e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Baruh Halevi Aşlag (Rabaş) > Makaleler > Yaradan’ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?

Yaradan’ın Çalışmasında İfşa Edilenler ve Gizlenenler Nelerdir?

Makale No. 19, 1987

Yazı şöyle der (Micah 6:8): “Ey insanlar, O iyi olanı size bildirdi. Adil davranmanızdan, sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülükle yolunda yürümenizden başka, Tanrınız Rab sizden ne istedi?” Bu âyette önümüzde ifşa olan iki şey görürüz: 1) “Adil davranmanız”, O’nun adil davrandığını gördüğümüz kısım. 2) “Merhameti sevmeniz”, O’nun merhameti sevdiğini gördüğümüz yer. Bunu nasıl biliyoruz? O’nun merhamet ettiğini görüyoruz. O’nu gerçekten sevmeli, yoksa merhamet etmezdi. Ve burada söylenilen bir şey gizlenmiştir, yazıldığı gibi: “…ve alçakgönüllülükle yolunda yürümeniz”.

Alçakgönüllülükle yürümenin anlamını bilmemiz gerekmektedir. Kelimesi kelimesine şu şekilde yorumlanmıştır: Yukarıda belirtilen iki şey; adil davranmak ve sadakati sevmek gizlilik içinde olmalıdır, bundan dolayı da kimse O’nun sevaplarını göremeyecektir. Fakat bunun çalışmadaki anlamı nedir?

Mitzvot’un (emirler/iyi işler) eylemlerinin ve Mitzvot’un niyetinin olduğu bilinmektedir. Eylemlerde herkes eşittir, büyük erdemli biriyle sıradan bir kişi arasında hiçbir fark yoktur; çünkü Mitzvot’un uygulanması hakkında şöyle söylenmiştir: “Eklemeyin ve çıkarmayın”. Erdemli kimselerin biri kapının sağ tarafında diğeri sol tarafında olan iki Mezuza’sı (içinde Tora’dan metinler bulunan, kapının sağ pervazına yerleştirilmiş kutu) olduğunu söylemiyoruz. Daha ziyade büyük ve küçük arasındaki fark sadece niyettedir.

Niyette iki muhakeme de yapmalıyız: 1) Şimdi Yaradan’ın Mitzvot’unu uyguladığını amaçlamak. 2) Yaradan’ın Mitzvot’una uymasını sağlayan sebebi amaçlamak.

Ancak bu bağlamda birkaç muhakeme yapmalıyız: 1) Yaradan’ın Mitzvot’una buna göre uyuyor, etrafındaki kişiler ona saygı duyacak, vb. Ardından onu Yaradan’ın Mitzvot’unu tutmaya zorlayanın Yaradan değil, insanlar olduğu gelir. Yani eğer etrafında insanlar olmasaydı Yaradan’ın Mitzvot’una uymazdı.

Bu muhakemede de bunu yapmasının nedeninin baskı olup olmadığını fark etmeliyiz. Yani Şabat’ı kutsal saymayan bir kişi dindar bir kişi için çalışabilir. Kural şudur: Onu Şabat’ı kutsal sayması için zorlayabilirse, kural onu zorlaması gerektiğidir. Örneğin eğer Şabat’a uymazsa onu işten kovacaktır.

Patronunun Mitzvot’una uyduğu, yani işvereninin emirlerini yerine getirdiği ve Yaradan ile bağlantısının olmadığı ortaya çıkar. Ancak Yasa açısından bunun da Mitzvot’a uyduğu kabul edilir. Aksi hâlde neden Mitzvot’a uyması için onu zorlaması gereksin?

Bu çalışanın sadece zorlamadan dolayı çalışıyor olduğu sonucu çıkar. Söylediğimiz gibi (Makale No. 19, Tav-Şin-Mem-Vav) Maimonides demiştir ki (Hilchot De’ot, Bölüm 6): “Yukarıda bahsedilen konularda eğer kişi gizlice eski haline geri dönmediyse herkesin önünde utanır. Tövbe edene kadar aşağılanır ve ona lanet edilir”. Mitzvot’a uyuyor; çünkü halk onu zorluyor.

İnsanların onu zorlama nedeniyle ilgili olarak Mitzva’yı yerine getirmekten hoşlanıp hoşlanmadığını fark etmeliyiz. Kendisine saygı duyulduğu için Mitzvot’u yerine getirdiğinde Mitzvot’a uymaktan hoşlanır. Fakat eğer baskı ve zorlama nedeniyle Tora ve Mitzvot’a uyuyorsa her daim o sürgünden çıkmayı çok özler. Böylece Tora ve Mitzvot’tan muzdarip olmaz ki bu da onun için “kendi isteğiyle geçecek’’ ve onu Tora ve Mitzvot’a uymaya zorlayan insanlar tarafından “öldürülmeyecek” gibidir.

Bu nedenle Tora ve Mitzvot’a memnuniyetle uyabilen insanların saygısı nedeniyle uyar. Ancak zorlamayla uyan biri mutluluk içinde olamaz. Bunun yerine oturur ve bu sürgünden çıkmak için bir fırsat bekler. Çünkü Yaradan’ın Mitzvot’una uymuyor. Çünkü Yaradan’ın söylediklerine uymak istiyor; ama uymalıdır. Çünkü dışarıdaki insanlar onu takip ediyor ve Mitzvot’a uymanın verdiği azaptan daha büyük bir azap çekemez. Bu nedenle bu tarz, ilkinden daha kötüdür.

Tora ve Mitzvot’a saygı duymayı amaçlamada iki muhakeme vardır: 1) Korku ve zorlamadan, 2) Sevgiden… Kişi mutluyken, Tora ve Mitzvot’a uyuyorken…

Ayrıca Tora ve Mitzvot’a uymasına sebep olan başka bir muhakeme de vardır. Buna “alçakgönüllülükle yürümek” denir. Bu, eylemlere işaret eder. Her şeyi yapar, kimse onun sevaplarını görmez veya duymaz ve her şeyi gizlilikle yapar. Niyet açısından bu kesinlikle her yaşayan canlının gözlerinden gizlenmiştir.

Ancak niyette yapılması gereken iki muhakeme vardır: 1) Tora ve Mitzvot’a uyuyor ve hiç kimse onun çalışmalarını bilmediğinden burada insanlardan kaynaklanan hiçbir şey yoktur. Bunun yerine O’nu dinlediği için Yaradan’ın verdiği ödül, onu Tora ve Mitzvot’a uymaya zorlayan sebeptir.

Bu usul Yaradan’a ve de ödül ve cezaya inanmak olarak kabul edilir. Bu yüzden ödül ve ceza onu Tora ve Mitzvot ile meşgul olmaya zorlayan nedendir. Bu usulü “Lişma (O’nun için çalışmak)” olarak adlandırabiliriz, yani insanların ona saygı duymaları için değil, Yaradan için…

Bu tamamen temiz bir çalışmadır, bütünüyle Yaradan içindir: 1) Eylemler açısından kişi, insanlar onu ödüllendireceği için sevaplarını kimsenin görmesini istemez. 2) Niyet açısından kişinin Tora ve Mitzvot’taki bu çalışma için kendisine bir şey ödemelerine ihtiyacı yoktur. Bunun yerine o, çalışmasının ödülünü Yaradan’ın vermesini ister.

Bununla birlikte insanların kişiyi zorladığı daha önceki iki usulden daha önemli olmasına rağmen alçakgönüllülükle yürüme usulü hâlâ eksiktir. O iki usul: 1) İlki korkudan ve baskıdandır, 2) İkincisi sevgidendir.

Ancak burada sebep yalnızca Yaradan’ın onu zorlamasıdır. Yine de çalışması karşılığında ödül istediği için, bunun yüzünden, form eşitsizliğinden dolayı Yaradan’dan ayrılır. Bu nedenle kişinin çalışması hâlâ eksiktir.

Tamamlanmış çalışma kişinin gizlilik içinde çalışması, niyetinin yalnızca Yaradan’ın onu Tora ve Mitzvot ile meşgul olmaya zorlaması olması ve diğer insanların onun çalışmasını etkilememesi anlamına gelir. Aynı zamanda kişi ödül almak için çalışmaz, sadece Yaradan için çalışır. Bu, Yaradan’a bağlı kalmak olarak kabul edilir, “O merhametli ise sen de merhametlisin” de olduğu gibi…

Bu, tüm çalışmalarının ihsan etmek için olduğu, Kral’a hizmet etme ayrıcalığından büyük memnuniyet duyduğu anlamına gelmektedir. Bundan haz ve zevk alır ve ona başka bir şey verilmesine gerek yoktur. Bunun yerine mutlak bir sadelikle Tora ve Mitzvot’a uyduğunda ve herhangi bir niyeti amaçlamadığında Kral’a önemli bir hizmette bulunabiliyormuş gibi rahatlar.

Bu, kralın bakanı olup ne zaman onun yardımına ihtiyacı olsa krala tavsiyelerde bulunan kişi ile kralın temizlikçisi olarak çalışan kişi arasındaki fark gibidir. Kral’ın bakanının Kral’ın temizlikçisinden gerçekten hem maaş hem de saygınlık bakımından çok farkı vardır.

Ders şudur: “Tora’nın sırları ona ifşa edilir ve o kendisini Kral ile avunur,” koşulu ile ödüllendirildiğinde krala hizmet eden birisi ile Tora ile ilgili bir idraki, anlayışı olmaksızın Tora ve Mitzvot’a uyan sıradan birisi arasında kesinlikle bir fark vardır. Daha ziyade kişi Kral’ın Mitzvot’una uymada kendisine bir ayrıcalık tanındığı için mutludur. Bunu dünyadaki herhangi bir hazdan daha çok sever, çünkü bu dünyanın hazları ona etten kemikten olan bedene hizmet ediyormuş gibi görünür. Ancak en basit çalışma olan mutlak sadelikle meşgul olduğunda Kral’ın evindeki temizlikçi gibi şunu söyler: “Günün sonunda kimi memnun etmek isterim? Kral’ı…”. Kişi kendi kendisine hizmet etmek istemez ki buna “kendisi için alma arzusu” denir. Ancak onun niyeti Yaradan’ın onun çalışmasından memnun olmasıdır.

Bir kişinin haz alması gerekir, çünkü haz olmaksızın kişi çalışamaz. Yaradan yarattığı doğa nedeniyle O’nun yarattıklarına iyilik yapma arzusu olan yaratılış düşüncesine göre bir haz alma arzusu ve özlemi içimize damgalanmıştır.

Ancak haz alabileceğimiz şeyler açısından büyük farklılıklar söz konusudur. Yani haz “ışık” olarak adlandırılır ve Kli (kap) olmaksızın ışık yoktur. Bir kişinin almak istediği haz bir Kli içine konur. Bu, şehvet gibi bedensel hazlarla kıyafetlenmiş hazlar olduğu anlamına gelir. Yine de şehvet açısından da yapmamız gereken birkaç muhakeme vardır. Onda da benzer şekilde saygınlık söz konusudur ve bir kişi bilgi edinerek de haz duyabilir. Her insan genellikle “şehvet”, “saygı” ve “bilgi” olarak adlandırılan Kelim’den (kaplar) haz alabilir.

Ancak Yaradan’a hizmet eden dördüncü bir seviye vardır. Baal HaSulam “Zohar Kitabı’na Giriş” te CBHK (cansız, bitkisel, hayvansal ve konuşan) olarak adlandırılan dört seviye olduğundan bahseder: 1) “Cansız”, “şehvet” olarak adlandırılır, 2) “Bitkisel”, “saygınlık” olarak adlandırılır, 3) “Hayvansal”, “bilgi” olarak adlandırılır ve 4) “Konuşan”, “Yaradan’a hizmet” olarak adlandırılır.

Bir kişi haz almak zorundadır. Kıyafetinde farklılık olması dışında bir kişi zevk ve haz alabilir. Bu noktada birini diğerinden ayırt etmeliyiz. Bu nedenle insanın hakikat yolundaki çalışmalarının başlangıcının “Tanrınız ile alçakgönüllülükle yürüme” seviyesine ulaşmak olduğu sonucu çıkar.

Yani onun çalışması onun Tora ve Mitzvot’u ile herhangi bir temas kurmadığı noktada gizlilik içindedir, çünkü o insanlardan gizlenmektedir. Ancak burada olması gereken başka bir şey vardır: “Tanrınız ile alçakgönüllülükle yürüyün”. “İle”, Dvekut (bağlılık)’ta anlamına gelir. Onun çalışması Tanrı ile ayrı değil, O’nunla Dvekut’ta olmalıdır. Bu böyledir, çünkü özellikle ödül almak için değil, tamamıyla ihsan etmek için çalıştığında “Yaradan’la Dvekut” olarak adlandırılan form eşitliği vardır. Ancak eğer onun niyeti çalışması için Yaradan’dan ödül almaksa bu durumda o alıcı, Yaradan da verici olarak kabul edilir. Burada Yaradan ile Dvekut yoktur, Yaradan ile form zıtlığında olduğu için ayrılık vardır.

Bununla sorduğumuz ” ‘Tanrınız ile alçakgönüllülükle yürüyün.’ ne anlama gelir?” sorusunu anlayacağız. Bunun kelime anlamı, burada Lişma olarak adlandırılan çalışmanın olduğudur. Rabbi Meir’in söylediği gibi: “Tora Lişma’yı (O’nun adına) öğrenen kişi bundan sonra birçok şeyle ödüllendirilir ve Tora’nın sırları ona ifşa edilir. Ve o, çağlayan bir ırmak gibi olur.”

Bu nedenle genel halkın çalışması ile bir bireyin çalışmasını birbirinden ayırmak durumundayız.

Genel halkın çalışması Tora’yı bir uygulama olarak öğrenen İsrail’in tamamına işaret eder. Başka bir deyişle gerçekte böyledir. Dünyada yetmiş millet vardır. İyi niteliklere sahip iyi insanlar ve tam zıttı; kötü olanlar var, genel olarak dünyada birçok insan var. Çalışmanın sırası önemli olan eyleme göredir. Niyeti Lişma yapmak için onu akıllarında tutmaları imkânsızdır. Bu nedenle onlara “Lo Lişma’dan (O’nun adına değil) Lişma’ya geliriz.” denir.

Ayrıca çalışmalarının gizlilik içinde olması gerekmez. Bunun yerine emir her birinin dostuna ne kadar sevabı olduğunu, Tora’ya ve çalışmaya ne kadar zaman ayırdığını söylemesidir. Bu kasıtlı olarak böyledir ve bunun iki faydası vardır: 1) Bu, anlatan kişiye fayda sağlar, çünkü birinin kendisini kıskandığını gördüğünde bu onu çalışma konusunda motive eder. Yani başkaları için çalışma gücüne sahiptir, çünkü çalışmasından dolayı dostunun ona saygı duyacağını düşünür. Bu ona çalışma için yakıt verir.

Sebep şu ki çaba sarf eden herhangi birinin bunun için ödüllendirilmesi gereklidir. Ödül para ya da saygı şeklinde olabilir. Yani bazen onun insanlar kendisine saygı duysun diye yaptığı eylemdir. Bu zaten bir ödül olarak nitelendirilir, tıpkı para gibi… Yani bazı insanlar saygınlık için çalışır ve saygınlık tam olarak onun eylemlerini gören insanların var olduğu yere özgüdür.

Ancak, verenin bakış açısına göre, para ve saygınlık arasında bir fark vardır. Birinin para için çalıştığı yerde kişi parayı kimin verdiğini umursamaz. Veren sıradan bir kişi olabilir; ancak eğer saygın bir insandan daha yüksek bir ücret öderse, parasal ödemede, çalışmanın değerini belirleyen şey, verenin kişiliği değildir, bu çalışma için verilen paranın tutarıdır.

Saygınlık için çalışan kişiler için bu böyle değildir. Burada kesin olarak belirleyen kişi verendir. Eğer veren saygın bir insan ise saygınlık için çalışmak o kadar da zor değildir. Ancak bu, kişinin halk tarafından önemli bir kişilik olarak sayılma seviyesine bağlıdır.

Bu nedenle ödül almak için Yaradan’a hizmet etmek zordur ve kişi karşılık bekler. Krala hizmet etmek bir kişi için yeterli değildir, çünkü Yaradan’ın büyüklüğüne olan inançtan yoksundur. Çünkü aksi takdirde bir kişi halk tarafından büyük bir kişilik olarak kabul edildiğinde, küçük birinin büyük olanın önünde iptal olması doğaldır.

Bu nedenle bir kişi artık Yaradan’ın yüceliğini hissedemediğinde Lo Lişma’da çalışmalıdır. Bu nedenle bir kişi insanların ona saygı duyması için Tora ve Mitzvot ile meşgul olur. Ancak bu sadece Yaradan’ın hizmetçilerine saygı gösteren bir çevrede böyledir. Biri laik insanların arasında olduğu zaman saygı duymalarından ziyade onların aşağılamalarına maruz kalmamak için kesinlikle gizlilik içinde çalışır.

Ancak bir kişi genel halk aşamasını bir kez geçtiğinde eğer kişi uyanırsa ve genel halktan çıkmak isterse, yani toplum tarafından köleleştirilmekten, genel halkın Yaradan’ın çalışması olarak belirlediği şeyden çıkmak isterse yerine getirmesi gereken şey budur.

Fakat bu genel halk tarafından kabul edilmeyendir ve kişi genel halkın çalışmasının en son safha olmadığını hisseder. Her bireyin kolektifi içerdiği, özel olarak bireylerle ilgili olan çalışma konusunun olduğuna dair içsel bir dürtüye sahiptir. Sonra Lişma ona ifşa olmaya başlar. Maimonides’in dediği gibi (Hilhot Teşuva’nın sonu): “Daha fazla bilgi edinene ve daha çok bilgelik kazanana kadar bu sır onlara azar azar gösterilir. O’na ulaşana, O’nu tanıyana ve O’na sevgiyle hizmet edene kadar sakince bu duruma alışırlar”.

Yukarıdakilerin tamamını eylemin bütünlüğü ve niyetin bütünlüğünü olduğu izler. Bir kişi genel halka ait olan bir eylemin bütünlüğünü koruduğunda niyetin bütünlüğü ile ilgili çalışmaya başlar. Kişi onu Tevrat ve Mitzvot’u izlemeye zorlayan bir nedeni Yaradan olmasına gayret eder, zira Yaradan’a ihsan etmek istemektedir, çünkü Yaradan’ın yüceliğine ve önemine inanmaktadır.

Bu nedenle eğer Kral’a hizmet etmeyi başarırsa bunu büyük bir erdem olarak görür. Bu çalışmaya “gizli çalışma” denir. Burada çalışma öncelikle hiç kimseye ifşa edilmemiş niyetin üzerinedir. Yani dünyadaki tek bir kişi dostunu Tora ve Mitzvot’ta çalışmaya zorlayan sebebi bilemez.

Ancak Lo Lişma adı verilen genel halkın çalışmasında bu, pratik kısım olan ifşa edilmiş çalışmadır. Bu onların bütünlüğünün eylemde olduğu anlamına gelir. Bununla birlikte, onlara, niyet üzerine, niyeti bütün yapmak yani Lişma üzerine, çalışma verilmemiştir. Bunun yerine Maimonides’İn söylediği gibi onlara Tora ve Mitzvot Lo Lişma ile meşgul olmaları öğretilmiştir.

Zohar’da şöyle yazılmıştır (Nasso, Madde 50): ” ‘Gizli şeyler Tanrımıza aittir’, akılda ve kalpte olan korku ve sevgidir. Bunlar Yud-Hey’dir. ‘İfşa olmuş şeyler bize ve çocuklarımıza aittir’, yani Guf (Beden) ve Roş’un (Kafa) dışsallığında olan Tora ve Mitzva (Mitzvot’un tekili). Bu, Vav-Hey’dir. Konunun anlamı bir kişinin Yaradan’ı sevdiğini ya da O’ndan korktuğunu kimsenin bilmemesidir. Çünkü bu, sadece o ve Yaratıcısı arasında ifşa olan bir şeydir.’ “

Ama eğer kişi Tora ve uygulamalı Mitzvot ile meşgul olursa, ki bu herkese ifşa olmuştur, zira burada bunu Yaradan kişinin açıkça Tora ile meşgul olması, gözlerinin ona bakması, kulaklarının onu işitmesi için yapmıştır. Yaradan ayrıca insanda eller, bacaklar ve Mitzvot’u yerine getirecek bir beden yaratmıştır.

HaVaYaH isminin AK ve ABYA olarak adlandırılan beş dünyayı içerdiği bilinmektedir. Yud’un ucu AK’dan oluşur. Galgalta, AB, SAG, MA ve BON olarak adlandırılan beş Partzufim’i içerirler. Bunlar beş Sefirot içerir: Keter, Hohma, Bina, ZA ve Malhut. Bu, her Behina’nın (idrak) HaVaYaH ismindeki bir harfe dahil edildiği anlamına gelir.

Zohar âyet hakkkında şöyle söyler: “Bu sonsuza dek Benim adımdır ve tüm nesillerde hatırlanmamdır”, Yud-Hey ile “Benim adım” (İbranice’de) Gematria’da 365’tir, 365 olumsuza işaret eder (belli eylemlerin yapılmamasına dair emirler). Vav-Hey ile “Hatırlanmam”, Gematria’da 248’dir, olumlu Mitzvot’a işaret eder (belli eylemlerin yapılmasına dair emirler).

Baal HaSulam olumsuzların neden Hohma ve Bina’yı işaret eden Yud-Hey’de belirtildiğini ve kesinlikle Yaradan’a hizmet edecek şeyler olan olumlu Mitzvot’un neden daha düşük bir seviyede olup yalnızca Vav-Hey’de belirtildiğini açıklamıştır. Bunun Tikkun (ıslah) dünyasında kapların başka bir şekilde kırılmasını önlemek için olduğunu, çünkü kırılmanın sebebinin küçük kaplardaki büyük ışıklar olduğunu söylemiştir.

Bu nedenle “VAK ışıkları” olarak adlandırılan, sadece küçük ışıkların parlayacağı bir ıslah yapılmıştır. Ve ‘’GAR ışıkları’’nı uzatmak yasak olduğundan, GAR Hohma ve Bina olan Yud-Hey olarak adlandırıldığından VAK ışıklarının uzatılması yine de gereklidir. Bu nedenle VAK ışıkları Vav-Hey isminde işaret edilir. Bu yüzden olumlu Mitzvot VAK olan Vav-Hey’dedir; ancak uzatılması yasak olan GAR ışıkları “olumsuz Mitzvot” olarak adlandırılır, yani uzatılması yasaktır.

Buna göre Yud-Hey’e olan korku ve sevgiyi ile Vav-Hey’e olan Tora ve Mitzva’yı kapsayan HaVaYaH’ın anlamını açıklayabiliriz. Bunları birer birer açıklayacağız.

1) Korku. Kişinin yaratıcısına çok az memnuniyet getirecek diye korkması gerektiği anlamına gelir. “Zohar Kitabı’na Giriş” (Madde 201)’te yazıldığı gibi: “Hem ilk korku hem de ikinci korku onun kendi faydası için değildir, yalnızca yaratıcısına getirdiği memnuniyeti azaltacağı korkusudur”.

Korku ilk Mitzva’dır, çünkü kişi korkuyla ödüllendirilmeden önce sapkınlığa girmeyeceğine tam bir inançla gerçekten inanması imkânsızdır. “Zohar Kitabı’na Giriş” (Madde 138)’de şöyle yazılmıştır: “Yaratılmışların ifşa edilen kötülüğü Yaradan’dan alamaması bir yasadır, çünkü bu, yaratılmışların O’nu kötülük yapan olarak algılaması için Yaradan’ın ihtişamındaki bir kusurdur. Bu nedenle kişi kendini kötü hissettiğinde Yaradan’ın rehberliğini reddedişi ile aynı ölçüde ona uzanır ve üstün Operatör ondan gizlenir”.

Yine de bir kişi ihsan etmek için üzerine düşen tüm çalışmaları yaptığında o zaman Kelim zevk ve haz almaya uygundur. O zaman ona inanç vardır, çünkü bu koşulda iyi ve iyilik yapan olarak Yaradan’a ulaşır. Sulam (Merdiven) Tefsiri’nde yazıldığı gibi: “Dolayısıyla hâlâ O’nun lütfunu tamamen almaya layık olmamamız şaşırtıcı değildir. Bu nedenle O’nun iyi ve kötü yönlendirmesi bizim için reçete edilmiştir.” Bu, kalıcı bir inançla ödüllendirilebileceğimiz inancın köküdür.

2) Sevgi. Korku aracılığıyla zevk ve haz ile ödüllendirildiği için sevgi açığa çıkar. Sevgide de “On Sefirot’un Çalışılmasına Giriş”te yazıldığı gibi koşullu ve koşulsuz sevgi arasında ayrım yapmalıyız,

3) Tora. Bu korkudan uzanır, çünkü tam olarak korku aracılığıyla ihsan etme arzusu elde edebiliriz. Bilgelerimizin söylediği gibi: “Onun içindeki ışık kişiyi ıslah eder”. Bu nedenle özellikle Tora aracılığıyla Yaradan’ına memnuniyet verememe korkusuna ve telaşına gelebiliriz.

Bu yüzden Tora korkunun ifşası aracılığıyladır. Yani kişi bilgi uğruna değil, hakikat yolunda gerçek anlamda Tora’yı öğreniyorsa Tora’daki niyeti korkuya ulaşmaktır. Bu nedenle çalışmanın sırası aşağıdan yukarıya doğrudur. HaVaYaH’ın Vav’ı olan Tora ilk sırada gelir, çünkü onun sayesinde kişi daha sonra korkuya ulaşır.

Bununla birlikte Tora’yı cennetin korkusuna ulaşmak için değil, farklı bir amaç için öğrenmek Tora olarak değil, bilgi olarak kabul edilir. Bilgelerimizin söylediği gibi (Midraş Rabbah, Eicha Rabatti 2:17): “Eğer bir kişi size: ‘Milletlerde bilgelik var.’ derse ona inanınız, ‘Milletlerde Tora var.’ derse inanmayınız”, çünkü Tora cennetin korkusuna ulaşmak için öğrenenlere aittir.

4) Mitzva. Bu HaVaYaH’ın Hey’idir ve HaVaYaH’ın ilk Hey’i olan sevgiden uzanır. Bu nedenle Mitzvot Kral’ın emirlerini yerine getirmenin hazzı ve sevgisiyle yerine getirilmelidir. Burada da aşağıdan yukarıya doğru öğreniriz, yani Kral’ın Mitzvot’unu sevgiyle yerine getirmek için çabalayan bir kişi ile Yaradan’ın İsrail’e olan sevgisini ifşa ettiği yer olan yukarıda bir uyanışa sebep olan aşağıdan bir uyanışla… Yazıldığı gibi: “Bizi sevdin ve bizi istedin”.

Tora vasıtasıyla korku açığa çıkar ve Mitzva vasıtasıyla sevgi açığa çıkar. Bu, bir kişinin çalışmaya sırayla aşağıdan yukarı doğru başlaması gerektiği anlamına gelir: 1) HaVaYaH’ın ilk Hey’i olan ilk Mitzva, 2) Sonra HaVaYaH’ın Vav’ı olan Tora, 3) Sonra da HaVaYaH’ın ilk Hey’i olan sevgi, 4) Ve sonra HaVaYaH’ın Yud’u olan korku.

Fakat yukarıdan gelen ihsan etme sırasında ilk olarak korku açığa çıkar, sonra sevgi, sonra kişi sevgiye ulaşır ve sonra Tora’ya ulaşır, sonra da Mitzva’ya ulaşır.

Ancak ruhların HaVaYaH ismine dahil edilmesi konusu özellikle son Hey’dedir. Kutsal ARİ’nin söylediği gibi Adam HaRişon’un ruhu BYA’nın içselliğindendir ve BYA “Atzilut’un tamamının son Hey’i” olarak adlandırılan Atzilut’un Malhut’undan meydana gelmiştir. Bu nedenle Malhut, içinde tüm ruhları barındırdığından “İsrail Birliği” olarak adlandırılır.

Ve bu nedenle kişinin çalışması Malhut’a aittir. Yani Tora ve Mitzvot’a uyarak Yaradan ve O’nun Şehina’sının (Kutsallık) birleşmesine neden olurlar. Çünkü Malhut “üstteki bolluk için bir alma kabı” olarak adlandırılır ve Yaradan “veren” olarak adlandırılır. Bu nedenle burada “form eşitliği” olarak adlandırılan birleşme yoktur. Ancak burada, yani aşağıdaki ihsan etme eylemleri ile meşgul olduğumuzda her biri kişinin ruhunun kökünde form eşitliğine neden olur ve buna “birleşme”, ‘’verici olan Yaradan gibi’’ denir.

Zohar’da (Nasso, Madde 29) yazıldığı gibi: “Hey harfi nesnelerin onaylanmasıdır”. Konunun anlamı “Nesneleri yanınıza alın ve Yaradan’a dönün” dür. Kuşkusuz bir kişi günah işlediğinde Hey’in Vav’dan uzaklaşmasına sebep olur, çünkü Vav olan Ben Yud-Hey, Yud-Hey-Vav’ı içerir ve Hey harfinden ayrılır. Bu nedenle Tapınak yıkılmıştır ve İsrail oradan azledilip milletler arasında sürgün edilmiştir. Ve bu nedenle tövbe eden biri Hey’in Vav harfine dönmesine neden olur ve kefaret buna bağlıdır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,286