e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Mektup 34

Yeni Yıl Gecesi 14 Eylül 1947

Dostlarıma, dilerim sonsuza kadar yaşarlar.

Bu hayali dünyada size yakın geldikten sonra, buranın kalplerimizi de yakınlaştırmasını umalım, uzun zamandır yazışamadık ve fiziksel eylem birliği getirir, tıpkı Roş Haşana duasında söylendiği gibi “Ve onların hepsi tek bir toplum olacak.” Bu aşamada, “Arzunu tüm kalbinle yerine getirmek,” kolay olacaktır.

Bu böyledir, çünkü tek bir toplum olmadığından, kalpten çalışmak zordur. Tersine kalbin bir parçası Yaradan için değil, kendi faydası için çalışmada kalır. Midraş Tanhuma’da bununla ilgili şöyle yazar: “’Sen bugün dur,’ tıpkı bazen gün ışıdığında ve bazen karardığında olduğu gibi, böylece o seninledir. Senin için karanlık olduğunda, dünyanın ışığı senin için parlayacak, tıpkı şöyle söylendiği gibi ‘Ve Yaradan senin üzerinde sonsuz bir ışık olacak.’ Ne zaman? Tek bir toplum olduğun zaman, tıpkı şöyle yazdığı gibi: ‘Bu günde her biriniz yaşıyorsunuz.’

Genellikle, biri bir demet dalı eline alsa, hepsini bir seferde kırabilir mi? Fakat teker teker ele alındığında bir bebek bile onları kırabilir. Benzer şekilde, tek bir ulus olmadan kurtulamayacağız, tıpkı şöyle söylendiği gibi, ‘O günlerde ve o zamanda, Yaradan der ki: İnsanoğlu bir araya gelecek.’ Bu nedenle, birleştiklerinde Kutsallığın yüzünü edinecekler.”

Midraş’ın sözlerinden alıntı yaptım ki bu şekilde dost sevgisi olan grup meselesinin Hasadismle ilgili olduğunu düşünmeyin. Daha ziyade, bu Kutsallığın yüzünü edinmek için kalplerini tek bir grup olarak birleştirmenin ne kadar önemli olduğunu gören atalarımızın öğretisidir.

Arada birkaç kişi çıkıp, “Ellerinizi tek bir grup için birleştirin” diyerek dostların kayıtsızlığına atıfta bulunsa da, ben yine de meseleyi ihmal eden dostları dışlamam.

Özellikle umalım ki yeni yılda Şin-Taf-Het-Yod (“Yaşa”) ile Yaradan bize ebedi yaşamı versin, tıpkı şöyle yazdığı gibi: “Yaradan Abel’in yerine bana başka bir tohum verdi” ve “Yaşa” gerçekleşsin.

Roş Haşana’ın (Yeni yıl gecesi) anlamı yeni bir başlangıçtır, kişinin yeni bir yapı inşa etmeye başlamasıdır. Bu tıpkı atalarımızın şöyle söylediği gibidir, “Kişi daima kendisini yarı erdemli, yarı günahkâr görmelidir. Eğer tek bir Sevabı (iyi eylem/emir) yerine getirirse, ne mutlu ona çünkü kendini ve tüm dünyayı erdemlilik yoluna getirdi. Eğer tek bir günah işlerse, yazıklar olsun ona çünkü kendini ve tüm dünyayı yanlışın tarafına getirdi.”

Kişinin daima kendini yüzde elli-elli görmesinin ne demek olduğunu anlamalıyız. 1) Eğer bir Sevap yerine getirir ve erdemlilik tarafında olursa, ona nasıl yüzde elli-elli denir? Her şeyden evvel, amacın önemine sahip. Aynı şekilde, bir günah işlediğinde, ona nasıl yüzde elli-elli nedir? 2) Kendisinin günahlarla dolu olduğunu bildiğinde ona nasıl yarı-yarıya denir? Aynı zamanda “Suçluyuz, ihanet ettik” ve “Günah için” olduğunu kabullenmeye zorlanırlar.

Atalarımızın anlamamızı istediği şey çalışma düzenidir. Burada bir mahkeme ve yargı meselesi yoktur. Sadece kişi üst mahkemenin önüne geldiğinde günahları ve erdemliği için yargılanır.

Daha ziyade burada atalarımız bize kişinin daima çalışmaya başlaması ve iyiyi seçip kötüden nefret etmesi gerektiğini öğretir. Bu böyledir çünkü ancak yarı-yarıya olan bir şeyde seçim yapılabilir, sonrasında kişi seçme gücüne sahip olur. Fakat taraflardan biri önem kazanırsa bu durumda seçimden bahsedilmez.

Bu şu soruyu getirir, “Günahlarla dolu olduğunu bildiğinde aslında yüzde elli-elli olduğunu söyleyip kendini nasıl aldatacak?” ancak, bilmeliyiz ki, kişiye seçim şansı verilir ve bu süreklidir, tıpkı, “Dostundan yüce olanın eğilimi de ondan yücedir” sözünde olduğu gibi. Bu kurala göre, eğer kişinin pek çok günahı varsa bu iyi eğiliminden daha büyük olmayan küçük bir eğilimi var demektir, ancak sadece yarı-yarıya durumunda kişi karar verebilir.

Arzular kötü eğilimden ve Sevaplar iyi eğilimden geldiğinden, Raşi’nin yorumladığı gibi, “İyi eğilim vasıtasıyla kötüyü yarattın,” bu nedenle atalarımız şöyle der: “Kişi daima kendini yarı günahkâr, yarı erdemli olarak düşünür.” Diğer bir deyişle, seçimle ilgili olarak, eğer eğilim erdemlilik tarafındaysa o zaman kötü eğilim kaybolur. Bu nedenle kişi yarı-yarıyadır.

Benzer şekilde, tek bir Sevap yerine getirip erdemlilik tarafında olursa, ona özellikle büyük bir kötü eğilim verilir, tıpkı şöyle yazdığı gibi: “Dostundan yüce olanın eğilimi de büyüktür.” Bu nedenle şimdi yüzde elli-ellidir, böylece erdemlilik tarafında yargılanabilir.

Dolayısıyla, Roş Haşana’da kişi yeni bir çalışmaya başlar. İlave olarak, on pişmanlık gününe “bağışlanma günleri ve günahların kefareti” denir, böylece kişi çalışmadan çok uzak olsa bile, bir kez daha Yaradan’ın çalışmasına katılma şansına sahip olur.

Sadece dua vasıtasıyla kişi genel alandan çıkıp, Tek olanın alanına girebildiğinden, çalışmanın özü duadır. Bu böyledir çünkü dua söz konusu olduğunda yüce ve küçük olan eşittir. Dahası, bayağılığını hisseden kişi kendini zor durumdan çıkaramayacağını bildiği için kalbinin derinliklerinden daha içten dua edebilir. Sonra zekâsal nitelikler ve özel yetenekleriyle yaratılmış olanların kendi başlarına bir şeyler yapabileceğini, buna karşılık iyi niteliklere ve becerilere sahip olmayanların cennetin merhametine ihtiyacı olduğunu düşünebilir. Bu nedenle yalnızca bu insan dürüst bir dua sunabilir.

Ancak, kişi eğilimin üstesinden gerçek duayla gelebileceğinden, gruptan kaçmamaya dikkat etmelidir, bu ona çaresizlik kıvılcımları ve dualarının yararsızlığı sonucunu ve delilini getirir. Sonunda, kişi “Sen her ağzın duasını duyarsın,” sözüne olan inancını kaybeder. Atalarımız şöyle der: “Yaradan erdemli olanın duasını özler.” Bu böyledir çünkü dua Kutsallığın ilhamı için önemli bir araçtır çünkü yoksulların duası olarak kabul edilir.

Ve dua yücelerin yücesi için bile geçerlidir. Dua olmadan kişi çalışmada “durmak” aşamasını başaramaz. “Yoksullar topraklarından asla ayrılmaz,” denmesinin anlamı budur. Neden Yaradan’ın bize bunun sözünü verdiğini anlamalıyız. İnsan için böyle bir şey olmasaydı daha iyi olmaz mıydı?

Ancak, yukarıdaki yorumda, “yoksul” demek dua yeri demektir ve eğer bir eksiklik yeri yoksa, dua için de yer yoktur. Bu nedenle kişi bir kez yücelikle ödüllendirildiğinde dua için yeri olmayacak mı? Bu bakımdan, Yaradan bize söz verir, “Yoksul, topraklarından asla ayrılmaz,” yani daima duaya gereksinim duymanın mümkün olduğu bir yer olacaktır, böylece kişi daha üst dereceye yükselebilir.

“Yoksulluk İnsan’a beyaz ata kırmızı kayışın uyduğu gibi uyar,” denmesinin anlamı budur. Bu demektir ki, Yaradan’la bütünleşmiş biri bile, yoksulluk içinde halen daha yücedir çünkü burası eksiklik yeridir ki böylece duaya gelebilir.

Gemeriya’da bahsedilen budur: “Kabalist Ele Ulla’ya dedi ki, ‘Oraya ulaştığın zaman, dostum Kabalist Berona’ya tüm grubun huzurunda selam söyle, çünkü o yüce bir adamdır ve iyi eylemlerle sevinir. Dua vasıtasıyla kurtuluşa ulaştığından gülümsemesi bütün gün yüzünden eksilmez.’” diğer bir deyişle, bütün eksikliklerinden kurtulmuş olduğundan yapacak daha fazla bir şeyi yoktur. Bu aşamada, dua edebilmek için kendinde yanlış bulma çalışması içindedir. Ve “duayla kurtuluşa erişmek” içinde olduğunda, kesinlikle dua için bir yer bulur ve sonsuz neşe içinde olur, tıpkı şöyle yazdığı gibi: “Yoksullar topraklarını asla terk etmez.”

Bütün yukarıda söylenenlerden anlaşılıyor ki, en önemli şey duadır. Duada güçlü olun ve inanın ki, “Sen, her ağzın duasını duyarsın.”

Yaşam kitabına kazınmak dileğiyle,

Dostunuz, Baruh Şalom HaLevi

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,297