e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Zohar > BaHar (Sina Dağı’nda)

BaHar (Sina Dağı’nda)

BaHar (Sina Dağı’nda)

Bütün Gece Sunağın Üzerindeki Çırada Yükselen

1) ‘Ve Efendi Sina Dağı’nda, Musa’ya konuştu, dedi ki: Konuş…’ ‘Bu yakılarak sunulanın yasasıdır.’ İsrail meclisinde, bu ayeti öne süreriz, o, Kutsal Kral’a tam bir Zivug’da yükselir ve katılır.

2) ‘Bütün gece, sunağın üzerindeki çırada yükselen, budur.’ Gece geldiğinde ve kapılar kapandığında, dünyada düşük Dinim (yargılar) uyanır. Ve eşekler ve kısraklar ve köpekler yürür ve dolaşır. İlk vardiyada bir eşek anırır, köpekler ve kısraklar dolaşmaz ve yürümez ama insanları etkilemek için kullanılırlar. Onun kısrağına binen Balaam da öyleydi. O zaman, dünyadaki bütün insanlar uyur ve dışarıda bulunan alt sunak, yani Malhut, Dinim’le doluyken yanar.

3) Gece yarısı kuzey rüzgârı uyanır ve aşağıdaki sunağın, Malhut’un ateşinin alevi çıkar. Sonra kapılar açılır ve düşük Dinim, Dinim de Nukva, deliklerinde toplanır ve alev yürür ve dolaşır ve Cennet Bahçesi’nin kapıları açılır. Sonunda alev, dünyanın bir kaç yerine ulaşır ve bölünür ve horozun kanatlarının altına girer ve çağırır.

4) O zaman, Yaradan erdemliler arasındadır ve İsrail meclisi sabah olana kadar Yaradan’ı över. Sabah olduğunda, biri, diğeriyle birmiş gibi anlatırlar. Üçüncü vardiyada, bir kadın kocasıyla konuşur ve kocasında dinlenir. Şöyle yazar, ‘Bütün gece sunağın üzerindeki çırada’. Bütün gece boyunca, sabaha kadar Dinim’inde yanar, çünkü sabahları Dinim ve alevler sessizdir. Sonra dünyada, İbrahim yani Hesed uyanır ve bu, herkes için memnuniyet vericidir.

Daha sonra, Efendi için toprakların bir Şabat’ı Olacak

5) İsrail topraklara girdiğinde, orada düşük Dinim, yani Dinim de Nukva yoktu ve İsrail meclisi -Malhut- Cherubim’in kanatları altında olmaktan hoşnuttu. Daha sonra, her şeyden memnun kaldı, zira İsrail kurbanı alacakaranlıkta sunana, Dinim ayrılana ve kurban sunakta yanana kadar uyumadı. O zaman her şeyden memnun kaldı ve kocasının içinde yalnızca bir kadın vardı, şöyle yazıldığı gibi, ‘O zaman toprakların bir Şabat’ı olacak’ yani dinlenecek, Dinim olmadan, ‘O zaman Efendi için, toprağın bir Şabat’ı olacak’, hiçbir Dinim olmaksızın.

6) ‘Yahudi bir köle alırsanız, o köle 6 yıl çalışacaktır’. Bu böyledir, çünkü İsrail’deki sünnet olmuş herkesin içinde, kutsal bir Reşimo (damga, mühür) vardır ve bir Şimita (toprak ekiminden 7 yılda bir kez kaçınma) süresince dinlenir, çünkü onun olan bu Şimita, yani Malhut içinde dinlenir. Buna, ‘yeryüzünün Şabat’ı’ denir ve içindeki Klipot’tan kesinlikle özgürdür, Dinim’den muaftır. Şabat herkes için dinlendiğinden, Şimita herkes için dinlenir, ruh için dinlenir ve beden için dinlenir. Bu yüzden, şöyle yazılmıştır, ‘Altı yıl çalışacak ve yedincide serbest bırakılacak’.

7) Hey, yukarının ve aşağının geri kalanıdır. Bu yüzden, üst Hey de HaVaYah, Bina ve alt Hey de HaVaYaH, Malhut vardır. Yukarıdaki Hey, yukarıdakinin ve aşağıdaki Hey aşağıdakinin geri kalanıdır. Yukarıdaki Hey 7 kez, 7 yıl, Bina’nın 49 kapısıdır ve aşağıdaki Hey yalnızca 7 yıldır. Aşağıdakine Şimita denir ve yukarıdakine ‘Jübile’ (50. yıl dönümü) denir. Hohma’nın aydınlatmasının Mohin’i, dinlenme getirir ve aşağıdakinden yukarıya aydınlatma da dinlenir. Hohma’nın ifşasının kaynağı, üstteki Hey de HaVaYaH’ta, Bina’dadır. Ancak oradan aşağıda olana hiçbir şey uzanmaz ama yalnızca Malhut ondan alır.

Cennet Krallığı’nın Yükü

8) Bir şeyleri düşündüğünüzde, hepsi birdir. Jübile’nin Mohin’i, Bina, Şimita’da, Malhut’ta parlar. Bu yüzden şöyle yazılmıştır, ‘O zaman toprağın bir Şabat’ı olacak’, zira yeryüzü dinlendiğinde, köleler dinlenmelidir. Bu sebeple, ‘Ve hiçbir karşılığı olmaksızın, yedincide serbest bırakılacak’. Hiçbir, kişi efendisine hiçbir şey vermeden anlamına gelir.

9) Şöyle yazılmıştır, ‘Mısır’da, hiçbir karşılığı olmadan yediğimiz balığı hatırlıyoruz’. Hiçbir, kutsamaksızın anlamına gelir, çünkü Mısır’da, üzerimizde hiçbir yük yoktu. Köleler, yukarıdaki Malhut’un (krallık) yükünden muaftır, dolayısıyla Mitzvot’tan (emirler) muaftır. Cennet Krallığı’nın yükü, onunla çalışmak ve ondan dünyaya fayda sağlamak için, boyundurukla (İbranice’de Ol, hem ‘yük’ hem ‘boyunduruk’ anlamına gelir) koşulan, kullanılan öküz gibidir. Ama boyunduruğu kabul etmezse, bir şey yapamaz. Benzer şekilde adam, ilk önce Cennet Krallığı’nın yükünü üstlenmelidir ve o zaman çalışır, gerekli olan her şeyde çalışır. Bu yükle başlamayı kabul etmiyorsa, çalışamaz.

10) ‘Efendi’ye korkuyla hizmet edin’. Şöyle yazılmıştır, ‘Efendi’nin korkusu, bilgeliğin başlangıcıdır’. Malhut’a, ‘korku’ dendiğinden, bu Cennet’in Krallığı’dır. Bu yüzden, bu, Cennet Krallığı’nın yüküdür ve bu yüzden her şeyin başlangıcı, budur. Malhut, aşağıdan yukarıya birinci Sefira’dır. İlk olarak, Tefillin eli yani Malhut yerleştirilir ve daha sonra Tefillin başı, ZA yerleştirilir. Bu böyledir, çünkü Malhut’ta kişi, kutsallığın geri kalanına girer. Ve kişi, eğer buna sahip değilse, içinde yukarıdan bir kutsallık yoktur, şöyle yazıldığı gibi, ‘Bununla Aaron, kutsal yere gelir’.

11) Bu yük, başka birine bağlı olan kişide yoktur, bu nedenle efendilerine bağlı olduklarından köleler, Cennet Krallığı’nın yükünden muaftır. Ve eğer bu yükten muaflarsa, o zaman Mitzvot’un geri kalanından da muaftırlar, zira Mitzvot’un geri kalanı, bu yükü olmadan önce kişiye uygulanmaz. Bu sebeple, Mısır’da İsrail, boşuna yiyordu. Benzer şekilde, burada hiçbir şey için serbest bırakılacaktır, çünkü köledir ve yaptığı her şey Cennet Krallığı’nın yükü olmaksızın boşunadır, hiçbir şey içindir. Ve eylemleri boşuna olmasına, bir şey için olmamasına rağmen, serbest bırakılacak ve dinlenecektir.

12) Ve kişi özgür olup dinlendikten sonra, ona özgürlüğünü veren yerden, yedinci yıldan, Malhut’tan bir yük üzerine yerleştirilir. Ve eğer kişi serbest bırakılmayı reddederse, şöyle yazıldığı gibi, ‘Ancak hizmetkar açıkça, ‘Efendimi seviyorum’ diyecektir, bu kesinlikle Malhut’taki bir kusurdur, çünkü yukarıdaki Malhut’u terk etmiş ve efendisinin yükünü üstlenmiştir. Bu yüzden şöyle yazılmıştır, ‘O zaman efendisi, onu Tanrı’ya getirecek ve onu kapıya getirecektir’. ‘O zaman efendisi onu Tanrı’ya getirecektir’, kişinin lekelediği, aynı yer, Malhut anlamına gelir.

13) ‘Ve onu kapıya ya da kapı direğine getirecektir’, zira Malhut, ZA ile ödüllendirilmiş olan kapı, yukarı doğru açıldığı için buna Mezuzah (kapı direği) denir. Ve kişi Malhut’u lekelemeye niyetlendiğinden, bu kusur bedeninde kalır, şöyle yazıldığı gibi, ‘Ve efendisi, kulağını bizle, tığla delecek ve o da efendisine sonsuza kadar hizmet edecektir’, yani köle, Jübile yılına kadar (50 yıl) efendisinin ayakları altında kalacaktır.

Efendisi, Kulağını Delecek

14) Neden kulağını delecek? Çünkü işitmek, Malhut’a, Asiya’ya, yukarıda Bina olan yere göre değişir ve çünkü İsrail, Sina dağına yaklaştığında, Yaradan sevgisi kalplerindeydi ve duymak için yapmayı üstün tuttular, öncelediler. İşitmek önce gelir, daha sonra yapmak, çünkü işitmek Şimita’ya, Malhut’a bağlıdır. Bu nedenle, köle bu işitmeye zarar verdiğinden, işitmesi kusurlu oldu ve kusur onun içinde kaldı. Ve kusurlu olduğu yere çekmedikçe ve bundan önce kusurlu olmadıkça ve bu kusur içinde kalmadıkça, efendisine bir köle olmayacaktır. Bu yüzden şöyle yazılmıştır, ‘O zaman efendisi, onu Tanrı’ya getirir’, açıkça, Malhut’u işaret eder. Ve bu sebeple, ‘O zaman toprak, Efendi için, bir Şabat’a sahip olacak’, böylece kölelikle lekelenmeyecektir. Bu, burada işitmenin Bina ve yapmanın Malhut olduğu çoğu yerden farklıdır.

Şimita ve Yovel (Jübile)

15) ‘Altı yıl tarlanızı ekeceksiniz… Ama yedinci yıl, toprak için kutsal istirahatin Şabat’ı olacak, Efendi’ye bir Şabat olacak.’ ‘Ama yedincide, fakir insanlarınızın yiyebilmesi için, dinlenmeye ve nadasa (Şimita) bırakacaksınız.’ Fakirler, Malhut’a, Şimita’ya bağımlı oldukları için, bırakın da onlar yiyebilsinler. Fakirlere acıyan, merhamet eden kişi, İsrail meclisine kutsama, bereket getirdiği için, İsrail meclisine (fakir olan, ona bağımlı olduğundan) barış getirir, dünyaya kutsama, bereket katar ve sevinç ve erdeme, Malhut’a güç verir.

16) ‘Ama yedinci yıl, kutsal istirahatin Şabat’ı olacak.’ Bu Mitzva, (emir) yedinci yılda dinlenmek ve daha sonra yedincide dinlenmek ve daha sonra yedincide parayı bırakmak ve daha sonra saymaktır. ‘Yedi kez yedi yıl ve sana yılların, 49 yılın, yedi Şabat’ının günleri olacaktır.’ Yedincilerin hepsi ‘yedi’ olarak adlandırılan Kutsallıktan, Malhut’tandır, çünkü erdemli Yesod, Bina’ya yedincidir. Ayrıca, Bina aşağıdan yukarıya doğru yedinci olduğundan, içinde parlayan üst İma, Bina yüzünden Malhut, yedidir.

17) Yedi isim vardır: Alef-Bet-Gimel Yod-Tav-Tzadik, Kof-Reiş-Ayin Şin-Tet-Nun, Nun-Gimel-Dalet Yod-Khaf-Şhin, Bet-Tet-Reiş Tzadik-Tav-Gimel, Het-Kof-Bet Tet-Nun-Ayin, Yod-Gimel-Lamed Peh-Zayin-Kof, Şin-Kof-Vav Tzadik-Yod-Tav. Bunlar 49 harf içerir, harflerin ve kelimelerin toplamı 49’dur: 43 harf ve 7 kelime. Üst İma, Bina, ‘Ve özgürlüğü ilan et’ olarak yazılanda, 50. yıldır, çünkü üzerine Mohin’i alır, ‘topraklar’ denen alt Kutsallık, Malhut İsrail için, özgürlük, kurtuluş ve Şimita olacaktır. Onlarla ilgili şöyle söylenmiştir, ‘Tohumunuz yeryüzünün tozu gibi olacak’, yani Malhut.

18) Her Sefira, bu yedi ismin her biri, her isimde altı harf olan, HGT NHY’e karşılık gelen altı kanat içerir. Yaradan, yedi Sefirot’un her birindeki melekler için parlar. Onlar hakkında şöyle söylenir, ‘İkiyle yüzünü kapattı ve ikiyle ayaklarını kapattı ve ikiyle uçtu.’ Bina birdir ve alt Kutsallık yedidir ve yukarıdaki Bina, Yüksek Rahip her birini sayardı, serpiştirerek 10 Sefirot’u sayardı -bir Keter’dir, bir ve bir HB’dir, bir ve iki HG’dir, bir ve üç Tiferet, bir ve dört Netzah, bir ve beş Hod, bir ve altı Yesod ve bir ve yedi Malhut’tur.

19) Kutsallık arttığından kademeli olarak büyür, böylece her seferinde bir ekler. Yabancının tarafından, Sitra Ahra, su azalıyordu. Bu, alt Kutsallık, Malhut’un yedide olduğu yerdeydi, yazıldığı gibi, alt Kutsallık, sular çekilmeye başladığından ‘Ve gemi yedinci ayda dinlendi’. ‘Ayın 17. gününde’, ‘yedinci’ ve ‘onuncu’ olan Malhut anlamına gelir, çünkü Keter’den aşağı doğru saymaya başladığınızda, Malhut onuncu ve Hesed’den aşağı doğru, yedincidir.

20) 49 yıl içinde yükselir ve parlar. EKYEH ismi, Jübile’nin yılı olan Bina’dır. Bina’ya, EKYEH Asher EKYEH (Ben, benim) denir. Bu, Gematria’da 21 olan, iki kez EKYEH’dir, bundan dolayı 42’dir. Ve iki EKYEH’teki (İbranice) sekiz harfle, bu ellidir, burada Jübile yılını hesaplamak için Mitzva vardır. İçinde ruhunun tutulduğu dereceye dönmenin Mitzvası da vardır. Dönmenin anlamı, Jübile’de her birinin kendi yerine dönecek olmasıdır, yazıldığı gibi, ‘Jübile yılında’. ‘Ruh, Tanrı’ya dönecektir’, Bina’ya-Elokim’in noktalama işaretiyle HaVaYaH.

21) Şimita, yedi yıldan aşağı Kutsallıktır. Jübile, elli yıl için üst İma, Bina’dır ve Mısır’dan çıktıklarında, İsrail’in referans alındığı yerdir. O zaman Tora’ları vardı ve haklarında, ‘Ve İsrail’in çocukları silahlandılar’ dendi. 50 kapı, Bina vasıtasıyla getirildiklerinde, Mısır’dan çıkışta oldukları gibi elli, Bina’dır.

22) Aşağı Kutsallık, duvarla çevrili şehirlerin evlerinin kurtuluşudur. İçinde şöyle yazar, ‘Ve bahçeli evlerin şehirlerinin evleri (duvarla çevrili olmayan şehirler).’ Kalpte Malhut’a karşılık gelen iki ev vardır. Tora’ya bağlanırlarsa, Mısır’dan çıktıklarında ve suların, sağlarına ve sollarına bir duvar olduğu zaman söylenen, onlar, ‘duvarla çevrili şehirlerin evleri’ olarak adlandırılırlar. Ama Tora’ya bağlanmamış olan diğerlerine, ‘bahçeli evler’ denir, çünkü Malhut’un içine, ‘duvarla çevrili evler’ ve Malhut’un dışına, ‘bahçeli evler’ denir.

23) Dolayısıyla bahçeler hakkında şöyle söylendiğini keşfettik, ‘Ve Kral’ın evinin iç avlusunda, Kral’ın evinin karşısında durdu.’ Ve genel olarak Megilla’da (Esther’in Kitabı) Kral’a atıfta bulunduğu her yerde, bu Yaradan’dır. ‘Durmak’, ayakta durmak anlamına gelmez, dua etmek anlamına gelir. ‘Kral’ın evine karşı’, tapınağın zıttı olmak için, Bütün İsrail’in dualarını etmesi gereken yer, tapınağın tam tersi anlamına gelir. Bu nedenle, Tanrı’nın evinde, iç ve dış olmak üzere iki bahçe vardır.

24) İki bahçe, kalbin dışsallığı, Malhut’un dışsallığı ve kalbin iki kulağıdır. İki içsel ev, kalbin iki evi, Malhut’un içselliğidir. Ve ikisi, içsel ev ve ikisi dışsal evdir. Kefaret, kurtarılış hepsi içindir, kalbine, Kutsallığa yakın olanlar ve daha yakına gelen uzaktakiler içindir, şöyle yazıldığı gibi, ‘Barış, barış, ona uzak ve ona yakındır. Günah nedeniyle ‘Ona uzaktır’, Mitzva (emir/iyi iş) yüzünden ‘Ve ona yakındır’.

Jübile’de Şofar’ı (borazan) Üflemek

25) Kurtarılış zamanı, Jübile’de, Mitzva için Şofar’ı üfleme zamanıdır, yazıldığı gibi, ‘Dağlarda bir bayrak yükseldiğinde, göreceksiniz ve borazan üflendiğinde, duyacaksınız’. Jübine’nin Şofar’ının üflenmesi gibi, son kurtarılışta bütün hizmetkarlar, özgürlüğe çıktıklarında, Şofar’ın üflenmesiyle, bütün İsrail yani Jübile’ye kadar köle olanlar, kurtarılış zamanında dünyanın dört bir yanından toplanacaklardır. Bu böyledir, çünkü Tora’ya bağlananların arasında, ödül kazanmak için çalışanlar vardır. Onlara, ‘Kral’ın ve Kraliçe’nin köleleri’ denir’. Ama Kutsal Kral’ın oğulları için olduğu gibi, şöyle yazılmıştır, ‘Ve sizi nasıl da kartalların kanatlarına bindirdim ve Bana getirdim’ Merkava’nın (iki tekerlekli araba/meclis) hayvanlarının kanatları üzerinde.

26) Bunu takip eden Mitzva, Şabat için Levililer şehirlerini vermektir. Çünkü buzağının günahına onlar katılmadılar, Yaradan, O’nunla, kendisiyle ilişkili olarak onları ayırdı, böylece rahipler çalışmalarında, Levililer şarkılarında ve ilahilerinde ve İsrail ikametgahlarında, O’nun için her tür melodiyi çalarlar.

Yaradan’la, O’nun Kutsallığını Birleştirmek

31) Seminerlerin başları, Yaradan’a bir fedakârlık sunana kadar O’ndan ayrılmayacağınıza yemin ederler, yani Kral’ın her organında, O’nun her Sefirot’unda, bütün organlarda erkek ve dişinin tam bağında O’nun yanına çekilir. Bunlar, Roş (baş, kafa), Hohma olan Eynaim’deki Eynaim (gözlere), Bina olan Awznaim’deki Awznaim (kulaklar), Tiferet olan Hotem’deki Hotem (burun), HG olan Panim be Panim (yüz yüze) ve Malhut olan Peh be Peh’dir (ağızdan ağıza).

Örneğin, ‘Ve ağzını, ağzının üstüne ve gözlerini gözlerinin üstüne koy’, çünkü bununla çocuğu yeniden canlandırır. Benzer şekilde, Kral’ın elleriyle Kraliçe’nin elleri, VAK’taki Hesed ve Gevura’dır, Guf’taki Guf, Tiferet de VAK’tır ve bütün organları tam bir fedakârlık, kurbandır.

32) Kadınsız erkek, bir Guf’un yarısıdır, Kutsallık orada bulunmaz. Benzer şekilde, Yaradan, Kutsallığın yanında ve İsrail’in tamamında -O’nun organları olan erdemli insanlar- olmadığında, o zaman, sebeplerin sebebi, Keter, orada bulunmaz. Bu, sanki Yaradan bir değilmiş gibidir, zira Kutsallıkla birleşmemiştir.

Kutsallıkla Zivug’da olmadığı sürece, Yaradan’a ‘Bir’ denmediği için dışarıda, Kutsallık, Kocası’ndan uzakta olduğunda, dışarıda yaşayanların tamamının, bir Tanrı olmadan, bir gibi olduğunu söylediler. Bu böyledir, çünkü dışarıda Yaradan ve Kutsallığın Zivug’u olan kurban yoktur ve Yaradan, Kutsallığa katıldığında, ‘O gün, Efendi bir olacak ve O’nun adı Bir olacak’ sözleri gerçekleşecektir. O zaman sebeplerin sebebi, Keter, üzerlerinde olacaktır.

33) Patrikler, kurbanların yerine Yaradan’a ve O’nun Kutsallığı’na, Guf’a organ olarak, Nefaşot (Nefeş’in çoğulu), Ruchot (Ruah’ın çoğulu) ve akıl olan Neşamot’u (Neşama’nın çoğulu) getirmek için dualar kurdular. Ancak tahtın yani Beria’nın yanından melekler -Yetzira- ve Kral’ın ve Kraliçe’nin dışındaki bedenler ve organlarda, orada kurban yoktur.

Bu nedenle, taht, ‘Efendi’nin tahtının üzerindeki el’ olarak, ‘taht’ (İbranice) sözcüğünde eksik olan Alef ile söylenmiştir, ama tapınakta, ‘taht’, Alef ile yazılır, ‘Başlangıçtan beri yüksekte olan ihtişamın tahtı, mabedimizin yeri!’ şeklinde söylendiği gibi. Bu nedenle, Alef tahtta eksiktir, çünkü melekler olan organlar ve Beria’daki taht, Guf’tan (beden), Yaradan’dan ayrıdır. O içeride, Atzilut’tadır ve onlar dışarıdadırlar. Bu yüzden, şöyle yazılmıştır, ‘Bak, onların cesur olanları, dışarıda ağlıyorlar’, Yaradan’ın dışında.

34) Sen istersen, bizi, ilk olanların kurduğu duayı korumak için, Tapınağa geri getirirsin. Tanrımız ve babalarımızın Tanrısı, Sen istersen bizi topraklarımıza sevinçle getirir ve Senin önünde daima sırayla görevlerimizi, her biri kendi sırasında -biri gündüz ve diğeri alacaranlık- ve takviyeleri olmaları gerektiği gibi yerine getireceğimiz sınırlarımıza bizi dikersin. Bu böyledir, çünkü şimdi İsrail topraklarının dışında, içlerinde yakınlaşma ve birleşme olmadığı için, taht olan Beria’nın ve melekler olan Yetzira’nın bedenleri gibi kurban yoktur.

O’nun oluşunun açısından Yaradan ve O’nun Kutsallığı arasında fark ya da ayrılık yoktur. Daha ziyade Kutsallık, O’nun lütfunun ve kutsallığının birliğidir ve ona, Kutsallık yalnızca tahtta ve Beria’nın meleklerinde kıyafetlendiğinde ve maddeleştiğinde ‘beden’ denir, ki bu, onlara göre, temelde ve aşağı Guf’ta kıyafetlenmiş bir ruh gibidir. Bu sebeple, Kutsallık, Tapınağın ve tahtının yani Atzilut’un dışındayken, görünüşte tahtında ve Beria ve Yetzira’nın meleklerinde kıyafetlendiğinde, sanki O’nunla bir değilmiş gibidir.

35) Beria’nın üst tahtı yani Tiferet de Beria, Guf’tur ve Yaradan’ın Malbuş’u (kıyafet), yani Tiferet de Atzilut ve Yetzira’daki melekler, O’na bağımlıdırlar. Onlar Guf’tan, Tiferet de Beria’dan, erkeklerden sarkan organlardır. Ve bundan, Tiferet de Beria’dan çıkan, türeyen ruhlar, erkektir. Öbür taht, Malhut de Beria, Kutsallığın Guf’udur, Malhut de Atzilut’tur. Ona bağlı olan bütün ruhlar, dişidir ve Yetzira’daki diğer tahtlara bağlı olan melekler, dişidir. Ayrıca, onların yakınlığı yani bu erkek ve kadınların birleşmeleri, Yaradan’da ve Kutsallığındadır. Yaradan, Kutsallığı ile birleştiğinde, onlar da birleşir.

36) Yaradan’ın ve O’nun Kutsallığı’nın birleşimi, böyledir. Onlar, taht ve melekler için ruhlar olsalar da, size göre öyledir, Ein Sof (sonsuzluk): Guf ve kıyafet. Onları birleştiren ve bir araya getiren kişi, sensin ve bu sebeple, onlarla kıyafetlendiğinde İnancın bizim tarafımızdan kabul edilir. Ve bir Guf olabileceğin Senin üzerinde ruh yoktur, çünkü Sen ruhlar için bir ruhsun ve Sen’in üzerinde bir ruh yoktur ve Sen’in üzerinde bir Tanrı yoktur. Sen her şeyin dışında ve her şeyin içindesin, her tarafta, her şeyin üstünde, her şeyin altında ve yukarıda, aşağıda ya da herhangi bir tarafta ve her şeyin geldiği ve her şeyin bağlı olduğu on Sefirot içinde, başka bir Tanrı yoktur. Sen, uzunluğu ve genişliği, yukarısı ve aşağısı ile her Sefira’dasın, her Sefira’nın arasında ve her bir Sefira’nın derinliğindesin.

37) Ve sizler, Yaradan ve O’nun Kutsallığı’nı, onlardaki her bir Sefira’daki Tiferet ve Malhut’u ve kemikler, deri ve et gibi onlardan sarkan ışıkların bütün dallarını yani bedenden, Tiferet’ten sarkan HB TM’yi bir araya getiren ve birleştirensiniz. Ve ne bedene ne de organa -Sefirot- sahip değilsiniz ve Nukva’nız yoktur. Daha doğrusu, diğeri olmadan, birdir. Kutsallığı, onun Atzilut’u olan bütün derecelerde Yaradan’a yaklaştırma isteğiniz olabilir. Onlar, erdemlilerin ruhlarıdır, on Sefirot derecesinde olanlardır: İsrail’in başkanları-Keter; bilge-Hohma (bilgelik); zekâ-Bina (zekâ); merhamet- Hesed (merhamet); güçlü-Gevura (güç); gerçeğin adamları-Tiferet; peygamberler-Netzah ve Hod; erdemli-Yesod ve krallar-Malhut. Bunların hepsi On Sefirot de Atzilut’tur ve başkaları vardır- Beria’nın On Sefirot’undan.

38) Kutsallık, bir sunudur, kurbandır, kutsama içi sürülen yağdır. Sağda, büyük ışığı aydınlatmak için yağdır ve kutsal merhem için olan yağ, soldadır. Bu konuda şöyle söylenir, ‘Ve siz Levilileri kutsayacaksınız’, Gevura’yı. Dövülmüş yağ, erdemlinin tarafından, Yesod’dan, orta çizgiden, zeytin yeşili olan organların ezilmiş parçalarından, gök mavisi olan, Gevura’ya, Malhut’a fitile, yağı aşağı getirmek için ezer, çünkü o korkudur. Ve Levililer Gevura’dır, Tapınağın koruyucuları.

39) Levililerin 24 muhafızı, Tapınaktaki Levililerin hizmetinin Mitzva’sı olan, Tapınaktan korkma Mitzva’sı sebebiyle, Senin huzurunda söyledikleri şarkılar ve ilahilerde içlerindeki Kutsallığı yükseltirler, buna Yaradan’a ‘şarkı ve ilahi söylemek’ denir. Şarkı ve ilahi söyleyen 24 muhafız, HaVaYaH’ın sayısında olduğu gibi 26’dir ve daha sonraki Mitzva, Yaradan’a ebedi tütsü’nün Mitzva’sıdır. Ayrıca tütsü, adaktır.

40) Kurbanı soydu ve parçalara ayırdı, yanı sıra organları ve bütün gece sunakta sindirilen yağı da. Onlar, bedenin organları ve fedakârlık eden adamın ruhu için kefarettir, böylece cehennemde yanmayacak ve ölüm meleğine verilmeyecektir. Ve kuzeydeki kötü eğilimdeki bir kişinin günahları yüzünden, bununla ilgili şöyle söylenir, ‘Ama kuzeydekini, sizden uzağa taşıyacağım’, böylece kuzeyli olandan onu korumak için katliamı kuzeydedir.

41) Kurbanlarda, bu, peygamberlerle daha fazladır: ismi Tora, HaVaYaH olmasına ve kehanetle ilgili, ‘Efendi’nin ruhu onlara rehberlik edecektir’ denmesine rağmen, yine de Tora’ya bağlananların hepsi ve peygamberlerin hepsi eşit değildir. ‘Kıyafet’ denen Yetzira dünyasında, kehaneti, Kral’ın kıyafetlerinde olan peygamberler vardır. Benzer şekilde, sözel Tora’da Yetzira’da, Kral’ın kıyafetlerinde, bazı şüpheli ve belirsiz olanlar vardır.

42) Guf adı verilen Beria dünyasının derecelerinde, Kral’ın Guf’unun organları ile kehanetlerinde daha yukarı yükselen başka peygamberler vardır. Onlar hakkında şöyle denir, ‘Ve göreceğim’, ‘Ve gördüm’, çünkü kehanet görüştedir, gözlerde, Hohma’dadır (bilgelik). Ve ayrıca ‘Efendimiz, Seninle ilgili haberi duydum ve korkuyorum’, duymaktır, Bina’dır. Ezekiel’in gözlemi ve kehaneti, gözlerden gelir. Habakkuk’un duymak vasıtasıyla, kulaklardandır. Bu sebeple, Ezekiel zihnin gözü ile görerek, Habakkuk duyarak, Merkava’nın (araba/meclis) tüm görünümünü anladı, zira ‘Efendimiz, Seninle ilgili haberi duydum ve korkuyorum’ dedi.

Ve ağızda, Malhut’ta kehanet vardır, yazıldığı gibi, ‘Ve ağzıma dokundu’. Diğer kehanet Hotem’in (burun) Ruah’ındandır, yazıldığı gibi, ‘Ve bir ruh içime girdi’. El ile, Gevura ile de kehanet vardır, yazıldığı gibi, ‘Ve kehanetlerin eli ile teşbih yapacağım’. Ve bütün bu dereceler, Beria dünyasındadır. Ama Atzilut dünyasında Kral’ın yaşamından daha derin başkaları vardır ve başkaları halen bundan daha derindir, Bina de Atzilut’tadır.

43) Dolayısıyla Tora’da birkaç derece vardır: Gerçeğe uygun, Asiya’dır, yorumlar, Beria’dır; Tora’nın sırları Atzilut’tur ve Atzilut’un yukarısı Yaradan’ın sırlarının sırrıdır. Öyleyse fedakârlık, kurban iledir. Bütün adaklar, kurbanlar Yaradan için olmasına rağmen, O, her şeyi alır ve kurbanları O’nun kamplarına ayırır. Bazıları niteliksiz kurbanlardır, köpeklere verir. Onları, ‘köpek’ olarak adlandırılan SAM’e ve kamplarına verir. Ateşin, bir köpeğin formunda sunağa inmesinin sebebi budur. Ve bazıları iblislere gider, bazıları hayvanlar ve bazıları hizmet eden melekler ve bazıları da insan gibidir. İşleri iblisler gibi olanlara, O, onların kurbanlarını iblislere uzatır.

44) İşleri melekler gibi olanlara, kurbanlarını melekler gibi uzatır, ‘ateşler’ olarak adlandırılan meleklere yazıldığı gibi, ‘Benim adağım, ateşle adaklarım için ekmeğim’. Kurbanları, hayvanlara bağlı değildir, zira hayvanların kurbanları cahilliğindir ve insanların kurbanları dualar ve iyi işlerdir, Tora’nın sırlarını ve onların içinde saklı olanların sırlarını bilen bilgelerin bir derecede olan öğrencilerinin adaklarına gelince, Yaradan bizzat, onların on Sefirot’u içeren, İlahi Kutsallığın, Tanrı’nın tam yasası olan kurbanlarını almak için aşağı iner.

45) Bilgelerimizin öğrencilerine gelince, onların kelimeleri kurbanlardan arta kalanlarını yiyorlarmış gibidir. Ve üstesinden gelenler vardır, bunların Tora’sı arta kalanları değil, kurbanları kendilerinin yemesidir. Ve başkaları vardır, bunların Tora’sı, kutsal şeyleri ve Kral için çeşitli yemekleri yemektir. Ve Yaradan, bütün kurbanların ve kurbanların yemeklerinin, Kutsallık’ta, O’nun evinde kurban edilmesini emreder. Bu, ‘Ama bırakın övünen, bununla övünsün’ ifadesini, yani ‘bu’ olarak adlandırılan Kutsalığı tutmak için, Kutsallık olan Tapınak’taki kurbanların sunulma Mitzva’sıdır.

46) Bu, Krallığın hizmetkarlarının ve bakanlarının ve kural koyucularının, ona birkaç hediye gönderdiği bir Kral gibidir. ‘O’nun krallığı bir uçtan diğer uca, her şeye hükmeder’ koşulunu muhafaza etmek için, ‘Bana bir hediye göndermek isteyen, bunu Kraliçe aracılığıyla gönderecek’ dedi. Bu, Kutsallığa, ‘Efendi’ye bir sunu’, ‘Efendi’ye bir kurban’, ‘Efendi’ye suçluluk’ denmesinin sebebidir. Hatta menstruasyondakilerin, çocuk taşıyıcılarının, cüzzamlıların ve belsoğukluğu olanların sunuları bile, her şey, Yaradan’ın ve O’nun Kutsallığı’nın önünde sunulmalıdır. Daha sonra, Kutsallık hepsine dağıtır, şöyle yazıldığı gibi, ‘Ve ev halkına av ve bakirelerine bir yasa verir’. Hatta hayvan yiyecekleri, hayvan yiyeceği olan arpa sunusu, adağı gibi. Ve ayrıca Kral’ın evindeki kölelerin ve bakirelerin ve hatta Klipot olan köpeklerin, eşeklerin ve develerin yiyeceklerini, her şeyi, ‘O’nun krallığı bir uçtan diğer uca, her şeye hükmeder’ koşulunu tutmak için dağıtır. Ve böylece, her şey bölündü, şöyle yazıldığı gibi, ”Ve ev halkına av ve bakirelerine bir yasa verir’.

47) Yaradan ZA’dır, HB olan KoH’un (Yod-Hey) oğludur, KoH’un oğlu Vav. ZA’nın, Yod-Hey-Vav’dan meydana geldiği ve onun tamlığının Hey, Malhut olduğu ortaya çıkar. O zaman HaVaYaH adı tamamlanır. Bundan dolayı, Malhut HaVaYaH’a yükselir, HaVaYaH’a bir adak, HaVaYaH için tamamlanıştır, çünkü O’na yakındır, bir adak ve O’nun mükemmelliğidir. Ayrıca ‘tamdır’ çünkü Yod-Hey-Vav, onun içinde Yod-Hey VaV-Hey’e tamamlanır.

48) Her şey HaVaYaH’a döner. Bu yüzden şöyle yazılmıştır, ‘Yalnızca Efendi’den başka, herhangi bir tanrıya kurban veren kişi, tamamen yok olacaktır’. Yönetimi, sunu ile Sitra Ahra’ya vermemesinin sebebi budur, zira diğer tanrılar ayrılmış dünyalardır ve yakınlıkları ve birleşimleri yoktur. Yaradan onları, O’nun adından ayırdı, karanlığı, ışıktan ayırdı ve ayırdığını Yaradan’a teklif eden kişi (İbranicede ‘daha yakına getirmek’ anlamına da gelebilirdi), menstruasyonun kirliliğini kocasına getiren kişi gibidir.

49) ‘Onların çıplaklığını ortaya çıkarma’, yakınlık anlamına gelir. Bütün ensestler, ‘Ulusların topraklarındaki bölünmüş adaları’ olduğu söylenen, bütün diğer tarafın puta tapmasıyla eşdeğerdir. Ayrıca şöyle yazılmıştır, ‘Dillerinden sonra, topraklarında, uluslarından sonra’. Ve şöyle yazılmıştır, ‘Çünkü orada Efendi, bütün dünyanın dilini karıştırdı ve Efendi oradan, onları her tarafa dağıttı’. Diğer taraflara bir kurban sunan herkesi, Yaradan, onu, O’nun adından ayırır ve O’nun adında hiçbir parçası kalmaz. Bu böyledir, çünkü Yaradan, İsrail’i bütün ulusların arasından seçmiştir, şöyle yazıldığı gibi, ‘Efendiniz, Tanrı’nız sizi seçti’ ve onlardan, onları kendine aldı, yazıldığı gibi, ‘Efendi’nin payı, O’nun insanlarıdır’.

50) Bu sebeple, O, onlara, O’nun adından Tora’yı verdi, şöyle yazıldığı gibi, ‘Bu sonsuza kadar Benim adımdır ve tüm nesillere bıraktığım anıdır’. Benim Adımla Yod-Hey, Gematria’da, 365’tir, Tora’daki 365 negatif Mitzvot’a (belirli eylemlerden kaçınma emirleri) karşılık gelir. Benim Adımla Vav-Hey, Gematria’da 248’tir, 248 pozitif Mitzvot’a (belirli eylemleri yerine getirme emirleri) karşılık gelir. Ve her bir Mitzva’da, İsrail’i O’nun Adı ile bağlar, böylece organlarının her biri, O’nun kaderinin ve payının bir parçası olacaktır.

51) İsrail, kendisini yürüyüşlerinde ve uyanık oldukları saatlerde Yaradan’a bağlamalıdır.

Ve ‘Yedinci Yılda Ne yiyeceğiz?’ Diye Sorarsanız

52) ‘Efendi’ye güven ve iyilik yap; topraklarda yaşa ve inancını büyüt.’ Kişi daima Efendisi ile dikkatli olmalı ve kalbinin yüce inanca bağlanmasına izin vermelidir, böylece Efendisi ile bütün olabilir. Efendisi ile bütün olduğunda, dünyadaki hiç kimse ona zarar veremez.

53) ‘Efendi’ye güven ve iyilik yap’ nedir? Aşağıdan uyandırılışta, yukarının eylemi uyanır. ‘Ve bunları yap’, görünüşte ‘Bunları yapacaksın’dır, çünkü aşağıda yaptığınız uyanışınızda yukarıda uyanış vardır. Bu yüzden şöyle yazılır, ‘Ve iyilik yap’. Ayrıca, erdemliden, Yesod de ZA’den başka iyilik yoktur, şöyle yazıldığı gibi, ‘Erdemli olanın iyi olduğunu söyle’. Zira bunu yaparsanız, bu iyilik yukarıyı kesinlikle uyandıracaktır. Ve sonra, ‘Topraklarda yaşa ve inancını büyüt’ ve hepsi birdir, zira toprak ve inanç, her ikisi de Malhut’tur.

54) ‘Toprakta yaşa’, üst topraktır, Malhut’tur, zira dünyada onunla yaşayan hiç kimse, o kadar, Yesod de ZA kadar iyi olmadıkça onu uyandıramaz. Bu yüzden Yesod olmadan Malhut, sert Dinim’le doludur. Adam onu, iyi işleriyle uyandırdığından, o yapmış gibi olur. Ve sonra ‘Toprakta yaşayın’, içinde yaşayın, Malhut’ta ve meyvelerini yiyin ve onunla oynayın. ‘Ve inancınızı büyütün, toprak, Malhut anlamına gelir, yazıldığı gibi, Malhut’taki, ‘Ve gecedeki inancınız’. ‘Ve inancınızı büyütün’, onu istediğiniz yere götürmek anlamına gelir.

55) Eğer onun karşıtı olan Yesod’u uyandırmazsanız, iyilik, Yesod ondan ayrılır. Ve o zaman ona yaklaşmayın, yanan fırına yaklaşmayın, çünkü Yesod olmadan o, bir fırın gibi Dinim’le (yargılar) doludur. Eğer ona yaklaşırsanız, ölümden korkan biri gibi korkmalısınız, çünkü o zaman o yanan bir ateştir ve alevleriyle dünyayı yakar. Ve onun karşıtı olan iyiliği uyandırdığı için, onunla yaşayın ve ondan korkmayacaksınız.

56) İnançlı olanlar, her gün arzularına göre Malhut’u yönlendirirler. Malhut, onların emirlerine uyar. İnançlı olanlar, sadaka vererek ve onların olandan kaçınmadan iyiliği, Yesod’u, onun karşıtını uyandıranlardır. Onlar bilirler ki, Yaradan daha fazlasını verecektir, zira Yesod, onun karşıtındaki lütfu, bereketi uyandırır. Ve kişi şöyle söylememelidir; ‘Eğer bunu şimdi verirsem, yarın ne yapacağım?’ Tersine, Yaradan kişiye sonsuz lütfunu verecektir.

Onları Sonsuza Kadar Köle Olarak Kullanabilirsiniz

57) Bu yüzden şöyle yazılmıştır, ‘Ve eğer ‘Yedinci yılda ne yiyeceğiz?’ diye sorarsanız’, şöyle yazılmıştır, ‘O zaman altıncı yılda kutsamamı senin üzerinde hüküm sürdüreceğim ve üç yıl için ürün verecek’. ‘Vermek’, Hey (İbranice) ile söylenmeliydi; Bir Hey olmadan ‘vermek’ nedir? Şimita ve istirahat onda geçerli olduğundan, Hey, Malhut vermekten uzaklaştırıldı, şöyle yazıldığı gibi, ‘Efendi’nin size verdiğini görün… altıncı günde’, Yesod, ‘İki günün ekmeği’. Benzer şekilde şöyle yazılmıştır, ‘O zaman altıncı yılda senin üzerinde kutsamamı hüküm sürdüreceğim’, Yesod’u, ‘Ve üç yıl için ürün verecek’.

62) ‘Efendi’ye güven ve iyilik yap; toprakta yaşa ve inancını büyüt’. Kendi başına iyilik yapan adama ne mutlu, zira, İsrail Meclisi’nde, Malhut’ta iyiliği, yani Yesod’u uyandırmıştır. Ve Tzedakah (erdemlilik/sadaka verme) ile uyandırmıştır, zira Tzedakah uyandırıldığında, İsrail meclisine doğru iyilik uyanır. Bu yüzden şöyle yazılmıştır, ‘Ama erdemlilik (Tzedakah) ölümden döner’, zira Tzedakah, hayat ağacıdır, ZA’dır ve ölüm ağacının üzerinden uyandırır ve ona tutunanı alır ve ölümden kurtarır. Hayat ağacının buna uyanmasına kim neden oldu? Bir adamın yaptığı Tzedakah’tır, hayat ağacında Malhut eşini, ortağını yarattı.

63) ‘Onları sonsuza dek, köle olarak kullanabilirsiniz’. Bu, Kenanlı bir köleyi esir etmek için bir Mitzva’dır (emir). Onlar, ensest olan Ham’ın tarafındandır, şöyle yazıldığı gibi; ‘Kenan lanetlenmiştir, o, erkek kardeşlerine hizmetçilerin hizmetçisi olacaktır’. ‘Hizmetçilerin hizmetçisi’, Jübile dünyası olan dünyanın hizmetkarlarının hizmetkarı anlamına gelir. Bu, Jübile’de dünyada özgür kalan, İsrail’den delinmiş bir köleye, köle olduğu ancak Jübile’de bile özgür olmayacağı anlamına gelir.

64) Bu, enkarnasyon şeklinde olmalı ve ışığı, karanlıktan önce hareket ettirmelidir. Bu, karanlıktan çıkan, Ham’ın tohumu olan İbrahim’in kölesinin, bir putperest olan Terah’tan çıkan İbrahim’in, onun efendisi olmak için yeterli olduğu anlamına gelir. Bu yüzden, lanetlenmiş olmaktan ve karanlıktan çıktı ve karanlıktan çıkan ışık olan Terah’tan çıkan İbrahim gibi de, Yaradan tarafından kutsanmış oldu. Ve ışıktan önce gelen karanlık, İbrahim’den çıkan İsmail’dir ve İshak’tan çıkan Esau’dur.

Enkarnasyon

65) Bir damla semenin onun olmayan bir yere karışmasına sebep olan, damlasını bir hizmetçi ile, bir hastalıkla, İsmail’in kızıyla, Klipa’nın kötülüğüyle ya da kötü ve karanlık olan yabancı tanrının kızıyla karıştıran kişi, damlası iyi ve ışık iken, iyiliği, kötülükle karıştırır ve ‘Ancak iyinin ve kötünün bilgisinin ağacından, bundan yemeyeceksiniz’ diyen efendisinin sözünü ihlal eder.

66) Yaradan bu insanı karıştırır, onu yaratır ve enkarnasyon vasıtasıyla cezalandırılmasını sağlar. Onu iyi ve kötüden oluşan bir bedene koyar. Eğer kişi tövbe eder ve Tora’ya bağlanırsa, kötüyü iyiden ayırır, çünkü kişi yasaklanan ve izin verilen, saf olmayan ve saf olan ve değerli ve bozuğa bağlanmıştır, bu, kötüyü iyiden ayırır. Bununla ilgili şöyle söylenmiştir; ‘O zaman Efendi, Tanrı insanı yarattı’. ‘Yarattı’ sözcüğü iki Yod ile yazılır (İbranice), insanda iki yaratılışın olduğunu işaret eder, iyilik için yaratılış ve kötülük için yaratılış. Tora ile kişi bunları ayırır ve Yaradan ona, her ikisi üzerinde egemen olan -iyi ve ışık olan bir sonraki dünya ve kötü ve karanlık olan bu dünya- O’ndan bir ruh verir, yazıldığı gibi, ‘Ve burun deliklerinden yaşam nefesini üfledi’.

67) Kişi, erdemler ve günahlarla yargılanır. Tek bir Mitzva’yı (iyi iş) yerine getiren ödülendirilir.

Orta olanın erdem ve günahları eşittir -yarısı altta erdemler ve yarısı altta günahlardır, yazıldığı gibi, ‘Talebiniz ne olursa olsun, bu yapılacaktır. Ve talebiniz nedir? Krallığın yarısı bile olsa verilecektir’. Eğer yarım bir krallık (Malhut), yarısı erdem olan varsa, o zaman, ‘Bu yapılacaktır’, soru ya da talep kabul edilir anlamına gelir.

Tam inançlı-bütün erdemleri yukarıda ve günahları aşağıdadır. Bütün erdemleri onun için, bir sonraki dünya için yukarıda muhafaza edilir ve bu dünyada onlardan bir şey almaz. Ve günahları, günahları için cezalar, bu dünyada aşağıdadır.

Tam günahkâr-günahları yukarıda ve erdemleri aşağıdadır. Günahlarının yukarıda olmasının anlamı, kişinin bu dünyadan göçüp gittikten sonra cehennemde intikamını alacağıdır. Ve aşağıda yapmış olduğu erdemler, kişinin ödülünün bu dünyada verileceği anlamına gelir.

Ortadaki-her ikisi de onu yargılar, yani ödülünün ve cezasının her ikisi de, bu dünyada, aşağıdadır.

İsmin Değişmesi, Yerin Değişmesi, Eylemin Değişmesi

68) Açıkça iki derecede, iki şekilde günah işleyen bir adam, açıkça günah işlediği gibi, açıkça tövbe ederse, bu dünyada Yaradan’ın yargılarını bilen ve kendilerini günah işlemekten alıkoyan erdemlilerin arasına yerleştirilir. Ama gizlice tövbe ederse, erdemlilerin arasına yerleştirilmez, çünkü günahı tam olarak iptal edilmez. Bunun yerine günahkarların arasına yerleştirilir ve günahkârlar, tövbe ettiği, onlarla ilgili ‘Ama günahkarların gözleri başarısızlığa uğrar’ ifadesini sürdürmek için onu kıskanırlar.

69) Adem’in günahı, ‘Ve Efendi, Tanrı buyurdu’ emrini ihlal etmesiydi ve puta tapmak için olanın haricinde başka emir yoktur. Puta tapmakla günah işledi ve O, onu oluşturdu yani onu hiddetlendiren Terah’ın tohumunda, enkarne etti, yani Yaradan’ı kızdırdı ve Terah bir putperest olduğundan, puta tapma emrini ihlal etti.

Ve İbrahim, onun tohumundan ortaya çıktı ve Adam ha Rishon’un enkarnasyonuydu. İbrahim tövbe etti ve puta tapma ve onların önüne yiyecek koyma kurallarını bozdu. Adem ve Terah’ın işlediği günahı düzetti ve inşa ettiği günah ve kötülük yapısını, Adem’in günahının sebep olduğu Klipot yapısını kırdı ve Yaradan’ı ve O’nun Kutsallığını bütün dünyanın üstünde başına taç etti.

70) Yaradan’ı ve O’nun Kutsallığını bütün dünyanın üzerinde nasıl göklere çıkardı? Halkın içinde O’nun adını kutsallaştırmasıyla ve kendini yakmak için ateşe girmesiyle ki böylece içinde, Adem’de ‘Onların tanrısının putları, siz, ateşle yanacaksınız’ devam etsin. Adem putperest olduğundan, bu sanki onların tanrılarının oyulmuş imgeleri olarak kabul edildi. Daha ötesi, babasının, Terah’ın tövbe etmesine ve onun, annesinin ve neslin kural koyucularının tamamının Cennet Bahçesi’ne getirilmesine sebep oldu. Bu nedenle, ateşte, kurşun karışımıyla dövülen kralın gümüş sikkesi, gümüş gibi beyazlatıldı. Bu yüzden onu ateşe attılar ve öncü-İsmail- ortaya çıktı. Bu yüzden İsmail putperestliğe gülerek ortaya çıktı ve Adem ateşte beyaz kaldı. Bu aynı zamanda isim değişikliğidir, onun adı Adem’den, İbrahim’e değişmiştir, zira Adem reenkarne olduğunda, ona isim değişikliği, yer değişikliği ve eylem değişikliği yapmak zorundaydı.

71) Daha sonra, Adem’in reenkarnasyonu ve kan dökülen ikinci günahla kuvvetlendirilmiş olan İshak geldi. Bu, şu ayeti açıklar, ‘Ve Efendi, Tanrı adama buyurdu, dedi ki …’. ‘Buyurmak’, putperestlikle ilgilidir. ‘Adam’, kan dökmekle ilgilidir. ‘Söylemek’, ensestle ilgilidir ve bunların hepsine karşı geldi. Bu İsak’ın bağlanmada, bıçakla sınanmasına sebep oldu, yazıldığı gibi, ‘Ve oğlunu katletmek için bıçağı aldı’. Onun içinde, Adem, atıktan yiyeceği seçip ayıran olarak sıralandı ve kan döken Esau, atık ortaya çıktı. Ve yiyecek, Yakup, herhangi bir çöpten sıyrıldı ve arınarak ortaya çıktı. Yakup, herhangi bir çöpten arınıp, temizlenerek çıktığından, Adam ha Rishon’un güzelliğine sahipti.

72) Daha sonra Yakup’a geldi-Adam ha Rişon’dan ayrılan iyilik ve yiyecekler- ve Laban’da bir araya geldi ve onun kölesi oldu, şöyle yazıldığı gibi, ‘Rachel için yedi yıl hizmet edeceğim’. Ve kız kardeşinden onun yerini aldığı için, Havva’dan ayrıldıktan sonra, onunla çiftleşen iki dişi ruhta, Adem’in yabancı bir yere attığı iki damlayı ortaya çıkarmak için, yedi yıl daha hizmet etti. Ve bu dünyada ‘söylemek’ kelimesiyle ima edilen ensesttir. Bu nedenle, Laban’dan, Arami’yi, yılanı çıkardı.

73) İbrahim, İsak ve Yakup’ta, Adem’in isminin bir değişimi, yerin değişimi ve eylemin değişimi vardı. İsmin değişimi İbrahim’de, yerin değişimi İsak’ta ve eylemin değişimi Yakup’taydı. Ve onun hakkında şöyle söylendi, ‘O zaman O, gördü ve bildirdi; onu kurdu ve ortaya çıkardı’. ‘Ve adama dedi ki…’ bir cevap olarak aldı, onun kadar büyük olmayan diğerleri için, daha fazla.

74) Bütün bunlar Adam ha Rişon’un günahının ıslahıyla ilgilidir. Adam ha Rişon bir hırsızdı. Bahçenin sahibi ona şöyle emretti, ‘Ama iyi ve kötünün bilgisinin ağacından yemeyeceksiniz’, yine de o gitti ve çaldı ve yedi. Bu yüzden, onun ıslahı, hırsızlığı için satılmaktır, mahkemenin onu kölelik için satmasıdır.

Bu ıslah Yakup ile başladı. Ancak ıslahına gelmeden önce, üç ıslaha ihtiyacı vardır-isim değişikliği, yer değişikliği ve eylem değişikliği. Ve daha sonra bir köle olarak Laban’a satılmıştır, ondan yedinci yılında özgür kalacak İbrani köle uzanır ki bu Rachel’dır.

Yine de bu düzeltme ile tamamlanmadı. Daha ziyade, günahkar bir hizmetkar ortaya çıktı: İsrail’in sürgün edildiği sürgünler ve dünya uluslarına satılmaları, Jübile dünyasına, Bina’ya hizmet eden, delinmiş köleden genişlemeleri. Bina yönettiğinde, özgürce dışarı çıkar ve Bina’nın, Jübile’nin ışığının otoritesi vasıtasıyla oluşan üç kefaret olan ikametgahına döner.

Ve bu yine de, bilgi ağacının bütün günahını düzeltmez. Ve de henüz tam kurtuluş ifşa olmaz, zira Jübile dünyasında bile özgürce dışarı çıkmayan Kenanlı bir köle şeklinde kalmışlardır. Onlar da, Adam ha Rişon’un günahının soyundan gelirler ve ıslaha ihtiyaç duyarlar. Ayrıca, Jübile’den hoşlanmayacaklarından, Şimita’nın kendisinden de özgürce çıkmaları gerekir. Bu sebeple, onlar da ıslah olduğunda yedinci bin yıldaki ıslahın sonunu beklemek zorundalar ve o zaman bilgi ağacının bütün günahı düzeltilmiş olacak.

İsim, yer ve eylem değişikliklerini açıklayalım. Bilgi ağacının günahının, yukarıdan aşağıya doğru Hohma’nın aydınlatmasını genişletmesi olduğu biliniyor. Bununla, sağdan solu ayırdı, yazıldığı gibi, ‘Eğer ödüllendirilmediyse kişi kötüdür’. Man’ula (kilit) noktası, onda göründü, yazıldığı gibi, ‘Günah, kapıda çöker’, ifşa olduğunda bütün ışıklar ayrılır. Bu yüzden, üst ışıma kayboldu ve kişi Cennet Bahçesi’nden çıkarıldı.

Günahıyla, Adam ha Rişon’un, Dinim de Nukva’nın, ayrılıkta, dünyayı yok eden solun egemenliğinin erkek Dinim’ine eklenmesine sebep olduğu ortaya çıkıyor. Bu, Adam ha Rişon’un, Dinim de Nukva’nın erkek Dinim’i iptal edeceği ıslahın başladığı İbrahim’deki, ilk enkarnasyonudur. Solun kuralı olan, erkek Dinim, Adam ha Rişon’un sebep olduğu putperestlikten başka bir emrin olmadığı yazılmıştır. İbrahim, Man’ula’yı, Dinim de Nukva’yı genişletti ve bununla erkek Dinim’i, puta tapanların heykellerini kırdı. Bununla, solun GAR’ı iptal oldu, putperestlerin başları ve bütün bollukları sona erdi.

İbrahim, Man’ula’nın ateşindeki erkek Dinim’i iptal etmek için, kendini ateşe attı. Bu, sağın, İbrahim’in, Tzimtzum’un bulunmadığı ve hatta Kelim de Man’ula’da bile alınabilecek Hasadim ışığının ıslahı için yeterliydi. Ancak solu, yani Hohma’ya dönen Bina’nın aydınlatmasını hiç düzeltmedi, zira Man’ula’nın ortaya çıktığı Kelim (kaplar), Malhut de Tzimtzum Alef’te (birinci kısıtlama) olduğu gibi, Hohma’yı alamadı. Bu, atıkların kendisinden çıkmasının sebebidir, Hohma aydınlatmasının alınamamasıdır, Kral’ın yüzüğünü dövüyormuş gibi, GAR’ı ifşasından alıkoyar. Bu atık, İsmail, gümüşte karıştırılan kurşuna eşittir. Ve bu ismin değişmesidir, zira kirliliğin, diğer tanrıların ismini kırmış ve Kutsal İsmi eski haline getirmiştir.

Solu tekrar kutsallığa getirmek ve Hohma’nın aydınlatmasını genişletmek için, Malhut, Bina’nın Kelim’ini almalı ve Man’ula’yı gizlemek için Bina’ya yükselmelidir. Bu, İshak’ta meydana gelen yerin değişmesidir-Malhut yerinden hareket etmiş ve Bina’nın yerine yükselmiştir.

O zaman İshak, sol çizgi doğmuş ve Adam ha Rişon, içindeki yerin değişimi ile ıslah olmuştur. Bu böyledir, çünkü içindeki yerin değişimi ile, Adam ha Rişon sol çizgide güçlenmiş ve İshak’ın bağlanmasıyla sağa dahil etmiştir. Man’ula tamamen gizlendiği ve yer değişikliği vuku bulduğundan, Esau yukarıdan aşağıya çektiği, sağı olmayan sol bir kez daha güçlenmiştir ve bu kanın dökülmesinden gelen atıktır. Bu nedenle, yerin değişimi bile Adam ha Rişon’un ıslahı için yeterli değildir.

Yakup, iki çizgi arasında barışı sağlayan ve sol çizgiyi ıslah eden, orta çizgidir, bu yüzden sadece aşağıdan yukarıya doğru yani dişi ışık parlar. Bu sebeple, Hohma, artık ZA’nın sol çizgisinde görünmez ki bu yukarıdan aşağıya doğru parlayan İshak, erkek ışık gibidir- ancak Malhut’ta, yalnızca Rachel dişi ışıkmış gibi, sadece aşağıdan yukarıya doğru parlar. Bu bahsi geçen İbrani köledir, ‘Altı yıl çalışacak ve yedinci yılda özgürce dışarı çıkacak’, zira Malhut ışığının ifşası, Hohma’nın aydınlatması ile özgür kalır. Ayrıca şöyle yazılmıştır, ‘yedinci’ olarak adlandırılan, Malhut olan ve aydınlatmasında kölelerin özgürlüğüne kavuştuğu Rachel’daki Hohma’nın aydınlatmasının ifşa olması için, ‘Rachel için yedi yıl hizmet edeceğim’.

Ve Leah için çalışıyor olsa da, asıl işi Rachel’daki Hohma ışığını ifşa etmektir. Buna, ‘eylemin değişikliği’ denir. Erkek ışığında eylemi iptal etmiştir, çünkü dişi dünyanın zeminindedir ve dinlendiği için, onun içinde hiçbir eylem yoktur. Ve içinde, Adam ha Rişon çöp olmadan temiz çıktı ve bu İbrani kölenin ıslahıdır, yazıldığı gibi, ‘Hırsızlığı için satılacak’.

Ancak, İbrani kölenin bu ıslahı, yeterli değildir, çünkü İsrail günah işlemiş ve ulusların arasında sürgündedir. Bu yüzden, yedinci yıl özgürlüğüne dair bir arzusu yoksa köle delinir, bu onu kusurlu yapar. Onun hakkında, ‘Ve ona sonsuza kadar hizmet edecek’ denmiştir, çünkü üzerlerindeki Bina’nın ışığının görünüşüyle kurtarıldıklarında, İsrail’in üç sürgünden aldığı, üç ödemenin ışığında, Bina’nın gerçek ışığında olmadıkça, özgür kalmak istemez. ‘Ve ona sonsuza kadar hizmet edecek’ dediğinde, Bina dünyasını (‘sonzuza kadar’, İbranice’de ‘dünya’ anlamına da gelir) kasteder, şöyle yazıldığı gibi, ‘Jübile’nin bu yılında, her erkeğe mal varlığını geri vereceksiniz’.

Bütün bunlar, yer değişikliğinin olduğu ve Bina’nın kendisinden ya da Bina’da azaltılmış Malhut’tan ışık alabilen İbrani köleyle ilgilidir. Ancak, Kenanlı köle’nin yer değişiminin ıslahı yoktur. Daha ziyade, içinde Man’ula ifşa olur. Bundan dolayı, Jübile’nin yedinci yılında özgür kalamaz, zira Kelim de Man’ula ondan yedinci bin yıldaki düzeltme yapılmadığı sürece, hiçbir şey alamaz. O zamana kadar, bilgi ağacının ıslahının tamamlanmadığı ortaya çıkıyor.

Bu yüzden yedincide özgür kalan, iyi bir İbrani köle olmakla biter. Bina’ya yükselen Malhut’un yerinin değişimi, onun yedincide özgür kalmasına sebep olur. Kusurlu olan delinmiş bir köle olarak yerin değişimi, Bina ışığından almak için, Jübile dünyasına çıkmasına sebep olur. Ama kölelerin geri kalanını, içinde yer değişiminin olmadığı Kenanlı köleleri, ‘Onları, sonsuza kadar köle olarak kullanabilirsiniz’, çünkü Jübile’de özgürce çıkmazlar, zira onların Kelim’i, Man’ula’dandır ve yalnızca kısıtlanmış Malhut’tan alabilirler. Bundan dolayı, onlar serbest bırakılmazlar. Adam ha Rişon’un ıslahı, Man’ula kendi yerinde düzeltilip, Bina gibi olduğu ve yer değişiminin artık gerekli olmadığı son ıslahtan önce tamamlanmaz.

Benim için İsrail’in Çocukları Hizmetkarlardır

75) ‘Benim için İsrail’in çocukları hizmetkarlardır’. Bu, tapınakta ve tapınağın dışındaki her tür hizmette ve ‘çalışma’ olarak adlandırılan bütün bu eylemlerde, dua ve Tora’nın Mitzvot’unda uygulamak anlamında, hizmet etmek için bir Mitzva’dır. Bütün bunlara, ‘çalışma’ denir, tıpkı ihtiyaç duyduğu her şeyi, efendisinden sonra uygulayan bir köle gibi.

76) ‘Benim için İsrail’in çocukları hizmetkarlardır; onlar Ben’im hizmetkarlarımdır’ şeklinde yazıldığı gibi, İsrail, ‘köleler’ olarak adlandırılır. Hizmetkarlar, çünkü şöyle yazıldığı gibi, bir hizmetkarın onu ölümden ve dünyadaki bütün kötülüklerden kurtaran efendisine hizmet eden bir hizmetkar olarak, O’na hizmet etmek için, ‘Onları Mısır topraklarından (Ben) çıkardım’.

Bir köle, soldaki Hohma’nın ışıklarını düzeltir, zira Adam ha Rişon’un günahı yüzünden ışıklar ve kutsallığın Hohma aydınlatmasının Kelim’i azaldı ve Mısır’ın Klipa’sına düştü. İsrail’in, Mısır topraklarında köle olmak zorunda kalmasının sebebi budur. Ayrıca solun bu incelemesini, Tora’nın verilmesi tamamlanana kadar üç muhakeme yapmıştır, solun aydınlatmasının yani solun ıslahının Neşama, Haya ve Yehida’sında.

O zaman, kıvılcımları ve soldaki Hohma’nın aydınlatmasının Kelim’ini kendileriyle birlikte çıkardılar, şöyle yazıldığı gibi, ‘Ben sizi Mısır topraklarından çıkaran Efendiniz, Tanrınızım’. Bu, kölenin çalışmasına atfedilen, solun ıslahının ifşasının devamıdır. Ve bunun tam tersi, orta çizgiden uzayan, ‘oğul’ muhakemesidir.

77) İki yol vasıtasıyla, Yaradan’la ilişkisinde, İsrail’ ‘köleler’ olarak adlandırılır, şöyle yazıldığı gibi, ‘Onlar Benim hizmetkarlarımdır’ ve onlara ‘oğullar’ denir, yazıldığı gibi, ‘Siz Efendi’nin, Tanrı’nın çocuklarısınız’. Yaradan’ı genel bir şekilde bilen bir adam, ‘köle’ olarak adlandırılır, çünkü o, efendisinin emirlerini izliyordur. Onun, O’nun evinin sırlarını ve hazineyi araştırma izni yoktur. Ve Yaradan’ı özel bir şekilde bilenler, ‘O’nun sevgili oğulları’ olarak adlandırılır ve onlar, O’nun evinin sırlarını ve sırları araştıran oğulları gibidirler.

Köle, sadece aşağıdan yukarıya doğru parlayacak şekilde düzelten kutsallığın solunun aydınlatmasından, dişi ışıkta, VAK’ta herhangi bir şey yapmadan uzanır. Yaradan’ı genel olarak, aşağıdan yukarıya doğru bilir ve O’nun evindeki sırları ve hazineyi araştırma izni yoktur, zira aydınlatması, herhangi bir eylemden menedilmiş dişi ışığındadır.

Ama bir oğul, orta çizgiye, O’nun Hasadim’ine, GAR ve eylem olan ve O’nun hazinelerinin araştırıldığı yerde, yukarıdan aşağıya doğru verilen erkek ışığa bağlanır. Yaradan’ı orta çizgiye bağlı olan özel bir şekilde sırlarında, O’nun evinin bütün sırlarında araştıran bir oğul gibi bilir. Zira o, Kral’ın sırlarındaki her iki eylemin ve araştırmanın geçerli olduğu, yukarıdan aşağıya verilen erkek ışık ve GAR’dır.

78) Ve ‘bir oğul’ olarak adlandırılsa da, Yaradan’ın ilk oğlu, ‘Oğlum, İlk doğanım, İsrail’ şeklinde yazıldığı gibi, kendisini bir köle olmaktan çıkarmamalı, Babasını öven bütün işlerde babasına hizmet etmelidir. Dolayısıyla her insan, babasına bir oğul olmalıdır, O’nun sırlarını araştırmalı ve O’nun evinin sırlarını bilmeli ve onları uygulamalı ve babasına bir köle olmalıdır.

Kölenin Anlamı ve Oğlun Anlamı

79) Yukarıda kişinin kendini taçlandırması gereken iki derece vardır. Onlar, inancın anlamıdır ve onlar birdir. Birincisi köle ve ikincisi oğuldur.

Yukarıda kölenin derecesine, ‘Bütün dünyanın Efendisi’ denir, solda Hohma’nın aydınlatmasının göründüğü yerde Malhut, yani dişi ışık olarak adlandırılır. Ve yukarıda oğlun derecesi, ‘Oğlum, İlk doğanım, İsrail, ZA’dır, üst AVI’ye bir oğulken, o zaman ‘İsrail’, erkek ışık olarak adlandırılır ve hepsi inançtır. Kişi, kendini yukarıda oğlun ve kölenin derecesi ile taçlandırmalıdır ve inanca dahil etmelidir.

Aşağıdaki adam, ilk olarak Malhut’tan Hohma’nın aydınlatması olan, ‘Bütün yeryüzünün Efendisi’ olarak adlandırılan kölenin muhakemesini almalıdır. Daha sonra, ZA’dan AVI’nin oğlu olan Hasadim’i aldığında, onlara erkek ışık, GAR gibi gelir. Ancak içinde kölenin derecesi yoksa ama yalnızca Hasadim’in derecesi varsa, onları Roş’u (baş) olmayan VAK olarak kabul eder ve onlar hiç de oğlun derecesi değildirler.

Ancak, Malhut’tan Hohma’da tamamlandığında, Hasadim, GAR olarak kabul edilir, bundan dolayı Malhut, ZA’nın girmesi için bir açılış olarak kabul edilir. Ayrıca, her ikisinde taçlandırılmalıdır, aksi takdirde onlar hiç de GAR değildirler, zira Hohma de Malhut olmaksızın Hasadim de ZA, VAK’tır ve Hasadim de ZA olmadan Hohma de Malhut, VAK’tır.

80) ‘Çalışma’ olarak adlandırılan duada her tür çalışmayı uygulamak için bir kölenin derecesinde, Malhut olan asla dinlenmeyen ve daima ZA için öven ve oynayan köle gibi olmalıdır. Bütün dünyada yapılan bütün çalışmalar ve işlerin tamamı Malhut tarafından yapılmış ve yerine getirilmiştir. Bu yüzden, ona ‘efendi’ denir, zira bir köle gibi çabalar ve bütün dünyalara geçimini ve bolluğu uzatır. Bu yüzden ona, ‘Bütün dünyanın Efendisi’ denir. Ve Malhut’ta kölenin muhakemesi ile taçlandırılan bir adam, köle olmakla ve efendisinin hizmetinde emek sarf ederek yükselir ve kölenin derecesinde taçlandırılır. O da, bir ‘efendi’ olarak adlandırılır, çünkü Malhut olan bu dünyanın bütün sıkıntılarında kutsanmıştır ve onu sürdürür. Bu yüzden, ona da ‘efendi’ denir.

81) Şimdi, oğlun derecesini açıklar. Babasının sırlarını ve O’nun evinin bütün sırlarını bilmek için çabalayan oğul, babasının ona tüm sırlarını sunduğu tek bir oğul olmakla ödüllendirilmekle mutludur. Bu her şeye hakim olan oğlun ihtişamıdır. Yaradan’ı ve O’nun sırlarını bilmek için Tora’da uğraşan kişiye ‘Yaradan’ın oğlu’ denir. Cennet’in ev sahiplerinin hiçbiri, içeriye girmeye ihtiyaç duyduğu her an Babasına katılmasına karşı çıkmaz. O kişi bütün dünyalarda mutludur. Bu nedenle, özel bir şekilde, Hohma’da, ZA’nın sağında Babasını bilmek için çabalayan kişiye, ‘oğul’ denir.

82) Kişinin Yaradan için yaptığı çalışmada, Yaradan’da taçlandırılması için, bir köle ve bir oğul olarak, her ikisine de dahil edilmesi gereken bir çalışma vardır. Nedir bu? Bu, kişinin bir köle ve bir oğul olması gereken duanın çalışmasıdır. Bu iki yüksek dereceye -ZA ve Malhut’ta- dâhil olmak için, bir köle olarak dua kurar ve çalışır, kölenin derecesi ve Malhut olan dünyanın ıslahının çalışmasında çaba sarf eder, oğul derecesi ve ZA olan sağdaki Hohma’ya olan arzusuna bağlanır ve yüksek sırlardaki O’nun efendisine tutunur.

83) Hiçbir ayrılık olmadan bir oğul, babasına tutunduğunda, ona karşı itiraz edecek hiç kimse yoktur. Bir hizmetkar efendisinin çalışmasını yapar ve dünyanın ıslahını düzeltir. Her ikisine de sahip olan, birlikte, bir olarak dahil eden bir oğul ve bir köle, bu kişi bütün inancı hiçbir ayrılık olmaksızın Malhut’u ZA ile bir bütün olarak ıslah eder ve her şeyi bir araya getirir. Bu, Yaradan’ın bütün dünyanın ve göklerin bütün ordularında ve kamplarında ilan ettiği adamdır, ‘Dikkat edin ki Kral’ın güvendiği kişi, Efendisinin bütün sırlarını elinde bulundurur’. O kişi, bu dünyada mutludur ve bir sonraki dünyada mutludur.

84) O günden itibaren, o adam bütün dünyada bilinir ve kayıtlıdır, çünkü bütün ordu ve kamplar onunla olmalıdır ve artık Yaradan ondan hiçbir şeye ihtiyaç duymaz, kendisinden başka, zira bütün dünyalar onun üzerinde durur.

85) Bu iki derecenin, oğul ve kölenin, anlamı şu sözlerde yer alır, ‘Ve bana dedi ki, ‘Benim hizmetkarımsın, İsrail, içinden yüceleceğim’. ‘Ve bana dedi ki, ‘Benim hizmetkârımsın’, kölenin derecesi, sol çizgi, Malhut’tur. ‘İsrail’, oğul derecesi, sağ çizgi, ZA’dır. Onlar bir olarak dahil edildiğinde, şöyle yazılmıştır, ‘içinden yüceleceğim’.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,319