e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Sabah Dersi Materyali – Sevinç

1) Zohar, VaYehi, 116

Kutsallık ancak tamam olan yerde var olur, eksiklik olan yerde, kusuru olan yerde ya da hüzünlü olan yerde değil ama sevinç olan yerde.

2) Baal HaSulam, Şamati 58- Mutluluk Yapılan İyi Şeylerin Yansımasıdır

Mutluluk yapılan iyi şeylerin bir “yansımasıdır.” Eğer yapılanlar Keduşa’ya (Kutsallık) ait ise, o zaman mutluluk hissedilir. Ancak bilmeliyiz ki bir de Klipa’nın (Kabuk) algılanması vardır. Bunun Keduşa olup olmadığını bilmek için yapılan incelemede, Keduşa’da mantık vardır ve Sitra Ahra’da [diğer tarafta] hiçbir mantık yoktur, zira başka bir tanrı verimsizdir ve meyve vermez. Dolayısıyla, kişi mutluluk ile gelince, Tora’nın sözlerini incelemeli ve Tora’nın aklını keşfetmeli.

Aynı zamanda bilmeliyiz ki mutluluk kişiye yaptığı iyi şeylerden dolayı MAN, olarak yansıyan ışıktır. Yaratan kişiyi içinde bulunduğu yere göre mahkûm eder. Başka bir deyişle, kişi eğer Cennetin Krallığının yükünü sonsuzluk uğuruna üstlenirse, o zaman üzerinde hemen ulu bir yansıma olur.

Kişi bulunduğu dereceden düşeceğini bile bilse, O hala kişiyi bulunduğu yere mahkûm eder. Yani, kişi eğer şimdi sonsuzluk uğruna Cennetin Krallığının yükünü üstlenme kararı aldı ise, bu konum bütünlük olarak kabul edilir.

3) Rabaş, Makale 17, Çalışmada, “Onun kalbini sertleştirdiğim için,” Nedir? (1991)

Kişi en azından, geri kalan insanların böyle bir şeye hiçbir ilgisi yokken, maneviyata ihtiyaç duyuyor olduğu için memnun olmalıdır.

Bunu takdir ettiği zaman, bu onun için önemli olmasa bile, kişi bunun takdir eder ve bunun için Yaradan’a şükreder. Bu onun maneviyatın önemini edinmesine sebep olur ve kişi bundan mutlu olur. Bununla, kişi Dvekut ile ödüllenebilir, çünkü Baal HaSulam’ın dediği gibi, “Kutsanmışlar, Kutsananlar’a tutunur.” Başka bir deyişle, bir kişi mutlu olduğunda ve Yaradan’a teşekkür ettiğinde, Yaradan’ın ona biraz Keduşa, sonra da “Kutsanmış olana tutunma,” vererek onu kutsadığını hisseder. Bu bütünlük sayesinde kişi gerçek Dvekut’a ulaşabilir.

4) Rabaş, Not 42, Yaratan’a Sevinçle Hizmet Edin

Zohar sorar, “Efendi kalbi kırık olana yakındır” yazılıdır. Niyeti ihsan etmek olan Yaradan’ın bir hizmetçisi, Krala hizmet ediyorken mutlu olmalıdır. Bu çalışma sırasında sevinci yoksa, bu kişinin Kralın yüceliğinin takdirinden yoksun olduğunun bir işaretidir.

Bu nedenle, eğer bir kişi hiç sevinci olmadığını görürse, düzeltmeler yapmalıdır, yani Kralın yüceliği hakkında düşünmelidir. Hâlâ hissetmiyorsa, O’nun yüceliğini hissetmek için gözlerini ve kalbini açması adına Yaradan’a dua etmelidir.

Burada iki anlayış gelişir: 1) Kralın yüceliğine dair bir his duymadığı için kişi pişman olmalı. 2) Pişmanlıkları sadece almak için olan diğer insanlar gibi değil de maneviyatla ilgili olduğu için mutlu olmalıdır.

Pişmanlıklarımızın maneviyat üzerinde olması gerektiğinin farkındalığını kimin verdiğini bilmeliyiz ve Yaradan’ın, kendi içinde Yaradan’ın kurtuluşu olarak kabul edilen manevi eksiklik düşüncelerini göndermiş olmasından mutlu olmalıyız. İşte bu yüzden mutlu olmalıyız.

5) Baal HaSulam, Şamati 42, Çalışmada ELUL Kısaltması Nedir?

Bilgelerimiz şöyle yazmış: “Açgözlü olanların hepsi huysuz ve aksidir.” Bunun anlamı kendi için almaya batmış olanlar huysuz ve aksidir, çünkü hep yokluk içindedirler. Alma kabını daima doldurması gerekir.

Ancak ihsan etme yolunda yürümek isteyenler her zaman mutluluk içinde olacaklar. Bunun anlamı, her biçimde ona gelenle mutlu olur, çünkü kendisi için almaya niyeti yoktur.

Bu nedenle der ki, eğer kişi gerçekten ihsan etmek için çalışıyorsa, her iki yolla da Yaradan’ına memnuniyet vermek nasip olduğu için kesinlikle mutlu olmalıdır. Ve eğer çalışmasının henüz ihsana etmek için olmadığını hissederse, kişi gene de memnun olmalıdır ve kendi için bir şey istemediğini söylemelidir. Alma arzusunun bu çalışmadan keyif alamamasından mutludur ve bu ona sevinç vermelidir.

6) Baal HaSulam, 5. Mektup

Ortaya çıkan ve çıkacak olan tüm bu bozukluklar için seviniyorum.

Gerçekten seviniyorum, ancak gizli olan bozukluk ümitsiz bir durum ve onun yüzeye çıkması büyük bir kurtuluş olduğundan, henüz ortaya çıkmamış ama çıkması gereken bozukluklardan dolayı da üzüntü duyuyorum. Kural şudur ki, kişi sahip olmadığı bir şeyi veremez. Ve eğer şimdi ortaya çıkıyorsa, hiç şüphe yoktur ki gizli olanla değil onunla başlamamız için oradadır. Bu yüzden deliklerinden çıktıkları zaman mutlu oluyorum çünkü gözlerini onlara dikersen hepsi bir kemik yığınına dönüşür.

7) Baal HaSulam, Şamati 1- O’ndan Başkası Yok

Aynı şey kişi kutsallığa biraz yakınlık hissettiğinde, Yaradan tarafından lütfedilen hazzı hissettiğinde de geçerlidir. O zaman da öncelikle kişi bu hazzın şimdi Kutsal Şehina’da, Yukarıda haz olmasından kaynaklandığını söylemelidir, Şehina ona ait organını kendine yaklaştırabildiği ve onu uzaklaştırmak zorunda kalmadığı için.

Kişi Şehina’yı mutlu etmekle ödüllendirildiği için mutluluk olur. Bu yukarıdaki hesapla uyumludur, yani parçası için mutluluk varsa, bu bütünün mutluluğunun sadece bir parçasıdır. Bu hesaplamalar vasıtasıyla kişi bireyselliğini kaybeder ve kişinin kendisi için alma arzusu olan Sitra Ahra’nın ağının tuzağına düşmekten kaçınmış olur.

8) Rabaş Makale 507, Sevinç Nedir?

Kişi, diğer insanların sahip olduğu gibi sevincinin olmadığını görür, çünkü o daha yüksek bir derecededir. Bu nedenle, Yaradan’ın kendisine Tora ile meşgul olmaya ve çalışmaya başlama şansı verdiğini bilmeli ve bu ona “Mitzva’nın sevinci” denilen gerçek sevinç ve neşeyi getirecektir.

9) Rabaş, Makale 805, Sevinçe Dair

Sevinç tanıklık eder. Eğer kişi inanç meselesinde güçlenirse, şu anda içinde bulunduğu durumda sevinecek, mutlu olacak hiçbir şey olmasa bile, Yaradan’ın iyi ve iyilik yapan olduğuna ve O’ndan başkası olmadığına inanırsa, gene de kendisini bununla, yani mutlu olmakta güçlendirir ve şöyle der, Yaradan iyi ve iyilik yapan koşulunda onu gözetmektedir. Eğer inancında samimi ise, bu onun mutlu ve keyifli olmasını gerektirir ve kişinin mutluluğunun derecesi inancının seviyesine tanıklık eder. Bununla, Rabbi Elimeleh hakkında söyleneni yorumlayabiliriz, eğer ölürse ve cehenneme gitmesi ona söylenirse, o söyle diyecektir, “Eğer bu Yaradan’ın arzusu ise, cehennemin içine atlarım.” Bu, iyi olan ve iyili yapan İlahi Takdir olarak kabul edilir. Bu nedenle o daima mutludur.

10) Baal HaSulam, 57. Mektup

Bu dünyada insanın kendini çaresizlikte görmesinden daha mutlu başka bir durum yoktur. Bu demektir ki, çabalamış ve yapabileceğini düşündüğü her şeyi yapmış fakat bir şifa bulamamıştır. Ancak ondan sonra O’nun yardımı için tüm kalbinden duaya gelir çünkü şundan emindir ki, kendi çalışması ona yardım etmeyecek.

Kendinde biraz güç hissettiğinde, duası bütün olmaz çünkü kötü eğilim gelir ve ona şöyle der, “Önce yapabileceğini yap, sonra Yaradan’a layık olursun.”

Bununla ilgili şöyle denir, “Yaradan yüksektir ve bayağı olan görür.” Kişi çalışma için çabalayıp, hayal kırıklığına uğradığında, herkesten daha aşağıda olduğunu bilerek gerçek bayağılığa gelir ve bedeniyle ilgili iyi hiçbir şey yoktur. Bu sırada duası bütün olur ve O’nun cömert elini tutar.

11) Baal HaSulam, Şamati 26- Kişinin Geleceği Geçmişe Duyduğu Minnete Dayanmakta ve Bağlı Bulunmakta

Kutsal göreve değer verdiği ölçüde, kişi bunu övmeli ve bunun için minnettar olmalıdır.

Çünkü, Yaradan’ın emirlerini, niyet olmadan bile, tutabilmenin önemini takdir edemediğimiz doğrudur. Bu koşulda kişi, kalbinde sevinç ve mutluluk hisseder.

Kişinin verdiği övgü ve şükran duygularını genişletir ve o kutsal çalışmanın her bir noktasında coşku duyar ve kimin işçisi olduğunu bilir ve böylece giderek daha yükseğe tırmanır. Bu yazılmış olan, geçmişte “Bana gösterdiğin bu lütuf için, Sana teşekkür ederim” sözlerinin anlamıdır ve bununla kişi güvenle söyleyebilir “ve Sen bana lütfedeceksin,” der.

12) Rabaş, 22. Mektup

Tora’ya Mattanah (armağan) denir. Bu demektir ki, kişi öğrenmeye ve duaya, Mitzvot’u günde bir dakika olsun idrak etmeye hazırdır ve bu Yaradan’dan armağandır, çünkü dünyada yılda bir dakika bile olsun Yaradan’ı düşünme şansı verilmeyen yedi milyar vardır. Dolayısıyla Tora’ya bağlanırken, kişi mutlu olmalıdır, çünkü sadece coşku vasıtasıyla kişi Tora ışığını çekme ile ödüllendirilir.

13) Rabaş, Not 386, Bu, Yaradan’ın Yaptığı Gündür

Bu Yaradan’ın yaptığı gündür; bunun içinde keyif alacağız ve mutlu olacağız.” “Bu … gündür,” sözünün anlamı “buna,” “gün,” denir, başka bir şeye değil. Yaradan’ın “yaptığı,” nedir? Bu herkes “bunun içinde keyif alacak ve mutlu olacak” demektir. “Bunun içinde,” Yaradan’ın içinde, yani Yaradan ile Dvekut içinde demektir ki buna “form eşitliği,” denir. Anlamı şudur, herkes Yaradan’a memnuniyet ihsan etmekten daha büyük bir şey olmadığını anlayacaktır. Umut ettiğimiz şey budur. Genel halk bu dereceye ulaştığı zaman, buna “ıslahın sonu,” denecektir.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,301