e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Toplantının Gündemi 1

Makale No. 17, Bölün 2, 1984

Toplantının başlangıcında, bir gündem olmalıdır. Herkes yapabildiğince grubun öneminden bahsetmeli, grubun ona vereceği faydaları ve bunun ona getirmesini umduğu kendi başına elde edemeyeceği, önemli şeyleri ve bundan dolayı grubu nasıl takdir ettiğini tanımlamalıdır.

Atalarımızın yazdığı gibi: Kabalist Şamlay dedi ki, “Kişi her zaman Yaradan’ı övmeli ve sonra dua etmeli.” ‘Buraya nasıl geldik? ’ Musa’dan, tıpkı şöyle yazdığı gibi: “Ve o anda Yaradan’a yalvardım.” Ayrıca yazılıdır ki, “Ey Yaradan, Sen başladın,’ ve ‘Sana dua ediyorum, bırak geçeyim ve iyi toprakları göreyim.”

Ve Yaradan’ı övmekle başlamamız gerektiğinin nedeni şudur, birisi diğerinden bir şey istediği zaman, iki koşulun olması doğaldır:

1. O, ondan istediğim şeye sahiptir; zenginlik, güç ve saygınlık gibi.

2. Onun iyi bir kalbi, yani başkalarına iyilik yapma arzusu vardır.

Böyle bir insandan iyilik isteyebilirsiniz. Bu yüzden denir ki, “Kişi her zaman Yaradan’ı övmeli ve sonra dua etmeli.” Bu demektir ki, kişi Yaradan’ın yüceliğine, O’nun insanlara vermek üzere her tür hazza sahip olduğuna ve O’nun iyilik yapmayı arzuladığına inandıktan sonra, o zaman kişinin Yaradan’a dua ettiğini söylemek doğru olur. Yaradan ihsan etmeyi arzuladığı için mutlaka kişiye yardım edecektir. Ve sonra Yaradan, kişinin arzuladığını ona verebilir. Dua eden de, Yaradan’ın bunu vereceğinden emin olur.

Benzer şekilde, dost sevgisinde de, toplantının en başında, toplanırken, dostları ve her dostun önemini övmeliyiz. Kişi grubun yüceliğini kabullendiği ölçüde, onu takdir eder.

Ve sonra dua et” demek herkes kendini incelemeli ve gruba ne kadar çaba verdiğini görmeli demektir. Grup için bir şey yapma gücün olmadığını gördüğü zaman, Yaradan’a yardım etmesi ve dost sevgisine bağlanma gücü ve arzusu vermesi için dua eder.

Sonrasında, herkes tıpkı “On Sekiz Dua”nın son üç duasında olduğu gibi davranmalıdır. Diğer bir deyişle, Yaradan’ın önünde yalvardıktan sonra, Zohar der ki: “On Sekiz Dua”nın son üç duasında kişi, Yaradan zaten onun talebini yerine getirmiş gibi düşünmelidir.

Dost sevgisinde de bu şekilde davranmalıyız: Kendimizi inceledikten ve dua için bildik tavsiyeyi izledikten sonra, duamız cevaplanmış gibi düşünmeli ve tüm dostlar tek bir bedenmiş gibi onlarla beraber sevinmeliyiz. Ve bedenin tüm organlarının keyif almasını dilemesi gibi, biz de tüm dostlarımızın keyif almasını istemeliyiz.

Dolayısıyla, tüm hesaplamalardan sonra neşe zamanı ve dost sevgisi gelir. O anda, herkes, sanki ona çok para kazandıracak, çok iyi bir anlaşmayı imzalamış gibi mutlu olur. Ve böyle bir zamanda kişinin, dostlarına içki ısmarlaması adettir.

Benzer şekilde, herkes dostlarının içmesini ve kek yemesini ister. Çünkü şimdi mutludur, dostlarının da kendilerini iyi hissetmelerini arzular. Bu yüzden, toplantının dağılışı sevinç ve coşku içinde olmalıdır.

Bunu, “çalışma vakti” ve “dua vakti” yolu izler. “Çalışma zamanı”, bütünlük demektir, hiçbir eksikliğin olmadığı zamandır. Buna “sağ” denir, yazıldığı üzere, “O’nun sağ elinde ateş gibi bir kanun vardı.”

Fakat “dua zamanı” için “sol” denir, çünkü eksikliğin yeri, ıslaha ihtiyacı olan yerdir. Buna “Kelimin (kaplar/ arzular) ıslahı” denir. Fakat “sağ” denen Işık durumunda, ıslah için hiç yer yoktur ve bu yüzden Işığa “hediye” denir.

Sevdiğiniz kişiye hediyeler vermek adettir. Ve eksik olan birisini sevmemek de adettir. Bu yüzden, “Işık zamanında,” ıslah düşünceleri için yer yoktur. Dolayısıyla, toplantıdan ayrılırken, “On Sekiz Dua”nın son üç duasındaki gibi olmalıdır. Ve bundan dolayı, herkes bütünlük hisseder.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,298