e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

57- O’nun Rızası İçin

Yazılan şu cümle ile ilgili olarak, “O’nun rızası için onu yanmış bir bağış olarak getireceğim,” hocalarımız şöyle der, “İstiyorum dedirtene kadar nasıl zorlanabilir.” Aynı zamanda ne dua ettiğimizi de anlamamız gerekir, “Bir arzu olsun ki,” buzağının yemek istediğinin fazlasını inek yedirmek ister, peki neden dua etmeye ihtiyacımız var, “Yukarıda bir arzu olsun?”

Bilinen şudur ki yukarı’dan refah alabilmesi için aşağıdan uyanış gerekmektedir. Neden “aşağıdan bir uyandırma” gerektiğini anlamamız gerekir, çünkü duamız yukarıda bir arzu olması içindir. Yani, aşağıyı yönetecek bir arzuyu yukarıda uyandırmamız gerekir.

Sadece arzumuzun olması yeterli değildir, ihsan eden tarafından da iyi bir rıza olması gerekir. Yaratılanlara genel anlamda iyilik yapma arzusu olmasına rağmen, O hala bizim arzumuzun O’nun arzusunu uyandırmasını bekler.

Başka bir deyişle, O’nun arzusunu uyandıramazsak, hala alan tarafındakinin arzusu bütün bir arzu haline gelmemiş demektir. Dolayısıyla tam anlamıyla dua ederek yukarıda bir arzu oluşur, bizim arzumuz gerçek bir arzu olmalıdır, sonsuzluğu alabilecek bir Kli (Kab).

Aynı zamanda demeliyiz ki tüm yaptıklarımız, iyi ve kötü, yukarıdan aşağıya gelir (Kişisel İlahi Taktir bu demektir), yani her şeyi Yaratan yapar. Ancak, öteki taraftan da yaptığımız kötü şeylerden pişmanlık duymalıyız, bunlarında yukarıdan gelmesine rağmen.

Akıl pişmanlık duymamamızı gerektirir, yani pişman olmamalıyız, ancak olanı haklı çıkarmalıyız, yani yapılan bir kötülük hak edildiğindendir. Ancak, aslında bunun tersidir, iyi şeyler yapamadığımız için pişmanlık duymalıyız ve aslında gerçek ceza budur, yani Yaratan’a hizmet etmeye layık değilizdir.

Eğer her şey yönlendiriliyor ise nasıl layık olmadığımızı söyleyebiliriz, zira aşağıdan bir şey yapılmamaktadır? Böylece bizlere kötü düşünceler ve arzular verilir ve Yaratan için çalışmaktan uzaklaştırılırız, şöyle ki O’na hizmet etmeye layık değilizdir. Bu nedenden dolayı bunun üzerine bir dua vardır, burası layık olabilmek ve akabinde Kral için çalışabileceğimiz bir yerdir.

Şimdi anlayabiliyoruz ki eğer kötü bir olay için dua var ise, bu bela bir ceza olarak gelmiş olmalıdır ve cezalar ıslah edici olmalıdır zira ceza ıslahtır kanunu vardır. Peki, Yaratan’a ıslahımızı alması için nasıl dua etmeliyiz?

Hocalarımız şu yazanla ilgili şöyle der; “o zaman senin kardeşin senin gözlerinin önünde rezil edilmeli.” Kişi bilmelidir ki dua kişiyi aldığı cezadan daha iyi ıslah eder. Dolayısıyla, dua cezanın olduğu yerden doğarsa, ceza kaldırılır ve yerine dua koyulur ki beden arınsın.

Hocalarımızın bize anlattıkları bu demektir; “Maneviyattan, ödülünü aldı, dertlerden değil.” Bilmeliyiz ki maneviyatın yolu kişinin çektiği sıkıntılardan daha başarılı ve daha çok meyve veren bir yoldur. Bunun nedeni ışığı alacak olan Kelim (Kablar) daha geniş olur ve Yaratan’la Dvekut’a (Bütünlük) ulaşabilir.

“İstiyorum diyene kadar zorlatılır” cümlesi şu demektir; Yaratan şunu demektedir “Ben aşağıdakilerin yaptıklarını istiyorum.”

Dua hocalarımızın dediği anlamdadır, “Yaratan haktan yana olanların dualarını istedi,” zira dua ile Kelim Yaratan’ın sonradan ihsan edebileceği hale gelir, zira refahı alabilecek bir Kli vardır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,294