e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Tekne

boat_040Bir zamanlar neşe saçan direği ve tertemiz beyaz yelkeni ile küçük mavi bir balıkçı teknesi varmış. Her sabah şafakta, küçük tekne gülümseyerek uyanır ve balık yakalamak için açık denizlere yelken alırdı. Küçük olmasına rağmen, limandaki en hızlı tekne idi ve daima,bütün kasabaya yetecek kadar balıkla dönerdi. Limandaki büyük tekneler,bunun nasıl olduğunu hep merak ederlerdi.

Küçük tekne bunun, teknedeki herkesin beraber çalıştığı için olduğunu bilirdi. Çapa, Yelken, ağ, dümen teknenin başarmasını isterlerdi ve bu yüzden beraber çalışarak ellerinden geleni yaparlardı.

Çapa, denizin dibinde nasıl duracağını bilirdi ve böylece güvenli bir şekilde tekneyi sabitlerdi. Yelken, rüzgarı nasıl yakalayacağını bilir ve böylece tekne dalgaların arasından rahatça süzülürdü. Ağ, nasıl atlayacağını ve yayılacağını bilirdi ve böylelikle çok balık yakalardı. Dümen, yol boyunca buz dağlarına çarpmamak ve kaybolmamak için, sağa ve sola kesin olarak nasıl yön vereceğini bilirdi.

Fakat bir sabah, rüzgar hainlikle doluydu ve her şey ters gideceğe benziyordu.

“Demir al! Denize açıl!” diye seslendi, her sabahki gibi yaşlı kaptan. Gerçekte, tekneyi uzun zamandır kullandığı halde, kimse onun gerçek ismini bilmiyor ve herkes onu ‘Kaptan’ diye çağırıyordu.

“Demir aaal! Denize açıl” diye tekrarladı Kaptan’ın sadık arkadaşı yaşlı horoz. Lakabı “Korsan”dı çünkü onun bir gözünün üzerinde korsan yaması diye anılan, büyük siyah bir bez vardı.

“Tamam,Kaptan!” diye seslendi yelken, çapa, dümen ve ağ ahenkli bir şekilde. Ve küçük tekne açık denizlere açıldı.

Kaptan, haritaya göz attı, pusulaya baktı ve parmağını ağzıyla ıslatarak havaya kaldırıp, rüzgarın yönünü belirlemeye çalıştı.

“‘Bugün doğuya yelken açacağız,” diye karar verdi. “Korsan, tam yol! Yelkenleri aç!”

“Bir dakika bekle,” dedi yelken. “Sürekli niye ben direğe tırmanmak ve rüzgarla boğuşmak zorundayım? Bugün Ağ gibi yüzemez miyim? O, her gün atlayıp her yere su saçıyor.

“O’nu duydun mu? Hah, hah, hah!” Korsan gülerek sordu. “Yelken suya atlamak istiyor! Ağ, bu konuda ne düşünüyorsun?”

“Yelkenle yer değiştirmekten mutluluk duyarım” diye cevapladı Ağ. “Her gün bu dondurucu suda ıslanmak zorunda kalıyorum ve balıklar tarafından gıdıklanmayı sevmiyorum. Artık suya atlamıyorum!”

Bu, şimdi teknede büyük bir kargaşa başlattı. Herkes diğerini suçlayarak kendi işini yapmadı.

Hatta sessiz ve sıkı çalışan Dümen bile, “Ben de Çapa’nın işini isterim, gün boyu teknede dinleniyor ve gece boyunca suyun içinde uyuyor,” dedi.

Herkes öylesine ağız dalaşına kendini kaptırmıştı ki, bilge yaşlı kaptanın onları yalnız bırakarak, kamarasına gittiğini fark etmediler bile.

Ve böylece dostlar işlerini değiş tokuş etmeye karar verdiler. Ağ direğin üstüne tırmandı ve rüzgarı yakalamak için, Korsan’dan gelecek işareti beklemeye başladı.

“Ağ”ı aç dedi korsan.

Ağ, rüzgarı yakalamak için çok çalıştı. Fakat rüzgar ağdaki geniş deliklerin arasından esip gitti ve küçük tekne böylece kımıldayamadı.

“Ne yelken ama!” dedi rüzgar gülerek. “Her tarafı delik dolu. Ne aptal bir tekne!”

Ağ, mahçup olmuş şekilde direğin üstünde sarkıyordu. Çok üzgündü çünkü rüzgarın tekneye gülmesine sebep olmuştu.

Bu esnada, yelken beklemeden suya atladı. Fakat yelken suya atladığında, suyun altına gidip balık avlamak yerine, geniş bir halı gibi dalgaların üzerine yayıldı.

“Hah-hah! Hiç deliksiz bir ağ gördün mü?” kıkır kıkır güldü balıklar ve yelkeni kanatlarıyla gıdıkladılar.

“Vay bu da ne? Su da bir halı mı?” şaşkınlıkla sordu martılar ve bir yelkenin üzerinde olduklarını düşünmüyorlardı. Zavallı yelken batmaya başladı; Şükürler olsun ki ağ farkına vardı ve onu boğulmaktan kurtardı.

Dostlar, tüm olanaklarını kullanarak, limana dönmeyi kararlaştırdılar. Fakat bir sorun vardı, Kaptan dışında hiç kimse tekneye yön veremezdi.

Şimdi herkes birbirinin yerini almıştı. Korsan haritaya bakmak için kaptan köşküne gitti. Hemen yanında cankurtaran simidi, dümen gibi tekneye yön vermeye çalışıyor fakat fayda etmiyordu.

Korsan haritaya gömülmüş emir veriyordu. “Dümen sola! Biraz daha sola!”

“Niye sadece etrafımızda dönüyoruz?” dedi tekne. “Gerçekten başım dönmeye başladı”

“Belki sola doğru biraz daha yol almalıyız” dedi Korsan, Kaptan’dan daha az emin bir şekilde hissederek.

“Tek bir balık yakalayamadım, limana ne götüreceğiz” dedi Ağ.

“Direğe çıkmak ve sıcak esintide kurulanmak istiyorum,” diye itirafta bulundu yelken.

“Sadece zincirde asılı durmak ve denizin dibine atılmayı beklemekten çok sıkıldım,” diye şikayet etti Dümen.

“Kaptanımızı özledim!” diye haykırdı tekne. “Ve hepimizin en iyisini nasıl yaptığımızı özledim. Ne de olsa, Dümen yön vermede en iyi ve Ağ balık tutmada. Yelken olmadan, rüzgar bizi dalgaların arasından taşıyamaz ve Kaptan olmadan yolumuzu kaybederiz.”

“Herkes derin bir ah çekti. Tamamen tekneyle aynı fikirdeydiler. Hemen olağan görevlerine dönmek için söz verdiler. Fakat Kaptan nerede?

“Kaptan! Kaptan!” diye bağırdılar birlikte. “Neredesin? Seni özledik!”

Yaşlı Kaptan kamarasının kapısını gülümseyerek açtı.

“Yelken aç, ağ suya. Korsan dümeni kavradı. Şimdi gidiyoruz!’ dedi Kaptan mutlu bir şekilde.

Dostlar memnuniyetle çalışmaya başladılar. En iyiyi yapmayı diğerleriyle paylaşmak, çok iyi hissettiriyordu. Ve şimdi iki kat daha güçlüydüler sanki.

Korsan, Kaptanın direktiflerini büyük bir dikkatle, ahenkli bir şekilde yerine getiriyordu. Yelken rüzgarda nazikçe çırpıyordu. Ve Dümen, kaptan’ın direktiflerine göre yön alıyordu. Tekne dalgaların arasında yeniden rahatça süzülüyordu sanki uçuyor gibiydiler. Ağ’ın o gün yakaladığı balıklar her zamankinden daha lezzetli ve büyüktüler. Ve daha önce hiç bu kadar çeşit görmemişti kasabadakiler.

O günden sonra, hepsi beraber keyifle çalıştılar. Kendi rahatlıklarının, beraber çalışmanın başarısından önemli olmadığının farkına vardılar. Sonunda, hepsini memnun edenin bu olduğunun farkına vardılar.

Ve Kaptan güvenle ileriye baktı… Çok geçmeden, küçük tekne evine dönecek.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,112