e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Makaleler

Ben Kimim?

İnsanoğlu ezelden beri varlığımızın temel sorularına cevap aramıştır. Bu soruların başında, Ben kimim? Varlığımın amacı nedir? Bu dünyaya nereden geldim ve nereye gidiyorum? Daha önce bu dünyada bulunmuş muydum?

Altıncı Duyu

İnsanın dışarıdan geleni duyumsayan, hisseden ve anlayan bir “kara kutu” olduğu varsayılabilir. Bütün duyumsamalarımızda beş duyu ile sınırlıyız. Şimdiye değin yaptığımız ve gelecekte yapacağımız tüm araçlar da bu beş duyu sınırını aşmıyor. Yaptığımız tüm bu araçlarla sadece duyularımızın sınırlarını genişletiyoruz ancak duyularımızın eksikliklerini aşamıyoruz, zira duyularımızın eksik kaldığı noktaları öngörme yetisinden yoksunuz.

Mükemmel Dünya

Belki bu konuya pratik yönden de bakmamız lazım. Kanımca felsefeyi işe karıştırmamam okuyucu için daha faydalı olacaktır. Nesiller boş felsefelerin pratikte nasıl yanlış uyarlandıklarını iyi biliyorlar. O zaman milyonlarca insan bir felsefenin yanlışlığının kanıtlanması için acı ve ızdırap dolu bir hayata mahkûm olabilir. Sonuç olarak, tüm felsefe çökebilir…

İşleyen Güç

İnsanı onarmak için. Onarım bozuk bir şeyi tamir etmektir. Bozuk olan da bencilliğimizin ölçüleridir. Yaradan bunu kendi isteği ile böyle yapmaktadır. İnsanın doğasında var olan benlik duygusu, insana sanki her şeyi biliyor ve her şeye hâkim olabiliyor hissini verir. Oysa durumun böyle olmadığını, aslında hâkimiyetin insanda olmadığını, insanın kendi doğal özyapısında en ufak bir değişikliği yapması bile, Yaradan’ın yardımı sayesinde gerçekleştiğini anlamamız gerekmektedir.

Düşüncenin İçerdiği Güç

İyilik ve kötülük arasında meydana gelen kozmik mücadele, yaradılışın başlangıç (Bereşit) sürecinde olduğu gibi, günümüzde de aynı şekilde devam etmektedir. Bu mücadele de taraflar insan varlığında gördüğümüz beş duyu sisteminin sınırlarını aşan, Üniversal düşünce enerjisinin, bilinç alanı içinde işlediklerini söyleyebiliriz.

Gizli Dünya

İnsan, doğayı incelemek için kendisine yardımcı olabilmesi için, duyularının etki gücünü büyüten araçlar inşa etmiştir. İnsan böylece nesilden nesle daha çok deneyim kazanarak, bu dünyada nasıl daha iyi bir şekilde varlığını korumaya devam edeceğini anlamaktadır. Bildiğimiz bütün ilimler arasında bir ilim var ki, bizleri çok farklı bir şekilde geliştirir; bu ilmin adı, “Kabala”dır.

Din ve Kabala

Peki, aralarındaki fark nedir? Bunlar farklı yollar mıdır? Aralarındaki fark amaçtadır! Din öyle ya da böyle ruhaniliği ve Yaradan’ı bizim dünyamızın seviyesine indirerek maddileştirir. Bu Musevilikte Mitzvot olarak bilinir, Hıristiyanlıkta İsa’yla maddileştirilmiştir ve İslam’da sevap yoluyla maddileştirilmiştir. Bunların hepsi kendi bilincimizin simgeleridir. Biz bu dünyada yaşıyoruz ve buradan kopamıyoruz.

Diğer İlim Dalları ve Kabala

oğal olarak eğer bir ilmin sağladığı değer fiziksel dünyada zamanla yok olacaksa, değeri de o denli yok olur. Herhangi bir ilim amacının üzerinde bir faydaya sahip olur ise o kadar amacına yönelik olur. Eğer amaç geçici ise o ilim dalı da o kadar geçici olur. Kabala’nın Değeri

Yaratan Akıl

Her insan Yaradan’la bütünleşmek olan yaratılışın nedenine, yaşadığı hayatların bir tanesinde ulaşmak zorunluluğunu hisseder. Yaradan’a benzerlik O’nunla bütünleşmeyi nasıl sağlayabilir? Şöyle bir örnek verelim; her davranış / hareket insanın akılından doğar. Masayı yapan marangozun akılı yaptığı masada mevcuttur, çünkü çalışırken akılını kullanır. Dolayısıyla, masaya bakarak marangozun akılını edinebiliriz, zira çalışırken hareketler ve akıl bir olur.

Düşüncenin Gücü

Üst dünyalar dışında hiç bir şey yoktur. Yaratılan varlıklara ihsan etme düşüncesi; bu kategoriye biz de dâhiliz. Sadece bunun için yaratıldık. Tüm dünyalar, bu dünya dâhil artı bizim dünyamız duyularımızın gizlenmişliğidir. Şu an bile biz yaşayabileceğimiz en iyi ve en üst haldeyiz. Sadece bir problemimiz var, duyularımızın loşlaşmış olması. Bu yüzden gerçek halimizi hissetmiyoruz, ama daha az bir miktarını hissedebiliyoruz. Duyularımızı temizlemeliyiz, uyanmalı, kalkmalı, gerçeği hissetmeliyiz. Gerçeğin algılanması dışında hiç bir şey değişmez.

Yaradan’ın Gizliliği ve İfşası

Bu Durumun tanımı İnsan problemlerinin çözümü için dua edip iyi davranışlar yapar, ama hiçbir cevap almaz. Dua etmeyi bırakır bırakmaz hemen bir cevap alır. İlahi takdire inanmaya ve kendisini düzeltmeye başladıkça acımasızca geri itilir. İnanmayı bırakıp kötülük yapmaya başladığı zaman ise şansı açılır ve kendisini huzurda bulur. Hileli yollardan para kazanır.

Başlangıç – Yaratılışı Oluşturan Düşünce

Yaradılışı oluşturan düşüncenin başlangıcında Yaradan tarafından yaratılana karşı tek taraflı bir harekettir. Yaradan – Yaratılan arasındaki ilişkilerin özü, Yaradan’ın iyiliklerini, yaratılana aktararak yaratılanı iyiliklerle etkilemektir. Yaradan’ın özelliği vermek suretiyle etkili olmak olduğunu görüyoruz. Yaratılanın özelliği de almak arzusu olduğunu görüyoruz. Yaradan’ın etki yapma gücüne Kabala IŞIK adını vermektedir.

Evrenin Bütünlüğüne Ulaşmak

Kabala’ya başlayan öğrenci çalışmalarına tek bir noktadan başlamalıdır ve bu noktadan on sefirayı, Eyn Sof’un altında olan ilk dünya Adam Kadmon (prototip insan) adlı dünyadan başlayarak çalışmaya yönelmelidir. Adam Kadmon’un da nasıl yayılıp etki ve etken yasaları dâhilinde olup astronomi, fizik ve diğer dünyevi bilimlerin altında nasıl detaylara ayrıldığını keşfetmeye başlar.

İradenin Özgürlüğü

Kabaca söylemek gerekirse, “Ben” ve “Ben”i geliştiren program vardır. Sonra dış kuvvetler var; bu “Ben” üzerine dışarıdan etki eden çevre ve çevrenin gelişmesini sağlayan program. Şimdi çevrenin etkisi sorusuna yaklaşımda bulunuyoruz. Çevrenin Etkisi İkinci etken ise değişmeyen esasın nitelikleriyle ilişkilendirilen doğrudan sebep ve sonuç kanunudur. Dolayısıyla, bu yukarıdaki toprakta ayrışan tahıl tanesi örneğiyle açıklanabilir. Temel için gerekli olan çevre, toprak, mineraller, yağmur, hava ve güneştir. Çevre yavaş yavaş bu tahıl tanesini durumdan duruma değiştirip belli bir düzeye gelene kadar uzun bir zaman boyunca etkiler. Daha sonra esas orijinal şekline geri gelir, yani tohum tanesi şekline, ancak nitelik ve miktarı değişmiş olarak.

Realite Nedir?

“Bizim bildiğimiz” dünya, dış etkilerin içimizdeki reaksiyonudur. Dünyamızın “aslı” bilinmemektedir. Örneğin, eğer kulak zarım zarar görürse duyma organımız sesleri algılamaz ve o ses benim için yok demektir. Sadece kendimi ayarladığım dereceye göre her şeyi algılayabilirim. Dünyayı algılayışımız tümüyle öznel ve şahsidir – bizlere dışımızda olanlarla ilgili hiç bir şey söylememektedir. Sadece kişisel reaksiyonlarımıza sanki dışımızda olan olaylarla tutunuyor gibiyiz, ama gerçekten dışımızda bir şeyler oluyor mu?

Çiftler

Bizim dünyamız manevi dünyanın yansıması olduğundan orada tekte olan bizde de aynen ancak çoğulda gerçekleşiyor. Soru: Peki, o zaman dünyamızda erkek kadın arasındaki ilişkide var olan çatışmanın nedeni ne? Cevap: Tabii ki bu da manevi dünyada olanın bir yansımasıdır ve aslında hiçbir şey yoktur ki dünyamızda maneviyatın yansıması olmasın. Çatışmanın nedeni; karşı olma gücü, zıt olma gücündendir. Her şey ihsan eden ve alan güçlerin arasında oluşmaktadır. Bu zıt güçler sanki birbirlerine muhtaçlar, birbirlerini istiyorlar, birbirlerini arıyorlar fakat nasıl bağ kuracaklarını, nasıl birleşeceklerini bilmiyorlar. “Komünükasya-Sırrı” aralarındaki bağı oluşturmakta onları zorluyor.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,321