e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

7- Var Oluşun Geneli

Kısıtlamadan sonra bir dizi Partsufim (Partsuf kelimesinin çoğulu) oluştu. Her Partsuf Malhut’tan farklı bir perdeyle ayrıldı. Dördüncü safhanın bayağılığını kaldırabilecek güçte bir perdeyle oluşan ilk Partsuf’a Galgalta denir.

Partsuf Galgalta’dan sonra Partsuf A”B oluştu ve üçüncü dereceden bayağılığı kaldırabilecek perdeye sahiptir. Partsuf SA”G sonra gelir ve ışığı ancak ikinci derece bayağılık seviyesiyle alacak güçte bir perdesi vardır. Sonrasında Partsuf M”A oluşur ve birinci seviyeden bayağılıktaki ışığı alacak güce ancak sahiptir. En son olarakPartsuf BO”N doğar ve sıfır (kök) seviyesinin bayağılığında bir perdeyle ışık alabilir.

Partsufim’in isimleri aldıkları ışığın kalitesine ve miktarına göre verilmiştir. Malhut yaratılan tek varlık olarak direkt ışığın 5 safhasıyla, her safhada aldığı ışık ile nitelikler ekleyerek geliştirilmişti. Dolayısıyla safha safha gelişiminde her önceki gelişim safhası öncekiler içinde dahil eder.

Bu nedenle Eyn Sof’un Malhut’u (sonu olmayan krallık) da içinde arzunun beş ifadesini barındırır: Sıfır safhasının küçük arzusundan dördüncü safhanın büyük arzusuna kadar. Malhut içerisine sonu olmayan ve sınırsız ışığı alır. Sınırlamadan sonra Malhut ışığı sadece Yaradan’a yönelik ihsan edebileceği miktar kadar alma kararı verir.

Bu şekilde ışığı alması doğal olan arzusuna ters olduğundan ışığı sınırsız bir şekilde bir defada alamamaktadır, dolayısıyla ışığı küçük miktarlarda almaya karar verir ve böylelikle sonunda tüm ışığı alıp ışıkla dolabilsin ve bu koşulda Yaradan’ın arzuladığı yaratılışın amacına ulaşabilsin.

Tıpkı Malhut gibi, Malhut’un her parçasında da alma arzusunun beş bölümü vardır. Bunun nedeni arzunun oluşumundan önce her zaman dört safhadan ışıkla gelişimi bir önkoşuldur. Dolayısıyla her Partsuf ya da kap aynı sabit yapıya sahiptir; bayağılığına göre beş bölümden oluşan: Keter, HohmaBina, Zer Anpin ve Malhut – aynı zamanda: Yud harfinin ucu, Yud – Hey – Vav – Hey olarak da adlandırılır.

Malhut beş temel parçaya ayrılır ve bunlara Olamot (dünyalar) denir: Olam Adam Kadmon (A”K), Olam Atzilut, Olam Beria, Olam Yetzira, Olam Asiya. Her dünya da beş Partsufime ayrılır: Atik, Arih Anpin (A”A), Aba ve İma (AV”I), Zer Anpin (Z”A), Nukva (dişil, Malhut).

Her Partsuf’un beş Sefirot’u vardır; Keter, Hohma, Bina, Zer Anpin, Malhut. Dolayısıyla Olam Haze’den (bu dünya) Eyn Sof’a (sonu olmayan) kadar 5×5 Partsufimmevcuttur. Ve her Partsuf’un beş Sefirot’u vardır. Dolayısıyla tüm dünyalarda toplam 5×25=125 Sefirot ya da seviye bulunmaktadır.

Her seviyede: Sefira, ya da Partsuf, ya da Olam – Eyn Sof’un Malhut’un da bulunan genel alma arzusunun bir parçasıdır. Perdenin gücüne göre arzu ışığı alabilmektedir. Var oluşta ki her parça, en küçüğü bile aşağıdakilerden oluşmuştur:

1.      Alma arzusunun beş parçası (Ratzon Lekabel),

2.      Üzerinde bulunan perdenin beş parçası,

3.      Perde vasıtasıyla alınan ışığın beş parçası.

Dolaysıyla yaratılışın herhangi parçası arasında ki fark sadece sahip olduğu perdenin ölçüsüne bağlıdır. Perdenin büyüklüğü ışığın kalitesini ve arzunun içine giydirilmiş ışığın türünü tayin eder. Tıpkı fiziksel bedenimizde olduğu gibi, tüm fiziksel bedenlerin aynı parçaları vardır, aynı şekilde, tüm Partsufim aynı yapıya sahiptir ve aralarındaki fark neyle dolduklarıdır, kabın doluşu.

Partsuf beş bölümden oluşur ve beş genel harfle isimlendirilir (bu harfler İbranice alfabeden alınmıştır ve kapların isimlerini temsil eder): Yud harfinin ucu – Yud – Hey – Vav – Hey.

Bu harfler O’nun yaratılanları yaratmak için kullandığı bir şablon gibidir ve Yaradan’ın ışığıyla nasıl dolduğuna bağlı olarak yaratılan bu ışığın özelliğine benzer, yani ışığı nasıl yaşadığına bağlı olarak.

Bu yüzden kabın her adı Yaradan’ı nasıl ve ne denli yaşadığını ifade etmektedir. Dolayısıyla Olam Haze’den Olam Eyn Sof’a kadar tüm derecelerin kendi adı vardır. Ruhlar en alt seviyeden yükselmeye başlar, Olam Haze ve her defasında bir derece yükseldiğinde o seviyenin ışığını alır, yani o seviyenin adını alır.

Bu yüzden şöyle yazar; “herkes peygamber seviyesine ulaşmalı”, yani bu adı taşıyan manevi seviyeye. Şimdi tüm kutsal kitaplarda yazılanların sonuç itibariyle manevi seviyelerin isimleri olduklarını anlayabiliriz. Ve kutsal kitaplarda yazılan her şey sadece Yaradan’a nasıl yakınlaşılacağını bize anlatmaktadır, hatta bu yüzden “Tevrat’ın tümüne” Yaradan’ın isimleri denir ve bunlara FiravunBillam, Balak vs dâhildir.

Her seviyenin adı bu harfleri (sağdan sola)  hangi ışığın doldurduğuna bağlıdır. Eğer kab Or Hohmayla dolmuşsa Yud harfiyle  ifade edilir, sonuç itibariyle isim (sağdan sola) şöyledir: 

İbrani Alfabede her harfin kendi rakamsal değeri vardır:

Tüm harflerin toplam rakamsal değeri 72’dir  ve harflerine tekabül eder. Hohma’nın Partsuz’una A’B () denir.

Bu tür rakamsal hesaplara Gimatriya denir. Gimatrik değer kabın adıdır ve bu ad bir Kabalist için o seviyeye çıkabilmesi için bir şifredir. Kutsal kitaplarda bulunan tüm kelimeler sıradan kelimeler değildir ve Gimatrik değerlere sahiplerdir, şöyle ki manevi kabın özel bir koşulunu aktarmaktadır. Eğer bir Kabalist kutsal bir kitabı okursa, onun için manevi dünyaları anlatan bir kullanıcı kılavuzu görevi yapar.

Or Hasadim (merhamet ışığı) alan bir Partsuf’SA”G denir, çünkü toplam harflerin hepsinin rakamsal değeri 63’e eşit. Tüm manevi dünyalardaki tüm manevi seviyelere buna benzer isimler ve rakamlar verilir.

Sadece her ışığın ne tür olduğunu bilmemiz lazım ki her seviyenin adını bilebilelim ve kutsal kitapları okurken hangi hareketin nerede ve ne seviyede olduğunu anlayabilelim.

Böylelikle kutsal kitaplarda günlük hayatımızdan bahsediyormuş ya da tarihi olaylardan, ya da bedensel hayatımızı daha iyi nasıl dengeleyeceğimiz gibi anlatımlar olduğunu düşünerek kafa karışıklığı yaşamayız. Kutsal kitaplar tekrar tekrar başka bir bedende dirilme geçirerek ızdırap çekip faydasızca hayatımıza devam etmektense, bizlere hayatın amacına nasıl ulaşabileceğimizin tarifnamesidir.

Bir Partsuf beş bölümden oluşur: Keter– Hohma – Bina – Zer Anpin – Malhut, ya da alfabede olduğu gibi (Keter için bir harf yoktur):  (sağdan sola; yud, hey, vav, hey) harfleri sadece boş bir kabın iskeletidir.

Partsuf’un endamı, yani hangi seviyede olduğu, Perde vasıtasıyla tayin edilir ve Partsuf’un beş bölümünü olan 

‘i ışıkların bir tanesiyle doldurur:

Nefeş, Ruah, Neşhama, Haya, Yehida 

Or Hohma  Yud harfiyle ifade edilir ve Or Hasadim  Hey harfiyle.

1) Yehida (Partsuf Keter) sadece basit anlamıyla her hangi bir dolum olmadan vardır: (Sağdan sola okuyunuz)

2) Haya’nın (Partsuf Hohma) oluşumunda  Yud harfi tümüyle dolmuş durumdadır: (Sağdan sola okuyunuz)

 3) Neşhama’nın (Partsuf Bina oluşumunda Yud dolmuş durumdadır ve  Vav harfinde  Alef dolgusu vardır (Sağdan sola okuyunuz)

4) Ruah (Partsuf Zer Anpin yapısında Alef  harfiyle dolar: (Sağdan sola)

5) Nefeş’in (Partsuf Malhut) yapısında  Hey ile doludur ve sadece Vav  dolmamış vaziyettedir: (Sağdan sola)

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,289