e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

40. Mektup

1927, Londra

Değerli öğrencilerime,

Bu hafta Şılah ve Korah bölümleriyle ilgili iki mektup aldım. Geçen hafta hiç mektup almadığımdan bugün için bana yazmayacağınızı düşündüm çünkü Korah bölümünün üçüncü günü sizden ayrılışımın birinci yılı tamamlandı.

, “Siz hiç imge görmeyeceksiniz” sözüyle ilgili Süleyman’ın erdemliğinin bile böyle bir soruyu cevaplamaya yetmeyeceğini yazmış olduğundan, ona atalarımız sözleriyle cevap vereceğim: “Onun ayakkabılarını giyene kadar dostunu yargılama.” “Ve o Tanrı’nın imgesindedir” denilen Musa’nın erdemine sahip olsaydım bile, o maneviyatta form olduğunu düşündüğü için dişlerini dahi köreltirdi.

Bunu, “-den” ve “imge” kelimelerini bir olarak yorumlayan aptalların görüşüne istinaden yazdım. Fakat sana şaşırdım—benim insanlık için buğday öğüttüğüm yerde, sen vahşi bir hayvan gibi çiğnemek için unu tekrar buğdaya çeviriyorsun.

Yaratan ve yaratılan arasındaki tek farklılık form ve formun uyumsuzluğu konusunda oldukça fazla çalıştım. “Yaratan” ile değil, “yaratılan” ile ilgili olarak bazı anlayışlar edinmemiz gereklidir ve ben ona bağlanabilmek ve ondan bahsedebilmek için bu anlayışa bir “isim” verdim.

Bu nedenle ona “form uyumsuzluğu” ve “form eşitsizliği” dedim. Bazen ona “büyük Dvekut (birleşme)” ve “küçük Dvekut” dedim. Bu konunun açıklanması için başka isimler de kullanılabilir.

Kitabındaki konuları pek çok sayfaya bakarak analiz ettiğimizde, onun onları tekrar buğdaya çevirdiğini ve elleri ve ayakları umutsuzca bu imgeye bağlanıp onu dünyevi imgeyle kıyafetleyene kadar formu materyalize ettiğini görürüz. Tora’da yazılıdır, “Sen hiç imge görmediğin için,” burada bir form, form uyumsuzluğu ya da eşitsizliği olduğundan bahseder. Sözlerini dışsallığa doğru eğilimi ölçmek için dikkatlice inceledim çünkü kişi eylemlerine göre değerlendirilir.

Benim Arzum Tanrı’da kitabında Ein Sof ve “Ein Sof ışığı” ile ilgili Rav ….’nın yorumu şu; “Tüm bu dünyaların herbiri ve Malhut üst dünyalara dahildir. Ayrıca Keter’e ve tüm dünyaların içindeki Ein Sof’a dâhildirler ve herşey tek birliktir ve hepsi Ein Sof’tur” bunlar kelimesi kelimesine onun sözleri.

Onun “Işık ve bereket zaten O’nun Kendi özüne dâhildir,” sözü, Ein Sof’daki en alt dünyaların Hitkalelut’uyla (karışma/dâhil olma) ilgili söylediklerimle bir bağlantısı yok. Orada ben özellikle nerede olursa olsun değişmeyen Ohr Paşut (basit ışık) konusunu ve Yaratan ve yaratılan arasındaki farklılığın gerçekte karanlıkta olduğunu açıkladım. Bu sebeple çok açık bir şekilde bir ismi olmayan “O’nun özünde” sözünü yazdım. Orada Ein Sof ışığını bile ima etmedim, Tanrı korusun.

Seni hala anlayamıyorum, söylediğini hissetmeden nasıl bundan bahsedebiliyor ve bir konuyla diğerini bir fıçıyla yiyeceği kıyaslar gibi kıyaslıyorsun. Bu çok yükümlülüğe ve çoklu yükümlülük arzusuna bağlı olmalı.

Ve bir “düşünce” gibi dolaşan şeyin—nereye ait olduğunu bilmek, Bina ve ABYA düzeninde—Atzilut’ta olduğu söylenir ve Tikkuney Zohar’da yazdığı gibi, “Üst Hohma’ya ‘bir düşünce’ denir.”

Aslında bu yüce ve gizli sırlardan gelir. Raşbi’nin Makalelerine Kapı kitabında görürsün ki, “Musa, Tifferet’teki Daat demektir ve Rabbi Akiva “Varoluş” denilen Bina’dır. Tora, Bina kısmından verilmiş olsaydı, Klipot’un Tora’da kılıfı olmazdı. Fakat Yaradan onlara Hohma’daki ilk kıvılcımların 320 kıvılcıma yükselmesine benzer bir idrak ve bir pay vermeyi arzuladı. Bu, “Böylece o Düşüncede ortaya çıktı” sözünün anlamıdır.

Burada Bina olan Rabbi Akiva’nın “varoluş” olarak adlandırıldığını görürsün fakat bunu anlamak zordur çünkü bilinir ki “varoluş” Hohma’nın adıdır. Ama yine de Panim Masbirot’tun ikinci bölümünde Malhut’un Bina’ya yükselişini görürüsün. Şöyle açıklar, Behina Dalet Hohma’ya yükselir ve Üst İma olarak yapılanmış olan Behina Dalet’in Hohma’sına Nukva olur. Bu nedenle Behina Bet olan Bina çekilir yani Sium’una Parsa denilen Behina Dalet’in altına iner çünkü bu Bina’dan Parsa’nın altında iki Partzufim YESHSUT inşa ediliir.

Bu şekilde anlayacaksın ki, yukarı çıkan Malhut gerçekten Hohma’ya çıkar ve orada Üst İma’yı talep eder ve ona “varoluş” denir. Aynı zamanda ona “bir düşünce” de denir ve orası Dinim’in Rahamim’le kaynaşmasıdır. Bu nedenle Behina Dalet’ten gelen 320 kıvılcımın yükseldiği yerdedir.

Ancak, asıl Hohma’ya değil daha ziyade Hohma olan Üst İma’ya yükselirler. Orası onların kökü olduğundan, bu “Herşey düşüncede netleşir” sözünün anlamıdır.

Bazen Bina’ya Hohma’nın Nukva’sı denir ki bu nedenle Malhut’un Bina’ya yükseldiğini söyledim, yani “bir düşünce” ve “yokluktan varlık” denilen Üst Bina’nın formunu alır. Bu yazarların üzerinde kısaca geçtiği en derin konudur.

Panim Masbirot, sayfa 6’da şöyle yazdım, “dokuz Sefirot, Toh ve Roş” ama kitapçıkta böyle değil, “Toh ve Sof” olarak yazıyor.

Rav …. adına demeliyim ki bu buhar makinesinin çalışmasına benziyor. Buhar makinasına kayışla bağlanan herhangi bir motor güçlenir. Bu nedenle ihtiyacımız olan sadece Dvekut’tur.

Yehuda Leib

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,311