e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

204- Çalışmanın Amacı

1938 senesinde duydum.

Hazırlık döneminde, tüm iş ‘hayır’dadır, yani, ‘hayır’ın içindedir, yazıldığına göre; “onlar olmayan bir ülkede acı çekecekler.” Ancak, dil meselesinde bu “ben” olarak düşünülen birisinin önce sevgi anlayışı ile ödüllendirilmesi lazımdır.

Ancak, hazırlık sürecinde, çalışma sadece hayır şeklinde olur, “sahip olamazsın” yoluyla ve hayır’ların bolluğu ile biz Hesed’in (merhamet) Tanrısı noktasına geliriz. Ama bundan önce, pek çok hayır vardır ve bu başka bir Tanrıdır, çok ‘hayır’ların Tanrısı. Çünkü kişi Lo Lişma’dan Lişma’ya gelir.

Ve daha sonra, çalıştığımız ve Keduşa’yı genişlettiğimizde bile, Sitra Ahra hala destek sağlar, bu desteği çektiği zaman kadememizden düşeriz ve böylece genişlemiş olan bolluğu Sitra Ahra alır. Nitekim Sitra Ahra’da kişiye tamamen hâkim olma gücü vardır, bu yüzden kişi onun isteğini yerine getirmeye mecbur olur. Ve kişinin kendisini bir üst kademeye yükseltmekten başka çaresi yoktur.

Ondan sonra bu süreç yeniden başlar, aynı öncesi gibi, kırk dokuz kirlilik kapısı ile. Bu demektir ki, kişi kırk dokuzuncu kapıya ulaşana kadar Keduşa’nın kademelerinde yürür. Ama orada, ta ki kişi her defasında daha yüksek bir kirlilik kademesine düşene kadar, canlığı ve armağanı almak için kontrole sahiptir, zira “Tanrı birini bir başkasının tam tersi olarak yaptı.”

Ve kişi 49’uncu kapıya geldiğinde, Yaradan gelip onu kurtarana kadar, artık kendisini yükseltemez. Ondan sonra “O zenginleri yuttu ve o onları tekrar kusacak; Tanrı onları karnından dışarı atacak.” Bu demektir ki, Klipa’nın, Keduşa’nın kırk dokuz kapısından aldığı armağanları ve canlılığı şimdi artık kişi kendisi alabilir. “Denizi yağmalama” sözünün anlamı budur.

Henüz, sürgünlüğünü hissetmeden kurtarılmak imkânsızdır. Ve kişi kırk dokuzun üzerinde yürüdüğü zaman, sürgünlüğünü hisseder ve Yaradan 50’inci kapıda onu kurtarır. Ve Galut (sürgünlük) ve Ge’ula (kurtarılma) arasındaki tek fark, Alef’in içindedir ve bu Alufo Şel Olam (dünyanın Şampiyonu) demektir. Dolayısı ile kişi gereğince sürgünlüğü edinmezse, o kademede eksiği vardır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,105