e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Yazılar > Kabala Kütüphanesi > Zohar > Hakdamat Sefer HaZohar[Zohar Kitabına Giriş] 001-019

Hakdamat Sefer HaZohar[Zohar Kitabına Giriş] 001-019

Gül

1) Rabbi Hizkiya başladı: “Yazılmıştır ki, ‘Dikenlerin arasındaki bir gül gibi.’ Gül nedir? O Knesset İsrail, yani Malhut’dur. Bir gül vardır ve bir gül vardır. Tıpkı dikenlerin arasındaki bir gül gibi hafifçe kırmızı ve beyaz, Knesset İsrail [İsrail Topluluğu], Din [yargı] ve Rahamim [merhamet] içerir. Tıpkı gülün on üç taçyaprağı olduğu gibi, Knesset İsrail Rahamim’in onu her yönde çevreleyen on üç niteliğinden oluşur.

Mısrada, “Başlangıçta Tanrı yarattı, Tanrı da Knesset İsrail`i çevrelemek ve onu tutmak için, on üç söz ortaya çıkardı: BU, GÖKYÜZÜ ve- BU, YERYÜZÜ ve- BU YERYÜZÜ, BOŞ, İDİ ve KAOS ve KARANLIK, BOŞLUĞUN, YÜZÜNÜN, ÜZERİNDE ve RUH “Tanrı üstünde gezindi” sözlerine gelene kadar.

Açıklama: On Sefirot vardır: Keter, Hohma, Bina, Hesed, Gevura, Tifferet, Netzah, Hod, Yesod ve Malhut. Bununla beraber esas olarak yalnızca beş tanedirler: Keter, Hohma, Bina, Tifferet ve Malhut, çünkü Sefira Tifferet kendi içinde altı Sefirot içerir HGT NHY. Bunlar beş Partzufim haline gelirler, AA, AVİ ve ZON. Keter, Arich Anpin (AA) diye adlandırılır; Hohma ve Bina Aba ve İma diye (AVİ) adlandırılır, Tifferet ve Malhut Zeir Anpin ve Nukva (ZON) diye adlandırılır.

Yaradılışın yedi günü, iki Partzufim, Zeir Anpin (ZA) ve Nukva-de-Atzilut’dur. Bunlar yedi Sefirot HGT NHY ve Malhut’u içerir. Yaratılış hareketinin yazıları, Hohma ve Bina, yani AVİ’nın onların nasıl oluştuğunu- biçimlenişlerinin başlangıcından Gadlut’un sonuna kadar ki bu altı bin yıl içinde onların başından geçti- açıklar.

Rabbi Hizkiya, İma’dan, Bina’dan ki bu Elokim diye adlandırılır, olan oluşumun düzenini açılayarak, Nukva-de-ZA’nın açıklanması ile başlar. Rabbi Hizkiya’nın güllerin- ki bunlar Nukva-de-ZA’dır- açıklaması ile başlamasının anlamı budur. Gadlut zamanında, Nukva-de-ZA, Knesset İsrail diye adlandırılır ve bu nedenle şöyle der, “Gül nedir? O Knesset İsrail`dir.”

Bu gülün iki durumu vardır: 1) Katnut- biçimlenişin başlangıcı, bu durumda onun içinde yalnızca Sefira Keter vardır, onun içinde onun ışığı Nefesh giyinmiştir ve alttaki dokuzu Atzilut’un dışına, Beria dünyasına düşer. 2) Gadlut- alttaki dokuzu Beria dünyasından Atzilut dünyasına yükseldiği ve bunlarla o, on Sefirot ile tam bir Partzuf inşa ettiği zaman.

O zaman, kocası ZA ile beraber AVİ-de-Atzilut ile eşit seviyeye yükselir ve onları giyinirler. Sonra Li-Roş [başım var] harfleri ile, ZA, İsrail diye adlandırılır ve Nukva, “Knesset İsrail” diye adlandırılır, çünkü içinde İsrail’in, kocasının bütün ışıklarını toplar ve onları aşağıdakilere verir.

Katnut [çocukluk/küçüklük], alttaki dokuzu Atzilut’un ışığından boşaltılmış ve diken gibi kalmış oldukları için” dikenlerin arasındaki bir gül,” diye adlandırılır. Gadlut sadece “gül” olarak veya “Knesset İsrail” olarak adlandırılır. Bu nedenle, “Bir gül vardır ve bir gül vardır.” denmiştir.

Kırmızı renk, orada, dışarıda olanlara bir tutunuş olduğuna işaret eder, Klipot’un ondan emzirilmesi için. Bu, onun alt dokuzu Beria’da bulunurkenki Katnut’dur. Onun Kli-de-Keter’inde beyaz da vardır ki, burada dışarıda olanların tutunuşu yoktur. Söylenmiştir ki, “Tıpkı dikenlerin arasındaki bir gül gibi hafifçe kırmızı ve beyaz, Knesset İsrail, Din ve Rahamim içerir.” Bu Gadlut’da iken bile “Knesset İsrail” diye adlandırıldığına işaret eder, ancak o zaman yükselir ve Bina’nın elbisesini giyer ve Din, hala onun içinde kalır, çünkü Zivug-de-Hakaa için, onun içinde yerleşecek Masach’a ihtiyacı vardır, bu, üst ışığa çarpar ve Masach içindeki Din nedeni ile onu geri yansıtır.

Bununla, on Sefirot’un Ohr-Hozer’ini [yansıyan ışık] yükseltir, buna Din ışığı denir ve onun içinde, on Sefirot’un Ohr-Yaşar’ını [direk ışık] çeker, buna “Rahamim ışığı” denir. Knesset İsrail`de, dikenlerin arasındaki o gülde var olan kırmızı ve beyaza karşılık gelen Din ve Rahamim vardır.

Bu Solomon’un yaptığı on iki öküzün üstünde duran denizdir. Bu şu nedenledir ki, onun Beria’ya düşmüş olan alt dokuzu, orada on iki öküzü oluşturmuştur ve Keter’in Atzilut içinde kalan noktası bu denizdir ve onların üstünde durur. Onlar hep beraber Rahamim’in on üç niteliği diye adlandırılan Hohma’nın on üç isminden, uzanan aydınlığı içeren “Mohin-de-Gadlut de Nukva’nın on üç taçyaprağı” diye adlandırılırlar. Bu nedenle şöyle denmiştir,” Knesset İsrail, aynı zamanda Rahamim’in on üç niteliğini de içerir.” Rabbi Hizkiya’nın dikenler arasındaki bu gül ve Knesset İsrail arasındaki karşılaştırması ile bize öğretmek istediği şey temel olarak şudur; Nukva’nın Gadlut durumunda mevcut olan her şeyin karşılığı, onun biçimlenişinin başlangıcındaki hazırlıklarda ve niteliklerini edinmede mevcut olmak zorundadır. Bu nedenle şöyle denmiştir ki, Katnut’daki beyaz ve kırmızının karşıtı olan, Din ve Rahamim, Gadlut’da ondan çıkıp gelmiştir ve Katnut’daki on üç taçyaprağın karşıtı olan, Rahamim’in on üç niteliği onda, Gadlut’da ortaya çıkar.

Kutsal Kitaptaki Elokim [Tanrı], “Başlangıçta Tanrı yarattı” bu Tanrı, Nukva de ZA’yı oluşturan Bina’dır. İkinci Elokim’e [Tanrı] kadar, on üç kelime çıkarır: BU, GÖKYÜZÜ ve- BU, YERYÜZÜ ve- BU YERYÜZÜ, BOŞ, İDİ ve KAOS ve KARANLIK, BOŞLUĞUN, YÜZÜNÜN, ÜZERİNDE ve RUH. Bu on üç kelime, dikenlerin arasındaki gülün aynı on üç taçyaprağı demeğe gelir, on iki öküzün üstünde duran deniz, ki bu da Knesset İsrail’in Rahamim’in on üç niteliğini almasının hazırlıkları ve niteliklerini edinmesidir.

Yazılmıştır ki, “Knesset İsrail’in çevresini sar ve onu tut.” Bu nedenle Rahamim’in on üç niteliği- tam bir Mohin-de-Nukva- onun çevresini sarmak ve çepeçevre her yönden aydınlatmak olarak kabul edilir. Bunlar sayesinde, dışarıdakilerle teması engellenmiş olur, çünkü on üç nitelikten gelen Hohma’nın aydınlığı içindeki büyük Mohin, onun içinde olmadığı sürece, dışarıdakiler tarafından ondan emiliş vardır.

2) Daha sonra Elokim isminden bir kere daha söz edilir: “… Tanrısı havada asılı durur,” gülü çevreleyen beş sert yaprağı ortaya çıkarmak için. Bu beş yaprak “kurtuluşlar” diye adlandırılır ve bunlar beş kapılardır. Bu nedenle yazılmıştır ki, “Kurtuluş kadehini kaldıracağım.” Bu kutsama kadehidir. Kutsama kadehi beş parmak üzerinde olmalıdır, ama daha fazla değil, beş parmağa karşılık gelen beş sert yaprak üzerinde yerleşmiş olan gül gibi ve bu gül kutsama kadehidir.

İkinci Elokim isminden beş kelime vardır: Beş yaprağa karşılık gelen; SULARIN, YÜZÜ, ÜSTÜNDE, ASILI-DURDU ve … DEDİ. Bundan sonra, şu denildiği zaman, “Tanrı …Işık olsun.” Yaratılan ve saklanan ışıktı ve sözleşmeye eklenmişti, bu sözleşme güle girdi ve onun içinde bir tohum üretti. Bu, onun içine ektikleri “meyve veren ağaç” diye adlandırılır. Ve bu tohum sözleşmenin her belirtisinin içinde bulunur.

Açıklama: Beş sert yaprak, beş Gevurot [Gevura’nın çoğulu] de Nukva, bunlar, “bir Din ışığı” diye adlandırılan üst ışık ile Zivug-de-Hakaa vasıtası ile Nukva’nın yükseldiği on Sefirot-de-Ohr-Hozer’dir. Bunun nedeni şudur, çünkü on Sefirot-de-Ohr-Hozer-Yaşar beş Hassadim HGT NH, diye ve beş Gevurot HGT NH de-Ohr-Hozer diye adlandırılır. Bu beş sert yaprak Masah içindeki Din’in gücüdür, bu üst ışığı Masah’dan aşağıda giyinmesinden alıkoyar. Bu nedenle şimdi, yalnızca “beş sert yaprak” diye adlandırılır, çünkü onlarla Zivug için yeterli değildir. Gadlut’un bu zamanında, bir Masah üst ışıkla Zivug için geldiğinde, bunlar beş Gevurot diye adlandırılırlar.

Bu beş sert yaprak, ikinci Elokim’den üçüncü Elokim’e kadar olan beş kelimedir: SULARIN, YÜZÜ, ÜSTÜNDE, ASILI-DURDU ve … DEDİ. Ve peki neden bir kere daha söz edilir? Bu demektir ki burada yeni bir hareket var ve o, bu sert yaprakları Nukva’dan dışarı getirmek için, -ki bu da Gadlut sırasındaki Zivug’a hazırlıktır- söyler.

On Sefirot-de-Ohr-Hozer, beş Gevurot HGT NH diye adlandırılır. Onlar KHB TM diye adlandırılmazlar, çünkü onlar yalnızca Hassadim ışığından uzanırlar, bu nedenle KHB kademesinden düşer ve HGT diye adlandırılır ve Tifferet ve Malhut NH diye adlandırılır.

Gadlut’da, beş sert yaprak beş Gevurot haline geldiği zaman, onlar, beş Hassadim-de-Ohr-Yaşar almak için açık olan beş kapı olarak kabul edilirler. Aynı zamanda “kurtuluşlar” diye de adlandırılırlar ve sonra Nukva “kurtuluş kadehi” veya “kutsama kadehi” olarak adlandırılır, çünkü bunlar sayesinde, Nukva bir Kli haline gelir ve kutsamaları, beş Hassadim’i tutar.

Sefirot’ların sayısı ondur ve onlar temel olarak beş Behinot [muhakeme] veya on üç, Rahamim’in on üç niteliği gibidir. On Sefira ZON’u gösterir, onun içinde yalnızca Hassadim ışığı vardır. On üç Hohma’nın ışığının Mohin’ini gösterir, bu ZON’da alınır.

Kutsama kadehi, beş Hassadim’in onun beş Gevurot’una uzanmasını gösterir. Yalnızca beş parmak olmalı, fazla değil, yani on sayısında, HGT NH ama daha fazla değil, on üç sayısı hariç olarak, çünkü Hohma’nın Hassadim’e giyinmesi dışında, Nukva Hohma’dan on üç almaya yeterli değildir. Böylece, önce kutsamanın bir uzantısı olmalıdır, bunlar beş Hassadim’dir, özellikle beş parmak ile, bunlar beş Gevurot’dur ve böylece o on üçü de alabilir.

Bu demektir ki sol eldeki beş parmağa gönderme yapmaktadır, bunlar beş Gevurot’dur, çünkü sağ elin beş parmağı beş Hassadim’dir. Böylece, kutsama kabı, iki elle, yani sol elin beş parmağı ile de beş Gevurot’un amacını göstermek için kaldırılmalıdır. Bununla beraber, daha sonra, kutsamanın başlangıcında, yalnızca sağ elin beş parmağı kap üzerinde kalmalıdır, sol taraftan emen Sitra Ahra’nın etkisini uyandırmamak için.

Mısradaki üçüncü Elokim, “Işık olsun” Gadlut-de-Nukva’yı oluşturmaktır, bu beş Hassadim ve Rahamim’in on üç niteliğidir, burada beş Hassadim beş kere “ışık” dır, metinde “Işık olsun,” “Ve ışık vardı,” “Ki ışık iyiydi,” “Işığın arasında,” “Işık, gündüz.” Rahamim’in on üç niteliği kelimelerin içinde ima edilir, “Ve akşam vardı ve sabah vardı, bir gün,” bir on üç olduğu için, Gematria’da da on üçtür.

Bu beş ışık, Yaratanın birinci gün yarattığı ışıktır. Adam onu dünyanın sonundan, onu sonuna kadar seyrediyordu. Yaratan sel baskını nesline ve Babylon nesline baktığı zaman, onların davranışlarının yozlaşmış olduğunu gördü, durdu ve onlardan sakladı, yazıldığı üzere, “Saklanmış ve sözleşmeye eklenmiştir,” yani güle girmiştir. Bu demektir ki, bu beş Hassadim ilk önce Yesod-de-ZA içinde dahil edilmişti ve Nukva’ya doğrudan Bina’dan, Elokim’den gelmiyordu. Ve sözleşme, güle giren Yesod-de-ZA onları ona verdi.

Bu beş Gevurot’dan çıkıp gelen bu beş Hassadim “tohum” diye adlandırılır. Din’in gücünün çoğunluğu ve Masach içindeki Gevurot, bunların gücü ile üst ışığa çarpar ve onu geri iter, bu durum yalnızca, Dikna’nın içindeki Mazal ve Nakeh’den uzanan, Ateret-Yesod-de-ZA’da bulunur, Nukva ondan yalnızca aydınlanma ve bir dal alır. Bundan dolayı, Masach’daki Zivug’un kalbi, beş Hassadim’in elbisesinden uzanan beş Gevurot’u yükseltir, bunlar Yesod-de-ZA’da yapılan beş ışıktır ve bunları Nukva’ya veren de odur.

Bu tohum, beş Hassadim ve beş Gevurot’dur, sözleşmenin yadigarı olarak mevcuttur, çünkü sözleşmenin işareti Ateret-Yesod-de-ZA’dır, Hassadim’den uzanan Gevurot gerçekliği vardır ve bu “tohum” diye adlandırılır. Bununla beraber, Nukva’nın Yesod’u yalnız kendi Gevurot’unun biçimini alır, böylece Nukva’nın Yesod’u, yalnızca sözleşmenin biçiminin ismi ile adlandırılır.

3) Sözleşmenin biçimi kırk iki Zivugim içine tohumdan ekildiği için, nakşedilmiş ve açık olan İsim, yaratılış hareketinin kırk iki harfi içine ekilmiştir.

Açıklama: “Kırk iki harf” ismi, basitçe HaVaYaH, HaVaYaH doldurarak, HaVaYaH ile doldurmak, bunun içinde kırk iki harf vardır. Bu yadigâr içindeki bu tohum, sözleşmenin işaretidir- bunlar beş Hassadim ve beş Gevurot’dur- “kırk iki” isminden uzanırlar.

Bu nedenle denmiştir ki, sözleşmenin biçimi olarak, Yesod-de-Nukva, sözleşmenin yadigarının tohumundan, kırk iki Zivugim içine ekilmiştir, nakşedilmiş ve açık olan İsim, yaratılış hareketinin kırk iki harfine ekilmiştir.

Bunun nedeni, çünkü Nukva içinde iki Behinot vardır: 1) Kendi Partzuf’unun inşa edilmesi, bu Bina tarafından yapılır ve 2) Kendisinin ZA ile çiftleşmesi, buna “Zivug” denir.

Ve sözleşmenin biçimi, Yesod-de-Nukva, sözleşmenin yadigarı olan kırk iki Zivugim içine tohumdan ekildiği için, farkın olduğu yer, Zivug olduğu için, buradan da “yaratılış hareketi” denen, Nukva’nın inşasının oluşunun- “kırk iki” isminde bulunan- Bina vasıtası ile olduğu sonucu çıkar. Aynı zamanda, Nukva’nın inşasında iki durum vardır: Katnut ve Gadlut. Katnut “nakşetmek” diye adlandırılır, bunun anlamı Gadlut zamanının ışıklarının alıcısının içine nakşedilmiş demektir. Bunun nedeni, Gadlut zamanında Nukva tarafından alınan her şey, onlar için Katnut günlerinden, hazırlık ve niteliklerini edinmeyi gerektirir. Gadlut “açık isim” diye adlandırılır, çünkü Katnut zamanında örtülü olan her şey, Gadlut zamanında açıklanır ve bilinir olur.

Bu nedenle denmiştir ki, “Nakşedilmiş ve açık İsim.” Nukva “isim” diye adlandırılır. “Nakşedilmiş” Katnut demektir; “Açık” Gadlut demektir ve onlar da kırk iki harf içine ekilmiş ve onlarla inşa edilmişlerdir, aynen sözleşmenin yadigarı olan Zivug içindeki kırk iki Zivugim gibi. Aynı zamanda, yaratılış hareketinin kırk iki harfi, Beresheet’den [başlangıçta] Bohu’nun Bet’ine kadar ortaya konulan kırk iki harftir. [Tohu ve Bohu, oluşmamış kaotik anlamındadır.]

Gül (Sulam’ın [Merdiven] Aynaları)

(A) Nakşedilmiş ve açık İsim, yaratılış hareketinin kırk iki harfine ekilmiştir. Sefirot sayarken pek çok sayı vardır.

1) On sayısı: KHB, HGT, NHYM.

2) Yedi sayısı: HGT, NHYM.

3) Altı sayısı: VAK: HGT, NHY.

4) Beş sayısı: beş Hassadim veya beş Gevurot: HGT, NH.

5) On üç sayısı: Rahamim veya üst KHB, HGT ve alt HGT ve NHYM’nın on üç niteliği

Anlamalıyız ki: Sefer Yetzira’da [Yaratılış Kitabı] söyle denir,”On ama dokuz değil; on ama on bir değil.” Böylece on sayısına ne eklemeli ne de çıkarmalıyız. Bunun yerine bilmeliyiz ki, on Sefirot KHB HGT NHYM, temel olarak yalnız KHB TM dur, çünkü Sefira Tifferet içinde altı Sefirot içerir, HGT NHY ve böylece on sayısına geliriz. Bununla beraber tüm bu altı unsur HGT NHY tek bir Sefira, Tifferet’in ayrıntılarıdır.

Yalnızca GAR’ı değil ama Tifferet’i ayrıntılı almamızın sebebi, Tifferet’in GAR ile karşılaştırıldığındaki üstünlüğü değil, ama eksikliğidir, bu ayrıntı beş Sefirot’u bir diğerinin içine dâhil etmektir, bunların her biri, kendi içinde beş Sefirot’dur. Bunu takiben, Keter içinde beş Sefirot KHB TM, Hohma içinde beş Sefirot KHB TM ve Bina içinde beş Sefirot KHB TM vardır.

Böylece Tifferet içinde de beş Sefirot olmalı idi. Ancak, Tifferet’in temeli, Hohma ışığı değil ama, yalnızca Hassadim ışığı olduğu için ve onun içine dahil olan beş Sefirot yalnızca Hassadim olduğu için, onun içindeki bu beş Sefirot’un isminin değiştirilmesi zorunlu olmuştur, çünkü KHB, HGT ye alçalmış ve TM, NH’nin içine alçalmıştır. Böylece Tifferet’in içine dahil olan bu beş Sefirot Yalnızca HGT NH diye adlandırılmıştır. Aynı zamanda, beş Hassadim’in tümüne eklenmiş olan bir muhakeme de ona eklenmiştir ve bu Yesod diye adlandırılır. Böylece Tifferet’de altı Sefirot HGT NHY vardır.

KHB’nin her birine dahil olan beş Sefirot, neden o Sefirot’un sayımında sayılmazlar ama yalnızca Tifferet’in unsurları sayılırlar? Bunun nedeni şudur, çünkü bir Sefirot’un bir diğeri ile bütünleşmesi, özel olarak söz edilme değeri vererek birincil beş Sefirot’u sayıya eklemez. Böylece, yalnızca Hassadim ışığı olduğu için, GAR’la karşılaştırıldığındaki aşağı durumu nedeni ile Tifferet altı Sefirot olarak, HGT NHY olarak sayılır.

Aynı zamanda Sefirot sayımındaki tüm sayılar, on sayısından azalmazlar, bu da temel olarak beş Sefirot’dur. Bu şöyledir, on Sefirot, Tifferet içinde detaylandırılmış olan altı Sefirot’la beraberdir. Ve “beş Sefirot” dediğimiz zaman, bu Tifferet içindeki VAK’ı detaylandırılmadığı ve VAK’ın sayısına Tifferet içine eklenmiş olan beş Sefirot dahildir, Kolel’i [dahil olanı] ile birlikte, bu Yesod diye adlandırılır. Ve yedi Sefirot sayımı, Machut’u Tifferet ile birlikte hesapladığımız zamandır.

(B) Haydi on üç sayısını açıklayalım. Bu sayı ilk olarak düzeltme dünyasında, Partzuf kuruluşu sırasında ortaya çıktı. Çünkü ABYA içindeki her Partzuf içinde yalnızca üç Kelim: Bina, ZA ve Malhut vardır ve Kelim Keter ve Hohma eksiktir ve Keter ve Hohma’nın ışıkları Kli-de-Bina içinde giyinmişlerdir. Bununla beraber, özel olarak, her Sefira bu üç Kelim’i içerir, Keter içinde bile Hohma’da üç Kelim Bina ve Bina içindeki ZON vardır. Böylece, Keter’in ve Hohma’nın Kli’si tüm Sefirot’larda eksiktir ve Bina, ZA ve Nukva tüm Sefirot’larda mevcuttur.

Her biri üç çizgiyi de içerdiği için- sağ, sol ve orta- üç Kelim Bina, ZA ve Malhut, on Sefirot’a bölünür. Bina içindeki üç çizgi HBD haline gelir; ZA içindeki üç çizgi HGT haline gelir; Machut içindeki üç çizgi NHY haline gelir ve Malhut ile birlikte bunları içerir, bunlar on Sefirot’dur. Böylece her Partzuf’da on Sefirot vardır, HBD, HGT, NHYM.

Aynı zamanda, Roş-de-AA-de-Atzilut’da yalnız iki Sefirot’u- KH, bunlar Keter ve Hohma Stİmaa (Moha Stİmaa) diye adlandırılırlar- vardır, bunun Bina’sı Roş-de-AA’dan çıkıp gitmiş ve bir Guf [beden], VAK olmuştur, Mohin-de-Roş eksiktir. Aba’nın İma’yı dışarı almasının anlamı budur.

Bu nedenle, Bina GAR ve ZAT’a bölünmüştür. Bu nedenle, Mohin-de-Roş’un eksikliği GAR-de-Bina’nın kusuru hiç değildir, on Sefirot-de-Ohr-Yaşar içinde, o, özünde Hassadim ışığı olan tektir ve bu ışığın Roş içinde veya Guf içinde olmasının bir farkı yoktur, çünkü o her zaman aynı biçimde aydınlatır. Bunun için, Bina’nın Roş’dan çıkışı onu GAR’dan ve Mohin-de-Roş’dan azaltmaz. Böylece, GAR-de-Bina kendi kendine olmak ve üst AVİ’nın Partzufim’i olmak için ayrılır, bu Peh-de-AA ve aşağısında durmasına rağmen GAR olarak kabul edilir.

Ama ZAT-de-Bina da- bu temel olarak Bina’dır ama Bina’daki ZON’a Hitkalelut [karışma/katılma] sonucu olarak- ZON’a pay vermek için Hohma’nın aydınlığına ihtiyaç duyar. Bu nedenle, Bina’nın Roş-de-AA’dan çıkışının eksikliğinden acı çekerler, çünkü bundan böyle Hohma’dan yoksun kalmışlardır. Böylece, Mohin-de-Roş eksik olarak, onlar VAK ve Guf olarak kabul edilirler. Ve bu yoksunluk nedeni ile, GAR-de-Bina’dan ayrıldılar ve YESHSUT diye adlandırılan ayrı bir Partzuf haline geldiler.

Bundan çıkan şudur ki, Bina’nın Roş-de-AA’den çıkışı onun içinde iki ayrı Behinot yaratmıştır: GAR ve ZAT. Sonuç olarak, üç Sefirot Partzuf’a eklenmiştir, çünkü şimdi, GAR-de-Bina içindeki üç çizgi HBD olarak kabul edilir, ZAT-de-Bina içindeki üç çizgi üst HGT olarak kabul edilir, ZA içindeki üç çizgi alt HGT olarak kabul edilir, Malhut içindeki üç çizgi NHY olarak kabul edilir. Ve onları içeren Malhut ile beraber, onlar on üç Sefirot’dur. Bina’nın Roş’dan çıkışı nedeni ile Partzuf içinde çift HGT yapıldığı için, Partzuf içinde, on üç sayıda Sefirot’a neden olur.

Bununla beraber, bu kalıcı değildir, aşağıdakiler tarafından MAN yükseltilerek, AB-SAG-de-AK’nın aydınlatması genişler ve bu aydınlık Bina’yı tekrar Roş-de-AA’e getirir ve sonra ZAT-de-Bina AA’dan Hohma’yı alabilir ve oğullara, ZON’a pay verebilir.

Bina’nın Roş-de-AA’dan çıkışının, başlangıçta temel olarak yalnızca Hohma’nın aydınlığından ZON’a pay vermek amacı ile olduğu kabul edilir. Bu çıkış olmasa idi, Hohma’nın aydınlığını ZON’a uzatmak mümkün olmayacaktı. Böylece, Bina’nın çıkışı ile eklenmiş olan bu üç Sefirot, yalnızca Mohin-de-Hohma’nın ZON’a uzanmasının hazırlanma ve nitelik edinmesidir, ki bunlar yaratılışın yedi günüdür.

Bu beş Sefirot ve on üç Sefirot muhakemesini açıklar. Beş Sefirot onlarda yalnızca Hohma’nın aydınlığının olduğuna işaret eder, ama on üç Sefirot Hohma’nın aydınlığının, Bina’nın çıkışı ile eklenen, bu üç Sefirot, üst HGT, ile genişlediğine işaret eder.

(C) Şimdi “kırk iki” ismini ve kırk iki Zivugim’i açıklayalım. Bina’nın çıkışı yüzünden, GAR ve ZAT’a bölündü. GAR-de-Bina, AA’i onun Peh’sinden Hazeh’ine kadar giyinerek, üst AVİ olarak yapıldı ve ondaki ışık “saf AVİr [hava]” diye adlandırıldı. ZAT-de-Bina, AA’i onun Hazeh’sinden Tabur’una kadar giyinerek, Partzuf YESHSHUT olarak yapıldı ve ondaki ışık “AVİr [hava]” diye adlandırıldı.

AVİr Ruach ışığı demektir, yani Hohma’sız yalnızca Hassadim’in ışığı demektir. Bu nedenle, Bina’nın Roş-de-AA’den ayrılıp AVİr’in içine gittiği var sayılır, Roş-de-AA’nin dışına çıkması nedeni ile onda Hohma’sız yalnızca Hassadim’in ışığı vardır, bu da AVİr diye adlandırılır.

Bununla beraber, üst AVİ ve YESHSUT arasında bir fark vardır. Üst AVİ, GAR-de-Bina’dır; bunun özü Hohma’sız Hassadim olduğu için, bu Hohma’nın çıkışı nedeni ile eksik kalmamıştır. Böylece, aşağıdakiler MAN’ı yükselttiği ve Bina Roş-de-AA’e geri döndüğü ve hatta üst AVİ, yalnızca YESHSUT’u alıp Hohma’yı almadığı zaman bile, GAR-de-Bina’nın doğası asla değişmediği için ve böylece Roş’dan çıkışı nedeni ile hiç eksilmez. Roş-de-AA’den hiç dışarı çıkmamış gibi kabul edilir ve tam bir GAR olarak kabul edilir. Bu nedenle saf AVİr olarak kabul edilir. Böylece, o aynı zamanda bilinmeyen AVİr’dir, yani Daat’ı Hohma’dan uzanmaz ve AVİr’i ışığa, Hohma’ya dönüşmez.

Bununla beraber, Zon’a pay verebilmesi için Hohma’nın ışığına ihtiyaç duyan YESHSUT, ZAT-de-Bina, Roş-de-AA’den çıkışı nedeni ile kusurlu bulunur, çünkü Guf-de-AA’de olması nedeni ile Hohma’nın eksikliği onun içinde bir eksiklik olarak hissedilir. Bu nedenle, onun AVİr’i “saf AVİr” olarak kabul edilmez, ama yalnızca “AVİr” olarak kabul edilir, MAN vasıtası ile Hohma’ya uzanır ve bilinir hale gelmek ve Hohma’ya- Daat diye adlandırılan- MAN vasıtası ile uzanmak üzeredir. Bu şu nedenle böyledir, çünkü aşağıdakiler MAN’ı yükselttiği zaman, Bina tamamen Roş-de-AA’ya geri döner ve sonra YESHSUT AA’dan Hohma’yı alır ve ZON’a pay verir. Sonra Yod’un AVİr’den çıkıp geldiği ve ışık haline döndüğü kabul edilir ve bu Hohma’nın ışığıdır. Böylece, onların Roş-de-AA’ya dönüşleri üzerine, AVİr-de-YESHSUT, saf AVİr olarak bilinir, ama aynı zamanda üst AVİ de saf AVİr olarak kalır ve onlar yollarını asla değiştirmedikleri için Yod onların AVİr’inden çıkıp gelmez. Bu nedenle, bunlar “hiç bilinmeyen AVİr” olarak adlandırılırlar.

Aynı zamanda, AA’nın Mei’yi [bağırsak] içinde Parsa vardır, bu, Hazeh’nin yerinde yapılmıştır. Bu, üst suları, Roş-de-AA’ı, üst onu Peh’den Hazeh’ye kadar giyinmiş olan AVİ’den ayıran kubbedir, Roş-de-AA oradan geçip devam ettiği için. Böylece, Parsa onların arasında ve Roş-de-AA’nın aydınlığından yoksun olan aşağı sular, YESHSUT ve ZON’un arasında durur. Bu nedenle aşağı sular ağlarlar, “Biz Kralın karşısında olmak istiyoruz,” derler, çünkü yükselmek ve Roş-de-AA’dan Hohma’nın aydınlığını almak isterler.

(D) “Kırk iki” ismini açıklamanın iki yolu: 1) “kırk iki de-Atzilut” “bir isim” diye adlandırılır, gerçek bir biçim ve bütün isimler ondan basılmıştır. Bunlar basit HaVaYaH’ın dört harfidir ve dolu HaVaYaH’ın on harfidir ve hepsi kırk iki harfi oluştururlar. 2) Yaradılış hareketinin ismi olan “kırk iki”, bunlar yaradılışın yedi günüdür, ZON-de-Atzilut, iki Elokim ve on söyleyiş, bunlar toplandığında kırk iki yapar.

Açıklama: Parsa’nın üstünde, Roş-de-AA’nın bulunduğu, Hazeh’nin üstündeki yukarı AVİ’nin Yesodot’u [Yesot`un çoğulu] kanalı ile alınan ışıklar, Atzilut’un “kırk iki” si diye adlandırılır ki bundan kırk ikinin tüm isimleri basılmıştır. Böylece, bunlar basit HaVaYaH, Keter ve dolu HaVaYaH, Hohma ve dolunun dolusu HaVaYaH, yani Bina’yı içerir. Böylece, AVİ içindeki saf AVİr, “kırk iki” ismidir.

Bununla beraber, ZON, bu yaratılışın yedi günüdür, “kırk iki” isminden hiçbir şey almaz, çünkü bunlar Hazeh-de-AA’daki Parsa’nın altındadırlar. Bunlar GAR’dan yoksun aşağı sulardır ve AVİr’i saf AVİr olmayan YESHSUT’dan alırlar. İsmi “kırk iki” olan üst AVİ’den alamazlar, çünkü Parsa onların arasını ayırır.

Bununla beraber, aşağıdakiler MAN’ı yükselttiği zaman ve MAD, AB-SAG-de-AK’dan çekildiği zaman bu aydınlatma Bina’yı Roş-de-AA’e geri getirir ve o zaman YESHSUT Hohma’nın aydınlığını alır ve ZON’a pay verir ve sonra ZON, Parsa-de-Hazeh-de-AA’nın aşağısında olarak, o da üst AVİ’den saf AVİr alır. Bundan sonra, ZON da “kırk iki” ismi gibi muhakeme edilir.

Bu nedenle, otuz iki Elokim içindeki, kırk iki de-ZON ve on söyleyiş orada var sayılır, hepsi beraber Gematria’da kırk iki yapar. Bunun sebebi şudur, Roş’a yükselip, Hohma’nın otuz iki yolundan- ki bunlar Elokim’in YESHSUT içindeki otuz iki ismidir- Hohma’nın ışığını aldıkları zaman, otuz iki Elokim YESHSUT’dur, bunlar yaratılış hareketinde Elokim isminin otuz iki kere söz edilmesi ve beş Hassadim içindeki on söyleyiştir. Ancak, ZON, Hohma’nın ışığını, otuz iki Elokim’den aldığı zaman, bu ışığı alan, üst AVİ’den gelen beş Hassadim, Saf AVİr’dir, bunların ismi “kırk iki” dir ve “yukarı su” olarak kabul edilir. Böylece, ZON’un beş Hassadim’i, otuz iki Elokim’den almadan önce kırk iki haline gelmezler, çünkü otuz iki Elokim on söyleyiş ile bereber Gematria’da kırk iki eder.

Sözleşmenin biçimi, kırk iki Zivugim içine Yesod-de-ZA’nın tohumundan ekildiği için, nakşedilen ve açık İsim yaratılış hareketinin kırk iki harfine ekilmiştir. Bu nedenle bu sözlerin beş ışığı “Işık olsun” [İbranicede beş harf ile yazılır] Yesod-de-ZA’nın Nukva’ya pay verdiği beş Hassadim’dir ve bunlar “tohum” diye adlandırılır.

Bu tohum “kırk iki” ismidir, çünkü bunlar her ne kadar beş Hassadim olsalar da bunların içinde okuz iki Elokim-de-YESHSUT’dan gelen Hohma ışığı vardır, bu nedenle “kırk iki” ismi olarak kabul edilirler. Bu, “kırk iki” ismindeki Partzuf-de-Nukva’nın yapısı ile Yesod-de-ZA’nın tohumunu karşılaştırır. “Kırk iki” ismini nakşetmek, Beresheet’den [başlangıçtan] Bohu’nun Bet’ine kadar ortaya konulan bu “kırk iki” harftir. [Tohu ve Bohu, oluşmamış kaotik anlamındadır.]

Çiçek Tomurcukları

4) Başlangıçta, Rabbi Şimon başladı, “Yeryüzünde çiçek tomurcukları belirdi; budama zamanı geldi ve topraklarımızda kumru sesi duyuldu.” “Çiçek tomurcukları” yaratılış hareketidir. Üçüncü günde “yeryüzünde… belirdi”, yazıldığı üzere, “Ve yeryüzünde ot bitecek.” Dördüncü günde “budama zamanı geldi”, burada zorba hükümdarların budanması vardır. Bu nedenle onun hakkında yazılmıştır ki, “Işık olsun” Vav’sız [İbranicede] olarak yazılmıştır, ki bu bir lanetlemededir. Ve beşinci gün” kumru sesidir ve bunun hakkında yazılmıştır ki, “Sular dolup taşsın,” üresin yavru versin. Altıncı günde “duyuldu”, bunun hakkında yazılmıştır ki, “İnsanı yapalım.” ki o duymadan önce yapmaya koyulmaya yazgılıdır. “Topraklarımızda” Şabat’dır, o yaşayanların toprağıdır, sonraki dünya gibidir.

Açıklama: Çiçek tomurcukları yaratılış hareketinin altı günüdür, VAK, HGT NHY-de-ZA, buradan Partzuf-Nukva-de-ZA’nin on Sefirot’u inşa edilmiştir. Çünkü Nukva’nın kendisinin hiçbir şeyi yoktur, onun tüm yapısı ZA’nın ona verdiğidir. Nukva’nın VAK-de-ZA’den nasıl yapıldığını yorumlar. Nukva “yeryüzü” diye adlandırıldığı için, der ki, üçüncü gün “Yeryüzünde… belirdi.” Yaratılış hareketinin üçüncü gününde çiçek tomurcukları, Sefirot-de-ZA alındı ve “yeryüzü” diye adlandırılan Nukva’nın içine belirdi. Bu üçüncü gündeydi, ilk olarak iki büyük ışıktan oluşturulmuş ve sonra da Tifferet-de-ZA’ya eşit olmuş olan Tifferet. Bundan çıkan şudur ki, üçüncü günde, Tifferet-de-ZA’ya eşit olarak oluşturulmuştur ve “yaratılışın üçüncü günü” olarak adlandırılır.

Sonra, bu durum Nukva’da mevcut olmadığı için, “yeryüzünde… belirdi,” böylece, “yeryüzünde… belirdi,” yani bunlar şimdi ortaya çıktı demektir.

Daha sonra, “Budama zamanı geldi.” Bu, zorba hükümdarların budanmasının yer aldığı dördüncü gündü, dördüncü günde ay, Nukva-de-ZA küçüldüğü için, yazıldığı üzere şikâyet eder ve der ki, “İki kral birden aynı tacı giyemez.” Ve Yaratan ona der ki, “Git ve kendini küçült,” ve böylece Yesod-de-ZA’nın altına alçalır ve onun alttaki dokuzu Beria’ya düşer, yalnızca Keter noktası Atzilut içinde kalır ve o, Yesod’un altında durur. Bundan sonra, NH-de-ZA tarafından inşa edilir.

Küçülmesi bir hazırlık ve Mohin-de-Haya’nın alınması için kap haline geldiği için, bu “zorba hükümdarların budanması,” diye adlandırılır ve bu Mohin, Nukva’ya yapışmış olan Klipot’u keser atar. Budamak, kesip atmak demektir ve zorba hükümdarlar dışsal olanlar ve Klipot gülü çevreleyendir (dikenler).

“Duyuldu” altıncı gündür. Kumrunun sesi Nukva tarafından altıncı gün alınır, Yesod-de-ZA, bu NH’yı içerir ve bundan Nukva’ya pay verir. Burada kural şudur ki, Nukva yalnızca ZA’nın orta çizgisinden alır, ki bu da Daat-Tifferet-Yesod veya Daat’dan veya Tifferet’den veya Yesod’dan alır.

Denmiştir ki, “insanı yapalım,” ki o duymadan önce yapmaya koyulmaya yazgılıdır. Görmek ve işitmek HB olduğu için, duymak Bina’dır. Yapmak Malhut’dur. Tzimtzum Bet’de alt Hey gül’den NE’ye kadar, Midat-ha-Rahamim [merhamet niteliği] ile ilişkilendirir, üst Bina ile. Ancak, Aba İma’yı dışarı çıkartmıştır ve Aba kendisi erkek ve dişi olarak yapılanmıştır. Bunun sebebi şudur, çünkü Eynaim Aba’dır ve alt Hey’in ona kadar yükselmesi ile, Zivug-de-Roş alt Hey içinde meydana gelir, buna NE denir. Ve İma, Bina, bu nedenle Roş-de Guf’dan bu nedenle gider. Böylece, Roş-de-AA’de KH vardır ve Bina Guf’dan dışarı gitmiştir. Bunu şu takip eder, “yapmak”, alt Hey, Malhut, “duymak”‘tan, Bina’dan önce gelir, Aba Nukva içinde yapılandığı için “ben” diye adlandırılır ve Nukva, Aba gibi olur, Keter’den sonra ikinci Sefira.

Malhut NE’ye yükselişi ile, orada hafiflemiştir ve yükselmeye ve üst AVİ’yı giyinmeğe ve üst İma gibi Mohin-de-Haya’yı almaya uygun hale gelmiştir. Ayın dolunay olmasının anlamı budur. Bundan dolayı, Torah’nın verilişi üzerine, İsrail, yapmayı duymanın öncesine koyarak, “Yapacağız ve duyacağız,” dedi ve bununla Torah’yı almakla ödüllendirildi, çünkü yapmak, yani Malhut yükseldi ve üst AVİ’nin elbisesini giydi ve Yovel, yani beşinci kapı ortaya çıktı.

Bu nedenle duymak altıncı gündedir, çünkü o gün, Torah’nın verilmesinin zamanı olduğu gibi, yapmayı duymanın öncesine koyma düzeltmesi de o günde yapılmıştır. Bu nedenle Beresheet Şabat’ında, Malhut “yaşayanların toprağı”, üst İma haline geldi.

“Topraklarımızda” Şabat günüdür, bu yaşayanların toprağının bir örneğidir. Üst İma “yaşayanların toprağı” diye adlandırılır ve altıncı günün verilişi sayesinde, Nukva, yaratılış hareketinin Şabat gününde üst İma’ya kadar yükselir ve Nukva da yaşayanların toprağı haline gelir, çünkü yukarıdakine kadar yükselen aşağıdaki, yukarıdakine benzer hale gelir.

5) Çiçek tomurcukları atalardır, tamamen içeri girmiş olan ve sonraki dünyaya, Bina’ya girmiş ve orada saklı duran atalar. Oradan gizlenmiş olarak çıkıp gelirler ve gerçek kâhinlerin içinde gizlenmişlerdir. Joseph doğdu ve onlar onun içinde gizlendiler. Joseph kutsal topraklara girdi ve onları oraya dikti ve sonra o topraklarda göründüler ve orada ortaya çıktılar.

Ne zaman görünürler? Dünyada gökkuşağı göründüğü zaman görünürler. Ve o zaman, budama zamanı gelir, günahkâr olanı dünyadan kesip atmak zamanı gelir. Neden bağışlanmışlardı? Çünkü yeryüzünde çiçek tomurcukları belirmişti. Daha henüz belirmediler mi, eğer yeryüzünde kalmasalardı, dünya var olmayacaktı.

Açıklama: Zohar Mohin-de-Haya-de-ZA’nın kendisinin erişimini açıklar. Çiçek tomurcukları HGT-de-ZA ile ilgilidir, bunlar “atalar” diye adlandırılır. NHY-de-ZA “yapı” diye adlandırılır ve iki Partzufim [Partzuf’un çoğulu] dir, Hazeh-de-ZA’da bölünürler, böylece HGT, “büyük ZON” ve NHY, “küçük ZON” diye adlandırılır. Bundan dolayı, Zohar bu ayrımı belirterek, bize onun büyük ZA’dan olduğunu söyler ve bu nedenle ondan “atalar” diye söz edilir.

“Çiçek tomurcukları,” diye adlandırılır ve bitki gibi büyüdükleri için, bu bitki dikmek anlamındadır. Önce, onların ölçüleri NHY’ninki gibidir. Daha sonra, Yenika’da, onlar HGT haline gelirler ve sonra ilk Gadlut’da HBD-de-Neshama haline gelirler ve ikinci Gadlut’da HBD-de-Haya haline gelirler.

Bir düşünceye girdikleri ve sonraki dünyaya, Bina’ya girdikleri söylendiğinde, bu Ibur-de-ZA’ya işaret eder, bu, Ibur sırasında “düşünce” ve ” sonraki dünya” diye adlandırılan AVİ’ye yükseldiği içindir. Aba, “düşünce” ve İma, “sonraki dünya” diye adlandırılır. Ve üçlünün içindeki üçlüde, ZA’nın yapımının başlangıcı vardır, yani bu, HGT, NHY’ye giyinmiştir demektir.

Bu nedenle denmiştir ki, “Bitkiler çekirgenin duyargaları gibiydi,” oradan sökülür başka bir yere ekip büyütülür. Bitkiler atalardır, kökleri HGT’dir. Ibur’dan HB’ye yükselmeleri yolu ile, onları başka bir yere ektiği zaman, orada azaltılmış Malhut’u elde ederler, bu da Gadlut zamanında Mohin için yeterlidir. Bununla, Ibur içinde yavaşça büyürler ve Yenika’dan geçer ve ilk Gadlut’dan ve nihayet ikinci Gadlut’dan geçerler. Oradan gizlenmiş olarak çıkıp gelirler, önce tüm Mohin-de-Ibur’u HGT alır, doğarlar ve AVİ’den çıkıp aşağıya kendi yerlerine inerler ve gizlenmiş olarak dışarı gelirler, çünkü, AVİ’den çıkışlarından kendi yerlerine kadar, onlar hala azalmış olan ışığın içinde gizli olarak kalırlar.

“Gerçek kahinlerin içinde gizlenmişlerdir”, bunun anlamı, Mohin-de-Yenika’yı elde ederek, bu eşsiz ışık NHY-de-ZA’ya, yani gerçek kahinlere uzatılır, demektir. Sonra HGT onlar için NHY’den genişletir ve VAK’ı elde eder. Bu nedenle onlar hala gizlidirler, hala Mohin-de-Roş içinde gizli oldukları için ve yalnızca NR [Nefesh-Ruach] olduğu için. Bu nedenle denmiştir ki, onlar gerçek kahinlerin içinde gizlenmişlerdir.

Onlar, Yenika sırasında edindikleri NH’dırlar, ama ışıkları yok olduğu ve artık ortaya çıkmadığı için, bunun içinde saklıdırlar. Bilmelisiniz ki, Kelim ve ışık arasında daima ters bir ilişki vardır. Çünkü bu ışıklara ilişkin olarak, HGT ışığı, yani Ruach Yenika sırasında edinilir. Kelime ilişkin olarak, Kelim-de-NH yenika sırasında elde edilir ve HGT içindeki Nefesh ışığı onların içine alçalır. Benzeri şekilde, Mohin-de-Gadlut içinde, ışıklarla ilişkili olarak, HBD ışığını elde etti sayılır ve Kelim’le ilişkili olarak, Kli-de-Gadlut elde ettiler sayılır.

“Joseph doğdu ve onlar onun içinde gizlendiler.” Mohin-de-Yenika’nın tamamlanmasından sonra, ZA bir saniye Ibur’u, ilk Gadlut’un Mohin’ine yükseltir. Bu Mohin yolu ile, kendi HGT’si HBD ve Roş haline gelir ve Yenika yolu ile elde edilmiş olan NHY onun için HGT haline gelir. Böylece, yeni NHY ona doğmuş olur ve “NHY-de-Mohin-de-Gadlut” diye adlandırılır. Ve bu NHY Joseph diye adlandırılır, ki bu Yesod-de-Gadlut’dur ve NH-de-Gadlut’u içerir. Bu nedenle Joseph, yani Yesod-de-Gadlut doğdu denmiştir.

“Ve onlar onun içinde gizlendiler” anlamı şudur ki, HGT’nın hala tüm Gadlut ışıkları yoktur ve onlar hala gizlidirler. Çünkü ilk Gadlut’da, yalnızca Mohin-de-Neshama’yı elde eder ve bu hala ZA’ya Anchoraim olarak kabul edilir. Bu nedenle, hala gizli oldukları için, denir ki onun içinde saklandılar.

Joseph kutsal toprağa girdi ve onları oraya yerleştirdi, çünkü Mohin’nin ilk Gadlut’undan sonra, ZA Mohin’nin ikinci Gadlut’unu, Mohin-de-Haya’yı almaya başlar. O zaman, Nukva ondan kopar, ayrılır ve Mohin-de-Haya’nın içinde tam bir Partzuf olarak inşa olur. Bundan sonra, Nukva “kutsal toprak” olarak adlandırılır, çünkü Mohin-de-Haya “kutsallık” diye adlandırılır.

Joseph, Yesod-de-Gadlut-de-ZA, ZA ile beraber onunla aynı kademede olarak kutsal toprağa, Nukva’ya girer. [Panim-be-panim, yüz yüze].

Ve onları kutsal toprakta yerleştirdi, çünkü Mohin-de-Haya, Hohma’nın ışığı yalnızca ZON’un Zivug’u ile bir olması ile dışarı çekilir ve yalnızca Nukva içinde kalır, çünkü yalnızca onunla Zivug sırasında çekilir.

Ve onları evine diker, ZA’nın Nukva’ya göre değeri, üst AVİ’nın YESHSUT’a göre olan değeri gibidir. Bunun için, Mohin-de-Haya, Hohma’nın ışığı yalnızca Nukva’nın içinde belirir, YESHSUT kabul edilir.

Bundan sonra, yeryüzünde belirirler ve orada açığa çıkarlar. Şimdi Gadlut niteliğinde yeterli olarak açığa çıkarlar, ama bu zamana kadar, saklı ve gizlenmiş kabul edilirler.

Ne zaman görünürler? Zohar açıklamış olduğu üzere Joseph kutsal toprağa girdiği zaman, yani Zivug zamanında ve açığa çıkma yeri Nukva’nın içindedir. Böylece tekrardan, “Ne zaman görünürler?” diye neden soruyor? Bu şöyledir ki, Zivug sırasında bile iki muhakeme vardır: Sol çizginin sağ çizgi içindeki Hitkalelut’u [birleşme/bütünleşme/karışma] erkek içinde beş Hassadim ve sağ çizginin sol çizgi içindeki Hitkalelut’u, Nukva içinde beş Gevurot.

Bu nedenle sorar, “Ne zaman görünürler,” sağ çizginin sol çizgi içindeki Hitkalelut’unda mı yoksa sol çizginin sağ çizgi içindeki Hitkalelut’unda mı?

Cevap: Dünyada gökkuşağı göründüğü zaman. Gökkuşağı Yesod-de-ZA’dır ve dünyada, Nukva’dır. Bu, Zivug sırasındaki, sağ çizginin sol çizgi içindeki Hitkalelut’udur, yazıldığı üzere, “Yayımı buluta yerleştirdim.” Yalnızca oradan üst Mohin genişler ve böylece, sağ çizginin sol çizgi içindeki Hitkalelut’unda ortaya çıkarlar.

Ve o zaman, “Budama zamanı geldi,” günahkâr olanı dünyadan kesip atmak zamanıdır. Günahkâr dünyada çoğaldığı zaman, Klipot ve Sitra Achra’ya pek çok tutunuş vardır, onlar nedeni ile sel baskını nesli zamanında olduğu gibi tüm evren yok edildi. O zamanda, dünyadaki insanların üst Mohin, Mohin-de-Haya’nın açığa çıkması dışında hiçbir ümitleri yoktu.

Ve peki ama neden, neden bağışlanmışlardı? Çünkü yeryüzünde çiçek tomurcukları belirmişti. Sel baskını zamanında olduğu gibi tamamen yok olmaktan bu dünyanın insanları neden bağışlandılar? Bunun nedeni, çünkü Mohin-de-Haya’nın açığa çıkması, topraklardan, Malhut’dan Klipot’u kaldırdı ve artık ona tutunamadılar, yazıldığı üzere, “Ve ben, sonsuza kadar süren anlaşmayı hatırlayarak, ona göz kulak olacağım.”

Dendi ki, “Eğer hala görünmemiş olsalardı, dünyada kalmazlardı.” Önce, Nukva iki büyük ışık ile yapıldı ve ZA ile eşit bir kademedeydi. Bununla beraber, ZA’nın arkasında durur, bu nedenle ay, iki kral birden aynı tacı giyemeyeceği konusuna yakındı.

Bu nedenle, bu Mohin, Mohin-de-Achor [arka Mohin] olarak kabul edildi. Mohin-de-VAK-de-Nukva diye adlandırıldı, bu kendi Katnut’unun kendi oluşumunun başlangıcının Mohin’idir.

Ve o zaman, ZON “küçük yüz (panim)” olarak kabul edilir ve “çocuklar” “gençler” “delikanlılar” diye adlandırılır. Bununla birlikte, bu Mohin ile bitirince, ikinci bir Ibur için üst AVİ’ye geri döner ve sonra, ZA ile PBP [yüz yüze] Mohin ile daha büyük bir yapı kurar. Ve sonra “büyük yüz (panim)” diye adlandırılırlar.

Bilindiği üzere ruhsallıkta değişim veya yokluk bulunmaz ve bu Mohin-de-Achor, küçük Panim, onda Mohin ve Gadlut zamanında bile kalır. Bunun da ötesi, Mohin-de-Haya’nın genişlemesinin başlıca nedeni, küçük Panim’deki Kelim-de-Mohin-de-Achor’dur.

Dendi ki, “Ve Görünmemiş olsalardı, dünyada kalmazlardı.” Diğer bir deyişle, eğer onun Katnut’unda, Achoraim’inin yapılışında, bu çiçek tomurcukları, Nukva’da görünmemiş olsaydı, aynı zamanda Mohin-de-Haya, onun Gadlut’u sırasında da kalmayacaktı, çünkü bunları alacak Kelim’i olmayacaktı.

6) Ve dünyayı destekleyen ve ataların görünmesini sağlayan kimdir? Bu uğraşan çocukların sesleridir ve dünyanın bu çocukları nedeni ile dünya bağışlandı. Onlara ilişkin olarak yazılmıştır ki, “Size altından yapılmış kumrular yapacağız.” Bunlar çocuklar, gençler ve delikanlılardır, yazıldığı üzere, “İki altından cherubim (çocuk melek) yapacaksın.”

Açıklama: Dünyanın çocukları Mohin-de-Achor, bunlar “küçük yüz (panim)” diye adlandırılır. Aynı zamanda, dünyanın çocukları ve çocukların yanı sıra gençleri ve delikanlıları ve bulundukları durumun Zivug’u, “Torah ile uğraşan çocukların sesleri” diye adlandırılır. Bunlar altından kumrulardır ve iki cherubim’dirler, küçük yüzdürler (panim), bu, sağın sol içindeki Hitkalelut’undan genişleyen Mohin-de-Haya olmasaydı, Nukva içine asla alınamazdı.

Ve Klipot’un çoğaldığı bu zamanda dünyayı destekleyenler kimdir, sel baskını sırasında dünyayı yok etme gücü olan kimdir? Mohin-de-Haya’yı gökkuşağına çekmek dışında hiçbir ümit yoktur. Bununla dünya bağışlanacaktır. O zamanda dünyayı destekleyen ve- HGT, HBD-de-Haya haline geldiği zaman, HGT’nin Mohin-de-Roş içinde açığa çıkmasına sebep olan- ataların ortaya çıkmasına sebep olan kimdir? Torah ile uğraşan çocukların sesleri buna neden olur, Mohin-de-Achor, bu çocukların sesleri ve altın kumrulardır.

Mi Barah Eleh [Bunları Kim Yarattı]

Bunları Kim Yarattı

7) Beresheet [Başlangıçta]. Rabbi Elazar başladı, “Gözlerini yükseğe kaldır ve gör, bunları kim yarattı.” “Gözlerini yükseğe kaldır,” nereye? Herkesin beklenti ile baktığı yere- gözlerin açılışına, Malhut-de-Roş-de AA. Orada, bu gizli çatı katında bu soruyu, “Bunları kim yarattı” kime sormanın doğru olduğunu bileceksin. O kimdir? O, MI, ZAT-de-Bina diye adlandırılandır, “Göğün en ucundan yukarısı” diye adlandırılandır ve her şeyin sahibidir. Sorunun cevabı onda olduğu için o gizlenmiştir, bir soru olarak, MI [kim] diye adlandırılır. Çünkü onun yukarısında başka soru yoktur ve bu da göğün ucudur, soruların cevaplarının bulunduğu yerdir, MI diye adlandırılır.

Açıklama: Rabbi Elazar, Beresheet metnindeki göğün ve yerin yaratılışının anlamını açıklar. Gök ve yer, yaradılışın yedi gününün tamamıdır; onlar ZON-de-Atzilut’dur. Neden şöyle yazılmıştır, Barah [yarattı], bu Atzilut değil ama Bina’dır, Heetzil [oluştu] diye söylemeli değil miydi? Zohar der ki, “Gözlerin açılışı kimdir?” Malhut-de-Roş-AA-de-Atzilut “gözlerin açılışı” diye adlandırılır, çünkü on Sefirot-de-Roş’un Sefira Hohma’sı Eynaim [gözler] diye adlandırılır.

Aynı zamanda, Roş’da yalnızca KH vardır, onun Malhut’u “gözlerin açılışı” diye adlandırılır, onun açılışı ile, Mohin-de-Hohma Roş AA’dan Atzilut’un tüm Partzufim’ine aşağı boşalır. Bu nedenle denir ki, “Herkesin beklenti ile baktığı yere,” bunun nedeni, Mohin-de-Hohma Eynaim diye adlandırıldığı ve yalnızca Malhut-de-Roş-de AA’nın açılışı dışında, Atzilut’un hiçbir Partzufim’inde Mohin-de-Hohma olmadığı içindir.

Ve orada, gözlerin açılışında, Malhut-de-Roş-de-AA’da, Bina’nın ZON’u nasıl yarattığını bileceksiniz, çünkü Barah [yaratıldı] kelimesi Lebar [dışında], yani Atzilut’un dışında demek olduğu için. Ve Bina’nın kendisi Roş-de-AA kademesinin dışına gittiği için böylece, Roş-de-AA ile ilişkisiyle ilgili olarak Beria olarak kabul edilir, zorunlu olarak ZON’u da yaratır.

Böylece, Beria’dan çıkıp gelen Yetzira olarak kabul edildiği için, ZA Yetzira haline gelir ve Yetzira’dan çıkan her şey Assiya diye adlandırıldığı için, Nukva Assiya haline gelir.

Bununla beraber, Parsa-de-Atzilut’un arkasındaki gerçek BYA ile karşılaştırılmamaları gerekir, çünkü bunlar Bina ve ZON Parsa’nın üzerinde Atzilut dünyasında dururlar. Daha doğrusu, bu yalnızca Roş-de-AA’ya işaret eder, onda iki çeşit BYA olduğu için:

  1. Ayrılmış BYA, Parsa vasıtası ile Atzilut’dan ayrılmıştır, Atzilut dünyasının tabanıdır, onun üstünde yukarıya doğru durur.
  2. Atzilut dünyasının kendisinin BYA’sı, bu onun Bina, ZA ve Nukva’sıdır. Bunlar yalnızca Roş-de-AA’nın dışındadırlar ve hala Atzilut’durlar, ama bu AA’nın bağırsaklarının içindeki Parsa’dadırlar, Hazeh’sinin olduğu yer, onların yukarısında durur. Bu nedenle, Roş-de-AA’den ayrılmışlardır ve Roş’suz Guf kabul edilirler, yani Atzilut dünyasına göre Roş olarak adlandırılan, Mohin-de-Hohma’dan yoksundurlar. Bu böyledir, çünkü genellikle, Atzilut dünyası ABYA’nın dört dünyasının Hohma’sı olarak kabul edilir, bu nedenle Hohma’sı olmayan Roş’suz Guf olarak kabul edilir.

Denilir ki, bir sorunun olduğu bu saklı Atik, bunları yaratmıştır. Başka bir deyişle, Bina, Hohma-de-AA’ya yükselen ve Roş-de-AA’nın orada sona eren Nukva vasıtası ile Roş-de-AA’dan dışarı çıkar ve böylece Beria ve Guf-de-AA’nın içinde olmak üzere ayrılır ve bu nedenle iki de Behinot’a [muhakeme] bölünür: GAR ve ZAT.

Bina’nın aslı Ohr-Yaşar’ın [direkt ışık] on Sefirot’udur. Onun doğası, hiç Hohma almamak değil, ama yalnızca hiç Hassadim almamaktır. Guf’tan çıkışı onun kusuru değildir, çünkü Guf’ta olduğu zaman bile ondan Hohma almaz. Bu nedenle, yerinin Malhut-de-Roş-de AA’nın aşağısında olması onu azaltmaz ve şimdi de o, Roş-de AA’dan hiç ayrılmamış gibi tamamen Roş olarak kabul edilir ve Peh’den Hazeh’ye AA’ni giyinen üst AVİ içinde inşa edilir.

İkinci Behina [muhakeme], ZAT-de-Bina, Bina içindeki ZON’un Hitkalelut’undandır [karışım], bunlar Bina içindeki ZON’un köküdür. Bu nedenle, ZON için Hohma’nın aydınlığına ihtiyaçları vardır. Bu nedenle, Hohma’dan yoksun, halen Guf-de-AA içinde olmaları nedeni ile kusurludurlar ve Beria ve Roş’suz VAK olarak kabul edilirler. Onlar hakkında şöyle denmiştir, Aba İma’yı dışarı, Roş-de AA’nın dışına aldı. YESHSUT diye adlandırılırlar ve Peh’den Hazeh’e AA’yı giyinirler. Ve oğulları, ZON, Tabur-de-AA ve aşağı Atzilut dünyasının sonuna kadar giyinir.

AA’nın bağırsaklarındaki Parsa onun Hazeh’sinde durur, çünkü o ZAT-de-Bina’yı dışarı götüren, onları Hohma’yı almaktan ayıran, Roş-de AA’deki Malhut’un gücüdür. Çünkü, bu Masach Peh-de-Roş-de-AA’de durmasına rağmen, orada hiç hareket etmez, çünkü üst AVİ- GAR-de-Bina’ya göre, hala Roş-de-AA kabul edildiği için- orada durmaktadır. Yalnız Hazeh’nin yerinde, ZAT-de-Bina’nın üzerinde, Masach’ın gücü ZAT-de-Bina’yı kendinden aşağıya, Roş-de-AA’nın dışına atarak, hâkim olur.

Böylece, Roş-de-AA “Atik” diye adlandırıldığı ve GAR-de-Bina- bu Peh-de-AA ve aşağısıdır- hala Roş-de-AA’da durduğu için ve bunlar da Roş-de-AA gibi Atik diye adlandırıldığı için, GAR-de-Bina “gizli Atik” diye adlandırılır. Ama onların Guf-de-AA’daki mevcudiyetleri nedeni ile, “gizli Atik” diye adlandırılırlar.

Denir ki, bu gizlenmiş Atik, ancak bir sorusu olanlarda yaratılır, yani bu gizlenmiş Atik’in yalnızca ZAT’ı, bu YESHSUT diye adlandırılır, MAN’ı yükselterek içlerine ZON’u almak için bunun içinde bir soru vardır. Bu böyledir, çünkü “Bunlar” MAN’ın yükselmesi demektir, “yağmurlar hakkında sormak” gibi ve der ki, yalnızca bu gizli ZAT-de-Atik, bu YESHSUT diye adlandırılır, bir soru için hazır beklemektedir, onlar Hohma’dan yoksun oldukları için, Hohma ışığının genişlemesi için MAN’ı alır. Bundan önce Beria olarak kabul edilirler. Bundan dolayı, “bunlar” diye adlandırılanları yaratan ZON’dur.

Ve onlar da onun gibi Roş’suz yaratılmışlardır, çünkü “yaratıldı” kelimesi Atzilut’a göre Roş eksikliğine işaret eder. Ve MI [kim] kimdir? O soru için hazır beklemekte olan ZAT-de-Bina’dır. Onlar MI diye adlandırılır ve dünya “yaratıldı” onlarla ilgilidir, çünkü, onları Roş-de-AA’nın aydınlığından ayıran, Hazeh-de-AA’daki Parsa nedeni ile onlar kendileri Beria haline gelirler.

Denmiştir ki, “Göğün en ucundan yukarısı”, bu, her şey onun mülkiyetindedir demektir. ZAT-de-Bina, bu YESHSUT diye adlandırılır ve MI diye adlandırılır ve “Göğün en ucundan yukarısı” olarak kabul edilir. Bu böyledir, çünkü gök ZA’dır, yalnızca YESHUT’dan alır, MI diye adlandırılır. Bu nedenle MI “Göğün en ucundan yukarısı” diye adlandırılır, her şey onun mülkiyetindedir, gök ve yer, bunlar ZON ve aşağıdaki üç dünya BYA, bunların hepsi, MI diye adlandırılan YESHSUT’dan alır. Bu nedenle, “Her şey onun mülkiyetindedir.”

Bu böyledir, çünkü onun yukarısında başka soru yoktur ve göğün bu en ucunda, sorunun bulunduğu yer, MI diye adlandırılır. Bu demektir ki yukarı AVİ’deki GAR-de-Bina’nın yukarısında soru yoktur, çünkü onlar Hohma ışığının genişlemesi için MAN’ı almazlar, çünkü onlar Hassadim ışığıdırlar ve Hohma’dan yoksun değildirler. Bu nedenle MI diye adlandırılmazlar, çünkü “Göğün en ucundan yukarısı” olarak kabul edilmezler, çünkü, Hohma’nın aydınlığına ihtiyaç duyan ZON’a ihtiyaçları yoktur. Bundan dolayı onlar, “Göğün en ucundan yukarısı” kabul edilirler, çünkü, “gök” olarak adlandırılan ZA onlardan alır.

8) Ve başka biri vardır, aşağıda, MA diye adlandırılan. Biri ve diğeri arasındaki ilişki nedir? Birincisi MI diye adlandırılır, saklıdır. Onun içinde bir soru vardır. Adam, kademelerin en sonuna, Malhut’a kadar kademe kademe bakmak ve bilmek için soruşturduğu ve araştırdığı için, oraya bir kere vardığı zaman, o MA’dır [ne], bunun anlamı, “Neyi bildin?” “Neyi gözledin?” “Neyi araştırdın?” Nihayetinde, her şey önceki gibi gizlenmiştir.

Açıklama: Nukva-de-ZA, ZA ile Panim-be-Panim [PBP] olduğu zaman, Nukva aynı zamanda MA diye adlandırılır, ZA gibi. Göğün en ucundan aşağısı kabul edilir, çünkü kademelerin en sonu ve Atzilut’un en sonu olduğu için. Bundan çıkan şudur ki, “gök” diye adlandırılan ZA, “Göğün en ucundan yukarısı” diye adlandırılan YESHSUT ile “Göğün en ucundan aşağısı” diye adlandırılan Nukva arasında durmaktadır.

Denmiştir ki, “Adam, gözlemek için sorduğu ve araştırdığı için.” “Gözlemek” Zivug-de-AVİ’ya işaret eder, buna, her birinin Roş-de-AA’ya yükselişi yolu ile, AVİ’nın Histaklut’u [bakmak] denir. O zaman, Bina ZON için Hohma’nın aydınlığını almak için döner. Çünkü, YESHSUT, ZAT-de-Bina, kendileri için Hohma’nın ışığına kendileri için, ihtiyaçları olmadığı için, ZAT-de-Bina onların GAR’ına benzer ve Hohma’dan almaya ihtiyacı yoktur, ZON, MAN’ı YESHUT’a yükselttiği zaman, YESHSUT onları Roş-de-AA’ya yükseltmek ve Hohma’yı almak için uyanır. Ancak, insanların ruhlarını MAN için ZON’a yükseltecek bir şekilde, MAN’ı aşağıdaki insanlardan ZON’a yükseltmenin haricinde, ZON kendisi MAN için YESHSUT’a yükselmez, sonra ZON, MAN için YESHSUT’a yükselir ve YESHSUT, AA’ya yükselir ve üst AVİ ile tek bir Partzuf haline gelir. O zaman, AVİ her birine bakar ve Hohma’yı ZON’a genişletir.

“Adam sorduğu… için”, MAN’ı yükseltti demektir. “Ve araştırdı” kendi hareketlerini dikkatle inceledi demektir, ZON’u Zivug için AVİ’ye yükseltmek için, bakmak için ve böylece AVİ onların her birine bakacak ve Hohma’yı genişletecektir. “Kademelerin en sonuna, Malhut’a kadar kademe kademe bilmek için,” Hohma’nın aydınlığı MAN’ı yükseltmek yolu ile çekildiği için ve Zivug “bilmek” diye adlandırıldığı veya Daat yolu ile Hohma [bilgi yolu ile bilgelik] diye adlandırıldığı için, ZON’un MAN için yükselmesi, onların Zivug’una sebep olduğu için, orada AVİ için Sefira Daat olarak kabul edilir. Aynı zamanda, Zivug “bilmek” olarak adlandırılır, şu sözlerde, “Ve Adem karısını, Havva’yı bildi.”

“Ve bilmek,” Daat içindeki Mohin’in, kademe kademe, AVİ kademesinin Daat’ından, ZA kademesinin Mohin’ine kadar, genişlemesi demektir. “Kademelerin en sonuna kadar,” ZA’dan Nukva’ya kadar demektir, Nukva “kademelerin en sonu” diye adlandırılır. Şu nedenle, çünkü yalnızca Hassadim olduğu için Bina Hohma ile Achor-be-Achor [ABA, arka arkaya] durur ve Hohma ile PBP olmaya yalnızca ZON’un ihtiyacı olduğu zaman döner.

“Oraya bir kere vardığı zaman” vardığı yer MA’dır [hem de “ne” dir]. Mohin oraya, Nukva-de-ZA’ya vardığı zaman, Nukva, MA diye adlandırılır, en alt kademe. Daha aşağı dünya, Malhut, MA diye adlandırılır. Yazılmıştır ki, “Efendin Tanrın senden ne ister?” MA [ne] diye okuma, ama Meah [100] diye oku, çünkü kendi bütünlükleri içinde tüm üst kademeler, elli tanedir, burada Malhut’da, o “yüz tane” diye adlandırıldığı için, çünkü onun elli tanesinin, KHB TM, her biri on tane içerir ve Bina’nın elli tanesi yüz tanedir. Böylece, Bina MI diye adlandırılır, bu elli tanedir ve Bina’nın elli tanesini de kendi içinde içerdiği için, Malhut MA’dır, bu da yüz tanedir. Bu nedenle, bu Mohin’in büyük bütünün tamamlandığını işaret etmek üzere MA diye adlandırılır, bu da ancak Mohin Nukva’ya vardığı zaman olur.

Yazılmıştır ki, “Neyi bildin? Neyi gözledin? Neyi araştırdın? Nihayetinde, her şey önceki gibi gizlenmiştir.” Malhut MA diye adlandırılır, çünkü Hohma’nın üst uzanımı üst kademeler yolu ile genişlediği halde, Bina-de-ZA, burada Malhut’da, kademelerin en sonu olan yerde, her şeyin genişlemesinin en sonu olan yerde tamamlanana kadar ortaya çıkmaz. Hohma’nın aydınlığında ortaya çıkmış olarak durur. Ve hepsinden daha çok açık hale gelmesine rağmen, sorular için hazır bekler, “Neyi gördün?” “Neyi bildin?” yazıldığı gibi, “Hiçbir görüntü görmediğin için.”

Üst Mohin, MAN’ı yükselterek, ona kadar genişlemiş olsa bile ve onlarla tamamlanmış olsa bile, YESHSUT MAN’ın yükselmesinden önce olduğu için, onun içinde hala bir soru vardır. Bu nedenle denmiştir ki, “Neyi bildin? Neyi gözledin? Neyi araştırdın? Nihayetinde, her şey önceki gibi gizlenmiştir.” MAN’ı yükselttikten ve Mohin’in genişlemesinden sonra da MAN’ın yükseltilmesinden önce olduğu gibi, her şey hala Mohin içinde gizlenmiştir, sorgulanmak için hazır beklemektedir, yani MAN’ı yükseltmek için.

Böyle nasıl olur da aşağıda olanlar MAN’ı yükseltmeğe yardım ederler ve açığa çıkmadıkları halde Mohin neden ona çekilir? MA [ne] diye okuma, ama Meah [100] diye oku, bu Nukva’nın aşağıdakilere verdiği yüz tane kutsamadır. Böylece, nasıl olur da o sorgulanmak için hazır beklemektedir ve her şey eskisi gibi saklıdır?

Nukva’da iki Mohin-de-Gadlut vardır, bunlar ilk Gadlut ve ikinci Gadlut diye adlandırılırlar. İlk Gadlut’da, YESHSUT değil, ama yalnızca üst AVİ Roş-de-AA’ya yükselir. Tek bir Partzuf haline gelseler bile, YESHSUT hala Guf-de-AA’da kalır, ama Peh’den Hazeh’ye kadar giyinerek, AVİ’nın daha önceki yerine yükselir. Böylece, bir tarafta, şimdi Roş-de-AA’da duran, üst AVİ ile tek bir Partzuf haline geldikleri için YESHSUT Roş-de-AA haline gelirler ve Parsa-de-Hazeh’nin yukarısına yükselirler, orada Roş-de-AA aydınlatır, AVİ’nın kendisinde açıklandığı gibi, orada MAN’ı yükseltmeden önce durur.

Bu nedenle, ZA’ya tam Mohin-de-GAR verirler ve ZA’da Nukva’ya verir ve Nukva 100 kutsama haline gelir, çünkü Mohin-de-ZON yolu ile YESHSUT’un yerine, MAN’ı Hazeh’den Tabur-de-AA’ya yükseltmeden evvel, yükseldiği için. Bunu takiben, Nukva, İma’nın yerindedir ve bu nedenle, İma gibi yüz tane olur, çünkü yüz tane İma’nın, bin tane Aba’nın içindedir, üsttekine yükselen aşağıdaki üstte olana benzer hale gelir.

Bununla beraber, diğer taraftan, Nukva yalnızca MI’ya benzer, soruya hazır bekler, YESHSUT gibi MAN’ı yükseltmeden önce ve YESHSUT-de-Katnut’un yerini, Hazeh’den Tabur-de-AA’ya kadar giyinmesi yüzünden, Mohin genişler. Böylece, Parsa’nın aşağısında, AA’nın bağırsaklarında durur, burada Roş-de-AA’nın aydınlığının bu Parsa’nın yukarısında sona erdiği yerde durur. Böylece, bu bakımdan, Nukva, MAN’ı yükseltmek onlar için yer aldığı halde, Mohin’i ve Roş-de-AA’yı elde etmez ve her şey eskisi gibi, MAN’ı yükseltmeden öncesindeki gibi saklıdır. Ancak, başka bir bakımdan, Nukva İma gibi olmayı anlamayı elde eder, çünkü YESHSUT’un yerine, burası İma diye adlandırılır, yükselir, yüz kutsama haline gelir.

Bu nedenle, bu Mohin yalnızca VAK-de-Gadlut olarak kabul edilir, çünkü Parsa-de-Hazeh-de-AA’nın aşağısında olduğu için Roş-de-Gadlut’u alamaz. Bununla beraber, şimdi onun kademesi YESHSUT’a eşittir, VAK olduğu sırada, MAN’ı yükseltmeden önce, Hazeh’den Tabur-de-AA’ya durduğu zaman. Bu Nukva için, büyük bir Gadlut’dur, ama bu VAK-de-Gadlut’dur. Hala GAR-de-Gadlut hala eksiktir ve GAR-de-Gadlut’un elde edilmesine “Nukva’nın ikinci Gadlut’u” denir.

Şimdi Nukva’ya neden MA dendiğini anlayacaksınız. İlk nedeni, Nukva’nın elde ettiği üst Mohin’i açıklar, bunlar “yüz tane kutsama” diye adlandırılır. Şöyle denmesinin nedeni, “MA [ne] diye okuma, ama Meah [100] diye oku,” bu Mohin yolu ile YESHUT’un yerine yükselmesidir. İkinci neden, onun yalnızca YESHSUT-de-Katnut’un yerine kadar yükselmesi ve Hazeh’den Tabur-de-AA’ya kadar sorgu için hazır beklemesidir. Bu nedenle, Mohin-de-Nukva da tamamen ona benzer ve Nukva da sorgu için hazır bekler hale gelir, yani GAR’sız VAK’dır. Bununla birlikte büyük bir ayrım vardır, çünkü o üst AVİ’nın VAK’ıdır, VAK-de-Gadlut.

Aynı zamanda, şu dendiği zaman, “Her şey önceki gibi gizlenmiş olduğuna göre, neyi bildin,” daha önce yapmış olduğunu kast etmez, Nukva’nın MAN’ı yükseltmeden önce olmasını değil ama tersine, YESHSUT’un MAN’ı yükseltmeden önce olmasını kast eder. Ama Nukva MAN’ı yükselmesi ile çok şey kazanmıştır, çünkü şimdi İma’yı alır, yüz tane kutsamayı alır, VAK-de Gadlut olmasına rağmen.

9) Onun hakkında yazılmıştır ki, “Sana nasıl şahitlik yapacağım? Seni neyle karşılaştıracağım, oh Jerusalem’in kızı?” Bu şöyledir, Tapınak yıkıldığı zaman, bir ses yükseldi ve dedi ki, ” Sana nasıl şahitlik yapacağım? Seni neyle karşılaştıracağım?” Seni şu MA ile uyaracağım. Her gün sana eski günlerden tanıklık edeceğim, yazıldığı üzere, “Bugün, göğü ve yeri sana karşı şahitlik etmek için çağırdım.”

“Seni neyle karşılaştıracağım?” Tam da bu yolla seni kutsal taçla taçlandırdım ve dünya üzerinde yönetici yaptım, yazıldığı üzere, “Söyledikleri gibi güzelliğin mükemmelliği olan şehir bu mudur?” Seni “Bir araya koyarak inşa edilmiş olan şehri, Jerusalem” diye adlandırdım.

“Seni neye benzeteceğim ve nasıl rahat ettireceğim.” Sen oturursun, yukarısı da yukarı Jerusalem’de oturur. Şimdi kutsal kişiler, kutsal düzenlemelerle sana girmedikleri için, senin orduların aşağıda senin içine girene kadar, sana yemin ederim ki ben de yukarıya girmeyeceğim. Bu senin rahatın için, çünkü seni her şeyde, o kademe ile, yukarı Jerusalem, Malhut ile karşılaştırıyorum, şimdi sen buradasın, senin kırılman deniz kadar büyüktür. Ve eğer sen hiç iyileşme ve şifa yok dersen, sana kim şifa verecek? Bu, şu en üst, gizli kademedir, MI diye adlandırılır, her şey onunla mevcuttur, bu Bina’dır. O sana şifa verecek ve sen ayağa dikecektir.

Açıklama: Tapınağın yıkılışı, İsrail’in puta tapması ve ZON ile Zivug için MAN’ı yükseltmek istememesi yüzündendir. Bunun yerine, “diğer tanrılar” diye adlandırılan Sitra Achra’nın bolluğunu arttırmak istediler. Bu nedenle Zivug-de-ZON ayrılmıştır, yüz tane kutsama Nukva’dan iptal edilmiştir ve Tapınak yıkılmıştır. Denmiştir ki, “Bir ses yükseldi ve dedi ki, ‘Sana nasıl şahitlik yapacağım,'” en eski günlerden beri, her bir gün sana şahitlik ettiğim için. Bu Nukva’nın MA içinden aldığı VAK-de-Gadlut, “en eski günler” diye adlandırılır, yazıldığı üzere, “Şimdi gerçekten de ilk günlerle ilgili sor,” göğün en ucundan, göğün en ucuna kadar. Onlar VAK-de-AVİ olduğu için böyle denir, çünkü YESHSUT ZAT-de-AVİ’dir, yazıldığı üzere, “Bugün, göğü ve yeri sana karşı şahitlik etmek için çağırdım.”

Zivug-de-ZON’un anlamı, bunlar “gök ve yer,” diye adlandırılır, metinde Zivug’u muhafaza etmek ve sürdürmekte tedbirlidir. Eğer bu olmazsa, metin uyarır, “Sen bu topraklardan çabucak yok olacaksın.” Yazılmıştır ki, “Ne [MA] sana şahitlik edecek?” Seni bu yüz tane kutsama ile ilgili olarak uyardım, onları tutman ve yapman için ve sen onları bozdun. Bu nedenle, “”Sen kesinlikle, bu topraklardan çabucak yok olacaksın.” senin içinde ortaya çıkan bu topraklardan.

Denmiştir ki, “Seni neyle karşılaştıracağım?” “Seni neyle karşılaştıracağım?” Tam da bu yolla seni kutsal taçla taçlandırdım ve dünya üzerinde yönetici yaptım. Seni “Bir araya koyarak inşa edilmiş olan şehir, Jerusalem” diye adlandırdım. Bu, şu nedenle, çünkü Nukva’nın ZA’dan Zivug ile aldığı bu yüz tane kutsamada, MA kendilerinin YESHSUT’a yükselişindedir, ZA İsrail Saba haline gelir ve Nukva Tevuna haline gelir. O zaman, ışıkları yüz tane kutsama haline gelir, Tevuna’nın ışıkları gibi. Bunun hakkında şöyle yazılmıştır, Bir araya konmuş bir şehir gibi,” şehir diye adlandırılan Nukva, Tevuna ile birleşerek ve Nukva daTevuna olarak algılanacağı için, oradan Mohin-de-Tevuna alır, bunlara “kutsal taçlar” denir. Ondan sonra, “Mükemmelliğin güzelliği, tüm dünyanın sevinci,” diye adlandırılır ve dünya üzerinde yönetimi alır.

Dendi ki, “Seni neye [MA] benzeteceğim ve nasıl rahat ettireceğim.” Sen oturursun, yukarı Jerusalem’de oturur. Başka bir deyişle, İsrail’in günahı yüzünden- Tapınak yıkıldı ve onlar kendi topraklarından sürgün oldular- bununla Nukva’nın ayrılmasına sebep oldular, çünkü alt dokuz tanesi Klipot’a düştüğü için, Yesod’un altındaki noktaya geri döndü. Ve yazılmıştır ki, “Seni kim iyileştirecek?” Eğer İsrail çocukları pişman olurlar ve hareketlerini düzelterek MAN’ı ZON’a yükseltirlerse, bir kere daha Mohin, üst ZON’a çekilecek ve Nukva tekrar, MI diye adlandırılan YESHSUT’a yükselecektir ve sen de şifa bulacaksın.

10) “Göğün en ucundan.” MI yukarı göğün en ucudur, YESHSUT’dur. MA aşağı göğün en ucudur, Malhut’dur. Bu Jacob’ın, ZA’nın miras aldığıdır, sondan sona sağlamlaştırmak, ilk sondan, MI’dan, son sona, MA’ya, YESHSUT ve Malhut’un arasında durduğu için. Bu nedenle şu yazılmıştır, “Bunları kim yarattı?” YESHSUT, ZA ve Malhut’u, ELEH’i [bunlar, ama aynı zamanda Aleph-Lamed-Hey] yarattı.

Açıklama: Şöyle yazmalıydı, “Göğün başlangıcından göğün sonuna kadar,” ama neden “Kenardan kenara,” “Sondan sona,” der? Denmiştir ki, “Göğün en ucundan [MI] yukarı,” YESHSUT, soru için hazır bekler. Hazeh’den Tabur-de-AA’ya giyinir. MA, MAN’ı yükseltmeden önceki Nukva, Hazeh-de-ZA ve aşağıdaki kademelerin en sonudur. Onların arasında Jacob, ZA durur ve Tabur-de-AA’dan Nukva’ya olan yeri giyinmeğe başlar.

Ve sonra, MI’nın sonundan MA’nın sonuna kadar sağlamlaştırır, çünkü MI Tabur-de-AA’da biter ve orada Jacob başlar. Ve Nukva, MA, kendi sonunda durur. Bununla birlikte, bu yazı Mohin’in ZON’a genişlemesinden sonrasından söz eder, yazıldığı üzere,” Gerçekte şimdi ilk günlerle ilgili olarak sor,” o zaman ZON yükselir ve Mohin-de-YESHSUT’u alır, bu “İlk günler” diye adlandırılır. O zaman, aşağı göğün ucu, MA, Nukva, yükselir ve üst göğün, MI’nın, YESHSUT’un ucunu giyinir ve her ikisi de aynı yerdedirler.

Bu nedenle yazılmıştır ki, “Kenardan kenara,” böylece şimdi her ikisi göğün tek bir ucu olurlar, çünkü ZA, ilk günleri alır, bunlar İsrail Saba’dan VAK, HGT NHY ve Nukva Tevuna’yı, Malhut-de-Bina’yı alır, bu şimdi ZA’nın ucundadır, “gök” diye adlandırılır. Ancak, Mohin’inden önce hangi kademenin geldiğine ilişkin olarak, o göğün başı olarak kabul edilir.

Başka bir anlamı daha vardır: yukarıdaki gök, İsrail Saba’dır, ilk altı günü içerir, HGT NHY de Bina ve yukarı göğün ucu Tevuna, Malhut-de-Bina’dır. Ve sözlerin anlamı “İsrail Saba’nın ucundan ZA’nın ucuna kadar” olacaktır, ZA “aşağı gök” diye adlandırılır.

Yazı bu Mohin hakkında, “Bunları kim yarattı?” der, çünkü MI, YESHSUT’dur, Beria-de-AA’nın yerinde, Hazeh’den Tabur’a Parsa’nın altında, AA’nın bağırsaklarının içinde, Roş-de-AA’nın aydınlığının artık erişemediği yerde durur. Bu nedenle, Roş-de-AA’nın dışında [Bar], Beria olarak kabul edilir. Bu nedenle soru için hazır bekler. Bundan sonra, ZON bir kere bu Mohin’i elde ettiğinde, yükselir ve MI’ya giyinir ve Hazeh’den Tabur-de-AA’ya kadar kendi yerini alır ve şimdi yalnızca Beria-de-AA olarak görülür. Ve yazılmıştır ki, “Bunları kim [MI] yarattı,” yani ZON, MI’dan Mohin-de-Beria’yı [aynı zamanda yaradılış anlamına da gelir] almıştır.

Bu Elijah’ınkileri Kim Yarattı

11) Rabbi Şimon dedi ki, “Elazar, oğlum, konuşmayı kes, bu dünyanın insanlarının bilmediği en üst gizlerin sırlarını keşfedeceksin.” Rabbi Elezar sessiz kaldı. Rabbi Şimon ağladı ve dedi ki, “Elazar, ELEH [bunlar] nedir? Eğer yıldızlar ve işaretler olduğunu söylersen, onlar her zaman gözükür mü? Ve MA [ne] içinde- MA Malhut’dur- yaratıldılar? Yazılmıştır ki, “Gökler Tanrının sözü ile yapıldı” Gökler,” Tanrının sözü” diye adlandırılan Malhut tarafından yapılmıştır. Ve eğer ELEH gizli şeyler hakkında söylenmişse, ELEH diye yazılmamalıydı, çünkü onlar açığa çıkan yıldızlar ve işaretlerdir.”

Açıklama: Burada Rabbi Elazar ilk Gadlut’un Mohin’ini açığa çıkarır ve Rabbi Şimon ikinci Gadlut’un Mohin’ini, üst Mohin-de-Haya’yı açığa çıkarmak ister. Bu nedenle ona konuşmayı kesmesini emreder, böylece en üst gizlerin sırlarını ona açabilecektir, bu Mohin, bu dünyada açığa çıkmadığı için bu dünyanın insanlarının bilmediği sırları ve Rabbi Şimon burada onları açığa çıkarır.

“ELEH nedir?” dendiği zaman, metin bize burada hangi yeniliği getirir, “MI [Kim] ELEH [bunları] yarattı”da, hangileri ZON’dur? Eğer bunun yıldızlar ve işaretler olduğunu söylersen, elde ettikleri Mohin-de-VAK-de-Gadlut ve bu sözlerdeki şudur, “Bunu kim yarattı,” Mohin-de-VAK “yıldızlar ve işaretler” diye adlandırıldığı için, bunun hakkında şöyle sorar, “Bu hangi yeniliktir?” Sonuçta, onlar, ZON’un her zamanki Mohin’i oldukları için, her zaman görünürlerdi, her zaman genişleyebilirlerdi, hafta içi günlerde bile. Onlar öyle, “Bunları kim yarattı” sözlerinin onlarda belireceği kadar büyük bir yenilik değildiler.

Aynı zamanda, bu Mohin’in her zaman uygulanacağını yorumlayamayız, çünkü kalıcılık, yani ZA, Roş’suz VAK kademesinde sahiptir ve yalnızca MAN’ı yükselterek bu Mohin genişler. Daha doğrusu, anlamı, onlar her gün sabah duası ile çekildikleri için, onların her zaman genişleyebileceğidir, hafta içi günlerde bile.

Aynı zamanda sorar, “MA [ne] ile ne yarattılar?” Bu Mohin Bina’ya değil, ama ZON-de-Atzilut’a atfedilir, bunlar MA diye adlandırılır ve buradan gelirler, yazıldığı üzere, “Tanrının sözü ile,” bu ZON’dur, burada ZA, HaVaYaH [Tanrı] ve Nukva “söz” dür.

12) Bununla beraber, bu sır yalnızca tek bir gün için açığa çıkmıştı, ben sahildeyken, Elijah geldi ve bana söyledi ki, “Rabbi, biliyor muydun bu ‘Bunu kim yarattı’ nedir?” Ben dedim ki, “Gökler ve onun ev sahibidir, Yaratanın işidir, insanlar gözler ve Onu kutsar, yazıldığı üzere, ‘Senin göklerini düşündüğümde, senin parmaklarının işini, oh Tanrım, Tanrımız, senin ismin yeryüzünde ne kadar da büyüktür.'”

13) Bana dedi ki, “Rabbi, Yaratanın önünde orada gizli bir şey vardı ve Yaratan yukarıdaki topluluğa onu açığa çıkardı.” Saklı olanların hepsinden daha saklı olan açığa çıkmak istediği zaman, o önce küçük bir nokta, Malhut yapar, o bir düşünce, Bina, olarak yükselir, yani Malhut yükselir ve Bina’nın içine dahil olur. Onun içinde, bütün görüntüleri biçimlendirir ve tüm işlemeleri oyar.

Açıklama: Atik, Atzilut dünyasının ilk Roş’u “saklı olanların hepsinden daha saklı olan” diye adlandırılır. Bu konuda öğrendiğimize göre, milletin lideri ilk olarak düzeltilmezse, halkı düzeltilmez. Bunu nereden biliyoruz? Atik Yomin’den, o düzeltmelerinde düzeltilmediği sürece, tüm düzeltilmeye ihtiyacı olanlar düzeltilmeyecektir ve tüm dünyalar yıkılacaktır. Saklı olanların hepsinden daha saklı olan Atik, düzeltilmek istediği zaman, her şeyi erkek ve dişi olarak düzeltti. Malhut’dan Bina’ya yükseldi ve Malhut, tüm Sefirot’larda Nukva haline geldi, orada her Sefira erkek ve dişiden oluşur ve her şeyin bütünü olan bu Hohma, otuz iki yolun Hohma’sı, dışarı geldiği ve Atik tarafından aydınlatıldığı zaman, o yalnızca erkek ve dişi içinde aydınlatıldı, yani Hohma genişledi ve kendisinden Bina’yı ayırdı. Bunu takiben, onlar dişi ve erkek oldular ve bu Tzimzum Bet’in [ikinci kısıtlama] düzeltilmesidir.

Saklı olanların hepsinden daha saklı olan açığa çıkmak istediği zaman, önce bir nokta yaptı. Bu, Tzimzum Bet düzeltmesinin gücü ile, Atik’in dünyalarda görünmek istediği zamandır, kendi Hohma’sının içinde, Roş-de-AA’de tek bir nokta yaptı, Malhut’u, Roş-de-AA’daki bu noktaya yükselterek, burada Roş-de-AA’nın on Sefirot’una giyinerek, Ohr Hozer’i yükselten Nukva düzeltildi ve Roş-de-AA, Sefira Hohma Stİmaa’da sona erdi. Böylece, Hohma erkek gibi oldu ve Nukva, Bina ve ZON-de-Roş-AA Roş’un dışına gitti, Guf-de-AA kademesine. Hohma’nın genişleyerek Bina’yı kendi dışına, Guf içinde olmaya ayırmasının anlamı budur.

Denmiştir ki, “Bu bir düşünce olmaya yükseldi,” bu Bina’dır. Malhut’un bu noktası- Hohma’ya yükseldi ve bununla Hohma erkek ve dişi olarak kuruldu- yükseldi ve bu nedenle bir düşünce, Bina haline geldi. Bu şu nedenledir, çünkü o Hohma ile Zivug’da durur, Hohma’dan alır ve Hohma’dan alan, Malhut olarak değil ama Bina olarak kabul edilir. Bundan şu çıkar, bir noktadan başka bir şey olmayan kökünde bile yükselişi nedeni ile Bina haline gelir. Bu nedenle denir ki, “Bu bir düşünce olmaya yükseldi,” bunun sebebi, bu nokta Bina olarak, “düşünce” diye adlandırılır. Bunun nedeni şudur ki, düşünce Nukva-de-Hohma demektir, bu nedenle, o Hohma’nın Nukva’sı olduğu için, Hohma diye adlandırılmalıdır. Bununla beraber, kendisinin içinde ve dışında Hohma değil ama Bina’dır. Yine de yalnızca, Bina Hohma ile beraber Roş olarak algılandığı zaman “düşünce” diye adlandırılır.

Denmiştir ki, “Onun içinde, bütün görüntüleri biçimlendirdi ve tüm işlemeleri oydu.” Bu şu nedenledir ki, düşünce olmaya yükseldiği zaman, o Atzilut’un beş Partzufim’ini, AA, AVİ ve ZON’u resimledi ve işledi. Onun içinde “biçimlendirdi” ve onun içinde “işledi” daha önemli bir konuya işaret eder. “Onun içinde biçimlendirdi”, o bütün görüntülerden oluştu, bunlar Atzilut’un beş Partzufim’idir. Bu, o noktanın, Masach’da yapılan Zivug yoluyla düşünce olmaya, Kelim-de-KH içinden çıkıp gelen VAK-de-Ohr-Hozer ve Ohr-Yaşar kademesine yükselmesidir. Ancak, onun içinde tüm işlemeleri oydu, böylece bu noktanın düşünce olmaya yükselmesi boyunca, eksiklikler ve oymalar yapılır, bunlar Partzufim-de-Atzilut içindeki tüm ışıklar için alıcı (kap) olmaya hazırlıktır. Ve bu mesele bütün Mohin-de-Atzilut’un temeli olduğu için, iyice açıklanmalıdır.

Bu noktanın düşünce, Bina olmaya yükselmesi, her kademenin on Sefirot’unda yeni bir Sium [son] yaparak olur. Bunun sebebi şudur, çünkü, bu nokta, içindeki Masach ile Malhut, Zivug için, on Sefirot-de-Roş ve Peh’nin Malhut’unun yerinde durur ve Roş orada son bulur ve şimdi Nikvey Enayin denen, Bina-de-Roş’a yükselir, bu Nukva-de-Bina Bina’dır. Böylece, Masach’da Zivug yapıldı, Nikvey Enayim’in yerinde, oradaki Roş’u da kapsayarak. Ve üç Sefirot, Bina, ZA ve Roş’un Malhut’u, bunlar AHP diye adlandırılır, Sium-de-Roş’un yerinin aşağısına Guf kademesine alçaldılar.

Guf’un on Sefirot’unda, benzer biçimde yapmak gerekliydi: Daha önce Partzuf’un Guf’unda son bulan Malhut’un on Sefirot-de-Guf’u, Sium Raglim diye adlandırılır. Şimdi Bina-de-Guf’un, Tifferet’in yerine yükselir, çünkü HGT-de-Guf, KHB’dir, Tifferet’deki Guf’u Hazeh’nin yerinde bitirerek ve bu üç Sefirot, Bina ve ZON-de-Guf, bunlar TNHYM diye adlandırılırlar, Atzilut’dan çıkıp gelirler ve ayrılmış BYA’ya düşerler.

Böylece, bu noktanın düşünce olmaya yükselmesi nedeni ile, her kademe iki yarıya ayrılır, üst yarının yeri, KH, bu kademede kalır ve her kademede Bina, ZA ve Nukva o kademeden kaybolur ve bir kademe aşağı iner. Elokim isminin MI ELEH harflerine ayrılmasının anlamı budur, burada beş Sefirot’a, KHB ZON karşılık gelen beş harf vardır. ELEH KHB’dir ve Yod-Mem ZON’dur. Şimdi her kademe ikiye bölünmüş olduğu için, KH’nin kaldığı ve Bina ve ZON’un ondan düştüğü yerler, bunu takiben, her kademede yalnızca iki harf MI kaldı ve üç harf ELEH her kademede bir aşağı kademeye düştü.

Her nasılsa, buna göre, iki harf, Aleph-Lamed o kademede kalmalıydı ve Hey-Yod-Mem bir aşağı kademeye düşmeliydi. Doğrusu şu ki, Kelim ve ışıklar arasında daima ters ilişki vardır. Kelim’de üstte olan önce gelir: ilk olarak Kli-de-Keter, sonra Kli-de-Hohma, en son Kli-de-Malhut’a kadar. Işıklarda bu terstir. Işıklarda, altta olan önce gelir: ilk olarak Malhut’un ışığı, sonra ZA’nın ışığı, sonra Bina’nın ve en son Keter’in ışığı gelir.

Böylece, eğer iki Kelim varsa KH, orada iki ışık vardır, onların içinde Malhut’un ışığı ve ZA’nın ışığı vardır, bunlara VAK denir. Bu nedenle, biz bu kademede yalnız iki harf MI kaldı diye algılarız, Malhut’un ışığı ve Elokim isminden ZA’nın ışığı. Ama üç harf ELEH onlardan düşer, böylece her kademe kendi içindeki GAR’dan yosun kalır.

14) Kutsal olanın içine oyarak işlenmiş, gizli kandil Bina’ya katılmış olan Malhut’a işaret eder, tek bir gizli görüntü, kutsalların kutsalı, bu Gar yolu ile gelen, derin bir yapıdır ve MI, bu yapının başlangıcı, diye adlandırılır. Durur ve durmaz, Elokim isminde derin ve gizlidir. Aynı zamanda bu MI-de-Elokim diye de adlandırılır, bunun anlamı ELEH harfleri Elokim isminde eksiktir. Açığa çıkmak ve Elokim diye adlandırılmak istedi; parlak şeref elbiseleri, Hassadim ışığı giyindi ve bunları [ELEH] yarattı. Ve ELEH harfleri Elokim ismine yükseldiler, yani harfler birleştiler, MI harfleri ile ELEH harfleri ve Elokim ismi tamamlandı. ELEH yaratmadığı sürece, Elokim ismine layık olmaz ve o, dana ile günah işleyenler, bunun hakkında şöyle dediler, “Oh İsrail, bunlar [ELEH] sizin tanrılarınız.”

Açıklama: MAN’ı aşağıdakilerden yükseltmek yolu ile AB-SAG-de-AK’dan yeni bir ışık yükselir, bu ışık AB-SAG-de-AK’dan olduğu için, aşağı Tzimzum Bet, her kademede, ikiye kırılır. Bundan dolayı, bu ışıklar Roş-de-AA’ya genişlediği zaman, bu noktayı düşünceden bir kere daha aşağı indirir, Bina’nın yerinden, tekrar kendi yerine, Malhut-de-Roş’a, geri aşağı indirir, Tzimtzum Bet’den öncesindeki gibi. Ve Roş’dan düşmüş olan üç Sefirot, Bina, ZA ve Malhut, Roş olmak üzere geri dönerler, çünkü onların altında, Malhut’un yerinde Zivug yapılmıştır.

Bu Elokim isminin bir kere daha açığa çıkması olarak kabul edilir, üç harf ELEH MI ile aynı kademede bir kere daha birleştiği için, Elokim ismi bu kademede tamamlanmıştır. Bina ve ZON-de-Kelim döndüğü için, GAR ışıkları da döner ve KHB ZON ışıkları Elokim isminin beş harfine giyinmiştir: ELEH içindeki KHB ışıklar, Yod-Mem içindeki ZON ışıkları. Şunu da hatırlayın, bu düşen ELLEH, kademelerinde eksik olan, Kelim-de-Bina ve ZON olarak kabul edilir. Ancak, ELEH Elokim isminde birleştiği zaman, onlar, Kelim ve ışıklar arasındaki ters ilişki nedeni ile, KHB’nin ışıkları haline gelirler.

Denmiştir ki, “Kutsal olanın içine oyarak işlenmiş, gizli kandil,” Bina’ya dahil edilmiş olan Malhut’a işaret eder, bunun anlamı, Masach ve bir Zivug yeri Malhut-de-Roş-de-AA içinde yeni olarak oyarak işlenmiştir ve bu “gizli kutsal kandil” diye adlandırılır. Bu gizli bir görüntünün oyarak işlenmesidir, kutsalların en kutsalının, GAR kademesi, bu “kutsalların en kutsalı” olarak adlandırılır. Bu düşünceden çıkıp geldiği için, bu nokta düşünce olmaya yükseldiği için, şimdi bir düşünceden çıkıp geldi ve gerçek yerine vardı- Malhut-de-Roş’un yerine- üç Kelim, Bina, ZA ve Nukva, ELEH şimdi Roş kademesine geri döndüler ve Elokim ismi tamamlandı. Bu Gar kademesini, “gizli bir görüntü” ismi ile adlandırır.

Denmiştir ki, o MI diye adlandırılır, bu yapının başlangıcıdır, ELEH zaten MI ile birleşmiştir ve Elokim ismi yapılmıştır, ama o hala yalnızca MI diye adlandırılır ve bu yapının başlangıcıdır. Elokim isminin yapısının başlangıcıdır, çünkü bu yapı hala tamam değildir.

Denmiştir ki, “Durur ve durmaz.” Bir yandan, yapı sonuna kadar tamamlanmış olarak durmaktadır, çünkü Zivug yeri, kendi yerine Peh-de-Roş’a dönmüştür ve GAR ışıklarının yaptığı gibi, Bina ve ZON bu kademeye dönmüştür ve Elokim ismi tamamlanmıştır. Ama öte yandan, ismin yapısı hala ayakta durmamaktadır, çünkü Elokim isminin ışıklarının hala derinde ve saklı olması nedeni ile Elokim isminde derinde ve saklıdır ve ELEH içinde, bu Roş’un yerine yükselmiş olan Bina ve ZON’dur, parlamaz.

Bunun nedeni şudur, onların Roş-de-AA’ya yükselmeleri nedeni ile, çünkü orada yalnızca Hohma parlar, o kademede yalnızca Hohma’nın ışığı vardır. Ve onlar ZAT oldukları için ve yükselen ZAT, Hassadim’in içinde giyinmeden Hohma’yı alamayacağı için ve Hassadim’in ismi olmadığı için, onlar da Hohma’yı alamazlar. Bu nedenle, isim derinde ve gizli kabul edilir ve hala ELEH harflerinde yayılmamaktadır. Bu nedenle, bu kademenin yapısı hala “ayakta durmamakta” olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu kademenin yapısı hala “ayakta durmamakta” olarak kabul edilir ve ELEH hala onun içinde ortaya çıkmamıştır. Bu nedenle bundan önce şu denmiştir, ELEH hala Elokim isminde saklı olduğu için, o yalnızca MI olarak adlandırılmıştır ve orada yalnızca MI vardır.

Denmiştir ki, “O açığa çıkmak ve Elokim adı ile çağırılmak istedi,” ELEH zaten, onlar için hiç parlamayan Roş’a yükselmiş olduğu için, isim zaten tamamlanmıştır. Bu nedenle, o açığa çıkmak ve Elokim adı ile çağrılmak ister, “parlak şeref elbiseleri,” Hassadim ışığı giyindi ve ELEH’i yarattı.

Yorum: Bu ismin tamamen gizlenmesi nedeni ile, Hassadim’in elbiselerinin eksikliğinden dolayı, ELEH içinde parlayamaz. ZAT, Hassadim’siz Hohma ışığını alamayacağı için, Guf-de-AA içinde giyinmişken, bir kere daha Zivug-de-Katnut yapar, o Hassadim kademesine genişleyerek Guf-de-AA elbiselerini giymiş iken, Hohma kademesi, genişlediği Hassadim ışığının elbiselerini giyer. Ve bu ışık, o kademe için, parlak şeref elbisesi haline gelir. Bu Hassadim elbiseleri ile, Hohma’nın ışığı ZAT’da, ELEH’in olduğu yeri aydınlatabilir.

ELEH’i yarattı ve ELEH harfleri [Aleph-Lamed-Hey] Elokim isminde yükseldi. Başka bir deyişle, şeref elbiseleri ile, Hazeh altındaki- Beria [yaradılış] diye adlandırılan Guf ‘un Zivug’u ile alınan Hassadim kademesi, o bunları yarattı, yani ELEH’e bu ışıktan pay verdi. Bununla, ELEH harfleri Elokim ismine yükseldi. Bunun nedeni şudur, çünkü, onların Hassadim’den şeref elbiseleri zaten vardır, onun içinde Hohma’yı da alabilirler ve sonra ELEH Elokim isminde görünür.

Bu şu nedenledir, çünkü şimdi Bina ve ZON onun içinde tam bir bütünlük içinde parlarlar. Elokim ismi, şimdi göründü ve ortaya çıktı kabul edilir. Ve harfler birbiriyle birleşti denir, MI ELEH’in içinde ve Elokim ismi tamam oldu, çünkü Hassadim elbiselerini elde ettikleri için ve Elokim’in beş harfinin tamamı da tamamen parladığı için, şimdiden sonra ELEH, Hohma’nın seviyesini alır.

Denmiştir ki, “ELEH yaratmadığı sürece, Elokim ismine layık olmaz.” Bunun nedeni şudur, çünkü MI onlara giyinmek için Hassadim ışığını vermeden önce, ELEH, MI’dan hiçbir şey alamaz, Elokim yalnızca MI içinde aydınlanır. Ve onlar parlak şeref elbisesine kusur buldukları için, denmiştir ki, “Ve o, dana ile günah işleyenler bunun hakkında şöyle dediler, “Oh İsrail, bunlar [ELEH] sizin tanrılarınız.”” Bu nedenle, MI, ELEH’den ayrıldı, şunu söylemelerinin nedeni budur, “Bunlar sizin tanrılarınız,” ve bolluk diğer tanrılara gitti.

15) Ve MI, ELEH ile birleşmesi ve parlak şeref elbisesi, Hassadim ışığı yolu ile ELEH ismi meydana gelmesi gibi bu isim de daima parlak şeref elbisesi yolu ile bağlanır. Onun üstünde bu dünya var olur, yazıldığı üzere, “Bir Hesed [erdem/merhamet] sözü inşa edilecektir.”

Elijah kaçtı ve ben onu görmedim. Ama, onun sırlarını ve gizlerini algıladığım için, onun meselesini biliyorum. Rabbi Elazar ve tüm dostları geldiler ve onun önünde başlarını eğdiler. Ağladılar ve dediler ki, “Eğer dünyaya yalnızca bunu duymaya geldiysek, memnun olmalıyız.”

Yorum: Açıklananla aynı şekilde, Hohma kademesi parlak şeref elbisesini giyinmeden ve MI, ELEH ile birleşerek Elokim ismi haline gelmeden önce, Elokim ismine layık olmaz, bu isim bağlar ve sonsuza kadar var olur ve Elokim ismine, parlak şeref elbisesi olmaksızın, layık olmaz. Ve bununla dünya var olur.

Aşağı dünyada, Nukva da MA da böylelikle, MI’yı ELEH ile birleştirerek, Mohin’i alırlar ve üst dünya gibi tamamlanırlar, Rabbi Şimon’un adım adım açıkladığı gibi. Bu, aşağı dünya hakkında “MA [ne] oraya vardığı zaman, yine her şey önceki gibi gizlenmiş olduğuna göre, neyi bildin?” diyen Rabbi Elazar’la çelişir. Bundan çıkan onun sözlerine göre, aşağı dünyalar üst dünyalar gibi mevcut değildir. Ve bununla bu dünya üst dünya ile aynı biçimde var olacağı söylenmişti. Bu nedenle, Rabbi Şimon yukarıdaki sözlerini durdurdu. Ama Elijah yalnızca, Mohin ve Elokim isminin AVİ içinde yapılması düzenine göre yorum yapmıştır. Elokim yapısının Nukva içindeki düzeninin nasıl olduğunu açıklamamıştır.

Anne Kızına Elbiselerini Ödünç Verir

16) Rabbi Şimon dedi ki, “Gökler ve onun ev sahibi MA içinde, Malhut içinde yaratıldığı için, onun hakkında şöyle yazılmıştır, “Senin göklerini düşündüğümde, senin parmaklarının işini.” Bundan önce, yazılmıştır ki, “Oh Tanrım, Tanrımız, senin ihtişamını göklerin yukarısında gözler önüne seren ismin yeryüzünde nasıl [MA] da büyüktür.” Böylece, Malhut Elokim ismine layık olduğu zaman, gökler MA, Malhut ismi içinde yaratıldı ve “göklerin yukarısında,” MI diye adlandırılan, “gökler” diye adlandırılan ZA’nın üstünde olan Bina’ya işaret etmek anlamındadır.

Yorum: MI ismi içinde, Hohma ışığının şeref elbisesi için Hassadim ışığını yarattıktan sonra, MA, Malhut, yükselir ve Bina’nın, Elokim’in içine dahil olur, o zaman birbirlerine giyinirler ve Malhut üst isme, Elokim’e yükselir, bu da Bina’nın ismidir ve Malhut bunun içine dahil olur. Bu nedenle, “Başlangıçta Tanrı yarattı” bu üst Elokim’dir, Bina’dır, Malhut değildir, çünkü MA Malhut olduğu ve MI, ELEH içinde inşa edilmediği için Malhut değildir.

Yorum: Üst Mohin- Mohin-de-Haya- olmadan filizler olmayacağı için aşağı dünya, MA, Mohin’i üst dünya içinde, Elokim ismi içinde genişletmesi nedeni ile, gökler ve onun ev sahibi için MA tarafından inşa edilme olanağı oldu. Rabbi Şimon şunu demiştir ve bu nedenle, aşağı dünya MA olduğu için ve aynı zamanda üst dünyadan Elokim isminin içinde de mevcut olduğu için gökler ve onun ev sahibi, MA’nın, Malhut’un içinde yaratıldı ve MA’nın bu filizlerinin, gökler ve onun ev sahibini verecek kuvveti vardı.

Bu nedenle yazılmıştır ki, “Kim senin ihtişamını göklerin yukarısında gözler önüne serer?” bu bize bildirir ki, Mohin Elokim-de-YESHSUT isminden, MI ile ELEH’i birleşmesi ile uzanır, orada MI göklerin, ZA’nın yukarısındadır. Bu nedenle denmiştir ki, “Göklerin yukarısında, Malhut’un Elokim ismine layık olduğu yerde, yani Hod, Mohin, göklerin üstünde- ZA’nın üstünde- bu YESHSUT’dur, bunda Elokim ismi yükselir ve o “MI [kim] ELEH’i [bunları] yarattı”dır. Bununla beraber, göklerin kendisinde, ZA’da, orada MI yoktur ama yalnızca MA vardır.

Bu noktanın geri dönmesi ve düşünceden çıkıp gelmesi nedeni ile Hohma kademesi bir kere genişleyince, Hassadim ışığını ve Hassadim ışığını giyinmiş olan Hohma ışığını genişletmek için tekrar bir Zivug-de-VAK yapıldı. Ve sonra MI, ELEH içinde aydınlandı.

Denmiştir ki, Hassadim ışığı Hohma ışığını yaratıktan sonra, onlar birbirlerini giyinirler ve Malhut üst isim, Elokim içinde yükselir ve Hohma ışığı Hassadim ışığını giyinir. Bunun sonucu olarak, Mohin MI’dan ELEH’e ulaşır, harfler birbirleri ile birleşirler ve Malhut üst isim Elokim’e layık olur. Üst isimde, göklerin yukarısında, YESHSUT’dan, içinde MI olandan, ama MA olan göklerden değil.

MA, Malhut için denmiştir ki, MI, ELEH içinde inşa edilmedi, çünkü MI, Bina olduğu için ve Tzimtzum Aleph olduğu için, onda ise hiç Tzimtzum olmadığı için çünkü orada Tzimtzum orta noktadaydı, içine ışık almakta sınırlanmış olan Malhut’daydı ve o, Ohr Hozer’e yükselmek için Zivug-de-Hakaa içinde yapılmıştı. Bununla beraber ilk dokuz herhangi bir Tzimtzum’dan ariydi ve Hohma’nın ışığını almaya layıktı. Ama Tzimtzum Bet içinde, Malhut’u Midat-ha-Rahamim’e [merhamet kademesi] azaltmak için, Malhut Aba’ya yükselir, Aba onun içinde erkek ve dişi olarak yapılanır ve Malhut Bina’nın yerini alır.

Ve bu nokta, Malhut, düşünce, Bina olmaya yükselir. Ondan sonra, Bina da sınırlanır ve Zivug-de-Hakaa’yı almak ve Ohr Hozer’i yükseltmek için Bina’nın ışığını içine almaktan kaçınmak için bir Masach ile dikilir. Böylece, kendi kaynağında, Bina, herhangi bir Tzimtzum’suz, Hohma’nın ışığını almaya uygun olur ve o içindeki bu Tzimtzum ve Masach yalnızca Malhut’u azaltmak içindir.

Bu nedenle, aşağıdakilerden MAN’ı yükselterek, AB-SAG-de-AK’dan yeni bir ışık uzanır ve bu noktayı Bina’nın yerinden kendi yerine, Malhut’a geri indirir, bu Tzimtzum Aleph içinde bulunduğu için bu nokta düşünceden çıkıp gelir. Bununla, Bina herhangi bir Tzimtzum’dan arınır ve Hohma ışığını bir kere daha alır. Ve Hohma kademesi bir kere Hassadim’i giyindiğinde, MI, ELEH içinde aydınlatır ve Elokim ismi görünür.

Ama gene de MA aşağı göklerin, Malhut’un kendisinin, sonu olduğu için, Elokim isminin tüm bu yapısı MA içinde tamamen imkansızdır, onda Tzimtzum Aleph’in kaynağında da Tzimtzum vardır ve o kendi içine Hohma ışığını almaya uygun değildir. Bu nedenle denmiştir ki, MA, Malhut, denir ama “İçinde MI ELEH inşa et,” denmez, çünkü Elokim isminin tüm yapımı, düşüncenin dönüşü ve düşünceden çıkışı yolu ile, yalnızca MI ile ilişkilidir, ama MA ile değil.

17) Ama ELEH harfleri yukarıdan, Bina’dan, Malhut’un aşağısına uzandığı zaman, anne kızına elbiselerini ödünç verdiği ve onu kendi süslemeleri ile bezediği için, Elokim ismi Bina’dan, anneden, kıza, Malhut’a uzanır ve herhangi bir erkek onun önüne çıktığı zaman, onu kendi süslemeleri ile bezer. O zaman, onun hakkında yazılmıştır ki, “Efendinin, Tanrının önünde.” Bu şu nedenle böyledir, çünkü sonra Malhut “efendi,” diye adlandırılır [İbranicede erkek formunda].

Onun hakkında şu yazılmıştır, “Tüm yeryüzünün Efendisinin sözleşme sandığı.” Ama metin Malhut’a isim verir, “Tüm yeryüzünün Efendisi,” tarafından “Sözleşme sandığı,” diye adlandırılır, bir erkek ismi ile adlandırılır. Bunun nedeni şudur, çünkü o “elbiseler” diye adlandırılan Kelim’i ve anneden, Bina’dan “süslemeler” diye adlandırılan Mohin’i alır ve ondan sonra Hey MA’dan çıkıp gelir, onun yerine Yod girer ve Malhut Bina gibi MI diye adlandırılır. O zaman, o erkek giysileri içinde, Bina’nın giysilerine bezenir, tüm İsrail’in tersine olarak.

Açıklama: Bir kere, o, Roş-de-AA’da bir nokta yapmıştı ve bu nokta düşünce olmaya yükselmişti, Hohma onun içinde erkek ve dişi cins olarak dikildiği için, tüm görüntüleri onun içinde biçimlendirir. Bu şu anlama gelir, Atzilut’un beş Partzufim’inin her kademesi onun içinde, AA, AVİ ve ZON’un her seviyesi içinde KH’dan daha fazlası olmayacak biçimde oluşur. Aynı zamanda, onun içindeki tüm işlemeleri oydu, üç Sefirot’un gücü ile- Bina, ZA ve Malhut- her seviyeden kendisinden bir aşağı seviyeye ayrıldı, bundan sonra Bina, ZA ve Malhut-de-AA AVİ’ye düştü ve Bina, ZA ve Malhut-de-ZON BYA’ya düştü. Ve bu iki Sefirot, KH, bu derecede kaldı. Bunlar MI diye adlandırıldı ve her kademeden ayrılan üç Sefirot, “üç harf ELEH” diye adlandırıldı.

Şu denmiştir ki, bu ELEH harfleri yukarıdan Bina’dan aşağıya Malhut’a çekildiği zaman, bu nokta düşünce olmaya yükseldiği zaman, ELEH’in üç harfi AVİ’den ayrıldı ve kendilerinden bir derece aşağıya, ZON’a düştü. Ve sonra ELEH-de-AVİ, bunlar ZON içindedirler, yukarıdan aşağıya uzanır ve ZON içinde giyinir, ELEH-de-Aba, bu İsrail-de-Saba’dır, ZA’ya genişler ve ELEH-de-İma, bu Tevuna’dır, Nukva’ya genişler.

İma [anne] kızına elbiselerini ödünç verdiği ve onu kendi süslemeleri ile bezer. Mohin-de-Gadlut’un varışı üzerine, gizli görüntülerden birinin oyması genişler, bu nokta geri döndüğü ve düşünceden çıkıp kendi yerine, Malhut’a geldiği zaman, kutsalların kutsalı, düşünceden derin bir yapı çıkıp gelir. Bununla, üç Kelim, Bina ve ZON bu kademeye geri getirilirler ve KHB’ın, “kutsalların kutsalı” diye adlandırılan üç ışığı genişler. Şunu bilmelisiniz ki, Kelim Bina ve ZON, Guf-de-Roş’dan geri getirildiği zaman, onları giyinmiş olan AVİ onların yanı sıra çekilir ve onlar da orada kutsalların kutsalının Mohin’nini aldıkları Roş-de-AA’ya yükselirler.

Bu şu nedenle böyledir, çünkü kural şudur ki, aşağıdakine alçalan yukarıdaki, aşağıdaki gibi olur. Böylece, Katnut durumunda, Bina ve ZON Roş-de-AA’dan ayrıldığı ve onun Guf’una düştükleri zaman, Peh’den aşağı AVİ’yı giyindikleri zaman, Bina ve ZON-de-AA şimdiki AVİ haline gelirler. Bu nedenle, Gadlut durumunda, Bina ve ZON-de-AA onun Roş’nun kademesine döndüğü zaman, Katnut zamanında zaten tek bir kademe haline geldikleri için, AVİ’yı de beraberlerinde alırlar. Böylece, Gadlut’ta bile, bu AVİ onlarla birlikte Roş-de-AA’e yükselir ve Roş-de-AA içinde, kutsalların kutsalı diye adlandırılan, aynı Mohin’i aldıkları için onlarla eşit olur.

Ve tamamen aynı yolla, AVİ Roş-de-AA içinde bir kere Mohin’i aldığı için ZON AVİ’ya yükselir, bu nokta da onların içindeki düşünceden çıkar, Malhut’un yerine gelir, bununla onların Bina ve ZON’ları AVİ’daki kademelerine geri getirilir. Kelim, Bina ve ZON bir kere daha AVİ’ye yükseldiği zaman, ZON’u da kendileri ile birlikte giyinmek üzere alırlar ve oradaki kutsalların kutsalı Mohin’i alarak, ZON da AVİ’ye yükselir.

Denmiştir ki, “Anne kızına elbiselerini ödünç verir ve onu kendi süslemeleri ile bezer.” Diğer bir deyişle, ELEH-de-İma’nın üç harfi Katnut durumunda Nukva’ya uzandığı için, anne kızına elbiselerini ödünç vermiş kabul edilir, bu üç Kelim Bina ve ZON, bunlar ELEH’dir, İma’dan ayrılıp Nukva’nın içine düştüğü için. Böylece, üstteki aşağıdakine alçaldığı ve onun gibi olduğu için, onlar şimdiki Nukva haline gelirler. Şimdi Nukva onları kullanıyor olduğu için, İma kendi ELEH Kelim’ini kızına, Nukva’ya ödünç verdi diye kabul edilir. Ama aynı zamanda, onu kendi süslemeleri ile bezedi de demektir.

Başka bir deyişle, Gadlut zamanında, üç Kelim, Bina ve ZON-de-İma, İma’ya geri döner. O zaman Nukva onların yanı sıra İma’ya yükselir ve Nukva, İma’nın içindeki kutsalların kutsalını alır, aşağıdaki yukarıda olana yükseldiğinde onun gibi olduğu için. Bundan sonra şimdi, İma, Katlut zamanında, elbiselerini ELEH’i kızına ödünç verdiği için onu Katlut zamanında kendi süslemeleri, Mohin ile bezer. Böylece, o İma’nın süslemeleri ile bezenir.

Ve o ne zaman onu tamamen kendi süslemeleri ile bezer? İma’dan Nukva’ya iki çeşit süsleme vardır, bunlar Mohin-de-Gar: 1) Hazeh-de-AA’dan aşağıda duran aşağı İma’dan, Tevuna’dan. 2) Hazeh-de-AA yukarıda duran, yukarı İma’dan.

Nukva Tevuna’ya yükseldiği ve Tevuna onu kendi süslemeleri ile bezediği zaman, bu süslemelerin hala olması gerektiği gibi olmadığı var sayılır, çünkü, MAN’a yükselmeden önceki Tevuna gibi Nukva hala bir soru için hazır beklemektedir. Bunun sonucu olarak, onlar olmaları gerektiği gibi değildirler. Ama, Nukva üst İma’nın yerine, Hazeh’den yukarıya, yükseldiği zaman, üst İma Nukva’yı kendi süslemeleri ile bezer ve bundan sonra onun süslemeleri olması gerektiği gibidir diye kabul edilir.

Yazılmıştır ki, “Onun önünde bir erkek belirdiği zaman.” O zaman, onun hakkında, “Efendinin, Tanrının önünde,” diye yazılmıştır. Bunun nedeni şudur, çünkü o zaman Malhut erkek biçiminde “efendi,” diye adlandırılmıştır. Nukva, Tevuna’ya yükseldiği ve ondan Mohin’i aldığı zaman, hala bir soru için hazır beklediği için, yani tamamen düzeltilmesi için, aşağıdakilerden MAN’ı yükseltmesi gerektiği için süslemeler hala olması gerektiği gibi değildir. Bundan sonra İsrail içindeki erkeklerin, İsrail Saba’yı yükselten, ZA’dan aldıkları kabul edilir. Ama İma üst İma’ya yükseldiği zaman, tümüyle tamamlanmıştır ve artık MAN’ı yükseltmek için bir soruya hazır beklememektedir. O zaman, o, erkek olarak kabul edilir ve İsrail içindeki erkekler ondan alırlar.

Denmiştir ki, “Onun önünde bir erkek belirdiği zaman,” İsrail içindeki tüm erkekler onun önünde belirdiği ve ondan aldığı zaman. Bunun nedeni şudur, çünkü o zaman Malhut “Efendi” diye adlandırılır. ADNI, hanımefendi diye değil ama ADON, efendi diye adlandırılır, çünkü Hey-de-MA denmektedir, MAN’ı yükseltme konusu artık onunla ilgili olmadığı için. Bu nedenle erkek olarak kabul edilir.

Yazılmıştır ki, “Dinle, Tüm yeryüzünün Efendisinin sözleşme sandığı.” Sandık Nukva diye adlandırılır, “sözleşme” diye adlandırılan Yesod-de-ZA ona girdiği için. Böylece, metinde Nukva, “tüm yeryüzünün Efendisi, “olarak, erkek ismi ile adlandırılır.

Bunun nedeni şudur, çünkü böylece Hey MA’dan çıkıp gelir, onun yerine Yod girer ve Malhut, Bina gibi, MI diye adlandırılır: onda Hey-de-MA mevcuttur, çünkü Hey-de-MA onun bir soruya hazır beklediğine işaret eder ve bu Hey-de-MA ondan çıkıp gelir, Hey yerine Yod girer ve İma gibi, MI diye adlandırılır. Böylece, İma gibi, Elokim ismi içinde inşa edilir.

18) İsrail diğer harflere, ELEH’e genişler, yukarıdan, Bina’dan bu yere, şimdi Bina gibi, MI diye adlandırılan Malhut’a kadar, yazıldığı üzere, “Bu şeyleri hatırlarım ve içimde ruhuma doldururum. Kalabalığın yanı sıra gider onlara, kafileler halinde Tanrının evinin yolunu gösterirdim, sevinç ve şükran sesleri ile bayram yapan bir kalabalık ile.”

Bunlar [ELEH] “hatırladığım şeyler” bunun anlamı, “Burada, bu harflerden [ELEH harflerinden] kendi ağzımla söz ettim ve ruhumun bu harfleri ELEH’den Bina’ya genişletmek isteği içinde göz yaşları döktüm. O zaman, onları kafileler halinde yukarıdan, Bina’dan, Tanrının evine, Malhut’a götüreceğim, böylece Malhut, Bina, Elokim gibi, “Tanrı” diye adlandırılacak. Ve onlara ne ile yol göstereceğim? “Sevinç ve şükran sesleri ile bayram yapan bir kalabalık ile.”

Rabbi Elezar dedi ki, “Benim sessizliğim yukarıdaki Tapınağı, Bina’yı ve aşağıdaki tapınağı, Malhut’u inşa etti. Kesinlikle, dedikleri üzere, “Bir söz bir kayadır, sessizlik iki kayadır.” Söz ettiğim ve yorumladıklarım, “Bir söz bir kayadır.” “Sessizlik iki kayadır,” sessiz kaldığım iki katına eşittir, çünkü iki dünya Bina ve Malhut beraber yaratıldığı için. Bunun nedeni şudur, çünkü konuşmadan sessiz durmasaydım, bu iki dünyanın birliğini elde edemezdim.

Yorum: Hey MA’dan ayrıldığı ve Mem’e Yod girdiğinde ve MI diye adlandırıldığında, İsrail MAN’ın diğer harflerini, ELEH’i bu yere, MI’ya yükselterek genişler ve Nukva Elokim ismine layık olur. Bunun nedeni şudur, çünkü Bina ve yukarıdakinin TM’i- ELEH harfleri- üsttekinin Roş’una döndüğü zaman, aşağıdaki yukarıda olana yükseldiğinde onun gibi olduğu için, aşağıdakini kendileri yanı sıra beraber alırlar.

Denmiştir ki, “İsrail diğer harflere, ELEH’e, yukarıdan… bu yere kadar genişler, yazıldığı üzere, “Hatırladığım bu şeyler.”” İsrail üst İma’nın ELEH harflerini Nukva’ya genişleterek, MAN’ı Mohin-de-Gadlut’a yükselttiği zaman, bu harfleri genişletmek MAN’ı yükseltmektedir. Ve yazılmıştır ki, “Bunlar hatırladığım şeyler,” onları genişletmek için. Bu nedenle ELEH harflerinden kendi ağzımla söz ettim. “Ve ruhumun isteği içinde göz yaşları döktüm,” gözyaşları kapısındaki dua, hiçbir zaman geri çevrilmemiştir.

Böylece, MAN bir kere yükseltildiği zaman, ELEH harflerinin genişliğince yukarıdan, AVİ’den Tanrının evine [Elokim’e] doğru, “Elohim’in [Tanrının] evi diye adlandırılan Nukva’ya doğru, onlara kafileler halinde yukarıdan yol göstereceğim. Bu harflerin, ELEH’in genişlemesinden sonra, o kendisi Elokim diye adlandırılır ve bu nedenle, Malhut, Bina gibi, İma gibi Elokim diye adlandırılacaktır denmiştir.

Denmiştir ki, “Bir söz bir kayadır, sessizlik iki kayadır.” Bunun nedeni şudur ki, Rabbi Elazar’ın sözleri Nukva’yı Tevuna’ya, Hazeh-de-AA’nın aşağısına yükseltmiştir, o zaman hala bir soru için hazır beklemektedir ve “kaya” diye adlandırılır. Bu nedenle, “Bir söz bir kayadır.” denmiştir. Bununla beraber, Rabbi Elazar’ın sessizliği, Rabbi Şimon’un Mohin-de-Haya’yı, Nukva’nın yukarı İma’ya çıkması yolu ile açığa çıkarmasına yer bırakmaktadır, böylece, aşağı dünya, Nukva, yukarı dünya ile bir olduğu için, iki dünya beraberce inşa edilirler. Denmiştir ki, “Sessiz kaldığım iki kat daha fazla değerlidir” çünkü Nukva İma’ya yükseldiği ve üst İma gibi, erkek olduğu için dünyalar beraberce yaratıldı ve beraberce inşa edildiler.

19) Rabbi Şimon dedi ki, “Bundan böyle, metnin tamamı, yazıldığı üzere, ‘Ev sahibini sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi.'” İki kademe vardır, MA ve Mİ ve bunların her birinin kayıt edilmeye, yani söz edilmeğe ihtiyacı vardır. Üstteki Mİ ve aşağıdaki MA’dır. Üst kademe kayıt edilir ve der ki, “‘Ev sahibini sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi,” buradaki “yol gösteren kişi”nin “bu”su kişinin, MI’nın bilinen birisi olduğuna ve onun gibi başka birisi olmadığına işaret eder.

Benzer olarak, “Dünyadan ileri ekmek getiren bu kişi.” “İleri getiren kişi”nin “bu”su, bu kişinin bilinen birisi olduğuna işaret eder, aşağı kademe, MA ve bunların hepsi birdir. Her ikisi de aynı kademededir, Malhut, ancak yukarıda olan Mİ-de-Malhut ve aşağıda olan MA-de-Malhut’dur. “Ev sahibini sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi,” 600.000 sayısı bir arada duran yıldızların sayısı olduğu için, ev sahiplerini kendi cinslerinden çıkartırlar ve onların sayısı yoktur.

Açıklama: Metin bize, “Gözlerini yükseğe kaldır ve gör, bunları [ELEH] kim [MI] yarattı”da Nukva’nın yapısını, -üst AVİ’den uzanan ve böylece üst İma’nın onu kendi süslemeleri ile bezediği- Elokim ismi içinde gözlemlemeyi işaret ettikten sonra, metnin geri kalanında bu açıklamasını doldurur ve tamamlar, “‘Ev sahibine sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi, onların hepsini ismi ile çağırır; çünkü yüceliğinin büyüklüğü ve kuvvetinin gücü nedeni ile bir tanesi bile eksik değildir.”

İki kademedirler diye söz edilmişti ve her biri kaydedilmek zorundaydı, “bu”da söz edildiği üzere. Bu, iki kademe, MI ve MA, Nukva’da söz edilmek zorundaydı.

  • Üst dünyaya yükselmesi ve giyinmesi nedeni ile aldığı Mohin-de-GAR, Nukva kendisi üst dünya gibi olduğu zaman, Hey-de-MA çıktığı ve onun yerine Yod girdiği için, MI diye adlandırılır. Üst dünyada, erkek Kli ile kendini bezediği için, Nukva da MI diye adlandırılır.
  • Ancak, aynı zamanda, onun bir önceki kademesi, yani MA, ondan eksilmemiştir. Aksine, MA da önceki gibi onun içinde olmalıdır. MI kademesi bütünlüğe ve kutsalların kutsalından filizlere genişlemek için gereklidir, ancak oğullar edinmek ve çoğalmak yalnızca MA ismine bağlıdır. Bunun için, Nukva içinde bu kademelerden herhangi birisi eksikse, doğurması mümkün olmayacaktır.

Denmiştir ki, üst kademe kayıt edilir ve der ki, “Ev sahibine sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi,” bu Nukva’nın üst dünyadan miras aldığı MI’nın kademesidir. Der ki, ” Ev sahibini sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi,”de “ileriye yol gösteren kişi”nin “bu”su onun üst AVİ’den aldıkları- bunlar Hey çıkıp Yod girdiğinde, erkek Kli’nin bezemeleridir- tam Mohin anlamına gelir.

Denmiştir ki, “İleri getiren bu kişi.” “İleri getiren kişi”nin “bu”su, 6000 yıl boyunca Nukva’da olan en yüksek Mohin olduğu için, bilinen ve onun gibi başka birisi daha olmayan birine işaret eder.

Dendi ki, “Ekmeği kim ileri getirdi.” Bu en alt kademedir, MA’dır ve hepsi biridir: ileri getiren kişideki “bu” Mohin-de-GAR’a da işaret eder, ama bilindiği gibi, onlar, Nukva’nın onlardan aldığı ve onlar tarafından tanındığı Mohin-de-YESHSUT’dur, MA kademesidir. Bunun nedeni, bu kademenin Nukva içinde de kayıt edilmiş olmasıdır. Bu nedenle denmiştir ki, “Hepsi birdir.” yani hem Mİ ve hem de MA beraberce Nukva’nın içine tek bir Partzuf olarak dahildir, biri yukarıda diğeri aşağıda.

Başka bir yerde denmiştir ki, yukarıdan, gizli dünyadan, Bina’dan olan her şeyden Hey gizlenmiştir. Bu açığa çıkan dünya yükselip üst dünyayı giyinmediği zamana işaret eder, o zaman dünya saklıdır ve o aşağıdakilere parlamaz, o saklı olduğu için onu “bu” ile yazmaz.

Denmiştir ki, beraberce duran yıldızların sayısı 600,000’dir, kendi cinslerinden ev sahiplerini aydınlatırlar ve onların sayısı yoktur. Bir sayı tam bir bütünlüktür. Bir sayı tam bir aydınlatmanın bütünlüğüne işaret eder ve yarım aydınlatma sayısı olmamak olarak kabul edilir veya sayısı olmayan bu kişi- bir sayı diye adlandırılan- bütünlükten yoksun olanlara işaret eder.

ZA’nın Nukva’ya verdiği, bu üst AVİ’nin Mohin’inin “Gökler Tanrının ihtişamını anlatıyor.” olduğunu bilmelisiniz. Bu böyledir, çünkü gökler ZA’dır, Tanrının ihtişamı Nukva-de-ZA’dır ve anlatıyor da üst AVİ’nin Mohin’idir. Bu Mohin 600,000 olarak kabul edilir, çünkü Nukva’nın kademeleri, ZA’nın onarlıklar, YESHSUT’un yüzerlikler, bu üst AVİ’nin binerlikler ve bu AA’nın on binlikler olarak kabul edildiği birimler olarak kabul edilir.

Aynı zamanda, bunlar üst AVİ’nin iki muhakemesidir: 1) onların kendisi, bunlar binlikler olarak kabul edilir; 2) Mohin-de-Hohma Roş-de-AA’dan aldığında, o zaman, Peh-de-AA ve aşağısını giyindikleri için on binlikler olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu ilişkide, onlar yalnızca VAK-de-AA’dır, bu da on binliklerdir. Ve VAK altmıştır, böylece altmış kere on bin [600,000] olur.

Bu nedenle, Nukva yükseldiği ve üst AVİ’yi giyindiği zaman, tam bir sayı alır, bu da 600,000’dir.  Bu zamana kadar hala Roş-de-AA’dan yoksun olduğu için altmış VAK demektir. Ve bin AA kademesine işaret eder, bu AVİ’yı kendi VAK’ı içinde aydınlatır, AVİ’yı giyinmiştir, böylece Nukva 600,000 sayısıdır.

Denmiştir ki, “600,000 sayısı, bir arada duran yıldızlardır, kendi cinslerinden ev sahiplerini aydınlatırlar ve onların sayısı yoktur.” Açıklanmıştır ki, bu iki kademe, MI ve MA Nukva’ya kayıtlıdırlar: 1) Nukva’daki MI, Nukva’yı giyinmiş olan üst AVİ’dir. Bununla üst dünya olarak görülür ve bakımdan da onda 600,000 sayısı vardır. 2) Nukva içindeki MA, soruyu “Ne [MA]” sormak için hazır beklemekte olan Nukva’yı giyinmiş olan YESHSUT’dur. Bu bakımdan bunlar aşağı dünyalardır.

Yukarıda söz edilen bu iki kademe, onun içinde tek bir Partzuf haline gelir: Hazeh ve aşağısını giyinmiş olan üst AVİ ve YESHSUT, onun Hazeh’ini ve yukarısını giyinir, böylece onun içinde tek bir Partzuf’durlar. Böylece, bu iki kademe de Nukva’nın filizleri olarak görünürler. Bu böyledir, çünkü üst dünyaya göre, onun içindeki MI, 600,000 sayısının içinde, “Ev sahibine sayı ile ileriye yol gösteren bu kişi,” dir. Ve aşağı dünyaya göre, onun içindeki MA’nın, filizlerin sayısı yok diye kabul edilir. Denmiştir ki, “Kendi cinslerinden ev sahiplerini aydınlatırlar ve onların sayısı yoktur.” Bunun anlamı, onun sayısı olmayan, birçok çeşit filiz ürettiğidir, yani onlarda bu üst AVİ’ye ait Mohin’in sayısı yoktur, ama yalnızca sayısı olmayan, YESHSUT’a ait olanlar vardır.

Bu nedenle, onun filizleri tamam değildir, çünkü sayıdan yoksundurlar. Buna, o der ki, “600,000 sayısı, kendi cinslerinden ev sahiplerini aydınlatan, bir arada duran yıldızlardır.” Bunun anlamı, onun içindeki bu iki kademe- bir sayısı olan ve bir sayıdan yoksun olan- onun içinde beraberdir, onun içinde tek bir kademede bağlanmışlardır, böylece onlar aynı zamanda onun filizlerindedir. Ve onlar iki kademe beraberdir, bir tarafta onun filizleri 600,000 sayısı kabul edilirken, diğer taraftan, onlar sayıdan yoksundurlar. Ve böyle olduğu için, sayısı olan yalnızca tam bir ekleme kabul edilir, ama herhangi bir yoksunluk değil.

Bunun nedeni şudur, kutsama ve tohumdan üreme tamamen aşağı dünyaya- sayısı olmamak olarak kabul edilen- MA’ya bağlıdır. Bu tohumun kutsamasıdır, bu sözlerin içinden gelir, “Şimdi göklere doğru bak ve eğer onları sayabilirsen yıldızları say.” Ve ona der ki, “Tohumun da öyle olsun.” Böylece, tohumun kutsaması, MA isminden, yalnızca sayısız olarak gelir. Bu nedenle, onun üst AVİ’den aldığı sayıdan sonra Mohin’inin bütünlüğü, MI, onun MA’dan, onlarda sayı olmadığından, aldığı sayısız kutsamaya ektir. Ve onun da kutsaması vardır ve her ikisi ruhlara ve filizlere dâhil olurlar.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,358