e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Michael Laitman > Sunum - Röportaj - Konuşmalar > Michael Laitman – Ölümden Sonra Ne Olur?

Michael Laitman – Ölümden Sonra Ne Olur?

Ölümden Sonraki Yaşam. Dr. Michael Laitman’ın Larry King ile röportjı.

Ölümden Sonraki Yaşam – Dr. Michael Laitman İle Yeni Hayat Söyleşisi Serisi’nin bir bölümünden alıntılar.

Öldüğümüz zaman ne olur? Ölümden hemen sonra nereye gideriz? Öldüğümüzde aklımıza ve ruhumuza ne olur? Sonsuz bir cennete mi uçarız ya da sonsuz bir cehenneme mi düşeriz? Başka insanlar, hayvanlar, bitkiler ya da kayalar olarak bu dünyada reenkarne olur muyuz? Tekrar tekrar hayatı yaşamaya devam mı ederiz? Hiçlik içinde mi kayboluruz?

Farklı öğretiler bu sorulara farklı farklı yanıtlar sunmaktadır. Bilim, öldüğümüzde vücudun nasıl ayrıştığını ayrıntılarıyla anlatmaktadır. Bu konuyla ilgili tartışma, genel olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır:

  1. Ölüme yakın deneyimleri olan ve görüp hissettiklerini tanımlamak için hayata dönen insanlar;
  2. Ahiret, reenkarnasyon ve bilinç hakkında kavramlar sunan dini inançlar, felsefeler ve diğer teoriler.

Bu sayfa, “Ölünce neler olur?” sorusunu, mevcut tartışmaya temel olarak farklı bir yaklaşım sunan Kabala İlmi perspektifinden inceleme konusu için ayrılmıştır. Kalaba’nın üstlendiklerini ele alacağız:

  • Ölüme yakın deneyimler için ortak olan nedir ve onlardan neler öğrenebiliriz?
  • Ruh nedir? Ruhumuz var mıdır, öldüğümüzde bir ruh ediniyor muyuz yoksa hayatımız boyunca bir tane mi ruhumuz olur?
  • Öldüğümüzde fiziksel varlığımıza ne olur?

 

Öldüğümüzde neler olduğu ve ölüm sonrası yaşam hakkında sıkça sorulan diğer sorular kadar…

Öldüğümüz Zaman Ne Olur? Dr. Michael Laitman

Ölüme Yakın Deneyimlerden Ne Öğrenebiliriz?

Ruh Nedir? Vücudumuza Mı Aittir? Bedenin Ölümü Ruhun Doğuşunun İşareti Midir Yoksa Henüz Yaşıyorken Ruhumuzu Edinebilir Miyiz?

Öldüğümüz Zaman Fiziksel Varlığımıza Ne Olur?

Ölümden Sonra Ne Olur? [Video]

Ölümden Sonraki Yaşam [Video]

Öldüğümüz Zaman Ne Olduğu ile İlgili Sıkça Sorular

Ölümden Sonra Ruha Ne Olur?

Öldüğüm Zaman Bana Ne Olacak?

Neden Ölüyoruz?

Cehennem Nedir?

Öldüğümüz Zaman Bilincimize Ne Olur?

Öldüğünüzde Ne Olduğuna Dair İlave Metinler

ÖLÜME YAKIN DENEYİMLERDEN NE ÖĞRENEBİLİRİZ?

Klinik bir ortamda ölümden dönen insanlar uyku benzeri bir hiçlik, huzurlu bir gökyüzünde süzülme hissi, bir bahçe, parlak bir ışık ya da parlak bir ışığa doğru giden bir tünel gibi sakin bir manzara, önceden vefat etmiş olan yakınlar ile görüşme ya da konuşmanın yanı sıra klinik olarak ölüm gerçekleştikten sonra kişilerin bulundukları odada olanları görebildikleri beden dışı deneyimler gibi bir dizi izlenim aktarmışlardır.

Bütün bu izlenimlerin ortak noktası nedir?

Bunların hepsi, fiziksel bedenden özgürleşme izlenimleridir. Ölüme yakın deneyimlerde fiziksel beden artık bir sıkıntı kaynağı değildir. İnsanlar bedenleri olarak tanımladıkları yapıdan başka bir şeye aitmiş gibi hissederler. Zihin, her ne kadar farklı bir biçimde olsa da çalışmaya ve fiziksel bilgileri işlemeye devam eder.

Ölüme yakın deneyimler, bedensel yaşamımız ve onun ölümü arasındaki bir sınırı ifade etmektedir. Bu, bedenimiz, aklımız ve fiziksel duyularımız vasıtasıyla edindiğimiz bilgilerle olan bağlantımızı sonlandırdığımız bir sınırdır.

Bu gibi durumlarda arzumuz azalır ve arzunun yok oluşu, kişinin yok oluşuna denktir. Başka bir deyişle kişisel arzularımızda (yiyecek, cinsellik, aile) ve sosyal arzularımızda (para, saygınlık, kontrol, bilgi) deneyimlediğimiz yaşam duygusu tamamen ortadan kalkar ve biz onun ortadan kalkışıyla, almanın, hissetmenin, yaşamanın ve keyif almanın sona erişiyle hemfikir oluruz.

Fiziksel bedenden özgürleşme hissi, yeni bir koşula geçişin işretidir. Ancak bu yeni koşul hâlâ ölüm değildir, ne maneviyattır ne de sonsuzluktur.

Kabala’ya göre, bu tamamen psikolojiktir. Bu tür koşullarda ne hissedersek hissedelim, sonsuzluk ve bütünlük hissiyle karşılaştırıldığında sınırlı ve çok küçük kalacaktır. Kabala, bu dünyada yaşarken çok daha canlı bir şekilde bu hisse erişebileceğimizi belirtir.

Nasıl? Ruhumuzu edinerek.

RUH NEDİR? VÜCUDUMUZA MI AİTTİR? BEDENİN ÖLÜMÜ RUHUN DOĞUŞUNUN İŞARETİ MİDİR YOKSA HENÜZ YAŞIYORKEN RUHUMUZU EDİNEBİLİR MİYİZ?

Kabala’ya göre ruh, bedenimizin ölümünden sonra içine girdiğimiz bir şey değildir. Buna karşılık, henüz yaşıyorken ona dair net bir algı ve hisse erişmemiz gereken bir şeydir. Eğer henüz hayattayken ruhumuzu edinemezsek, ona hiç sahip olmamışız demektir.

Ruh, egoist ve bedensel arzularımızın üzerinde bir arzudur. Yani, yemek, cinsellik, para, saygınlık, kontrol ve bilgi için olan arzularımızın üstünde, yaşadığımız her şeyin ardındaki amacı ve anlamı, hayatın anlamını sorgulayan küçük bir arzu vardır. Bu arzu, Kabala’da “kalpteki nokta” olarak adlandırılan, geliştirme imkânımız olan küçük bir noktadır. Bu noktanın tam olarak gelişimi, ruhun edinilmesi olarak kabul edilmektedir.

Ruhu edinmek, şu anki yaşamımıza eklenen, bizden gizlenmiş olan bir hayat gibidir. Ruh ile iletişim kurduğumuzda, o bizim yaşamımızın merkezi hâline gelmektedir. Mevcut hayatımızı yeniden değerlendiririz ve onunla tamamen farklı bir düzeyde ilişki kurmaya başlarız. Fiziksel bedenin ölümü bu durumda kişinin gömleğini değiştirmesi gibi olacaktır. Başka bir deyişle, fiziksel bedenimiz öldüğünde, Kabala’da “manevi edinimin 125 basamağı” olarak adlandırılan ruhun edinimi tamamlanıncaya kadar, yeni bir bedende hayat bulmaya devam edeceğiz.

Eğer manevi edinimimiz olmazsa, geriye kalan tek şey Reşimo’dur (bir “hatıra” ya da “kayıt”). Bu DNA’ya benzeyen, manevi bilgi taşıyan bir gendir. Bu Reşimo “hayatın anlamı nedir?” sorusu şeklinde ortaya çıkıncaya kadar yeni bedenlerde kıyafetlenir. Bu soru nihayetinde bizleri, ona bir cevap aramaya zorlar: ruhun gelişimi için bir yöntem ve çevre bulmaya.

ÖLDÜĞÜMÜZ ZAMAN FİZİKSEL VARLIĞIMIZA NE OLUR?

Öldüğümüz zaman fiziksel yaşamımızda algıladığımız her şeye dair farkındalığımızı yitiririz. Ancak bu, hepsini kaybettiğimiz anlamına mı gelir? Hayır. Kişisel nitelikler şeklinde aktarılmaktadır. Bu, her yeni nesildeki çocukların, hayata yetişkinlerden daha iyi adapte oluşunun nedenini açıklamaktadır. Örneğin çocuklar, en son teknoloji ve aygıtları kullanmada içgüdüsel olarak yetkinken, daha eski nesillere ait kişiler bunları daha karmaşık bulmaktadırlar.

Art arda gelen her nesilde, alma arzusu bir seviye daha büyümektedir. Alma arzusu, bir insanı manevi gelişime götürmede başarısız olursa yeni bir aşamaya geçer, başka bir fırsat elde eder. Tüm sorunlar, acılar ve bilgi, bir nesilden diğerine kademeli olarak, manevi gelişim ihtiyacına doğru birikmektedir.

Kabala İlmi işte bunun için vardır. Kabala İlmi vasıtasıyla ruhun sonsuz ve bütüncül sistemine erişebilir, onun içsel gücünü keşfedebilir ve maneviyatı belirgin bir algı ve his olarak ifşa ederek ruhun aktif bir parçası hâline gelebiliriz. Bizim gelişimimizin amacı budur.

Günümüz, insanlığın bu amaca doğru gelişimindeki çok önemli bir andır. Kabalistler, insanlığın topluca onun anlamı ve amacına dair sorularla uyanmaya başladığı, Kalaba’nın ifşa olduğu ve hayattayken bu fırsatı fark edip sonsuz bir hayat elde etmemize izin verecek şekilde herkese açık olduğu bir zaman olarak tanımlamıştır.

SIKÇA SORULAN SORULARIN İÇERİKLERİ

Ölümden Sonra Ruha Ne Olur?

Öldüğüm Zaman Bana Ne Olacak?

Neden Ölüyoruz?

Cehennem Nedir?

Öldüğümüz Zaman Bilincimize Ne Olur?

ÖLÜMDEN SONRA RUHA NE OLUR?

Bedenin ölümüyle bağlantısının kopması nedeniyle ruhunu algılayabilen insanlar, onun içinde yaşarlar.

Ruhlarını hiç edinememiş olan insanların sadece bir insanın bu güne kadar sahip olduğu tüm özellikleri kapsayan, DNA benzeri bir kod olan Reşimo’su (İbranice bir kelime olup “kayıt” anlamına gelen Roşem’den gelir) vardır.

Beden öldüğü zaman bu bilgi içeren kısım (Reşimo), bu dünyada bulunan yeni bir bedene bağlanmalı ve her şeye baştan başlamalıdır. Her insan, eninde sonunda ondan bir ruh geliştirdiğimiz parçaya, Reşimo’ya sahiptir.

Yemek, cinsellik, aile, para, saygınlık, kontrol ve bilgiye dair fiziksel, egoist arzularımız dışında, bizi bir ruh inşa etmeye teşvik eden bu fiziksel arzunun içinde işleyen küçük bir bilgi parçacığına sahibiz. Kabala İlmi’nde bu bilgi parçacığına “kalpteki nokta” denir. Bu kısım “Hayatın anlamı nedir?” ve “Ne için yaşıyoruz“ sorularıyla karakterize edilir. Sonuç olarak bu, ruhumuzu algılamak ve varlığımızın kaynağını çözmek için bir arzudur.

Kalpteki nokta, içimizde ne kadar güçlü bir şekilde uyanırsa egoist arzumuzu o kadar iyi irdeler, bu arzuyu fark edebileceğimiz araçları da o kadar çok ararız. Sonunda nasıl ruh inşa edileceğine dair metodolojik bir yaklaşım öğreten otantik Kabala İlmi’ne rastlarız.

ÖLDÜĞÜM ZAMAN BANA NE OLACAK?

Ruhun ifşasına erişirseniz -en küçük manevi nitelik, bir noktadan ruhun en küçük gelişimi, onun gerçek varlığı- bu durumda bedeniniz öldüğünde, ruhunuzu algılamaya devam edeceksinizdir. Bunun nedeni ruhunuzun kendi içinde bir hacim ve ışık (sevgi ve ihsan etmenin manevi gücü) elde etmiş olmasıdır. Böylece o, bu bedende varlığını sürdürürken, gelişiminin 125 basamağının tamamına ulaşmak için tekrar başka bir bedenle kıyafetlenir, bir kadın tarafından doğurulur. Çünkü bunu yapmak, yalnızca bu dünyada fiziksel varlığını sürdürürken mümkün olur.

Ancak ruhun ifşasını bu noktadan yola çıkarak gerçekleştirmezseniz, tıpkı bu kez yaptığınız gibi bu dünyada tekrardan var olacaksınız demektir. Böylelikle onu ifşa edip geliştirmek için başka bir fırsatınız (kalpteki nokta) olacaktır.

NEDEN ÖLÜYORUZ?

İçsel niteliklerinin yenilenmesi için beden yenilenmelidir. Bu nitelikler aynı bedendeyken değişime uğrayamaz. Çünkü belirli bir beden, belirli bir dizi niteliği gerçekleştirmek için her zaman en uygun olandır.

CEHENNEM NEDİR?

Cehennem, bir insanın onu tanımlama şekline göre tanım alır. Cehennemin bu dünyada sahip oldukları her şey ortadan kalktığında ve bu hayattan herhangi bir fayda elde etmeden geçip gitmekten pişmanlık duyduklarında ortaya çıktığını düşünenler vardır.

Duygusal bir bakış açısından baktıkları için iyi ya da kötü her tür gözlemle cehennemin bu dünyada olmadığını düşünenler vardır. Daha ziyade bedenin ölümünden sonra o bizi gelecekte beklemektedir. Onlar bedenin ölümünden sonra cennet ve cehennemin bizleri beklediğini düşünürler.

Kabala’da cehennem, en istenmeyen manevi koşula verilen isimdir. Kabala yöntemini uygulamak suretiyle manevi yolda ilerleyerek, değerlerin değiştiği bir koşula ulaşmak için çaba göstermekteyiz. Böylece cennet ve cehennem, geleneksel olarak kabul gören anlamlarına kıyasla farklı bir kimlik kazanmaktadır. Birçok insan, beden öldüğü zaman bir çeşit kapının cennet veya cehenneme açıldığına inanmaktadır. Fakat bu zavallı hayvan beden öldüğü ya da yaşadığı için hatalı mıdır?

Bununla birlikte Kabala, özgür seçimimiz olduğunda alma arzusu açısından yaşam veya ölümden bahseder. Fiziksel bir bedende olduğum ve bu dünyayı hissettiğim yanılsaması kasıtlı olarak verilmiştir. Böylece ben onun üstüne sıçrayıp, kendimi canlı olarak ve sadece manevi bir Kli (Kap) içinde, Işıkla (sevgi ve ihsan etmenin manevi gücü) ilişki hâlinde göreceğim.

Cehennemi her zaman farklı şekilde hayal etmek ya da görmek, mükemmel derecede iyidir, hatta faydalıdır. İhsan etmeme izin vermeyen alma arzusunun kontrolü altındaysam buna cehennem denmektedir.

ÖLDÜĞÜMÜZ ZAMAN BİLİNCİMİZE NE OLUR?

Doğada hiçbir şey yok olmaz. Tıpkı bedenimizin temel unsurlara ayrışması gibi, sadece yapısı ve tasarımı değişir. Bir koşuldan diğerine geçer. “Yok olmak” diye bir kavram yoktur. Bu nedenle bilinç -eğer içimizde varsa- bir formdan diğerine, bir taşıyıcıdan diğerine geçer.

Bilincin, bir kişinin içinde değil etrafında olduğu, hatta belki de tamamen farklı bir boyutta, başka bir mekanda olduğu söylenebilir. Beynimiz, mevcut durumda kendisini gerçekleştirmesi için ihtiyaç duyduğu ölçüde genel bilinçten alan, bir tür modemdir.

Ayrıca kendi benliğinizi hatırlamanız açısından, sizin “ben”iniz fiziksel bedende değil bilinçte var olur. Bilinç, kendi başına bilgidir. Bilgi bağlantısı, zamanın ve mekânın ötesindedir. O, tüm evrene yayılmaktadır.

Bilgi yok olmaz, sadece ortamını değiştirebilir. Onun ne şekilde ve nerede olduğunu kesin olarak söyleyemeyiz.

Kabala İlmi başka hiçbir şeyin var olmadığını öğretir. Bedenlerimiz ve tüm fiziksel dünya sadece bir yanılsamadır. Bu dünya “hayali bir dünya” olarak adlandırılır ve var olmadığı düşünülür. Diğer her şey bilinçte var olmaktadır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,272