e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

23. Mektup

1927, Londra

Ruh eşim, mumun sonsuza kadar yansın,

Senin konunun dünyaların basamaklandırılmasıyla kıyaslanmasını dostlarının onaylamamasına ilişkin olarak diyebilirim ki, onlar benden önce üst dünyaları anlamak zorunda olduklarını öğrendiler çünkü düzen budur—önce yukarıdan aşağıya sonra aşağıdan yukarıya. Bu böyledir çünkü maddi bir pınar yalnızca maddeselliğe neden olur ve baktığı her şeyi cisimleştirir. Manevi bir pınar ise tersine sadece manevi imgeleri yayar ve baktığı her yer kutsanır.

Kaynaklarını hissettikleri zaman maddesel imgeler bile, tam olarak maneviyata döner, benzer olarak ya da benzeyerek değil, gerçek anlamda maneviyatta olurlar, şöyle yazıldığı gibi, “O mührün altındaki kil gibi değişti ve her şey bir giysi gibi durdu.”

Benden istediğin şey, birleşme konusunu tekrarlamam çünkü bunu yazarlardan almakla ödüllendirilmediğine göre merak ediyorum da kitaplardan nasıl alacaksın?

Şiirsel sözlerin şöyle başlıyor, “Vecizelerimi sürdürecek ve şöyle diyeceğim, ‘Omer’le (sayma) ölçülmüş kelimeler.’” Gerçekten de kelimelerini Omer’le ölçüyorsun fakat Omer kutsamasına şükretmek için daha çok çaba göster çünkü “bir omer, ephah’ın (ölçme birimi, aynı zamanda “nerede”) onda biridir. Ephah demek, senin “Ephah sağ taraftır ve Asirit (onda bir) Asurot (yasaklanmış) kelimesinden gelir” yazdığın gibi, büyük akıl karışıklığı demektir, çünkü gelenekler için bir kaynak, Pentatoh için bir kaynak vardır, tıpkı “Kral senin saç örgünle tutsak edildi” sözünde olduğu gibi.

Ölçü, inanç ve güven yoluyla kalbin karışıklığının tutsaklığını belirtir yani bütün karışıklık kaybolur. Bu Omer ölçüsüdür. Bu nedenle ona şükretmeliyiz ki mektubunda bunu bulamadım.

Şöyle denir, “Açgözlü adam Tanrı’yı lanetler ve reddeder.” Bu demektir ki, dua işin yarısını yapar ve bütün olanın dua edecek bir şeyi olmadığından, kendisi için dua eden bütün değil ikiye bölünmüştür. Bu nedenle atalarımız ödül almak için değil, bütünlük için çalışmamız konusunda bizi uyarırlar. Bu yüce bir sırdır ve bunu sadece kendileri için olmayanlar anlar.

Bu nedenle atalarımız şöyle der, “Ev sahibi böler, misafir şükreder” yani kişi kendine ev sahibinin ona bütünlük verdiği yalanını söylememelidir. Daha ziyade gerçeği olduğu haliyle, kesin bir duyarlılıkla hissetmelidir. Bu nedenle şöyle denir, “Ev sahibi böler,” yine de misafir şükretmelidir.

Misafir” kelimesi “Yaradan korkusuyla kokan” sözünden gelir. Bölme sırasında kişi sanki tamammış gibi ev sahibinin verdiği şeyi aldığı için her durumda şükreder. Kişinin şükrünün ölçüsü hediye aldığındaki neşenin ölçüsüdür ve bu sadece “Onun hazzı Yaradan korkusuyla olacak” vasıtasıyla mümkün olur.

Atalarımızın söylediği şudur, “Eğer bir ölçü buğday çalar, onu öğütür, yoğurur, pişirir ve bölerse nasıl şükredecek? Şükretmez, fakat lanetler.” Hırsız soyduğu kişiye ona bir şey vermediği için teşekkür etmez. Daha ziyade kendi arzusu dışında zorla ondan almıştır.

Kişinin hak kazandığı bölme ve ödül ilk kötülükten doğar çünkü “Günah, günaha neden olur.” “Başlangıçta o bir örümcek ağıyken sonunda halat gibi olur .” Her şey başlangıca akar.

Ama yine de, Üst Olandan zarar gelmeyeceği açık olmasına ve tüm eksikliğin ve bölünmenin Yaradan tarafından yapıldığına inanmasına rağmen, ilk kötülükle ilgili böyle düşünmez. Öyle görünüyor ki, o Yaradan’ın arzusuna karşın O’ndan çalan gerçek bir hırsızdır.

Bilgi ağacı buğdaydır,” şöyle yazdığı gibi, “Bir ölçü buğday çalan.” Se’ah (ölçü), tıpkı “Se’ahse’ah’da (tam ölçü), Sen onu gönderdiğin zaman onla Mücadele Edeceksin ” sözünde olduğu gibidir. Buğday ilk günahtır. Dolayısıyla, “o öğütüp, pişirmesine” rağmen, o günahtan gelen bir Mitzva olduğu için şükretmez ve lanetler, yani onlar halat haline gelirler ve sonra kişi mantık ötesi yücelik ve ayırımı ima eden, “Bu tamamen Yaradan içindir” sözünü, Hallah’ı, Hulin (dünyevi) kelimesinden ayırır. İlk kötülük için olmasaydı bu yüce Mitzva gerçekleşmiş olmayacaktı.

Bütün bunlar kişi hırsız olduğu içindir, bir erdemlinin af dileyip, şükrettiğini görmez bu nedenle tüm kalbiyle şükretmez ve sevgiden tövbe etmez, sonrasında günahlar ona erdemlik olarak görünür. Buğday ölçüsünün kendi elinin gücü değil, Yaradan’ın hediyesi olduğunu bilmez.

Bu sebeple atalarımız şöyle der, “misafir” değil, “Ev sahibi böler,” yani buğday ölçüsü de Yaradan’ın ölçüsüdür, “O’nun anlaşmasını yerine getirmek ve O’nun emirlerini hatırlamak” için. Misafir, ev sahibinin sadece onu memnun etmek için Kendini sıkıntıya soktuğuna inanmada yeteri kadar güçlendiğinde, tüm kalbiyle O’na şükreder. Öyle görünüyor ki, bu bölünme yukarıdan aşağıya Yaradan’ın kutsamasından sonra kendi içinde gerçekten bütün bir şeydir.

Fakat önce, kişinin aşağıdan yukarıya kendi bereket pınarı konusunda güç kazanması gerekir. Bu demektir ki, “Tanrı korkusuyla kokan” ve “Annesinden ve babasından çalan ve ‘bu suç değil’ diyen kişi yıkıcı olanın dostudur” sözlerinde yazıldığı gibi, kokuyla güç kazandığı ve çaba gösterdiği için ona “misafir” denir. Diğer bir deyişle, ilk kötülük annesi ve babası nedeniyle bedeninde köklenir, bu nedenle kişi, yukarıda bahsettiğimiz gibi bu Yaradan’ın hediyesi değildir diyerek bir hırsız haline gelir. Bu nedenle annesinden ve babasından çalmış ve sonra suça günah ilave etmiş olur çünkü şöyle demektedir, “Bu suç değil.” Bu demektir ki, Tanrı korusun yıkımın Mitzva’sından gurur duyar.

Omer kutsamasının, kişinin buğday ölçüsünde bile olsa, kokuyla Yaradan’ın hediyesini hissetme ihtiyacında olmasının anlamı budur. Bu sırada neşesi tüm çalışmasında bütün olur ve bununla ödül tekrar bütün ve “Tanrı erdemlinin yolunu bilir” olur.

Yehuda Leib

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,128