e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Michael Laitman > Kabala Kütüphanesi > Korona Virüsü > Koronavirüs – Doğanın Bumerangı

Koronavirüs – Doğanın Bumerangı

Karşılıklı garanti, çocukluğundan beri herkese tanıdık bir kavramdır. Bize her zaman birbirimizi desteklememiz gerektiği, aksi takdirde kaybolacağımız öğretildi. Ancak günümüzde karşılıklı garanti, insanlar arasındaki bağ, alışılmadık derecede artmakta ve konuyla ilgili bir başlık haline gelmektedir.

Dünyaya hızla yayılmış olan Koronavirüs salgını, bize küresel dünyadaki yaşamlarımız ve ilişkilerimiz hakkında yeni bir şeyler öğrenme fırsatı vermektedir. Öte yandan, bize her bir gücün, hatta doğanın en küçük unsurunun bile bize hâkim olduğunu gösteriyor. Dünya çok büyük görünmekte ancak aniden küçük bir virüsün onu kaosa ve karanlığa sokabileceği de ortaya çıkmaktadır.

Bu bize, zamanımızda, her birimizin zararlı olmamak ve başkalarına bulaştırmamak için dünya önünde nasıl kişisel sorumluluk taşıdığımızı göstermektedir. Bir düşünün, Çin pazarından bazı kendi halinde tüccarlar dünyada böylesi dramatik değişiklikler yaptılar. Bu, küresel dünyada her birimizin sahip olduğu gücü ve herkesle ilgili olarak her birimizin sorumluluğunun ne olduğunu göstermektedir.

Kabala biliminde basit bir yasa vardır: genel ve özel eşittir. Genel sadece özel unsurların bir koleksiyonudur ve bu nedenle onların her birine bağlıdır. Geneli yok etmeden en küçük elementi bile genelden çıkarmak imkansızdır. Bir parçacık olmadan, kusurlu olacaktır çünkü bu parçadan yoksundur.

Bu nedenle, Koronavirüse bakıyoruz ve böyle bir mikroskobik parçacığın dünyada bu kadar çok sorun yaratmayı nasıl başardığını anlamıyoruz? Ama aslında virüs bizlere tüm sistemde biyolojik düzeyde, doğanın en yüksek seviyesinde, nasıl zarar verdiğimizi gösteriyor. Bunun üstünde sadece insanların düşünceleri ve niyetleri var.

Her şeyin kafamız ile başladığını anlamalıyız. Bu nedenle, biyolojik sistemde bir arıza varsa, o zaman bu, biyolojik seviyenin üzerinde olan düşünce ve arzu sistemindeki bir arızanın sonucudur. Biyolojik düzeyde virüsler gibi bozukluklar yaratan, bir insanda, diğerleriyle, genel olarak insanlıkla olan ilişkide ne tür sorunların olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.

Görünüşe göre ilişkilerimizde bir sorun var: bunlar bütünleyici değildir. Bütünleyici nitelikteki tüm yasaları zaten ihlal ettik ve onun normal varlığına izin vermiyoruz. Bu nedenle, her şeyin birbirine bağlı ve uyumlu olması gereken doğada yarattığımız yıkım, o kadar önemli hale geldi ki herkesi bir virüs şeklinde vurdu.

Salgın herkesi gerçekten etkiliyor çünkü integral bir dünyada yaşıyoruz. Bu nedenle, kimin nerede yaşadığı önemli değil – ister Çinli bir köylü ister Hong Kong’da bir borsacı ya da Amerikalı olsun ortak, bağlantılı bir sistemde olduğumuz için herkes acı çekti.

Bir zamanlar daha yalıtılmış ve daha sadece yerel bölgemize bağlıydık çünkü dünya küresel değildi. Ancak bugünün dünyası o kadar bütünleşmiş ki, herhangi bir Çin köyü bir zincir boyunca tüm insanlık ile ticaret ilişkileri ağı üzerinden bağlanıyor. Dünyanın kaderinin hükümetler tarafından yönetildiği gerçeğine alışkınız ve aniden dizginler küçük bir virüsün emrinde.

Hepimiz “Adam”, insan olarak adlandırılan bir entegre sistemin parçalarıyız ve istisnasız birbirimize bağlıyız. Ve eğer bu sistem giderek daha fazla bağımlılığımızı gösteriyorsa ve bizi onu geliştirmeye mecbur kılıyorsa, o zaman bu sisteme nasıl uyum sağlayacağımızı öğrenelim, yoksa bu bizim için kötü olacaktır. Aksi takdirde, her gün yeni ölümcül virüsler ortaya çıkacaktır.

Sistem, olumlu bağlarımız ile birimize bağlanmamız gerektiğini gösterir. Fakat “olumlu”nun ne anlama geldiğini bulmamız gerekir çünkü egoizmimiz sadece olumlu olması için, ona faydalı olanı düşünür.

Gerçekten neyin olumlu olduğunu bulmak için, tüm sistemi öğrenmeliyiz ve daha sonra hepimiz onun bütünlüğünü korumak için birlikte hareket ederiz. Bunun dışında hiçbir şey gerekli değildir, sadece kendin gibi diğerlerini önemsemek.

Aramızda, herhangi bir ayrılık ve kişisel hedeflerden daha yüksek olan küresel, karşılıklı bir garanti olmalıdır. Karşılıklı önem, aramızdaki pozitif bağ her şeyin üstündedir ve bu, aramızdaki mevcut tüm bireysel bağları belirlemelidir. Karşılıklı garanti, doğada var olan en yüksek yasadır ve yalnızca doğada mevcuttur. Diğer tüm yasalar ve davranış biçimleri bundan türetilmiştir.

Koronavirüs sayesinde, karşılıklı garanti yasası artık dünya çapında ifşa olmaktadır. Doğa bize kim olduğumuzu ve ne kadar zıt olduğumuzu göstermeye karar verdi.

Belki de bu kriz sırasında, doğanın ayrılmaz bir parçası olmak için neler yapılması gerektiğini öğreneceğiz. Karşılıklı güvence yasasını yerine getirdikten sonra biz insanlar doğayı dengeye getireceğiz. Doğa güçlerinin tam dengesini ve uyumunu sağlamak gerçek bir cennettir.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,279