e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Mary ve Boyaları

By Nadya Rafaeli

013Bir zamanlar resim yapmayı her şeyden çok seven küçük bir kız yaşarmış, adı Mary imiş. Mary her gün yastığına, defterine bulduğu boş sayfalara resimler çizermiş ve hatta bazen renkli tebeşirlerle yürüdüğü yola bile resim çizerdi.

Her sabah uyanır uyanmaz, hemen acele ile boyalarının ve renkli kalemlerinin bulunduğu masaya giderdi. Kahvaltı saatine kadar 2 hatta 3 çizimi bitirmiş olurdu. Ve her akşam annesine “Anneciğim, son bir çizim, sadece bir tane, söz veriyorum” diye izin istermiş uyumadan önce.

Evet, bir gün öğleden sonra Mary çok uykuluydu. Tam mayıştığı zaman, yeni bir çizime başlamıştı – öyle mayışmıştı ki gözlerini güçlükle açık tutabiliyordu – ve böylece elinde boya fırçasıyla birlikte uyuyakalmıştı. Mary uyurken en harika rüyasını gördü. Rüyasında, kendini boyalarla dolu Kırmızı, Sarı, Yeşil, Mavi ve beyaz renklerle tanıştığı bir ülkede buldu. Çok basit isimleri vardı fakat her rengin farklı kişiliği vardı; hiçbiri diğerine benzemiyordu.

Kırmızı aniden Mary ile tokalaşarak kendini tanıttı. O her zaman yaptığı iş’te birinci olmak isterdi ve hiçbir şeyden korkmuyordu. O neşeli, cesur ve kendinden emindi. Her şeyi yapabileceğini düşünürdü.

Sarı, Mary ile konuştuğu için çok memnundu. O’na sevecen gelen rahat şeyleri severdi. En sevdiği yiyecek ise krep ve keklerdi ve onları yemeyi çok severdi! Her gün dışarı çıkar elindeki büyük sarı sulama kabı ile papatyaları sulardı.

Mavi hayal kurmayı çok severdi. Şiirler yazar ve bütün zamanını gökyüzünde bulutlarla ve göllerde geçirirdi.023

Yeşil çok kibar bir renkti. Sabahtan akşama kadar bisikletiyle dolaşır, bitkiler ve hayvanları himayesine alırdı.

Ve Beyaz, o bir sihirbazdı. Bazen kaybolur ve aniden hiç beklenmedik yerde ortaya çıkardı. O sıra dışı şeyleri yapmayı severdi.

Şimdi her bir renk Mary için harika bir resim yapmak istedi.

Kırmızı atıldı “İlk önce ben!” ve en güzel boya fırçasını seçmek için koştu.

Sarı önce bir şeyler yemeye karar verdi.

Mavi her zamanki gibi, yapacağı resmin neye benzeyeceği hakkında uzun bir zaman hayal ederek geçirdi.

Yeşil aniden işe koyuldu hiçbir boş nokta kalmayacak şekilde bütün sayfayı kapladı.

Beyaz kendi düşüncelerinde kayboldu ve basitçe havaya karışarak yok oldu.

033Ve en heyecanlı an, tüm renklerin Mary için hediyelerini sunacakları zaman geldi. Mary ilk çizeme çok dikkatli baktı. Ve “Üzgünüm bunu pek sevmedim, bu bir yangın alevine benziyor” dedi kırmızıya.

Daha sonra Sarı kendi çizimini gösterdi Marry’e. “Çok güneş ve kum var; sanki bir çöl. Suyun bir tek damlası bile yok. Böyle bir resmi duvarıma bırakamam”

Marry’e hediyesini vermek için sıra Mavi’ye gelmişti. “Ne sonsuz bir deniz! Yüzebileceğim en yakın yerde uzaklaşır ve kaybolurum. Baktığım her yer su!” Marry bağırdı. Yeşil’in çizimi ise O’na koyu ve korkunç bir orman gibi göründü. “Kim bilir ne vahşi hayvanlar vardır bu ormanın etrafında!” dedi Marry. Ve ne kadar çabaladıysa da beyaz’ın çiziminde hiçbir şey göremedi.

Bütün renkler hayal kırıklığı içinde başlarını öne eğdiler. Halbuki en iyi niyetleriyle çizmişlerdi. “Benim gerçekten istediğim; bir deniz, parlak bir güneş, bir orman, gökyüzünde uçan kuşlar, tarlalarda büyüyen çiçeklerin resmi.” Diye başladı Marry. “Ağaçlarında ceviz arayan bir sincap, gökyüzünde uçan bir uçurtma ve çok uzaklarda kiremitli çatısı olan bir ev olmalı. Bir erkek ve kız çocuk yaşamalı bu evde, yüzlerinde sürekli gülümseme olmalı ve evin pencereleri sürekli açık olmalı. Bana böyle bir resim çizebilir misiniz? Eminim ki böyle bir resim çok güzel olur ve beni gerçekten mutlu etmiş olursunuz.” dedi. 042

İlk önce Kırmızı bunu kendi başına gerçekleştirmeyi denedi fakat gördü ki arkadaşları olmadan bunu yapamazdı. Çimenleri, denizi, kumu nasıl boyayacaktı onlar olmaksızın? Ve böylece, beraber çalışmaya karar verdiler. Sarı; güneşi, tarlalardaki ayçiçeklerini ve evi çizdi. Mavi; gökyüzünü, denizi ve çocukların oynayacağı topu renklendirdi. Yeşil; orman ve çimenleri çizdi. Beyaz; bacadan çıkan dumanı, gökyüzündeki bulutları ve uzaklardaki leylekleri çizdi. Herkes Marry’i mutlu etmek için kendi üzerlerine düşeni yaptı. Marry çok mutlu olmuştu.Ve resim parlak, neşeli ve canlı bir şekilde ortaya çıkmıştı. Marry resmin çok harika olduğunu düşündü.

053Fakat Marry tam resmi kaldırmak üzereyken aniden uykusundan uyandı ve orda resim, duvarında bütün canlılığıyla asılıydı! O günden bu yana, bu resim ona, boyalar gibi beraber çalışmak gereğini hatırlatır; herkes öyle, bir diğeri olmaksızın hiçbir şeyi başaramazlar…

Resimleyen: Larisa Novikova
Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,111