e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Dua

Kabalistler şöyle dedi: “Kalbin hizmeti nedir? Dua…” İlk önce, duaya neden “kalbin hizmeti” denildiğini anlamamız lazım. Yaradan’a ihtiyaçlarımızı ve arzularımızı karşılaması için dua etmek hizmet midir? Eğer Kabalistler bu şekilde öğrendilerse o zaman bize bir ipucu vermek istemektedirler, yani duada hizmet adı verilen bir anlam ya da unsur var ve bu sadece bir dua değildir. Eğer öyleyse Kabalistlerin ipucu olarak verdiği bu “unsur” nedir?

Elbette kişinin eksikliğini hissetmediği bir şeyin verilmesi için dua etmesi söz konusu değildir ve sadece kişi içinde bir eksiklik hissettiği zaman gidip bunun doldurulmasını kendisine verebilecek birisinden talep eder. Zira kişi sadece arzuladığı şeyi kendisine verebilecek bir kişiden talepte bulunabilir ve bilir ki talep ettiği kişi bunu vermeye ve bir başkasına iyiliğini yapmaya hazırdır.

Ve buna göre, kişi gelip Yaradan’a eksikliğini doldurması için dua ettiği zaman, kişinin duasının net olması gerekliliği kesindir. Şöyle ki; kişi neyin eksikliğini çektiğini çok iyi biliyordur. Bu şu demektir; Yaradan’dan bir talepte bulunmaya gittiği zaman, kendisini önceden düşünüp hazırlamalı zira kendisini dünyanın en mutlu insanı yapabilecek bir Kral’ı örnek alarak konuşacaktır, zira Kral’ın evinde hiç bir eksiklik yoktur. Eğer böyleyse duadan önce kişi öncelikle iyi düşünmelidir ki gerçekten eksikliğinin ne olduğunu iyi bilsin. Eğer sonra Kral bu eksikliğini karşılarsa, artık başka bir eksikliği olmasın ve dünyadaki en bütün ve mükemmel kişi olabilsin.

Yaratılışın amacı yaratılanlarına iyilik yapmaktı, öyle gözüküyor ki Yaradan’ın yaratılanlara iyilik ve mutluluk yapması açısından bir engel yok. Yaradan mutluluk ve hazla doldurabilmek için bir boşluk yarattı; buna alma arzusu denir. Hissedilen eksikliğe, dolmadığı sürece, acı ve ızdırap denir. Dolayısıyla yaratılan tüm boşluğun arkasındaki niyet mutlulukla doldurabilmekti, zira eksiklik verme niyetinde de dahildir, zira bu genel bir kuraldır, ancak bir eksik için özlem duymak doyumla mutluluk edinir. Eğer bir kişiye yemek verecek olursanız, tıpkı Kral Süleyman’ın verdiği ziyafet gibi bile olsa eğer kişinin yemeğe açlığı yoksa bundan bir haz duymaz.

Eğer böyleyse kişi eksiklik hissedince ve bu eksikliğin doyumuna sahip değilse, elbette bunun karşılığı için kişi talebiyle Yaradan’a dönecektir, zira genelde kişi Yaradan’dan sadece mutluluk ve zevk için talepte bulunur. Yaradan açısından kişinin Yaradan’a dua edip bir fayda ve mutluluk sağlama düşüncesi konuyla tümüyle alakasızdır, zira Yaradan yaratılanlara iyilik yapma arzusudur. Dolayısıyla “Verecek olanın rızası ne zaman vermek olacak?” diye sormak alakasız bir sorudur.

(Buradaki son cümle iyi anlaşılmalıdır, zira yukarıda anlatılanla çakışıyormuş gibidir. Yukarıda denir ki: “Kişi içinde bir eksiklik hissettiği zaman gidip bunun doldurulmasını, kendisine verebilecek birisinden talep eder – zira kişi sadece arzuladığı şeyi kendisine verebilecek bir kişiden talepte bulunabilir ve bilir ki talep ettiği kişi bunu vermeye ve bir başkasına iyiliğini yapmaya hazırdır.” Bu sanki kişinin bir talepte bulunmadan önce ötekinin vermeyi istediğini sanki biliyormuş koşulunun gerekliliğini ima etmektedir. Ancak, burada diyor ki: “Eğer verecek olanın arzusu vermekse, o zaman ondan bir şey istemek alakasızdır.” Bu iki koşul nasıl doğru olabilir?

Cevap şöyledir; bu son cümlenin ne anlama geldiğini içimizde iyice değerlendirmeliyiz. Şöyle ki eğer verecek olan bu şeyi her an vermeye hazırsa, o zaman bir talepte bulunmak alakasızdır, zira bir talepte bulunmadan bile verilmektedir.)

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,283