e-posta ile Paylaş

GÖNDER

Kabala İlmi, dünyadaki tüm ilimleri kapsar.
Baal HaSulam “Özgürlük”
“Bu ilim, gizliliğin sonunda çocuklara bile ifşa olacaktır.”
Baal HaSulam “Kabala Öğretisi ve Özü”
Son neslin günleri yaklaştığında, çocuklar bile, kurtuluşu ve sonu bilip, bu ilmin sırlarını bulacaklardır.
Sulam’ın Önsözü ile Zohar Kitabı
“Ben’i arayanlar, Ben’i bulacaklar” ve yazdığı gibi , “Aradım ve bulamadım, buna inanmayın.”
Baal HaSulam “On Sefirot Çalışmasına Giriş”
MENÜ

KABALA KÜTÜPHANESİ

Ana Sayfa > Sabah Dersi Materyalleri > Kabala Kütüphanesi > Sabah Dersi 2021 > Sabah Dersi Materyali – Arzu Edilen Durum ile Mevcut Durum Arasındaki Çalışma – Ocak 19

Sabah Dersi Materyali – Arzu Edilen Durum ile Mevcut Durum Arasındaki Çalışma – Ocak 19

1) Rabaş, Makale 3, Gerçeğin ve İnancın Anlamı (1985)

Bize mantık ötesi inanç yolu verilmiştir, yani hislerimizi ve aklımızı dikkate almayıp, şunu söylemeliyiz, “Onların gören gözleri yok. Onların duyan kulakları yok.” Daha ziyade inanmalıyız ki, Yaradan bizim için iyi olanı bilir. O, olduğum aşamamı hissetmemi ister ve ben kendimi nasıl hissettiğimle ilgilenmem, çünkü ihsan etmek için çalışmak isterim.

Dolayısıyla temel şey şudur ki, Yaradan için çalışmam gerek. Çalışmamda bütünlük olmadığını hissetmeme rağmen, yine de üst olanın Kabında, yani üst olanın perspektifinden ben kesinlikle bütünüm. Bu nedenle çalışmamdan—Kral’a en düşük seviyede hizmet etme ayrıcalığından—hoşnudum. En azından Yaradan’ın O’na birkaç derece yakınlaşmama izin vermesi benim için büyük bir ayrıcalık.

2) Rabaş, Makale 13, Çalışmada, “Halkın Çobanı Tüm Halktır” Ne Demektir? (1988)

İnanca ihtiyaç duymaya gelmek için kişi önce inanç yoluyla ne gibi bir fayda sağlayacağını ve kısmi inanca sahip olmakla ne kaybedeceğini gözünde canlandırmalıdır. Önce kendi gözünde yaradılışın amacını canlandırmalıdır, yani Yaradan hangi amaçla yaratılışı yaratmıştır. Kişi bilgelerimize inanmalıdır, onlar yaratılışın amacının O’nun yarattıklarına iyilik yapmak olduğunu söylerler. Kişi kendi gözleriyle yaradılışı incelediği zaman, yani iyiliğin biçimini ve yapılan iyiliğin şeklini incelediği zaman, yaratılanların O’ndan aldığı, insanın gözüne tam tersi olarak görünür. Tüm dünyanın acılar içinde ızdırap çektiğini görür ve O’nun rehberliğinin iyi şekilde ve iyilik yapmak biçiminde olduğunu hissettiğini ve gördüğünü söyleyebilecek tek bir kişi bile bulmak zor olur. Bu durumda, kişi karanlık bir dünya gördüğünde, mantık ötesinde şuna inanmak ister ki Yaradan dünyaya karşı İlahi Takdirle iyidir ve iyilik yapar şeklinde, davranmaktadır. Kişi bu noktada durur ve çeşitli yabancı düşünceler aklına gelir. Bu durumda, mantık ötesinde bunun üstesinden gelmek zorundadır, şöyle ki İlahi Takdir iyidir ve iyilik yapar. O zaman, kişi Yaradan’ın ona inanç için güç vermesi için bir ihtiyaç edinir ki böylece mantık ötesi gidebilsin ve İlahi Takdiri haklı görebilsin.

3) Rabaş, Makale 28, Çalışmada, “Ekleme ve Geri Alma,” Ne Demektir?

Kişi mantık ötesi inanmalı ve organlarında hissedilen Yaradan’a zaten inanmakla ödüllendirildiğini düşünmelidir ve böylece Yaradan’ın bütün dünyayı iyi olan ve iyilik yapan olarak yönlendirdiğini görür ve hisseder. Her ne kadar mantık içinden baktığında tersini görse de mantık ötesinde çalışması gerekir ve ona sanki organlarında zaten hissedebilecekmiş gibi görünmesi gereken odur ki, gerçekten de Yaratan, dünyaya, iyi olan ve iyilik yapan olarak rehberlik eder.

Burada, kişi amacın önemini kazanır ve hayat bulur, yani Yaradan’a yakın olmaktan sevinç duyar. Ve böylece bir kişi, Yaradan’ın iyi olduğunu ve iyilik yaptığını söyleyebilir. Ve Yaradan’a, “Sen bizi diğer milletlerin arasından seçtin, bizi sevdin ve bizi istedin,” diyecek gücü olduğunu hisseder, zira artık Yaradan’a şükretmek için bir nedeni vardır. Ve maneviyatın önemini hissettiği ölçüde, Yaradan’ı över ve O’na şükreder.

4) Rabaş, Makale 28, Çalışmada, “Ekleme ve Geri Alma,” Ne Demektir?

Kişi, “Her zaman Yaratan’ın övgüsü oluşturmalıdır,” denen maneviyatın önemini hissetmeye başladığı zaman, sol çizgiye geçmesi gereken zamandır. Kişi, sadece Yaradan uğruna çalışmak için gerçekten istekliyse, mantık içinde Kralın önemini gerçekte nasıl hissettiğinin eleştirisini yapmak zorundadır.

Mantık içinde, çıplak ve muhtaç durumda olduğunu gördüğü zaman, maneviyatı yalnız mantık ötesinde önemli görür, bu hesaplama kişinin içinde bir eksiklik ve tam bir aşağılık durum içinde olmanın acısını yaratabilir. Böylece, yoklukta olduğu için yürekten dua edebilir.

5) Rabaş, Makale 28, Çalışmada, “Büyüğü Küçük Hakkında Uyarmak,” Nedir? (1990)

Kişi, Yaradan’a olan tam inançla ödüllendirilmiş ve organlarında zaten Yaradan’ın tüm dünyayı ‘İyi Olan ve İyilik Yapan’ şeklinde yönettiğini hissediyormuş gibi kendi kendine tasvir etmelidir, yani tüm dünya O’ndan sadece iyilik alır.

Yukarıdakine göre, kişi Yaradan’a inançla bağlandığında, Yaradan’a yakın olmakla ödüllendirilseydi nasıl hissedeceğini tasvir etmek için biraz zaman ayırmalıdır, kendisine ve tüm yaratılanlara uzanan haz ve zevki kendi gözleriyle görecek, ne kadar canlı ve mutlu olacaktır.

Bu tasvir sürekliliği gerektirir – inancı, bilmek ve görmek kadar olacaktır, yani inancın ölçüsü görmek ve bilmek gibi olmalıdır. Bu büyük bir iştir, çünkü bu bir hakikat yoludur ve yazıldığı gibi “hakikat ve inanç”, yani inancının doğru olması için, özellikle bu tasvire benziyor, İnancın büyüklüğünün ölçüsünde, sanki onu gözleriyle görmüş gibi inanıyordu.

Başka bir deyişle, görmediği ama sadece böyle olduğuna inandığı zaman da heyecanı, gördüğünde aldığı ilham ölçüdeki gibi olmalıdır. Bu yüzden buna “hakikat yoluna inanç” deniyor. Yani inancı, sanki bunu biliyormuş gibi doğrudur. Buna “gerçek inanç” veya yazıldığı gibi “gerçek ve inanç” denir.

6) Baal HaSulam, Şamati 40- Rav’a İnanmanın Ölçüsü Nedir?

Kişi sağ taraf ile çalıştığı zaman, yukarıdan bolluğun uzatılması için doğru zamandır, zira “kutsanan, kutsal olana tutunur.” Başka bir deyişle, kişi bütünlük içerisindeyken “kutsanmış” denir ve bu durumda form eşitliği içerisindedir, zira bütünlüğün göstergesi kişinin mutluluğundadır. Zira yoksa bütünlük içerisinde olamaz.

Bilgelerimizin söylediği gibi, “Şehina sadece Mitzvot’tan alınan mutluluğun içerisinde mevcuttur.” Bunun anlamı şu ki kişiye mutluluk getirmesinin nedeni, Mitzva’dır, şöyle ki Rav’ının kendisine sağ çizgiyi al demesindeki anlam gibi.

Dolayısıyla, kişi Rav’ının söylediklerini yerine getirir, yani kişinin sağ çizgide ilerlemesi için özel ve sol çizgide ilerlemesi için özel bir zaman vardır. Sol, sağ tarafla çelişkilidir, zira sol demek kişinin kendi adına hesap yapmasıdır ve şimdiden Yaratan’ın yolunda ilerleyerek ne elde ettiğine bakmasıdır ve görür ki fakirdir. Peki, kişi nasıl bütünlük içerisinde olabilir?

Gene de, kişi Rav’ın dediklerinden dolayı mantığının üzerinde ilerlemelidir: Şöyle ki kişinin tüm bütünlüğü sadece mantığının üzerine inşa edilmiştir ve buna inanç denir. Bu şu cümlede yansıtılmaktadır “Benim adımın geçtiği her yerde sana geleceğim ve seni kutsayacağım.” “Her yerde” demek kişi hala kutsanmaya layık olmasa da ona Benim kutsamamı verdim demektir. Bunun nedeni kişinin bir yer oluşturduğundandır, yani mutlu olacağı bir yer ve buraya Üst Işık yerleşebilir.

7) Rabaş, Makale 16, Çalışmada Boş Masayı Kutsama Yasağı Nedir? (1989)

Kişi Yaradan’a övgüler düzenlemeli ve sonra dua etmelidir. Açıkçası, övgülerini düzenlerken, Yaradan iyidir ve hem iyiye hem de kötüye iyilik yapar, O merhametli ve lütufkârdır. O zaman, kişinin eksikliği olduğu söylenemez, yani maneviyatta ya da maddiyatta hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Aksi halde, ağzıyla söylüyordur, kalbiyle değil. Şöyledir, kalbinde, ağzıyla söylediğinden başka düşünüyordur. Bu yüzden, Yaradan’a ilahiler söylemek ve şükretmek ve O’nun faziletlerini dile getirmek mümkün değildir, ancak kişi kendisi için bolluğa sahip olduğunu ve hiçbir eksiği olmadığını söyler. Peki ama, kişi kendini yoksul ve muhtaç hissettiğinde ne söyleyebilir?

Baal HaSulam, bunun hakkında şöyle demiştir, kişi kendisini halen Yaradan’a tam bir inanç edinmiş, Yaradan’ı zaten hissediyormuş ve Yaradan ona, iyilik yapan iyi tavrı ile rehberlik ediyormuş gibi tahayyül etmelidir. Her ne kadar, kendi derecesinin içinde, kendisine ve dünyaya baktığı zaman, tüm dünyanın ihtiyaç içinde olduğunu görüyor olsa da bunun hakkında şunu söyler, “Gözleri var ama görmezler,” yani mantık ötesindedirler. Bu yolla, tamamlanmış bir insan olduğunu ve hiçbir eksiği olmadığını söyleyebilir. Doğal olarak, Yaradan’a olan övgüsünü, mantık ötesinde inşa edebilir.

8) Rabaş, Makale 300, Kıtlık İçinde Ekmek Yiyeceğin Toprak (1973)

“Kişi iyiyi kutsarken, kötüyü de kutsar.” Bu, Tora ve Mitzvot’ta gizlenen iyilikle ödüllendirilecekse, kesinlikle neşe, heyecan ve gönül rahatlığı ile çalışacağı anlamına gelir. Aynı şekilde, şimdi eksik olduğu için, çalışasını de sevinç ve huzurla yapmalıdır ve sonra insanlar için “ekmek” denilen yiyeceklerle ödüllendirilir.

Zohar’da yazıldığı gibi, kişi gece ve gündüz Tora ile uğraşmalıdır, gece ve gündüz onun için eşit olmalıdır. Başka bir deyişle, bütünlük olan durumuna “gündüz,” bütünlük olmayan duruma “gece,” denir, bunlar eşit olmalıdır. Şöyle ki, eğer amacı Yaradan hatırı için ise kişi O’na memnuniyet vermek ister ve eğer Yaradan onu bütünlük olmayan durumda tutmak istiyorsa, kişi buna da razı olur. Rızasını, çalışmasını sanki bütünlük durumunda olmakla ödüllenmişçesine yaparak, gösterir. Kişi için gece ve gündüz eşit olduğunda, buna “kabul etmek,” denir. Ama eğer farklılık varsa, bu fark ölçüsünde ayrılık vardır ve bu ayrılıkta dışarıdakilere tutunma vardır. Bu nedenle, eğer kişi farklılık hissederse, Yaradan’a, onun için farklılık olmamasında ona yardım etmesi için dua etmelidir ve böylece bütünlükle ödüllenir.

9) Rabaş, Makale 6, Çalışmada Kişi Ne Zaman Gururu Kullanmalıdır (1990)

Bir kişi Tora ve Mitzvot ile meşgul olduğunda, bu, Yaradan onu Kral’ın hizmetkarları arasında olmak için yaklaştırmış gibi bütünlük içinde olmanın zamanıdır. Ancak, kişi kendine yalan söylememeli ve bu şekilde hissetmediğinde Kral’a hizmet ettiğini hissettiğini söylememelidir. Öyleyse, hissetmiyorsa, onu yaklaştırdığı için Yaradan’a nasıl minnettar olabilir?

Bunun yerine, o zaman kişi, son derece alçaklık içinde olmasına rağmen, yani hala kendini sevmeye kapıldığını ve yine de mantık ötesinde bir şey yapamadığını, Yaradan’ın ona Tora ve Mitzvot ile meşgul olma düşüncesi ve arzusu verdiğini söylemelidir ve ayrıca, kendisiyle konuşan ve itirazlarla aklını karıştıran casusların üstesinden gelebilmesi için ona biraz güç verdi. Ve yine de maneviyata biraz tutunuşu var.

O zaman, kişi buna dikkat etmeli ve Yaradan’ın kendisine baktığına ve Kral’ın sarayına giden yolda ona rehberlik ettiğine inanmalıdır.

10) Rabaş, Makale 632, “Her Zaman Özlem Duyacağım”

Her zaman özlem duyacağım ve Seni daha ve daha çok öveceğim.”

Yorumu: Kişi kendini Keduşa’ya yakın hissettiğinde ki kesinlikle Yaradan onu yakınlaştırmıştır; kişi onu aşağılık durumundan alan ve kutsal bir duruma getiren Yaradan’a şükretmelidir. Kişi bu durumunu göz önüne almalı ve takdir etmeli, ancak bununla tatmin olmamalıdır. Ve bunun çok önemli bir şey olduğunu gözünde canlandırdığı ölçüde yani her şeyin önemini takdir edebildiği ölçüde bu durum halen onun için ediniminden (başarısından) daha önemli olacaktır.

Kişi gene de, “her zaman özlem duyacağım,” der, çünkü kendi gözünde canlandırabildiğinden daha yüksek dereceler vardır.

Ama bu nasıl mümkün olur, kişi önemini gözünde canlandırdığı ölçüde, nasıl bu hayal ettiğinden daha önemli olur. Bununla ilgili olarak, “bana göre, ben ümit etmeye devam edeceğim” ve böylece şimdi belki de önceden hayal edebildiğimden daha önemli bir realiteyi gözümde canlandıracağım ve doğal olarak da “Seni daha ve daha çok öveceğim. Şimdi zaten, senin önemini daha çok anlamak istediğimden Seni övüyorum” der. Ve böylece kişinin ekleyecek daha çok şükranı olur.

11) Rabaş, Not 401, Dinle Ey İsrail

Kötü halini gördükten ve yine de bütünlüğe sahip olduğu gerekçesinin üzerinde kendisini güçlendirdiğinde, bunun işareti, bunun için Yaradan’a teşekkür edebilmesidir, o zaman “tamamlanmış” olarak adlandırılır. Bu “Sağ ve sol ve aralarında bir gelin.” Erkek ve kadın niteliğine sahip olarak, cennetin gerçek krallığı anlamına gelen “gelin” niteliğiyle ödüllendirilebilir.

“Tanrı’ya memnuniyetle hizmet et” sözünün anlamı budur. Orada, Zohar’da sorar: Ama o günahlarından dolayı kalbi kırıldığı için mutlu olamaz! Bunu öğreniyoruz, “Kişi her zaman iki kapıdan girer: merhamet ve korku.”

Bunu yukarıdaki şekilde açıklayabiliriz. “Sağ taraftaki” kapı, tamamlandığında bu, mantık ötesi inançtır. Bu özel İlahi Takdirdir ve “merhamet arzuladığı için” dir. Diğer kapı korkudur, yani Gevura “sol” demektir. Bu kapıda çabalamalı ve dua etmeliyiz. Buna “erkek” denir, çünkü erkek ve dişi olmak üzere iki anlayışı vardır, tam ve eksiktir ve daha sonra çalışması bütün olarak kabul edilir.

Telif Hakkı © 1996 - 2015 Bnei Baruh. Tüm hakları saklıdır.
Bu sitede sunulan tüm materyal, Bnei Baruh Kabala Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarafından dünyanın ıslahı ve hayatın iyileştirilmesi amacı ile sunulmaktadır.
Bu nedenle, içeriği değiştirilmediği ve kaynağına gönderme yapıldığı takdirde, tüm materyalin kullanımına ve dağıtımına izin verilmiştir.
18 - 0,317