e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

İki Dünya

Bizim Dünyamız ve Ruhani Dünya

Bu dünyadayken ve ruhani dünyayı çalışmaya başladığımızda ilk önce ruhani dünyaya göre içsel tavrımızı inşa etmeyi öğreniriz ve sonra yavaş yavaş dışsal tavrı öğreniriz. Yaradan bizim bu dünyada manevi yasalara göre yaşamamızı istiyor. Kişi ne kadar kendi “ben”inin dışına çıkabiliyorsa, maneviyatı hissetme ve kendini bedeninden kurtarma ki bütün problemlerin sebebi budur, yeteneğini o kadar çok edinir.

Örneğin: Atzilut dünyasını çalışarak bizim dünyamızda “toplum nasıl inşa edilmeli”ye bir model olarak kullanabiliriz. Bunu yaparak, hemen manevi güçler tarafından etkilenmeye başlarız. Onlar bizi korurlar, bize dikkat ederler ve her kişiye kendi düzeltilmemiş Kelim’i ile algılayabileceği miktarı vererek yönlendirirler.

Bu iki dünya, bizim dünyamız ve manevi birbirine paraleldir. Manevi güçler ve ışık üzerimize yukarıdan iner. Buna rağmen, dünyamızı giydiremezler, çünkü dünyamız kendi hatırı için alma arzusundan dolayı manevi dünyaya zıttır (karşısındadır). Ancak, eğer ruhani dünyanın yasalarına eşit (eşdeğer) küçük bir toplum oluştursak bile o zaman yukarıdan tüm pozitif güçler bu toplumun üyelerini giydirebilirler ve onları bu güçlerin aşağı indiği manevi seviyenin yüksekliğine çıkartabilirler.

Bizlerden ciddi olarak hazırlanıp manevi sınırları inşa etmemiz isteniyor. Bu kişinin kendisi, ailesi, etrafındaki insanlar ve bütün dünya için yapabileceği en iyi şeydir. Dünyada manevi- ihsan yasalarıyla yaşayan küçük bir topluluk yaratılmış olsa bile yavaş yavaş tüm dünya daha yüceltilmiş bir şeyi hissedebilecek. Bunu çok istemeliyiz ve o zaman yukarıdan yardım alacağız.

Yaradan alma arzusu olan ruhu yarattı. Bu arzuların miktarı 600,000. Eğer ruh bu kadar parçaya bölündüyse, o zaman her bir parçaya kişinin ruhu denir. Parçalar arasındaki fark nedir? Fark arzuların miktarı ve kalitesidir. Ben öyle bir şekilde yaratıldım ki bir çeşit arzuyu çok istiyorum diğer taraftan farklı bir kişi başkasını çok ister. Farklı arzular ve farklı hazlar vardır, ancak üst ışık tektir. Fark sadece bizim arzularımızdadır ki her kişide farklıdırlar.

Bir arzunun yerine başkasını koymak mümkün değildir. Dolayısıyla sıradan ruh Yaradan’ın yarattığı tüm arzuları kapsar. Her arzu belirli bir çeşit ışıktır ve her kişi ayrı olarak her hazzı benzersiz şekilde algılar. Dahası bu kişi farklı tür bir hazzı hissedemez.

İlk baştan sahip olduğumuz arzu çeşidine ve miktarına göre birbirimizden farklı yaratılmıştık. Kimseye hiçbir şey için şikâyet etmemeliyiz. Çünkü Yaradan’ın istediği buydu. Bu nedenle her kişi kendi yoluna ve bu dünyada kendi enkarnasyonlarına sahiptir, ta ki sonunda, son yaratılış amacına gelene dek.

Bununla birlikte bütün hepimizin içinde ortak birleştiren bir etken vardır. Bu ortak yaratılış amacıdır: içimizde yaratılmış olan kendimiz için alma arzumuzu, Yaradan için alma arzusuna düzeltmek. Bu, her kişinin Yaradan’la bir olarak birleşmesine ve O’nun içindeki diğerleriyle bağlanmaya izin verecek. Ve bunu yaparak sonsuzu, ebediyeti ve büyük ortak ruhu ediniriz ve onun içindeki tüm mükemmel hazzı alırız.

İçinde yaratılmış olduğumuz egoist Kli çok küçüktür ve alabileceği haz miktar, süre ve hazzı kalitesi ile sınırlıdır. Bir şeyi kovalarız ve sahip olamadığımızda acı çekeriz. Ararız ve başarır başarmaz ilgimizi kaybederiz. Sırada yeni bir acı takip eder ve yeni bir hazzın kovalaması ve bu sonunda biz bu dünyada hayatımızı arzularımızın bir kısmını bile yerine getiremeden sonlandırana dek sürer.

Eğer, arzumuz ve aldığımız haz arasında hiç zaman farkı olmasaydı! Bir hayal edin: aniden bir şey istiyorum ve anında alıyorum. Buna mükemmellik denir. Ve şüphesiz, küçük hayvansal bir hazzın ediniminden bahsetmiyorum, daha ziyade herhangi bir manevi arzuyu anında tatmin eden sınırsız hazzın algı ve ediniminden bahsediyorum.

Her kişi, o küçük egoist arzusuyla, niyetini “Yaradan uğruna (için)” e çevirebilir ve böylece arzuları kadar bundan alacağı sınırsız ve muazzam hazzı da büyütüp sonsuzlaştırabilir. Bu haz birleşmiş ortak ruha eşittir ve bu Yaradan’a eşit duruma gelecek anlamındadır.

İlk olarak, her ruhun bütün diğer ruhlarla bağlanması gerekmektedir. Sonra her ruhun minik arzusu ortak ruhun büyüklüğüne erişecek ve ona göre alacak. Meşhur komünist deyişi şöyle der: “yeteneğine göre her kişiden, ihtiyacına göre her kişiye”, bu deyiş maneviyattan gelir ve sadece maneviyatla ilgilidir.

Bu, “kişinin ihtiyacına göre almak” kısmı, kişinin manevi seviyesine ya da perdesine bağlıdır. Kişi ne kadar çok almak isterse hâlâ düzeltmesi gereken o kadar çok arzusu vardır. Kendisi için almak arzusu, onun ihtiyacına göre almasına engel olur ve onu doğru bir şekilde daha da çok sınırlar. Ek olarak eğer henüz düzeltilmemişse o zaman yeteneğine göre ihsan edemeyecektir.

Sadece niyetini almaktan ihsana çevirerek, yani maneviyata geçerek kişi, “yeteneğine göre ihsan et ihtiyacına göre al” çağrısının anlamını doğruca anlamaya başlayabilir. Ne zaman ki kişi bunu doğruca anlar, o zaman bir kez ve hep tamamen tatmin olmaya, sonsuz ve mükemmel olmaya karar verir.

Kişi maneviyattayken, daha ve daha çok ihsan etmeye ve hayat için sadece ihtiyacı olan minimumu almayı öğrenir. Kişi Yaradan’la birleştiğinde O’nun gibi olur, yani kendisi için hiçbir şey almadan her şeyi ihsan eder. Yani bu neden her şeyden tatmin olduğunun da tam olarak ta sebebidir. Sonuç olarak ihsan etme ödül olur ve bu tür hayatın neden sonsuz olduğunun sebebidir; ışığın hiçbir engeli yoktur ve sürekli olarak Kli’nin içindedir. Buna rağmen ölüm, ışığın tam olarak Kli’den çıktığı zamandır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,267