e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Sabah Dersi Materyalleri > Kabala Kütüphanesi > Sabah Dersi 2021 > Sabah Dersi Materyali – Amacın Önemini Yükseltmek – 5 Nisan

Sabah Dersi Materyali – Amacın Önemini Yükseltmek – 5 Nisan

1) Rabaş, Not 24, Eksiğimiz Olan Temel Şey

Eksiğimiz olan temel şey ve çalışmak için yakıtımızın olmamasının nedeni; amacın öneminin eksik olmasıdır, yani verdiğimiz hizmeti takdir etmiyor, kime ihsan ettiğimizi bilmiyoruz. Yaradan’ın yüceliği bilgisinden yoksun olduğumuz için bu hizmeti vermekle ödüllendirilmekle ne kadar şanslı olduğumuzu anlayıp, ne kadar mutlu olmamız gerektiğini bilmiyoruz; çünkü O’nun yüceliğini anlayabilmek için hiçbir şeye sahip değiliz.

Buna “Şehina tozun içinde,” denir, Zohar’a göre anlamı; Yaradan’a ihsan etmenin bizim için önemi toz kadardır, bu nedenle de çalışmak için yakıtımız yoktur, zira bize mutluluk vermediğinde çalışmak için gücümüz yoktur.

2) Rabaş, Makale 15, Çalışmada, “Erdemli Günahkâr Tarafından Görünür Hale Getirilir,” Ne Demektir (1989)

Onların tüm sevinci, onlara yakıt veren şey ihsan etmek için çalışabilmeleridir ve böylece Yaradan’ı memnun etsinler. Kral’ı över ve O’nun için çalışma düşüncesi ve isteği verdiği için O’na şükrederler, çalışmalarından dolayı başka bir ödül almayı istemezler.

Onlar ödül almak için şöyle derler; “Yaradan’ın yüceliğini hissetmek zorunda değiliz, Aksine, eğer Tora ve Mitzvot’u yerine getirirsek alacağımız ödülün büyüklüğünü ve önemini göz önüne almamız gerekir.” Ancak Yaradan onlarla aynı büyüklük ve önemde kalır, çalışmanın başında olduğu gibi.

Eğer niyetleri Yaradan’a memnuniyet ihsan etmek ise ve bu nedenle eğer çalışmalarını daha fazla arttırmak istiyorlarsa, Yaradan’ın yüceliğini arttırmaları gereklidir, zira yalnız Yaradan’ın yüceliği ölçüsünde O’nun önünde kendilerini iptal edebilirler ve yaptıkları işleri yalnız Yaradan hatırına yapabilirler.

3) Rabaş, Makale 18, Çalışmada, “Sayılanda Hiçbir Kutsama Yoktur,” Ne Demektir? (1989)

Kişi amacı değiştirdiğinde, yani Tora ve Mitzvot çalışmasının başlangıcında, amacı – çalışması yoluyla erişeceği şey – ki bu kendi menfaatinedir ve şimdi kişi bu amacı değiştirir. Bu, “Ne zaman alma arzum için amacıma ulaşacağım ve böylece keyif alacağım?” diye düşündüğü yerdir, ama şimdi amaca özlem duyar ve der ki; “Ne zaman Yaradan’ı memnun edebileceğim ve kendi-menfaatimden vaz geçeceğim?”

Bu amaç doğaya karşı olduğu için, Yaradan’a inanmaya daha da çok ihtiyacı vardır, bu nedenle her zaman Yaradan’ın yüceliğini edinmeye çabalamalıdır. Yaradan’ın yüceliğine inandığı ölçüde, bu niyette çalışabilir. Bu nedenle, her gün Yaradan’a gözlerini açması ve böylece O’nun yüceliğini ve önemini görebilmesi için dua etmek, kişiye kalmıştır ki böylece ihsan etmek için çalışacak gücü olacaktır.

4) Baal HaSulam, Şamati 211- Kralın Önünde Duruyormuş Gibi

Evinde oturan birisi, Kralın huzurunda duran birisi gibi değildir. Bunun anlamı; kişinin tüm gün Kralın huzurunda olduğunu hissedecek inanca sahip olması gerektiğidir. O zaman sevgisi ve korkusu tamamlanmış olur. Ve kişi bu inanca kavuşmadıkça, dinlenmemelidir, “çünkü hayatımızdır ve ömrümüz bunun içindir” ve biz bundan başka bir ödülü kabul etmeyeceğiz.

Ve alışkanlık ikinci doğa haline gelene kadar, inanç eksikliği, kişinin kollarına ve bacaklarına dolanır; öyle ki, “O’nu hatırladığımda, O, benim uyumama izin vermez.” Ancak tüm dünyevi şeyler, kişinin arzusunu giderir, çünkü kişi görür ki kendisine zevk veren şeylerden aldığı zevk, yoksunluğunu ve acısını iptal eder.

Ancak, kişi teselli olmak istememeli ve aldığı bu bedensel şeylerde dikkatli olmalıdır ki bu onun arzusunu gidermesin. Kişi şöyle yapar; aldığı zevk yüzünden Keduşa (Kutsallık) kaplarının kıvılcımları ve güçlerinin ondan eksilmesine hayıflanır, yani Keduşa’ya özlem duyar. Ve bu üzüntü yoluyla Keduşa’nın kaplarının kaybolmasını engeller.

5) Rabaş, Makale 21, Çalışmada “Sarhoş Adam Dua Etmemelidir,” Ne Demektir?

İhsan etmek için çalışmasına yakıt bulmak ve ödül almamak ve yalnız çalışmanın kendisi ödül olması için O’na inanmak gerekir, yani O’nun yüceliğine inanmak gerekir. Yaradan’ın yüceliğine inanmak için büyük bir çaba harcamalıyız. Yaradan’ın yüceliğine olan inanç olmaksızın, ihsan etmek için çalışma gücü olmaz. Tam Olarak Yaradan’ın yüceliğini hissettiğinde, kişi ödül beklemeksizin çalışmaya hazır olur.

Daha doğrusu, çalışmanın kendisi ödüldür, zira yüce Kral’a hizmet etmek, bu hizmetin kendisi, Yaradan’ın gelip O’na hizmet etmesi için izin vermesi, kişi için dünyadaki her türlü hazineden daha değerlidir. Bu nedenle Yaradan’ın yüceliğini hissetme koşuluna nasıl geleceğimize odaklanmalıyız ve sonra her şey bu noktayı izler.

6) Rabaş, Makale 29, Lişma ve Lo Lişma (1986)

Tek bir yol var; Yaradan’ın büyüklüğünü edinmeye çalışmak. Yani, Tora ve Mitzvot’ta yaptıklarımızın tamamında, ödülümüzün, Yaradan’ın büyüklüğü hissiyatı olmasını isteriz ve tüm dualarımız, ‘Şehina’yı (Kutsallık) tozdan yükseltmek’ için olmalıdır. Çünkü Yaradan gerçekleşen Tzimtzum’dan dolayı, bizden gizlidir, O’nun önemini ve büyüklüğünü takdir edemeyiz.

Bu yüzden, Yaradan’ın gizliliğini bizden kaldırması ve Tora’nın ihtişamını yükseltmesi için dua ederiz.

7) Rabaş, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranır? (1988)

Dostlar öncelikle birbiriyle Yaradan’ın yüceliği hakkında konuşmalıdır, çünkü kişi Yaradan’ın yüceliğini hissettiği ölçüde, doğal olarak kendini O’nun önünde iptal eder. Tıpkı doğada olduğu gibi küçük olan büyüğün önünde kendini iptal eder, bunun maneviyatla ilgisi yoktur. Daha ziyade bu dünyevi insanlar arasında geçerlidir.

Diğer bir deyişle, Yaradan doğayı bu şekilde yaratmıştır. Bu nedenle dostların Yaradan’ın yüceliğini konuşması bir arzu uyandırır ve Yaradan önünde kendini iptal etme özlemi doğurur çünkü Yaradan’la bağ kurma özlemi ve arzusu hisseder.

8) Rabaş, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranır? (1988)

Ayrıca şunu da hatırlamalıyız ki, dostların Yaradan’ın önemini ve yüceliğini takdir etmesi kadarıyla mantık ötesi gitmeliyiz yani Yaradan’ın insanın hayal edebileceğinden çok daha yüce olduğunu anlamalıyız.

Şunu söylemeliyiz ki, mantık ötesi inanırız ki O, dünyayı iyilikseverlikle yönetir ve eğer kişi Yaradan’ın sadece insanın iyiliğini dilediğine inanırsa, bu kişinin “Ve sen, senin Tanrı’nın Efendisini tüm kalbinle ve ruhunla seveceksin,” ödüllendirilene kadar Yaradan’ı sevmesine sebep olur. Ve bu insanın dostlardan almaya ihtiyaç duyduğu şeydir.

9) Rabaş, Makale 17, Toplantının Gündemi -2 (1986)

Almamıza izin verilen haz ve memnuniyetin dayandığı tek temel, ihsan etme eyleminden keyif almaktır. Bu yüzden, üzerinde çalışmamız gereken tek bir nokta vardır: maneviyatın takdir edilmesi. Bu, kime döndüğüm, kiminle konuştuğum, kimin emirlerini yerine getirdiğim ve kimin yasalarını öğrendiğime dikkat etmekte yani Tora’yı Vereni nasıl takdir edeceğime dair tavsiye aramakta ifade bulur.

Ve kişi, kendi başına yukarıdan bir miktar aydınlanma elde etmeden önce, Yaradan ile herhangi bir şekilde iletişim kurmanın önemini ne olursa olsun arttırmak isteyen benzer düşüncelere sahip insanları aramalıdır. Ve birçok insan bunu desteklediği zaman, herkes dostundan yardım alabilir.

10) Rabaş, Makale 17, Toplantının Gündemi -2 (1986)

Bilmeliyiz ki, “En az çoğunluk ikidir.” Bu demektir ki eğer iki dost birlikte oturur ve Yaradan’ın önemini nasıl artıracaklarını düşünürlerse, aşağıdan uyanış şeklinde Yaradan’ın yüceliğini artıracak güce zaten sahip olurlar. Ve bu eylem sayesinde, yukarıdan uyanış gelir ve onlar Yaradan’ın yüceliğine dair bir hisse sahip olmaya başlarlar.

11) Rabaş, Makale 17, Toplantının Gündemi -2 (1986)

“Kral’ın ihtişamı insanların çokluğundadır,” bu yazılana göre kolektifin sayısı arttıkça, kolektifin gücü daha etkili olur. Diğer bir deyişle, Yaradan’ın önemine ve yüceliğine dair daha güçlü bir ortam oluştururlar. O anda, her birinin bedeni, kutsallık için yapmayı dilediği her şeyi yani Yaradan’a ihsan etmeyi, büyük bir kısmet olarak kabul ettiğini, Kral’a hizmet etmekle ödüllendirilmiş insanlar arasında olma ayrıcalığına sahip olduğunu hisseder. O anda, kişinin yaptığı her küçük şey, onu, şimdi Kral’a hizmet edecek bir şeylere sahip olmanın neşe ve zevkiyle doldurur. Toplantı sırasında topluluk, Yaradan’ın yüceliğini düşüncelerinde önemsediği ölçüde, her biri kendi seviyesine göre Yaradan’ın önemini kendi içinde oluşturur. Dolayısıyla, kişi gün boyunca memnuniyet ve neşe içinde dolaşabilir.

12) Rabaş, Makale 17, Çalışmada, “Onun kalbini sertleştirdiğim için,” Nedir? (1991)

En aşağı durumda iken bile, kişi kendi gözünde şunu canlandırmalıdır; bir zamanlar yükseliş sırasında hissetmiş olduğu gibi eğer Yaradan’ın onu büyük bir uyanış ile aydınlattığını düşünürse, kesinlikle kutsal çalışmayı yapmaya isteği olacaktır. Ama şimdi hiçbir şey hissetmiyorken nasıl kendisini bütünlük içinde diye kandırabilir ki? O zaman, bilgelere inanmalıdır, onlar bize dediler ki kişi kendini sanki tüm organlarında Yaradan’ın varlığı ile ödüllenmiş ve Yaradan’a şükrediyor ve O’nu övüyor gibi gözünde canlandırmalıdır. Aynı şekilde şimdi de kişi sanki halen bütünlük içinde olmakla ödüllendirilmiş gibi, Yaradan’a şükretmeli ve O’nu övmelidir.

13) Rabaş, Not 31, Senin Öğretini Ne Kadar da Severim

Hissettiğimiz tüm kötü durumlar, yalnızca insanın içinde bulunduğu durumda kalmaması içindir. Şöyledir, kişi Yaradan’ın yüceliği kademesine yükselmedikçe, bunun üstesinden gelemeyecektir, ancak yalnız Yaradan’ın yüceliğini hissettiğinde kalbi teslim olur. Buna Yaradan korkusu kademesine tırmanmak denir.

Bunu takiben, bu sorular kişinin Yaradan’ın yüceliği ile Yaradan’ın onun kalbini ve gözünü açmasına ihtiyaç duyasına neden olur. Aksi halde yetiştirilirken ona verilen cennet korkusu ile yetinir. Ancak günahkarın sorusu onun aklına düşer ve bu ona yeterli olmaz, sürekli olarak Yaradan’ın yüceliğinin (hissiyatını edinme) kademelerinde yükselmeye ihtiyaç duyar.

14) Rabaş, Not 42, Yaratan’a Sevinçle Hizmet Edin

Zohar sorar, “Rab kalbi kırık olana yakındır” diye yazılıdır. Niyeti ihsan etmek olan Yaradan’ın bir hizmetçisi, Krala hizmet ediyorken mutlu olmalıdır. Bu çalışma sırasında sevinci yoksa, bu kişinin Kralın yüceliğinin takdirinden yoksun olduğunun bir işaretidir. Bu nedenle, eğer bir kişi hiç sevinci olmadığını görürse, düzeltmeler yapmalıdır, yani Kralın yüceliği hakkında düşünmelidir. Hâlâ hissetmiyorsa, O’nun yüceliğini hissetmek için gözlerini ve kalbini açması adına Yaradan’a dua etmelidir.

15) Rabaş, Makale 7, Çalışmada “İnsan” Nedir, “Hayvan” Nedir?

Kişi kendisi için değil, Yaradan hatırına çalışmak istediği zaman, yaptığı her şeyin Yaradan hatırı için değil, ama yalnız kendi menfaati için olduğunu görür. Bu durumda, hiçbir şeyinin olmadığını ve tamamen boş olduğunu hisseder ve bu boşluğu yalnız nar ile yani mantık ötesinde giderek doldurabilir, buna “Yaradan’ın yüceliği,” denir. Başka bir deyişle, Yaradan’dan ona mantık ötesinde Yaradan’ın yüceliğine inanmak için güç vermesini istemelidir. Şöyle ki, Yaradan’ın yüceliğini istemesi durumu, “Eğer beni Yaradan’ın yüceliğine ve büyüklüğüne eriştirmezsen, bu çalışmayı yapmaya razı olmayacağım.” diyor anlamına gelmez. Aksine Yaradan’dan, O’nun yüceliğine inanması için güç vermesini ister ki bununla şimdi içinde bulunduğu boşluğu doldursun.

16) Rabaş, Makale 24, Sadaka ve Hediye Arasındaki Fark (1986)

Uzun bir süre boyunca çaba gösterip eksikliğinde bir tatmin görmemek, kişinin içine azap ve acı verir, çünkü çaba göstermiş ama ilerleme görememiştir. O zaman aklına birer birer düşünceler gelmeye başlar. Bazen bu bir çaresizlik kıvılcımıdır, bazen kişi güçlenir, ama kişi bir kere daha bu durumundan düşer, bu böyle tekrarlanır. Nihayet gerçek eksiklik kişinin içinde biçimlenir, bunu çıkış ve inişlerdeki çabası ile edinir. Bu çıkış ve inişler Yaradan ile Dvekut bahşedilmediği için her defasında ona acı verir. Nihayet çabanın kabı yeteri kadar dolduğu zaman, buna Kli denir. Sonra, bunun dolumu Yaradan’dan gelir, zira şimdi bu gerçek bir Kli’dir.

17) Baal Hasulam, Zohar’ın Tamamlanması İçin Bir Konuşma

Kişi çevresinin O’nun manevi çalışmasını nasıl küçümsediğini gördüğünde O’nun yüceliğine yeteri kadar değer veremez, kişi çevrenin üstesinden gelemez. Bu yüzden de kişi O’nun yüceliğini edinemez ve çalışmasını geçiştirir, onların yaptığı gibi.

Bu nedenle, kişi O’nun yüceliğini edinmenin temeline sahip olmadığından açıkçası kendisine değil Yaradan’ına mutluluk ihsan etmek için çalışamaz. Bu böyledir çünkü kişinin çabalayacak motivasyonu yoktur ve “eğer kişi çabalayıp bulmadıysa, inanma.” Ve kişinin tek seçeneği ya kendisi için çalışmaktır ya da hiç çalışmamaktır, zira kişi için Yaradan’ına ihsan etmek almaya eşit olmayacaktır.

18) Rabaş, Makale 30, Dostlar Meclisinde Ne Aranmalıdır? (1988)

Her biri gruba yaşam ruhu ve umut verip, enerji aşılamalıdır. Bu nedenle, her bir dost kendine şunu söyleyebilmelidir, “Şimdi çalışmada temiz bir sayfa açıyorum.” Diğer bir deyişle gruba gelmeden önce Tanrı çalışmasının gelişiminde hayal kırıklığına uğramıştır fakat şimdi grup onu yaşam ve umutla doldurmaktadır.

Bu nedenle grup vasıtasıyla güven kazanır ve üstesinden gelme gücü edinir çünkü artık bütünlüğü elde edeceğini hisseder. Tüm düşüncelerinin -fethedilemeyecek yüksek bir dağla karşı karşıya ve bunun gerçekten de ürkütücü bir engel olduğu- şimdi önemli olmadığını görür. Tüm bunu grubun gücünden almıştır çünkü her biri guruba cesaret ve yeni bir atmosfer ruhu aşılamıştır.

19) Rabaş, Makale13, Çalışmada, ‘Kem Gözlü Adamın Ekmeği’ Nedir? (1989)

Tora ve Mitzvot’a bağlanırken- ödülümüzün, bununla sürgünden ve kendimiz için alma arzusunun köleliğinden çıkmakla ödüllendirilmek olmasını, Yaradan’ı memnun etmek için çalışabilmeyi ve Tora ve Mitzvot’taki çalışmamız için başka hiçbir ödül talep etmemeyi hedeflemeliyiz.  Başka bir ifadeyle, -Tora ve Mitzvot’a tutunurken- büyük ve önemli bir Kral’a hizmet ettiğimiz duygusu ile ödüllendirilmeyi istiyoruz ve bu sayede, O’nun yüceliği hissiyatından, içimizde Yaradan sevgisi olacaktır. Dolayısıyla, bizim tüm hazzımız, Yaradan’a hizmet etmekten gelecektir; bizim ödülümüz budur ve çalışmamız için Yaradan’ın bizi başka bir şekilde ödüllendirmemesidir. Ayrıca, çalışmanın kendisinin ödül olduğunu ve dünyada, Yaradan’a hizmet etme ayrıcalığından daha büyük bir ödül olmadığını hissedeceğiz.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,292