e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

3. Mektup

1920

Dördü bir PARDESS’e (Pardess İbranicede meyve ağaçlarından oluşan bahçe demektir, portakal bahçesi gibi. Fakat Kabala’da bu kelime Pşat (sözlü Tora) Remez (İma) Druş (Yorum) ve Sod (Sır) sözcüklerinin baş harfinden oluşmuştur.) girdi”… Dünya yaratılmadan önce O vardı, O ve O’nun adı Bir’di çünkü ad konusu kişi dostuna yüz çevirdiği zaman dostunun yüzünü ona dönmesini istemesiyle ilgili olduğundan, ruhlar ruh olarak kabul edilmezdi.

Ve yaratılıştan önce, ruhlar tamamen O’na bağlıydı ve O, talep etmeseler bile onların arzusunu ve dileğini bildiğinden, üzerlerine taçlar ve çelenkler, ihtişam, görkem ve parlaklık yerleştirdi. Bu nedenle, herhangi bir tarafın aşağıdan uyanışı ilgili ad belirtmek kesinlikle gereksizdir. Her şey tamamen saflık içinde olduğundan, buna “saf ışık” denir ve bu ışık her insan hatta ilmi asla görmemiş olanlar tarafından bile anlaşılır.

Bu nedenle bilge kişiler bunu Pshat (kelimesi kelimesine) olarak adlandırır çünkü Pshat her şeyin köküdür. Bu tek, yalın ve iyi bilinen bir kavram olduğundan yazarlar ve kitaplar bundan söz etmez. Aşağı dünyalarda bile, iki bölünme bu saf ışığın Reşimo’sunda algılanır, bunun sebebi kalplerinin “Ve Ben düzgün bir adamım” şeklinde bölünmesidir.

Yine de, yukarıda bahsedilen yer yapabilinecek her hangi bir tanımlamayla değişmez. Bu tıpkı sevgili oğlunu büyük ve muhteşem bahçesine getiren kralın durumuna benzer. Kralın oğlu gözlerini açtığında, bahçedeki büyük ışıklar nedeniyle durduğu yere bakamaz, sanki doğu batıdan çok uzakmış gibi gözleri uzakları dolaşır. Gözlerini sadece batıdaki uzak saraylara diker. Bu şekilde günler ve aylarca batıda gördüğü güzelliklere ve ihtişama bakarak yürür ve dolaşır.

Birkaç ay sonra, ruhu huzura kavuşur, arzusu tatmin olur ve batıya bakmaktan gözleri doyar. Şöyle düşünür, “Kat ettiğim yollarda ne buldum ki?” Yüzünü doğuya, geldiği tarafa döndürür. Aslında tüm ihtişam ve güzellik hemen yanı başındaydı. Şimdiye kadar bunu nasıl fark etmemiş olduğunu ve yalnızca batıda parlayan ışığa tutunduğunu anlayamaz. Sonra yalnızca doğuda parlayan ışığa bağlanır ve doğuyu dolaşır ta ki doğruca girişe ulaşana kadar.

Şimdi düşün ve önceki ve sonraki günler arasındaki farkı bana söyle. Sonraki aylarda gördüğü her şeyi önceki aylarda da görmüştü. Fakat başlangıçta bu pek ilham verici değildi çünkü gözleri ve kalbi batıda parlayan ışıktan etkilenmişti. Buna doyduktan sonra, yüzünü doğuya doğru çevirdi ve doğuda parlayan ışığı fark etti. Peki, bu nasıl olmuştu?

Girişe yakın olunduğunda ikinci yolu ifşa etmek için yer vardır, buna atalarımız Remez (ima) der, “Gözlerin neyi anlatır?” sözünde olduğu gibi. Bu tıpkı sevgili oğluna bunu hissettiren ve bir göz kırpmasıyla onu dehşete düşüren bir kralın durumu gibidir. Kralın oğlu hiçbir şey anlamamasına ve bu imadaki gizli korkuyu görmemesine rağmen, yine de babasına olan içten bağlılığa bağlı olarak, derhal oradan öbür tarafa atlar.

İkinci yola Remez denmesinin sebebi budur, çünkü iki yol Pshat ve Remez, tek bir kök olarak, aşağıda olanlara kayıtlıdır, tıpkı bilgelerin iki-harflik kökü olmayan tek bir kelime bile yoktur demeleri gibi buna “kelimenin kökü” denir. Bu böyledir çünkü tek bir harften anlam çıkmaz, bu nedenle Pshat ve Remez’in akronimi PR’dir (Par okunur) ve bu dünyadaki Par Ben Bakar’ın (genç boğa) sözünün köküdür. Ve Pria ve Revia da (çoğaltma) bu kökten gelir.

Sonrasında atalarımızın Druş (yorum) dediği üçüncü yol ortaya çıkar. Dolayısıyla orada hiçbir şeye Drisha (talep) yoktur, tıpkı “O Bir’dir ve Adı Bir’dir” de olduğu gibi. Fakat bu yolda eksiltme, ekleme, yorum(çalışma) ve bulma vardır, tıpkı senin çok iyi bildiğin “Çabaladım ve buldum” sözündeki gibi. Bu nedenle, doğudaki Yukarının yüzünün uyanışından farklı olarak, orada “Onlar çağırmadan önce Ben cevap vereceğim” şeklinde aşağıdan bir uyanış olduğundan, bu yer aşağıda olanlara verilmiştir. Bu böyledir çünkü burada güçlü bir çağrı hatta çaba ve özlem vardır ve “İhtirasın mezarları” sözünün anlamı budur.

Sonra atalarımızın Sod (sır) dediği dördüncü yol gelir. Gerçekte Remez’e benzer fakat Remez’de herhangi bir algı yoktur; daha ziyade o insanı takip eden bir gölge gibidir. Dahası üçüncü yol Druş onu zaten giyinmiştir.

Burada o fısıltı gibidir, tıpkı hamile bir kadın gibi…kulağına bugünün Yom Kippur (Kefaret Günü) olduğunu fısıldarsın, böylece fetüs sarsılmaz ve düşmez. Ve şöyle söyleyebilirsin, “O zaman bu yüz değil, yüzün gizliliğidir!” “O’nu korkutan Hükümdarın öğüdü ve bilmeleri için O’nun güvencesi onlarladır” sözünün anlamı budur. Bu sebeple bir dil fısıldayarak bunu ona söyleyene kadar dilini pek çok kez dolaştırır: “O, O’nu korkutan Teref’i (yiyecek/dua) onlara vermiştir” askerlerin küçümsediği Trefa’yı (koşer olmayan yiyecek) değil.

Bunu kendin de anlamışsın, bana mektubunda biraz da çekinerek bekâr ve bu nedenle doğuştan nazik biri olduğunu yazmışsın.

Bu ayet senin eline gelmiş olduğundan, bunu senin için açıklığa kavuşturacağım, bu ayrıca şairin de sorusu: “O’nu korkutan Hükümdarın öğüdü onlarladır.” Neden böyle söyler? Atalarımızın sorusunda olduğu gibi bu temiz bir dille konuşmak için ayetteki on iki harfin boşa harcandığını anladığımız yerdir, şöyle yazdığı gibi, “temiz olmayan hayvanlardan.”

Fakat O ruhlara bolluk vermiş olduğundan, senin bu gerekçen şairi tatmin etmez, tıpkı Laban’ın Yakup’a temiz bir dille dediği gibi, “Neden gizlice kaçıp, beni atlattın ve bana seni neşeyle ve şarkılarla, davul ve arpla göndermiş olduğumu söylemedin?” şairin buna cevabı şudur, “Bu onların bilmesi için, O’nun güvencesi.”

Kesip atmanın, çıkarmanın ve kan akmasının yani bireysel on üç güvencenin anlamı budur. Sır bu şekilde değil, fakat başka bir dille, yalnızca Dikna’nın on üç ıslahından dördünün kaybolup, ZA’deki Dikna’nın dokuz ıslahı geride kalacak şekilde olmalıdır. Bu şekilde, Tanrı’nın sırrını bilenlere malum olduğu gibi ZA, AA’ni giyinmiş olur. “Bu onların bilmesi için O’nun güvencesi” sözünün ve “Atalarımıza ait erdem sona erdi, fakat atalarımıza ait güvence sona ermedi” sözünün anlamı budur.

Şimdi PR (Par okunur), PRD (Pered okunur) ve PRDS (Pardes okunur) konusuna tekrar geri dönelim. Onların yukarıdan aşağıya düzeni ve kombinasyonu budur. Aşağıda olan, ondan önceki Yukarıda Olanı içerdiğinden, Pardes’e giren bu dört bilge kişiyi yani Sod denilen dördüncü yolu anlayabilirsin. Dolayısıyla dört yolun hepsi dördüncü yola dâhildir ve onlar sağ, sol, ön ve arkadır.

İlk iki yol sağ ve soldur yani PR. (Tapınak Dağının basamaklarında onun “Tüm İsrail ataları benim gözümde değersizidir,” sözünün anlamı budur). Bunlar Ben Azai ve Ben Zuma’dır ki bu ruhlar iki PR yolunu bırakmışlardır. Ve son iki yol Penim (ön) ve Achor’dur (arka), o Rabbi Akiva’dır, ki onlara selametle girip, selametle çıkmıştır. Şöyle derler, “Bu gösterir ki her devedikeni için yığınla yasa öğrenilmelidir”

Achor yoldan çıkan (kâfir olan) Elişa Ben Avola’dır. Atalarımız bununla ilgili şöyle der, yoldan çıkar diye “Kişi evinde kötü köpek yetiştirmemelidir.” Tüm bu sözler, —“ baktı ve öldü,” “baktı ve zarar gördü,” “yoldan çıktı”— reenkarnasyonun sırrını bilenlerin bildiği gibi, o nesille ilgili olarak birbirlerine yakın geldiklerinde ve teker teker tam anlamıyla ıslah olduklarında söylenir.

Yine de, Hutzpit’in konuşmasını gördüğünde, Rabbi Akiva’nın yerini alacak olan öğrencisi Rabbi Meir ve diğerini hariç tutarak tercüman şöyle der, “Dönün, kötü yola sapan çocuklar.” Şu gerçektir ki, bu Gematriya için bile zordur; Rabbi Meir başkasından Tora’yı nasıl öğrendi. Şöyle derler, “O bir nar buldu, yedi ve kabuğunu başkasına attı.” Bazıları der ki, o Klipa’yı da (kabuk) üzerinde duman yükselterek ıslah etti.

Şimdi Elişa Ben Avoyas’ın şu sözlerini anlayabilirsin: “Çocuğa öğreten biri neye benzer? Yeni bir kâğıda yazılan mürekkep gibi” yani Rabbi Akiva’nın ruhu. “Ve yaşlı birine öğreten biri neye benzer? Kullanılmış kâğıda yazılan mürekkep gibi,” bunu kendisi için söyler. Rabbi Meir’e uyarısının anlamı budur, atından hiç aşağıya inmediğinden, atının adımları anlayıp, kestirebildiği için “Buraya kadar Şabat bölgesi.”

İsrail’in günahkârları, Cehennemin ateşi onlara hükmetmez, onlar bir nar gibi Mitzvot’la (sevap) doludur,” sözünün anlamı budur. O der ki, altın para kadar kalın olan altın sunakta da böyledir. Binlerce yıl durur ve ışık ona hükmetmez. “Aranızdaki değersizler nar gibi Mitzvot’la doludur,” Klipa’nın da ıslah olduğunu söylediği gibi.

Bil ki, büyük Rabbi Eliezer ve Rabbi Yehoşa PR’ın ruhundan gelir tıpkı Ben Azai ve Ben Zuma gibi. Fakat Ben Azai ve Ben Zuma Rabbi Akiva’nın ve onun öğrencilerinin neslindendir. Fakat Rabbi Eliezer ve Rabbi Yehoşa onun öğretmenleridir.

Bu sebeple denir ki, Rabbi Eliezer’in yerine Achai’nin ocağına yaptıkları arınmayı(Pshat) ve bunu dilimlere kesip (onsekiz dilim) her iki dilimim arasına kum yerleştirerek yapıyorlar. Diğer bir deyişle, üçüncü yol, ikinci yol olan ilk dilim arasındaki kum gibidir ve ikinci dilim dördüncü yoldur. Doğal olarak kız kardeş ve farkındalık bir olarak birleşmiştir. Rabbi Tarfon ve Rabbi Yehoşa bir olarak, büyük Rabbi Eliezer’in öğrencileridir ve Rabbi Akiva’da onlara dahildir. Bu böyledir çünkü atalarımızın gözünde Remez’e kıyasla Druş öğle güneşindeki mum gibi olduğundan, ilk iyi güne kıyasla ikinci iyi gün sıradan bir gün gibidir. (Kol hem “kum” hem “haftanın günü” anlamındadır).

Fakat onun neslinin bilgeleri tüm bu arınmayı kirletti ve yaktı ve büyük Rabbi Eliezer üzerinden sular yükselen köprüyle Rabbi Yehoşa’nın büyük bir bilge olduğunu kanıtladı, bunu Tapınağın duvarları da ispatlar. Duvarlar Rabbi Yehoşa’nın zaferinden önce değil, Rabbi Eliezer’in zaferinden önce yıkılmaya başladı. Bu onun arı olduğuna hiç şüphe bırakmayacak tam bir kanıttır.

Fakat bilgeler Rabbi Yehoşa’yı kendisi için almak istediler öğretmeni Rabbi Eliezer’e yaptıkları gibi hükmetmek için değil ta ki bir ses Rabbi Yehoşa’nın gerçekten onun öğrencisi olduğunu söyleyene kadar. Fakat Rabbi Yehoşa onun yerine bağlanmadı ve “Orası Cennette değildir” diyen sese kulak verme dedi. Sonra bilgeler büyük Rabbi Eliezer’in yasalarını izlemediklerinden, Avzen (kulak) ışığı onlardan ayrıldığı için onu kutsadılar. En sevdiği öğrencisi Rabbi Akiva ona sayma sırasında 24.000 öğrencisinin öldüğünü ve dünyanın bozulduğunu söyledi.

Elisha Ben Avoya ve Rabbi Tarfon aynı kökten gelir. Fakat Elişa Ben Avoya, Ahoraim (arka), Rabbi Tarfon ise Ahoraim’in Panim’idir (yüz). Bu neye benzer? Bir evde hiçbir işe yaramayan acı zeytinler seriliyken, bir başka evde hiçbir işe yaramadan duran yağ-presi vardır. Sonra biri gelip her ikisini birleştirir. Presi zeytinlerin üzerine yerleştirir ve bol bol yağ elde eder.

Öyle anlaşılıyor ki, iyi yağ Panim, yağ-presi Ahoraim’dir. Ve diğer tahta aletleri işlerini bitirdikten sonra atarlar.

Bil ki, bu köklerin aşağıdaki dünyanın dallarına yayılmasıdır. Fakat köklerde her ikisi de aynı anda belirir, tıpkı aniden içeriye girip, yağ-presini ve onun altında bolca yağ çıkaran büyük zeytin yığınını gören biri gibi. Bu böyledir çünkü kökte her şey bir seferde görünür. Bu nedenle birine “başka” ve diğerine “Tarfon” denir; biri “pres” diğeri “yağ”dır ki pres vasıtasıyla derhal yağ akmaya başlar.

Bu aynı zamanda yoldan çıkmanın anlamıdır. Rabbi Tarfon’un ruhu olan arzu ortaya çıktıktan sonra, “başka” olanın ruhu kişinin evinde “kötü davranış” olarak kalır. Sod kelimesinin harf kombinasyonunun anlamı budur: Sameh, Sod kelimesinin başı, “başka” olanın ruhudur ve Dalet, Druş kelimesinin başı, Rabbi Akiva’nın ruhudur çünkü onlar eylemde bulunur. Ve ortadaki Vav, Rabbi Tarfon’dur.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,294