e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Hayat, Sevgi ve Aile > Eğitimde Kabala > Ergenlik Öncesi ve Cinsellik -2. Bölüm

Ergenlik Öncesi ve Cinsellik -2. Bölüm

Dr. Michael Laitman Eğitim Serisi

Limor Soffer-Fetman (eğitim psikoloğu ve psikoterapisti) ve Eli Vinokur (Bnei Baruch Kabala Eğitim & Araştırma Enstitüsü için eğitim içeriği yöneticisi) ile

Limor Soffer-Fetman: Bir önceki programda, erken cinsel gelişim ve bunun çocuklarda yarattığı içsel karışıklık hakkında konuştuk. Bu dönemde yer alan duygusal değişimlerden bahsetmeye devam etmek istiyorum, çünkü 9-13 yaş civarı çocuklarda epey çalkantı görebiliriz.

Onların bakış açısından, dünya son derece can sıkıcı hale gelmiştir. Bağımlı olmak ve özgür olmak arasında içlerinde beliren belli bir dalgalanma ile özgürlük için duydukları güçlü arzularını görebilirsiniz. Kabala bilgeliğinin bu konuyla nasıl ilişki kurduğunu merak ediyorum. Ebeveynlere ne yapmalarını önerir?

Dr. Michael Laitman: Kabala bilgeliği, her çocuğu kendi psikoloğu haline getirmemiz gerektiğini söyler. Çocuğun, kim olduğunu ve ne olduğunu bilmesi gerekir. Kendisini dışarıdan görmelidir; kamera aracılığıyla nasıl davrandığı ona gösterilmelidir.

Okul yaşamından örnekler almalıyız: Erkekler – kızlar, erkekler arasında, kızlar arasında, daha büyük olanlar, daha küçük olanlar… bu örnekleri göstermek ve açıklamaya başlamak, çocukların ve öğretmenin bunu tartışmasını sağlar. Çocuk, nasıl yaşayacağına, yaşamla nasıl doğru şekilde ilişki kuracağına dair ona eğitim verildiğini hissetmelidir. Ondan hiçbir şeyin saklanmadığını ya da ona ima edilmediğini, dışarıda bırakılmadığını hissetmelidir. Yoksa bu içinde bulunduğu durumdan iki kat daha fazla karışıklık yaratılır.

Limor Soffer-Fetman: Aslında, ona kendisi hakkında öğretiyorsunuz.

Dr. Michael Laitman: Kendisi hakkında, tabii ki. Kabala bilgeliğinin tümü, kendi kendini çalışmaktır, böylece kendimizi tanımaya başlarız. Kabala bilgeliğinin tümü budur: sadece kendimizi, ruhumuzu, en içsel şeyimizi açıyoruz.

Bu yüzden, bu yaşlarda bu çalışma özellikle gereklidir; bu noktada bunu kaçırmak istemezsiniz. Daha sonrasında hâlâ mümkündür, ancak bu yaşlarda yakalamamız en doğal olanıdır. 8-9-10 yaşları, çocukla konuşmanın mümkün olduğu yaşlardır, çünkü saklamak ya da göstermek ihtiyacını hissettikleri eğilimlere sahiptirler ve utanç vardır, dünya iki cinse bölünmüş hale gelir. Dolayısıyla bu noktada çocuğa yaklaşabilir ve dışarıdan kendisine bakması için doğru bakış açısını ona vermeye ve açıklamaya başlayabiliriz.

Limor Soffer-Fetman: Kendisine dışarıdan bakma yeteneğini güçlendirmek mi?

Dr. Michael Laitman: Evet. Sonra da rasyonel ve mantıklı şekilde ve aynı zamanda duygusal olarak, çocuğa inceleme, irdeleme yeteneğini vermeye başlamak. Kabala bilgeliğinde buna, “acı ve tatlı, doğru ve yanlış,” denir.

Sonra çocuk bir şekilde bilecektir, nasıl baş edeceğini bilemese bile ona ne olduğunu anlayacaktır, çünkü bir içsel kargaşa halindedir ve bu kargaşa ona içindeki büyük düğümü bir şekilde çözmeye başlayabileceği açık bir uç bile vermez. Bu yüzden bu noktada, onun eğitimiyle onun ortakları olarak uğraşmalıyız: onun eğitmeni, aynı zamanda onun eğitmen-dostu olarak. Bir taraftan, eğitmen daha üstün biri olmalı, diğer taraftan ise aynı seviyede bir dost olmalı.

Limor Soffer-Fetman: Çocuğun yaşıyla aynı yaşta mı?

Dr. Michael Laitman: Aynı yaşta değil, fakat kendini öyle bir şekilde onun seviyesine indiren biri ki, çocuk onu bir dost, bir akran gibi hissedebilir.

Kendimizi filme alarak ve davranışımızı gözlemleyerek çok fazla şey öğrenilmeli; neden böyle? Hangi amaç için? Başlangıçtaki varsayım, yaratılmış varlıklar olduğumuzdur. Biz yaratılmışız, bu bizim doğamız ve burada başkalarından gizlemem gereken ya da başkalarının benden gizlemesi gereken hiçbir şey yoktur. Aksine, kim olduğumuzu, insanların ne olduğunu, doğanın ne olduğunu, küçük bir galaksinin köşesinde bulunan küçük gezegen Dünya’da neyin geliştiğini öğrenmemiz gerekir. Görüyorsunuz, olaylara böyle bir açıdan baktığınızda, o zaman bu duyguları azaltır ve kargaşa sakinleşir.

Bu konuyu sınıfta konuşmaya ve onunla üçüncü şahıs olarak ilişki kurmaya başladığımızda, sakinleşme daha da artar. “Filmde gördüğümüz şu sahne var” ve şimdi orada ne olduğu hakkında konuşuruz ve aynı fikirde olsak da olmasak da bağırır ve güleriz. Bu arada o konu hakkında nasıl konuşacağımızı ve onu nasıl serbest bırakacağımızı öğreniriz. O bana olmuyordur, fakat bir sonraki anda bana olur ve daha sonra tam orada olduğu gibi olduğunu hatırlarım.

Limor Soffer-Fetman: Yani daha erken yaşta yapmak bir hazırlık gibi mi oluyor?

Dr. Michael Laitman: Evet. Bu yüzden şu anki öğrenim programlarımızın problemi şudur: Aslında bireyin psikolojisine çok daha fazla saat ayırmamız gerekmektedir. Tekrar aynı probleme, yani insan yetiştirme problemine geri dönüyoruz.

Limor Soffer-Fetman: Aslında, bu aynı zamanda çocuğun içsel gözlem yeteneğini geliştiriyor. Bunun önemi göz ardı edilmemeli.

Dr. Michael Laitman: Sonradan, çocuk başkalarıyla, toplumla, çevreyle ve kendisiyle nasıl ilişki kuracağını, nasıl meslek seçeceğini ve işle, ülkeyle, milletle ve dünyayla nasıl ilişki kuracağını bilir. Bu, her şey için temeldir. Ona, kendisine olanlara dışarıdan nasıl baktığını görmeyi öğrettiğimiz zaman, şu an olanları neden o şekilde gördüğünü gerçekten öğrenir.

Başka bir ruh halinde olduğunda veya başka bir kişinin açıklaması, bakış açısı söz konusu olduğunda da bu benzer şekildedir. Sonra, her şeyin ne kadar göreceli olduğunu öğrenir. Bu, o olmasa bile, o bu şekilde yaratılmıştır. Dolayısıyla, şimdi olaylara doğru şekilde nasıl yaklaşacağını bilir.

Limor Soffer-Fetman: Bu aynı zamanda sorumluluğun ve suçluluk hissinin bir kısmını alır.

Dr. Michael Laitman: Ve buna bağlı olarak stresi de.

Eli Vinokur: Evde de her akşam yarım saatlik bir konuşma yapmalı mıyız?

Dr. Michael Laitman: Bunu ebeveynlere dayatabileceğimizi düşünmüyorum. Eğer böyle bir nesil yetiştirirsek, yaklaşık 10 yıl içinde onlar anne ve baba olacaklardır, sonra bu uygulamayı evde yapmaları için onlara cidden teslim edebiliriz. Bu arada, biz kendimiz bunu çocuklarla yapmalıyız. Bir nesil okuldan geçmeli ve orada şekillenmeli.

Eli Vinokur: Başka bir deyişle, böyle bir eğitmen Kabala bilgeliğini çalışan ve onunla ilgilenen biri mi olmalı?

Dr. Michael Laitman: Hayır, bu gerekli değil. Kabala bilgeliği bu şeyleri çok basitçe ve açıkça öğretir. Kişiye problemleri çözmesi için çok iyi araçlar sağlar; kişi doğayı anlar. Ancak, eğer bu tür kurslar tasarlayabilirsek, altı ayla bir yıl içinde bu yaştaki çocuklara okulda rehber olarak hizmet verebilecek kişileri kesinlikle hazırlayabileceğimizi düşünüyorum, Kabala ile ilgilenmeyen bir kişi bile olsa.

Fakat buna tüm okul süresince ve üniversitede devam etmeliyiz. Aslında, kişi bununla birçok yıl gitmelidir. Eminim ki er ya da geç bunu iş alanlarında da yapmaya ihtiyaç duyacağız. İş saatleri içinde her tür konferansı ve konuşmayı isteyen, farklı uzmanları ve psikologları davet eden yerler olduğunu görüyorum, fakat yine de bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.

Bu süreç, aslında tüm yaşam süresince sürmeli ve özellikle de medya kanalıyla olmalı. Televizyonda, haftada birkaç kere veya günde yarım saat, tüm ailenin seyrettiği böyle bir program olmalı. Çocuklar ve yetişkinler birlikte, kendilerinin yansımalarını görmeliler. Ancak, bu sadece herhangi bir dizi ya da tiyatro değildir; bizim oluşturduğumuz bu eğitimsel dizilerde gerçekten ilişkileri görürler. Onlardan kendileri hakkında öğrenirler. İstesen de istemesen de orada kendi davranışını ve onu nasıl çözeceğini görürsün. Kısacası, bu seni yetiştirir. Bu tür şeylerin gerekli olduğunu düşünüyorum, yoksa insanlık memeli hayvanlar seviyesine gerileyecek.

Limor Soffer-Fetman: Ben hâlâ ebeveynler konusundayım. Eğer paralel bir süreç olsaydı, mesela ebeveynler için böyle bir kurs ya da okul olsaydı, ne olurdu?

Dr. Michael Laitman: Sonunda medyada bir devrim olacağına dair büyük umutlarım var; şu anki durumundan, halkın eline geçtiği ve doğru düzgün kullanıldığı bir duruma gelecek, çünkü bugün gerçekten yıkıcı bir araçtır. İnşa edeceklerine yıkıyorlar. Aslında medyayla birçok güzel ve ilginç şeyler yapabiliriz ve bunlar seyirciyi çekebilir. Sınıflarımız aracılığıyla, ebeveynlerle ve uzmanların yardımıyla, bizim televizyonumuzda bu tür dizileri geliştirebileceğimizi gerçekten umut ediyorum

Eli Vinokur: Burada bir ayrılma hissi var, bu yaşta çocuklar kendilerini ebeveynlerinden ayırıyorlar ve ebeveynler bu konuda ne yapacaklarını bilmiyorlar. Dokuz, on yaşındaki bir çocuğa nasıl bir açıklama yapılabilir ki, çocuk ayrılmasın?

Dr. Michael Laitman: Ben çocuklarımı müzeye götürürdüm. Bir keresinde, sadece müzelerde olmak ve onlara her şeyi – insan anatomisi, ilişkiler, çiftleşme, doğum –  göstermek için Amerika’da bir ay geçirdim. Bu konular için özel müzeler var. Toronto’daki “The Royal Ontario Müzesi” de bu anlamda çok iyidir. Bu tür her şey ve genellikle de doğa hakkında.  Birçok müze. Aslında, özellikle seks konusunda birçok şey var. Bir oğlum ve iki kızım var.

Eli Vinokur: Ve siz bu konu hakkında onlarla açıkça konuştunuz.

Dr. Michael Laitman: Tabii ki, açıkça konuştuk. Çocukların nasıl yapıldığından ve nasıl doğduğundan bahseden filmler sırasında, onların yanında oturdum. Onları bana yakın tuttum ve “Şimdi doğayı izliyoruz, doğanın ne olduğuna bakın,” dedim. Yani doğa, doğa, doğa.

Limor Soffer-Fetman: Fakat sadece karıncalardaki üreme süreci değil.

Dr. Michael Laitman: Hayır, tabii ki değil. Buna ağırlık veriyorum çünkü bu özellikle sır olarak saklanan bir şey ve sır olarak saklanmamalı. Aksine, yapımız bu, insan varlığı bu; her şeyi basitçe var olmaya, varoluşumuza getirin. Bu, stresin, gerginliğin ve “çok gizli” söyleminin yüzde doksanını alır.

Gizlilik, çekimdir. O, sıradan olma durumuna indirgendiği anda, çok az sorun kalır. Ayrıca, psikologları, suçla ilgili psikologları davet etmemiz gerekir. Bu psikologlar, çocuklara olan her tür şeyi açıklayabilirler. Akli dengesini yitirmiş, her tür sapıklığı olan insanlar olduğunu ve bu duruma karşı nasıl tedbirli olunacağını anlatabilirler. Çocukların filmlere, müzelere, yönlendirme gezilerine götürülmesine çok güveniyorum.

Limor Soffer-Fetman: Yani Kabala bilgeliği bu tür bir ayrılmanın gerekli olmadığını mı söylüyor?

Dr. Michael Laitman: Gerekli değil. Dahası, doğal da değil. O bağı koparmamalıyız, sadece kendimizi çocuğun seviyesine indirmeliyiz ve onun dostu olmalıyız.

Eli Vinokur: Öyleyse anahtar kelime, dost olmak mı?

Dr. Michael Laitman: Evet, o zaman sorun olmaz. Annem jinekologdur. Benimle çok konuşurdu ve biz iki erkek çocuğu idik, daha azı değil.

Limor Soffer-Fetman: Yani, bilginin yerinden geliyor.

Dr. Michael Laitman: Hayır, hiç de değil. Genç yaştan bahsediyorum. Annemin bu tür şeyleri anlattığını, bir erkek çocuğu olarak hatırlıyorum. Evin kitaplarla ve her tür çizimlerle dolu olduğunu ve annemin bunu çok basit bir şeye dönüştürmesi gerektiğini fark ettiğini hatırlıyorum.

Limor Soffer-Fetman: Yani aslında, çocuklarla bağı koparmamalıyız, onlarla dost olmalıyız.

Dr. Michael Laitman: Evet. Çocuklar bunu çok isterler. Eğer ebeveynlerinin onlara küçük çocuklarmış gibi yaklaşmadıklarını, aksine onlarla aynı seviyede konuştuklarını görürlerse, bu duruma çok saygı duyarlar. Bugüne kadar çocuklarımla her şey hakkında açıkça konuşabilirim. Başka hiç kimseye söylemediklerini düşündüğüm çok özel konular için benden tavsiye almaya gelirler. Ailede ne olduğunu bile söyleyebildiğimizi düşünüyorum.

Eli Vinokur: İlişkiler konusunda, erkekler ve kızlar hakkında konuşmak istediğimiz bir şey daha vardı. Bu yaşta, karşı cinse dair her tür grup davranışı şekillenmeye ve bu yolla popüler olma durumu başlıyor. Örneğin, kim kızlarla daha başarılıysa, sınıfta o daha popülerdir.

Dr. Michael Laitman: Bu durumu erkekler arasında ve kızlar arasında bir liderlik meselesi olarak görmeliyiz. Tabii ki bu çok önemlidir. Bu konuyla uğraşmalı ve kıskançlığın, hırsın, gurur ve gücün farklı yönlerinin altını çizerek nasıl faydalı olduğunu ya da olmadığını göstermeliyiz. Eğer ders yapmak yerine, sonunda başarısız olan özellikle kendini beğenmiş bir kız hakkında bir film gösterirsek ve o kızın sevilmediğini, sevilmek yerine ondan nefret edildiğini açıklarsak, bu çok kötü bir şey değildir. Ancak bu filmlere açıklama eşlik etmelidir.

Bu sürekli bir iştir çünkü kötü eğilim sürekli büyür. Fakat eğer çocuklar doğayı takip ettiklerini anlarlarsa, eğer kişi doğa tarafından hareket ettirildiğini anlarsa, o zaman bilecek ki, kontrol etmek istediğinde, isteyen o değil fakat içindeki bir şey… Eğer kişiye, dışarıdan nasıl göründüğünü ve “senin doğan şimdi seninle oynuyor”  durumunu göstermeye başlarsak, bu çok yardımcı olur.

Limor Soffer-Fetman: Fakat o yaşlarda onların doğası onlarla çok fazla oynuyor. Sınıfın soytarısı olma gibi bir olay var ve onlar, genellikle her tür şey denenerek uç noktalara da itiliyorlar. Tüm bunlarla doğru şekilde baş etmenin yolu nedir?

Dr. Michael Laitman: Bu sorun değildir. Çocuklar, bu duruma ne kadar onay verdiklerini ya da vermediklerini görme konusunda, bu içsel mücadelede, zevk ve meydan okuma bulacaklardır. Bu bir oyun gibidir.

Kontrol etmek isteyenlere veya kendilerine ilgi çekmek ve saygı görmek için başkalarına karşı soytarı gibi davrananlara bakarsak, o kişiler nasıl özel ve kahraman olduklarını gösterirler. Eğer diğerleri, yani onların seyircisi, bunun nereden kaynaklandığını bilirlerse, o kişiler bu dürtülerini kaybedeceklerdir. Seyirci, neden onun böyle yaptığını bilecektir: “Onun ilgiye ihtiyacı vardır, bize bağımlıdır. Ona bu ilgiyi vermeyelim ve buna nasıl tepki göstereceğini görelim.”

Sınıfta bir toplum yaratmak öylesine güzel, zorlu bir iştir; kendini ve yaratılışın doğasını çalışan, iyi bir minyatür insan toplumu yapmaktır. Sonuç olarak öyle iyi uzmanlar haline gelirler ki, yaşam onlara şeffaf görünecektir.

Limor Soffer-Fetman: Bunu yapmanın çok kolay olmadığını düşünüyorum, çünkü o yaşta çok benmerkezcilik oluyor.

Dr. Michael Laitman: Eğer bunu yapamazsa, o zaman onu ayırmak yerine, onu ve diğerlerini aralarında ayırabilirsiniz. Böylece diğerleri, ona karşı farklı tutumları aracılığıyla onu kendi içinde ayrılmaya zorlar. Bir yandan, onu harika olması için teşvik ederiz ve sonra birdenbire onu görmezden gelerek ona tam tersi davranırız. Bu yolla onu, kendi isteyip istemediğini ayırmaya zorlarsınız.

Eli Vinokur: Bu zalimce değil mi? Bunu bir öğretmene açıkladığımda, endişelenmiş ve “Bu zalimce, bu korkunç,” demişti.

Dr. Michael Laitman: Kendi toplumlarında yaptıkları daha mı iyi? Çocukların şu an içinde bulundukları toplumdan daha zalim bir toplum yoktur; orada nasıl mayalandıklarını anlamazlar bile.

Limor Soffer-Fetman: Doğru. Çocuklar toplum içinde çok zor durumlarla yüzleşebilirler. Onların bu durumlara gelmesi de iyi değil.

Dr. Michael Laitman: Hangi yaşta olursa olsun, huzur ve sakinlik için çözüm, içsel doğanın açılmasıdır. Bu yaş ise çok önemlidir çünkü bu noktada insanı görmeye başlıyoruz.  O henüz küçük, ama çoktan bir insan olmuştur; cinsel nitelikleriyle ve bunlara bağlı olarak sosyal ilişkileriyle bir insandır.

Limor Soffer-Fetman: Başka bir programda, üç yaşından sonra birbirlerini görmediklerini, on yıl ya da daha fazla bir süre için tamamen ayrıldıklarını söylediniz. Peki, şimdi birbirleriyle görüşüyorlar mı? Bu nasıl yapılıyor?

Dr. Michael Laitman: O başka bir şey. Ben ideal durumdan bahsediyordum. Ancak eğer mevcut durumdan bahsediyorsak, o zaman tabii ki onları üç yaşından itibaren ayırmıyoruz. Tüm dünyada okulların ve eğitimin nasıl olduğunu görebiliriz.

Eli Vinokur: Ancak eğer örnek bir okul modeli oluşturmak istersem, onları ayırır mıyım, yoksa ayırmaz mıyım?

Dr. Michael Laitman: Hayır, olağanın dışında herhangi bir şeye gitmiyoruz; aksine, “Ulusumun içinde ikamet ediyorum” (2 Krallar, 4:13). Dünyada var olana göre hareket ediyoruz, baş edemeyeceğimiz koşullar ya da aşırı tutucu bir toplum yaratmıyoruz. Aksine, normal toplum içinde, açık, anlaşılır ve müşterek bir eğitim sistemi sunuyoruz. O şeyleri kapatmamamızın nedeni de budur. Her şey bu sistemi nasıl geliştirdiğimize bağlıdır: öğrenim programını, çalışmaya yardımcı olacak şeyleri hazırlamak. Bu gerçekten çok zor bir iştir, ancak insanlık bunu yapmalı, yoksa bir sonraki nesil daha da yozlaşmış olacaktır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,115