e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Yehuda Halevi Aşlag (Baal HaSulam) > Şamati (Duydum) Makaleleri > 4- Manevi Çalışmada Kişinin Kendisini Yaradan’a Karşı İlga Ederken Hissettiği Ağırlığın Nedeni Nedir?

4- Manevi Çalışmada Kişinin Kendisini Yaradan’a Karşı İlga Ederken Hissettiği Ağırlığın Nedeni Nedir?

Kişi Yaradan için çalışmak isterken kendi “benliğini” ilga etmek istediğinde ve kişisel menfaatlerini düşünmek istemediğinde, hissettiği ağırlığın nedenini bilmeliyiz. Kişi sanki tüm dünya durmuş ve kendisi sanki bu dünyada yokmuş ve havada asılıymış hissine kapılır. Ailesini ve dostlarını kendisini Yaratan’ın karşısında ilga etmek için geride bırakır.

Bunun basit bir nedeni vardır ve buna, “inanç yetersizliği” denir. Yani kişi kendisini kimin karşısında ilga ediyor bilmemektedir, şöyle ki Yaratan’ın varlığını hissetmemektedir. Bu durum kişiye ağırlık hissi verir.

Ancak, kişi Yaratan’ın varlığını hissetmeye başlayınca, kişinin ruhu hemen ilga olmayı ve köküyle bütünleşmeyi ister. Hiç bir düşünce ve akıl gerektirmeden O`nun içine tıpkı bir mum ışığının, meşalenin büyük ışığı altında dâhil olduğu gibi dâhil olup bütünleşir.

Dolayısıyla görüyoruz ki kişinin temel çalışması sadece Yaratan’ın varlığının hissine gelebilmek, yani Yaratan’ın varlığını hissedebilmektir: Ve “tüm dünyanın O’nun muhteşemliğiyle dolu olduğunu görmek.” Kişinin tüm çalışması budur, yani tüm kuvvetiyle yaptığı çalışma sadece bu koşula ulaşmak içindir, başka hiç bir şey için değildir.

Kişi bir şeyin sahibi olacağı gibi bir yanılgı içerisine girmemelidir, zira kişinin sadece bir tek şeye ihtiyacı vardır, bu Yaratan’a inançtır. Başka hiç bir şey düşünmemelidir ve yaptığı tüm çalışmanın ödülü sadece Yaradan inancı edinmek olmalıdır.

Küçük bir ışık yansımasıyla büyük bir ışık yansıması arasında bir fark olmadığını bilmeliyiz, çünkü ışıkta hiç bir değişim olmaz. Şöyle ki tüm değişim bereketi alan kaptadır. Şöyle yazdığı gibi: “Ben Yaratan’ınızım, değişmem.” Dolayısıyla kişi eğer kaplarını ne denli genişletebilirse, o denli aldığı ışığı arttırır.

Ancak soru kişinin kaplarını ne ile genişleteceğidir? Bunun cevabı şudur, kişi Yaratan’ın kendisini yakınlaştırdığı dereceye kadar duyduğu minnet ve şükran, O’nu biraz hissetmesi ve önemini düşünmesi, yani Yaratan’la bir bağ oluşturulmasına fırsat verilmiştir.

Kişi Yaradan’ı kendisi için önemli gördüğü dereceye kadar, kendisini aydınlatan ışık artar. Kişi bilmelidir ki, Yaratan’la arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunun gerçek değerini asla ölçemez, çünkü gerçek değerini tayin edemez. Bunun yerine, kişi Yaradan’a ne kadar kıymet verirse, o kadar hak kazanır ve O’nun önemini kavrar. Bu koşulda güç vardır, zira böylece kişi kendi üzerinde daimi bir aydınlanma edinmiş olur.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,283