e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Alışkanlık İkinci Doğa Olur

Kendisini bir şeye alıştırma yoluyla o şey kişinin ikinci doğası haline gelir. Dolayısıyla, bu dünyada kişinin varlığını hissedemeyeceği hiçbir şey yoktur. Bu, kişi o şeyi hissetmese de, ona karşı alışkanlık edinerek yine de onu hissetmeye başlayabilir anlamına geliyor.

Hislerle ilgili olarak Yaradan ve varlıklar arasında bir fark olduğunu bilmemiz lazım. Varlıklar için, hisseden ve hissedilen vardır, edinen ve edinilen. Bu, bir takım realiteye bağlı hisseden bir şeyimiz olduğu anlamına geliyor.

Ancak, hisseden bir şeyi olmayan realite sadece Yaradan’ın Kendisidir. O’nda “düşünce ve algı her neyse yoktur.” İnsanda bu şekilde değildir: kişinin tüm varlığı sadece realitenin hissiyatı sayesindedir ve realitenin değeri bile sadece realiteyi hisseden kişiye göredir.

Bir başka deyişle, hissedenin tattığı şey onun gerçek diye değerlendirdiği şeydir. Eğer kişi realitede acı bir şey tadıyorsa, yani içinde bulunduğu koşulda kötü hissediyorsa ve bu koşuldan ötürü acı çekiyorsa, o kişi manevi çalışmada günahkâr kabul edilir. Bunun nedeni Yaradan’ı suçlamasıdır, zira Yaradan “İyilik yapan İyi” olarak adlandırılır, çünkü dünyaya sadece iyilik ihsan eder. Ancak, o kişinin hislerine göre kişi Yaradan’dan bunun tersini almıştır, yani kişinin içinde bulunduğu koşul kötüdür.

Bu yüzden yazılanı (Berahot 61) anlamalıyız, “Dünya sadece tamamen günahkârlar ya da tamamen erdemliler için yaratılmıştır.” Bunun anlamı şudur: kişi dünyada ya iyi bir tat alır ve hisseder ve o zaman Yaradan’a hak verir ve Yaradan dünyaya sadece iyilik verir der, ya da kişi dünyadan acı bir tat alır ve hisseder, o zaman kişi günahkârdır, zira Yaradan’ı suçlamaktadır.

Buradan her şeyin kişinin kendi hissiyatına göre ölçüldüğü ortaya çıkıyor. Ancak, tüm bu hislerin Yaradan’la ilgisi yoktur, Birlik Şiiri’nde şöyle yazıldığı gibi, “Sen de her zaman onun gibi olacaksın, içinde ne eksiklik ne fazlalık olacak.” Dolayısıyla, tüm dünyalar ve tüm değişimler sadece alıcılara göredir, edinen bireye göre.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,291