e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ay’ın Kutsanması

Not 156

Neden özellikle ayı kutsamamız gerektiğini anlamalıyız.

Güneş ve ayın, Zer Anpin ve Malkut’u ima ettiği bilinmektedir. Dal ve kök açısından, ayın kutsanması sırasında şöyle dua ederiz; “Aydaki lekeyi doldurmak O’nu memnun etsin”. Ay’da bir leke olup olmadığını neden önemsememiz gerektiğini anlamalıyız, öyle ki neden bize ayı kutsamamız ve Yaradan’dan onun lekesini doldurmasını istememiz söylenir. Ayrıca onun lekesi nedir?

Bilgelerimizin “Ayı küçülttüğüm için bana kefaret ver” (Hulin 60b) sözlerinden, bu Yaradan’ın Ay’ı küçülttüğünde günah işlediğini ima eder. Islah etmemiz gereken bu günahın ne olduğunu anlamalıyız.

Mesele şu ki, ayın cennetin krallığı anlamına gelen Malhut’u ima ettiği bilinmektedir. Başka bir deyişle, “Tüm dünya O’nun ihtişamıyla doludur”a inanmamıza rağmen, bir Tzimtzum [kısıtlama] ve gizlenme vardı, bu yüzden bizler bunu hissetmeyiz ve bunun böyle olduğuna mantık ötesi inanmalıyız.

Böylece sanki Yaradan’ın yapmış olduğu gizlenme, yaratılanların cennetin krallığını gizlilik yüzünden üstlenememesine neden olmuş gibidir. Ama gizlemeyi kim yaptı? Yaradan. Dolayısıyla bu, “Kör bir adamın önüne bir engel koymayın” yasağına benzer.

Gerçekten de, O gizlemeyi neden yaptı? Bu Baal HaSulam’ın yorumladığı gibidir, gizleme olmadan ihsan etmek için almak adına bir seçim yapmak tamamen imkânsız olacaktı. Bunun yerine tüm yaratılanlar Yaradan’a, almak için olacak şekilde hizmet ediyor olacaktı. Fakat O, gizlemeyi ve Tzimtzum’u yaptığı için, yaratılanların ihsan etmek için çalışması için bir seçime yer vardır.

Sonuç olarak eğer alttakiler bir teklif getirirlerse, yani kendilerini Yaradan’a, yani formun eşitliğine sunarlarsa, herkes gizleme sayesinde formun eşitliğini elde etmenin mümkün olduğunu görür.

Bu nedenle, Malhut’u gizlemek ve kısıtlamak günah değildi. Aksine, tüm bunlara sadece gizlenme neden oldu. Sonuçta kusur öldü. “Bana kefaret ver” dediğinin anlamı budur, çünkü kefaret “kötü” kelimesinden gelir, “Elimi o adamın üzerine silmek için”, yani tüm kusurlar silinmiştir.

Bu nedenle, buradan, ayı kutsallaştırdığımızda, kusur ve gizlenme yoluyla ihsan etmek için çalışmaya başlamanın mümkün olduğu sonucu çıkar. Böylece, gizlilik Keduşa’ya [kutsallık] girer. Bunun bir kusur ve eksiklik olarak görülmediği, ancak bir ıslah olarak kabul edildiği sonucuna varılır. Buna “ayın kutsanması” denir ve bu şekilde leke doldurulur, yani bunun herhangi bir leke olmadığını görürüz.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,293