e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Arosa Belgesi

KARGAŞA VE ÇÖZÜMÜ

Dünya Erdemlilik Konseyi – Arosa Kongresi Sunumu – Kargaşa ve Çözüm Arosa – İsviçre

Ocak 2006 MICHAEL LAITMAN, PHD

Kargaşa

İnsanlığın büyük karmaşası çok açık: Buhran, uyuşturucu, aile birliğinin parçalanması, ayakta tutulamayan sosyal sistemler, nükleer silahların kullanılma korkusu ve ekolojik felaketler bütün bunların işareti. Profesör Ervin Laszo’nun yeni kitabı “The Chaos Point” (Kaos Noktası), çok açık ve kapsamlı küresel krizin aydınlatıcı betimlemesini sunmaktadır.

Nükleer silah kullanımının artan riski insanlığa her an gerçekleşebilecek bir tehdit oluşturmaktadır. Birçok bilim adamı insanlığın krizlerin bir termo-nükleer dünya savaşı ya da global ekolojik afete dönüşmesini engelleyecek fazla zamanı olmadığına inanıyorlar.

Krizin işaretleri açık olmasına rağmen kural olarak onun varlığı ve şiddetlenmesi hükümetler, sosyal organizasyonlar, bilim adamları, sosyologlar, psikiyatrlar tarafından gizlenmektedir. Krizin maksatlı gizliliğinin sebebi onu gizlemek isteyenlerin sorunun şimdiki durumunu düzeltecek bir yol olmadığını görmelerindeki gerçekte yatıyor. Öyleyse, deve kuşu politikası sadece problemi şiddetlendiriyor, yaklaşan felaketi hızlandırıyor.

Bir doktor atasözü şöyle der: “Doğru teşhis tedavinin yarısıdır.” Hastalığımızı gizlemek ve onun vahametini küçümsemek hayata direk tehdit oluşturmaktadır.

Uygarlığın asıl problemi küresel krizi çözmenin üstesinden geliyor, önce krizin durumunu halka açıklamak gibi ciddi bir problemi çözmek gerekiyor. Eğer halk krizin sebebini anlarsa ve kabul ederse, bu kendi içinde krizin çözümünü kolaylaştırır. Bugün birçok kişi bunlara güvenmenin bizi şu anki talihsiz durumumuza getiren bir şey olduğunu unutarak hâlâ bilimsel, teknolojik, kültürel ve sosyal ilerlemede çözüm arıyorlar.

 

Krizin Daha Da İlerlemesini Önlemek İçin Yapılması Gerekenler:

1)   Krizin varlığını kabullenmek

2)   Sebeplerini açığa vurmak

3)   Bir alternatifin varlığının ve krizi çözmenin olasılıklarının farkına varmak

4)   Krizi çözecek bir plan oluşturmak

5)   Planı uygulamak

Maalesef sadece insan türü ve insan toplumu kritik bir durumda değil, doğanın tamamı bizimle birlikte felakete yaklaşıyor. Dolayısıyla krizin başlangıcını anlamak için doğanın kendi temel kurallarını analiz etmeliyiz.

Karşılıksız İhsan Etme Hayatın Prensibidir

Karşılıksız verme bir dostunun iyiliği için özen göstermektir, endişelenmektir. İhsan etmeyi araştırma, onun sadece doğanın değil her bir yaşayan şeyin varlığının özü olduğunu açığa vurur.

Yaşayan bir şey çevresinden alır ve ona verir. Her yaşayan organizma birbiriyle çalışan ve mükemmel bir uyum içinde birbirini tamamlayan hücrelerin ve organların birleşmesinden oluşur. Bu süreçte vermek zorundalar. İhsan etme, “Tek bütün içindir” prensibine göre, hücre ve organ birleşme kanunu her canlı için çalışır.

Tam tersine, her maddenin özü farklı ölçülerde güç, yaşam enerjisi ve zevkten oluşur. Bu arzunun yoğunluğu doğanın farklı düzeylerini yaratır: cansız, bitki, hayvan ve insan. Arzunun yoğunluğu aynı zamanda bu düzeylerdeki her süreci belirler ve dünyada önümüze çıkan her olguyu oluşturur ve birleştirir. Her yüksek düzey daha büyük bir arzunun açık göstergesidir ve bütün önceki düzeyleri kapsar.

Doğanın birliğini “tek bütün içindir” prensibi sayesinde elde ederek, insan olgusunun ve onun dünyadaki yerinin eşsizliğini algılamaya başlarız. Doğayla karşılaştırıldığında insanın özelliği sadece insani arzuların güç ve doğasında değil aslında insan arzularının sürekli olarak değişip gelişmesinde yatar. Öyleyse, insan arzuları, uygarlığı iten ve geliştiren motive edici güçtür.

İnsanlar hariç tüm doğa yaşamı sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğunu tüketir. İnsanlar yaşamlarını devam ettirebileceklerinden daha çok yemek, daha çok seks ve daha çok fiziksel rahatlık isterler. Bu durum özellikle insana ait arzular olan sonsuz servet peşinde koşma, güç, onur, ün ve bilgi için gereklidir.

Var olma için gereken arzular egoist sayılmaz, doğaldır çünkü doğanın emri olarak gelirler. Bu arzular insanlarda olduğu gibi cansız, bitki ve hayvanlarda da vardır. Sadece var olma için gerekli olanı aşan arzular egoistçedir.

İnsan arzularının katlanarak büyümesi gerçeğine ek olarak bu arzular diğerlerinin düşüşlerinden ya da başkalarının acı çektiğini görmekten alınan zevki de kapsar. Bu arzular bize doğa tarafından verilmedi. Ancak bize eğitim ve sosyal çevre aracılığıyla aşılanmıştır.

Bu arzuların devamlı ve yavaş yavaş gelişmesi, gelişimimizi tamamlamadığımızın işaretidir. Bu arzuların ihsan edici ya da egoist olması sadece onları kullanma amacımızla ilgilidir. Hali hazırda gelişimleri kapsamlı bir bunalımla ilerleme getirir.

Yukarıda bahsedildiği gibi, insan egosu hariç doğanın tüm güçleri denge içindedir, tek bir sistem kurarlar ve sadece insan onların uyumunu bozar. Doğadaki her şey birbirine bağlıdır ve kendi içinde ve kuşatan çevreyle denge içinde olmayı amaçlar. Dengenin bozulması organizmanın parçalanmasına, hastalığa ve organizmanın kesin ölümüne sebep olur. Dengeyi korumanın ve geri getirmenin olasılığı yaşamın varlığı için gerekli bir koşuldur.

Çatışmanın Aciliyeti

Tüm doğada sadece insanlar diğerlerine kötü niyetle yaklaşırlar. Diğer hiçbir yaratık bir başka yaratığa zarar vermez, aşağılamaz, istismar etmez, diğerlerinin eziyetinden haz almaz, ya da dertlerinden zevk almaz. İnsan arzularının başkalarının pahasına kendini yükseltmek amacıyla egoistçe kullanımı, kendisini çevreleyen dünya ile tehlikeli bir dengesizliğe sebep olur. İnsan egoizmi var olan tek yıkıcı kuvvettir, dolayısıyla, eğer topluma olan egoist yaklaşımımızı değiştirmezsek yaşam sürüp gidemeyebilir.

Bir kısmın egoizmi bütünün ölümüne sebep olur. Canlı bir organizmadaki bir hücre diğer hücrelere karşı egoistçe bir ilişkiye girerse diğer hücreler kanserli hale gelir. Böyle bir hücre etrafındaki hücreleri, onların farkında olmadan ya da tüm organizmanın ihtiyaçlarını, tüketmeye başlar ve böylece sonunda kendi de dâhil bütün vücudu söndürür (bitirir). Doğaya benzer olarak aynısı insan egoizmi içinde geçerlidir: Kendisi için gelişirken doğanın geri kalanından ayrıyken yani bütünün ayrılmaz bir parçası olmayarak egoizm, kendi dâhil her şeyi ölüme götürür.

Hücreler var olabilir, gelişebilir ve sadece birbirlerini tek bir bütün olarak etkileyerek çoğalabilirler. Karşılıksız vererek birbirini etkileme yasası insan hariç her varlıkta işler. İnsanlara ihsan etme ihtiyacını tam algılayabilme arzusu ve bu kapsamlı doğa kanununu gönüllü olarak devam ettirme özgürlüğü verilmiştir.

Globalleşme ve insan toplumunun yavaş yavaş gelişmesi bizi dünyayı karşıtlıklardan oluşan bir bütün olarak görmeye zorlar. Çevreleyen dünyayı araştırmak bütün parçaların birbirleriyle ilişkilerini onların neden-sonuç gelişimlerini ve eylemlerinin sebeplerini açığa çıkarır. Dünyanın mükemmelliği onun elementlerinin birliğinde yatar, bu doğanın bütün parçalarının birlikte var olmasıyla başarılır ve aynı zamanda her bir parça tüm sistemi devam ettirmek için çalışır.

Daha önce bahsedildiği gibi, insanlar hariç, tüm doğa sıkı sıkı önceden belirlenmiş olan kaderini gerçekleştirir. Dolayısıyla insan türünün probleminin kişinin aşırı arzularının, onun birbirine geçmiş bir parçası olabilmek ve tek bir organizma gibi hareket edebilmek için, doğayla dengelemesi gerekliliği olduğu açıktır. Bir başka deyişle insan türünün görevi ihsan edici olmaktır.

Sürekli Haz Sadece İhsan Edicilikte Olur

Haz sadece bir arzu ile onun tatmin edildiği temas noktasında hissedilir. Haz arzuyu tatmin ettiği (yerine getirdiği) dakikada arzu yok olur çünkü arzu istediğini almıştır. Sonuç olarak haz arzuyla birlikte yok olur.

Öyleyse arzu ne kadar büyükse kişi onu yerine getirme teşebbüsünde o kadar boş hale gelir. Bu boşluk ve arzularımızı yerine getirememe bizi sürekli yeni doyumlar aramak ve tüm hayatımızı bu durumda geçirip öldürene dek tüketmek zorunda bırakır.

Bu “yakalanmanın” çözümü ihsan edici doyumdur. İhsan edici doyumda doldurulan yer arzunun doldurduğu yerden farklıdır çünkü ihsan edicilikte hazzı diğerlerini memnun etmekten alınır. Çünkü haz başkasında, kişinin arzusunu nötrlemiyor. “Ne kadar başkalarını tatmin edersem o kadar zevk alırım.” Bu “modus operanti” hepimizin hep istediği sonsuz hazzı almanın kuralıdır.

Bunalımı Düzeltmenin Uygun ve Kısa Yolu

İnsan, egoizmin kötülüğün kökü olduğunu acı yolu ile ya da daha kısa olan düzeltme yolu ile anlamaya doğru ilerleyebilir. Dahası acı yolu yol değildir, sadece inatçılık ve egoizmin tüm korkunç sonuçlarının anlaşılması için gereken zaman uzunluğudur.

Ancak yeterli ölçüde acı birikir birikmez kişi düzelmede acıdan daha büyük yarar olduğunu fark eder ve değişmek için çaba sarf eder. Öyleyse, uzun yoldan yürümektense düzelmeye giden daha kısa ve kolay bir yol var. Dert, hastalık ile tanışmadan önce dünyanın yapısı, onun nedenselliği ve amacı hakkında bilgi edinebiliriz. Bu bilgi sayesinde egoizmin kötü olduğunu anlamayı hızlandırabiliriz ki dert ve hastalık baskısı altında egoizmin kötülüğünü anlama ihtiyacından kurtulalım.

Arzu ettiğimizi yapmakta özgür gibi görünsek de, gerçekte, genlerimizin emirlerini izler ve sosyal çevrenin etkisine maruz kalırız. Bu etkiler ve emirler bizim bütün değerlerimizi belirler ve bize güçlü ve zengin olmanın ne kadar kazançlı olduğunu gösterir. Biz sadece toplumun onayını alabilmek için kısa hayatlarımız boyunca çok çalışırız. Günün sonunda kendimiz için hiç yaşamamış sadece çocuklarımızın, akrabalarımızın ve tanıdıklarımızın ve genel olarak toplumun gözlerinde şükran bulabilmek için kendimizi zorlarız.

Bu nedenle düzeltmek için sosyal değerleri bunların koyduğu standartları ve başarı tanımlarını değiştirmek zorundayız. Dolayısıyla açıkçası bunalımı (krizi) çözmek toplumun değerlerini değiştirmeye bağlıdır. Öyleyse, eğer acı ve yıkımdan sakınmak istiyorsak ve yeni bir uygarlığa kolayca ve çabukça ulaşmak istiyorsak kriz sebepleri ve düzeltilmesi hakkındaki bilgiyi yaymalıyız.

Toplumda İhsan Edenler ve Egoistler

Bilim adamlarına göre ihsan edenler insanlığın % 10’unu oluşturuyorlar. İhsan edenlerin toplumdaki yüzdesi sabittir. Bu yüzde genetik olarak etkilenir ve ailenin etkisi, eğitim ve toplum gibi dış etkilere bakmaksızın var olur. İhsan edenler yok olmazlar; ihsan eden gen kişinin içinde gizlenmiştir ve yok edilemez.

Toplumdaki insanların %90’ı egoist olmasına rağmen kültür, bilim, sanat, din, gelenekler, hukuk ve eğitim tamamen toplumun %10’luk ihsan eden kısmın mefhumlarına dayanır. Bunun sebebi ihsan eden davranışların herkes için faydalı olmasından: okul bize ihsan edenler olmamızı öğretir, dürüst, çalışkan, başkalarına saygı duyan, sahip olduğumuzu başkalarıyla paylaşan, arkadaş canlısı olmamız söylenir bize ve komşularımızı sevmemiz. Bunların hepsi ihsan etmek topluma faydalı olduğu için olur.

Canlıların işlevsellik kanunları bize bir organizasyonun var oluşunun onun tüm kısımlarının koordineli çalışmasına bağlı olduğunu öğretir. İhsan edici doğanlar doğal olarak ihsan eden eylemlerde bulunurlar, ancak egoistlere bu eylemler tamamen imkânsız görünür. Doğal egoist yapılarına rağmen canlı organizmaların kanunlarının farkında olmak her organizmadaki hücrelerin ihsan ederek bir arada var olmalarına yol açar.

Benzer şekilde ihsan edici davranışların faydalarını algılama bir egoist insan toplumunda mevcuttur. Dünyada hiç kimse aktif olarak ihsan eden davranışlara karşı çıkmaz. Tam tersine tüm kurumlar ve kişiler ihsan edici davranışlarla ilgilerini reklam yaparlar ve bunlarla övünürler. Hiç kimse açıkça dünyadaki ihsan edici ideallere karşı çıkmaz. Dolayısıyla insanlığı kolayca ve çabukça yeni bir uygarlığa getirmek sadece ihsan eden organizasyonların birleşmesine ve bu mesajın yayılmasına bağlıdır.

Kargaşayı Çözme Planı

İhsan edici güçlerin hedefi, toplumda ihsan eden değerler oluşturmaktır. Bu demektir ki davranışlarımızı egoistten ihsan edene değiştirmek önceliklerimizi ve değer hiyerarşimizi değiştirmektir. Şuna ikna olmalıyız, topluma karşılıksız vermek ondan almaktan daha önemli ve değerlidir. Diğer bir deyişle, her kişi her hangi bir egoist edinimden ziyade topluma vermekten daha çok tatmin hissettiği bir konuma gelmelidir.

Kamuoyu bu hedefi gerçekleştirmenin tek yoludur çünkü her birey için toplumun takdiri en önemli şeydir. İnsanlar öyle donatılmışlardır ki toplumun sempatisini kazanmak hayatın tek amacıdır.

Bu unsur o kadar esastır ki herkes her eylemin amacının toplumun takdirini kazanmak olduğunu inkâr eder. Bizim eylem için motivasyonumuz sorusu bizi korumasız yakalar. Meraktan hatta paradan dolayı motive olduğumuzu iddia edebiliriz ancak gerçek ödüllendiren şeyi itiraf etmeyiz – toplumun onayı!

Yukarıda bahsedildiği gibi insanlar öyle yaratılmışlardır ki insan çevresi tüm seçim ve değerlerimizi belirler. Bizler tamamen ve istemsizce kamuoyu tarafından kontrol edilmekteyiz. Bu yüzdendir ki toplum üyelerine en saçma bile olsa herhangi bir değer ya da davranış şeklini aşılayabilir.

Toplumun baskınlığına iyi bir örnek modern günümüz sistemi olan mal tüketimidir. Dolayısıyla, toplum sistemsel olarak suni değer ve modalar yaratmakla meşguldür, böylece daha fazla tüketime sevk eder.

Toplumda ihsan edici değerlerin oluşumunu sağlamak için ihsan eden kısım toplu iletişim, eğitim enstitüleri, çeşitli devlet ve sosyal organizasyonlar ile birleşip bunları etkilemelidir.

 

Halk Aşağıdakiler Hakkında Bilgi Edinmeli:

1)   Dünyanın doğası ve bütünlüğü, amacı ve program

2)   Kargaşanın doğası

3)   Kargaşanın sebebi-insan türünün egoist doğası

4)   Ve kargaşanın üstesinden gelmenin olasılığı olarak insan doğasını değiştirmek

Kritik bir durumun tehlikesi, insanlığın – kendini yok etmesinden korktuğundan – ihsan etmenin en yüksek değerini toplu iletişim ve diğer tüm mümkün yollarla övmesini gerektirmektedir. Sürekli, amaçlı bir kamuoyu oluşturmak her kişiye kendisini topluma karşılıksız vermek zorunda kalacağı bir çevre sağlar.

Toplumun görevlerini değiştirmek eğitim sistemini ve planları, çok erken bir yaştan itibaren değiştirmeyi gerektirecektir. Ek olarak, tüm eğitim ve kültür alanlarında belli başlı değişimler gerekecektir. Bütün medya övüp, olayları toplumun yararına olacak şekilde değerlendirmeli ki topluma karşılıksız verecek eğitimsel çevre yaratılsın. Her tür toplu medya aracı, reklâm, ikna etme ve eğitim kullanılarak kamuoyu açıkça ve kararlı bir şekilde egoist eylemlerin kötü yanlarını açığa vurmalı ve ihsan edici eylemleri nihai değer olarak övmelidir.

Toplumun amaçlı etkisi sayesinde herkes toplumdan sadece yaşamak için gerekli olanı almayı arzulayacak ve toplumun takdirini kazanmak için topluma fayda sağlayacak çaba harcamayacaktır.

İlk başta, herkes çevresel zorunluluk ve etki altında toplumun faydasına çalışacaktır. Ancak toplum tarafından destek ve eylemlerin onaylanması öyle eksiksiz bir tatmin sağlar ki insanlar topluma karşılıksız verme eylemlerini, her verme eylemine çevreden bir ödül olmasa bile, nihai ve eşsiz değer olarak değerlendireceklerdir. Bu süreç insan bilincinin seviyesini yeni bir uygarlık seviyesine yükseltecektir.

Dünyanın ihsan edici güçlerinin eylemleri, dünyayı doğa ile dengeye götüreceğinden, insanlık kargaşa (bunalım, kriz) belirtilerinde kapsamlı bir düşüş şeklinde doğanın desteğini alacaktır. Giderek doğaya benzemek ekolojik ve toplumsal olarak pozitif bir değişim getirecektir.

Yeni Bir Uygarlık Yaratmak

İnsanlığın egoistlikten ihsan eden bir uygarlığa geçişi iki aşamada gerçekleşir

1)   Gezegendeki tüm ihsan eden elementlerin birleşmesi

2)   Toplumun tamamının derecelendirilmesi

İnsanlığı Kurtarma Takımı

Dünyanın ihsan eden unsurları (organizasyonlar ve şahıslar) birliği merkezinin oluşturulması gerekmektedir.

İhsan edenler toplumun %10’unu oluşturur. Bu ihsan edenlerin de %10 yüksek motivasyona sahip ve doğrudan doğruya ihsan eden eylemlere hazırdırlar, bu arada ihsan edenlerin %90’ı yüksek motivasyona sahip değildir. Dolayısıyla bu %90’lık kısım bağımsız hareket etmeye hazır değildir ancak bir görevde pasif olarak yardımcı olurlar.

Bizler %10’luk aktif ihsan edenler grubuna dâhiliz ki bu da insanlığın %1’idir. Bu nedenle bir eylem planı tasarlayıp bunun aktif yürürlüğüne başlamak bizim görevimizdir. Bu taahhüt gereksiz tartışmalardan kaçınmayı, planı kucaklamayı ve uygulamaya başlamayı gerektirir.

Bu insanlığın %1’i olan grup tam da geliştirebilen ve düzeltme metodunun dolaşımını sağlayabilen gruptur. Tarih, ilerici fikirlerin küçük gruplardan çıktığını göstermektedir. Doğal olarak merkezimiz bu %1’den oluşmalıdır.

İnsanlığın %90 egoist kısmı tam da bu egoist doğalarından dolayı asla birleşemeyecektir. Bundan dolayı, birleştiğimizde sadece %1 olmamıza rağmen, güçlü 1 oluyoruz.

Ek olarak dünyadaki tüm ihsan eden güçleri birleştirmek için temeli WWC’nin (Dünya Erdemlilik Konseyi) üyeleri olan İhsan Eden Dünya Parlamentosu adı altında bir koordine merkezi yaratmamız gerekiyor. Bu merkez dünyanın %10’luk ihsan eden elementlerini birleştirme amaçlı bilgi veren materyaller üretecektir.

Yeni uygarlık fikrinin dolaşımı ihsan edenlerin %10’luk (insanlığın%1’i) kısmı arasında başlamalı. İhsan edenler insanlığın iyiliği ile ilgilendikleri için, doğa tarafından buna hazırlanırlar. Sonuç olarak dünyadaki tüm ihsan eden toplumlarda rol almalı ve sonunda onlarla yeni uygarlık mefhumu temelinde birleşmeliyiz.

EK: Kısa ve Orta Vadeli Taktik Plan

Plan Hedefleri

Planın amacı Tokyo’da yapılan WWC konferansında alınan kararları ve Tokyo Deklarasyonu’nda kapsananları uygulamaya geçirmektir. “Yeni Uygarlık Planı” Tokyo Konferansının ruhu ile oluşturulmuştu ve bu taktik plan aynı ruhla devam ediyor.

Bu plan projeden eyleme ideolojik hedefler getirir ve bütün dünyadaki sivil halka ihsan etme düşünce modellerini yürürlüğe koymak ve özümsemek için pratik yollar önerir. Bu önlemleri takiben ümit ediyoruz ki arzu edilen değişimi yavaş yavaş verecek, giderek artan kargaşayı tersine çevirecek ve yeni uygarlığın kuruluşunu kolaylaştırarak süreci başlatacağız.

Birlikte Çalışma

Dünyada yapıcı bir değişime yol açmak için ana üyelerinin fikir alış verişi ve mesajlarımızı nakledecek açıklayıcı materyallerin üretiminde işbirliği yapacak WWC üyelerinin içinde bulunduğu bir gündem tasarlamamız gerekiyor.

Açıklayıcı materyaller çeşitli hedef dinleyicileri, gençlik, hükümet ve halk organizasyonları, Avrupalılar, kuzey Amerikalılar, çeşitli Asya ülkeleri gibi, hedeflemelidir. Materyaller aynı temel mesajları iletmesine rağmen her bir hedef dinleyici onu uygun bir kanaldan lisanının, düşünce tarzının ve düşünce modelinin uyduğu bir paketleme ile alacaktır.

Bilgi Merkezi

WWC farklı dinleyiciler için içerikler geliştirecek bir bilgi merkezi kurmalı. Bu bilgi merkezi organizasyonu ideolojik bir kanal olarak hizmet edecek; içerikleri farklı bilgi departmanlarına kanalize edecek ve burada onlar değişik formatlarla giydirilecek ki bunların bir kısmını kısa sürede sunacağız.

Konsantre olunmuş içerik gelişimi bizim geliştirme maliyetimizi düşürecektir. Aynı içerikler ihtiyaca göre farklı ürünler olarak paketlenebilir: Örneğin, film olarak paketlenen materyal sonuç olarak dinleme formatında ve metin olarak paketlenip internette sergilenecek, sonunda derlenip kitap haline getirilecektir. Bu yolla materyalin üretim süreci daha verimli olur.

Bilgi ve Açıklama Departmanları

Öncelik sırasına göre

1) İnternet

Bugüne kadar internet enternasyonal bir birleşim merkezidir. Net aracılığıyla, geniş, çeşit çeşit zeki dinleyici kitlesine ulaşabiliriz ki bunların çoğu 40 yaş ve altıdır. İnternet kullanıcıları toplumsal farkındalığa sahiptir. Sosyal girişkenlikleri vardır ve internet kullanıcısı olmayanlara göre daha fazla toplumsal etkiye sahiptirler.

İnternet Bize Açık Faydalar Sağlar:

a) Doğrudan bilgi edinebilme; bilginin yaygın dağıtılmasında nispeten kolaylık ve çeşitli dillerde çok uluslu dinleyiciye ulaşılabilirlik; zira dünyanın büyük bir kısmı yaygın internete bağlı; Doğu Avrupa, Asya ve Afrika’daki az gelişmiş ülkeler hariç; düşük maliyetler.

Yukarıdaki sebeplerden dolayı internet departmanı mesajımızı zıpkın gibi yaymalı. Fikir sık sık güncellenen çok lisanlı hoşnut siteler yaratmaktır. Siteleri güncel formatta sunmak kesin vurgulanmalıdır.

b) Tatmin edici sitelerin dışında forumlar ve konferanslar geliştirilmeli ve arama motorları, forumlar, sohbetler ve uygun bloglar aracılığıyla bunları yaymak için kapsamlı çaba göstermeliyiz.

c) Bir başka proje kendi internet TV. kanallarımızı kurmayı gerektiriyor. The Wisdom Channel, geleneksel (klasik) TV kanallarından farklı ki bunların yapım ve yayın maliyetleri çok fahiştir. Bir internet yayın kanalı ekonomik ve uygulaması kolaydır. Böyle bir kanalda maliyetlerin çoğu -ki bunlar katlanılabilen maliyetler- içeriğin gerçek yapımına gidecektir.

2) Kitle İletişim

a) “What the bleep” tarzı belgesel drama yapımı (uygun içerikli)

b) Discovery, National Geographic, Arte gibi kanallar için; WWC üyelerinin ön plana çıktığı çeşitli konularda programlar serisi gibi eğitici program ve belgesellerin yapımı. Her bir bölüm bir ya da daha fazla üye tarafından sunulup, mesajlarımızın farklı yönlerine odaklanılabilir.

c) Wisdom Council üyeleri, bilim adamları ve çeşitli önde gelen düşünürler arasında toplantılar ve yazışmalar başlatılmalı.

d) Toplumca bilinen bireyler tarafından mesajlarımızı çağdaş ve hitap eden tarzda Pop-Science film ve klipler üretmek.

e) WWC üyeleri veya WWC amaçlarını destekleyenler tarafından üretilen programlarla bir Wisdom or Altruism (Bilgelik veya İhsan Etme) uydu kanalı kurma.

3) Basılı Yayın

a) Komisyon üyelerinin seçilmiş makalelerini içeren kitaplar çıkarmak. Bu inisiyatif kısa sürede gerçekleştirilmelidir. Biraz farklı dinleyicileri hedefleyen 2-3 başlık çıkarmak yeterlidir. Bunları aynı zamanda en çok kullanılan lisanlara çevirmek de önemlidir.

b) Önde gelen magazinlerde yazı ve makaleler yayınlamayı denemeliyiz. Eylemlerimizi senkronize etmemiz gerekir çünkü çok yazarın olması yakınlaşabileceğimiz dergilerin çeşitliliğini sağlar. Ayrıca, çeşitli yazarlar tarafından yazılmış makalelerin bulunduğu magazinlere de yakınlaşabiliriz. Makaleleri en çok kullanılan lisanlara çevirip, yine önde gelen magazinlerde dolaşımını sağlayabiliriz. Son olarak, dünya basınındaki önde gelen gazetelere makaleler göndermeliyiz.

c) Çeşitli dillerde kurul üyelerinin gerekli içeriklerini kapsayan farklı dillerde kitapçıklar hazırlamak ve bunları dünyanın her tarafına dağıtmak.

d) Önde gelen magazinlere (Time, NewsWeek) hikâyenin derinlemesine fikrini uzun vadeli çabalarla aktarmak. Bu son hedefi uygulamak daha uzun zaman alabilir.

4) İşitsel (Audio) Yayın

Mesajı iletecek bir ya da daha fazla hit şarkı kaydetmek. (Bu fikri Peter Gabriel’e uçurmak ve ondan topluma vermenin ve egoizmin kötü taraflarını açığa vurmanın önemi, ya da dünyada karışıklık ve bunu çözmenin yolları hakkında hit bir şarkı yazmasını istemek mümkün mü?) böyle bir proje bir çok kalbi harekete geçirip kısa zamanda özellikle gençlerin arasında yüksek farkındalık yaratabilir. İyi bir örnek Peter Gabriel’in Stephen Bantu Biko’yu, Güney Afrika elinde ölen tanınmış bir Güney Afrikalı şiddet karşıtı anti-apartheid (anti ırkçılık) eylemci, dünyaca tanınmış bir kişiye döndüren 1980 şarkısı. Bu hitlerin her biri mesajımızı iletebileceğimiz bir klip ile beraber gelecek.

Eğer şarkı projesi başarılı olursa ve eğer eşlik etmek isterlerse Peter Gabriel, Bob Geldof ve diğer benzer kişiliklere büyük çaplı müzik olayları, Live Aid (canlı yardım) ve son 20 yılda ürettikleri gibi diğer olaylar için çağrıda bulunabiliriz. Böyle bir olayın amacı mesajımıza dikkat çekmek ve bunu kamu gündeminde kayda değer bir konu haline getirmektir. Bunun gibi olayların yankıları, özellikle dünyanın faklı yerlerinde aynı anda yapılırsa fevkaladedir.

5) Reklam

Global bir kampanya duyurulacak; ihsan etme “IN”, egoizm “OUT”, mesajımızı çeşitli alanlardaki ünlülere iletmeliyiz. Global kamuoyunu etkileyen sinema ve TV yıldızları, artistler, spor yıldızları ve diğer bilinmeyen kişiler. Aynı zamanda tekrarlanan slogan ve düsturlar yaratarak yaymak istediğimiz mesajlarla dünya kamuoyunu hareketlendirmek. Bu kampanya, AIDS’ i zapt etme, trafik kazaları ve diğer benzer ön ayak olunan olayların kampanyaları gibi olmalı.

6) Benzer Organizasyonlarla İşbirliği Yapmak

Global krizlerle ilgilenen birçok ihsan eden organizasyonlarla yakınlaşmak ve onlarla yeterince geniş ortak bir alanda, (bakınız Yeni Uygarlık Planı) önceden tanımlanmış bir platform temelinde ittifak yaratmak. Programımızı açıklamalı ve bu temel üzerinde onlara işbirliği önermeliyiz. Bu yolla mesajlarımıza uygun yaygın destek sağlayabilir ve hedef dinleyicilerimizi artırabiliriz.

Bir kez böyle geniş bir temele ulaşıldı mı, toplum da ihsan etmeyi temel prensibiymiş gibi destekleyen bir ideolojik, politik gövde gibi çalışacak bir prototip “Gelecek Dünya Hükümeti” oluşturmalıyız.

7) Global Kurumlara Yaklaşma

BM’ye, hükümetlere, kurumlara, kurul üyelerinin uzman olarak küresel kriz konusunda konuşup çözümler önereceği ihsan etme konusu üzerine ciddi tartışmalar düzenlemelerini istemek üzere yaklaşımda bulunmak. Bu kurumların kriz (bunalım-kargaşa) gerçeğini kabul etme isteksizliğine rağmen -onlara sorumluluk yükleyebilir- sadece kurumlardaki bu tartışma bile dünyayı çınlatacak protokollerin yayınlanmasına sebep olacaktır. Bu yol aynı zamanda para yardımı toplamak için gelecekte uygulanabilir bir seçenek olabilir.

8) Uluslararası İhsan Etme Araştırma Enstitüsü (IRIA) Kurmak

Uluslararası İhsan Etme Araştırma Enstitüsü (IRIA) özel ve kar amacı gütmeyen çoklu disiplinleri olan, günümüz dünya istikrarsızlıklarına bilimsel çözümler bulmaya adanmış ihsan etmeyi geliştirerek dünya barışını ilerletecek bir kurum olacaktır.

IRIA’nın amacı araştırmayı ilerletmek ve uluslararası yardım derneklerini geliştirmek üzere kendini araştırmaya adamış uluslararası bilim adamları ile işbirliği kurmak olacaktır.

IRIA ihsan etmeyi araştırmayla ilgili bilimsel kurumları birleştirip yardım etmek için çeşitli hizmetler sunacak. Bu hizmetler pro-bono olacak ve üniversitelerle işbirliği kurma, yardım toplama, konferans organize etmeyi kapsayacaktır.

Enstitü toplanan ödeneklere komisyon ilave ederek kendini finanse edecektir. Bu enstitü tüm politik devlet ve uluslararası etkili organizasyonlara giriş ve etkinin başlangıç noktası olabilir.

9) Şirketlere Yardımsever Olmaları için Baskı Teklifi

Halk tarafından ulaşılabilen şirketlerin yıllık yardımseverliğini ölçen değerlendirme sistemi kurmak, aynı Moody’s ya da Dun ve Bradstreet finansal değerlendirme kuruluşlarına benzer.

Hedefler;

  1. a) Hangi şirketlerin bugün yardımsever olduğunu açıkça belirleme.
  2. b) Diğer şirketleri yardımseverlik seviyesine yükseltmeye zorlamak ya da kamuoyu tarafından şirketler listesinin çıkmasıyla utanç duymaları.

10) Yukarıdaki Kavramların Yürürlüğe Konması İçin Pratik Örnekler

1) WWC üyeleri çalışma gruplarına bölünecek. Her grup belirli bir alanda sorumlu olacak mesela Bilim ve Ekoloji, Ekonomi, sosyal Davranışlar, Tarih, Felsefe vs.

2) Her grup kendi alanında davranışsal ihsan etmeyle ilgili veri toplayacak ve evrenin her bölümünün, insan hariç, ihsan ederek davrandığı mefhumunun bir parçası olarak bir bilgi yayma çalışma planı tasarlayacak.

3) Bütün gruplar Prof. Laszlo’nun başkanlığındaki bir Yönetim Kurulu’nun altında olacaklar. Kurul çalışma grupları tatarından önerilen planları inceleyecek ve hangi planın nasıl uygulanacağına karar verecek.

4) Her grubun içinde her bir kişi belirli bir iletişim aracıyla yaymak için sorumlu tayin edilecek. Örneğin Bilim ve Ekoloji çalışma grubunda bir kişi TV kanallarıyla bağlantı kurmaktan ve hayvanların nasıl ihsan ederek davrandığını, vücut hücrelerinin nasıl kendi faydalarını tüm organizmanın yararına verdiğini ve sonucun nasıl daha sağlıklı bir organizma olduğunu, hatta bu sonuçta kendini veren hücrelerin daha “mutlu” olduğunu gösteren filmleri teşvik etmekten sorumlu olacak.

Başka bir kişi bilim ve akademik araştırmaların Science and Nature ve The New York Times gibi saygı duyulan gazete ve dergilerde yayınlanmasından sorumlu olacak.

İçerik, sadece gezegenimizin durumunun daha da kötüleştiğini değil aynı zamanda biz insanların doğaya ters davrandığımızı ve şanssızlığımızın sebebinin bu olduğunu göstermeli.

5) Çalışma gruplarının yanı sıra, sürekli bağlantıda olup ilerlememizi kurula rapor eden ve en önemlisi yardımlaşan, destekleyen ve bu süreç içinde birbirimizi teşvik eden bir iletişim ağı kuracağız.

6) Bir kez plan vitese takıldı mı, altı aylık toplantılar stratejimizi rötuşlayıp, mesajımızı cilalayıp ve hepimizin arasındaki bağı güçlendirebiliriz.

 

ACİL

Yukarıda bahsedilen planların hepsinde başarılı olabilmek ya da WWC’de geliştirilen herhangi diğerlerinde, derhal başlamaya karar vermeliyiz. Bütün departmanlar için altyapı ile birlikte lojistik bir merkezin kurulmasına başlamalıyız.

Bnei Baruch Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü WWC’ye teknik ve lojistik altyapıyı memnuniyetle sağlamayı istiyor. Bugüne kadar, dünyada düzinelerce merkez ve bağımsız şubede binlerce insan katılmaktadır. Aynı zamanda, ortak amacımız olan yeni, farkındalığa sahip ihsan eden uygarlığı oluşturmayı desteklemeye hazır çok iyi kurulmuş bir internet alt yapı yüksek teknik tecrübe ve kapasitemiz var.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,313