e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

5-Evrenin Sırları

Kanun / yasa nedir? Sabit olan ve kanun olarak adlandırdığımız şey nedir? Bu formül aslında bir algoritma – her var oluş seviyesinde ve her var olanın parçasında olan bir formül.

Kabalada bu genel yasaya, doğa, yaratılışın düşüncesi denir. Bir başka deyişle yaratılanlara karşı özgecil olma arzusu, çünkü her kim bu düşünceyi elde edebilir veya hissedebilirse; tüm niyetinin sonsuz özgecillik olduğunu hisseder.

Ancak yaratılışın düşüncesi yaratılanlara karşı özgecil olabilmek için yaratılanları yaratması lazım. Yaratılanların yaratılış oluşumuna Or Yaşhar’ın 4 Behinot’u denir. Behinot = gözlemlenilenler; Or = ışık = Yaratan’ın hissedilmesi / mutluluk; Yaşhar = direkt = kaynaktan direkt olarak gelen.

4 Behinot  De Or Yaşar

 Behina (behinot kelimesinin tekil hali) Şoreş: Yarattıklarına özgecil olma arzusu = yaratılışın davranışı.

Belirttiğimiz gibi özgecil olabilmesi için yaratılışın düşüncesi özgecil davranacak yaratılışlar yaratmak zorunda – yoksa özgecil davranacak kimse olmaz. Dolayısıyla Behinat Şoreş bir kap (Kli) yaratır = özgecil davranarak mutluluk hissetmek arzusunun oluşması.

Işığın kapı yarattığı ve mutluluk hissettirdiği safhaya Behina Alef (bir) denir.

Behina Alef’in, aldığı ışığa Or Hohma = mutluluk almak denir. Işık Kli’yi kendisiyle mükemmel bir uyum içerisinde yarattı. Kli ışığın verme seviyesi kadar ışık almayı arzular.

Behina Alef’deki Kli hem mutluluğu hisseder hem de mutluluğun sonunda mutluluğu vereni de hisseder. Dolayısıyla kendisine sürekli bu mutluluğu veren birisi olduğunu hisseder.

Kli mutlu olmak arzusuyla yaratıldığı için bir anda ışığı verenin daha mutlu olduğu hissini edinir. Dilenciye para vermek gibi; eğer dilenciye para verirsem mutlu olur ama benim yerimde olup para verebilecek konumda olursa daha da mutlu olur.

Bu yüzden Behina Alef, Behina Bet’i çeker ve özgecil olan gibi olmaya çalışır.

Behina Bet – özgecil olmak arzusu

Bu safhada alınan ışığa Or Hassadim denir – özgecillikten duyulan mutluluk.

Ancak sadece cebimde olanı verebilirim. Behinat Bet, Behinat Alef’ten aldığı her şeyi verdi ve artık verecek bir şeyi kalmamasına rağmen hala vermek arzusu içerisinde. Bu durum Behinat Gimel’i doğurur.

Behina Gimel kliye giren ışık olan Or Hasadimin, Or Hohmayla ışıklandırılması durumudur – özgecil olmaya devam edebilmek için, içine biraz ışık alır.

Behina G’de özgecillik ve almak arasında bir karşılaştırma yapılır. Daha önceki hallerimde sadece almak ve sadece özgecil olmak durumlarını yaşamıştım – sanki sadece gece ve sadece gündüz varmış gibi, aydınlık ve karanlık arasındaki farkı bilmeden. Ancak şimdi geceden sonra gündüzün geldiğini biliyorum ve o zaman bir karar verebilirim.

Behina G tıpkı Behi A gibi, sadece almak için yaratıldığının farkına varır ve gerçek mutluluğun bu olduğunu anlar ve bu durumdan Behina Dalet doğar.

Behina A ile Behina D arasındaki fark ise Dalet’in geçirdiği safhalar. Bu safhalar sayesinde kendisiyle ilgili yeni bir şeyler öğrendi.   

Şimdi bu çizimlerle  yaratılışın düşüncesinden sonraki varlığımızla yaşadığımız gerçek arasında bir bağlantı kurmaya çalışalım.

Behina Ş’den Behina A türedi, Hohma: yaratılan bilinçsiz bir durumda ve sadece isteyip almak arzusu içerisine yaşamakta. Hiç bir özgürlüğü ve bağımsızlığı yok. İçindeki arzu cansız durumda, doğadaki cansız varlıklarda bu arzudan dolayı var. Cansız varlıklar yaratıldıkları şekilde kalırlar ve işlevleri bu şekilde varlıklarını sürdürmektir. Ancak Baal HaSulam şöyle anlatıyor: “ Cansız çünkü kendi iradesi yok, dolayısıyla doğanın onun adına verdiği arzuları yaşar.” Demek ki doğa cansız varlıkları kendi istediği şekilde etkilemekte ve oldukları şekilde değişmeden tutmakta.

Yaratılış safhalarının – Şoreş, A, B, G ve D – oluşmasıyla üst dünyaların da sırasıyla oluştuğunu söyleyebiliriz: Adam Kadmon, Atzilut, Bıria, Yetzira, Asiya. Ek olarak yaratılışın seviyeleri de oluşmuş oldu: kök, cansız, büyüyen (bitkisel anlamda), canlı (hayvan) ve konuşan (insan).

Yaratan tüm düzeni yukarıdan aşağı doğru yarattı ve yaratılan aşağıdan yukarı doğru çıkmak durumunda bu yüzden bazen tanımlar ve açıklamalar birbiriyle çelişkili gibi gözükür ve hata yapmaktan korkmak yerine, tek tek yazılanları okuyup bu şeklide ters gelen açıklamaların ne anlama geldiğini gözlemlemeliyiz.   

Gelişen bir sonraki seviye olan Behina B – Bitkisel hayat. Yaratılanın doğasına ters davrandığına şahit oluruz – özgecil davranır, ancak davranışı bilinçsizce. Davranışı Yaratan’ın üzerinde yarattığı etkiden kaynaklanmakta, Yaratan’ı hissedebilmesinden kaynaklanan bir davranış ve daha fazla mutlu olmak istediği için yapılan bir davranış.

Baal HaSulam şöyle yazar: “Bitkisel. Kendi çapında biraz bağımsız olan birisidir, bazı davranışları da doğanın yapısıyla çelişkili olsa da”.

Yani genel kanunun arzusu, yaratılanın doğadan mutluluk alması ama yaratılan özgecil olmak istiyor. Ancak henüz bağımsız değil ve özgecilliği sanki arzulamanın ters tarafından istiyor.  

Bu tür davranışı bitkilerde de görebiliriz, bitki büyüdükçe içinde yer çekimine karşı bir güç oluşur ve artık cansız değildir. Arzusu çok küçüktür ve genel toplamın bir parçasıdır. Dolayısıyla aynı çeşit bitkileri ele alırsak, aynı zamanda yetişir ve aynı zamanda ölürler – bağımlı oldukları yasalar aynıdır. İki tanesini gözlemlersek bire bir aynı olduklarını görürüz, bağımsız değiller. Tüm bitkiler cansız varlıklardan farklıdır ama aralarında bir fark yoktur.

Bu demektir ki bitkinin gelişmesi ve ilerlemesi bağımsız ve özünden değil ama yukarıdan gelen kuralların etkisi dâhilinde – köklerin suya yönelmesi, yaprakların ışığa doğru dönmesi vs.  

Bir sonraki Behina G- Behina G bilinçli olarak istiyor, neden? Özgecil olmayı sürdürebilmek için. Yani bilinçli olarak sürekli yukarıdan gelen arzuyu uyguluyorum. Ancak bu durumda da tümüyle bağımsız olmak söz konusu değil, Behina B’nin bir uzantısı olarak özgecil olmaya devam ediyor, hiç bir kuralı çiğnemeden.

Baal HaSulam şöyle yazıyor: “Canlı: hayvanlar, görüyoruz ki her biri kendine özgü bir kaliteye sahip ve doğanın esiri değil, sanki her birinin bir hissi ve kendine özgü kalitesi var.”

Hayvan bu seviyedeki olan herkesi içerir bu dünyada olan bizleri de, canlı seviyede olan kitleler – her insan ve hayvan kendi arzularına zaten sahip.

İnsan, cansız (yemek, seks vs), büyüyen (maddi güvence), hayvan (onur ve kitleleri yönetme, çevresinde büyük olmak) ve insan; tüm bu diğer arzuların üzerinde bir arzuya sahip olan.

Hayatta olanların özellikleri hala çevrelerine bağlı ve yıl ya da ay içerisinde belirlenmiş dönemlere tabi hareket ederler; çiftleşmek, kuşların göç etmesi, balıkların yumurtlamaları gibi. Dolayısıyla kişisel özellikleri çevreye bağımlı ve çevredeki en büyük ve en önemli olmak gibi bir arzuya sahip olabilir – ancak ona çevresi neyin önemli olduğunu gösterir: zenginlik / şöhret sahibi olmak / bilim adamı vs. İnsan bu dünyaya kral bile olmak istese hala içinde bulunduğu çevreden kopmak gibi bir arzusu yok.

Son safha ise Behina D. D’nin içinde yaratılan arzu yepyeni bir arzudur; bağımsızca  kaynaktan istemek arzusu ve aldım verdim oyunlarını artık oynamak istemeyen bir hal. Behina D’de yaratılan durum şöyle; geçirdiği tüm safhalardan sonra onu Yaratan’ın özünü hissedip algılamasıdır ve bu durumdan, arzularından mutlu olmak değil ama Yaratan gibi olmak arzusu doğar. 

Benden başka birisinin olduğunu hissetmeye başlarım, farklı, işte insanı hayvandan başkasını hissetme özelliği ayırır. Benim dışımda, farklı bir varlığın hissi ve ilerleyen safhalarda göreceğiz Behina D bir sürü farklı durumlardan geçip Tızimtzumlar (sınırlamalar) gerçekleştirip, Kaynağa benzeyebilmek için bir perde geliştirerek Yaratan gibi olabilmesini sağlayacak.

Baal HaSulam şöyle yazıyor: Konuşan. Ayrıcalıkları olan: a) sahibinin arzusuna karşı hareket edebilen, b) çevresinden bağımsız, c) birbirini hissedebilen – Behina D. İnsanın kalbinde uyanan ruhani arzuya – bu dünyanın üzerinde olabilmek, çevremizin üzerinde, Kabalada; kalpteki nokta denir. Arayan insana zaman, yer ve hareket çerçevelerini aşan ve bu yolda ilerlerken hissetmek nosyonunu kullanan denir. 

Anlaşılması gerek her şeyin aslında içimizde dâhil olduğudur. Eğer insan kendinden bir parça düzeltirse tüm insanoğlunun Yaratan’a yaklaşmasını sağlar. Dolaysıyla insan sadece kendisini düzeltmelidir. Yükselen kişi tüm insanoğlunu da yükseltir – bu yüzden “tüm dünyalar insan için yaratıldı” denir.

Ruhani dünyalar sırasıyla şöyle:

Cansız seviye: “Heyhalot” (Saraylar)

Büyüyen seviye: “Levuşhim” (Kıyafetler)

Canlı seviye: “Malahim” (Melekler)

Konuşan seviye: “Neşamot” (Ruhlar)

Düzeltilmesi gereken Yaratan’a olan tavırlarım ve bu arzu sadece “insan”a verildi. Cansız, büyüyen, canlı seviyeler, insan seviyesinin altında yer alır ve arzuları insanın içinde olup sadece bu dünyaya aittir.

İnsanın ruhu (olan en büyük ve gelişmiş arzu) olduğu için tüm yaratılanları düzetmekle yükümlü. Dolaysıyla bu dünyada kalbinde nokta (ruhun embriyosu) olan ve bunu geliştiren kişi hem fiziksel dünyada hem de ruh âleminde en önemli olarak nitelendirilir. Bu insan Yaratan’la bağ kurabilecek güçler edinir ve O’nunla aynı olur; yani O’na benzer hale gelir.

Sonuç: Bu dünyada yaratılan herkesin tek bir nedeni var, Yaratan’ın seviyesine ulaşabilmek ve yaratılışımızın nedeni olan sonsuz iyiliği ve mutluluğu hissedebilmek.  Ancak düzeltmeler seviyelerin sıralamalarına göre yapılır ve bu yüzden tüm dünyayı bu noktaya doğru götürecek bazı insanların olması gerekir. Bu insanlar Hz İbrahim zamanında olan arzuları vasıtasıyla seçilmişlerdi. Görev bu insanlara ait ve bu yüzden o insanlara seçilmiş insanlar denir (Burada dikkat etmemiz gereken unsur bunun ırkla ilgili olmadığıdır. Seçilen ruhtur. Ruhlar reenkarnasyondan geçer ve gelişmesi için en verimli ortama kaderleri itibariyle konulurlar. Dolayısıyla bu seçilmiş insanlar her türlü dil, din ve ülkeden yani Dünyanın dört bir yanından gelecekler).

Bu konu ilerleyen derslerde işlenecek.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,138