalıdır ancak ne kadar alıştırabileceğini bilmiyorum. Kişi tüm yıllarını bekleyerek geçirebilir. Bu nedenle Braita bizi beş yıldan fazla beklememek üzerine uyarır (Hulin 24).

Dahası, Kabalist Yossi, Manevi İlmin edinimi bahşedilmesi için üç yılın yeterli olduğunu söylüyor. Eğer kişi bu süre içinde iyi bir işaret görmezse, kendisini yanlış ümitlerle kandırmamalı ve aldatmamalı, ancak bilmelidir ki asla iyi bir işaret göremeyecektir.

Dolayısıyla, kişi kendisine O’nun için’i gerçekleştirmekte başarılı olmak ve ilmin Işığıyla bahşedilmek için vakit kaybetmeden iyi bir taktik bulmalıdır. Braita taktiği belirtmez, ancak aynı koşulda kalarak daha fazla beklememek konusunda uyarır.

Kabalist’in sözlerinin anlamı budur, en emin ve en başarılı taktik, Kabala ilmini çalışmaktır. Kişi elini tamamen dışsallıkla ilgili kuralları çalışmaktan çekmelidir, çünkü zaten bunda şansını denemiş ve başaramamıştır. Ve zamanının tamamını başarısının kesin olduğu Kabala ilmine adamalıdır.

25) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş 154

Kabala kitapları yazarlarının büyük bir kısmı kitaplarını herkese değil ama zaten yüzün ifşasını ve tüm yüce edinimleri edinmiş olanlara yönelttiler… Peki o zaman şunu sormalıyız, neden Kabalistler herkesin Kabala ilmini öğrenmesini mecburi kıldılar?

Gerçekte bu kitapların, içinde büyük bir şey vardır, yayınlamaya değer bir şey: Kabala ilmi ile meşgul olanlar için paha biçilmez bir şifa vardır. Her ne kadar öğrendikleri şeyi anlamasalar da öğrendikleri şeyi anlamak için özlem duyarak ve büyük bir arzuya sahip olarak, ruhlarını saran ışığı kendileri için uyandırırlar.

26) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş 155

Ve kişi mükemmeliyeti edinmeden önce ona ulaşması hedeflenen Işıklar Saran Işık olarak addedilir. Bu onların kişi için hazır bekledikleri, kişinin alma kaplarını arındırmasını bekledikleri ve o anda bu Işıkların uygun kapları giydireceği anlamına gelir. Dolayısıyla, kişi bu ilime başladığında kapları olmasa bile Işıkların isimlerini ve kapların ruhuyla bağlantısından söz etmekle Işıklar anında belli bir derecede kişinin üstüne yansır. Ancak, kişinin üstüne ruhunun iç kısmını giydirmeden yansırlar, zira onları alacak kaplar yoktur. Bununla beraber, çalışma sırasında kişinin aldığı aydınlanma, ona, mükemmelliğe daha yakınlaştıracak kutsallık ve arınma bolluğu katarak, Yukarıdan lütuf çeker.

27) Rabaş, Makale 875,  Üç Çizgi – 4

Fakat kişi, kendine-sevgiden çıkmak ve her şeyi, Lişma olarak adlandırılan ihsan etmek için yapmakla ödüllendirilmeden önce, bütün bu meseleler oldukları gibi, hiçbir açıklama olmaksızın yani kişinin öğrendiği şeylerde hiçbir edinimi olmadan, yalnızca isimlerdir, zira kişinin ‘kutsal isimler’ ya da Sefirot ve Partzufim (Partzuf’un çoğulu) olarak adlandırılan üst köklerin materyaline dair hiçbir bilgisi yoktur. ‘Kabala bilgeliği’ olarak adlandırılan üst meseleleri, yalnızca Segula (çare/güç) yoluyla öğrenebiliriz, zira onlar, kişiye, kutsal isimlerden bahseden konuların Keduşa’sı (kutsallık) nedeniyle, Yaradan’la bütünleşmek için bir arzu ve özlem verirler. Diğer taraftan kişi inanmalıdır ki ifşa olmuş Tora’da, tüm Tora, Yaradan’ın isimleridir. Dolayısıyla bu meseleler daha fazla kapasiteye sahiptirler. (‘Tora’nın Verilişi’ adlı makalede açıklandığı gibi) Kişi, üst meseleleri Keduşa’ya yaklaşmak için öğrendiğinde, bu, ışıkların yaklaşmasına neden olur. Bu demektir ki bu öğrenme, bütün eylemlerini ihsan etmek için koşuluna yönlendirmekle ödüllendirilmesine neden olur. Buna, kişinin hazırlandığı yerde, ‘hazırlık tarzında çalışma’ denir.

30) Rabaş, 22. Mektup

Mümkün olduğunca derine inmek, Yaradan’ın içselliğini anlamanıza yardım edecek şekilde. Anlamak için konuyu özümsemekle kendinize içselliği alabileceğiniz bir kap inşa edersiniz.

31) Rabaş, Makale 2, Kulak Ver Ey Tanrım (1986)

Kişi, ödüllendirildiği ve Tora’nın sırlarına bağlanma düşüncesi kendisine verildiğinde, orada yazılan tek bir kelimeyi anlamasa da yine de Tora’nın içselliğinin çalışmasına bağlanması büyük bir ayrıcalıktır. Başka bir deyişle, onların yalnızca Tanrısallıkla ilgili konuştuklarına inanır ve düşüncelerine dalmak için yeri vardır, zira öğrendiğim her şey, kutsal isimlerdir, öyleyse çok şanslı olmalıyım. Bu nedenle yapmam gereken tek şey, Yaradan’a teşekkür etmek ve O’nu övmektir.

35)  Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Tora’yı öğrenmeden önce, kişi Tora’yı öğrenme sebebini sorgulamalıdır, çünkü her eylemin, kişinin o eylemi yapmasına sebep olan bir amacı olmalıdır. Bu, bilgelerimizin şöyle söylediği gibidir, ‘Amacı olmayan bir dua, ruhu olmayan bir beden gibidir.’ Bu nedenle, kişi, Tora’yı öğrenmeye gelmeden önce, niyetini hazırlamalıdır.

36) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, 17

Dolayısıyla, öğrenci çalışmadan önce Yaradan’a ve O’nun ödül ve cezadaki rehberliğine inancını güçlendirmek için söz verir.  Bilgelerimizin dediği gibi, “Ev sahibin çalışman için seni ödüllendirmeye yetkilidir.” Kişi çalışmasını Maneviyatın Sevapları için olmaya hedeflemelidir ve bu şekilde ondaki Işığın hazzı ile ödüllendirilir. Kişinin inancı güçlenir ve bu Işığın devası ile büyür, şöyle yazıldığı gibi: “Göbeğine sağlık ve kemiklerine ilik olur”  (Atasözleri 3:8).

O zaman Kendi İçin‘den Yaradan İçin koşuluna geleceği için kişinin kalbi rahatlar. Dolayısıyla, kendisinin inanç ile ödüllendirilmediğini bilen bir kişinin bile maneviyatı çalışacak ümidi vardır.

Zira, Manevi çalışmayla kişi kalbini ve aklını Yaradan’a inancı edinmeye koyarsa bundan daha yüce sevap yoktur, bilgelerimizin dediği gibi, “Habakkuk geldi ve önemle belirtti: ‘Erdemliler inançlarıyla yaşayacaklardır’” (Makkot 24). Dahası, bundan başka tavsiye yoktur.

37) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Kişi, öğrenmeye gelmeden önce, öğrenimi meyve ve iyi sonuçlar versin, yani böylece bu öğrenme ona, onu ıslah etmesi mümkün olan Tora’nın ışığını getirsin diye büyük bir çaba harcamalıdır. O zaman, kişi, Tora sayesinde, bilge bir öğrenci olur. ‘Bilge bir öğrenci’ ne demektir? Baal HaSulam, bu kişinin, bilgeden öğrenen bir öğrenci olduğunu söyler. Bu demektir ki, Yaradan, ‘bilge’ ve O’ndan öğrenen kişi, ‘bilgenin öğrencisi’ olarak adlandırılır. Kişi, Yaradan’dan ne öğrenmelidir? Der ki, kişi, Yaradan’dan yalnızca tek bir şeyi öğrenmelidir. Yaradan’ın yalnızca ihsan etmek istediği bilinir. Benzer şekilde, insan da O’ndan bir verici, veren olmayı öğrenmelidir. Buna, ‘bilge öğrenci’ denir.

38) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Kişi, çalışmaya geldiği zaman, eğer çalışmanın başındaysa, onu giyen, Tora’da kıyafetlenen ve başka hiç kimseye değil, Tora’nın ışığını verene bağlanmak istemesiyle, Tora’daki ışık ile edinebileceği tam inancı elde etmek için arzusu yoktur; dolayısıyla Yaradan’ın kıyafetlendiği Tora’yı öğrenir. Bu sayede, tam inancı edinmek, onu giyenle, Tora’yı verenle bütünleşmek ister. Burada şu üç muhakemenin birliği vardır: 1) Yaradan’ın kıyafetlendiği Tora 2) Tora’da kıyafetlenen Yaradan 3) Yukarıdaki niyetle Tora’yı öğrenen kişi, İsrail. Buna, ‘Tora, Yaradan ve İsrail birdir’ olarak adlandırılan ‘birlik’ denir. Zohar, hali hazırda, ‘Yaradan’ın isimleri’ ile ödüllendirilmiş olanlarla konuşsa da ki onlara ‘inanç’ denen ‘Tefillin eli’ ve ‘Tora’ denen ‘Tefillin başı’ ile ödüllendiler denir, yine de Tora’ya ve inanca ulaşma yolunda yürüyenler de bu birlikten bir çevre edinirler.

39) Rabaş, Makale 22, Tora’nın Tamamı Tek bir Kutsal İsimdir (1985)

Bizler, çalışma sırasında, her zaman Tora’yı çalışma amacına yani Tora’yı çalışmaktan ne talep ettiğimize dikkat etmeliyiz. O zaman, bize, öncelikle bununla yaratılanların üzerine yerleştirilen kısıtlama ve gizliliğin kaldırıldığı, ‘form eşitliği’ denen Kelim’i, yani ihsan etme kaplarını istememiz gerektiği söylendi. Böyle olduğu ölçüde kişi, kutsallığı hissetmeye ve Yaradan çalışmasından tat almaya başlar. İşte o zaman, Keduşa (kutsallık) neşe verdiği için mutlu olabilir, çünkü orada O’nun yarattıklarına iyilik yapmanın ışığı parlar. Ancak kişi, henüz bilgelerimizin ‘bütün çalışmanız Yaradan için olacak’ ifadelerinde olduğu gibi, ihsan etme yolunda yürümesi gerektiğine karar vermediyse, bu, üst bolluğu almak için uygun olan ‘Kelim’in hazırlığı’ olarak kabul edilir. Kişi çalışma aracılığıyla, ihsan etme kaplarıyla ödüllendirilmek ister, bilgelerimizin şöyle söylediği gibi, ‘İçindeki ışık onu ıslah eder.’ Ve kişi, ihsan etme kaplarıyla ödüllendirildiğinde, Zohar’ın ‘Tora, Yaradan ve İsrail birdir’ dediği, ‘Yaradan’ın isimleri’ olan, ‘Tora’nın edinimi’ olarak adlandırılan dereceye gelir.

40) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, 97

Bu nedenden dolayı bilgelerimiz manevi çalışmada gerekli koşullarla ilgili pek çok yerde bizleri uyarmışlardır. Kişinin yaşamla ödüllendirildiği yer özellikle Lişma vasıtasıyla olacak, zira bu hayatın Işığıdır ve bu nedenle bize verilmişti, şöyle yazıldığı gibi “bu nedenle yaşamı seçin.”

Dolayısıyla, manevi çalışmayı yaparken her birey çaba göstermelidir ve kalbini ve aklını “Kralın çehresinin Işığı”nı, yani açık İlahi Takdir’in edinimini bulmaya adamalıdır. Ve herkes bunu yapmaya muktedirdir, şöyle yazıldığı gibi “Beni arayanlar beni bulacaklar” ve ayrıca şöyle yazıldığı gibi “Çabaladım ve bulamadım, inanmayın.”

Dolayısıyla, bu konuda kişinin yalnızca çabasından başka bir şeye ihtiyacı yoktur. Şöyle yazılmıştır: “Manevi çalışmayı O’nun için koşulunda uygulayan kişi için Işık hayat iksiri olur” (Taanit 7a). Bu, O’nun rızası için anlamı olan, kişinin aklını ve kalbini yaşamı edinmeye adaması anlamına geliyor.

41) Rabaş, Makale 29, Lişma ve LoLişma

Bu sebeple, kişi Tora çalışırken, amacı hatırlamaya çalışmalıdır ki böylece bu çalışmadan ne almak istediği, daima gözlerinin önünde olsun, yani bu çalışma Yaradan’ın önemini ve büyüklüğünü bahşetsin.

42) Zohar, Toldot 125

Kişi Yaradan’ı övüp yüceltmek O’nu bu dünyada saygıdeğer ve önemli kılmak için çalışmalıdır. O bize Tora Lişma’nın kalplere giden yol olduğunu anlatır; kişinin kalbini hedeflemelidir ki Tora’ya bağlanması ona ve tüm dünyaya bolluğun bilgisini çeksin. Böylece Yaradan’ın adı bu dünyada büyür, yazıldığı üzere, “Yeryüzü Efendinin bilgisi ile dolacak.” Ve böylece, “Efendi tüm yeryüzünün kralı olacak,” sözleri gerçek olacaktır.

43) Rabaş, Makale 12, Yaradan’ın Yolunda Tora ve Çalışma Nedir? (1988)

Kişi, Tora’ya bağlandığında, eğer ‘ışık’ denen Tora’nın ödülünü almak için öğrenmeyi hedeflediyse, Tora’dan ışığı çekmek, faydalıdır. O zaman Tora’yı öğrenmek onun için iyidir. Ancak kişi, Tora’yı çalışma amacından uzaklaştığı zaman, Tora, ihsan etme kaplarını yapma ve kendi menfaati için alma kaplarını kullanmama çalışmasını tamamlamasına yardım etmez. Aksi taktirde kişinin Tora’sı yok olur. Bu demektir ki, Tora’nın gücü ve boyun eğdirmesi gereken kötü eğilim iptal edilir. Bu, ‘çalışma yoksa Tora yoktur’ sözünün anlamıdır, yani kişi, Tora’da, alma kaplarını, ihsan etme kaplarına dönüştürme çalışmasını yapmayı amaçlamadığında, ‘sonunda iptal edilir’, yani bu güç iptal edilir.

45) Baal HaSulam, On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş, 18

Bunun nedeni onu Yaradan ve kötü eğilime gücünü veren Yaradan belli ki kötü eğilimi yavaş yavaş azaltacak ve top yekûn yok edecek ilacını ve devasını yaratmayı da biliyordu.

Ve eğer kişi maneviyatı çalışıyor ve kendisinden kötü eğilimi uzaklaştıramıyorsa, ya gereken çalışmada ve manevi çalışmayı uygulamasına çaba göstermekte ihmalkâr davranmıştır, şöyle yazıldığı gibi “Çalıştım ve bulamadım, inanmam,” ya da belki kişi yeterli miktarda çaba göstermiş ancak nitelikte ihmalkâr olmuştur.

Bu onların maneviyatı çalışırken akıl ve kalplerini kişinin kalbine inanç getiren maneviyatın Işığını çekmeye koymadıkları anlamına gelir. Tersine maneviyatın temel koşulu olan ve inanç getiren Işığı unuttular. Ve ilk başta bunu hedeflemelerine rağmen çalışma sırasında akılları başka yöne kaydı.

46) Baal Hasulam, Şamati 38 – Yaradan Korkusu O’nun Hazinesidir

Kişi Yaratıcısına memnuniyet vermekle ödüllendirilmek niyetiyle Tora ve Mitzvot ile meşgul olur. Bu amaç Mitzvot eylemlerine ve O’nu edinmeye getiren Tora çalışmasına dayanır. Aksi takdirde kişi kalabilir. Kişi her madde ve ayrıntıda Tora ve Mitzvot’a tutmasına rağmen, hala, Cansız Kutsallık derecesinde de kalabilir.

Bunu, kişinin Tora ve Mitzvot ile meşgul olma yükümlülüğünün nedenini, her zaman hatırlaması gerektiği, takip eder. Bilgelerimizin “senin kutsallığın Benim adım için olacak” ile kastettiği budur. Bu, “Ben senin amacın olacağım” anlamına gelir, “senin tüm çalışman Beni memnun etme isteğinde olmandır”, anlamındadır, tüm işlerin ihsan etmek için olacaktır anlamına gelir.

Bilgelerimiz; “Oradaki her şey muhafaza edilmek içindir; hatırlamak içindir” (Berachot 20) demiş. Bunun anlamı “hatırlamayı” edinmek amacıyla, Tora ve Emirleri uygulamakla meşgul olan herkes şu yoldadır; “O’nu ne zaman hatırlasam, O benim uykuda olmamdan ıstırap çekmeyecektir.” Sonuçta, bunu tutmak öncelikle hatırlamakla ödüllendirilmek içindir.

Böylece, kişinin Yaradan’ı hatırlama arzusu, Tora ve Mitzvot’u tutmasının amacıdır. Bu böyledir, çünkü Tora ve Mitzvot’u tutmanın sebep ve amacı Yaradan’dır. Bu olmaksızın kişi Yaradan’a tutunamaz çünkü form eşitsizliği nedeniyle “O ve Ben aynı yerde barınamayız.”

47) Rabaş, Makale 22, Tora’nın Tamamı Tek bir Kutsal İsimdir (1985)

Tora’da şu iki şeyin ayrımını yapmalıyız: 1) Kişiyi ıslah etmek için gelen Tora’nın ışığı. Bu, Kelim’in (kapların) ıslahıdır. 2) ‘Kutsal İsimler’ olan Tora’nın ışığını edinmek, buna “O’nun İlahiliğinin yarattıklarına bu dünyadaki ifşası” denir (Matan Tora makalesine bakınız). Dolayısıyla Tora’yı çalıştığımızda, yukarıdaki iki meselenin farkına varmalıyız: 1) Işığı genişletmek ki böylece bizler için ihsan etme kaplarını yaratabilsin. Tora’nın ışığı olmaksızın bu Kelim’i (kapları) edinmek imkânsızdır. Bu nedenle, kişi neyi bekler? Tora’yı çalıştığı için ödüllendirilmeyi. Onun tek arzusu, ‘ihsan etme kapları’ olarak adlandırılan Kli’yi edinmektir. Bu tam olarak kişi ihsan etme çalışmasına başladığında ve her şeyi yalnızca ihsan etme niyetiyle yapabilmek için büyük bir çaba gösterdiğinde olur. Kişi, sadece o zaman, doğası tarafından ona yerleştirilen alma arzusunun iptal edilemeyeceğini anlamaya başlar. O zaman “Cennet’in merhametine” ihtiyacı olduğunu ve ihsan etme kaplarıyla ödüllendirilmesi için yalnızca Yaradan’ın ona yardım edebileceğini ve bu yardımın, Tora’nın ışığından geleceğini anlamaya başlar.

48) Rabaş, Makale 16, İhsan Etmeye Dair (1984)

Bununla ilgili olarak denir ki (Kiduşin, 30), “İnsanın eğilimi onu her gün mağlup eder ve onu öldürmeye çabalar. Şöyle söylendiği gibi: ‘Kötü olan, Hak’tan yana olanı izler ve onu katletmeye çabalar.’ Ve eğer Yaradan, ona yardım etmeseydi, kişi onun üstesinden gelemeyecekti. Şöyle yazdığı gibi: “Yaradan, kişiyi onun eline bırakmayacak.” Bu demektir ki, kişi önce Yaradan’a memnuniyet vermek, ihsan etmek amacıyla hareket etme gücüne sahip olup olmadığını görmelidir. Sonra, bunu kendi başına başaramayacağını fark ettiğinde, Tora ve Mitzvot’u tek bir noktaya, “İçindeki ışık kişiyi ıslah eder” noktasına odaklar ve bu manevi çalışma ve ıslahından istediği tek ödüldür. Diğer bir deyişle, emeği için ödül, Yaradan’ın ona “ihsan etme gücü” denilen o gücü vermesi olacaktır.

49) Rabaş, Makale 21, Çalışmada Tora’nın Karanlıkta Verilmesi Ne Demektir?

Tora, özellikle eksikliği olan kişiye verildi ve bu eksikliğe “karanlık” denir. Yazıldığı üzere, “Tora karanlıktan verildi”, sözünün anlamı, ihsan etme kabına sahip olmadığı için kişi hayatındaki karanlığı hissettiği zaman Tora’yı almaya hak kazanır demektir; böylece Tora aracılığıyla onun içindeki ışıkla ıslah olur. Böylece, ihsan etme kabını edinir ve bununla keyif ve haz bulur. Zira şu ikisi Tora’ya dahil edilmiştir: 1) İhsan etmek isteyen Kli, 2) Böylece kişi keyif ve hazzı bu kabın içine alır.

Aksine, dünya milletleri Tora’yı almadılar, zira o, karanlıktan verildi. Çalışmada “dünya milletleri,” sözünün anlamı şudur, beden yetmiş milletten oluşur, bunlar Tora’yı, ihsan etme kapları olmadığı için karanlığı hissettiklerinden dolayı istemezler. Aksine onların tek arzusu alma kaplarıdır, bunun kontrolünden çıkmak için hiçbir arzuları yoktur. Tora’yı kendilerine daha çok ışık, yani keyif katmak için isterler ki böylece dünyasal meseleler için daha çok alsınlar diye. Bu şöyledir, onlar aynı zamanda sonraki dünyayı da isterler, Zohar’da yazıldığı üzere, “Köpekler gibi havlarlar Hav Hav (İbranice, ver, ver), bize bu dünyanın zenginliğini ver ve bize sonraki dünyanın zenginlini ver.” Öyle ki bu dünyanın zenginliği onlara yetmez, onlar sonraki dünyanın zenginliğini de isterler.

Bu nedenle Tora özellikle alma arzusunun onları kontrol ettiğini hissedenlere verilir. Onlar karanlıktan ağlar yakarırlar, onları karanlıktan, alma kaplarının kontrolünden kurtarması için Tora’ya ihtiyaçları vardır, zira orada Tzimtzum (kısıtlama) vardır ve hiçbir ışık orada parlamaz. Ancak burası Tora’yı edinme ihtiyacına neden olur.

50) Rabaş, Makale 21, Çalışmada Tora’nın Karanlıktan Verilmesi Ne Demektir? (1988)

Tora, karanlık yüzünden geldiğinden, Tora iki şey yapmıştır: 1)’İçindeki ışık onu ıslah eder.’ Daha sonra Tzimtzum ve gizlilik, kişinin alma kaplarından ayrılır, çünkü alma kaplarına sahip olduğu yerde, şimdi ihsan etme kaplarıyla ödüllendirilmiştir. ‘Ve Efendi üzerinizde parlayacak’ sözlerinin anlamı budur. Bu demektir ki, Yaradan, ihsan etmeyi istediği için, insan da ihsan etme arzusu ile ödüllendirilecektir. 2) Kişi, ihsan etme kaplarıyla ödüllendirildikten sonra, yani kişiye, ‘Tora Lişma’yı öğrenmek’ olarak adlandırılan Lişma (O’nun adına) çalışma yeteneği verildikten sonra, Tora’nın sırları gösterilir, Rabbi Meir’in söylediği gibi (Mişna, Avot). ‘Ve O’nun ihtişamı üzerinizde görülecek’ sözlerinin anlamı budur, yani İlahiliğinin ifşası olan Yaradan’ın ihtişamı, ‘üzerinizde görülecek’, çünkü o zaman, kişi, ‘Tora, İsrail ve Yaradan birdir’ ile ödüllendirilecektir.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,307