e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Michael Laitman > Kabala Kütüphanesi > Yeni Hayat > Yeni Hayat 1156 – Doktor ve Hasta

Yeni Hayat 1156 – Doktor ve Hasta

Oren Levi: Merhaba, Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat Programı’nda bizimle olduğunuz için teşekkürler.

Merhaba Dr. Laitman, Herkese merhaba. Bugün Dr. Laitman ile doktorun rolü, doktor ve hasta arasındaki özel ilişki ve bunu hayatımızı daha iyi hale getirmek için mümkün olan en iyi şekilde sürdürülmesi hakkında konuşacağız.

Konuk: Gerçekten hayatta bazı zamanlar sahip olduğumuz en özel ilişkilerden biri, doktor ve hasta arasında olan. Elbette sağlıklı kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, ancak yine de doktora gitmemiz gereken bir durum olduğunda, o zaman kendimizi ellerinde güvende hissettiğimiz bir doktora gideriz, bu neredeyse başka kimseyle kurmadığımız çok özel bir şey. Hücrelerimize kadar tüm sağlığımızla ilgili her konuda doktora gerçekten güveniyor ve bizimle ilgilenmesine izin veriyoruz. Dolayısıyla, doktor hasta ilişkisine bir göz atmak istiyoruz, ama öncelikle doktorun kendisi, karakteri, bakıcının karakteri hakkında sormak istiyorum. Çoğu zaman, örneğin hatırlıyorum, çocukken bir arkadaşım vardı, çok küçük yaşlarından itibaren doktor olmak istediğini biliyordu. Yani, 30’lu, 40’lı yaşlarda kendinizi görmek istediğiniz bir yer gibi değil, sanki onunla doğmuşsunuz, kendi eğiliminiz gibi!

Dr. Laitman: Evet!

Konuk: Bu başka birini iyileştirme eğilimi nedir?

Dr. Laitman: Açıklayabilirim.

Konuk: Çok özel bir şey!

Dr. Laitman: Öyle! Arkadaşının başarı gösterip göstermediğini bilemiyorum. Çünkü örneğin, resim çizmeyi seven biri bir süre sonra bu konuda yetenekli olup olmadığını fark edebilir, doktorluk için ise bu bir problem, çünkü bugünlerde kişinin istediği için mi yoksa yeteneği olduğu için mi doktor olduğunu anlayamıyoruz.

Konuk: Yani, belki kişinin içinde istek var ama becerisi yok.

Dr. Laitman: Örneğin, ben doktor sayısının fazla olduğu bir ailede büyüdüm, doktor olmanın ne demek olduğunu biliyorum, sürekli yanınızda olan bir meslek. Şunu söyleyebilirim; doktorluk bir meslek değil, bir yaşam biçimi, bir dünya görüşü, insanlara bakma şekli. Daha genç bir delikanlıyken annem ve babamla bir yerlere gittiğimizde, onların birbirleriyle insanlara nasıl baktıkları hakkında nasıl konuştuklarını hatırlıyorum. Diyelim ki birini veya bir yeri ziyarete gittik, doktorlar, sanki stereoskoplarıyla bir şeyleri inceliyorlarmış gibi, yüzlerinde o sınırlandırılmış ifadeyi görürsünüz, bu her zaman beni güldürmüştür. Bu nasıl bir ilişki? Neden konuları daha basit bir şekilde göremiyorlar? İki insan gibi! Hayır, yapamazlar!

Konuk: Peki, ne görüyorlar?

Dr. Laitman: Kişinin nasıl davrandığına ve neyi daha içsel bir şekilde değerlendirebileceklerine göre kişinin sağlık durumunu, vücudun sağlığını, ruhun sağlığını görüyorlar. Bilemiyorum, belki gerçekten doktor olmadığım için, bu şeyleri muhtemelen birçok kez duymuş olmama rağmen, olaylara bu şekilde bakmadım. Ailem doktor olmamı çok istedi ama buna gerçekten karşıydım.

Oren Levi: Doktor olma eğilimi olan insanları nasıl nitelendirirsiniz?

Dr. Laitman: Hayvanlara, kedilere, köpeklere bakarlar. Bunu çocukluktan itibaren gerçekten görebiliriz, günümüzde biraz daha az. Bir arkadaşım vardı, ben küçük evlerin, kırsal sokakların olduğu bir yerde büyüdüm, arkadaşlarımdan birinin cebinde her zaman ya bir kurbağa ya da küçük beyaz bir fare olurdu, arada fareyi cebinden çıkarır…

Oren Levi: Sonunda veteriner mi oldu?

Dr. Laitman: Bilmiyorum ama arkadaşım fareyi cebinden çıkarıyor, ona yiyecek bir şeyler veriyor ve fare kaçmıyor.

Konuk: Onu hissediyor!

Dr. Laitman: Evet, evet! Birbirlerini arkadaş gibi hissediyorlar, arkadaşım onu besliyor ve sonra fareyi tekrar cebine koyuyor ve fare cebinde, her çocuk gibi durmadan farklı yerlere koşturuyor.

Oren Levi: Anladım, benim öğrenmek istediğim şey, sonunda doktor olanlar ve olmayanlar. Dünyayı doktorlar ve doktor olmayanlar olarak ikiye böldüğümüzü varsayalım; Doktor olanlar, düzende eksik olanı tamamlamak, kırılanı düzeltmek için daha güçlü bir eğilimi olan insanlar mıdır? Onlarda olup diğer insanlarda olmayan, doktor olmalarını sağlayan, ne tür bir eğilime sahipler?

Dr. Laitman: Doktor olmak güzel!

Konuk: Çok para kazanıyorsunuz.

Dr. Laitman: Bir tanesi bu! Diğer bir şey de Yahudi bir annenin çoğunlukla çocuğunu doktor olması için zorlaması.

Oren Levi: Ama buna zorlansa bile bütün çocuklar sonunda doktor olmuyor.

Dr. Laitman: O zaman, en azından bir avukat.

Oren Levi: Peki ya anneden önce, paradan önce, içsel eğilimle ilgili?

Dr. Laitman: Günümüzde kimsenin bu mesleği kalbinin eğilimine göre seçtiğini görmüyorum, hiç öyle bir şey yok!

Konuk: Belki çok nadir yani bu daha çok sosyal bir etki gibi.

Dr. Laitman: Evet! Varsayalım bir sanatçı, gidip öylece bir sanatçı olamazsınız, bir eğiliminiz olmalı! Ya da bir müzisyen ancak, sıradan mesleklerden bahsediyorsak, genellikle insanlar mesleklerini olasılıklarına ve ne kadar para kazanabileceklerine göre seçiyorlar.

Konuk: Bu mesleğin bir çeşit saygınlığı olması nedeniyle sosyal unsuru ve isteği tamamen anlıyorum, ayrıca sanırım başka birisi ile ilgilenme isteğini üstleniyoruz! Gerçekten kalpten geldiğinde, birisi ile ilgilenme isteği gerçekten çok özel bir şey, ayrıca bir şeyleri yoluna koymak için duyulan istek, örneğin; babam bir tamirciydi, bir şeyleri parçalara ayırmayı sonra tekrar bir araya getirmeyi gerçekten severdi. Bundan gerçekten çok zevk alırdı, ayrıca bunun en iyi şekilde nasıl yapılacağını iyi biliyordu. Aynı şeyi, insan vücudu ile nasıl yapacağını bilen insanlar var. Vücudun düzenini geri kazanmasına, yenilenmesine nasıl yardım edeceğini bilen.

İngilizcede hastalığın kelime anlamı “disorder” yani düzensizlik, sanki bir şey düzensizleşti ve onu tekrar düzene sokma arzusu var.

Dr. Laitman: İnsanları tekrar bir araya getirmek.

Konuk: Sanki!

Dr. Laitman: Anlıyorum. Bir şekilde bu meslek ile ilişkiliyim diyebilirim, fakat ruh ile alakalı.

Konuk: Bu ilginç!

Dr. Laitman: Evet, ama biraz daha farklı, değişik testler, tedaviler, kimyasallar, vücuda verilen kimyasallar olan maddesel fenomenler benim için çok önemli değil, benim için önemli olan, kişinin, asıl iç dengesine ulaşmasını sağlayacak olan iç dünyasının nasıl ayarlanacağı ve söylenir ki bunun bir sonucu olarak, bunu ben de biliyorum ve aynen katılıyorum, bunun sonucunda kişi bedensel olarak da dengeye ulaşır.

Konuk: Fiziksel olarak mı?

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Tamam! Olaylara biraz daha sistematik bakalım. İnsanların oluşturduğu bir toplumumuz var. Bu insanlardan bazıları doktor oluyor. Bazen kişi hastalanıp doktora gidiyor. Toplumun genel sisteminde o doktor olan kişinin rolü nedir, kendisine gelen hastaların sağlıklarına tekrar kavuşmalarını sağlamak mı? Yani o kişinin sistemdeki rolü nedir?

Dr. Laitman: Bugünkü durumda çok başarılı olmak ve mümkün olduğunca çok kazanmak, bu kadar!

Oren Levi: Aslında bugünkü durum veya kazançlar ile ilgili sormuyorum. Bugün sistem berbat, bunu bir an için bir kenara bırakalım! Doğa insan ırkını yarattı ve tüm tarih boyunca hasta insanlar ve onları iyileştirenler oldu!

Dr. Laitman: Geçmiş nesillerde nasıldı? Doktorun veya şifacının görevi, insanları sağlıklı tutmak, hasta olmalarına izin vermemekti, hasta olup insanların kendine gelmelerini beklemek değildi, hasta olmamaları için doktor insanlara giderdi, tıpkı eskiden Çin’de olduğu gibi, insanlar sağlıklı oldukları sürece doktora ödeme yapar, hasta olduklarında ise ödeme yapmayı keserlerdi.

Oren Levi: Şimdi anlıyorum!

Dr. Laitman: Her ay sağlık hizmetlerin için ödeme yaptığını düşün. Öyle ya da böyle ödüyorsun, fakat hasta olduğun an ödemeyi bırakıyorsun. Neden? Çünkü kimse sağlıklı olmamı sağlayamadı, bu yüzden onlara para ödemiyorum. Ne kadar mantıklı olduğunu görüyor musun?

Oren Levi: evet, keşke! Bugünkü gerçekliğimizden çok uzak.

Dr. Laitman: Yani geçmişte durum böyleydi, hatta öyle ki doktorlar toplumun anlayışına göre hastaya yeterince ilgi göstermedikleri takdirde, veba ya da benzeri farklı hastalıklar çıkmasın diye dövülür, hatta öldürülürdü.

Oren Levi: Öyleyse konu her şeyden önce hastalığı önlemek ile ilgiliydi! Hastalıklar var olmasına rağmen, insanlara nasıl sağlıklı kalınacağını öğretmek. Şimdi bu konu ile ilgili sormak istiyorum. Bir kişinin hastalandığını varsayalım, doktora gidiyor, doktor inceliyor, tanı koyuyor. Bundan sonra nasıl tedavi edeceğine karar veriyor. Bütün bu ilişkiye bakınca, doğanın sanki bir insanın eline, başka bir kişinin hayatı ve kaderi ile ilgili muazzam bir sorumluluk verdiğini görüyorum.

Dr. Laitman: Kesinlikle!

Oren Levi: Şimdi, hasta sağlığını doktorun ellerine emanet edebilecek kadar güven duyuyor. Bir kişinin başka birine bu kadar bağımlı olduğu bu ilişki nedir ve diğer kişiye bu durumda olabilmesi için hangi güçler verilmiştir?

Dr. Laitman: Çok özel bir sistemde yaşıyoruz. Bak! Ebeveynlerimiz bizi dünyaya getirir, bizimle ilgilenirler, bizim için bir sürü farklı şey yaparlar. Yeni doğan bir bebeği görüyorsun! Sadece bir bedenden ibaret o kadar, her şey senin elinde! Bebeğe nasıl bakıyorsun? Nasıl ilgileniyorsun?

Oren Levi: Böyle miyiz?

Dr. Laitman: Hayat boyu!

Oren Levi: Yetişkin olduğumuzda bile mi?

Dr. Laitman: O zaman bile!

Oren Levi: Doktorun ellerinde?

Dr. Laitman: Doktorun ellerinde, toplumun ellerinde, burada gücün ne olduğunun önemi yok. Yalnızca, bizi kimin bir bebek gibi bir taraftan diğer bir tarafa çevirdiğini, bize neler yapıldığından henüz haberimiz yok. Sadece bunun farkında değiliz! Diyelim ki Nitza! O güzel, modern, iyi eğitimli, daha birçok şey ve kendisi ile ne şekilde ilgilenildi de şu an olduğu kişi haline geldi, başka biri olmadı, daha kendisi bile anlayamıyor. Bu ona yapılan bir şey, tıpkı herkese olduğu gibi, O’na yapılan bir şey, bu nedenle sadece özellikle doktorlar hakkında sorma, burada bize hiç sormadan bizimle ilgilenen bir sistem var! Aklına gelebilecek her şeyle! Yeterliliğine, farklı ihtiyaçlarımıza göre hangi doktoru seçtiğimizle. Yapmalı mıyız? Yapmamalı mıyız? Vb. Yani, söylendiği gibi, iyileştirme izni doktora üst güç tarafından verilir, ayrıca yalnızca doktora değil, bir öğretmene de öğretme izni verilir, bunun daha az önemli olduğunu mu düşünüyorsunuz? O’da bir çocuğu yaşam için şekillendiriyor!

Konuk: Peki, gerçekten neden doktora iyileşme izni verildi deniliyor? Doktora iyileştirme veya tedavi etme izni veren kim?

Dr. Laitman: Doğa

Konuk: Doğa ona iyileştirme izni mi veriyor?

Dr. Laitman: Elbette!

Konuk: Yani, yetenekli olmasının vs. ötesinde…

Dr. Laitman: Hayır, genel doğa sisteminde bu şekilde düzenlenmiştir, bu genel doğanın bizim dünyamızdaki temsilcileri farklıdır, bunlar; doktorlar, öğretmenler, bizlere birçok yönden bakan, ilgilenen ebeveynlerimiz, kişinin özgür seçimini kullanarak dünyaya gelme, var olma sebebinin farkına varacağı, doğru sayılabilecek bir konuma getirmek için bu şekilde düzenlenmiştir. Bunlar önce anne babası, sonra öğretmenleri, sonra da doktorlar şeklinde sıralanabilir.

Oren Levi: Hastanın doktora karşı tutumu ne olmalı? Doktor hasta ilişkisi konusunda, şu ana kadar doktor hakkında daha fazla konuştuk. Hastanın doktorla olan ilişkisi ne olmalı?

Dr. Laitman: İnandığı bir doktora gitmeli, yarım değil, çeyrek değil, yüzde yüz inandığı ve güvendiği, çünkü tedavi, kişinin doktora olan inancı ve güveni ölçüsünde başarılı olacaktır. Çünkü hala duygular, akıl ve bizi etkileyen farklı sistemlerden oluşuyoruz, sinir sistemi, düşünce sistemi ve kendi kendimi ikna edebildiğim farklı sistemler, bana kalkmamda, sağlıklı olmamda ne kadar yardımcı olduğuna. Bu nedenle, her şeyden önce güvendiğim bir doktor seçmeliyim.

Konuk: İtimat edebileceğim!

Dr. Laitman: Sağlık ve doktorlardan bahsediyorsak, ancak bu şekilde! Öğretmenler için de aynı! Bir tek ebeveynlerimizi seçemiyoruz. Ebeveynlerime ve kendime güvendiğimden öğretmen ve doktor seçimini birlikte yapabiliriz, bu konuda bir de ayrıca topluma inanabilirim.

Konuk: Doktorluk mesleğine başlamadan önce, “doktorların yemini” denilen bir yemin ediyorlar.

Dr. Laitman: Öyle diyorsun…

Konuk: Peki! Belki de optimumda ya da bugün inşa ettiğimiz tüm sistemler gerçekten mahvoldu mu?

Dr. Laitman: Her şey!

Konuk: Ama temelde olması gerektiği gibi!

Dr. Laitman: Bugün bir temeli yok. Geçmişte temel olan doktorun, sanki üst güç tarafından kendisine verilmiş bir göreve sahipmiş gibi olmasıydı. Yaradan, Üst Güç tarafından verilmiş, gidip hastalara ihsan edebileceği bir göreve, bunu da üst güç yardımıyla yapabilir. Yani, Hipokrat yemini etmiş olması yeterli değil, Üst Gücün yardımı sayesinde iyileştirebilir!

Konuk: Yani yeterlilik ve becerilerinin, sahip olduğu diğer tüm özelliklerin de ötesinde. Aksi halde, işe yaramaz!

Dr. Laitman: Söylemek istediğim, sadece beceriler yardımcı olmaz. Gerçek tıp budur. Biz sadece ilaçlar, bazı kimyasal maddeler vererek tedavi etmeyi tıp sanıyoruz, sonuç olarak kendisini Üst Güç ile özdeşleştirebilen, O’na atfeden kişiye gerçek doktor diyebiliriz. Bu, gerçekten bununla ilgili!

Konuk: Örneğin, ameliyat yapacak bir doktor gibi, yani yetenekli olduğu gerçeğinin de ötesinde mi?

Dr. Laitman: O bir aracı, mesajı getiren kişi! Bu şekilde hisseder.

Konuk: Fakat mütevazı bir şekilde, öyle ben Yaradan’ın sağ koluyum şeklinde değil!

Dr. Laitman: Hayır, kesinlikle! Çok sıkı bir çalışma, çok fazla yoğunlaşma, çok güçlü bir bağlılık gerektiren, tansiyonu çok yüksek bir iş.

Oren Levi: Ne gibi bir niyeti olmalı?

Dr. Laitman: Üst kuvvetle olan bağını bilerek, hastaya geçirebildiği tüm iyi etkinin O’ndan geldiğini ve bunun kendisinin yükümlülüğü olduğu. Üst gücü, O’nu çalışan insanlara ileten insanlar gibi.

Oren Levi: Öğretmekte aynı şey değil mi? Doktorlar ve öğretmenler arasında bir paralellik gördüğünüzü anlıyorum.

Dr. Laitman: Elbette!

Oren Levi: Peki, ileri teknoloji çağındayız, birkaç yıl içinde bilgisayarlar, robotlar çoğu mesleğin yerini alacak. Daha şimdiden çok sayıda bilgisayar, robotlar, tıp dünyasına girmiş durumda ayrıca az önce siz de, gerçek bir doktorun, iyileşme gücünü hastaya geçiren, üst güce bağlı bir elçi olduğunu hisseden bir doktor olduğunu vurguladınız. Üst Güce değil de bilgisayara bağlı bir doktor olduğumu düşünelim, Üst güç ile bir bağları yok, ama beni iyileştirecekler. O zaman nasıl olacak bu?

Dr. Laitman: Her şeyden önce bir doktor, sizin üzerinde çalışmaları için, doğanın güçlerini sadık bir şekilde size aktarmak ister. Peki, fark nedir? Bu makine doğru şekilde yapılmış ve düzgün çalışıyor mu ya da doktor mu? Özel, yüce ve saf niyetleri olan bir doktor tarafından tedavi edilmiyoruz. Eğer bunu sadakatle yapıyorsa, o zaman tamam! Bizi tekrar dengeye getiren kimyasal maddeler ile insan vücudundaki farklı fenomenler arasındaki bağlantıyı kabul etmeliyiz.

Oren Levi: Yani, gelecekte robotlar ve bilgisayarlar doktorların yerini alacaksa, sonuç olarak bir şey kaybetmeyeceğiz öyle mi?

Dr. Laitman: Kesinlikle sadece kazançlı çıkacağız! Ben bir robotu tercih ederim.

Oren Levi: Neden peki?

Dr. Laitman: Yaşayan hiçbir doktora inanmıyorum!

Oren Levi: Neden? Bir makinede korkutmayan, ne korkutuyor sizi?

Dr. Laitman: Ancak ona iyi bir ödeme yaparsam belki o zaman iyi olmaya çalışır, hatta belki o kadar bile değil! Belki de tekrar gelmemi isteyecek, bir robot, bir makinede ise durum onu nasıl programladığınıza bağlı. Makineyi doğru programlarsanız eğer, sizden, her geldiğinizde para kazanıyor olması vb. nedenler ile tekrar gelmenizi istemeyecektir. Nihayetinde, insanların düzelttikleri ölçüde egoist arzularına bağlıyız.

Oren Levi: Daha önce, doktorun üst kuvvetle bağı olduğunu hissetmesi gerektiğini söylediniz. Bir hastayı tedavi ederken doktorun Üst güce karşı tutumu ne olmalıdır?

Dr. Laitman: Bir elçi gibi.

Oren Levi: Nasıl yani?

Dr. Laitman: Üst gücün bir elçisi gibi, doktorlar için özel bir dua bile var, biliyor muydun?

Oren Levi: Etmesi gereken bir dua mı?

Dr. Laitman: Yani aslında kalpten söylemesi, kalbinin söylemesi gereken!

Oren Levi: Kalbinin hissedeceği.

Dr. Laitman: Üst gücün bir elçisi olduğu için, sonuçta, tüm hastalıklarımız, doğa güçleri ile aramızdaki dengesizliğin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Ben bir sistemim ve bu sistemde iç ve dış güçler var, hepsi birlikte, hepsi bir arada, birbirleriyle çarpışıyor ve bir çeşit dengeye ulaşmak zorundalar, eğer dengelenmezlerse bu bir hastalık olarak hissedilir, kendimi kötü hissederim ve bir doktorun uzmanlığı da beni dengeye getirmektir. Yani, bunu yapmak için çeşitli kimyasal maddeler, psikolojik, psikosomatik vb. etkiler var bu nedenle, her şeyden önce bir doktor olarak, bu kuvvetleri, hastam denilen bu sistemde hareket eden doğanın kuvvetlerini dengelemek zorunda olduğumu bilmeliyim. Onları nasıl dengelerim? Fiziksel, psikolojik, zihinsel vb. etkilerle, bu sistemleri anlamak zorundayım, bu yüzden de burada bir elçi gibi olmalıyım.

Konuk: Bu durumda Yaradan’ın elçisi olmak ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: O kişinin sistemlerinde, Yaratan ile denge eksikliği nerede bunu görmeliyim, dengeye gelebilmesi için de bir elçi olarak aradayım.

Oren Levi: Bir elçi olmak ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: Bunlar çok yüksek seviyeler. Bu seviyelere erişebilmeyi dileyelim, bunu nasıl yapacağımızı öğreneceğiz. Yani, sonuçta tek bir duruma ulaşacağız.

Oren Levi: Nedir bu?

Dr. Laitman: Tüm mesleklerin, bir insanı nasıl dengeleyeceği konusunda tek bir meslekte bir araya geleceği yer!

Konuk: Her açıdan?

Dr. Laitman: Evet!

Oren Levi: Diğer bir sorum, daha önce, hasta bir doktora gittiğinde güven hakkında, doktora güvenmesi gerektiğine dair bir şey söylediniz, aksi takdirde sürecin işe yaramayacağını. Belli bir doktora güvenmeden önce, Nitza’nın ve sizin doktor olduğunuzu benim de bir hasta olduğumu varsayalım. Kime güveneceğimi nasıl bilebilirim? Belki bu ikinci aşamadır. Tamamıyla güven duyabileceğim doktoru nasıl seçerim?

Dr. Laitman: Çevreye göre!

Oren Levi: Tam olarak anlayamadım?

Dr. Laitman: Etrafa sor! Çevreye, doktorun neden güvenilir olduğunu sorarsın, başka inceleyebileceğin bir şey yok!

Oren Levi: Tavsiye almalıyım yani!

Dr. Laitman: Evet!

Oren Levi: Anlıyorum, peki, biliyoruz ki farklı çeşit doktorlar var, uzmanlar, daha da iyi uzmanlar var. Konunun yalnızca kişiyi dengeye getirmek olduğunu söyledin, bu durumda gerçek bir uzmana ihtiyacım yok. Oturup benim için dua edecek birine gitmem yeterli, böylece dengemi tekrar kazanırım! Neye ihtiyacın var? Doktorlar, bilim, tanı ve tıp dünyası hangi birine, sonuç olarak dengemi yeniden kazanmam için, benim için dua edecek birine ihtiyacım var, hepsi bu! Ama görünüşe göre, bunun yeterli olmadığını görüyoruz, soru; neden? İlaçlar, tıp ne için geliştirildi?

Dr. Laitman: Bu çok geniş bir konu; şu an için giremeyiz. Japonya’da da gördüm. Dünyanın birçok yerine gittim, gelecek hafta Hindistan’a seyahat ediyorum. Güney Amerika’da bir sürü yerde bulundum fakat doğal bütünsel, farklı, dini bir şifa türü, sınırsız! Bunun hakkında başka bir programda konuşacağız, bu arada seni iyileştirebileceğime inanıyorum!

Oren Levi: Bunun hakkında birçok açıdan konuştuk. Sonuç olarak, bir doktorun rolü nedir?

Dr. Laitman: Hastayı sağlıklı ve mutlu görmek!

Oren Levi: Görmek için mi? Görmek derken neyi kast ediyorsunuz?

Dr. Laitman: Görmek için! Söylendiği gibi; Bir yargıcın yalnızca gördükleri vardır! Bir doktor olarak benimle alakası olan herkesi sağlıklı ve mutlu görmek!

Oren Levi: Çalışırken bu resmi gerçekten görmek zorunda mı?

Dr. Laitman: Bundan zevk almalı, adeta bunun içinde yaşamalı!

Oren Levi: Dr. Laitman, çok teşekkür ederiz! Bizimle birlikte olduğunuz için teşekkür ederiz. Tekrar görüşene dek, en iyi dileklerimizle!

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,291