e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Michael Laitman > Kabala Kütüphanesi > Yeni Hayat > Yeni Hayat 1165 – Kamuoyunu Şekillendirmek

Yeni Hayat 1165 – Kamuoyunu Şekillendirmek

Oren Levi: Merhaba ve Dr. Michael Laitman’la Yeni Hayat Söyleşi Serisi’nde bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz. Merhaba Dr. Laitman. Merhaba Tal Mandelbaum.

Bugün, kamuoyunu şekillendirmek hakkında konuşmak istiyoruz. Bir fikrimiz olduğu ortaya çıkıyor ve farklı faktörlerle şekilleniyor. Bu mekanizmanın nasıl çalıştığını ve onu daha iyi için nasıl kullanabileceğimizi daha iyi anlamak istiyoruz. Bizimle olun, ilginç olacak. Tal, lütfen.

Konuk: Sanırım hepimiz kendi görüşümüzün olduğunu düşünmek isteriz, ancak genel olarak, görüşümüzü farklı yönlerde şekillendirmeye çalışan birçok faktör olduğunu biliyoruz. Tarih boyunca, ideolojilerini propaganda ve diğer medya türleri aracılığıyla tüm uluslara aşılamayı başaran farklı liderlerin olduğunu biliyoruz. Bunun özellikle bugün gerçekleştiğini biliyoruz çünkü bilgi çağındayız ve çoğu savaş günümüzde kamuoyu için- ideoloji üzerinden. Casusluğun yanı sıra, diğer ülkelerdeki kamuoyunu etkilemenin, başka bir ülkeye nüfuz edip düşmanın istediği bir yere getirmek için o ülkenin halkının ideolojisini ve değerlerini etkilemenin bir araç- siyasi bir araç ve hatta bir savaş aracı haline geldiğini okudum. Biz halk bunun olduğunun pek de farkında değiliz ve farklı fikirlerle akıyoruz. Bu nedenle, daha doğru bir şekilde nasıl kullanılacağını anlamak için bu mekanizmanın nasıl çalıştığını anlamak istiyoruz. Öncelikle bu, neden bu kadar yapılabilir, neden dış faktörlerden etkilenmeye bu kadar açık ve meyilliyiz?

Dr. Laitman: İnsan egoist bir tasarımdır.

Oren Levi: İnsan nedir?

Dr. Laitman: Egoist bir tasarım.

Oren Levi: Yani insan tasarlanıyor, şekillendirildiriliyor, öyle mi?

Dr. Laitman: Evet, egosu şekillendiriliyor ve farklı cazibelerle, tıpkı küçük bir hayvanda olduğu gibi yemlerle, onu farklı alışkanlıklara, yaşam şekillerine çekebiliriz. Mesela geçmişte kurtlar vardı; onları köpeklere dönüştürdük. Bize saldırmak yerine bizi koruyorlar, yani tam zıttı. Tüm hayvanlarla bu böyle: Kendimize yaklaştırmak istedik. İhtiyaç duyulsaydı, timsahlarla bile öyle yapabilirdik.

Konuk: Bir güvercin alıp erkek güvercine dönüştürüyorsun…

Dr. Laitman: Evet, kesinlikle, yani bir sorun yok ve insan için de böyle. Görüyoruz ki çocukları alıyorsun ve nereye koyduğun onlardan iyi bir şey mi çıkacak kötü mü belirliyor: Çocuk bir bilim adamı olmaya mı veya müzisyen ya da bir suçlu ve gangster olmaya mı çekim duyacak. Diğer bir deyişle, hepsi çevreye bağlı: eğitime, çocuğu beslediğimiz değerlere. O nedenle, bizim zamanımızda gerçekten çok önemli… günlük olarak kamuoyuna o kadar çok bağlımlıyız ki her zaman seçim yapmak zorundayız, sadece burada İsrail’de değil ama genel olarak.

Konuk: Siyasi seçimler mi?

Dr. Laitman: Sadece siyasi seçimler değil, her zaman seçim yapmak durumundayız- işte, evde. Her ne zaman bir şey seçmemiz gerekse, birkaç seçenek arasından seçim yaparız; bunu satın alsam mı almasam mı, bunu yapmalı mıyım yapmamalı mıyım, az ya da çok mu vb. Bu nedenle, insanı şekillendirme savaşı, neyi şekillendirmek istediğimizle, sonuç olarak ne elde etmek istediğimizle ilgilidir. Bu çok önemli bir savaş ve sahip olduğumuz en büyük silahtır. Günümüzde hiçbir ülke nükleer silahlar, stratejik silahlar, muhripler, füzeler vesaire hakkında düşünmüyor.

Konuk: Bunların hepsi ilkel…

Dr. Laitman: Evet, ne zaman kullanacağız ki! Bugün farklı bir şekilde kullanmak zorundayız. Düşman bir ülkedeki kamuoyunu kendi ülkesine karşı düşmanca olacak bir duruma nasıl dönüştürebiliriz?

Konuk: Ve diktatörlere vs. karşı başarıyoruz böyle.

Dr. Laitman: Evet, o halde bugün ideolojik savaşlar gerçek savaşlardır ve aslında dikkatimizi yönlendirmemiz gerekenin bu olduğunu anlamalıyız ve ayrıca ne ölçüde halkımızı, diyelim ki burada İsrail’de, farklı dış etkilerden etkilenmekten koruyabileceğimizi görmeliyiz.

Guest: Psikolojik savaşın yardımıyla, belirli bir ülkedeki insanları kendi çıkarlarına karşı çalışmaya teşvik etmenin mümkün olduğunu okudum, hatta o kadar ki gerçekleri dinlemeyi bırakıyorlar. Onlara çok rasyonel şeyler söylesem bile dinlemezler.

Dr. Laitman: İsrail’de de görüyoruz. İsrail’de, halkın büyük bir kesimi bugün İsrail devletinin varlığına karşı yönlendiriliyor.

Guest: Kamuoyu savaşına baktığınızda kim savaşıyor, hangi faktörler?

Dr. Laitman: Kimden bahsettiğinize bağlı.

Guest: Dünyada farklı durumlar var, ama diyelim ki burada İsrail’de.

Dr. Laitman: Burada İsrail’de bu varoluşsal bir savaş. Dünyada büyük güçler var ve sürekli büyüyor: Diyelim ki 30 yıl önce tüm Avrupa İsrail lehineydiyse, bugün bütün Avrupa’nın İsrail’e karşı olduğunu söyleyebilirsiniz. Geçmişte ABD’de aynısıydıysa, bugün değil. Bugün ABD’de büyük bir halk ve halkın çoğu İsrail’e karşı; ve her ulusta böyle. Bu savaşı kaybediyoruz.

Guest: İpleri kim çekiyor?

Dr. Laitman: Bunlar büyük organizasyonlar, çok güçlü, zengin ve akıllı organizasyonlar.

Guest: Bunların, halkı yönlendiren seçkinler olduklarını söyleyebiliriz…

Dr. Laitman: Tabii ki, çocuklarını okumaları için üniversitelere gönderiyorlar, bu üniversitelere ödeme yapıyorlar, Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi, mesela, üniversiteler bağışlar sayesinde var ve bu şekilde görüşlerini satın alabiliyorsunuz. Bugün ABD’de İsrail yanlısı hiçbir profesör, akademik kadro yok; içsel olarak bu şekilde hissetseler bile, kimse bunu yüksek sesle, açık açık, söylemez. Avrupa’da da aynı.

Buna paralel olarak, burada İsrail’deki üniversitelerde neler olup bittiğini görüyoruz, çünkü hepsi birbirine bağlı, birbirlerini etkiliyorlar ve o nedenle akademisyenlerimiz başka türlü olamaz. Ve bunu görüyoruz. Onlar böyleyse, o zaman öğrencileri de böyle ve özellikle Arap öğrenciler, ve bundan şu sonuç çıkar ki büyüyen genç nesil, ve yarın ülkeyi yönetecekler, tamamen ülkeye karşı olacaklar.

Guest: O halde, kamuoyunu etkilemenin araçları ülkenin eğitim sistemleri midir?

Dr. Laitman: Evet.

Guest: Ve gelecek nesli böyle mi yetiştiriyorlar?

Dr. Laitman: Evet, bu son 20 yıldır devam eden planları. Bugün başlamadı.

Oren Levi: Peki, özetlemek gerekirse, İsrail’de ve dünyada süregelen kamuoyunu şekillendirme süreçleri olmasına şaşırmıyorsunuz. Bir hayvanı evcilleştirmek mümkün olduğu gibi, insanları da aynı şekilde şekillendirmenin mümkün olduğunu söylüyorsunuz ve bu nedenle, herhangi bir toplumda, herhangi bir ülkede, farklı teknolojiler ile bizi belirli bir şekilde düşündürten belirli faktörler var, yani biz farkında olalım ya da olmayalım, var. Görüşümüzü şekillendiren biri var.

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Peki, bu böyleyse ve bugün başlamadı, belki araçlar değişti, belki geçmişte liderler, krallar aynısını yapmak için başka araçlara sahiplerdi, ama muhtemelen onlar da kamuoyunu şekillendirdiler. Sormak istiyorum: bu kamuoyunu şekillendirme sürecini insanlara fayda sağlayacak şekilde kullanmak nasıl mümkün- öyle ki yukarıda birileri küçük insanları manipüle etmeyecek ama biz toplum olarak kamuoyunu, o halkın parçası olarak görüşümüzü şekillendiren bu aracı alıp iyi, rasyonel bir şekilde kullanmaya başlayalım. Böyle bir aracı daha iyi bir yere ilerlemek için kullanmak mümkün mü?

Dr. Laitman: Hayır. Bu imkansız.

Oren Levi: İmkansız mı? Neden?

Dr. Laitman: Çünkü, her şeyden önce para, güç, ekonomik güç Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Arap ülkeleri ve Rusya’da, yani tüm dünya size karşı ve bu yüzden yoksunuz. Müslüman ya da Hıristiyan tüm dini şahsiyetler, tüm eğitim, kültür, önceki nesillerin tarihi, hepsi bize karşı. Dolayısıyla doğrudan savaşa bile giremeyiz. Hiç şansımız yok. Ayrıca, bize karşı söylemek zorunda oldukları birçok şeye karşı ne söyleyebilirsiniz: Yahudilerin gerçekten dünyanın tüm sorunlarından sorumlu oldukları görüşü. Bu, her insanın kalbinde zaten var olan bir görüştür- savaş olmadan bile, kamuoyunu şekillendirmedeki karmaşıklıkları olmadan. Açıkçası, bu herkeste böyle. Doğmuş herhangi bir kişi, zaten bir Yahudi’nin kendisinde bir şeylerin yanlış olduğu bir kişi olduğu görüşüyle ​​doğar.

Oren Levi: Bu içsel bir his mi?

Dr. Laitman: Evet.

Oren Levi: Uluslararası arena ve Avrupa’da neler olduğu hakkında konuştuk. Dediğiniz gibi, 30 yıl önce Avrupa İsrail lehindeydi, şimdi herkes İsrail’e karşı. Şimdi, uluslararası arenayı bir kenara bırakıp, İsrail dâhilinde neler olup bittiğine bakmak istiyorum. Burada yaşayan vatandaşlar var, manipüle ediliyorlar ve fikirleri şekillendiriliyor. Burada İsrail’deki İsrail toplumunun görüşünü daha olumlu bir yere taşımak mümkün müdür? Bu mekanizmayı sabır, hoşgörü, insanlar arasındaki bağ- görüşleri benimkine zıt olsa bile, başkalarına olumlu davranmak gibi- değerleri ilerletmek için kullanmak mümkün mü? Bu araç bize olumlu bir şekilde de hizmet edebilir mi?

Dr. Laitman: Hayır, bunu açtığın için teşekkür ederim. Burada da kaybediyoruz.

Konuk: Ne açıdan?

Dr. Laitman: Şöyle ki kendi toplumumuz içinde, aramızda, içimizde, kendi evimizde bile iyi olamıyoruz. Ayrıca, birbirimize öyle bir atmosfer yaratıyoruz ki herkes kaçmak ve birbirinden uzaklaşmak istiyor. Yani gerçekten tüm güçlerimizle kendimize ve dünya uluslarına hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu gösteriyoruz.

Konuk: O halde, aslında, kamuoyumuzu olumlu bir şekilde nasıl şekillendireceğimize dair kendimiz için herhangi bir plan geliştirmediğimiz için, dışarıdan olumsuz da olabilecek farklı etkilere açığız ve neler olup bittiğini gerçekten kontrol etmiyoruz…

Dr. Laitman: Hiçbir şekilde kontrolümüz yok ve elbette kötüyüz, çünkü kullanabileceğimiz güçleri kullanmıyoruz. Başkasını kendin gibi sev’i yaratmak ve hepimizin tüm bu korkunç insan kültürünün üzerinde var olduğu bir topluma ulaşmak yerine, dünya uluslarının kontrolü altındayız ve söylediklerine razı oluyoruz, bununla hemfikiriz.

Konuk: Daha önce bu etkilere karşı direnç geliştirmekten söz etmiştik. İnsanların farklı türde yabancı etkileri tespit etmeye başlayabilmeleri için ne tür bir süreçten geçmemiz gerekiyor?

Dr. Laitman: İsrail halkı olarak kabul edilen koşullara göre kendimizi Yahudi halkı, İsrail halkı olarak inşa etmeliyiz. Bu, birbirimize çok özel bir şekilde davranmak; birbirimizle çok özel bir şekilde ilişki kurmak, ilişkilerimizin “başkasını kendin gibi sev’e”, birbirimize yardım etmeye dayalı olması demek, Kabala bilgeliğinin nasıl inşa edileceğine dair söylediği, açıkladığı, talep ettiği gibi. Eğer seçeceğimiz yol bu olursa, kesinlikle öyle kuvvetler, öyle bir form edinebiliriz ki kimse bize zarar veremez. Ancak, düşmalarımızın yabancı etkisi altında olursak, kazanma şansımız sıfır.

Oren Levi: Belirlediğiniz hedefi anlıyorum: Biz burada, İsrail’deki kamuoyunu, insanların “başkasını kendin gibi sev” kuralına göre yaşamak isteyecekleri bir yere ilerletmek istiyoruz. Bu değeri tanıtmak istediğimizi varsayalım, onu ayrıntılara ayıralım: Süreç nedir, bunu nasıl yapacağız ki böylece bir gün burada, İsrail’de, gerçekten “başkasını kendin gibi sev’e” göre yaşamak istediğimi hissedeceğim? Burada, İsrail’de yaşayan bir Yahudi olarak görüşümü aldığınız ve beni farklı sosyal süreçlerin bir sonucu olarak aniden hissedeceğim- çünkü “başkasını kendin gibi sev’e” göre yaşamak istediğimi hissetmeye başlamamı istiyorsunuz- bir yere götürdüğünüz bu süreçteki aşamalar nelerdir? Nereden başlıyoruz?

Dr. Laitman: İnsanlara içinde bulundukları durumu açıklamakla başlıyoruz; zihinsel güçleri, ego, nedir.

Oren Levi: Zihinsel neleri?

Dr. Laitman: Zihinsel güçleri, ki bu egodur.

Oren Levi: Ego ne demek?

Dr. Laitman: Kişinin başkalarıyla değil yalnızca kendisiyle ilgilenme arzusu. Kişi halkın bir parçası olduğunu hissetse bile, halkla ilgilenemez, çünkü bu şekilde yaratıldı, tam bir bireyci olarak. Bu nedenle, açıklaması, Kabala bilgeliğinin açıkladığına göre, kişinin kendi doğası, ve büyük, güçlü ve kararlı olduğumuz ki böylece kimsenin bize zarar veremeyeceği ve hatta yolumuzda duramayacağı, dahası bize karşı bir şey yapamayacağı yeni bir yapıya nasıl ulaşabileceğimiz bağ kurup tek kalpte tek adam olarak bir araya gelmemiz şartına bağlı.

O zaman bununla gerçekten yıkılamaz bir kalede gibi oluruz. Ayrıca, eğer kendimizi bu şekilde inşa edersek, insanları birbirine bağlayabilen özel bir bilgelik olduğunu, bunun Yahudi halkında var olduğunu, dünyanın bu bilgeliğe gerçekten muhtaç olduğunu, ve İsrail’den öğrenmeye değer olduğunu anlamaları için dünya uluslarını doğal olarak, doğa yoluyla, etkileyebileceğiz. Ve buna içsel olarak hazırlar. Sadece, onlara bizden ne öğrenmeleri gerektiğini göstermiyoruz ve eğer buna gelirsek, hemen kabul edecekler. Söyleyebileceğim bu. Dolayısıyla, ne yapmamız gerektiğine dair hazır bir planımız var, ulaşmak zorunda olduğumuz halihazırda bir hedefimiz var, ve tek ihtiyacımız olan, varlığını sürdürmek ve yok olmamak için ulusun buna ne kadar ihtiyacı olduğunu anlaması.

Konuk: Başka bir ülkenin saldırıya uğradığı psikolojik savaş sürecini okuduğumda, ilk aşamaya moral çöküntü deniyor. Söylediğiniz gibi, profesörler, akademik kadro bir nesil öğrenciyi alıp onlara yavaş yavaş milli çıkar ve fikirlerine karşı olan değerleri yerleştiriyorlar. Bu şekilde toplumu moral çöküntüye getiriyorlar, çünkü artık kim olduklarına, amaçlarına vb. güvenmiyorlar. Hatta İsrail’li bir komutan var, birlik ruhunu, birlik ruhumuzu kaybettiğimiz böyle bir şizofreni hastalığına yakalandığımızı söylüyor. O halde, bu moral çöküntüden geçmiş böyle bir halkı nasıl anlarsınız, nerede olduklarını anlamaya ve daha sağlıklı bir yere doğru ilerlemeye başlamaları için insanlara aslında ne söylenmeli?

Dr. Laitman: Tarihsel süreci açıklamalısınız. İnsan doğasını, günümüzde neler olduğunu, Yahudi halkının rolünü anlatmalısınız. Bunun emsalsiz olduğunu görüyoruz, burada saklanacak bir şey yok. Ve açıklamalısınız ki tüm dünya milletlerine ne kadar zıtız ve bununla ilgili yapacak bir şey yok ve o nedenle geriye kalan, yapmamız gereken, yolumuzda ilerlemek ve kaderimizi gerçekleştirmek ve buna göre, dünya milletleri özellikle bu şekilde bizi takip edecekler çünkü bir bilgelik, bir metod olduğunu ve zamanımızda Yahudi halkının var olmasına dair özel bir kuvvet olduğunu anlayacaklar ve bunu isteyecekler. Bizden öğrenmek için bu içsel istekliliğe sahipler, ama biz bu meşaleye sahip olmazsak, o zaman onların gözünde onlardan daha da kötüyüz. O zaman bizi takdir etmek yerine bize gerçekten saygısızlık ederler, tam tersi şekilde davranırlar. Yapmamız gereken bu. Tabii ki, hiçbir bir şekilde üniversitelerdeki bu trendi durduramayız. Üniversitelerde ve sözde eğitimli insanlar arasında, sola eğilimleri ve tüm bunlar… ama yapmak zorundayız- bizim yolumuzla. Sola veya sağa karşı değiliz. Bizim uğruna savaştığımız, yaratılışın düşüncesini, yasasını gerçekleştirmek ve herhangi bir hükümet veya yöneticiye bağlı değil, yaratılışın düşüncesine sadığız.

Oren Levi: Yaratılış kuralını, bu yasayı nasıl tanımlarsınız, solun üstünde, sağın üstünde…

Dr. Laitman: Tabii ki üzerinde.

Oren Levi: Bu yasa ne diyor, yaratılış kanunu- dediğinize göre?

Dr. Laitman: Yaratılışın bu yasası, tüm insanlığın bağa, başkasını kendin gibi sev koşuluna, ulaşmak zorunda olduğunu ve bu kuralı gerçekleştirmenin anahtarının Yahudi halkında olduğunu söyler; çünkü Yahudi halkının ıslah eden ışık denen üst gücü çekme, Yahudi halkını, İsrail halkını etkilemesi ve onları bir olarak bir araya getirmesi, birleştirmesi için onu etkileme gücü var, ve daha sonra bir oldukları zaman Yahudi halkının bu bağı yoluyla, o üst güç, ıslah eden ışık dünyanın geri kalan uluslarını etkileyecek.

Oren Levi: Mistik bir süreç mi, “ışık” ile ne demek istiyorsunuz?

Dr. Laitman: Bu mistik bir süreç değil. Gerçekten buna göre hareket edeceğimiz ve bununla doğadan bizi değiştirecek olan özel bir gücü çekeceğimiz süreçtir.

Oren Levi: Bizi, İsraillileri mi değiştirmek? Burada İsrail’deki değişimin özü ne olacak?

Dr. Laitman: İnsanlar birbirlerine yaklaşacaklar, yardım edecekler, birbirlerine yardım etmek isteyecekler ve bir ulus olmasa da İsrail halkı olarak adlandırılan bir gruba ait olduklarını hissedecekler; çünkü köklerimize göre dünyanın 70 milletine ait olduğumuzu biliyoruz. Fakat tüm uluslarımızdan koptuk ve İbrahim’in grubuna katıldık.

Oren Levi: Kamuoyunun bu değişim süreci gerçekleşirse, insanlar biraz daha yakınlaşmaya başlayacaklar. Sonra ne olacak?

Dr. Laitman: O zaman, tüm dünya bizim aracılığımızla dünyada parlayan özel bir bağ gücü olduğunu hissedecek. Herkes ona çekilecek ve hiç kimse bu farklı yabancı etkilerin, bizi etkileyen farklı çevrelerin altında kalmayacak. Yani, çok özel bir silahımız, çok güçlü bir silahımız olduğunu anlamalıyız. Bu üst, üstün bir silah, ama yalnızca bağ kurmamız koşuluyla ve sonra bizim aracılığımızla, bağımız vasıtasıyla tüm dünyayı da bağa doğru olan bu eğilimle etkileyebiliriz.

Oren Levi: Dediğiniz gibi, bir savaş kazanmak için ülkeler fiziksel silahlara gittikçe daha ve daha az bağımlı hale geliyorlar, ama her şey kamuoyunun etrafında. İsrail’in elinde çok güçlü bir silah var. Bu silahı akıllıca nasıl kullanmalıyız ve belki de durumu daha iyi hale getirmek için onunla nasıl çalışmalıyız? Bu silah nedir?

Dr. Laitman: Bağımız. Ve bu bağ sayesinde, bağın gücünün bizim aracılığımızla tüm dünyayı nasıl etkilediğini ve tüm insanlığın da bir araya gelmeye başladığını hemen hissedeceğiz. Biz ve bizim etrafımızda onlar. Bunu istiyorlar ve bilinçaltında bunu umuyorlar, bekliyorlar.

Konuk: Ve dünyadaki her ülke…

Dr. Laitman: Nefret ediyorlar, bize karşı hissettikleri, olması gereken tutumun zıttı. Bu var, sadece, tersi şekilde işliyor.

Konuk: Bu süreçlerin tüm dünyada gerçekleştiğini anlıyoruz. O halde, kendisini etkilemeye çalışan tüm güçlere karşı kendini inşa etmek isteyen herhangi bir ülkenin bu bağ sürecine ihtiyacı var, öyle mi?

Dr. Laitman: Biz yapana kadar hiçbir şey onlara yardımcı olmayacak. Neden? Çünkü bu ışık, bu güç ancak bizim aracılığımızla gelebilir. Bu nedenle, tüm dünya bizden bu kadar çok nefret ediyor ve haklı olarak bizden talep ediyorlar.

Oren Levi: Aslında kamuoyunu değiştirmek için en gelişmiş silahın İsrail’de burada gelişmesi gerektiğini mi söylüyorsunuz?

Dr. Laitman: Evet, insanın egoist doğasına ve dünyanın egoist doğasına karşı bir silah, ve bununla bu egoist gücü yenip dünyayı bağa getirebileceğiz; ve o zaman sevgi ve bağ kazanacak.

Oren Levi: Dr. Laitman, çok çok teşekkürler. Bizimle olduğunuz için teşekkür ederiz, bir dahaki sefere kadar, en iyi dileklerimle.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
19 - 0,328