e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Koronavirüs ve Yaradan

Soru: İnternette İtalya’da bir doktordan bir mektup yayınlandı: “En karanlık kabuslarda bile, üç hafta boyunca hastanemizde olanları görebileceğimi ve deneyimleyebileceğimi asla hayal edemezdim. Kâbus büyüyordu.

İlk başta birkaç hasta, sonra düzinelerce ve sonra yüzlerce hasta vardı. Ve şimdi artık doktor değiliz, nakil hattındaki ayırıcılarız. Ve kimin yaşayacağına ve kimin eve ölüme gönderileceğine karar veriyoruz.

İki hafta öncesine kadar meslektaşlarım ve ben ateisttik. Bu normaldi; çünkü biz doktoruz ve bilimin, Tanrı’nın varlığını dışladığını biliyoruz. Şimdi itiraf etmeliyiz: Biz insanlar olarak sınırlarımıza ulaştık, daha fazlasını yapamayız. Ve biz yorulduk, iki meslektaşımız öldü ve diğerleri enfekte oldu.”

Cevap: Üst güç, üst plan, üst öngörünün yolu ona gösterildi ve bu Yaradan’dan geliyor. Yani, kendiniz dışında başka bir üst güçten çünkü kendinizi bir usta olarak gördüğünüz. Şimdi dünyadaki herkesin önünde Kendisini gösteren ve tezahür ettiren başka bir usta var. Ve dünyadaki her insan bir şekilde kendisinin “Tanrı’nın altında yürüdüğünü” hissediyor.

Ve bu iyidir. Ancak herkes kendi fikirlerine sahiptir. Temel olarak, bunlar o kadar kaba, ilkel fikirlerdir ki, onlar ile ilgili konuşmamak, Tanrı’nın kim olduğunu düşündüklerini söylememek daha iyidir. Ama yine de bu ileriye doğru bir adımdır.

Kişi artık “Kendi kendine düştü; kendi kendine kırıldı.” diye, tekrar eden küçük bir çocuk gibi değildir: Artık şöyle der: “Hayır, burada bir üst öngörü var; biraz irade var, biraz güç var. Kendi kendine olmadı, ben de yapmadım – yönetildim. ” Yani, burada ileriye doğru bir adım vardır.

Soru: Bunun çıkmazda olan ve ne yapacağını bilmeyen bir adamın çığlığı olduğu açıktır. Peki, Yaradan’la, doğa ile olan bu bağlantı nasıl kurulur? Nasıl?

Cevap: Bir kişi bunu istemelidir. Cidden istemelidir. Ve sadece bu şekilde Yaradan’a gelecektir.

Soru: Acı çekmeden, zorlanmadan bunu nasıl isteyebilir?

Cevap: Acı çekmeden istemek imkansızdır. Eninde sonunda aldığımız, özümsediğimiz ve anladığımız her şeye, ne yaparsak yapalım, acıyla ulaşılır.

Yorum: Ama bunun içinde üst bir insanlık yoktur, bunun içinde nezaket yoktur.

Benim Cevabım: Bu sizin anlayışınıza göredir. Ve bunun başka türlü olamayacağını iddia ediyorum, çünkü aksi takdirde doğru bir arzuya sahip olmayacaksınız, hiçbir arzu olmayacaktı ve anlayış için bir temel olmayacaktı. Sonuçta, kendinizden zıt bir şekilde edindiğiniz her şey ile Yaradan’a ulaşırsınız.

İnsanın dışında sadece Yaradan vardır. O’nu nasıl sezebilirim/farkına varabilirim, sadece O’nun burada etrafımda koyduğu şeylerden değil, Kendisinden? Bunu yapmak için gerçekten çaba göstermem gerekir.

Ve sizler: “Hayır, kendiliğinden olsun.” demektesiniz. Kendiliğinden olmayacak. Bunun için bir arzunuz olmayacak. Bir niyetiniz, bir arzunuz, bir özleminiz, bir acınız olmalı. Ve Yaradan’dan sürgünde olduğunuzu ve aniden O’nu ifşa etmeye başladığınızı hissettiğinizde, Yaradan’ın şunları söylediğini göreceksiniz: “Peki, buraya gel! Seni uzun zamandır bekliyorum!”

Ve çocuklarla nasıl davranıyoruz? Aynı şekilde değil mi? Onların içinde biraz arzu, biraz özlem, bir şey uyandırmak istiyoruz. Bu ortaya çıktığında ise, hemen onları yerine getirmek için harekete geçiyoruz.

Soru: Biraz aydınlatmak, biraz açmak neden mümkün değil?

Cevap: Yaradan’ın şimdi insanlara yaptığı şey budur. Bu mektubu yazan doktor bize söylediği şey budur.

Yorum: Hayır, o bunu acı çekmeden yapıyor.

Benim Cevabım: Elbette. Ve bunu başka bir kişiye nasıl açıklarsınız?

Yorum: Bu, sanki bir insana önünde ışık ve mutluluk olduğunun ifşa olmasıdır.

Benim Cevabım: Ve aynı zamanda o, hiçbir şey hissetmez çünkü bunun için bir arzusu yoktur, acı yoktur, ızdırabı yoktur.

Tüm film senaryoları da acı çekmeye dayanmaktadır. Senarist insanların içinde acı çekmeyi, özlemleri, bir çeşit anlayışı uyandırır. Kısacası eksikliği. Ve sonra, bu eksiklik nedeniyle, onları doldurur, onlar da gerçekten hissettikleri eksiklik ölçüsünde haz alırlar.

Yorum: O zaman kişiye, şimdi nasıl yaşayacağı, onun etrafında meydana gelen bu acı ya da evde olduğunda korktuğu zamanlar konusunda bazı tavsiyeler verin! Her zaman soruyorum; çünkü temelde bir insanı meşgul eden şey budur.

Benim Cevabım: Oturmayı ve ağlamayı bırakın. Yaradan’ın size karşı tutumunu ve O’na karşı sahip olmanız gereken tutumu bulmak için çok çalışmalısınız. Hepsi bu.

Soru: Lütfen bize Yaradan’ın ne olduğunu söyleyebilir misiniz? O benim için nedir?

Cevap: Yaradan mı? Çok basit. Yaradan, kesinlikle var olan her şeyi içeren bir güçtür.

Soru: Yani bu, bu gücün içinde olduğumu hissetmem gerektiği anlamına mı geliyor?

Cevap: Elbette. Coğrafik veya geometrik olarak kendinizi bir yere koymak istiyorsanız, bu gücün içine koyun.

Soru: Ve onunla anlaşmalı mıyım?

Cevap: Onu anlamak istiyorsanız ve etkileyebileceğinizi umuyorsanız; o zaman onu bilmeniz, çalışmanız gerekir. Farkında olmalısınız ve onun sizinle nasıl çalıştığını anlamalısınız. Ve sizler, küçük bir çocuk olarak, sizden ne istediğini anlamıyorsunuz. Sizden ne istediğini öğrenmelisiniz. Ve o zaman üst yönetimle uyumlu olarak hareket edeceksiniz.

Soru: Peki benden ne istiyor?

Cevap: Daha akıllıca büyümenizi, olgunlaşmanızı, Yaradan’ı anlamaya başlamanızı, O’nunla doğru şekilde etkileşim kurmanızı istiyor.

Soru: Etraftaki diğer insanlarla iyi ilişkiler kurmaya başlama noktasına gelirsem, bu bir adım mıdır?

Cevap: Elbette! Bu ileriye doğru bir adımdır.

Yaradan gizlidir, böylece kendinizi O’na nasıl ayarlayacağınızı açıkça anlayabilirsiniz. Etrafınızda çok sayıda fırsat yaratıldı. Yeryüzünde yaratılan varlıklarla doğru ilişkiyi bulana kadar yani cansız, bitkisel, hayvansal ve insan maddesine doğru bir şekilde davranana kadar, Yaradan ile doğru bir şekilde ilişki kuramayacaksınız.

Soru: Ve sadece acı çekmek mi beni buna itebilir? Sadece acı mı, başka bir şey yok mu?

Cevap: Acı çekmek farklı olabilir. Küçük, büyük, şiddetli veya tatsız olabilir. Kendinizi, Yaradan’la bir iletişim kurmak için ayarlayacağınız ölçüde, her şey size bağlıdır.

Soru: Bir insana şefkat duymak, sizin için ne ifade ediyor?

Cevap: Bu, onu Yaradan ile bağa getirmek anlamına gelir. Bu benim amacım. Sadece bunu tam olarak uygulayamadığım için üzgünüm. Muhtemelen hem ben bunu yapamıyorum hem de insanlar buna hazır değiller. Ve Yaradan kendisini daha fazla ifşa edemez. Bu, yükselmemiz gereken minimum seviyedir – bugünün Yaradan ile etkileşimi.

Yorum: Bazı yorumlarda virüsü hoş karşılamakla suçlanıyorsunuz. Bütün dünya virüsle savaşıyor ve aniden şöyle diyorsunuz: “Hayır, hadi ona teşekkür edelim”.

Benim Cevabım: Eğer insanlar acı çekmelerine neden olan virüsten kurtulmak istiyorlarsa, birleşmeleri gerektiğini anlamalıdırlar. Hepsi bu. Başka hiçbir şey! Birleşmek! Ve o zaman virüs yok olacak, uçup gidecek. Dahası, birliğimize yardımcı olacak.

Soru: Sorun şu ki, biz egoistler için birleşmek neredeyse imkansızdır; bu zaten retorik bir sorudur. Olduğumuz gibi nasıl bağ kurabiliriz?

Cevap: Yaradan’dan bunu talep etmeliyiz. Tabii ki, buna gücümüz yok. O, bilerek bize bu gücü vermedi! O diyor ki: “Ben kötülüğü yarattım! Onu iyiye dönüştürmek ister misiniz? Lütfen Benden talep edin.”

Soru: Yazan doktorun son ağlaması: “Bu dünyada değersizliğimin farkındayım ve son nefesimi, başkalarına yardım ederken almak istiyorum” bu bir erkek için bir tür ifşa mıdır?

Cevap: Elbette. Bununla zaten kendi içinde çok şeyi telafi ediyor.

Soru: Yani, kişi aniden hayatının başkalarına ait olduğu arzusunu ifşa ederse, bu Yaradan’a doğru bir adım mıdır?

Cevap: Evet. Kesinlikle çünkü bu acıyı görür ve insanlara yardım etmek ister ki bu tür eğilimler, onlara yönelik bu tür hareketler onun içinde gelişir. Bu büyük bir ıslahtır.

Bu amaçla bizlere acı verildi: Böylece kendimizi onların üzerinde, birbirimize doğru şekilde yönlendirebiliriz.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,287