e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

109- İki Çeşit Et

Heşvan 20’de duydum

Biz genellikle iki çeşit et arasında ayrım yaparız: hayvan eti ve balıketi ve her ikisinin de içerisinde saf olmamanın işaretleri vardır. Manevi ilim, bunların içinde kirlilik alanına düşmemek için nasıl kaçınacağımızı bilmenin işaretlerini verdi.

Balıkta, bize pulların ve yüzgeçlerin işaretlerini verir. Kişi balıkta bu işaretleri gördüğü zaman, kirliliğin ellerine düşmemeyi ve nasıl dikkat etmesi gerektiğini bilir. Snapir (yüzgeç) Sone –Peh –Or (nefret – ağız – Işık ) kelimelerini içerir. Bu Malhut’la ilgilidir, ‘‘ağız’’ denir ve tüm Işıklar ondan gelir, inanç olarak izlenimlenir.

Ve kişi tozun tadında bir konumda olduğunu gördüğü zaman, inanması gerektiği bir zamanda, daha sonra kişi kendi aksiyonunu düzeltmesi gerektiğini kesin olarak bilir. Ve buna ‘‘Şehina (Kutsallık) tozun içinde’’ denir. Kişi Kutsallığı tozun içinden yükseltmek için dua etmelidir.

Kaskeset (pullar) artık kişinin Snapir zamanında çalışamayacağını ifade eder. Daha ziyade, kişi Snapir’in üstesinden geldiği zaman, kişinin düşüncesinde Yaradan’ın Takdiri ile ilgili bir soru ortaya çıkar. Ve buna Kaş (saman) denir. Bu konumda kişi kendi çalışmasından düşer. Daha sonra, kişi galip gelir ve mantık ötesi çalışmaya başlar ve kişinin aklında bu defa Yaradan’ın Takdiri ile ilgili başka bir şüphe ortaya çıkar.

Bunu, kişinin iki kez Kaş’e sahip olması takip eder ki bunlar Kas –Keset’dir (pullar). Ve her defasında kişi mantık ötesi giderek bunları aşar, kişi yükselir ve düşer. Daha sonra kişi görür ki şüphelerin çoğalması nedeniyle bunlara hükmedemez. Ve bu durumda kişinin Yaradan’a haykırmak dışında başka hiçbir seçeneği yoktur, yazıldığı gibi ‘‘İsrailoğulları (kalpteki noktası olanlar) esaretten usandılar ve haykırışları Allah’a ulaştı ve O, onları Mısır’ın dışına taşıdı’’ yani tüm sıkıntılardan.

Hocalarımız meşhur bir kuraldan bahsettiler, Yaradan der ki, ‘‘o ve Ben aynı yerde barınamayız’’ şöyle ki, bunun sebebi onlar birbirlerine zıttırlar. Bu böyledir, çünkü adamın içinde iki beden vardır – içsel beden ve dışsal beden. Manevi besin içsel bedende kıyafetlenir, ihsan etme ve inanç olarak izlenimlenir yani ‘‘akıl ve kalp’’ denir. Ve dışsal beden maddesel besindir, bilmek ve almaktır.

Ve ortada, içsel beden ve dışsal bedenin arasında, orta beden vardır ki bu beden kendi adıyla barınmaz. Yani, eğer kişi iyi işler yaparsa, orta beden içsel bedene bağlanır ve eğer kişi kötü işler yaparsa, orta beden dışsal bedene bağlanır. Bu yüzden kişi ya maddesel tatmindedir veya manevi tatmindedir.

Bunu, içsellik ve dışsallık arasındaki zıtlık takip eder, eğer orta beden içsel bedene bağlanırsa, bu durum dışsal bedenin ölümü olarak göz önüne alınır. Ve eğer dışsal bedene bağlanırsa, bu durum içsel bedenin ölümüdür. Bu böyledir, çünkü bu konumda, seçim orta bedendedir: Keduşa’ya (Kutsallığa) yapışmaya devam etmek veya tersi.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,283