e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

25- Kalpten Gelen Şeyler

Kalpten gelen şeyler, kalpte yer edinmiştir. Peki, o zaman, kalpte yer edinmiş olmasına rağmen insan bu dereceden hala nasıl düşer?

İnsan, Kabala’nın sözlerini; hocasından duyunca hemen hemfikir olur, kendince hocasının söylediklerini yapmak, kalbi ve ruhuyla yerine getirmek için çalışır. Sonra dünyaya tekrar geldiği zaman görür ki dünyada var olan çeşit çeşit arzuları istemekte, aklı, kendisi ve kalbi çoğunlukla arzusuna boyun eğmekte.

Dünyanın halini değerlendirebilecek güce sahip olamadığı için onu boyunduruk altına alırlar. Onların arzuları içerisinde oynaşır ve mezbahaneye giden bir koyun gibi sürüklenirler. Özgür bir seçimi yoktur; düşündükleri, istedikleri ve can attığı her şey çoğunluğun talepleridir. Ondan sonra onların bu yabancı, iğrenç arzularını seçmeye başlar; bunlar Kabalanın ruhuna aykırıdır. Bu haldeyken de çoğunluğa asla baş kaldırılamaz.

Bunun yerine kişinin yapabileceği tek şey vardır: Hocasına ve kitaplarına sıkı sıkı tutunmak. Buna kitapların ağzından ve yazarların ağzından denir. Ancak kişi bunlara sıkı sıkı sarılarak aklını daha iyiye doğru değiştirir. Zeki tartışmalar fikirlerini değiştirmeye yetmez. Tek çare bütünleşmektir, bu insanı değiştiren mucizevî şifadır.

İnsan sadece kutsallığın içerisindeyken kendisi ile tartışabilir ve zekice polemiklere girip sürekli aklını Yaradan’ın yolunda olması gerektiğine yöneltebilir. Ancak, insan bilmelidir ki, erdemli ve içindeki kötü eğilimi (sitra ahra) aklıyla yenebildiğini bilse bile insan bunun hiçbir değeri olmadığını aklında bulundurmalıdır.

Arzuları yenebilecek hiçbir silah yoktur, tüm kavramlar bahsedilen bütünleşmenin (Dvekut’un) sonucudur. Diğer bir deyişle, binasını üzerine diktiği altyapı hep Yaradan yolunda gitmesi gerektiğini söyler ve bunun temeli ise, hocasıyla olan bağından kaynaklıdır. Dolayısıyla temeli olmazsa tüm kavramlar güçsüz kalır ve hiçbir dayanağı olmaz.

Son olarak insan kendi aklına güvenmemeli kitaplara ve yazarlara tutunmalı, çünkü kişiye sadece bunlar yardım edebilir, zekâ ve akılda hayat yoktur.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,267