e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Harflerin Sırrı 4

Harflerle Dünyayı İnşa Etmek

  • Şans (mazal) – damla damla damlayan (nozel) bir güç
  • Harflerin bilgeliği – 27 gücü doğru olarak harekete geçirmek
  • Harfler ile dünyayı inşa etmek
  • Beynin kullanılmamış kısmı manevi dünyanın araştırması için tasarlanmıştır
  • 72 isim üzerinde meditasyon? Psikolojik güçler, maneviyat değil!
  • Sadece maneviyat ile tanışmada insan her harfin ne olduğunu tadar

 

Soru: “İsmini değiştir – şansını değiştir’’ diyorlar. Şans nedir?

Şans demektir ki biz Malhut’un son seviyesindeyiz. Bizim yukarımızda: Keter, Hohma, Bina ve Zer Anpin var.

Galgalta Ve Eynayim’in yukarısından ki bu bizim tam olarak edinemediğimizdir, ışıklar iner. Bu ışıklar bizim onlara dayanabileceğimiz ve manevi dünyanın içine doğru azar azar ilerlemede kullanabilmemize yeterli sınırlılıkta iner.

Bu kolay bir iş değil ve çok çaba gerektirir.

Biz alma kaplarımızı genişletmek zorundayız. Daha sonra, eğer bir insan çalışmak istiyorsa ve manevi dünyaya, doğru ilerlediği gerçeğini kabul etmek istiyorsa, “Mazalot” (şanslar) adı verilen o ışıklar kişinin üzerine davranır.

Mazal, nozel (sıvı) kelimesinden gelir. Damlalar halinde gelen ışık, sıvı gibi.

Malhut’da bir değişim vardır, ya ihsan etme tarafına ya da alma tarafına, bizi etkileyen üst gücün değişimi.

Mazalot (şanslar) da yukarıdan gelen güçlerdir, ıslahın içinde olduğu damlalar ile aşağı gelen ışıklar. Bu “Talmud Eser Sefirot”da (On Sefirot Kitabı) çok iyi açıklanmıştır.

Eğer siz iç manevi alanınızı değiştirirseniz ki burası ışığın alındığı yerdir, sonrasında gerçekten şansınızı değiştirirsiniz ve aşağı gelip sizi dolduran ışık aracılığı ile kendinizi değiştirirsiniz.

 

Soru: Günlük konuşma dilinde, kelimeler için herhangi bir anlam var mıdır?

Bizim dilimizde kelimelerin bir anlamı yoktur. Biz maneviyata bağlanabilen hiçbir kelimeye sahip değiliz. Her türlü sembolü yazarak, okuyarak ya da konuşarak, ben hiçbir şey yapmıyorum. Sadece kelimeleri ağzımdan çıkarıyorum.

Eğer ben kelimelerin içine güç koyabilecek olsaydım ve benden oluşan bu güçlerle, gerçeklik üzerinde doğru şekilde hareket edebilirdim, yirmi yedi modelli düzenli bir yolla kullanarak, sonrasında kelimelerin anlamı olurdu. Harfler birleşirdi ve kelimeleri şekillendirirdi, kelimeler cümleleri oluştururdu ve böyle bir yolla ben gerçekliğe etki ederdim ve gerçeğin bana geri dönen etkisini benim seçtiğim bir formda hak ederdim. İşte ben bu şekilde dünyayı inşa ediyorum; harfler ile.

Ama bu perdelerin içinde gizlenmiş harflerin gücünü bilmeme bağlıdır. Ben MANTSEPAH”CH harfleri ile üst dünya üzerinde ihsan oluşturduğum zamanMalhut’dan Bina’ya kadar olan harflerle, ihsanın harfleri ile kendi gerçekliğimi yönlendirmeye başlarım.

Kendim için, ben seçiyorum ve geleceğimi belirliyorum. Bu sadece bu güçleri edinmem şartındadır.

Aslında, Kabala’nın Bilgeliği bize harflerin anlamını öğretir ve yirmi yedi gücü doğru olarak nasıl harekete geçirebileceğimizi.

 

Soru: Biz öğrendik ki, bizim bir fark yaratma yeteneğimiz yok, her şey verildi, her şey zaten var, basitçe biz orada değiliz ve onu görebilecek veya deneyimleyecek durumda değiliz, öyleyse geleceği etkilemek nasıl mümkün?

Biz bir gerçeklik içindeyiz, “Ein Sof” (sonsuzluk) adı verilen.

Sonsuzluk demek gerçeğin hiçbir sınırı, şekli yok demektir. Ben özelliklerime bağlı olarak sonsuzluktan sürekli farklı şeyler hissediyorum.

Kabala’nın Bilgeliği nasıl iyi hissedileceğini açıklar. Öyle iyi ki ben ebediyi hissedebilirim, hayat ve ölümün üzerinde, bütünlüğü ve sınırsız gelişimi hissedebilirim.

Bütün bunlar şimdi hissedilebilir, eğer sadece ben o yirmi yedi harfin doğru güçlerini yanlışsız bir şekilde edinir ve düzenlersem.

Geleceği etkilemek; bu ihsan etmek denilen şeydir. Bir gelecek yok, her şey şimdi, ama benim gerçeği algılama şeklim değişecek, sınırsız bir şekilde, etrafımdaki her şeye eşit olarak.

Doğanın genel kanunu, içindeki her kısmı dengeye doğru itmektir. Bütün gerçeklik ile dengede olmak demek ebediyi, mükemmeli hissetmek demektir, sınırlamalar olmadan, baskı olmadan.

Bu bizim şu anda hissettiğimiz gerçeklik değil, onunla dengeyi koruduğum; ama o daha doğru bir gerçeklik, kapsayan.

Yirmi yedi model aracılığı ile ben bu güçleri edinirim, kendimi bütün gerçeklikle nasıl dengeleyeceğimi öğrenerek.

Bu formda eşitliğe ulaşmaktır; “sonsuzluk.”

Sonsuzluk aslında bu yirmi yedi harftir.

 

Soru: 72 harf, isimler üzerine olan o meditasyonlar hakkında bir şeyler söyleyebilir misiniz? Bunlar gelişimde hangi ölçüde yardım edebilir?

Eğer ona inanırsanız – her şey yardım edebilir. Yetmiş iki harf yerine yirmi yedi harf alın, bu fark etmez, bunların hepsi aynı.

Ben meditasyonlar konusunda bir uzman değilim. Siz onlar aracılığı ile inandığınız psikolojik güçleri harekete geçirirsiniz.

Eğer, örneğin, bir çocuktan oyuncak bebeğini veya çok sevdiği oyuncak ayısını alırsanız; bundan dolayı hasta olacaktır. Geri verirseniz; yeniden sağlıklı olacaktır.

Biz eşyalara çok bağlıyız ve her türlü alışkanlıklara. Öyleyse eğer bu tür güçleri harekete geçirirseniz, eğer işe yaradığına inanırsanız, onlardan güç alırsınız.

Ama bunlar psikolojik güçlerdir, maneviyata ait değiller. Basit bir şekilde siz kendinizden çıkardığınız psikolojik bir güç ile güçlendirilirsiniz.

Bu aynı zamanda Hindistan ve Çin’deki insanların da dünya algısı; bu bütün dinlerden ortaya çıkan her şeyi kapsayan nitelik – insanın icadı olan psikolojik güçten. Burada özel bir denetim yok, öyle ki üst dünyadan size buraya inen.

Biz üst gerçekliği hakiki edinme hakkında konuşuyoruz, bir gerçeklik ki siz kendi kaplarınız ile araştırırsınız ve her türlü çeşitli birleşimin veya şeklin yanlış imgelemini değil. Siz onları edinmek zorundasınız.

Öyleyse yetmiş iki harf A”B’nin seviyesi. Bu öylesine yüksek bir seviyedir ki ona sadece bu kombinasyonları nasıl yapacağını bilenler ulaşabilir.

Eğer siz bu seviyede değilseniz bunun hiçbir anlamı yok.

İşte bu nedenle, kırmızı ip, kutsal su vb. gibi “uğurlu tılsımlar”ın maneviyat ile hiçbir ilişkisi yoktur.

Onlar bir kişiye yardım ederler çünkü sadece kişinin içindeki güveni biraz uyandırırlar. İşte insan bu şekilde oluşmuştur, kendi psikolojik güçlerinden.

Ben eleştirmiyorum, eğer bu birilerine yardım ediyorsa, bu iyidir, bırakın yardım etsin. Ama bunun maneviyata ait olduğunu düşünmeyin. Bu sadece işsel iyileşme.

 

Soru: Normal bir insan beynin yüzde üçünden beşine kadarını kullanır. Şu mümkün müdür ki Kabala’nın bütün bilgeliği beynim de zaten var ve sadece ben onu kullanmıyorum?

Beynin yüzde yirmi yedilik kısmı sizin manevi dünyayı araştırmaya başlamanız için bekliyor.

Bundan dolayı ona dikkat edin, ihtiyacınız olacak.

Bu gerçekten böyle, daha geniş ölçekte bir gerçekliğe girmenin ne anlama geldiğini hayal edin.

 

Soru: Daha önce bahsettiğiniz Gimatria harflerin özelliklerinin bir parçası mı?

Gimatria sadece bir sayı, yirmi yedi bileşen içeren bir sayı. Kabın gimatriası bu: Yud-Hey-Vav-Hey. Yud  on, Hey  beş, Vav  altı ve hepsinin beraberliğinden ortaya çıkan yirmi yedi.

Kabın gimatriası bu – bir sayı.

Kap, kendisine giren ışık ile birleşmiş, örneğin – otuza eşit olan ışık, sonra otuz artı yirmi altı – toplamda elli altı. Bu kişinin kendi iç durumunda olduğu form.

Gerçek şu ki ben harfler hakkında böylesine ortak basit bir tarzda açıklamada iyi değilim. Çünkü sadece hisler aracılığı ile etkiler ve maneviyat ile tanışma aracılığı ile kişi anlamaya başlayabilir veya her harfin ne olduğunu tatmaya.

Sonra kişi hisseder ki bu onu sağa çekiyor veya sola.

İnsan üzerinde düşünmeye başladığı zaman, bu şekiller onun içinde form almaya başlar.

Harfler şekillenmeden önce kişi ile konuşmanın hiç bir yolu yok.

Başka şekilde söylemek gerekirse “onun beraber çalışabileceği harfleri yok”.

İşte bu nedenle ben size Zohar’ın ilk kitabındaki “Otiot De Rav Himnona Saba”  adlı harflerin makalesini okumanızı öneriyorum.

“On Sefirot’un Çalışması”nda ve Zohar’ın diğer bölümlerinde konu ile ilgili çok daha fazla materyal var.

Diliyorum ki hepiniz maneviyatın içine girersiniz, gerçek harfleri görürsünüz, onların nasıl geldiğini ve ruhunuzu sardığını ve onlar aracılığı ile ebediyeti keşfetmeye başlayacaksınız. İyi şanslar.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,281