e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Mektup 24

7 Kasım 1946

Merhaba dostlarım,

Uygun bulmadığınız dostların kalbindeki sevgiyi uyandırmak ve onu korumakla ilgili 27 Ekim’deki mektubunuzdaki ilk sorunuza cevap olarak diyebilirim ki bunun sizin için gerekli olduğunu görüyorum. Baal HaSulam’ın insanla Yaradan arasındaki ilişkinin, insanla insan arasındaki ilişkiyle başladığıyla ilgili söylediklerini biliyorsunuz.

Bu böyledir çünkü üst ışık tam bir huzur içindedir ve daima “Düğünümüzün sevgisi mutlu edene kadar” sevgiyi uyandırmak gerekir. Diğer bir deyişle bu yolla ilgili yukarıdan size daima O’nun adının sevgisini uyandırmanız gerektiği gösterilir.

Bu demektir ki, dost sevgisini olduğu gibi görme hakkınız var yani bu size yukarıdan gösterilir. Siz uyandıransınız (gerçek tam böyle olmasa da, eğer dostlara sorarsanız, başka türlü değil de onları isteyenin sadece siz olduğunuzla ilgili kanıtınızla aynı fikirde olacaklarından şüpheliyim.)

“Bir yargıç sadece gözlerinin gördüğüyle karar verir” denmesinin anlamı budur. Bu demektir ki, yargılarken sadece delillerinize dayanarak yargılamalısınız. Bu, Yaradan’ın sevgisinin farkındalığını bu yolla korumak zorunda olduğunuzun, tüm gün ve gece, gün veya gece aşamasını hissettiğinizde, daima tetikte olmanız gerektiğinin size yukarıdan bildirilmesinin sebebidir.

Yaradan’a şöyle deriz, “Seninkiler hem gün, hem gece.” Bu nedenle, gece de, gecenin karanlığı da insanın iyiliği için Yaradan’dan gelir, şöyle yazdığı gibi: “Günden güne konuşmayı ifade eder ve geceden geceye bilgiyi tanımlar”

Öyle anlaşılıyor ki, alevler kendi kendine yükselene kadar dostların kalplerini uyandırmalısınız, atalarımızın bununla ilgili şöyle söylediği gibi, “Mumları yaktığın zaman.” Bununla Yaradan’ın sevgisinin farkındalığı ile ödüllendirilmiş olursunuz.

Çalışmanın önemini görmekle ödüllendirilen ama derslere halen daha saygı göstermeyen dostların kalbini sürekli olarak uyandırmakla ilgili ikinci sorunuzla ilgili olarak bunun önünüzde duran bir amaç olduğunu söylemeliyim.

Diğer bir deyişle, Yaradan’ın pek çok kez size O’na yaklaşmanıza izin verdiğini görmek zorundasınız. Bu dünyada O’na sonsuza kadar bağlı kalmaktan başka ilgilendiğiniz başka hiçbir şey olmadığını hissettiğiniz pek çok zaman oldu, bu nedenle en basit işlerde bile Krala hizmet etmeye değer olmadığınız için neden diğer çağdaşlarınızdan daha fazla özelliğiniz olsun ki?

Yine de, Yaradan’ın sizi çalışma için uyandırmasını bekleyin ve sonra dersleri çalışmaya başlayabilirsiniz.

Tıpkı öğrencileri uyandırmak zorunda olduğunuz gibi, Yaradan’ın da sizi uyandırmasından bahsediyorsunuz. Bu demektir ki, eğer Yaradan size çalışmada iyi bir tat ve sebep verirse, çalışmaya hemfikir olursunuz. Fakat ondan önce, bunu yapamazsınız. Sonra, yukarıdan ne kadar aşağıda ve düşük olduğunuz gösterilir.

Ve grubu büyük bir çabayla korumakla ilgili üçüncü soruyla ilgili olarak, bu böyledir çünkü insanlar da bir bebek yalnız başına gece vakti evden çıktığında korkup bu şekilde davranır. Bebek başka türlüsünü anlamayacağından, ona şöyle söylerler, “Dışarıda bir ayı ve başka vahşi hayvanlar var.” Diğer bir deyişle, eğer bebek dışarıda aslan ya da ayı olmadığı gerçeğini biliyor olsaydı bile gerçeği kabullenmesi zor olacağından, onun için en iyisi uyumak, en önemlisi de içerde kalmaktır.

Dolayısıyla, gerçeğin yolunu ve Baal HaSulam’ın sözlerinin gerçeğini kabul etmek için bilmelisiniz ki dostlarım, gerçeğin sözlerini duyacak çok fazla insan yok çünkü siz etrafta bol bol çocuk görüyorsunuz. Kendinizi anaokulunda gibi hissedip onların neşe içinde olduğunu yazdığınızda size ne söyleyebilirim? Aslında, bebeklerin yolu budur -neşeli ve mutlu olmak. Fakat bilinir ki, bir bebek mutluyken ya da ağlarken ciddiye alınmaz çünkü onun heyecanı ya da hisleri önemsiz meselelerle ilgilidir.

Ve bir bebeğin ağladığını, mutlu olduğunu ve dans ettiğini gördüğünüzde etkilenirsiniz ve çocukların mutlu ve neşeli olmasına imrendiğinizi yazarsınız. Peki, ne istiyorsunuz? Tekrar sil baştan bebek olmak mı? Bilmelisiniz ki, dostlarım, Baal HaSulam’ın odasına girmeden önce tıpkı onlar gibi dans ediyordunuz ama artık çocukluk günleriniz bitti.

Umalım Yaradan bize maddesellikte ve maneviyatta eşlik etsin.

Dostunuz, Baruh Şalom HaLevi Aşlag

Baal HaSulam’ın oğlu.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,395