e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Mektup 71

22 Ocak 1965

Dostuma,

Nasıl olduğunu bilmeye özlem duyuyorum.

Böylece Yakup’un evine söyleyecek, İsrail oğullarına anlatacaksın” RAŞİ, “Yakup’un evine” sözünü kadınlar olarak yorumlar—onlarla yumuşak tonda konuş. “Ve İsrail oğullarına anlat,” sözünü de erkekler olarak yorumlar—onlarla tendonlar kadar sert konuş.

Zohar’da şöyle yazar, “Böylece Yakup’un evine söyleyeceksin,” yani yargı tarafından gelenlere. “İsrail oğullarına anlatacaksın,” İsrail oğulları demek, Rahamim (merhamet) tarafından gelen erkekler demektir.

Zohar’ın sözlerinden anlaşılıyor ki, kadınlara—yargı niteliğinden geldiğinden—yargı niteliği ile ve erkeklere merhamet niteliği ile “anlat,” çünkü onlar merhamet niteliğinden gelir.

Fakat RAŞİ’nin sözleri bunun tersini ima eder, erkeklerle tendonlar kadar sert, kadınlarla yumuşak bir dille konuşacaksın.

Aynı şeyden bahsettiklerini söyleyebiliriz, fakat önce merhamet nedir, yargı nedir anlamalıyız. İki kişi mahkemeye gittiğinde, biri der ki, “Hepsi benim,” bir diğeri, “Hayır, hepsi benim,” der. “Hepsi benim” diyen birinin yargı niteliğinden geldiği kabul edilir. Merhamet, vermek demektir, atalarımız onunla ilgili şöyle der, “O merhametli olduğundan sen de merhametli ol.” Öyle anlaşılıyor ki, yargı niteliğinde kişi alıyor, merhamet niteliğinde veriyor.

Kadın eksiklik içinde olandır, yani alan, erkek ise veren aşamasında olandır.

Buna göre kadın alandır. Eğer alan birine ihsan etmeye bağlanması söylense, bunu yapamaz, çünkü bu doğasına aykırıdır. Dolayısıyla onun Yaradan çalışmasına bağlanmasını istersek onunla yumuşak bir dille konuşmak zorundayız, yani anlayacağı bir dille, yani alma diliyle. Bu böyledir, çünkü Nukva (dişi) aşamasında olan biri, sadece ödül almak için çalışmaya hemfikir olur. Buna “tatlı bir dille,” denir.

Veren” olarak kabul edilen erkeğe “tendonlar kadar sert” bir dille konuşmak mümkündür, çünkü beden sadece almak istediğinden, ihsanı duymaz. Ve kişi erkek olarak kabul edildiğinde, yani üstesinden gelme gücü olduğunda, onunla merhamet tarafından konuşuruz, çünkü merhamet ihsan demektir.

Bununla RAŞİ’nin sözlerini anlayabiliriz: “Yakup’un evine” kadındır; onlarla yumuşak dille konuş.” Bu demektir ki dişi aşamasında olan birine “kadın” denir, tıpkı “O bir dişi kadar aziz,” sözündeki gibi, bu nedenle onunla yumuşak bir dille konuşmalıyız, yani ödül almak için, çünkü bedeninin hemfikir olduğu budur.

Erkeklere ise sert bir dille, yani bedenin kabul etmesi zor olan ihsan ile. Ancak, kişinin bedenin üstesinden gelme gücü vardır, bu nedenle onunla merhamet diliyle konuşmalıyız.

Dileyelim Yaradan içimizdeki kötülüğün üstesinden gelmemize yardım etsin.

Dostun,

Baruh Şalom HaLevi Aşlag

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,115