e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Gizlemenin Nedeni

Keyif Onu Almak İçin İşe Karşı

Bu dünyada yaptığımız her şey sadece tek bir prensibe dayanıyor – en az çalışma ile en fazla zevk alma.

Aldığımız zevkin alanı geniş çapta çeşitli olabilir, direkt zevkten mesela istediğim bir şeyi almak veya bir dilim pasta yemek gibi, dolaylı zevke kadar mesela bir dostuma veya çocuğuma bir şekilde yardım etmekten aldığım keyif gibi.

Bununla birlikte, zevk ne tür bir form alırsa alsın, onun için olan arzu her zaman o umursamayan zevk, işe karşı prensibi altında işleyecektir.

Orada “Bundan Daha Fazlası” Var Hissi

Ama ne zaman kişi hepimizin bu temel teşkil eden kuralın, durumların en aşağı olanın altında var olduğumuzu fark ederse, o zaman kişi daha yüksek, daha yüce ve düzelmiş durumda bir şeyler olduğunu hissetmeye başlar. Elbette, onlar varsayımlarında doğrular, ama burada bir sorun var. Var oluşun daha yüksek aşaması bizden gizlenmiş durumda – ve birkaç çok iyi nedenden dolayı.

Bizim yaşadığımız dünya bir arzular grubu meydana getirir ki normal bir insan da bütün var olan şeylerin bunda olduğuna inanır. Sonuç ise benim istediğimdir. Ama benim istediğim şey sürekli bir zevk formundan başka bir zevk formuna değişir. Ve zaman zaman, biz yeni bir zevk keşfederiz. Aslında, biz henüz zevki keşfetmedik, ama yeni bir şey için olan bir arzuyu arzular duasına eklemek çoktan sahip olduğumuz bir şey.

Bu dünyada gerçekleştirilemeyen bir zevk için olan çok özel arzuyu keşfetmiş olan biri için, bu dünyada bunun gerçekleştirilememesinin nedeni onun en az çalışma ile en fazla zevk alma prensibi altında işlemiyor olmasıdır. Biz bu prensibi bir tür program olarak düşünebiliriz, tıpkı verilen herhangi bir arzuya doğru bizim nasıl çalışacağımızı belirleyen bir bilgisayar programı gibi.

Ben Yeni Bir Şey İstiyorum

Ama bu yeni arzu farklı. Neden? Aslıda bu yeni arzu tamamen farklı bir program altında çalışmak için olan bir arzu. Eğer iki bilgisayar işletim sistemine bakarsak bunu anlamak oldukça kolay, Windows tabanlı ve Apple tabanlı. Bunların ikisi de altlarında çalışan yazılımlara sahipler, ama asla aynı yazılıma değil. Neden? Çünkü onlar farklı komutlar ile çalışıyorlar.

Bizim bu dünyada altında çalıştığımız program aslında bizden önce ortaya çıkan herhangi bir arzuyu bizim nasıl kullanacağımıza – onun bize nasıl yarar sağlayacağına – dair bir komutlar grubu. Bir alma programı ve onun tek fonksiyonu zevk almak için gereken işin alınan zevkten daha mı fazla yoksa daha mı az olduğunu belirlemek. Başka şekilde söylemek gerekirse, zevk ile acının karşılaştırılması altında işliyor.

Acı eksiklik olarak düşünülüyor. Bu nedenle, bu programın altında çalışarak, biz tamamlanmamış bir arzumuz olduğu zaman hissettiğimiz acı duygusu ile hangi arzuları hissedebildiğimiz konusunda oldukça kısıtlıyız. Tamamlanmamış arzu büyüdükçe, acı da büyüyor.

Farklı Bir Program

Ama ya farklı bir program olsaydı, öyle bir program ki benim ne kadar alabildiğime dayanmayacak, ama ne kadar verebildiğimi temel alacak? Bu programa ihsan programı deniyor. Şimdi bu dünyada olan gibi bir vermeden bahsetmiyoruz. Bu dünyada, biz karşılığında bir yarar sağlamak için veririz, mesela bir doğum günü hediyesi gibi.

Eğer biz öyle bir hediye verirsek ve hediyeyi verdiğimiz kişi hediyeyi beğenmemişse, biz kesinlikle mutlu olmayız. Başka şekilde söylersek, bir fayda almayı bekleriz, hediyemizi alan kişinin keyfini hissetmekten zevk almayı bekleriz. Ve bu kişi bizim için daha önemli oldukça bizim için hediyeyi sağlamak daha çok fedakârlık ile birleşir, çünkü o zaman reddedilirse acı daha da büyük olacaktır.

Ama vermenin ihsan diye adlandırılan bu çeşidinde, tek bir kural geçerlidir: o da benim faydamın asla hesaba katılmamasıdır. Başka türlü ifade etmek gerekirse, benim hissettiklerimin, ihsan etmenin sonucu olarak iyi veya kötü olması, sonunda fark etmiyor. Program benim nasıl hissettiğime bağlı olarak işlemiyor, benim verip vermeme bağlı olarak işliyor. Yani, sadece faydayı kimin sağladığını temel alıyor, benim ondan zevk veya acı alıp almamı değil. Program benim ne kadar zevk aldığımı temel alarak işlemediğinden dolayı, çok daha fazla ve çok daha büyük arzular kullanılabilir.

Neden Bu Farklı Program Gizlenmiş?

Öyleyse neden bütün bunlar gizlenmiş? Eğer ben mevcut olan alma programı ile içinde olduğum bu durumda yaşarken bu arzuları hissetseydim, bu eksiklikleri, bütün hissedeceğim mutsuzluk olurdu. Bu arzular, “manevi arzular” diye adlandırılanlar, öyle büyük eksiklikler ki bunların acısı dayanılmaz olurdu. Bu nedenden dolayı, bu arzuların bizden gizlenmiş olarak kalması gerekiyordu, çünkü bizim bugün var olduğumuz “alma isteği” yazılımı altında, o tür arzuların oluşturacağı büyük acılarla başa çıkamazdık.

Ve ikinci bir neden daha var. Arzularımız kendileri ile uyuşan zevklere bizim bedensel dünyamızda sahipler, dolayısıyla manevi arzular da kendileriyle uyuşan zevklere manevi dünyada sahipler.

Bu tamamen farklı bir problem oluşturuyor. Eğer ben var olduğum mevcut programın altında bu arzular ile birleşen zevkleri hissetseydim, anında zevke ait bir köle olurdum. Zevkler de arzular kadar muazzam büyüklükte olduğu için bütün gün ve gece boyunca ihsan ederek mutludan da öte olurdum, ama o zaman da sadece zevk almak için ihsan ediyor olurdum.

Öyleyse bütün bunlar bizi nereye getiriyor? Bu deneyimlemeye başladığımız yeni arzu, gerçekten “ihsan” denilen yeni program altında çalışan bir arzu. Ve bu arzuyu gerçekleştirmek için, benim işleme metodumu, altında arzular ile çalıştığım programı değiştirecek, yeni programın parametreleri ile eşleştirecek bir yol bulmak zorundayım. Üstelik bunu, bu yeni program ile birleşmiş zevkleri deneyimlemeden yapmak zorundayım, yoksa kendim için almak yüzünden vermeye yeniden düşme riskine girerim.

İşletim Sisteminizi Seçin

Ama burada gizli bir sorun var. Ben aynı anda iki program altında çalışamam. Ya birinin ya da diğerinin altında çalışmak zorundayım, tıpkı bir bilgisayarın aynı anda hem Windows hem de Apple (Windows gibi bir işletim sistemi) altında çalışamaması gibi. Eğer bu yeni program altında çalışma arzum yeteri kadar güçlüyse, yeni arzular ve şu anda bu dünyada deneyimlediğimden tamamen farklı türde bir tamamlanma ile ortaya çıkan yepyeni bir dünya bulacağım.

Öyleyse gerçekte bir dünya nedir? Dünya basitçe gizlemenin bir seviyesidir. Bu dünya, bizim maddesel dünyamız, sadece “alma isteği” programının işlediği tamamen gizlenmiş bir seviye. Ve bu gizlenmişlik bir amaca yönelik ve gerekli. Ama eğer ben daha fazla araştırmayı seçersem, bu arzunun bu dünyada tamamlanamayacağını keşfederim, yeni bir işletim programı için olan o arzu, aslında gerçek ebedi bana ait bir his, manevi ben tamamen yeni bir dünyaya uyanmaya hazır.

Yazar: Michael R. Kellogg

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
17 - 0,113