e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Michael Laitman > Kabala Kütüphanesi > Yeni Hayat > Yeni Hayat 1172 – Olumsuz Duygular

Yeni Hayat 1172 – Olumsuz Duygular

Oren Levi: Merhaba! Dr. Michael Laitman ile Yeni Hayat programında bizimle birlikte olduğunuz için teşekkürler. Merhaba Dr. Laitman.

Dr. Laitman: Herkese merhaba.

Oren Levi: Bugün Dr. Laitman ile birlikte her geçen gün daha fazla insanın yaşadığı olumsuz duygular hakkında konuşmak istiyoruz. Bu olumsuz duygularla nasıl başa çıkılacağı çok açık değil. Daha iyi bir yaşam yolunda, bu konuyu daha derinlemesine incelemek istiyoruz. Bizimle olun.

Konuk: Her şeyden önce, neler olduğunu anlamaya çalışalım. Bunlar, her yaştan insanın yaşamın her döneminde gittikçe daha fazla karşılaştığı şeyler. Aslında herkes bir anda bu olumsuz duygu patlamalarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Çoğu durumda insanlar buna neyin sebep olduğunu bile söyleyemiyor. Hatta insanın kendini bile şaşırtabilir. Kişi bir sabah aniden bu olumsuz korku ve endişe hissi ile uyanır ve bu olumsuz duyguların bir parçası olur. Kötü duygular kaygı, kötü ruh hali, depresyona dönüşebilir. Genellikle depresyon, kişinin durumu kontrol edemediğini hissettiği yerdedir. Birçok duygu patlaması var fakat ben bu konuda ne yapacağımı bilmiyorum. Genellikle kişi bu duyguları azaltmaya çalışır fakat bunu yapamayacağını hissettiğinde bu duygular endişeye dönüşür. Vücudumda neler oluyor, onu kontrol edemiyorum gibi. Yani, bu bir çark gibi ve belki de ilk anlamamız gereken bize neler oluyor da içimizde bu şekilde bir patlama gerçekleşiyor, bizi yıkan bu olumsuz duygu patlamalarına ne sebep oluyor, bunlar nereden geliyor, ne yapabiliriz?

Dr. Laitman: Bu konu hakkında çok duygusal konuşuyorsunuz, çok endişeli ve çaresiz hissediyor gibisiniz.

Konuk: Evet. Özellikle çaresiz.

Dr. Laitman: Anlıyorum fakat bu gerçekten hak ettiğimiz bir şey. Eğer bu şekilde hissetmemizin sebebi biz, kendimizsek neden iyi hissetmeliyiz ki. Bizler egoistiz. Doğamız egoist. Yani, umurumda olan sadece kendimim. Bu başkalarının pahasına bile olsa, hatta başkalarının pahasına olursa daha bile iyi, umurumda olan yalnızca kendimim. Bu durumda sanki iki kat daha fazla zevk alıyoruz. Bu şekilde davranıyorsak o zaman elbette kötülüğü, kötü bir dünyayı inşa ediyoruz. Herkese, çocuklara, eşimize, kendimize, her şeye karşı düşmanca davranan bir toplum içindeyiz. Bundan zaten bıktık. Bunu kontrol edemiyoruz; kendimizi tehlikelerden koruyamıyoruz. Artık yeter. Bir yandan insanlar hep birlikte buna bir son vermek istiyor. Öte yandan, herkesin bir başkasının pahasına bile olsa kazanç ve fayda elde etmek istediği, başkalarına zarar vermekten zevk aldığı bir toplum içinde yaşıyorum, o zaman çaresiz, güvensiz sanki bir geleceğim yokmuş gibi hissediyorum. Herkesin sadece bana zarar vermek istediğini görüyorum. Bu şekilde yaşamaktan bıktım. Yeter. Kendimi hangi güçlerle koruyabilir, sakinleşebilir ve kendimi sakin ve normalmiş gibi bir durumda tutabilirim. Eğer içimde tamamen sakin olmadığımı ve dünyada olup bitenlere göre normal olmadığımı hissediyorsam? Hepimiz doğuyoruz, yaşıyor ve ölüyoruz. Fark ne? Fark yaşam mücadelesinden nasıl geçtikleri, başkalarını nasıl kullanacakları ve kendilerini daha iyi hissetmek için diğerlerini nasıl kullanacakları. Yani tüm bunlara bakıyorum ve gerçekten bu yaşama bir son vermek istiyorum veya korktuğum için bir şey yapamıyorum o zaman da hayatın bu şekilde olmasına üzülüyor ve depresyona giriyorum. Günden güne çoğalan bu depresif insanlara hak veriyorum. Sonunda elimizde kalan tek şey uyuşturucular oluyor. Bunun sonucunda tıbbi ilaçlardan uyuşturucuya geçmemiz söz konusu olabilir. Muhtemelen insanlığın geleceği bu şekilde olacak.

Konuk: Bir açıklama yaptınız. Diyelim ki bu olumsuz duyguların patlamasını hisseden kişi benim ve neler olduğunu anlamıyorum.

Dr. Laitman: Sende bunu hissettim.

Konuk: Kesinlikle öyle! Bunu kendimde ve insanlarda çok fazla hissediyorum.

Dr. Laitman: Mesleğin sebebiyle.

Konuk: Evet. Yani, her şeyden önce gördüğüm neden ve sonuç arasındaki bağlantının kurulamaması. İçinde bir patlama gerçekleşiyor fakat bunun nereden geldiği kişinin anlama, algılama yetisinin ötesinde. Kişinin içinde sebebi bilinmeyen, belirsiz bir patlama var benim yapabileceğim tek şey ise bana neler oluyor diye bakmak ve kontrol edememek. Eğer bunu açıklayabilirseniz, şu anda bu hissi yaşayan kişiye, bu patlamanın ne olduğunu anlayabileceği bir şekilde açıklayabilirseniz…

Dr. Laitman: Doğamız zevk alma arzusudur. Eğer zevk alıyorsak iyi hissediyoruz. Yani zevk almanın yanında iyi bir his var. Eğer hissettiğim bir zevk yoksa kötü bir his vardır. Ve ben bu iyi ile kötü arasında yaşıyorum. Ve bu benim tüm hayatım. Bugün ve gelecek için kendimi en iyi şekilde hissetmek. Tüm istediğim bu.

Konuk: Bu doğal bir istek, iyi bir hayat yaşamak istiyorum.

Dr. Laitman: Evet, doğal. Bir çocuğa iyi, hoş, saygın bir insan olmak, iyi bir mesleğe ve paraya sahip olmak için çalışması gerektiğini söylüyorsunuz. Bugün ve yarın için istediğimiz bu. Sonuç olarak ne elde ediyoruz, herkesin sadece birbirlerini yemek istediği bir ormanda olduğumuzu görüyoruz, kendime hiçbir şey için söz veremiyorum yarın neler olacağı hakkında konuşamıyorum bile sadece bugün veya yarın için değil, bir dakika sonra ne olacağı hakkında bile bir fikrim yok. İnsanların dışarıda, yollarda, her yerde nasıl davrandıklarına bakın, okullardaki çocuklara, bugün anaokullarında vs. bile nasıl davrandıklarına bakın. Ebeveynler, çocuklar, biz. Hepimiz hoşnut olmadığımız bir durumdayız. Ve eğer benim doğam zevk almaksa, bu benim doğam, zevk almak istiyorum. O zaman hayattan aldığım her farklı izlenim, negatif bir izlenim. Ve bu da beni depresyona sürüklüyor. Yani, hayatımın bana hissettirdiği şeylerin sonucu depresyon olarak ortaya çıkıyor, burada hangi kelimeyi seçmeliyiz.

Konuk: Diyelim ki başarısız.

Dr. Laitman: Bu durum ne bugün ne de yarın, genel olarak iyi ve güzel bir yönde gitmiyor. Sonra ölmek bu şekilde yaşamaktan daha iyidir. Buna son verebilecek güce de sahip değilim ama eminim insanların eczanelerden bile satın alabileceği zamanlara ulaşacağız.

Konuk: Umarım öyle olmaz.

Dr. Laitman: Bugün öyle yerler var ve insanlar bunu arıyor. Neden olmasın ki, ötenazi için İsviçre’ye gitmek zorunda değilsem, o zaman burada yapmak mümkün.

Konuk: Yani, hassasiyet hayatın bir anlamının olmamasıdır. Bu olumsuz duyguların arkasında duran şeyin bu olduğunu söylüyorsunuz.

Dr. Laitman: Çocuklar ve ebeveynleri arasında bir bağ yok; ebeveynlerin arasında bir bağ yok. Aileler ile ülkeleri, sınırları arasında bir bağ yok.

Konuk: Bu tür bir alan büyüdü, nedir bu? Bulaşıcı mı? Çünkü son yıllarda çarpıcı bir dalgalanma görüyorum.

Dr. Laitman: Bu daha başlangıç.

Konuk: Öyleyse sadece anlamak için soruyorum neden böyle dramatik bir dalgalanma var?

Dr. Laitman: Çünkü arzumuz, egomuz sürekli büyüyor. Ve eğer daha anlamlı doyumlar talep edersek. Sadece iyi, hoş hissetmek için değil, daha fazla saygı duyulacak bir şekilde, daha fazla hissediyorum, daha fazla algılıyorum ve kendimi sefil hissediyorum. Her şeyi alıyorum, çocuklarım orada değiller, torunlarım, mesleğim orada değil. Her şey değerini kaybediyor. Kişi kendini buna göre ölçüyordu ve eğer öyleyse, o zaman ben kimim?

Konuk: Tamam, nedenini anlıyoruz, o zaman bununla başa çıkmak için kullanabileceğimiz araçlar var mı? Açıkça görülüyor ki yapmaya çalıştığımız tek şey, bu olumsuz duyguları, hisleri, içimizde uyandıran duyguyu bastırmak. Onları söndürebiliriz, haplarla azaltabiliriz, farklı yollarla, birisiyle de konuşabiliriz, birçok farklı yol vardır. Ama yine de, kişinin bu olumsuz duyguların patlaması ile başa çıkmasına yardımcı olabilecek başka bir yol olduğunu düşünüyor musunuz?

Dr. Laitman: Tabii ki, öncelikle, bu hislerin insanda öylesine uyanmadıklarını söylemek istiyorum, tam tersine kişiyi değiştirmek, onları iyiye getirmek için bir emirdir, diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi. Bugün görüyoruz ki, hastalık olduğunu düşündüğümüz her hastalık, bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir işaret.

Konuk: Bu bende ya da toplumda bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir işaret mi? ya da nerede bir şeyin yanlış olduğuna dair bir işaret?

Dr. Laitman: Örneğin ayağımda bir ağrı var, bu ayağımla ilgili bir sorun olduğunu değil ilgilenmem gereken bazı problemler olduğunu gösteriyor. Sinyal veriyor ki problemin derinliğine inmem gerektiğini göreyim.

Oren Levi: Peki, bu olumsuz duyguların bize söylemek istediği ne?

Dr. Laitman: Toplumda, ailelerde, bireyde, kişinin diğerleriyle olan ilişkilerinde yanlış giden bir şeyler olduğu. Fakat açıkçası bundan kaçabiliyor muyuz, insanların ne yaptığına bir bak.

Konuk: Doğru, nereye kaçarsanız kaçın sizi gittiğiniz yerde yine bulacaktır.

Dr. Laitman: Uzaklara da kaçsanız aynı şey orada da olacaktır. Ama uzaklaştığım zaman sanki hafif kafam yerinde değil gibi oluyor, kendi kafamı karıştırıyorum, etrafta dolaşıyorum, görüyorum ki bunlar gerçekten dünyayı dolaşıyor. Sanki bir şekilde gerçeği unutuyorlar. Ama bu kadar mı? Spor müsabakaları var, olabildiğince içip sarhoş olmak var, uyuşturucular var, gece kulüpleri var. İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlar. İşte bu nedenle, eğlence çok güçlü bir sektör haline geldi ki insanlar bu kötü hissi bir şekilde bastırabilsin, unutabilsin.

Konuk: Peki, bu sorunla başa çıkamamamızın nedeni nedir?

Dr. Laitman: Söylediğim gibi sorunun kökenini anlamıyoruz. Bir hastalık belirtisi var ama bu hastalığın kendisi değil. Bu yalnızca belirti.

Konuk: Evet, Tanrı korusun kanser gibi.

Dr. Laitman: Ama neden, nereden geldiğini bilmiyoruz. Çok net sonuçlar görüyoruz.

Konuk: Peki, bu olumsuz duyguların kökeni nedir?

Dr. Laitman: Bu, genel olarak tüm dünyada, kişinin içinde, insanlar arasında, cansız, bitkisel ve hayvansal olanların arasında bulunan tüm sorunların kökenidir. Meydana gelebilecek en ufak kötülükten, mümkün olan en kötü şeylere kadar her şey bizim doğamızdan, bizim kötülüğümüzden kaynaklanır. Yalnızca kendimizi memnun etme egoist arzusunun doğasında var olduğumuz içindir.

Konuk: Peki kökeni anlıyorum. Bu olanlar devam eden doğal bir gelişme mi, olumsuz duygu patlamaları yani?

Dr. Laitman: Evet, bu bir program, bizi kötü hissedeceğimiz bir duruma götüren aslında doğa. Gelişimimizin, egoist gelişimimizin bir sonucu olarak bu fenomeni düzeltmek isteyeceğiz.

Oren Levi: Hala insan doğası, kendini mutlu etme, sevme egoist arzusu hakkında neyin kötü olduğunu anlamıyorum.

Laitman: Hayır, kendinizi memnun etmek sorun değil. Sorun şu ki, bunu başkalarının zarar görmesi pahasına yapıyor olmanız, bunu yaparak başkalarına zarar veriyorum yine de gerçekten bir şey kazandığımı hissediyorum.

Konuk: Bugün bununla başa çıkmanın yolunun denemek ve hissetmemek olduğunu görüyoruz. Yani duyguların yoğunluğu, kişinin artık dayanamasa da tutabileceği bir şeydir. Bazen bunun çok güçlü bir elektrik yükü almak, elektriklenmek gibi olduğunu hissediyorum. Vücut stresle baş edebilir. Dolayısıyla, bu patlamalarla başa çıkmanın tek yolu, bu baskının bizi içimizden, özümüzden ayıramayacağı bir seviyeye kadar azaltmaya çalışmaktır. Şimdi tam bu noktada, bana bir şekilde kendimle ilgili bir şeyler anlamaya başlayabileceğim, böylece içimde patlayan bu muazzam gerilim ile başa çıkabilmemi sağlayacak ne verebilirsiniz? Belki bir çare değil, ilk yardım gibi aniden hissetmeye başladığım bu durumda kullanabileceğim bir şey.

Dr. Laitman: Her şeyden önce, kişiye kötülüğün, yaşadığı kötülüğün, ona bir amaçla geldiğini, hayatını iyileştirmesi gerektiğini bilmesi için hedefe yönelik bir amaçla geldiğini anlatmak gerekir. Bu aynı herhangi bir fiziksel ağrının, kişinin vücudunda bir sorun olduğuna dikkat çekmesi gibidir. Yani, benimle, duygularımla ilgili yanlış olan bir şeyler var ve bu yüzden bunlar içimde olumsuz bir şekilde uyanıyorlar. Sonuçta bu tür duygulara sahibim ve onları olumsuz bir şekilde hissediyorum. Bu nedenle, olumlu hissedebilmek için onları iyileştirmeliyim.

Konuk: Peki bu neye bağlı?

Dr. Laitman: Evet, neye bağlı olduğunu anlamalıyız. Yaşadığımız her şey yanlış çevrede, doğru olmayan bir çevrede olmamızın sonucu. Diğerlerinin bana iyi bir şekilde davrandığı, beni iyi bir şekilde etkiledikleri, iyi bir ortamda yaşıyor olsaydım, kendimi harika hissederdim. Ancak bu tür bir ortam oluşturabilmek için önce kendimi düzeltmem gerekiyor. Bir egoist olmak yerine özgecil olmalıyım ve ayrıca diğerlerini de düzeltmeliyim. Böylece egoistler olmak yerine özgecil olarak bu tür bir ortam inşa edebileceğiz. Birbirimize hoşnutlukla davrandığımız kibbutzlarımızı, köylerimizi hayal et.

Konuk: Peki, durumu tam olarak tarif ettiniz. Yaşadığımız ortamın kötülüğünden bahsettiniz.

Dr. Laitman: Bu bizi zorluyor, baskılıyor.

Konuk: Evet, bu çok doğru. Birçok insan böyle hissediyor. Belki bu baskıyı iş yerinden, çalışma ortamından veya ailesinden dolayı hissediyor ve bunun getirdiği ihtiyaç ile orada daha sakin olacak beklentisiyle başka bir yerlere kaçmaya çalışıyor. Fakat daha önce kişinin bulunduğu ortamdan bu şekilde kaçışının belki kısa vadede bir çözüm olabileceğini ama uzun vadede bu soruna yardımcı olamayacağını söylemiştiniz.

Dr. Laitman: İnsanlar kaçmak ve kendi başlarına olmak istiyorlar ve bu daha da kötü.

Konuk: Doğru, çevreden gelen baskıyı hissetmemek için.

Dr. Laitman: Çevrenizi değiştirmeniz gerekiyor, değiştirin!

Konuk: Ne ile değiştireceğiz?

Dr. Laitman: İyi bir çevreyle değiştireceksiniz.

Konuk: İyi bir çevreden kastınız?

Dr. Laitman: Herkesin birbirine iyi, olumlu davrandığı bir çevre. Bunun nasıl mümkün olduğunu anlayamıyor olabiliriz ve belki de insanların bana bu şekilde iyi davranması, benden de aynı şeyi bekliyor olmaları itici, rahatsız edici bile geliyor olabilir. Bunu yapamıyorum çünkü herkesle tartışmaya alışkınım. Aslında, mücadele ediyorum. Çatışmadığım, mücadele etmediğim zaman kendimi çok daha iyi hissediyorum. Hep birlikte o çevre olduğumuzu hissediyorum, sanki boşlukmuşum gibi hissediyorum. Bazen çocuklar veya eşler arasında görürüz. Aralarında biraz sürtüşme olsun isterler. Bu sürtüşme aralarında bir bağ olduğunu hissettirir. Aksi takdirde biri diğerinin kendini çok umursamadığını düşünür.

Konuk: Ama tatlı bir stres yaratan bir sürtüşme ile dayanılmaz bir stres yaratan arasında bir fark var.

Dr. Laitman: Doğru, bunu hafif tatlı bir sürtüşme boyutunda tutabilmenin bir sanatı var. Tüm iyi ve kötü şeyler gibi, aralarındaki fark sadece karşılıklı baskıdadır. Çünkü bir başkasına iyilik yaparak da ona baskı yapıyorum ama o bu baskıyı bir kucaklama olarak hissediyor. Ama onu tutar sıkıca yakalarsam o zaman bu başka bir şey. Yani, her şey niyetle ve bu gerilimin eylemle ne ölçüde desteklendiğine göre ölçülür.

Konuk: Peki, kişi çevresini değiştirmek zorunda olduğunun stresini hissediyorsa, bu ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: İçinde bulunduğu çevreyi eğitmeye çalışarak onları değiştirmeye çalışacağına bulunduğu çevreyi değiştirmeli ki daha iyi bir ortamda olsun. Böylece herkesin birbirine nasıl davranması gerektiğini bildiği bir ortamda aralarında birbirlerine karşı sıcaklık yaratabilsinler.

Konuk: Basitçe anlatmak gerekirse, ortamımı değiştirmek ne anlama geliyor? Diyelim eşim benim hiddetlenmeme sebep oluyor, bu yüzden evden mi ayrılacağım. Yani, çevreyi değiştirmekten kastınız fiziksel olarak değiştirmek değil, değil mi?

Dr. Laitman: İçinde bulunduğunuz fiziksel ortam aynı, yalnızca ortamın ruhunu değiştirmelisiniz.

Konuk: Anladım, o zaman şimdi ortamın ruhunu değiştirmek ne anlama geliyor buna odaklanalım. Bu tam olarak ne anlama geliyor?

Dr. Laitman: Orada bulunan insanların ruhunu değiştirmek. Hepsi eğitimden geçmeli, hepsi öğrenmeli.

Konuk: Yani, bu etrafımdaki insanları değiştirmek anlamına gelmiyor mu?

Dr. Laitman: Bedenleri değiştirsen ne değişecek. Aranızdaki ilişkileri değiştirmek zorundasın, çevre dediğimiz aramızdaki ilişkilerdir. Fiziksel beden ile tüm bağlantıyı kesmeli sanki onların bedenlerini değil aramızdaki ilişkileri görüyorum. Sana bakmıyorum, senden gelenlere, senden aldığım bu akışa bakıyorum.

Oren Levi: Öyleyse, içimde uyanan olumsuz duygular her şeyden önce, şimdi olduğum yerden daha iyi bir yere ilerlemem gerektiğini söylemek için, bana bir sinyal veriyorlar, kötü değiller, aslında beni daha iyi bir yere davet etmek için ortaya çıkıyorlar. Etrafımda bulunan insanlarla olan ilişkilerimde önemli bir değişiklik olarak tanımladığınız daha iyi bir yere davet etmek için. Bu iyi ilişkileri tanımlar mısınız?

Dr. Laitman: Karşılıklı sevgiye dayanan ilişkiler.

Oren Levi: Peki ya içimde sevgi yoksa?

Dr. Laitman: Bunun ne olduğunu bilmiyorsun. Sevgi, diğer bir kişi için iyi olanı hissettiğim ve onlar için yapmaya çalıştığım şey anlamına gelir. Ve karşımdaki kişi de benim için aynısını yapmaya çalışıyordur.

Konuk: Belki kişinin bu olumsuz duygulardan kaçmasını durdurabilecek bazı temel cihazlar verebiliriz, çünkü bildiğimiz gibi bir kez bu duygu geldiğinde kişi koşmaya, kaçmaya başlar. Peki, bu bir duygudan diğerine geçiş yapabilmenin anahtarı nedir?

Dr. Laitman: Gelip bizimle çalışmak.

Konuk: Orada ne öğrenecek?

Dr. Laitman: Bu dünyada, insanlar arasında nasıl bir ilişki olması gerektiğini öğrenecek. Çünkü bu dünyada bizi kontrol eden üst sisteme uymak zorundayız. Üst sistem, onu açmamız, açığa çıkarmamız ve kendimizi bununla uyumlamamız için bu olumsuz duyguları içimizde uyandırır.

Oren Levi: Bu sistem nedir?

Dr. Laitman: Üst sistem, doğanın sistemidir.

Oren Levi: Peki bizi nereye doğru ilerletmek için her birimizde bu olumsuz duyguları uyandırıyor?

Dr. Laitman: Kendimizi bu sisteme uyumlandırabilmek için, kendimizde gereken ayarlamayı yapabilmemiz için.

Oren Levi: Tam olarak ne demek istiyorsunuz?

Dr. Laitman: Aramızda iyi, güzel, uyumlu ilişkiler kuracağımızı.

Oren Levi: Peki bunun doğanın sistemiyle ne ilişkisi var? Nasıl alakalı?

Dr. Laitman: Çünkü doğanın bütünü iç içe birbirine bağlı tek bir sistem. Ve doğanın işleyen tüm alt sistemleri birbirleriyle senkronize, birbirlerini destekliyorlar, birbirlerini tamamlıyorlar.

Oren Levi: Doğanın olumsuz duygulara sahip farklı kısımları var mı?

Dr. Laitman: Olumsuz duygular olumlu duygulara paralel olarak dengeyi korumak içindir.

Oren Levi: Peki doğa olumsuz duygularla nasıl başa çıkıyor?

Dr. Laitman: Doğa onları bizi dengeye getirmek için kullanıyor.

Konuk: Bu aslında Doğa’nın sistemi.

Dr. Laitman: Doğru dengeye dönebilmemiz için Doğa’nın içimizde uyandırdığı bir his bu. Daha sonra hem bu negatif hem de pozitif sistemleri anlayabileceğiz ve sistemin efendileri olarak tam aralarında, ortalarında olacağız.

Konuk: Yani, olumsuz duyguları bastırmayacak veya örtmeyeceğiz

Dr. Laitman: Hayır, onu olumlu duygularla tamamlayacağız

Oren Levi: Dengeden bahsettiniz. Depresyon gibi olumsuz bir hissi ele alalım. Ne tür bir duygu onu dengeleyebilir?

Dr. Laitman: Sevinç, mutluluk.

Oren Levi: Peki mutluluk derken neyi kast ediyorsunuz? Mutluluk, depresyona en uzak şey değil mi?

Dr. Laitman: Kesinlikle öyle.

Oren Levi: Yani, kişi sabah kalkıyor ve tamamen depresif hissediyor, her şey siyah. Nasıl bir mutluluktan, nasıl bir şeyden bahsediyorsunuz?

Dr. Laitman: Bunun nasıl yapılacağını öğrenmelisin, kalan son bir dakika içinde açıklayabileceğim bir şey değil bu.

Oren Levi: Söylemek istediğim şey tam olarak o değil ama depresyon olumsuz bir duygu. İlk derste söylediğiniz şey, depresyonu kötü bir şey ile ilişkilendirmediğinizdi. Gelişim için bir davetiye gibi olduğunu söylediniz.

Dr. Laitman: Evet, bu bir hastalık belirtisi.

Oren Levi: Neyi geliştirmek için?

Dr. Laitman: İyiye doğru gelişmek için.

Oren Levi: İyi olan neşedir.

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Ama sevinç hissetmiyorum, mutlu da değilim, yok bu yüzden depresyondayım.

Dr. Laitman: Şimdi neşe ve mutluluğun kaynağını bulmalısınız, bunlar nereden geliyor? Çünkü biliyor musunuz, yaşam kaynakları depresyonun sebebidir, tüm bu araçlarla bir simülatör olarak ilişki kurmalısınız, o zaman kötüyle iyiyi ilişkilendirebileceksiniz. O zaman kötüye tıpkı iyilik için teşekkür ettiğiniz gibi teşekkür edersiniz ve ikisi arasında yaşarsınız çünkü eksi olmadan artı olamaz.

Konuk: Bu olumsuz duyguları hissetmeye başlayan ve bunları bahsettiğiniz şekilde inceleyen bir kişi ile farkında olmayan, incelemeyen bir kişi arasındaki fark nedir?

Dr. Laitman: Farkındalığa sahip kişi bu duygu durumlarının kontrolünü elinde tutacak, bunlarla ne yapması, nasıl çalışması gerektiğini, nasıl başa çıkabileceğini bilecek. Doğa içimizdeki tüm bu duyguları ancak dengeye ulaşabilelim diye uyandırır.

Konuk: Gelecekte benzer olumsuz duygular uyanmaya devam edecek mi?

Dr. Laitman: Durumun her gün sadece daha kötü olacağına bahse girerim; size söz veriyorum daha da kötü olacak. Dünya ağlayacak, bağıracak ve hiçbir çare yardımcı olmayacak. Bugün belki birkaç ilaç içip birkaç kadeh bir şey içip biraz uyuşturucu yardım eder diye düşünebilirsiniz fakat bunların hiçbiri yardımcı olmaz. Doğa bizi tam ve nihai bir depresyon durumuna getirecek.

Oren Levi: Neden bu kadar acımasız?

Dr. Laitman: Gerçekten doğru çözüme ulaşmamız için. Yani, başka seçenek yok.

Oren Levi: Peki doğru çözüm nedir?

Dr. Laitman: Doğru çözüm, depresyonun asıl sebebi olan içimizdeki kötü gücü dengeye getirmek için iyi bir kuvvet istememiz gerektiğidir.

Oren Levi: Dr. Laitman, bu gerçekten çok ilginçti. Ne yazık ki, zamanımız doldu. Çok teşekkür ederim, bizimle olduğunuz için. Bir dahaki sefer görüşünceye kadar hoşça kalın.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,306