e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Kabala Kütüphanesi > Sabah Dersi Materyalleri > Sabah Dersi Materyali 2020 – Gelinin Gecesi

Sabah Dersi Materyali 2020 – Gelinin Gecesi

1) Zohar, Gelinin Gecesi, Madde 125

Rabi Şimon gece vakti, gelin Malhut kocası ile birleşirken, oturuyor ve Tora çalışıyordu. O gece, Şavot gününde, gelin Huppa’nın [düğün çadırı] altında kocası ile beraberken, gelin meclisinin üyesi olan tüm dostlar o gece onunla beraber olmalı ve onun düzeltildiği düzeltmelerde onunla beraber sevinmelidirler, yani bunlar düzelmek ve süslerle bezenmek için olduğundan resullere ve resullerden azizlere, metinlerin yorumlarına ve bilgeliğin sırlarına kadar, Tora ile meşgul olmaktan sevinmelidirler.

Gelin ve nedimeleri gelir ve onların başında dururlar ve tüm o gece boyunca, o onların içinde düzeltilir ve sevinç duyar. Bir sonraki gün, Şavot gününde, o Huppa’ya yalnızca onlarla beraber gelir. Bütün gece boyunca Tora ile meşgul olan tüm bu dostlara “Huppa’nın üyeleri,” denir. Ve o Huppa’ya geldiği zaman, Yaradan onları sorar, onları kutsar ve onları gelin tacı ile taçlandırır. Onlar mutlu olurlar.

2) Zohar, Gelinin Gecesi, Madde 125

Şavot gecesine “gelinin kocası ile birleştiği gece,” denir. Çünkü ertesi gün, Tora’nın alındığı Şavot gününde, o kocası ile Huppa’nın altında olmaya yazgılıdır.

3) Rabaş, Not 943, Tora’nın Üç Anlayışı

Tora’da üç anlayış vardır: (1) Tuşiyah, kişinin gücünü zayıflatır. (2) Tora baharattır [şifadır]. (3) Tora’nın Işığı.

İlk iki safha Tora’nın edinime hazırlık durumlarıdır, yalnız üçüncü anlayışa Tora denir, bunun özü, “O’nun yarattıklarına karşı iyiliksever” olduğu anlayışıdır. Ve ilk ikisi yaradılışın ıslahına ait safhalar olarak kabul edilir.

4) Rabaş, Makale 21, Çalışmada Tora’nın Karanlıktan Verilmesi Ne Demektir? (1988)

Tora, özellikle alma arzusunun onu kontrol ettiğini hissedenlere verilmiştir. Onlar karanlıkta ağlarlar, onları, alma arzusunun karanlıktan çıkarması için, Tora’ya ihtiyaçları vardır, bu, üzerinde Tzimtzum (kısıtlama) olan alma arzusunun kontrolüdür, bu yüzden orada ışık aydınlatmaz. Ama bu yer Tora’nın alınması için bir ihtiyaca neden olur.

Tora, karanlık yüzünden geldiğinden, Tora iki şey yapmıştır: 1)’İçindeki ışık onu ıslah eder.’ Daha sonra Tzimtzum ve gizlilik, kişinin alma kaplarından ayrılır, çünkü alma kaplarına sahip olduğu yerde, şimdi ihsan etme kaplarıyla ödüllendirilmiştir. ‘Ve Efendi üzerinizde parlayacak’ sözlerinin anlamı budur. Bu demektir ki, Yaradan, ihsan etmeyi istediği için, insan da ihsan etme arzusu ile ödüllendirilecektir. 2) Kişi, ihsan etme kaplarıyla ödüllendirildikten sonra, yani kişiye, ‘Tora Lişma’yı öğrenmek’ olarak adlandırılan Lişma (O’nun adına) çalışma yeteneği verildikten sonra, Tora’nın sırları gösterilir, Rabbi Meir’in söylediği gibi (Mişna, Avot). ‘Ve O’nun ihtişamı üzerinizde görülecek’ sözlerinin anlamı budur, yani İlahiliğinin ifşası olan Yaradan’ın ihtişamı, ‘üzerinizde görülecek’, çünkü o zaman, kişi, ‘Tora, İsrail ve Yaradan birdir’ ile ödüllendirilecektir.

5) Rabaş, Makale 2, Kök Ve Dalın Anlamı (1985)

Ancak bilmeliyiz ki, Yaradan geceyi yarattı ve bunu kesinlikle amaçlı olarak yarattı. Dolayısıyla insan sorar: Neden O karanlığı yarattı? Her şeyden önce yaratılış amacına göre O geceyi değil, gündüzü yaratmalıydı. Ayet der ki “Ve orada akşam ve sabah vardı, bu bir gün oldu.” Özellikle her ikisiyle bir gün olur. Ancak, gece özellikle ıslah olmadan parlamayacak şekilde, kişinin ıslah yapması için yaratılmıştır. Bu böyledir, çünkü Kaplar karanlık hissiyatı üzerine inşa edilir. Yaradan’ın yardımı ihtiyacı nedeniyle geceye gereksinim vardır. Aksi takdirde, Yaradan’ın kurtarışına, “içindeki ışık ıslah eder” olarak kabul edilen Tora’ya ihtiyaç olmaz.

6) Rabaş, Makale 29, Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? – 2 (1989)

Tora’yı almak için, bir kişi -Kli denilen, Tora’nın doldurabileceği bir ihtiyaç için- kendini hazırlamalı. Bu, özellikle Yaradan uğruna çalışmak istediğinde geçerlidir, çünkü o zaman vücudun direnciyle karşılaşır ve “Bu senin için ne işe yarar?” diye ona bağırır. Ancak kişi, sadece Tora’nın onu kötü eğilimin kontrolünden kurtarabileceğini söyleyen bilgelere inanır. Bu sadece Yaşar-El [doğruca Yaradan’a] anlamına gelen “İsrail” olmak isteyenler için söylenebilir. Kötü eğilimin kontrollerinden çıkmalarına izin vermediğini görüyorlar ve bu yüzden Tora’yı alma ihtiyacı duyarlar, böylece Tora’nın ışığı onları ıslah edecektir.

7) Rabaş, Makale 3, “Dünyanın Tora İçin Yaratılmış Olması Ne Anlama Gelir” (1990)

Bilgelerimiz, bu konuda şunları söyledi: “Yaratan, ‘Kötü eğilimi yarattım; Tora’yı şifa olarak yarattım.’” Başka bir deyişle, Tora ve Mitzvot’un Segula’sı [erdem / çare] aracılığıyla, kişi ihsan etme arzusunu elde edebilir. İhsan etme kapları ile ödüllendirilebiiecek tek yol budur ve bilgelerimiz bunun hakkında “İçindeki ışık onu ıslah eder,” demişler.

Tora aracılığıyla, bir kişinin ihsan etme kaplarını edineceği ve daha sonra Yaradan’ın yaratılan varlıklara vermek istediği haz ve keyfi alabileceği sonucuna varılır. Bu bağlamda, Tora’nın “613 tavsiyesi” denir, yani 613 ihsan etme kapları ile ödüllendirilir.

Tora aracılığıyla ihsan etme kapları ödüllendirildikten sonra, Yaradan’ın düşüncesinde bulunan haz ve zevki almalıdır. Bu haz ve keyif aynı zamanda “Tora” olarak da adlandırılır, yani o zaman, 613 tavsiye, […] 613 Mitzvot, Pikadon [depozito] kelimesinden Pekudin haline gelir.

8) Rabaş, Makale 21, Çalışmada Tora’nın Karanlıkta Verilmesi Ne Demektir?

Kişi Yaradan’ı yakınına çekmek istediğinde, yani ihsan etme kaplarını kullanmak istediğinde ama beden buna razı olmadığı için bunu yapamadığında, zira beden alma kaplarından uzanıp gelir, o zaman kişinin dünyası kararır. Şunu anlar, eğer ihsan etme kaplarını edinemezse asla, “O’nun yarattıklarına iyilik yapan” üst ışıkla ödüllenmeyecektir.

Bu nedenle, kendi kendine ihsan etme kaplarını edinememekten dolayı duyduğu bu karanlık, birisinin ona bu kapları vermesine ihtiyaç duymasına neden olur. “Kap olmadan ışık olmaz, eksiklik olmadan dolum olmaz,” kuralı gereğince, şimdi kişi Tora’nın ışığı için bir ihtiyaç edinmiştir. Bilgelerimizin dediği üzere, “Kötü eğilimi yarattım; Tora’yı da şifa diye yarattım.”

Tora, özellikle eksikliği olan kişiye verildi ve bu eksikliğe “karanlık” denir. Yazıldığı üzere, “Tora karanlıktan verildi”, sözünün anlamı, ihsan etme kabına sahip olmadığı için kişi hayatındaki karanlığı hissettiği zaman Tora’yı almaya hak kazanır demektir; böylece Tora aracılığıyla onun içindeki ışıkla ıslah olur. Böylece, ihsan etme kabını edinir ve bununla keyif ve haz bulur. … Böylece kişi keyif ve hazzı bu kabın içine alır.

9) Rabaş, Makale 29, Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? – 2 (1989)

Bilgelerimiz, “Tora yalnızca, kendisini onun için ölüme koyanda vardır,” dedi. “Var” kelimesini anlamalıyız. Bize ne söylüyor? Bunu bilgelerimizin söylediklerine göre yorumlamalıyız, “Yaratan: ‘Kötü eğilimi yarattım; Tora’yı şifa olarak yarattım.’” Yani Tora şifa olmalıdır. Bu kimin için böyledir; “Kli’siz ışık yoktur, eksiklik olmadan dolum yoktur.”

Bu nedenle, kendilerini ölüme koyanlar, yani kendi için alma arzusunu ölüme koyan ve Yaradan uğruna her şeyi yapmak istediklerinde, bunu kendi başlarına yapamayacaklarını gördüler. Yaradan onlara şöyle dedi, “Kötü eğilimi yarattım; Tora’yı şifa olarak yarattım.”

Ancak kendilerini iptal etmek istemeyen ve iki otoriteye sahip olmak isteyenler için -yani insanın otoritesinin kalmasını ve Yaradan’ın onlara vermesini ve O’nun emrindeki haz ve keyfi, alıcılar için çekip almayı isteyenler için- Tora yoktur. Yani, Tora onlar için bir şifa haline gelmez, çünkü onlar, bunun bir şifa olmasını istemezler ve eğer Kli olan arzu ve ihtiyaç yoksa, ışık da yoktur.

10) Rabaş, Makale 16, İhsan Etmeye Dair (1984)

Bununla ilgili olarak denir ki (Kiduşin, 30), “İnsanın eğilimi onu her gün mağlup eder ve onu öldürmeye çalışır, şöyle yazdığı gibi: ‘Günahkâr, erdemliyi izler ve onu katletmeye çalışır.’ Ve eğer Yaradan ona yardım etmeseydi, kişi onun üstesinden gelemezdi, şöyle yazdığı gibi: ‘Efendi, kişiyi, onun eline bırakmayacak.’”

Bu demektir ki, kişi, önce Yaradan’a memnuniyet ihsan etmek amacıyla hareket etme gücüne sahip olup olmadığını görmelidir. Sonra, bunu kendi başına başaramayacağını fark ettiğinde, Tora ve Mitzvot’u, “İçindeki ışık kişiyi ıslah eder” noktasına odaklar ve bu Tora ve Mitzvot’tan istediği tek ödüldür. Diğer bir deyişle, çalışması için ödül, Yaradan’ın ona “ihsan etme gücü” denilen o gücü vermesi olacaktır.

11) Rabaş, 42. Mektup

Tora için hazırlık yapmak, şöyle yazdığı gibi “Ve hepsi tek kalp, tek adam olarak bir araya geldi.” Bu demektir ki, hepsinin tek bir amacı var, Yaradan’a yakınlaşmak.

Atalarımızın “Yüzleri birbirine benzemediğinden, düşünceleri de birbirine benzemez,” demesi üzerine, tek kalp, tek adam nasıl olur anlamak zorundayız.

Cevap: Eğer her biri yalnızca kendisiyle ilgili dersek, birbirlerine benzemedikleri için tek adam olmaları mümkün değildir. Ancak, kendilerini iptal eder ve yalnızca Yaradan adına endişe duyarlarsa, bireysellikleri iptal olduğundan ve tek bir otorite altına girdiklerinden, bireysel düşünceleri olmaz.

Bu “Ev sahiplerinin düşüncesi Tora’nın zıddıdır,” sözünün anlamıdır. Bu böyledir, çünkü Tora’nın düşüncesi otoriteyi iptal etmektir, atalarımızın dediği gibi, “‘Eğer bir adam çadırda ölürse,’ Tora sadece kendini ölüme mahkûm eden için vardır,” yani kişi kendini, kendi-memnuniyetini ölüme gönderir ve her şeyi Yaradan için yerine getirir.

Puta-tapanlara Tora’yı öğretmek yasak olduğundan, buna, “Tora’nın alımına hazırlık” denir.

12) Likutey Halahot, Hilhot Arev, Kural 3, Madde 30

Tora ve Mitzvot’u [emirleri] yerine getirmenin tamamı Arvut [karşılıklı garanti] olarak kabul edildiğinden, tüm İsrail birbirinden sorumludur, çünkü Tora’nın özü arzudur ve yalnız sevgi ve birlik yoluyla, bu birlik olma arzusuna dahil olmakla ödüllendirmek mümkündür. Dolayısıyla İsrail kutsal bir ulustur, çünkü birlik halindedirler, çünkü İsrail birliğin kaynağından gelmektedir ve tüm İsrail tek bir kişi olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden onlar Şavuot’t Tora’yı edinmekle ödüllendiler, bu bir arzudur, zira Şavuot’ta O onlara bir sakal, arzunun ifşası olarak göründü, bu arzuların arzusu ile ilgilidir. Kutsal Dikna (sakal), arzuların Metzah’ıdır (alnıdır). Bu öyledir çünkü, o sırada aralarında olan harika birlik sayesinde, yazıldığı gibi, bilgelerimiz, “Ve İsrail dağın önünde kamp kurdu” dediler, hepsi bir arada, büyük bir birlik içinde bu yüzden Şavuot’a, Arzuların Arzusu’na dahil edildikleri için ödüllendirildiler. Böylece tüm Tora’yı aldılar, ki bu bir arzudur ve bu yüzden tüm İsrail, Tora ve Mitzvot’u yerine getirmekte birbirlerinden sorumludur.

13) Rabaş, Makale 18, Tora’nın Edinilmesine Hazırlık Nedir? (1987)

1) Yaradan ile ilgili… Örneği: “Ve Tanrı Sina Dağı’nın tepesine indi.” 2) İnsanlarla ilgili yazıldığı üzere, “Ve onlar dağın eteklerinde durdular.”

“Dağ”ın ne anlama geldiğini bilmeliyiz. Har (dağ) kelimesi insanın aklı demek olan Hirhurim (düşünceler) kelimesinden gelir. Akılda olan her şey “gizli” olarak kabul edilir. Daha sonra eylem olarak gerçeğe dönüşür. Buna göre “Ve Tanrı Sina Dağı’nın tepesine indi” ifadesini insanın düşüncesi ve aklı olarak yorumlayabiliriz. Yani Yaradan insanın kalbindeki eğilimin çocukluğundan beri kötü olduğunu tüm insanlara bildirdi. Yaradan onları gizlilikle bilgilendirdikten sonra, yani dağın tepesinde gizli olan, eylem olarak gerçeğe dönüştü.

Bu nedenle insanlar gerçekten hissetmeye, herkes şimdi Tora’ya ihtiyaç duymaya başlamıştır. “Kötü eğilimi ben yarattım, Tora’nın tadını yarattım”. Aslında seçim hakkı olmaksızın Tora’yı kabul etmek zorunda kaldıklarını hissetmişlerdi; çünkü eğer Tora’yı edinirlerse haz ve zevk alabileceklerini, eğer edinmezlerse oranın onlara mezar olacağını görmüşlerdi. Başka bir deyişle; eğer şu anki durumumuzda kalırsak hayatlarımız hayat değil, bize birer mezar olacaktır.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,080