e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Baruh Halevi Aşlag (Rabaş) > Makaleler > Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?

Çalışmaya Lo Lişma’da Başlamak Ne Demektir?

Makale 23, 1987-88

Pesahim’de şöyle yazılmıştır: “Kabalist Yehuda şöyle der: ‘Kişi Lo Lişma’da (O’nun adı için değil) olsa bile daima Manevi Çalışma’a bağlanmalıdır çünkü Lo Lişma’dan, Lişma’ya (O’nun adı için) gelir.’”

Maimonides der ki: “Atalarımız şöyle der: ‘Kişi Lo Lişma’da olsa bile, Lo Lişma’dan Lişma’ya geldiğinden, daima Manevi çalışmaya bağlanmalıdır.’ Dolayısıyla, küçüklere, kadınlara ve sıradan insanlara, sadece korkunun dışında ve ödül alma amacıyla çalışmaları öğretilir. Bilgilerini arttırdıktan ve ilmi edindikten sonra, O’nu edinene, O’nu bilene ve sevgiyle hizmet edene kadar bu sır onlara söylenebilir.”

Ve Pesahim’de şöyle yazılır, “Berahot’un ikinci bölümünde şöyle yazar: ‘Lo Lişma’dayken, maneviyata bağlananlar doğmamış olsalar daha iyidir.’ Ve Kabalist Yehuda şöyle der: ‘Bu böbürlenmek ve küçük görmek amacıyla çalışanlar içindir.’”Berahot’ta Tosfot şöyle açıklar, “Ona sadece dostlarını küçültmek ya da saygı görmek için çalışmakla ilgili olup olmadığını sormalıyız.”

Yukarıda söylenenlerle ilgili görürüz ki, Yaradan çalışmasında iki anlayışı benimsemeliyiz: 1) Lişma, 2) Lo Lişma. Bu nedenle, Lişma ve Lo Lişma’nın ne olduğunu tam olarak bilmeliyiz.

Görürüz ki Lo Lişma’da yapılacak beş şey vardır:

1) Maimonides’in söylediği gibi, kişi manevi çalışmaya bağlanır çünkü Yaradan bize bunu emreder ve o Yaradan’ın emirlerini yerine getirmek istediği için manevi çalışmaya bağlanır. Fakat Yaradan’ın emirlerini yerine getirmesinin sebebini bilmeliyiz. Maimonides der ki, şunu sormalıyız: “Ceza ve ödül sebebiyle mi?” Diğer bir deyişle eğer Yaradan’ın emirlerini yerine getirirse, Yaradan onu ödüllendirir: Uzun, zengin bir dünya ve gelecek yaşamına sahip olur. Eğer yerine getirmezse, Yaradan’ın emirlerini yerine getirmeyi istemediği için cezalandırılır.

Ancak, ödül ve cezada iki anlayışı benimsemeliyiz: a) Maimonides’in söylediği gibi; b) Manevi çalışmaya bağlanma hazzında ödül ve ceza vardır. Bu meseleler çalışmada başlangıç öğrencilerine, kadınlara ve çocuklara ifşa olmaz.

2) Lo Lişma’daki ikinci anlayış, Tosfot’un söylediği gibi maneviyatı saygı görmek için çalışmaktır. Bu anlayış, Maimonides’in bahsettiği ilk anlayıştan daha kötüdür çünkü burada Yaradan’ın ödülünü talep etmez. Daha ziyade insanların ona saygı göstermesini ister -ister zenginlik ya da onur için olsun- ve bu manevi çalışmaya bağlanmasının sebebidir. Şunu söyleyebiliriz ki, Yaradan emrettiği için değil, insanlar onu zorladıkları için maneviyat ve ıslahları yerine getiriyor gibi görünür, aksi takdirde insanlar onu ödüllendirmez. Ancak, bu da Lişma’yı getiren, Lo Lişma ile ilgilidir.

Tosfot’un söylediği üçüncü anlayış şudur: “Dostlarını küçük görmek amacıyla çalışan kişi.” Bu, Lo Lişma’nın önceki anlayışından daha kötüdür. Bununla ilgili şöyle denir: “Manevi Çalışma’ya Lo Lişma’da bağlanan kişi doğmamış olsa daha iyidir.”

İzin verin Lişma ve Lo Lişma’daki beş anlayışı aşağıdan yukarıya doğru açıklayalım.

Küçük görmek amacıyla Lo Lişma’da olmak en kötüsüdür. Bu o kadar açıktır ki, atalarımız bu yolda yürüyen kişi doğmamış olsa daha iyidir demiştir. Neden “küçültmek amacıyla” çalışmanın, “saygı görmek amacıyla” çalışmaktan daha kötü olduğunu anlamalıyız. Her şeyden önce, her ikisi de Yaradan için değil, yaratılanlar için çalışmaktadır.

Aralarındaki farkı açıklamalıyız. Bilinir ki, bize “dostunu kendin gibi sev” emri verildi. Kabalist Akiva bununla ilgili olarak maneviyatın en büyük kuralı demiştir. Maneviyatın Verdikleri kitabında şöyle yazılmıştır: Bu kendini sevmeden çıkıp başkalarını sevmeye gelmenin yoludur ki bu şekilde Yaradan sevgisine gelinir. Bu demektir ki, kendini sevmeden çıkmadan Lişma’da çalışmak imkânsızdır.

Bu nedenle başkalarını sevmekle ilgili iki ayırım yapmalıyız: 1) Başkalarına sevgisi varsa; 2) başkalarına sevgisi yoksa. Fakat başkalarından nefret denilen üçüncü bir ayırım daha vardır. Diğer bir deyişle, kişi bazı şeyleri başkalarını acıtmak için yapar. Buna “Dostunun kötü durumundan gurur duyan kişi” denir. Diğer bir deyişle, dostunun mutsuz olmasından ve acı çekmesinden hoşlanır ve bundan haz alır. Bu kişi insan nefretine bağlanmış olarak kabul edilir.

Bununla saygı görmek için çalışan kişiyle, küçük görmek için çalışan kişi arasındaki farkı görebiliriz. Amaç Lişma’ya ulaşmaktır ve Lişma’ya nasıl ulaşacağımız -başkalarını sevme vasıtasıyla- tavsiyesi bize verilmiştir. Dolayısıyla, saygı görmek için çalışan kişi dost sevgisine bağlanmamış olsa bile, ona saygı duyanlar onu mutlu ettiğinden ve bu nedenle ona saygı duyduklarından, insanların nefretini amaçlayarak hareket etmez. Dolayısıyla, manevi çalışma ona saf ruh aşıladığından, manevi çalışmaya bağlanarak, Lişma’ya ulaşma şansı vardır, böylece dereceleri çıkıp başkalarını sevmeye ve Yaradan sevgisine gelir.

Bu nedenle, bununla ilgili şöyle denir: “Lo Lişma’dan Lişma’ya gelir.” Fakat, başkalarının nefretine sebep olacak eylemler içinde olan ve bu amaçla çalışan ama yine de dostlarının bu durumuna rağmen saygınlık bekleyen kişi, yaptığı eylemler kendini sevmeden çıkmasına mani olmadığı için, asla Yaradan sevgisine ulaşamaz. Bu şekilde nasıl kendini sevmeden çıkıp, Yaradan sevgisine gelecek?

Dahası, Lo Lişma’da yerine getirilecek bir anlayış daha vardır: 19. Makalede yazıldığı gibi, baskı yolu. Örneğin, eğer kişi dindar bir kişi için çalışıyor ve ondan iyi bir ücret alıyorsa, işveren ona şöyle dediğinde, “Senin maneviyat ve ıslahları yerine getirmeni istiyorum. Aksi takdirde, benim için çalışmanı istemiyorum.”

Eve gelir ve karısına patronunun onu kovacağını söyler. Karısı şöyle der: “Dindar bir patronun olduğu için, maneviyat ve ıslahları yerine getirmenin ne anlamı var? Biz buna inanmıyoruz. Vicdanımızı para için satacak mıyız?” Fakat o karısına şöyle der: “Pek çok işe girdim ve bugünlerde yeni bir iş bulmak çok zor, bu yüzden eğer patronun teklifini kabul etmezsek, aç kalırız.”

“Dolayısıyla” der koca, “Vicdanımız için kendimizi kurban etmemeliyiz fakat manevi çalışmaya inanmıyor olduğumuz gerçeğini biliyoruz. Bu bakımdan maneviyat ve ıslahları Yaradan yerine getirmemizi istediği için değil fakat fabrikanın sahibi emrettiği için yerine getireceğiz. İşverene inanmak zorunda değiliz. O zaman maneviyat ve ıslahları yerine getirirsek bir şey olmaz. Eylem vicdanımızı lekelemez ya da bizi birden inançlı yapmaz. Bu eylemleri yerine getirsek bile Tanrı tanımaz olarak kalırız.”

Bu nedenle, kocası açıklıkla fikirlerini söyleyip diğerleri gibi kalmak istediğini söylediğinde, maneviyat ve ıslahları yerine getirmenin ne tür bir önemi olabilir? Aklımıza göre bu eylemlerin ne değeri olur?

Ancak, yasa açısından (dini yasa), istemediğini söylese de onu zorlamalıyız. Bu demektir ki bununla kişi Yaradan’ın emirlerini yerine getirir fakat buna Lo Lişma denir. Tıpkı Maimonides’in yazdığı gibi: “Kutsallık meselesinde kişi gizlilikle tövbe etmezse, toplum içinde utanır ve ıslah olana kadar lanetlenir ve aşağılanır.”

Bu demektir ki, onunla ilgili atalarımızın “Doğmamış olsa daha iyi” dediği dostlarını küçültmek için çalışan kişiden, daha fazla olarak Lo Lişma’dan Lişma’ya geleceği için, bu duruma da Lo Lişma denir. Lo Lişma’dayken manevi çalışma yerine getirerek, başkalarını sevmeye karşı gelecek hiçbir şey yapmadığını görürüz. Tersine bu başkalarını hoşnut eder. Bu şekilde onun manevi çalışmaya bağlılığını gören işveren, sebebin ne olduğuyla değil eylemle ilgilenir. Bu nedenle bundan hoşnut olur. Fakat dostlarını küçültmek için çalışan kişi, yapması gerekenin tam tersi hareket eder.

Bu şekilde, dostlarını küçük görmek için çalışan kişiyle ki bu en kötüsüdür, başkalarının zoruyla çalışan kişinin arasındaki farkı açıkladık. İlkinde bunu söylemek ona zor gelse de, zorla değil, arzusundan dolayı, maneviyat ve ıslahları yerine getirdiğini söyler ama eylemde olmasa da düşüncede amacı dostlarını küçük görmektir. Eğer her ikisi de kendi özgür seçimiyle hareket etmiyorsa, neden toplumun zoruyla maneviyat ve ıslahları yerine getiren kişi, dostlarını küçük düşürmek için çalışan kişiden daha iyidir?

Belki de, her şeye rağmen demeliyiz ki, yaptığı eylemler vasıtasıyla, zorla da olsa, eylemin kendisinin onu iyi düşünceye ve amaca getirme gücü vardır, atalarımızın dediği gibi: “Efendi’nin önünde kendi arzusuyla ona sunacağız.” “Ona sunacağız” demeleri, buna zorlanmış olduğunu imâ eder ve bunun onun arzusu dışında olduğu söylenebilir. Talmud der ki; bu onun amacı. Ne kadar zorlandı? Ta ki şunu diyene kadar, “İstiyorum.” Bu sebeple, şunu söyleyebiliriz ki, o dostlarını küçültmek için çalışandan daha önemlidir.

Bu nedenle, şunu sormalıyız, “Günün sonunda eylemi tam olarak yerine getirir ama bununla başkalarının bilmediğini, bildiğini göstermekten onurlanacağını düşünür. Lo Lişma’dan, atalarımızın doğmamış olsa daha iyi dediği noktadan, Lişma denilen hedefe ulaşmak neden bu kadar zordur?”

Şunu söyleyebiliriz ki, küçültmek amacıyla çalışan kişi ilme tamamen dalmalıdır ve muhtemelen öğretiyle ilgili olarak kendini bütün olarak görür. Eğer böyleyse, Lişma meselesini asla düşünmez çünkü görür ki bu çalışmayla ilgili, niteliksel olarak da fazla zaman harcamayan dostlarından daha fazla kitapları çalışmakla ilgilenmektedir. Ve başkaları gibi üstünkörü değil beynini zorlayarak yazılanlardakini anlaşılması gerekenlerin doğru anlamını bildiğini ve dostlarından daha çok çaba harcadığını düşünür. Bu nedenle kendini eksik olarak nasıl görür? Kesinlikle Lişma’ya ulaşması gerektiğini bilip, kötü eğilimin ifşasına gelemez. Bu sebeple, kaderine terk edilmiştir. O yüzden onunla ilgili şöyle denir: “Hiç doğmamış olsa daha iyi.”

Lo Lişma’daki en önemli şey, kişiyi Lişma’ya getirmesidir. Maimonides’in dediği gibi, “Ödül almak ve cezalandırılmamak için.” Tosfot’un bahsettiği Lo Lişma, insanların onu takdir etmesi için bazı şeyleri yerine getirmektir. Bu nedenle, insanların emirlerini yerine getiriyor, onlar için çalışıyor ve karşılığında ödül alıyor gibi görünür.

Oysa ödül ve ceza niyetiyle çalışan kişi, Yaradan’ın, manevi çalışması karşılığında ona ödül vermesini istemesi haricinde, Yaradan için çalışır. İnsanlardan ödül almak istemez çünkü onların karşılığı için çalışmamaktadır. Daha ziyade maneviyat ve ıslahları çalışır çünkü Yaradan bize onları yerine getirmemiz için vermiştir. Bununla ödül alır.

Dolayısıyla bu Tosfot’un bahsettiği saygı görmek için çalışmaktan kesinlikle daha yüksek bir derecedir. Bu böyledir çünkü orada insanların ona saygı göstermesi için çalışırken, ödül ve cezada çalışmanın karşılığında ödül istemesinin dışında, Lişma denilen Yaradan için çalışır ama bu yine de “gerçek Lişma” olarak kabul edilmez.

Ancak, Maimonides’in söylediği gibi, ödül ve ceza farklı formlarda olduklarından Lo Lişma’da başka bir anlayışı da göz önünde bulundurmalıyız. Normalinde ödül ve cezayı maddesel kıyafetlerle kılıflanmış olarak anlarız, örneğin yemek, içmek gibi. Zohar der ki: Maddesel arzulardan haz almamız, bozukluk dünyasından inen sadece çok küçük bir ışıktır, kutsal ışıkların Klipot’un (kabuklar) içinde kırılmasıdır ve bu onlardaki tek hazdır. Tüm dünya bu hazların peşinden koşar. Kişinin istediği şekildeki ödül ve ceza, ışığın çoğunluğunun manevi çalışmada kılıflanmasıdır.

Maneviyat ve ıslahların yerine getirilmesiyle ilgili olarak birisiyle konuşurken daima dikkâtli olmalıyız, önce o kişi için en uygun olan çalışma şeklini düşünmeliyiz. Herkesin ilgilendiği bir konu, maneviyat ve ıslahları yerine getirmeyi istemesi için bir sebebi vardır çünkü karşılığında bu büyük çaba ve çalışmaya değecek bir şey alır. Ve onun için değerli olan şeyi elde etmek için her şeyi vermeye hazırdır.

Bu sebeple, istediğinin karşılığında vermeye hazır olduğu şeyin önemli olduğunu ona söylemeliyiz. Aksi takdirde karlılığını görmesini sağlayacak nedeni vermeden, ona söylenenleri duymayacaktır. İnsan sahip olduklarıyla yetinir ve yolunu değiştirme enerjisi harcamaya değecek önemli bir şey kazanmadıkça ve alıştığından daha farklı şekilde çalışmaya başlamadıkça, alışkanlıklarını değiştirmesi zordur.

Bu nedenle Lo Lişma’da beş anlayış vardır:

  1. Baskıyla;
  2. Dostlarını küçültmek için çalışan kişi;
  3. Tosfot’un sözlerinde belirtildiği gibi, saygı görmek için çalışan kişi;
  4. Maimonides’in dediği gibi, ödül ve ceza için çalışan kişi;
  5. Herkesin bildiği maddesel olmayan şeylerden ödül ve ceza alan kişi; O manevi hazların ödül ve cezasını almak ister, “Zohar Kitabı’na Giriş” kitabında yazdığı gibi: “Bu bölünmedeki son derecedir,” “Bu, kişinin tutkuyla maddesel aşka düşmesi gibi, arzu nesnesi gözünün önünde tüm gün ve gece kalıncaya kadar, Yaradan’ı tutkuyla sevmeye gelmesidir, tıpkı şairin dediği gibi, ‘O’nu hatırladığım zaman, O beni uyutmaz.’”

Fakat Lo Lişma’daki beşinci anlayışla ilgili olarak, herkes bunu anlayamayacağı için, kişinin bu Lo Lişma’da başlamasını, yani maddesel hazlardan daha fazlasını alacağı maneviyat ve ıslahların içindeki ışıktaki hazza inanmasını, bekleyemeyiz. Eğer manevi çalışmada kılıflanan hazzın ışığı hemen açığa çıkmış olsaydı, buna “açık ilahilik” denirdi. Bu aşamada kişinin Lişma’da çalışabilmesi imkânsız olur çünkü Yaradan emrettiği için değil, manevi Çalışmada hissedeceği haz için bir şeyler yapmak onu zorlar.

“On Sefirot Çalışmasına Giriş” kitabında yazıldığı gibi, “Eğer, örneğin Yaradan, yarattıklarına ilahiliğini açmış olsaydı, yasak bir yiyeceği yiyen derhâl ölürken, emirleri yerine getiren kişi ise maddesel dünyadakine benzer muhteşem hazlar keşfederdi. Peki sonra hangi aptal hayatını kaybedeceğini bile bile yasaklanmış yiyecekten tatmayı düşünürdü? Ayrıca, önündeki büyük maddesel hazlardan ayrılmak istemediği için, hangi aptal herhangi bir emri mümkün olduğunca çabuk yerine getirmezlik yapardı?”

Öyle anlaşılıyor ki, maneviyat ve ıslahların içinde kılıflanan büyük hazlar, büyük ışıklar olduğundan, seçim yapma olasılığı yoktur. Bu sebeple bu hazlar gizlenmiştir. Oysa tersine, maddesellikte haz olduğunu bildiğimiz şeyleri istememizi sağlayan eylemler vasıtasıyla haz ifşa olur. Beden bunun yasaklı ya da izin verilmiş olup olmadığıyla ilgilenmez. Bu nedenle seçim, ödül ve ceza meselesi vardır.

Öyle görünüyor ki, manevi çalışmasıyla ilgili birisiyle konuşurken kişi, hangi tip Lo Lişma’yı ona söyleyeceğini düşünmelidir çünkü yukarıda söylediğimiz gibi, herkesin karakterine uygun Lo Lişma verilmelidir ki, bu Lo Lişma’nın maneviyat ve ıslahları üzerine almaya değdiğini görsün. Örneğin, ilk anlayış (zorlama yoluyla) herkes için uygundur. Diğer bir deyişle, eğer birisi birisini zorladığında, bunun anlaşılıp anlaşılmaması önemli değildir. Her şekilde buna “zorlama” denir, yani kişi haklı olduğunu yüzde yüz bilse bile bunu yerine getirir çünkü başka şansı yoktur. Buna “zorlama” denir. Fakat Lo Lişma’nın diğer şekillerinde herkes farklı karakterde olduğundan, kabul edilebilir olanı anlatmak önemlidir.

Lo Lişma’nın diğer üç formunu-1) küçültmek, 2) saygı görmek ve 3) maddesel ödül ve ceza almak -iyi anlamalıyız. Ancak, herkesin farklı bir doğası olduğundan, hangi tip Lo Lişma’nın ona söyleneceğine, yani kişinin hangi Lo Lişma’yı çalışmasının uygun olacağına dikkât edilmelidir.

Fakat beşinci tip Lo Lişma’da, manevi çalışmadan aldığı hazla ilgili olarak, Yaradan sevgisi arzusu duyup duymadığını anlayamayız çünkü bu hislerle ilgilidir. Kişi bunu tatmaya başlamadan önce onunla konuşmanın anlamı yoktur. Bu nedenle buna “Lo Lişma’nın son şekli” denir yani sonrasında kişi Lişma derecesine girer.

Ancak, şunu anlamalıyız ki, kişi manevi çalışma arzusu duyacağı bir dereceye, “Ben O’nu hatırladığımda, O beni uyutmaz,” dediğimiz dereceye ulaştığında, neden bu Lo Lişma olarak kabul edilir? Aslında bu manevi çalışmadaki haz onu bu çalışmaya getirdiği içindir. Lişma demek Yaradan’ın yüceliği demektir ve O’nun yüceliği maneviyat ve ıslahları yerine getirmesine neden olur. Bu nedenle onu zorlayan sebep haz değil, Yaradan’dır.

“Zohar Kitabı’na Giriş” de tarif edilen Lişma anlayışı şudur; “Lişma’daki manevi çalışma, ödül almak amacıyla değil, ihsan etmek amacıyladır ve kişi NRNHY denilen ruhun beş parçasını almaya lâyık hâle gelir.”

Bu nedenle, insanın yetmiş ulusu (arzuyu) içinde barındıran küçük bir dünya olduğu kuralına göre, kişi İnsan’ı (Yaradan’a olan eğilimi) de içinde barındırır. Daha önce herkes için uygun bir Lo Lişma anlayışı olduğundan bahsettik fakat şunu da söylemeliyiz ki tüm bu Lo Lişma türleri insanın içindedir ve birer birer açığa çıkar. Bazen kişide “küçültmek amacıyla” çalışmak harekete geçer. Bazen, saygı görmek için Lo Lişma’da çalışır ve bazen de zorlamayla Lo Lişma’yı kullanır, Maimonides’in söylediği gibi, “Toplum içinde utanır, gözden düşer ve ıslah olana kadar lanetlenir.”

Diğer bir deyişle, dostları ona “Neden bizimle duaları öğrenmeye gelmiyorsun?” dememesine rağmen, içlerinden onu küçümsediklerinden, kişi dostlarının küçümsememesi için duaya ya da kitapları çalışmaya gelir. Fakat şundan emindir ki, herkes onu değersiz görmektedir. Bu nedenle hissettiği bu aşağılanma onu dua ettikleri yere getirir. Öyle anlaşılıyor ki, Maimonides’in dediği gibi onu zorlayan Lo Lişma sebebi baskıdır.

Bu Lo Lişma’yı etkili bir Lo Lişma olarak kullanmak kolaydır çünkü bağlandığı acı –aşağılanmak- ona engellerin üstesinden gelme enerjisi verir. Dolayısıyla kişi en düşük seviyede olduğu zaman, utancın Lo Lişma’sı onun üzerinde işler. Utanç nedeniyle buna zorlama denir, yani utanç -acı çekmek- onu bedenin hemfikir olmadığı şeyleri yapmaya zorlar.

Ve bazen kişi kendini Maimonides’in dediği gibi ödül ve cezanın Lo Lişma’sıyla güçlendirir. Ve bazen de maneviyat ve ıslahları yerine getirmediği zaman mânâ eksikliği içinde olacağından, çalışmadaki manadan ödül ve ceza alır ve bu son Lo Lişma’dır

Çalışmadaki hazzın ödül ve cezası: Manevi çalışmaya bağlandığında haz hisseder. Eğer maneviyat ve ıslahları yerine getirmezse, acı çeker. Bu tıpkı yemeğin tadını alan ve yemekten haz almak istediği için sürekli yemek yiyen bir insanın durumuna benzer.

 

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,328