e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

Bülten Aboneliği

placeholder
Yan 1-6
Yan 1-5
Yan 1-4
Yan 1-3
Yan 1-2
Yan 1-1

Anket

Kabala İlmine nasıl ulaştınız?

Sonuçları Gör

Facebook

placeholder
Yan 2-1
Yan 2-2
Yan 2-3
Ana Sayfa > Yazılar > Tabiat ve İnsanlık > Gerçeklik Algısı: Rüya ya da Gerçek

Gerçeklik Algısı: Rüya ya da Gerçek

Dünyada materyalist algı ile işleyen çok eski bir teori vardır. Duyu organlarımızı sensörler olarak düşünürsek, bir soru ile karşı karşıya kalıyoruz, bu sensörler neyi algılıyor: Bizim dışımızda gelişen olayları mı yoksa içimizde neler olduğunu mu? İşte soru budur; ikisinden biri ama hangisi?

Eğer biz dışarıyı algılıyorsak, almaçların hassasiyetlerini ve hissedebilme aralıklarını değiştirebilsek bile, mevcut olanın dışında çok küçük bir kısmı algılarız. Belki öyle his aralıkları vardır ki bu değerlerdeki salınımları yakalamak mümkün değildir ve belki de öyle farklı titreşimler vardır ki bizim için geliştirmiş olan almaçlarla bu değerleri yakalamak mümkün değildir. Sonuçta biz vücudumuzun duyu organlarımızı tamamlayıcı araçlar icat ettik. Örneğin, sıcaklık değerlerindeki dalgalanmaları hissedebilmek için bazı cihazlara ısı sensörleri, görsel öğeleri hissetmek içinse optik sensörler ekledik.

Pratikte bazı duyularımızı bu araçlar ile destekleriz. Ancak, çevremizde olan, ama ilk etapta hissedilmeyen ve bu “düşünülemez” olaylar için duyu organlarımız yok ve bu olayların deneyimini geliştirmek için yardımcı araçlar oluşturamayız. Demek oluyor ki biz dünyanın sadece çok sınırlı bölümü algılarız. Günümüzde karanlık madde ve diğer garip olayların olduğu kanıtlanmıştır.

Bazı ipuçlarını yakalıyor gibi görünüyoruz, ama bu bizim algılarımız  için kullanılamıyor. İkinci teori etrafımızda hiç bir şeyin olmadığı ve bizim hislerimizin bir benzerliklerin teması, iç ve dış, yönünde olduğudur İnsan içinde arzu barındıran kapalı bir kutu gibidir ve bu arzu her zaman bir şeyler hissediyor. Bu duyguları biz hayatın kendisi sanıyoruz. Yani, benim varlığım bu arzu içinde ve orada sen de  varsın, etrafımdaki her şey- aklıma gelen, benim her türlü fantezim, fikirlerim, anılar vb. Tüm bunlar benim arzum içinde, kafamda var oluyor, o kadar. Biz sanki kendi içimizdeki şeyleriz.

Ben ikinci teorinin destekçisiyim, başka teoriler de var tabii. Aslında bizim “kendi içinde” olduğuna inanıyorum, onları geliştiren programı aşan arzuların içinde gelişiyor ve bu gelişimi hayatımızdaki bir ilerleme olarak algılıyoruz. Şimdi bu programı yönetme ve bu sayede kendi hayatımızı yönetme şansına sahibiz. Herhangi bir koordinatlar sistemi ve eksen takımı içinde her hangi bir  yerde; yukarı-aşağı, ileri-geri hareket edebiliriz. Doğa bize bir sonraki düzeyde hareketimizi, nerede olduğumuzu anlamamıza olanak sağlar. Bu farkındalık sonunda “biz kimiz, ne tür bir dünyada varoluyoruz, bu bir rüya mı yoksa gerçek mi ve gerçek rüyadan ne kadar farklı?” gibi soruların cevaplarını anlamamızı sağlayacaktır.

Kaynak: “İntegral Dünya”  TV Programı 16.10 011

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
15 - 0,114